Ana Sayfa Blog Sayfa 6365

Maraş Katliamı’nın 36. yılında ırkçılardan yürüyüş planı

 

Maraş Katliamı 36. Yılında lanetlenirken, faşist gruplar da provokasyonlarına devam ediyor. Maraş’ın kent merkezinde kim tarafından asıldığı belli olmayan afişlerde, katliamın gerçekleştirildiği mahallelerin başında gelen Yörük Selim Mahallesi’ne yürüyüş çağrısı yapılıyor.

Irkçı gruplar, kent merkezinden katliamın yapıldığı mahalleye yürüyüş düzenleyeceklerini belirterek, hazırladıkları afişte, “Türk ırkı sağolsun” yazılarına yer verildi.

19-26 Aralık 1978’de Maraş’ta Alevilere yönelik gerçekleştirilen katliamın 36’ncı yılında Alevilerin, katliama tepkilerini dile getirmek amacıyla Maraş’ta miting yapacakları bir dönemde, ırkçıların bu tavrı provokasyon olarak nitelendirildi.

Maraş Girişimi, Maraş Soykırımını Laheye taşıyacak!

Basına ve kamuoyuna

19-26 Aralık 1978 yılında Maraş’ta insanlık tarihin en ağır katliamlarından biri yaşandı…

Bebeklerin, hamile kadınların, ihtiyarların katledildiği bu dönem aslında insanlığın bittiği bir zaman dilimiydi. Bu zalimce olaylar her ne kadar sağ-sol kavgası şeklinde takdim edilse de, devlet içindeki “bazı odakların” özel olarak yarattığı, planlı operasyonlardı.  Katliam sonrası boşaltılan Alevi kürt coğrafyasının ,katliamın yanlız maraş‘la sınırlı kalmadığı bir bütünen Alevi Kürt bölgesinin boşaltılmasına dönük olduğu bilinmektedir.Bu Katliam  Alevi inancı başta olmak üzeri,bölgenin kadim kültürü olan Kürt kültürüne dönük olduğu ve bugün Metropol ve Avrupa gibi yerlerde sudan çıkmış balık gibi bu kültürün yok olmayla karşı karşıya olduğu bilinmektedir

Aradan geçen 35 yıla rağmen katliamın gerçek sorumlusu olan derin devlet ve onun uzantıları olan Özel Harp güçleri gerçekleştirdiği katliamın belgeleri devletin gizli arşivlerinde saklanmaktadır.

Türkiye, Maraş’tan Roboskiye gerçekleştirilen bütün katliamlarla yüzleşmelidir. Bu yüzleşme sağlanmadan toplumsal adalet ve barış inşa edilemez.

-Türkiye, farklı inanç ve kimlikleri tanımalı, anayasal güvenceye almalıdır. Bu sağlanmadan onurlu bir barış ve ortak gelecek kurulamaz.

-Ülkemizde, gerçek bir demokrasinin gelişmesi ancak farklı inanç ve kültürlerin hiçbir baskıya maruz kalmadan, özgürce yaşatabileceği bir ortamda gerçekleşebilir.

-Devlet ve AKP hükümeti, günümüzde Alevilik inancını ve kültürünü sistemiçileştirme politikalarından vazgeçmiş değil. Sözde Alevi Açılımı adına yaptığı politikalarla yeni bir asimilasyon projesi devreye koymuş bulunmaktadır. Bu politikalardan vazgeçilmelidir.

Başta Kürt sorunun çözümü de dahil olmak üzere farklı etnik ve inanç topluluklarına dönük gerçekleştirilen katliamlarla yüzleşmelidir. İktidarın ve devletin inkarcı, asimilasyonist politikalardan vaz geçerek, Türkiye’nin demokratikleşmesi için Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurarak tarihsel bir yüzleşme sağlanmalıdır.

36 yıl evvel yaşanan Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçen Maraş katliamını kınamak ancak onun faillerini açığa çıkması için Alevilerin meydanlarda seslerini yükseltmesi ile gerçekleşebilir. Bu vesileyle Maraş’ta katledilen bütün canlarımızı saygıyla anarken, katliamı gerçekleştiren güçleri lanetliyor, 21 Aralıkta Maraş’ta gerçekleştirilecek olan anmaya duyarlı demokrat kamuoyunu katılmaya çağırıyoruz.

