Ana Sayfa Blog Sayfa 638

Yeşil Sol Parti’de gündem sandık güvenliği: Botan’da hırsızlığa geçit vermeyeceğiz

Yeşil Sol Parti Şirnex Eşsözcüsü Ahmet Başak, sandık güvenliğinin önemine vurgu yaparak ‘Botan’da hırsızlığa geçit vermeyeceğiz’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs’ta yapılacak olan genel seçim için Şirnex’te Newroz Uysal, Ayşegül Doğan, Zeki İrmez ve Bedirhan Osal’ı aday gösterdi.

Seçim çalışmalarını sürdüren Yeşil Sol Parti Şirnex İl Eşsözcüsü Ahmet Başak, seçimlerde sandık güvenliğinin önemine dikkat çekerek hırsızlıkları engelleyeceklerini söyledi.

Sandık güvenliği

4 adayı da Meclis’e göndereceklerini ifade eden Başak, “Bu seçimde en önemli unsurlardan biri de sandıkların güvenliğini sağlamaktır. Bundan önceki seçimde hile ile hırsızlık ile bir vekilimizi aldılar. Ama bizim temel amacımız bu seçimde Botan’da 4 adayımızı da meclise göndermektir. Bunun yanı sıra yapılacak seçimlerde her bir sandık başında olacak şekilde arkadaşlarımız görevlendirildi. Yeşil Sol Parti ilk kez seçimlere katılıyor. Bundan dolayı da sandık görevlisi görevlendiremiyor. Ama müşahit arkadaşlarımız görevlendirildi ve hala görevlendiriliyorlar. Aynı zamanda biz diğer partilerle de irtibattayız. Arkadaşlarımız bu şekilde sandık başında görevlendirilecek. Ama şu kesin ki çok ciddi bir sahiplenme olacak” diye belirtti

Cudi’de kesilen her ağacın hesabını soracağız

Halkın kesilen her ağacın hesabını da sandıkta soracağını aktaran Başak, şunları kaydetti: “Coğrafyamızın altı ve üstü yıllardır talan ediliyor. Rantla buranın doğasını yok ettiler. Botan’ın doğasını kendi yandaşlarına peşkeş çektiler. Cudi’de, Besta’da ve Gabar’da kesilen her bir ağacın, hesabını sormamız lazım. Türkiye’de bugün muhalefete yön veren Kürtlerdir. Nerede bir Kürt kazanımı varsa oraya saldırıyorlar. Bu yüzden belediyelerimiz gasp ettiler. Ancak bu politikalara karşı her geçen gün daha da güçleniyoruz. Bu halk iktidarın ertesi günün sabahında kayyım atacağını bilse de oyunu yine kendi partisine verecek. Halk bu seçimde gasp edilen iradesinin hesabını da soracak. Kesilen ağaçlarımızın, kirletilen suyumuzun, hırsızlık yapılarak elimizden alınan irademizin hesabını hep birlikte soracağız.”

ŞIRNEX

#Yeşil #Sol #Partide #gündem #sandık #güvenliği #Botanda #hırsızlığa #geçit #vermeyeceğiz

Şirnex’te eğitime bir gün ara

 Şirnex merkez, köy ve ilçelerinde  yoğun yağış nedeniyle okullara 1 gün ara verildi.

Şirnex’in Silopiya, Cizîr, Hezex, Qilêban ve Elkê ilçelerinde 2 gündür yağan yağmur hayatı olumsuz etkiledi. Yağıştan dolayı cadde ve sokaklar göle dönerken, bazı köy yollarında heyelan meydana geldi.

Şirnex’e bağlı kimi köylerde okullar tatil edilirken, Beytüşşebap Kaymakamlığı, “ 13 Nisan Perşembe günü eğitime 1 gün ara verildiğini duyurdu. Kaymakamlık açıklamasında, “İlçemizde etkili olan yağış nedeniyle 13.04.2023 Perşembe günü eğitime 1 gün ara verilmiştir” duyurdu.

HABER MERKEZİ

#Şirnexte #eğitime #bir #gün #ara

İpler hazır mı?

Bugün eğer seçim barajı anlamsız hale geldiyse bunu, oy verme kabininde koynunda taşıdığı o ipi çıkartarak, oy vereceği yeri bulan analarımıza borçluyuz. Analarımızı kocaman yüreğinden öpüyorum…

Gültan Kışanak*

Seçimlerin son otuz günlük maratonu başladı. Nasıl çıkış yapıldı, bugüne gelinceye kadar neler yaşandı, bunlar tabi ki önemli ama artık bütün bunları geride bırakarak başarıya odaklanmanın zamanı geldi. Şimdi her birimiz bütün enerjimizle sürece yüklenmeli ve en iyi sonuca ulaşmak için gece-gündüz demeden çalışmalıyız.

