Ana Sayfa Blog Sayfa 639

Hewrlêr Süleymaniye saldırısı için araştırma komisyonu kuracak

Federe Kurdistan Bölgesi yönetimi, Süleymaniye Havalimanı’na yönelik saldırıyı araştırmak için komisyon kurma kararı aldı

Federe Kurdistan Bölgesi yönetimi, Kurdistan Yurtseverler Birliği’nin (YNK) kontrolündeki Süleymaniye Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırı nedeniyle bir araştırma komisyonu kurulması kararı aldı.

Federe Kurdistan Bölgesi’nden yapılan açıklamada, “Kurdistan Bölgesi Hükümeti, Süleymaniye Havalimanı’ndaki faaliyetlerden haberdar değil ve bu faaliyetler, yürürlükteki hükümet yasalarının dışındadır” ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, “Kurdistan Bölgesi Hükümeti’nin Süleymaniye Havalimanı’ndaki faaliyetlerinden haberdar olmaması kabul edilemez” denildi.

Federe Kurdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur Barzani başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nda alınan karar uyarınca, söz konusu komisyon Türkiye hava sahasının Süleymaniye Uluslararası Havalimanı’nı kullanan uçaklara kapatılmasını araştıracak.

HABER MERKEZİ

 

 

#Hewrlêr #Süleymaniye #saldırısı #için #araştırma #komisyonu #kuracak

Buldan’dan Riha halkına: Emine Şenyaşar’ın adalet çığlığını gözeterek oylarınızı kullanın

Beraberindeki HDP heyeti ile Şenyaşar ailesini ziyaret eden HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Riha halkına seslenerek ‘Emine Şenyaşar annemizin adalet çığlığını gözeterek oylarınızı kullanın’ dedi

Riha’da Adalet Nöbetini 751’inci gününde sürdüren Şenyaşar ailesine Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Ahmet Türk, Ömer Öcalan, Ayşe Sürücü, Yeşil Sol Parti Riha milletvekilleri adayları katıldı.

Nöbette ilk olarak konuşan Ahmet Türk, adaletsizliğin yaşandığı bir dönemden geçildiğini belirterek, katillerin ödüllendirildiği, mazlumların, zulme uğrayanların mağdur edildiği bir dönemin yaşandığını söyledi. Yaşanan ihlallerin faturasının halkın gözünde büyük olacağını vurgulayan Türk, “Bugün çok değerli Şenyaşar ailesi, gerçekten iradesini, fikrini beyan ettiği için hedef haline getirildi. Bir baba ve iki oğul katledildi. Anne, bu zulme karşı büyük bir direniş göstermektedir. İnanıyoruz ki artık bu zulüm dönemin sonuna erecek ve gerçekten katiller hesap verecek. Mağdurların gelecekle ilgili daha özgür bir adım atacağına inanıyoruz” dedi.

Türk devamında, “Ailenin acısı çok büyük. Bizlerde Kürt halkı olarak, gerçekten halkının geleceğini düşünen her insan, onurlu her insan bu zulme karşı tepkisini göstermelidir. Önümüzde bir seçim var, bir sandık gelecek. Bunun hesabını soramazsak bizlere yazıklar olsun” diye konuştu.

Buldan: Bu devran elbette dönecek

Ardından konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Şenyaşar ailesinin yaşadığı acıyı yürekten hissettiklerini söyledi. “Emine annenin bugün yanında olmaktan büyük bir onur duyuyorum” diyen Buldan, “Katliamı yapanların, faillerin beli olduğu ancak ne yazık ki hukukun işletilmediği bu dönemde Emine annenin adalet çağrısı, çığlığı ne yazık ki yerini bulmadı. Tek talepleri var bu ailenin failleri cezalandırılsın suçlular yargılansın ve cezasını bulsun. Gidenlerin geri gelmeyeceğini hepimiz biliyoruz, katledilen canlarımızın geri gelmeyeceğini biliyoruz ama failler yargılandığı ve cezalandırıldığı zaman teselli bulabiliriz. Bu devranın döneceğine yürekten inanıyoruz. Bu devran elbette dönecek, AKP hükümetinin artık son demlerini yaşıyor. 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde büyük bir kayıp yaşayacaklar işte biz o zaman adaletin geleceğine inanacağız” ifadelerini kullandı.