Tarihleriyle yüzleşmek bu devlet ve toplumları küçük düşürmedi aksine saygınlık kazandırdı. Türkiye de ancak kendi tarihi ile yüzleşebilirse, bu onurlu toplumlar ailesine katılabilir. Ülkemizde barış ve demokrasinin yolu geçmişin acıları ile yüzleşmekten geçer.

Evet bu ülkelerde yüzleşmelerden sonra kıyamet kopmadı, tersine buralarda toplumsal iç barışa ve yaşanan trajedilerin unutulmasına yönelik önemli gelişmeler oldu. Bunun için yeni olanaklar ve yollar açıldı. Maraş Katliamı insanlığa karşı işlenmiş bir soykırım gerçeğinden yola çıkarak Lahey Adalet Divanı başta olmak üzere Uluslararası Mahkemelerinde davanın görülmesi için Maraş Girişi olarak hazırlıklarına başladığımızı kamoyuyla paylaşıyoruz.

Saygılarımızla

MARAŞ GİRİŞİMİ

18 Aralık 2014

Tv 10: Kırık kameranın hikayesi

Başlangıçta söz vardı, bu bir sözün hikâyesi… Birkaç cesur insan tarafından türlü imkânsızlıklara rağmen kurulan, yarattığı yepyeni dille her geçen gün büyüyerek bütün ülkeyi saran Tv 10’un hikâyesi.

Büyük sermaye sahiplerinin, holdinglerin, dev medya baronlarının köşeleri tuttuğu bir dünyada, bütün dilleri kucaklayan, halkların sesi olmaya gönül vermiş bir televizyon kanalı kurmak ve yaşatmak zor iştir. Büyük paralara, teknik imkânlara ihtiyaç vardır. Oysa Alevilerin, Kürtlerin ve ezilenlerin hikâyesini anlatmak isteyen birkaç insan, sadece başka televizyonların eskittiği, işe yaramaz dediği iki kırık kamera ile yola çıktı. Bu hikâye iki kırık kamera ile hakikatin izini sürenlerin, söz verenlerin hikâyesi…

Aleviler… Bu ülkenin ötelenmiş, yok sayılmış, yakılmış, yıkılmış, kırık kalpli çocukları… Yıllarca hep anlaşılmayı beklediler. Onlar çığlık attıkça seslerini bastıran bir devlet ve kültürlerine, dillerine, acılarına kulaklarını tıkayan, onları hiç tanımadan, önyargılarla anan ‘kardeşleri’nin arasında nefes dahi alamadan, boğularak, hiç bitmeyen bir cehennemi yaşayıp durdular senelerce.

‘Hikâyelerini bilmediklerimizdir, en çok düşman olduklarımız.’ diyor ya Zîzek, kimse Alevilerin hikâyesini bilmiyordu ama devletin, toplumun birçok kesiminin damarlarına ustalıkla zerk ettiği zehir ile birlikte düşmanlaşıyordu. Kendilerini, anlatacak, seslerini çoğaltacak bir mecra arıyordu Aleviler. Tv 10 gönüllü oldu bu hikâyeyi anlatmaya.

‘İnsan kendini yalnızca insanda tanır’ derler ya, insanın, insanlığın ayak izlerini sürmeye başladı Tv 10. Mezopotamya’ya doğan günü karşılarken ülkenin diğer ucunda batışına da yetişti. Yıllarca kimliğini saklamak zorunda bırakılan Alevilere ayna tuttu, derken aynası oldu. O iki kırık kamera Dersim’de, Maraş’ta, Sivas’ta, Çorum’da, Adıyaman’da yaşlı bir dedenin mihmandarı, kayıplarına ağlayan yaşlı kadının gözünden süzülen yaşı, dilinden dökülen sözcükleri oldu. Gittikçe kirlenen dünyada hala yüzü kızaranların, eli titreyenlerin sözü oldu Tv 10.

Marcel Proust, ‘Gerçek bir keşif yolculuğu yeni topraklara ulaşmak değil, eski olanı yeni gözlerle görmek demektir.’ der. Bildiğimiz daha doğrusu bildiğimizi sandığımız topraklara yeni gözlerle bakmamızı sağladı Tv 10. Ziyaretler, âşıklar, dergâhlar, klamlar, deyişler, yaşlılar, dedeler, pirler, dervişler…

Tv 10’un kırık kamerası ne yana dönse insanlığın hiç tanımadığı, bilmediği, unuttuğu özü, saflığı ortaya çıkıveriyordu. Kırık kameralar kalbi kırık insanların hikâyesini anlatıyordu. Yeryüzünde hala bakir kalan topraklar, insanlar olduğunu gösteriyordu.