Demokratik siyaset, demokratik tartışma kültürünü de içinde barındırır. Farklı fikirler söylenir, güçlü bir tartışma yaşanır, sonunda alınan kararların hayata geçirilmesi için herkes elinden geleni yapmak için harekete geçer ve sonuca odaklanır. Seçimlere tek liste ile girme tartışması demokratik siyaset açısından faydalı bir tartışmaydı. Zira bu tartışmanın temelinde oyların boşa gitmesini önleme kaygısı vardı. Halk iradesinin sandığa tam olarak yansıması için seçim sisteminin iyi anlaşılması gerekiyordu. Bu tartışma sayesinde halk, yeni seçim sisteminin neler getirdiğini, içinde ne gibi riskler barındırdığını daha iyi anlamış oldu. Şimdi oyunu kullanırken bu riskleri de dikkate alarak tercihini yapacak. Emek ve Özgürlük İttifakı bileşen partilerin yönetimleri, toplumu da tartışmalara dahil ederek, bir kararlaşmaya gitti. Hayırlı olsun diyor, başarılar diliyorum.

Demokratik siyaset, demokratik tartışma kültürünü de içinde barındırır. Farklı fikirler söylenir, güçlü bir tartışma yaşanır, sonunda alınan kararların hayata geçirilmesi için herkes elinden geleni yapmak için harekete geçer

Seçim sistemiyle ilgili olarak şimdi halka doğru anlatmamız gereken bir konu daha var. Halk oyunu nasıl kullanacak? Seçmene iki oy pusulası verilecek Cumhurbaşkanlığı seçimi için verilen pusulada dört adayın resmi ve ismi yer alacağı için bu konuda tercih yapmak kolay olacak.

İkinci pusula ise milletvekilliği için. Bu pusulada seçmen ittifak içinde hangi partiyi tercih ediyorsa mührü o partinin amblemi altındaki yuvarlağa basacak. Örneğin pusulada Emek ve Özgürlük İttifakı’nın bulunduğu yeri bulup oraya ittifak çatısı altında seçime giden Yeşil Sol Parti veya TİP’ten hangisini tercih ediyorsa, o partinin ambleminin altına mührü basması gerekecek. Geçmişteki seçim deneyimlerimizden yola çıkarak bu konuda yaşanacak olası yanlışlıkların önüne geçmek için şimdiden bu konunun halka iyi anlatılması gerekir. Artık oyların çöpe gitmesi kadar, geçersiz oyların da seçim sonucunda etkili olduğunu tecrübelerimizden biliyoruz.

Bu konulara önemsiz ayrıntılar gözüyle bakılmamalı, zira bu ülkede 2019 seçimlerinde aynı zarfın içinden çıkan üç oy geçerli, biri geçersiz sayıldı. Mühürsüz oyların geçerli sayılması da bir YSK sihirbazlığıydı. YSK’nin her türlü belirsizliği, iktidar lehine yorumlayacağını bilmek için kahin olmaya gerek yok. Bize düşen halkın iradesinin sandığa yansıması ve sandığa atılan her bir oyun o sandıktan çıkması için alınması gereken tüm tedbirleri almaktır. Sadece bir oyla, kazanmak da kaybetmek de mümkün. Her bir yurttaşın oyu, tek başına kıymetlidir. Halklarımızın bu titizlikle sandık başına gideceğine, iradesini seçimlere yansıtacağına yürekten inanıyorum. Yeter ki biz doğru ve yeterli bilgiyi zamanında halka ulaştıralım.

Bize düşen halkın iradesinin sandığa yansıması ve sandığa atılan her bir oyun o sandıktan çıkması için alınması gereken tüm tedbirleri almaktır. Sadece bir oyla, kazanmak da kaybetmek de mümkün.

Bağımsız adaylarla seçime girdiğimiz 2007 ve 2011 seçimlerinde oy pusulası örneklerini büyüterek sokak sokak, köy köy halk toplantıları yaparak, pusuladaki yerimizi anlattık. Okuma yazması olmayanlar için de ip bağlayıp verdik. Bugün eğer seçim barajı anlamsız hale geldiyse bunu, oy verme kabininde koynunda taşıdığı o ipi çıkartarak, oy vereceği yeri bulan analarımıza borçluyuz. Analarımızı kocaman yüreğinden öpüyor, açtıkları yolda yürüyerek, mutlaka barışa ve demokrasiye ulaşacağımıza olan inancımı ifade ediyorum.

