Ana Sayfa Blog Sayfa 643

Ağır hasta tutuklular Susin ve Yıldırım için tahliye talebi

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi ve İHD, 30 yıllık hasta tutuklular Mehmet Emin Susin’in ve Serdar Yıldırım’ın cezaevinde yaşamlarını sürdürmelerinin zor olduğunu ifade ederek, tahliyelerini talep etti

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla eylemlerinin 449’uncu haftasında İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi önünde toplandı. “Tedavi haktır engellenemez, hasta mahpuslar serbest bırakılsın” pankartının açıldığı eylemde Giresun Espiye L Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Mehmet Emin Susin’in durumuna dikkat çekildi. Açıklamaya Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Ankara 1’inci bölge milletvekili adayları da katıldı. Açıklama öncesi Galatasaray Meydanı’nda yakınlarının akıbetini soran Cumartesi Anneleri’nin gözaltına alınması protesto edildi.

‘30 yıldır kötü koşullarda yaşadı’

Eylemde konuşan İHD Merkezi Hapishaneler Komisyonu Eşsözcüsü Nuray Çevirmen, 1993’te tutuklanan Mehmet Emin Susin’ın yaklaşık 30 yıldır çeşitli hapishanelerde tutulduğunu belirterek, “Uzun hapislik süresi boyunca ve kötü koşullardan kaynaklı pek çok hastalık meydana gelmiş ve gün geçtikçe de durumu ağırlaşmıştır. İlk tutuklandığı 1993 yılından, 2000 yılına kadar Diyarbakır’da hapishanede tutulan olan Susin daha sonra Adıyaman E Tipi Hapishanesine gönderilmiş ve 2000-2011 yılları arasında burada tutulmuştur. Sonrasında Karabük, Şırnak, Van, Erzurum, Giresun E Tipi Kapalı hapishanelerinde tutulmuş ve son olarak Giresun/Espiye L Tipi açıldığında buraya getirilmiş ve yaklaşık 2 yıldan fazla bir süredir de bu hapishanede bulunmaktadır” bilgilerini paylaştı.

‘Tek başına ihtiyaçlarını karşılayamıyor’

Susin’in hipertansiyon ve şeker hastası olduğunu, şeker hastalığından dolayı fiziksel engellerinin bulunduğunu belirten Çevirmen, “Hastalıklarına bağlı olarak neredeyse tüm dişleri dökülmüş durumda ve bundan kaynaklı olarak beslenmede sorun yaşıyor. Şeker hastası olmasına rağmen sıvı gıdalarla beslenmek zorunda kalmıştır. Bu hastalıklarının yanı sıra kalp hastasıdır. Tek başına ihtiyaçlarını karşılayamıyor ve arkadaşlarının desteği ile yaşamını devam ettirebiliyor. Aile görüşüne ve telefona ancak koluna girilerek ve yürüteç desteği ile çıkabilecek duruma gelmiştir. Daha önce hastalıkları nedeni ile 2017-18 yılları arası Giresun Devlet Hastanesinde sağlık kuruluna çıkarılmış ancak heyet oy çoğunluğuyla cezaevinde kalabilir raporu verdiği için tahliye edilmemiş ve durumu her gün daha da kötüleşmiştir. 2020 yılında yapılan avukat görüşünde de sonraki süreçlerde de Adli Tıp Kurumuna sevk için başvuru yaptığını, hastaneye gidişlerde dar ve havasız ring araçlarında saatlerce elleri kelepçeli bir şekilde yolculuk ettiğini, yolculuk sırasında nefes dahi alamadığını bu sebeple rapor almak için ATK kurumuna gitmek istemediğini aktarmıştır” ifadelerinde bulundu.

‘Acil olarak tahliye edilmeli’

Ailesinden uzak cezaevinde tutulduğuna bundan kaynaklı olarak ziyaretlerinin gerçekleştirilemediğine dikkat çeken Çevirmen, “30 yılını doldurmasına 6 ay kalan Mehmet Emin Susin’in hapishanede yaşamını devam ettiremeyeceği açıktır. Mehmet Emin Susin’in hastalıklarından kaynaklı olarak acil olarak tahliyesinin gerçekleştirilmesi ve tedavisine ailesinin yanında sağlıklı koşullarda devam edilmesi gerekmektedir” dedi.