Bugün Tv 10 4. Yaşını kutluyor. Başladığı yerin çok ötesine geçti artık. Artık kamerası kırık değil, ama kameranın karşısındakiler hep aynı kalacak. Başlangıçtaki söz her gün daha da büyüyecek. Dünyada saflığı, iyiliği ve güzelliği temsil eden ne varsa taşıyacak ekranına.  Bu yolda bizi bu toprakların kadim kültürleriyle, köklerimizle buluşturanlara selam olsun…

Demokratik Alevi Federasyonu Maraş Katliamı 36.Yıl Anma Etkinlikleri

Yakın tarihimizin en karanlık sayfalarından biri olarak anılan ‘maraş katliamı’nın 36. yılı.

Karanlık raflardaki gizli sırlarla dolu katliamın ardındaki nedenleri günümüzdeki sosyal ve siyasal sonuçları ile hayatını kaybedenler anılmaya devam ediyor. 21 Aralık 2014 günü maraş’ta yapılacak Anma etkinliğinin yanısıra dünyanın çeşitli yerlerinde anma etkinlikleri düzenleniyor. Maraş’ta 1978’de yaşanan katliam ve peşisıra uygulanan politikaların kültürel soykırım olarak kabul edilmesi, parlamentoda özrü dilenmesi ve toplumsal yüzleşmenin sağlanması taleplerini uluslararası düzeye taşıyan Maraş Girişimi ve Demokratik Alevi Federasyonu ‘MARAŞTAN ROBOSKİYE…. UNUTURSAK KALBİMİZ KURUSUN…’ sloganıyla bir dizi etkinlik düzenliyor.
FEDA ve AVRUPA MARAŞ GİRİŞİMİ ANMA ETKİNLİKLERİ

Köln-Leverkusen
21 aralık 2014
Saat:13:00
Yer:saal 2000,schlodderdicher weg 48-51469 bergischgladbach
Program
Maraş belgeseli
Roboskili Ailelerin sözcüsü Ferhat Encü
cemodoğan
Sanatçı Fırat İmirza
ozan Bilal Göksungur
Feda temsilcisi

Basel
21 Aralık 2014
Saat: 14.00
Yer: Kürt kültür merkezi
Konuşmacı: Pir aziz
Kürt toplum merkezi temsilcisi
Maraş belgeseli

Giessen
24 Aralık 2014
Saat:14.00
Yer: Mezopotamya Kürt Derneği
Belgesel
Konuşmacı: Fatoş Göksungur

Hamburg
28 Aralık 2014
Yer: hakevi dergahı
Saat:14:00
Bizim maraş kanlı maraş Belgeseli
Konuşmacı: mustafa deprem,Mustafa mısır dede,Ali köylüce
Ozan Hüseyin güneş

Bruchsal
21 Aralık 2014
Saat 14:00
Maraş belgeseli
Konuşmacı: Ali köylüce
Bruchsal Anadolu alevi kültür merkezi

Dortmund
28.12.2014
Saat:14:00
Yer: DAKME
Konuşmacı: Hüseyin Narlı
Maraş belgeseli

Hagen
Tarih:
Yer: Kürt Kültür merkezi
Saat:17:00
Konuşmacılar: Ferhat Encü
FEDA temsilcisi
Demokratik Kürt Toplum Merkezi temsilcisi
Maraş belgeseli
Düzenleyen: FEDA, Demokratik Kürt toplum merkezi

Mainz
Yer elegance düğün salonu
Industriestr.8-10
55120 mainz-mombach
21 Aralık 14
Saat:13:30
Mustafa deprem
Fatoş göksungur
Pir hüseyin bildik
Maraş Belgeseli
Düzenleyenler: Alzey pir sultan abdal der.
mainz alevi der.,Pazarcıklılar der.gustavburg alevi der.