Aday arkadaşlarımızan her birine ayrı ayrı başarılar diliyor, deneyimlerimizin bize öğrettiği iki önemli ilkeye dikkat çekmek istiyorum. Biri yanlışlara karşı, ezen, ötekileştiren egemen zihniyete karşı net ve cesur olmak; diğeri de halka karşı mütevazi, samimi ve saygılı olmak. Savaşa, ölüme, zulme, adaletsizliğe, yoksulluğa karşı durmak için en önemli silahımız oyumuzdur, Şimdi oyumuzu kullanma zamanı.

*Kocaeli 1 Nolu F Tipi Cezaevi

#İpler #hazır #mı

Kürt halkının talepleri doğru okunmalı

Kürtler, bu tecrit politikasını barışı geliştirme önünde bir engel olarak görmekte ve buna son verilmesini istemektedirler. Elbette barışı sadece Kürtler talep etmemektedir. Bununla beraber Türkiye toplumu da benzer şekildeki barışı istemektedir.

Seyithan Akyüz

Türkiye’de 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerine sayılı günlere kala, alanlardaki siyasi ısınma da yoğunluğunu yavaş yavaş hissettirmeye başladı. Bu minvalde parti ve ittifakların milletvekili aday listelerini Yüksek Seçim Kurulu’na sunmalarıyla, seçim süreci yeni bir aşamaya geçmiş durumda. Belki birkaç gün daha listelerle ilgili tartışmaları izleyeceğiz, ama bu uzun sürmeyecek ve siyaset, kendini alanların atmosferine teslim etmek zorunda kalacaktır. Dolayısıyla seçim günü yaklaştıkça, siyasi hararetin artacağını tahmin etmek hiç de zor değildir. Bu işin doğası gereğidir. Ama meselenin önemli kısmı ve kanımca kazanmanın püf noktası, bu atmosferi doğru okumayla olacaktır. Zira toplumun çözüm bekleyen yığınla sorunları bulunmakta ve toplum da bu sorunlarına çözüm talebini meydanlarda dile getirecektir. Burada da anormal bir durum yok. Çünkü toplumun kendini en iyi ve doğru ifade ettiği yer, her zaman olduğu gibi bugün de alanlar olacaktır. Toplum, sorun ve taleplerini bu alanlarda ortaya koyarak, siyaset kurumundan çözümünü isteyecektir. Henüz tam anlamıyla ısınmamış olmasına rağmen, partilerin açılış, toplantı ve veya gösterilerinde bunun işaretlerini görmek mümkün. Tabii toplumun bu talep ve yaşadığı sorunlara çözüm isteği, önümüzdeki günlerde daha yoğun bir şekilde dile getirilecektir. Dolayısıyla kim veya hangi parti-ittifak alanlarda toplumun dile getirdiği talep ve sorunları doğru okur; çözüm bulma irade ve perspektifini ortaya koyarsa, onun seçimleri kazanacağını kestirmek de zor olmayacaktır. Kısacası kazanmak isteyen, alanlarda haykıran toplulukların ne istediğine bakmak zorundadır.

Peki şu ana kadar alanlarda en çok öne çıkan talep ve sorunlar neler ve bu gerçek muhatapları tarafından duyuluyor mu? Birincisi nettir. Yani toplumun talepleri belli ve yüksek sesle dile getirilmektedir. Nedir bu talepler? Görünürde toplumun temel sorunu ekonomi olarak görülse de; işin özü bu değildir. Zira ekonomiyi de bozan nedenler vardır. Yani bir ekonomik sorun kendi kendine oluşmaz. Bu bozulmaya vesile olacak nedenler var ve öncelikli olarak bunun görülmesi gerekir. Elbette toplum şu an ekonomik sorunu derinden hissetmektedir. Bunu ıskalamıyor veya görmezden gelmiyoruz. Burada temas etmek istediğimiz şey, toplumu derinden etkileyen ve yaşamını oldukça zorlayan ekonomik sorunun da bir nedeni olduğunu ortaya koymaktır. Günümüzün tabiriyle belirtecek olursak, ekonomik sorun bir sonuçtur. Neden ise Türkiye’nin kendi iç barışını tesis edememiş olmasıdır. Bu nedenle şunu net vurgularla belirtmek gerekir ki, Türkiye toplumunun temel sorunu BARIŞTIR. Barış, aynı zamanda, Türkiye’de toplumun tüm kesimleri tarafında en çok dile getirilen ve her şeyden çok ihtiyaç duyulan şeydir. Çünkü dünyada hiçbir devlet veya toplum, kendi iç barışını geliştirmeden, ekonomik sorunlarını çözememiştir. Dünyadaki tüm çağdaş ülkeler, iç barışını tesis ederek ekonomilerini büyütmüş ve bu yönlü refahlarını sağlamışlardır.