İHD Yüzde 98 engelli ağır hasta tutuklu Yıldırım için çağrı

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu da, her hafta düzenledikleri “F Oturumu” eyleminin 577’ncisini dernek binası önünde gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde, Mersin R Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan yüzde 98 engelli ağır hasta tutuklu Serdal Yıldırım’ın durumuna dikkat çekildi. Açıklamayı İHD Hapishaneler Komisyonu üyesi Meryem Bars okudu.

Tek başına yaşamını idame edemeyen Yıldırım’ın ölüme terk edildiğini belirten Bars, belden aşağısı felçli olan Yıldırım’ın mide ülseri nedeniyle yeterli beslenemediği için aşırı kilo kaybı yaşadığını, sırt omurlarına takılan platinlerin kayması nedeniyle de sürekli ağrı çektiğini aktardı.

Tahliye çağrısı

Yıldırım’ın Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) 5 kez verdiği “Cezaevinde kalamaz” raporuna rağmen “güvenlik tehdidi yaratacağı” gerekçesiyle tahliye edilmediğini kaydeden Bars, bu durumun ise yaşamına kast ettiğini söyledi.

Yıldırım’ın tahliye edilmesi çağrısında bulunan Bars, “Acı çekerek ve zor koşullarda ölümle yaşam arasında bir çizgide yaşama tutunmaya çalışan Serdal Yıldırım’ın sağlık ve yaşam hakkının korunabilmesi için derhal serbest bırakılması, tedavi ve bakımının ailesinin desteğiyle serbest koşullarda sürdürülmesi gerekmektedir. Yetkilileri göreve, kamuoyunu duyarlılığa çağırıyoruz” denildi.

ANKARA / İSTANBUL 

#Ağır #hasta #tutuklular #Susin #Yıldırım #için #tahliye #talebi

Eren: 14 Mayıs hesap sorma günüdür

Yeşil Sol Parti eş genel başkanların katılımıyla Kurdistan’da seçim turlarına devam ediyor. Sur’da yapılan buluşmada konuşan Yeşil Sol Parti Amed Milletvekili adayı Serhat Eren, ’14 Mayıs, evlerimizi, köylerimizi ve Sur’u yakanlardan hesap sorma günüdür’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) kent kent, sokak sokak, seçim irtibat büro açılışlarını sürdürüyor. Bu amaçla Kurdistan’da yürütülen çalışmalar kapsamında Amed ve Şırnex’te (Şırnak) büro açılışları ve halk buluşmaları gerçekleştirildi.

Sur’un direnişini unutmayacağız

Yeşil Sol Parti Amed İl Örgütü, Sur’da seçim büro sayısını 3’e çıkardı. Yeşil Sol Parti bayraklarıyla süslenen büronun açılışına vekil adayları Serhat Eren, Ceylan Akça, Sorgül Aytek, Cengiz Çandar ve çok sayıda yurttaş katıldı. Burada konuşan HDP İl Eşbaşkanı Zeyyat Ceylan, “Sur’un her metrekaresinden haberiz, Sur’un talan edilişini, katledilen canlarımızı asla unutmayacağız. Sur yaşamını, direnişini, mücadelesini asla unutturmayacağız” dedi.

Umudumuz asla bitmeyecek

Ceylan’ın konuşması esnasında polis uyarısı üzerine kitleden “Bijî berxwedana Sur’e” sloganları yükseldi. Konuşmasına devam eden Ceylan, “Sesimizi kısmayın biz sesinizi kısacağız. 6 yıldır burada bir direniş yürütüldü bunun adı Sur’dur, Kürtlerdir. Kimse bunun önünü kesemez” diye konuştu. Yeşil Sol Parti vekil adayı Sorgül Aytek ise, “Kürdistan’ın mücadelesi yüz yıllardır devam ediyor, biz demokrasi ekoloji ve kadınlarla tekrar inşa edeceğiz. Umudumuz asla bitmeyecek. Bu parti Kürtlerin partisi sandıkları asla bırakmamalıyız” dedi.