Riha halkına çağrı: Emine Şenyaşar’ın adalet çığlığını gözeterek oylarınızı kullanın

Urfalılara seslenen Buldan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu şehirde yaşayan bütün herkese Urfa’nın vicdanlı insanlarına sesleniyoruz. Emine Şenyaşar annemizin adalet çığlığını gözeterek oylarınızı kullanın. Karşımıza adalet bakanını aday olarak çıkarmış olabilirler. Urfa halkı adalet bakanını da tanıyor Şenyaşar ailesini de tanıyor. Verilecek olayların tamamıyla vicdanını geleceğini göz önünde bulundurarak vermesini temenni ediyorum. Emine Şenyaşar annemizin acısını bir kez daha yürekten inanıyorum. Adaletin AKP hükümeti gittikten sonra mutlaka ama mutlaka sağlanacağına yürekten inanıyorum. Urfa halkını da bu anlamda duyarlı olmaya çağırıyorum.”

Konuşmaların ardından Şenyaşar ailesi ile Adalet Nöbeti’nde oturan heyet, iftarını Şenyaşar ailesi ile nöbet yerinde iftarını açacak.

RIHA

 

#Buldandan #Riha #halkına #Emine #Şenyaşarın #adalet #çığlığını #gözeterek #oylarınızı #kullanın

‘Sahil Yolu’ projesiyle kuş türlerinin yaşamı tehlikeye atılıyor

Kayyum yönetimindeki Van Büyükşehir Belediyesi, ‘Sahil Yolu’ projesiyle kuş türlerinin yaşamını tehlikeye atarken, uzman uyarılarına rağmen projeyi genişleterek, sazlık alanları yapılaşmaya açtı

Kayyum yönetimindeki Wan Büyükşehir Belediyesi, Wan Gölü kıyısında bulunan ve yüzlerce kuş türünün yaşadığı alanda 10 kilometrelik “Sahil Yolu” projesini genişletmeye devam ediyor. Sazlık alanın yok olmasına neden olan proje, canlılara yaşam alanı bırakmıyor.

Canlıların yaşam alanı yok oluyor

Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından “tehlike altında olan kuş türü” olarak belirtilen Dikkuyruk kuşunun en yoğun yaşadığı yerlerin başında gelen sazlıklar, aynı zamanda nesli tehlike altında olan ve korunması gereken Bozkır delicesi, Çamur çulluğu, Kervan çulluğu ve Gök kuzgun kuşlarının da barınma yerleri.

Sahil yolunun geçtiği sazlıklarla ilgili uzmanlar tarafından 2019 yılında hazırlanan “Çevresel faktörlerin Van sazlığı sulak alanı üzerindeki etkileri” ile 2017 yılında yapılan “Van Sazlığının Biyoçeşitliliği” raporlarında bu alanlarda ekosistemin yok edileceğine dair birçok veri sunulsa da, bu veriler dikkate alınmadı.

Yeni park projesi

Kayyum, bilime ve araştırmalara kulak asmayarak yaptığı projeye yenilerini ekliyor. Yolun devamı olarak gölün kıyısına bu kez park yapılıyor. Yıl sonunda açılması beklenen parkın gölün doğasına vereceği zarar ise tepkilere neden oldu. Kayyum yaptığı açıklamada, “devasa park içinde bulunan sazlık ve doğal yaşam alanlarına dokunulmayacak” ifadeleri kullanılsa da bölgedeki araç ve insan trafiğinin artması nedeniyle, sazlık alan ve buradaki canlılar zarar görecek.

Yapılaşmaya açıldı

Proje kapsamında sahildeki alanlara kazıklar çakılmaya başlandı. Ayrıca parkın yapılacağı alana beton döküldü. Kayyım her ne kadar “doğası bozulmayacak” diyerek kendisini savunsa da, çakılan kazıklar, dökülen beton bölgenin faunasına ciddi zararlar veriyor. Proje kapsamında bölgeye otopark, seyir terasları, oturma alanları da yapılacak ve bölge yapılaşmaya açılacak.