Bunun için ilk başta yapılması gereken şey, barışa hizmet etmeyen politik ısrardan vazgeçmektir. Çünkü mevcut devlet ve hükümetin yürüttüğü anlamsız politika, barışa hizmet etmediği gibi ülkenin kaynaklarını tüketmekte ve bunun sonucu olarak toplumun fakirleşmesini beraberinde getirmektedir. Barışçıl bir politika ise, Kürt sorununun demokratik yollardan çözümünü sağlamakla olacaktır. Zira Kürt sorununun demokratik yollarla çözümü, ülkedeki birçok sorunun da çözümünü sağlayacaktır. Bu çerçevede yapılacakların başında gelen şey ise, uzun bir zamandır İmralı’da yürütülen tecrit politikasına son vermek olacaktır. Sene başından itibaren alanlarda barışı talep edip tecrit politikasına son verilmesini isteyen Kürtler, seçim süreciyle birlikte bunu devam ettirmektedir. Seçimlerde kilit bir role sahip olan Kürtlerin bu talepleri görülmeli ve gereği yerine getirilmelidir. Sürekli alanlarda olan Kürtlerin temel gündemi, barışın önünde engel olan İmralı’daki tecridin kırılmasıdır. Çünkü Kürt toplumunun büyük bir kesimi için İmralı’da Sayın Öcalan’a yönelik geliştirilen tecrit sıradan bir hak ihlalinin ötesinde bir anlam taşımaktadır. Kürtler, bu tecrit politikasını barışı geliştirme önünde bir engel olarak görmekte ve buna son verilmesini istemektedirler. Elbette barışı sadece Kürtler talep etmemektedir. Bununla beraber Türkiye toplumu da benzer şekildeki barışı istemektedir. Bu nedenle halkların ortak talebi olan barışı geliştirmek siyaset kurumunun temel görevidir. Bu görevi kim veya kimler yerine getirirse seçimlerde onlar başarı elde edeceklerdir. Bu nedenle meydanlarda ortaya konulan talepler duyulmalı ve yerine getirilmelidir. Bunun için herkesin alanları doğru okuması gerekir.

#Kürt #halkının #talepleri #doğru #okunmalı

Serhat kentlerinde Yeşil Sol coşkusu

Erdexan’dan Wan’a kadar, Serhat kentlerinde Yeşil Sol Parti’nin adayları coşkuyla karşılandı

Yeşil Sol Parti’nin Serhat bölgesi adayları kentlerinde büyük bir coşku ve heyecanla karşılandı. Erdexan’dan Wan’a kadar Serhat bölgesinin her kentinde Yeşil Sol Parti’nin rüzgarı esiyor.

Wan

Yeşil Sol Parti, yoğun yağmur nedeniyle seçim bürosu önündeki tanıtım toplantısını Rêya Armuşê (İpekyolu) ilçesindeki bir düğün salonunda yaptı. Yüzlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen tanıtım toplantısına HDP, BDP il eşbaşkanları, Yeşil Sol Parti eşsözcüleri, Yeşil Sol Parti milletvekili adayları katıldı. Saygı duruşunun ardından konuşan DBP İl Eşbaşkanı Şengül Polat, “40 yıldır Kürt halkı üzerinden bir yıkım ve imha konsepti devam ediyor. Çok önemli bir süreçten geçiyoruz. Bu dönemde Sayın Öcalan üzerinden ağırlaştırılan bir tecrit var. Biz bir olursak bu tecridi kırabiliriz. Halkımız bunun için hazırdır ve 14 Mayıs’ta halkımız bunun cevabını en iyi şekilde verecektir” dedi.

 Hedef 8 vekil

Ardından konuşan HDP İl Eşbaşkanı Fikret Doğan, “Tarihi bir süreçten geçiyoruz ve önümüzde çok önemli bir seçim var. Tarihten bugüne kadar halkımız her türlü zulmü, inkarı, insanlık dışı muameleyi gördü ama halkımız geri adım atmadı. Bugünden itibaren herkesin elinden geleni yerine getirmesi gerekiyor” diye konuştu. Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü Veysi Dilekçi ise, “Partimiz gücünü Vedat Aydın, Deniz Poyraz, Orhan Doğan ve binlerce şehitten alıyor. Bu süreç içerisinde çok büyük bedeller ödedik, verdiğimiz bedellere rağmen boyun eğmedik ve eğmeyeceğiz. Zindandaki arkadaşlarımız nasıl ki geri adım atmıyorsa biz de atmayacağız. Hedefimiz bu seçimde 8 arkadaşımızı da meclise göndermek istiyoruz. Bugünden başlayarak sokak sokak halkımıza ulaşarak onları sandıklara davet edeceğiz” diye konuştu.