Freiburg
21 aralık 2014
Yer:frayburg alevı kultur dergahı
Saat:13:00
Konuşmacı: Hasan karayılan
Maraş belgeseli

Bielefeld:
21 aralık 2014
Saat:13:00
Konuşmacı:hüseyin çolak
Maraş Belgeseli
Yer:herbert-hinnendahl-str.11-33602

Toulouse
28 Aralık 14
Yer: demokratik alevi dergahı
Maraş Belgeseli
Saat:13:00

Paris
Tarih:21 aralık
Yer: Ahmet kaya Kürt kültür Merkezi
Saat: 14:00
Konuşmacılar: Fuat Kav, ismail göksüngür,
Maraş belgeseli
Düzenleyen: Demokratik Örgütler Platformu

Viyana
20 Aralık 14
Saat 14:00
Adres:wieland gasse 2-4
1100 wien
Program:panel
Maraş belgeseli
Düzenleyenler: Avusturya alevi kültür merkezi, ATİK, MKP, Alınteri, FEY-KOM

“Maraş 78-Kültürel Soykırım” Konferansı yapılıyor!

Maraş katliamının yıldönümünde, Levh-i Kalem Alevi Fikir Topluluğu / Sev-Der / Küreçik-Der / Hasanali-Der / Uzunpınar-Der / Uzunhasan-Der / Kaşan-Der / Güç-Der / Köşk-Der ve Avrupa Maraş Girişimi  “Maraş 78-Kültürel Soykırım” başlığıyla bir konferans düzenliyor. Maraş Katliamı ile Yüzleşmek ve Maraş’ta Kültürel Soykırım konularının mercek altına alınacak.

28 Aralık günü Okmeydanı Cemevi’nde yapılacak olan anma, “Memleketim Maraş-Birina Raş” isimli belgeselin gösterimi ile başlayacak.

Konferansın, “Maraş Katliamı ile yüzleşmek” başlıklı İlk oturumunda moderatörlüğü gazeteci Cemo Doğan yapacak. Dönemin tanıklarından, Elif Tabak, Ali Doğan, Şıxo Bakır ve Hüseyin Çapartaş’ın da konuşmacı olarak katılacağı konferansta Eğitimci Mustafa Mamaklı da yer alacak.

Konferansın, moderatörlüğünü Gazeteci-Yazar Şükrü Yıldız’ın yapacağı ikinci oturumunda ise, “Maraş’ta Kültürel Soykırım” konuşulacak. İkinci oturuma konuşmacı olarak ise, akademisyen Sema Özveren, Yönetmen Zeynel Doğan, Yazar Mehmet Kömür, Gazeteci Mazlum Doğan, Sanatçı Ali Üstünses ile barış ve doğa aktivisti İsmail Sakarat katılacak.

Konferansın ardından, Kantarma Sinemilli Dedeleri ile muhabbet cemi düzenlenecek. Muhabbet Cemi’ne, Şıxo Bakır, Ali Ekber Bakır, Tacım Bakır, Ali Soysüren ile Telli Ya Mado, Adıyaman’dan Ali Sizer  katılacak.

Yeşilkent Pir Sultan Maraş Katliamını protestoya hazırlanıyor

 

Yeşilkent Pir Sultan Kültür ve Dayanışma Derneği, Maraş katliamını protesto etmek amaçlı ilgili Yeşilkent cemevi önünden başlayan bir yürüyüş gerçekleştirecek.

“Maraş’ı Unutma, Unutturma” çağrısıyla yapılacak etkinli için yapılan açıklamada, Alevilerin maraş katliamcılarından hesap soracağı vurgulandı.

Açıklamada, “katliamın 36. yıldönümünde kaybettiğimiz canlarımızı unutmuyoruz. ‘’Unutmak ihanettir’’ bilinciyle katliamcı devletten hesap sormak için sokaklara çıkıyoruz” denildi.

Katliamın 12 Eylül darbesinin hazırlığını yapan devlet tarafından bizzat organize edildiği vurgulanan açıklamada, saldırılarda yüzlerce insanın katledildiği, kalanların ise sürgün edildiği belirtildi.

Açıklamada tüm Yeşilkent halkına yürüyüşe katılma çağrısı yapıldı.

Yürüyüş, 20 Aralık Cumartesi günü saat 18:00’de Yeşilkent Cemevi önünden başlayacak.

Yürüyüşün ardından ise Yeşilkent Pir sultan Derneğinde bir belgesel gösterimi yapılacak.