HABER MERKEZİ

#Sahil #Yolu #projesiyle #kuş #türlerinin #yaşamı #tehlikeye #atılıyor

ABD’den Türkiye merkezli 5 şirkete yaptırım

ABD Hazine Bakanlığı’nın, Rusya’ya yönelik yaptırımlara uymadıkları gerekçesiyle yaptırım kararı verdiği şirketlerden 5’i Türkiye merkezli

ABD Hazine Bakanlığı, Rusya’ya yönelik yaptırımlara uymadıkları gerekçesiyle 20’den fazla ülkede 120’den fazla şahıs ve şirkete yaptırım kararı aldı. Listede, Türkiye merkezli 5 şirket bulunuyor.

Washington yönetiminden Reuters’a konuşan bir yetkili, yaptırımlar ile Rusya’yla bağlantılı olan Türkiye merkezli kuruluşlar ve denizcilik ile ticaret sektörlerindeki kişilerin hedef alındığını söyledi. Söz konusu isim, yaptırımları Türkiye’ye yönelik bir ‘uyarı ateşi’ olarak niteledi.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, “Washington, Rusya’yı ve Ukrayna’daki savaşı destekleyenlere karşı aksiyon almaya devam edecek” dedi.

Yaptırım listesine, Türkiye’den şu şirketler eklendi: ARTVIN MARITIME AND TRADE LIMITED COMPANY, AZU INTERNATIONAL BILGI TEKNOLOJILERI VE DIS TICARET LIMITED SIRKETI, DEXIAS INTERNATIONAL PRODUCTS AND TRADE LIMITED COMPANY, SALDA MANAGEMENT MARITIME AND TRADE LIMITED COMPANY, SMART TRADING TRANSPORTATION INDUSTRY AND TRADE LIMITED COMPANY.

DIŞ HABERLER

 

#ABDden #Türkiye #merkezli #şirkete #yaptırım

Seçim çalışmaları: Riha’da adaylar karşılandı, Bandırma’da büro açıldı

Yeşil Sol Parti seçim çalışmaları tüm ülkede devan ediyor. Bu kapsamda Riha’da adaylar karşılanırken Balıkesir’in Bandırma ilçesinde ise seçim bürosu açıldı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Riha adayları kentte karşılandı. Adayların karşılanması için düzenlenen buluşmaya binlerce kişi katıldı. İlk önce Riha’nın Karaköprü ilçe girişinde karşılanan adaylar, yüzlerce araçlık konvoy ile şehre giriş yaptı. Seçim otobüsünden açılan seçim şarkılarıyla kenti turlayan adaylar, en son Haliliye ilçesinde bulunan Ahmet Bahçıvan İş Merkezine geldi.

Yeşil Sol Parti Riha Milletvekili adayı Ömer Öcalan, buluşmada yaptığı konuşmada seçimlerin önemine dikkat çekti.

“Bir tarafta Nemrudiler birlikte diğer tarafta ise İbrahimiler birlikte” diyen Ömer Öcalan, bu iki tarafın 14 Mayıs’ta Urfalıların onayına sunulacağını söyledi. Riha’da ilk adaylarının HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar olduğunu hatırlatan Öcalan, “Ondan sonraki adayımızda adaletle özdeşleşmiş ve Urfa’nın kanayan yarası haline gelmiş değerli yoldaşımız Ferit Şenyaşar adayımızdır. AKP ise bu şehre liste başı olarak Adalet Bakanı’nı göndermiş. Onlara sesleniyoruz. Önünüzdeki bu kara defteri kapatmak zorundasınız. 5 yıl önce Suruç’ta partinizin mensuplarının yaptığı infazla yüzleşmek zorundasınız. Hz. İbrahim’in şehrinde adaleti temsil edemezsiniz. Bu şehirde herkesin gözü önünde Şenyaşar ailesinin 3 ferdini katledildi. Ailemiz 2 yıldır Urfa Adliyesi önünde adalet arıyor. Emine anne şu an Adalet Sarayı önünde adalet bekliyor. Adaleniz nerde? Urfa adaleti ne yapıyor? Başsavcı ne yapıyor? Siz bu şehirde nasıl adaleti sağlayacaksınız?” ifadelerini kullandı.