Bedlîs

Yeşil ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Bedlîs’te adaylarını tanıttı. Kentin milletvekili adayları Hüseyin Olan, Semra Çağlar Gökalp ve Enver Barin’i kent girişinde bulunan bir dinleme tesisinde davul ve zurnalar eşliğinde karşıladı. Ardından kent merkezi ve

Tetwan’da araçlarla büyük bir konvoy oluşturan kitle, Yeşil Sol Parti Tetwan seçin bürosuna geldi. Seçim bürosunda alkışlarla karşılanan adaylar, davul ve zurnalar eşliğinde halkla birlikte tekrar halaya durdu. Karşılama, adayların tanıtımı ile son buldu.

Erdexan

Yeşil Sol Parti Erdexan Milletvekili adayları Özgür Tanış ile Dicle Aktürk, büyük bir araç konvoyu Xoçvan’da karşılandı. Davul zurnalarla karşılanan adaylar ardından konvoyla önce Erdexan merkez ardından ise Golan (Göle) ilçesine geçti. İlçe merkezindeki seçim bürosu önünde toplanan yüzlerce kişi ise adayları sloganlarla karşıladı. Seçim bürosunun açılışının ardından halk davul zurna eşliğinde halaylar çekti. Alanda toplanan yüzlerce kişi “Direne direne kazanacağız” sloganları attı.

Erzirom

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Erzirom milletvekilleri adayları Meral Danış Beştaş, Abdurrahman Sever, Bahar Göksu ve Ayşan Tarlan Erzurum Havaalanında kitlesel olarak karşılandı. Daha sonra konvoy oluşturan adaylar Yeşil Sol Parti Erzirom İl Örgütüne doğru yol aldı. Mahallebaşı Seçim İrtibat Bürosu’nun açılışına katılan yüzlerce kişi adaylarını sloganlarla karşıladı. Adayların yaptıkları kısa konuşmanın ardından seçim bürosu HDP Grup Başkanvekili ve Yeşil Sol Parti Erzirom milletvekili adayı Meral Danış Beştaş ve anneler tarafından açıldı.

Qers

Bugün Qers’te ise Yeşil Sol Parti milletvekili adayı Gülcan Alp’ın katılımıyla, Cilawiz (Susuz) ve Zerîşat (Arpaçay) ilçelerinde seçim bürolarının açılışını gerçekleştirdi. Zerîşat’ta konuşan Alp, “Bu kentteki sorunların çözümü için çalışacağız. Türkiye’de ve Qers’te tarım neredeyse bitme noktasına geldi. Tüm bu eşitsizliği ortadan kaldırmak için herkesi oylarına sahip çıkmaya çağırıyoruz. Bu rejimi biz bitireceğiz” dedi. Ardından seçim bürosunun açılışı yapıldı. Ardından Cilawiz ilçesine geçen Alp ve beraberindekiler burada da sloganlarla karşılandı. Yapılan konuşmaların ardından büronun açılışı yapıldı.

Îdir

Yeşil Sol Parti Milletvekili adayları Aysel Aras ve Yılmaz Hun, Horgovê (Suveren) bölgesinde halk tarafından kitlesel bir şekilde karşılandı. Ardından uzun bir konvoyla kent merkezine geçen adaylar, burada seçim bürosunun açılışını gerçekleştirdi. Burada konuşan Aras, halkın büyük bir heyecan içerisinde olduğunu söyleyerek, “Birlikte yürüyeceğiz ve birlikte başaracağız” dedi.

Hun ise, “Yıllardır AKP-MHP faşizmi altında olan halkımız bu faşist iktidarı mutlaka yenecektir. Bu iktidar halkımızın, kadınların düşmanıdır. 14 Mayıs’ta biz bu inkar ve kayyım rejimine son vereceğiz” diye konuştu. Ardından seçim bürosu halaylar ve

Mûş

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Mûş’ta milletvekili adayları için kitlesel karşılama etkinliği düzenledi.  Sultan Alparslan Havaala’nın da konvoylar eşliğinde karşılanan vekil adayları kentin ana caddelerinde halkı selamladı. Burada konuşan Mûş Yeşil Sol Parti Milletvekili Adayı Sezai Temelli, önemli bir süreçten geçtiklerini vurgu yaparak, “Bizler çalışacağız. Bu iktidarı göndermek için hep birlikte çalışacağız. Kürt halkının iradesini her yerde seslendireceğiz. Muş’ta 3-0 oy yaparak Kürt halkının iradesini onlara göstereceğiz” diye konuştu.