“Dersim’den Kobanê’ye kız kardeşlik köprüsü”

Dersim Yenigün Kadın Dayanışma Derneği, Kobani’den göç edenler için iki hafta sürecek bir yardım kampanyası başlattı. Yapılan açıklamada, “Kadınlar olarak kız kardeşlerimizin mücadelesi için kurduğumuz köprüde el ele tutuşalım diyoruz. Dersimli tüm kız kardeşlerimizi bu soğuk kış gününde bu dayanışmanın bir parçası olmaya çağırıyoruz.” Denildi.

Dersim Yenigün Kadın Dayanışma Derneğince yapılan açıklamada, Dersimlilerin savaşın başından beri Kobanililere maddi manevi her türlü desteği sunmak üzere çalışma yürüttüğü belirtildi. Açıklamada, “Ortadoğu’da kız kardeşlerimiz vahşi bir tabloya karşı direniyor, hayatı yeniden kurmaya çalışıyor. Sınırın ötesinde diye düşündüğümüz kadınlar bizim kız kardeşlerimiz. Elbette kız kardeşlik sadece bir kan bağı değildir. Kız kardeşlik birbirinin derdine ortak olmaktır; kız kardeşlik birbirinin acısını acısı yapmaktır. Kobani’de savaşan kız kardeşimizin, “Neden savaşıyorsun?” sorusuna cevabı, hepimiz için verilmiş bir cevaptır: ‘Çünkü IŞİD kazanırsa en çok kadınlar kaybeder.’ ” Denildi.

 

Toplantıda, bebek maması, çocuk bezi, ilaç, gıda, hijyen malzemeleri, yorgan, battaniye ve kışlık kıyafetlerin acil ihtiyaç listesinde bulunduğu belirtilerek, yardım kampanyasına destek çağrısında bulunuldu.

ABF, 21 Aralık’da bir mitingle Maraş katliamını lanetleyecek

 

 

Alevi Bektaşi Federasyonu  Genel Başkanı Fevzi Gümüş, 1978 yılında Alevilere yönelik katliamın yıl dönümünde Maraş’ta olacaklarını duyurdu. “21 Aralık’ta yeni katliamlar olmasın diye Maraş’ta olacağız, katliamı unutturmayacağız” diyen Gümüş, tüm emek ve demokrasi güçlerini o gün Maraş’ta yapacakları mitinge davet etti.

Maraş’ta 1978 yılında 19 Aralık ve 24 Aralık tarihleri arasında Alevilerin evleri basılmış, işyerleri yağmalanmış, çocuk-yaşlı, kadın-erkek yüzlerce kişi vahşice katledilmişti. Maraş Katliamı her yıl Aleviler ve diğer demokrasi güçleri  tarafından lanetleniyor.

Maraş’ta miting düzenleneceğini yazılı bir açıklamayla duyuran ABF Genel Başkanı Gümüş ise, “Doğrudan Alevileri ve solcuları hedef alan Maraş Katliamı insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Bu suçun bir numaralı sanığı bizce devlettir” dedi.

Katliamı gerçekleştirenlerin hâlâ yargılanmadığına dikkat çeken Gümüş,  “tüm emekçileri, vicdan ve adalet duygusu içinde olan herkesi 21 Aralık Pazar günü Maraş’ta yitirdiğimiz canları anmaya ve  yapılacak mitinge katılmaya çağırıyoruz” dedi. 

Zorunlu din dersine karşı oturma eylemleri sürüyor

Zorunlu din dersleri ve Alevilere karşı eşitsiz uygulamalara karşı başlatılan oturma eylemleri büyüyerek sürüyor.

Pir Sultan Abdal  Kültür Derneği şubeleri tarafından düzenlenen  Ankaradaki eylemde  19. Eğitim Şurası’nda alınan kararlar da protesto edildi. Aleviler, hükümetin eğitime şeriatı hakim kılmak istediğini ifade ederek, “Bu gidişata dur diyeceğiz” dediler.

Konur Sokak’ta yapılan açıklamaların ardından  oturma eylemi yapıldı, protesto semahla son buldu.

İstanbul’da ise Aleviler 12. kez biraraya geldi. Kadıköy’de yapılan eyleme HDP Miletvekili Sırrı Süreyya Önder, Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat ve dergah üyeleri ile çok sayıda kurum ve dernekten temsilciler de katıldı.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İstanbul Şubeleri tarafından düzenlenen eylemde Güngören Şubesi adına konuşan Ayzer Altıner, eğitim şurasında alınan karaların asimilasyon amaçlı kararlar olduğuna dikkat çekti. Altıner, 8 Şubat tarihinde İstanbul’da yapılacak olan büyük mitinge de çağrı yaptı.