Balıkesir büro açılışı

Yeşil Sol Parti, Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde seçim bürosu açılışı gerçekleştirdi. Açılışa, Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay ve kentin milletvekili adaylarının yanı sıra yüzlerce yurttaş katıldı. Coşkulu geçen açılışta sık sık “Birleşe birleşe kazanacağız” ve “Jin, Jiyan,azadî” sloganları atıldı.

Açılışta konuşan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, “HDP’ye yönelik yürütülen yıkım, tecrit yok etme politikalarına karşı tarihi bir sorumluluk aldık. Türkiye tarihinin en önemli seçimlerine gidiyoruz. Biz bu ağacın altında herkesin eşit koşullarda yaşayacağı ortak bir ülke kuracağız. İddiamız bu iktidarı göndermek ve bu ülkede ortaya çıkan kötülük düzenini değiştirmek. Katliamlarla dolu bir yüzyılı tekrar yaşamamak için ne Cumhur ne de Millet ittifakından yana olamayız. Bizim yolumuz 3’üncü yol. Eğer hedefimize ulaşabilirsek yeni sürecin başlaması için adım atmış olacağız” dedi.

HDP Sözcüsü Ebru Günay ise, kadınların, gençlerin, halkların birlikte mücadele ettiği demokratik Türkiye inşası sürecine başladıklarını söyledi. İktidarın depremden daha büyük bir felaket olduğunu gösterdiğini vurgulayan Günay, “Bu felaketten kurtulmak için ‘buradayız’ diyeceğiz. En güçlü temsiliyetle parlamentodaki yerimizi alacağız. Bunun için 14 Mayıs günü sandık başında her bir oyun güvenliğini sağlamak bizlerin sorumluluğunda. Yeşil Sol’a verilen oylar demokratik cumhuriyete, kadınların özgürlüğüne, gençlerin geleceğine verilen oylardır” diye konuştu.

 

HABER MERKEZİ

#Seçim #çalışmaları #Rihada #adaylar #karşılandı #Bandırmada #büro #açıldı

3 ayda Akdeniz’de 441 mülteci hayatını kaybetti

Uluslararası Göç Örgütü, 2023 yılının ilk 3 ayında Akdeniz’de en az 441 mültecinin hayatını kaybettiğini bildirdi

Birleşmiş Milletlere (BM) bağlı Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Başkanı Antonio Vitorino, Akdeniz’den geçmeye çalışan mültecilere ilişkin açıklama yaptı. Vitorino, Ocak ve Mart aylarının 2017 yılından bu yana Akdeniz’de geçişler sırasındaki en ölümcül dönem olduğunu belirti. Vitorino, “2014’ten beri bu rotada kaydedilen 20.000’den fazla ölümle, korkarım bu ölümler normale döndü” eleştirisine bulundu. Vitorino, “Orta Akdeniz’de devam eden insani kriz kabul edilemez” dedi.

IOM’un tespitlerine göre yılın başından bu yana en az 441 mülteci hayatını kaybetti. IOM, en az altı olayda arama kurtarma operasyonlarındaki mültecilerin 127 ölüme neden olduğunu belirtti. IOM verilerine göre yılın başından bu yana 31 bin 192 mülteci İtalya’ya ulaştı.

HABER MERKEZİ

#ayda #Akdenizde #mülteci #hayatını #kaybetti

PEN’den tutuklu gazeteciler için çağrı: Derhal serbest bırakılsınlar

Uluslararası PEN Avrupa Program Koordinatörü Aurelia Dondo, tutuklu 15 gazeteci için ‘Derhal serbest bırakılsınlar’ çağrısı yaptı

Diyarbakır’da 8 Haziran’da düzenlenen operasyonda tutuklanan ve iddianameleri bugün kabul edilen 15’i tutuklu 18 gazetecinin yargılamaları 11 Temmuz’da başlayacak. Gazetecilere ilişkin çağrı yapan Uluslararası PEN Avrupa Program Koordinatörü Aurelia Dondo sanal medya hesabından “İlk tutuklanmalarının üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçmiş olan 11 Temmuz’da yargılanacak olan Diyarbakır’da tutuklu 16 gazeteciyle dayanışmamızı ifade ediyoruz. Derhal serbest bırakılmalılar” çağrısı yaptı.