HABER MERKEZİ

#Serhat #kentlerinde #Yeşil #Sol #coşkusu

Kobanê Davası yarın devam edecek

Kobanê Davası avukatı Özdoğan, ‘Dosyanın iktidarın seçim malzemesi haline getirilmesini eleştiriyoruz’ diyerek tüm tutukluların tahliyesini talep etti. Dava, yarın görülmeye devam edecek

DAIŞ’ın Kobanê’ye saldırılarına karşı 6-8 Ekim 2014 tarihinde gerçekleştirilen protestolar gerekçe gösterilerek Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş başta olmak üzere HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de aralarında bulunduğu 17 tutuklu 108 ismin yargılandığı Kobanê Davası’nın 24’ncü duruşması’nın 1’nci oturumu, Sincan Cezaevi Kampüsü Duruşma Salonu’nda görüldü.

Duruşma verilen aranın ardından avukatların savunmaları ile sürdü. İlk olarak HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Eş Sözcüsü Nuray Özdoğan söz aldı. Özdoğan, Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) kararlarının mahkeme dosyasına eklenmesine rağmen okunmadığına dikkat çekerek, mahkeme başkanının “Delil değeri yoktur” demesine rağmen delil niteliği taşıdığını dikkat çekti. Mahkemenin tavrını yargılama biçimi olarak kabul etmediklerini söyleyen Özdoğan, “Mayıs seçimleri itibariyle siyasetlerinden dolayı yargılanan müvekkillerin hak ihlalleri artmıştır. Müvekkillerin seçim için çalışma hakları ihlal ediliyor. Dosyayı mütalaaya götürme ve iktidarın seçim malzemesi haline getirilmesini eleştiriyoruz. Tüm tutukluların tahliyesini talep ediyorum” diye konuştu.

‘Sizi hukuka uygun davranmaya davet ediyoruz’

Av. Sevda Çelik Özbingöl, bürosunun 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde yıkıldığını ancak kendisinin 7 Şubat’ta mahkemede bulunduğunu belirterek, “Müvekkillerim, Zeynep Karaman ve Sebahat Tuncel sorgu işlemleri sürdürülürken mahkemenin kalan kişilerin sorgularının yapılmasına gerek duyulmadığı ve dosyanın mütalaaya sevk edilmesi yönünde karar verdiniz. Yargılanmanın başından beri Ceza muhakemesini yok sayan birçok kararla karşı karşıya kaldık. Duruşma zaptının 33 nolu bendinde dosyanın tekamül olduğundan bahsederek gereksiz gördüğünü mahkeme olarak açıkça söyleyebilmektesiniz. Müvekkillerimiz savunma yapmaya hazır. Siz en son ara kararı tesis ettiğiniz ve kalan 4 kişinin savunma yapma hakkını kullanmaya gerek duyulmadığını söylediniz, müvekkillerimize savunma hakkını kullanıp kullanmayacağınızı sormadınız. Bunları yapmamış olmanıza rağmen müvekkillerin savunma yapmadıkları, yargı sürecini uzatmak istediği gibi bir gerekçeyi tutanaklarınıza geçirdi mahkemeniz. Mahkemenin hukuki olarak hukuki basiretlere sahip olduğunu düşünüyoruz ve bu basiretleri uygulanmasını istiyoruz sizden. Yaptığınız gerekçelerin birçoğu sizin kanuna uygun olarak yapmamanız gerekiyordu. Sizi hukuka uygun davranmaya davet ediyoruz.”

Duruşma 13 Nisan 2023 tarihinde saat 10.00’a görülmeye devam edecek.

HABER MERKEZİ

 

#Kobanê #Davasıyarın #devam #edecek

Hewrlêr Süleymaniye saldırısı için araştırma komisyonu kuracak

Federe Kurdistan Bölgesi yönetimi, Süleymaniye Havalimanı’na yönelik saldırıyı araştırmak için komisyon kurma kararı aldı

Federe Kurdistan Bölgesi yönetimi, Kurdistan Yurtseverler Birliği’nin (YNK) kontrolündeki Süleymaniye Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırı nedeniyle bir araştırma komisyonu kurulması kararı aldı.

Federe Kurdistan Bölgesi’nden yapılan açıklamada, “Kurdistan Bölgesi Hükümeti, Süleymaniye Havalimanı’ndaki faaliyetlerden haberdar değil ve bu faaliyetler, yürürlükteki hükümet yasalarının dışındadır” ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, “Kurdistan Bölgesi Hükümeti’nin Süleymaniye Havalimanı’ndaki faaliyetlerinden haberdar olmaması kabul edilemez” denildi.