Sur’u yakanlardan hesap soracağız

Vekil adayı Serhat Eren de, “Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Sebahat Tuncel ve hepsinin hesabını soracağız. Binlerce insanımızı hukuksuz bir şekilde rehin tutuyorlar, 14 Mayıs’ta onları özgürleştireceğiz. 14 Mayıs, evlerimizi, köylerimizi ve Sur’u yakanlardan hesap sorma günüdür” ifadelerinde bulundu. Eren’in “Sayın Öcalan rolünü oynamalı” sözlerine de müdahale eden polise karşılık kitle “Bijî Serok Apo” sloganını attı.

14 Mayıs’ta ‘azadî piroz be’ diyeceğiz

Yeşil Sol Parti vekil adayı gazeteci Cengiz Çandar da, Kürtçe “Benim için aşk Sur’da başlamıştı” dedi ve sonra Türkçe devam ederek, “En son Amed’e geldiğimde Sur kuşatma alayındaydı. O gün gazeteci olarak buradaydım, Fırat Anlı, Gültan Kışanak, Hatip Dicle’yi görmüştüm, sonra Sur’a bakmayı gözüme alamadan Sur’dan ayrılmıştım. Yazının başlığını da ‘Suriçi canımın içi’ koymuştum. 7 yıl aradan sonra Sur’a döndüğümde 14 Mayıs günü için ‘azadî piroz be’ diyeceğimiz o gün için bütün gücümü harcayacağım, bütün siyasetçileri alıp buraya getirmek olacak. Amed’in, Sur’un gerçek evlatlarını tekrar özgürlükle ve Amed’e kavuşturmak olacak ve oradan Kürt sorunu için 14 Mayıs’ta ‘azadî piroz be’ diyeceğiz, o güne kadar da Disa em Disa em” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Barış Anneleri katılımıyla büro açıldı.

Hezex’te özgürlük halayları

Şirnex’ın Hezex (İdil) ilçesinde de devam eden çalışmalar kapsamında Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü İbrahim Akın, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz’in de aralarında olduğu heyet kitlesel bir şekilde karşılandı. Heyet ardından Hezex Turgut Özal Mahallesindeki seçim irtibat bürosunun önüne geçti. Burada yüzlerce kişi “Bijî Serok Apo” ve “Jin jiyan azadî” sloganı eşliğinde heyeti karşıladı. Heyet ardından kitle ile beraber zılgıtlar eşliğinde halaya durdu.

14 Mayıs gidecekleri günün işareti

Seçim bürosunda konuşan Aydeniz, Kürt halkının duruşu ve mücadelesi ile ayakta kaldığını dile getirerek, “Bu savaş politikasıyla tecrit politikasıyla bizleri bitireceklerini sananlar kendileri bitiyorlar. 14 Mayıs’ta gidecekleri günün işaretidir” dedi. EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk de, kayyum politikasını ve Kürt siyasetçilerin tutuklanmasını eleştirerek, “Biz kardeşliği böyle anlamıyoruz. Sınır ötesine operasyon istemiyoruz. Biz Erdoğan’ın her gün sınırı geçmekten bahsetmesini istemiyoruz. Biz bu ülkede bir açlık sınırı var. Erdoğan gücün yetiyorsa gel bu ülkedeki açlık sınırını geç. Eğer açlık sınırını geçemiyorsan, sınırları geçmekten bahsetme” dedi.

Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü İbrahim Akın ise, seçim startını verdikleri gün Deniz Poyraz’a söz verdiklerini belirterek, “Görülmemiş hesabımızı 14 Mayıs’ta görme sözü verdik. Ant olsun ki görülmemiş hesabımızı soracağız. Dün Nusaybin ve Kızıltepe’de sorduk. Yarın da 14 Mayıs’ta soracağız” dedi.

HABER MERKEZİ

 

 

#Eren #Mayıs #hesap #sorma #günüdür

Taksim AKM’de yangın çıktı

Taksimde bulunan Atatürk Kültür Merkezi’nde yangın çıktı

Taksim’de bulunan Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) yangın çıktı. Yangın sonrası çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi bölgeye sevk edilirken, yangının neden çıktığı henüz öğrenilemedi.