HABER MERKEZİ

#PENden #tutuklu #gazeteciler #için #çağrı #Derhal #serbest #bırakılsınlar

Yeşil Sol Parti Burhaniye’de seçim bürosu açtı

Seçim bürosu açılışında konuşan Günay, Yeşil Sol Parti’ye verilen oyların ‘demokratik cumhuriyete, kadınların özgürlüğüne ve gençlerin geleceğine verilen oylar olduğunu’ belirtti ve en güçlü temsiliyetle parlamentodaki yerlerini alacaklarını ifade etti

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti),  14 Mayıs seçimlerine sayılı günler kala, çalışmalarını hızlandırdı. Yeşil Sol Parti, Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde seçim bürosu açılışı gerçekleştirdi. Açılışa, Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay ve kentin milletvekili adaylarının yanı sıra yüzlerce yurttaş katıldı. Açılışta sık sık “Birleşe birleşe kazanacağız” ve “Jin, Jiyan, azadî” sloganları atıldı.

‘Ortak bir ülke kuracağız’

Açılış öncesinde ilk olarak söz alan İbrahim Akın, HDP’ye yönelik yürütülen yıkım, tecrit, yok etme politikalarına karşı tarihi bir sorumluluk aldıklarını söyledi.

Akın “Türkiye tarihinin en önemli seçimlerine gidiyoruz. Biz bu ağacın altında herkesin eşit koşullarda yaşayacağı ortak bir ülke kuracağız. İddiamız bu iktidarı göndermek ve bu ülkede ortaya çıkan kötülük düzenini değiştirmek. Katliamlarla dolu bir yüzyılı tekrar yaşamamak için ne Cumhur ne de Millet ittifakından yana olamayız. Bizim yolumuz üçüncü yol. Eğer hedefimize ulaşabilirsek yeni sürecin başlaması için adım atmış olacağız” şeklinde konuştu.

‘Oylar kadın özgürlüğüne verilecek’

Kadınların, gençlerin ve halkların birlikte mücadele ettiği demokratik Türkiye inşası sürecine başladıklarını kaydeden HDP Sözcüsü Ebru Günay ise depremin bir kez daha iktidarın depremden daha büyük bir felaket olduğunu gösterdiğine işaret etti.

Günay, “Bu felaketten kurtulmak için ‘buradayız’ diyeceğiz. En güçlü temsiliyetle parlamentodaki yerimizi alacağız. Bunun için 14 Mayıs günü sandık başında her bir oyun güvenliğini sağlamak bizlerin sorumluluğunda. Yeşil Sol’a verilen oylar demokratik cumhuriyete, kadınların özgürlüğüne, gençlerin geleceğine verilen oylardır” dedi.

BALIKESİR

#Yeşil #Sol #Parti #Burhaniyedeseçim #bürosu #açtı

EMEP deprem bölgesine dair hazırladığı raporu açıkladı

EMEP depremlerin ardından hazırladığı raporu açıkladı. Açıklanan raporda, yaşanan yıkımdan iktidar sorumlu olduğu belirtilirken, açıklamada konuşan EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, sorumluların hesap vermesi için mücadele edeceklerini söyledi

Emek Partisi (EMEP), Mereş ( Maraş) merkezli 6 Şubat’ta yaşanan deprem ile Hatay’da 20 Şubat’ta meydana gelen depremlerin ardından bölgede yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan raporu Hill Hotel’de düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.

“2023 Şubat depremleri raporu: Mülksüzleştirme, sermaye transferin yeniden talanı” başlığıyla açıklanan raporun gazeteciler Bahadır Özgür, Hakkı Özdal ve Aysel Ebru Ökten tarafından Adana, Hatay, Mereş, Semsûr (Adıyaman), Dîlok (Antep) ve ilçelerinde 16-22 Şubat 2023 tarihlerinde yapılan saha gözlemleri, bölge halkı, bölgedeki gönüllüler, gazeteciler, teknik ve idari görevlilerle yapılan görüşmelere dayandırılarak, hazırlandığı belirtildi.