HDP İstanbul Miletvekili Sırrı Süreyya Önder de burada yaptığı konuşmada, hükümetin inançlar karşısında ayrımcı bir tutum sergilediğini ifade ederek, buna karşı Meclis’te Alevilerin sesini duyurmaya çalıştıklarını dile getirdi.

PSAKD Malatya Şubesi ise dün 8. oturma eylemini gerçekleştirdi. Dernek üyeleri ile Emeksiz üst kavşağında toplanıp burada bir basın açıklaması yaptı. Burada açıklama yapan şube yönetim Kurulu Üyesi Hakan Yuka, Alevi açılımının şura kararlarının açıklanmasıyla zaten başlamadan bittiğini söyledi.

Zorunlu din dersleri Ankara ve  İstanbul dışında Malatyada da yapıldı. Burada yapılan konuşmalarda  iktidarın tutumunun Alevileri asimilasyona uğratma amaçlı olduğuna dikkat çekildi.

Alevilerin sesi TV10 Dördüncü yılını kutladı

Alevi  sorunlarını “hakkın ve hakikatin sesi” ile gündeme getirmek amacıyla kurulan TV 10, 4’ncü kuruluş yıldönümünü “Dayanışma Gecesi” düzenleyerek kutladı.

Geceye Alevi dernek ve vakıf başkanlarının yanısıra, Mersin Akdeniz Belediyesi Eş Başkanı Yüksel Mutlu ve İstanbul Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak Benli, sanatçılar Ferhat Tunç, Tolga Sağ ve Kobani Halk Meclisi Eş Başkanı Ayşe Efendi ile çok sayıda davetli katıldı.

Sunuculuğunu Nilgün Mete’nin yaptığı Dayanışma Yemeği’nin açılış konuşmasını Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat yaptı.

Tv10 kendisine düşen görevden daha fazlasını yapmak için gecesini gündüzüne katmaktadır diyen Fırat: ”Biz Aleviler Selçuklulardan başlayarak bu güne kadar hep katledildik, öldürüldük ve yok sayıldık. Bunu önlemenin tek yolu Emekçiler, Kürtler; Aleviler ve diğer ötekiler bir araya gelerek mücadele etmeleriyle mümkündür” şeklinde konuştu

Fırat ayrıca:  “eşit yurttaşlık ve demokrasi talepleri etrafında oluşturacağımız güç birliği ile bütün güçlükleri yeneceğiz” dedi.

Fırat’ın konuşmasının ardından sinevizyon gösterimi yapıldı.

Sinevizyon görüntüsünün ardından tv10 Genel Yayın Yönetmeni Şükrü Yıldız konuşmak için sahneye çıktı.

“Kendimizi ifade edeceğimiz bir yayına ihtiyacımız vardı” diyerek başlayan Yıldız: Kürt, Türk, Alevi ve soldan bakanların bir yayına ihtiyaçlarının olduğunu ve TV10 bu ihtiyacı karşılamak için kurulduğunu belirtti.

Yıldız konuşmasının ardından yönetim kurulunu ve çalışanlarını sahneye çağırdı.

Akdeniz Belediyesi eş başkanı Yüksel Mutlu, Avcılar Belediye başkanı Handan Toprak Benli, Alevi Bektaşi Federasyonu ve Alevi Federasyonlarını temsilen Ali Özcan, Alevi Kültür Dernekleri Başkanı Doğan Demir, Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı adına Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin ve Özgür Demokratik Alevi Derneği Başkanı İmam Balsever birer konuşma yaparak TV10’un önemli bir misyon üstlendiğini ve Alevilerin TV10 sayesinde seslerinin daha gür çıktığını belirttiler.

Davetliler arasında bulunan Kobanê Eş Başkanı Ayşe Efendi’de sahneden konuklara seslenerek “Kobanê Kürtlerin, Alevilerin, Ermenilerin ve diğer azınlıkların birlikte oluşturdukları Rojava’nın bir kantonudur. Bu birlikte yaşama kültürünü dünyaya armağan ediyoruz. Katkılarınız ve desteklerinizle dahada güçleneceğiz” dedi.

Konuşmaların ardından sanatçılar Gule Mayera, Aşık Alican Yıldırım, Berrin Sulari sahnedeki yerlerini aldı.