Yangın büyümeden itfaiye ekipleri tarafından kontrol altına alındı.

HABER MERKEZİ

#Taksim #AKMde #yangın #çıktı

İnci kefali için av yasağı başladı

Wan Gölü’nde yaşayan inci kefalinin neslinin devamı için üreme dönemi olan 15 Nisan-15 Temmuz’da arası dönem için av yasağı başladı

Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Muhammet Demir,  endemik tür olan inci kefali için uygulanan av yasağının başladığını belirtti. Yasakla beraber balıkçılar, 90 gün boyunca Van Gölü’nde balık avlayamayacak.

Demir, 15 Nisan-15 Temmuz arasında kaçak avcılık yaptığı tespit edilenler hakkında idari yaptırım uygulanacağını belirtti.

WAN

#İnci #kefali #için #yasağı #başladı

Almanya’da binler Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için yürüyor

Almanya’da on binlerce kişi PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için yürüyüş yapılıyor

Avrupa Demokratik Güç Birliği ve Avrupa’daki Kurdistanlı Kurumlar Platformu öncülüğünde ağır tecrit altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için yürüyüş düzenleniyor.

Sabahın erken saatlerinde Almanya ve Avrupa’nın farklı yerlerinden gelerek DGB-Haus önünde buluşurken, Rheinpark’ta yapılacak miting için alanına doğru Almanca “Öcalan’a özgürlük’ pankartı eşliğinde yürüyüşe geçildi. Binler
“Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü ve Kürdistan’ın statüsünün tanınması” talebiyle yürüyorlar.

Yürüyüş başladı

Kadınların ön kortejde yer aldığı yürüyüşte “Free Öcalan”, “Freedom Öcalan” flamaları taşınırken, “Bijî Serok Apo”, “Bê Serok Jiyan Nabe”, “Selam selam, İmralı’ya bin selam” sloganları yükseliyor.

Ayrıntılar geliyor….

#Almanyada #binler #Abdullah #Öcalanın #özgürlüğü #için #yürüyor

İHD Genel Başkanı Eren Keskin gözaltına alındığını duyurdu

İHD Genel Başkanı ve yazarımız Eren Keskin Sabiha Gökçen Havalimanı’nda gözaltına alındığını duyurdu.

İHD Genel Başkanı ve gazete yazarımız Eren Keskin Sabiha Gökçen Havalimanı’nda gözaltına alıdnığını duyrudu.

Keskin, Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Sabiha Gökçen havalimanında gözaltına alınıyorum” dedi.

Ayrıntılar geliyor..

#İHD #Genel #Başkanı #Eren #Keskin #gözaltına #alındığını #duyurdu

Çelik ve Keremoğlu’nun akıbeti soruldu

Amed ve Elîh’te yapılan ‘Kayıplar bulunsun, failler yargılansın’ eylemlerinde 1994’te Mêrdîn’in Qoser ilçe karakoluna gittikten sonra katledilen Ali Çelik’in ve 1995 tarihinde Wan’da gözaltına alınıp kaçırıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Kadir Keremoğlu’nun akıbeti soruldu

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed ve Êlih şubeleri “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eylemlerini bu hafta da sürdürdü.

Amed’de her hafta yapılan eylemin 740’ıncı haftasında Rezan (Bağlar) ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya gelen insan hakları savunucuları, bu haftaki eylemde 1994’te Mêrdîn’in Qoser ilçe karakoluna gittikten sonra katledilen Ali Çelik’in faillerini sordu.

Açıklama öncesi konuşan İHD Amed Şubesi Başkanı Abdullah Zeytun, geçen hafta Galatasaray Meydan’ında Cumartesi Annelerine yapılan saldırıyı kınayarak, hiçbir şiddettin hesapsız kalmayacağını söyledi.