Tablonun sorumluları hesap verecek

Raporla ilgili konuşan EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, depremin hemen akabinde örülen dayanışmaya dikkat çekerek, ortaya çıkan tablonun sorumlularından hesap sorulması için mücadele edeceklerini söyledi.
Raporun detaylarını paylaşan gazeteci Hakkı Özdal ise, “Bölgedeki can kaybının önemli bir kısmı emekçi sınıfı oldu. İslahiye gibi biberi ile meşhur bir ovaya 9 katlı apartmanlar yapılmış. AFAD arama kurtarma çalışmalarında iletişim konusunda GSM’i uygun görmüş. AFAD, arama kurtarmayı WhatsApp’ı kullanarak uygun görmüş. Bu afeti görmezden gelmek demek. Bölgede 9 bin civarında baz istasyonu var. Bunların üçte biri devre dışı kaldı. Bunun önemli nedeni baz istasyonlarının binalara bitişik yapılmış olması. Afet planı gerçekten korkunç” diye belirtti.

İktidar özel bir hâkimiyet alanı kurdu

Bahadır Özgür ise Antakya’yla ilgili Resmi Gazete’de yayımlanan kararlara dikkat çekerek, “İlk gün yaşanılan kaygılar gerçekleşti. Mülksüzleştirmeyle ilgili alt yapılar oluşturulmuş durumda. İktidar coğrafyanın bir bölümüne özel bir hakimiyet alanı kurdu” dedi.

Mülteciler saldırılardan korktu

Emek Partisi adına göç ve mülteciler konusuyla ilgili çalışmalar yapan Aysel Ebru Ökten ise, depremzede mültecilerin durumuna dikkat çekerek, “Bazı çadır kentlerden mültecilerin çıkarıldığını gözlemledik. Siyasetin dili, medyanın haber veriş şekli mültecilerin hayatını ne kadar zorlaştırdığını gördük. Her ne kadar örülmeye çalışılan mülteci düşmanlığı olsa da bir de yardımcı olma halinin arttığını gördük. Mülteciler yardıma ulaşırken dil problemi yaşıyor. Mülteci kadınların tacize maruz kaldığını gördük. Mülteci kadınların korkma hali olduğunu gözlemledik” dedi

Öneriler sıralandı

Ökten, mültecilerle ilgili yapılması gereken çözüm önerilerini şöyle sıraladı:

– İvedi olarak yurttaş, mülteci ayrımı yapılmaksızın kaynak aktarılmalı.

– Mültecilere çalışma izni ivedi olarak sağlanmalı.

– Kışkırtmalara rağmen esas olanın barış ve kardeşlik olanın kamusal alanda yükseltilmesi gerektiğini söylüyoruz.

– Medyanın daha sorumlu bir tutum takınmasını öneriyoruz.

– Seyreltme politikasından derhal vazgeçmek gerekiyor.

– Geri kabul anlaşması mültecileri hapsediyor. Geri kabul anlaşmasının iptal edilmesi gerektiğini söylüyoruz.

Rapor için “yıkım yaşanan bölgelerdeki genel ve özgül ekonomik-politik ilişki ve çatışmalara, sınıf ilişki ve çatışmalarına, bunların deprem öncesinden başlayarak hâlihazırda ortaya çıkardığı ve çıkarması beklenebilecek sonuçlara odaklanmıştır” denilirken, önce çıkan izlenimler için ise şöyle denildi: “6 Şubat depremleri, birincil ve etkin sonuçları yıkım bölgesinde yaşanmakla birlikte; sosyal, politik, iktisadi, idari sonuçları bakımından ülke ölçeğinde etkilidir ve bu ölçekte sonuçlar doğurması beklenmeli. ‘Devlet’, genellikle üç ya da dördüncü günden itibaren, çoğunlukla da kolluk güçleriyle ortaya çıkmaya başlamıştır. Devlet görünmeye başladığı andan itibaren, halkın kendi inisiyatifiyle oluşturduğu ya da bölgeye devletten daha önce ulaşan gönüllüler ile sendikalar, meslek odaları ya da az sayıdaki sivil örgütlerin oluşturduğu dayanışma ağ ve merkezlerine AFAD adına el koymaya başlamış; Pazarcık, Narlı, Adıyaman, Elbistan gibi yerlerde özellikle cemevleri etrafında oluşan işleyişlere müdahale etmiştir. Dayanışma bu nedenle kimi durumlarda (ilaçların ihtiyaç sahiplerine el altında dağıtılması gibi yollarla) gizlilik içinde yürütülmüştür.”