Federe Kurdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur Barzani başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nda alınan karar uyarınca, söz konusu komisyon Türkiye hava sahasının Süleymaniye Uluslararası Havalimanı’nı kullanan uçaklara kapatılmasını araştıracak.

HABER MERKEZİ

 

 

#Hewrlêr #Süleymaniye #saldırısı #için #araştırma #komisyonu #kuracak

Buldan’dan Riha halkına: Emine Şenyaşar’ın adalet çığlığını gözeterek oylarınızı kullanın

Beraberindeki HDP heyeti ile Şenyaşar ailesini ziyaret eden HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Riha halkına seslenerek ‘Emine Şenyaşar annemizin adalet çığlığını gözeterek oylarınızı kullanın’ dedi

Riha’da Adalet Nöbetini 751’inci gününde sürdüren Şenyaşar ailesine Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Ahmet Türk, Ömer Öcalan, Ayşe Sürücü, Yeşil Sol Parti Riha milletvekilleri adayları katıldı.

Nöbette ilk olarak konuşan Ahmet Türk, adaletsizliğin yaşandığı bir dönemden geçildiğini belirterek, katillerin ödüllendirildiği, mazlumların, zulme uğrayanların mağdur edildiği bir dönemin yaşandığını söyledi. Yaşanan ihlallerin faturasının halkın gözünde büyük olacağını vurgulayan Türk, “Bugün çok değerli Şenyaşar ailesi, gerçekten iradesini, fikrini beyan ettiği için hedef haline getirildi. Bir baba ve iki oğul katledildi. Anne, bu zulme karşı büyük bir direniş göstermektedir. İnanıyoruz ki artık bu zulüm dönemin sonuna erecek ve gerçekten katiller hesap verecek. Mağdurların gelecekle ilgili daha özgür bir adım atacağına inanıyoruz” dedi.

Türk devamında, “Ailenin acısı çok büyük. Bizlerde Kürt halkı olarak, gerçekten halkının geleceğini düşünen her insan, onurlu her insan bu zulme karşı tepkisini göstermelidir. Önümüzde bir seçim var, bir sandık gelecek. Bunun hesabını soramazsak bizlere yazıklar olsun” diye konuştu.

Buldan: Bu devran elbette dönecek

Ardından konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Şenyaşar ailesinin yaşadığı acıyı yürekten hissettiklerini söyledi. “Emine annenin bugün yanında olmaktan büyük bir onur duyuyorum” diyen Buldan, “Katliamı yapanların, faillerin beli olduğu ancak ne yazık ki hukukun işletilmediği bu dönemde Emine annenin adalet çağrısı, çığlığı ne yazık ki yerini bulmadı. Tek talepleri var bu ailenin failleri cezalandırılsın suçlular yargılansın ve cezasını bulsun. Gidenlerin geri gelmeyeceğini hepimiz biliyoruz, katledilen canlarımızın geri gelmeyeceğini biliyoruz ama failler yargılandığı ve cezalandırıldığı zaman teselli bulabiliriz. Bu devranın döneceğine yürekten inanıyoruz. Bu devran elbette dönecek, AKP hükümetinin artık son demlerini yaşıyor. 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde büyük bir kayıp yaşayacaklar işte biz o zaman adaletin geleceğine inanacağız” ifadelerini kullandı.

Riha halkına çağrı: Emine Şenyaşar’ın adalet çığlığını gözeterek oylarınızı kullanın

Urfalılara seslenen Buldan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu şehirde yaşayan bütün herkese Urfa’nın vicdanlı insanlarına sesleniyoruz. Emine Şenyaşar annemizin adalet çığlığını gözeterek oylarınızı kullanın. Karşımıza adalet bakanını aday olarak çıkarmış olabilirler. Urfa halkı adalet bakanını da tanıyor Şenyaşar ailesini de tanıyor. Verilecek olayların tamamıyla vicdanını geleceğini göz önünde bulundurarak vermesini temenni ediyorum. Emine Şenyaşar annemizin acısını bir kez daha yürekten inanıyorum. Adaletin AKP hükümeti gittikten sonra mutlaka ama mutlaka sağlanacağına yürekten inanıyorum. Urfa halkını da bu anlamda duyarlı olmaya çağırıyorum.”

Konuşmaların ardından Şenyaşar ailesi ile Adalet Nöbeti’nde oturan heyet, iftarını Şenyaşar ailesi ile nöbet yerinde iftarını açacak.