Tüm kurumlar özelleştirildi

Raporda, deprem bölgesinde yer alan tüm altyapı hizmetlerinin özel şirketlere devredildiği belirtilerek, “Devlet Su İşleri ve Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kurumlar birer ‘ihale dağıtım merkezine’ dönüşmüş, bunun dışında neredeyse işlevsiz kalmış, tüm alt yapı hizmetleri özel şirketlere devredilmiştir. Depremzedeye haftalarca temiz su götürememenin, geçici barınma merkezlerini inşa edememenin veya daha ilk günlerden başlayarak arama kurtarma çalışmalarının ihtiyaç duyduğu ekipmanların yoksunluğunun esas nedeni, bunları yerine getirebilecek kamusal nitelikte bir kurumun kalmamasıdır” denildi.

GSM şirketlerinin insafına bırakıldı

Raporda, AFAD’ın arama kurtarma planıyla ilgili bilgiler ise şöyle yer aldı: “Yapılan afet müdahale planı, kâğıt üstündeki haliyle dahi, bilimsel gerçekliklerden, teknik bilgi ve geçmiş deneyimden tamamen yoksun, baştan savma ve ‘şeklen’dir. AFAD arama-kurtarma ekiplerinin koordinasyonu için gerekli iletişim faaliyeti GSM şebekeleri üzerinden planlanmış, afet müdahalesi için davranacak ekiplere, telsiz ya da uydu haberleşmesi gibi daha işlevli, dayanıklı araç ve yöntemler tahsis edilmemiştir. Türkiye’nin ‘ulusal afet planı’ kâr odaklı GSM şirketlerinin insafına terk edilmiştir. Gerek AFAD gerekse merkezi idarenin tüm afet ve acil durum müdahale sistematiği, yalnızca siyasal eleştirinin değil, mevcut toplumsal düzende bile ceza hukukunun konusudur.”

Raporda diğer tespitler ise şöyle;

*Mereş, Hatay, Meletî (Malatya), Semsûr (Adıyaman), Dîlok (Antep), Riha (Urfa), Amed, Kilis, Osmaniye, Adana ve Xerpet (Elazığ) illerini kapsayan afet bölgesinde Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine göre 31 Aralık 2022 tarihi itibarıyla 14 milyon 196 kişi yaşamaktadır. Bu sayı ülke nüfusunun yüzde 16,4’üne tekabül etmektedir. Ayrıca, resmi verilere göre ülke genelindeki yaklaşık 3,5 milyon geçici koruma altındaki kayıtlı Suriyeli nüfusun yarısı bu 11 kentte yaşamaktadır. Bunun, bölgede özellikle küçük ve orta sanayide ucuz göçmen emeği sömürüsüne dayalı kârlar üzerindeki etkisi açıktır.

* TÜİK’in 2021 yılı verilerine göre 11 ili kapsayan afet bölgesinde 3 milyon 841 bin kişi istihdamdadır. Bölgede her 10 emekçiden 4’ü bir sosyal güvenlik korumasına sahip olmaksızın, sigortasız çalışmaktayken deprem yıkımıyla karşı karşıya kalmıştır. Meletî, Semsûr, Urfa, Amed, Osmaniye gibi tarım sektörünün daha etkin olduğu bölgelerde kayıt dışılık çok daha yüksek oranlara çıkmaktadır. Tarımsal faaliyetin güçlü olduğu ilçelerde kayıt dışılık oranı kent genelinden çok daha yukarıya çıkmaktadır.

* Semsûr, Hatay ve Mereş’ta özellikle OSB ölçeğinde kayıt dışı Suriyeli işçi çalıştırılması çok yaygın bir olgu olarak karşımıza çıkmıştır. Göçmen işçiler, daha düşük ücretle çalıştırıldıkları gibi depremden sonra yeniden çalışmaya ilk çağırılanlar da onlar olmuştur.

* Bölgedeki 11 ilin tamamında ücretler, Türkiye geneli ve diğer 70 il ortalamasının oldukça altında bulunmaktadır. Sözleşmeli işçiler için ortalama günlük ücret Türkiye genelinde 378,55 TL, deprem bölgesindeki 11 ilde ise 315,27 TL’dir. Bu çarpıcı farklar kamu için de geçerlidir. Kamu sektörü işçileri, deprem bölgesinde ülke ortalamasının 52 TL altında günlük ücretle çalışmaktadır (414 TL – 466 TL). Özel sektörde ise durum çok daha vahim hale gelmektedir. Bu 11 ilde özel sektördeki günlük ücret ortalaması 300 liranın bile altındadır (291 TL).

* Bölgedeki istihdamın yarıdan fazlasının 10’dan az işçi çalıştıran işletmelerde olması ve bu işletmelerin geriye dönmesine yönelik bir stratejinin olmadığının/olmayacağının açık olması nedeniyle, bu işgücünün kalıcı olarak göç etmek ya da bölgedeki inşaat-OSB bakışımlı yeni proleterleşme sürecine katılmak dışında bir seçeneği kalmayacak gibi görünmektedir.

* Depremden etkilenen kentler ekonomik büyümeye en az katkı yapan ve en az payı alanlardan oluşmaktadır. 2021 yılında Türkiye genelinde kaydedilen yüzde 11,4 oranındaki ve ekonomik büyümeye depremden etkilenen 11 ilin katkısı 0,98 puandır. TÜİK verilerine göre bölge şehirlerinin GSYH’den aldıkları pay ağırlıklı olarak yüzde 1’in altında kalmaktadır. Ancak, bu illerin kendi içinde de büyük farklar bulunmakta deprem belgesi içinde de ikinci bir bölgesel eşitsizlik dikkat çekmektedir.

* 2022 yılında Türkiye genelinden toplam tekstil ürünleri ihracatı 14,2 milyar dolar seviyesindedir ve bunun yaklaşık 5 milyar dolarlık kısmı, bir başka deyişle yüzde 35’i deprem bölgesindeki 11 ilden yapılmış ihracattan oluşmaktadır. Başta Gaziantep, Adana ve Şanlıurfa olmak üzere bölge illerinde, emek yoğun ihracatçı sektörlerde, başta düşük ücretler olmak üzere işçi sınıfının ağır koşullara mahkûm edilmesiyle kendisine ‘avantajlar’ yaratan bir sermaye yapısı olduğu görülmektedir.

İSTANBUL

#EMEP #deprem #bölgesine #dair #hazırladığı #raporu #açıkladı

Şenyaşar ailesi: Adaletsizliğe sebep olanlar kaybedecekler

Şenyaşar ailesi Adalet Nöbeti’ni 751’inci gününde. Aile yaptığı paylaşımda ‘Adaletsizliğe sebep olanlar kaybedecekler’ dedi

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti, 751’inci gününde devam ediyor. Emine Şenyaşar ve Ferit Şenyaşar, Pirsûs’ta bulunan evlerinden gelerek Urfa Adliyesi önünde Adalet Nöbeti’ne başladı.

Aile, sanal medya hesabından “Nemrutlara başkaldıran Hz. İbrahim’in misyonuna ve mirasına 14 Mayıs’ta Urfa halkı sahip çıkacak! Beklediğimiz adalet geri gelecek. Adaletsizliğe sebep olanlar kaybedecekler…” paylaşımında bulundu.

RIHA

#Şenyaşar #ailesi #Adaletsizliğe #sebep #olanlar #kaybedecekler