RIHA

 

#Buldandan #Riha #halkına #Emine #Şenyaşarın #adalet #çığlığını #gözeterek #oylarınızı #kullanın

‘Sahil Yolu’ projesiyle kuş türlerinin yaşamı tehlikeye atılıyor

Kayyum yönetimindeki Van Büyükşehir Belediyesi, ‘Sahil Yolu’ projesiyle kuş türlerinin yaşamını tehlikeye atarken, uzman uyarılarına rağmen projeyi genişleterek, sazlık alanları yapılaşmaya açtı

Kayyum yönetimindeki Wan Büyükşehir Belediyesi, Wan Gölü kıyısında bulunan ve yüzlerce kuş türünün yaşadığı alanda 10 kilometrelik “Sahil Yolu” projesini genişletmeye devam ediyor. Sazlık alanın yok olmasına neden olan proje, canlılara yaşam alanı bırakmıyor.

Canlıların yaşam alanı yok oluyor

Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından “tehlike altında olan kuş türü” olarak belirtilen Dikkuyruk kuşunun en yoğun yaşadığı yerlerin başında gelen sazlıklar, aynı zamanda nesli tehlike altında olan ve korunması gereken Bozkır delicesi, Çamur çulluğu, Kervan çulluğu ve Gök kuzgun kuşlarının da barınma yerleri.

Sahil yolunun geçtiği sazlıklarla ilgili uzmanlar tarafından 2019 yılında hazırlanan “Çevresel faktörlerin Van sazlığı sulak alanı üzerindeki etkileri” ile 2017 yılında yapılan “Van Sazlığının Biyoçeşitliliği” raporlarında bu alanlarda ekosistemin yok edileceğine dair birçok veri sunulsa da, bu veriler dikkate alınmadı.

Yeni park projesi

Kayyum, bilime ve araştırmalara kulak asmayarak yaptığı projeye yenilerini ekliyor. Yolun devamı olarak gölün kıyısına bu kez park yapılıyor. Yıl sonunda açılması beklenen parkın gölün doğasına vereceği zarar ise tepkilere neden oldu. Kayyum yaptığı açıklamada, “devasa park içinde bulunan sazlık ve doğal yaşam alanlarına dokunulmayacak” ifadeleri kullanılsa da bölgedeki araç ve insan trafiğinin artması nedeniyle, sazlık alan ve buradaki canlılar zarar görecek.

Yapılaşmaya açıldı

Proje kapsamında sahildeki alanlara kazıklar çakılmaya başlandı. Ayrıca parkın yapılacağı alana beton döküldü. Kayyım her ne kadar “doğası bozulmayacak” diyerek kendisini savunsa da, çakılan kazıklar, dökülen beton bölgenin faunasına ciddi zararlar veriyor. Proje kapsamında bölgeye otopark, seyir terasları, oturma alanları da yapılacak ve bölge yapılaşmaya açılacak.

HABER MERKEZİ

#Sahil #Yolu #projesiyle #kuş #türlerinin #yaşamı #tehlikeye #atılıyor

ABD’den Türkiye merkezli 5 şirkete yaptırım

ABD Hazine Bakanlığı’nın, Rusya’ya yönelik yaptırımlara uymadıkları gerekçesiyle yaptırım kararı verdiği şirketlerden 5’i Türkiye merkezli

ABD Hazine Bakanlığı, Rusya’ya yönelik yaptırımlara uymadıkları gerekçesiyle 20’den fazla ülkede 120’den fazla şahıs ve şirkete yaptırım kararı aldı. Listede, Türkiye merkezli 5 şirket bulunuyor.

Washington yönetiminden Reuters’a konuşan bir yetkili, yaptırımlar ile Rusya’yla bağlantılı olan Türkiye merkezli kuruluşlar ve denizcilik ile ticaret sektörlerindeki kişilerin hedef alındığını söyledi. Söz konusu isim, yaptırımları Türkiye’ye yönelik bir ‘uyarı ateşi’ olarak niteledi.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, “Washington, Rusya’yı ve Ukrayna’daki savaşı destekleyenlere karşı aksiyon almaya devam edecek” dedi.

Yaptırım listesine, Türkiye’den şu şirketler eklendi: ARTVIN MARITIME AND TRADE LIMITED COMPANY, AZU INTERNATIONAL BILGI TEKNOLOJILERI VE DIS TICARET LIMITED SIRKETI, DEXIAS INTERNATIONAL PRODUCTS AND TRADE LIMITED COMPANY, SALDA MANAGEMENT MARITIME AND TRADE LIMITED COMPANY, SMART TRADING TRANSPORTATION INDUSTRY AND TRADE LIMITED COMPANY.

DIŞ HABERLER

 

#ABDden #Türkiye #merkezli #şirkete #yaptırım