Gözaltına alındığı kabul edilmedi

Kaybettirilen Çelik’in hayat hikayesini ise İHD Yönetim Kurulu Üyesi avukat Jiyan Ormanlı okudu. Ormanlı, “Ali Çelik 1957 doğumlu Mêrdîn’in Dêrik (Derik) ilçesine bağlı Gire Sor (Bayraklı) köyü Susikeli (Değirmenler) mezrasında yaşıyordu. Evli ve dört kız, iki erkek çocuk babası olan Çelik, geçimini çiftçilik yaparak sağlıyordu. Aynı zamanda köyünün de muhtarıydı. Köylerine 90’lı yıllarda sık sık askerler tarafından baskın yapılıyordu. Çelik de bu baskınlar sırasında daha önceden gözaltına alınmış, işkence görmüş, dört ay kadar da tutuklu kalmıştı. Serbest bırakılmasından yaklaşık bir yıl sonra köylerinin çevresinde konaklayan ‘Göçerler’ askerler tarafından karakola götürülür. Muhtar olduğu için konuyla ilgili olarak karakola çağrılır. 11 Nisan 1994 tarihinde köyünden Kızıltepe’ye karakola gitmek için yola çıkar. Görgü tanıkları onu en son Germik köyü yakınlarındaki yolda görür. Aynı gün Karakol tarafından Çelik’in evi aranır ve yeniden karakola çağrılır. Bunun üzerine ailesi onun karakola ulaşmadığını düşünür ve onu aramaya başlar. Karakola giden ailesi onu sorar ancak Karakolda bulunan yetkililerden, böyle bir kişinin kendilerinde olmadığı yanıtını alır” diye belirtti.

Faili meçhule bırakıldı

Çelik, öldürüldükten bir hafta sonra cansız bedeni Ceylanpınar Devlet Çiftliği’nde zirai ilaçlama yapan uçağın pilotu tarafından bulunduğunu hatırlatan Ormanlı, “Ali Çelik’in dosyası günümüze kadar faili meçhul olarak kalır” dedi. Eylem, Çelik tüm kayıplar için bir dakika oturma eylem ile son buldu.Êlih’te ise kayıp yakınları ve İHD Şubesi üyeleri de eylemlerinin 576’ncı haftasında Gülistan Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde toplandı. Eylemde, bu hafta 14 Nisan 1995 tarihinde Wan’da gözaltına alınıp kaçırıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Kadir Keremoğlu’nun akıbeti soruldu.

‘Ölüm listesinde adın var dendi’

Açıklamayı yapan İHD Şube Yöneticisi Abdurrezak Katamaz hikayeyi şöyle aktardı: “Geverli (Yüksekova)olan Keremoğlu ailesi Wan’da yaşıyordu. Varlıklı olan aileyi tehdit eden JİTEM bağlantılı kişiler, ‘ölüm listesinde adınız var’ diyerek haraç istiyordu. Aile haraç vermeyi reddedince hedef haline geldi. 75 yaşındaki iş insanı Kadir Keremoğlu 14 Nisan 1995 tarihinde Wan merkezde bulunan Keremoğlu Camisi’nden çıktığında 01 EA 600 plakalı Beyaz Toros ve ona eşlik eden 65 ER 279 plakalı Doğan, 06 FH 600 plakalı Broadway ve 34 ALL 82 plakalı otomobildeki kişiler tarafından kaçırıldı. Aile yaptığı araştırma sonucunda; Keremoğlu’nu kaçıranların onu Yeşil kod isimli Mahmut Yıldırım’a teslim ettiğini, ardından önce Van JİTEM merkezine, daha sonra da Van Jandarma Alay Komutanlığı’na götürüldüğünü öğrendi. Aile ayrıca kaçırma olayına karışan JİTEM’le ilişkili şahısların kimlik bilgilerine de ulaştı.

Dosya AHİM’e taşındı ama…

Van Emniyet Müdürü, Van Valisi ve Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar ile görüşen aile bu bilgileri paylaşarak babalarının bulunmasını istedi. Değişik tarihlerde aile ile iletişim kuran ve kendilerini özel harp dairesi ve istihbarat mensubu olarak tanıtan kişiler ile Yarbay rütbeli bir subay, babalarını teslim etmek için onlardan fidye istedi. Olay, Aktüel Dergisi’nin 285 ve 286 sayılı nüshalarında detaylarıyla yer aldı. Keremoğlu Ailesi 13 Ocak 1997 tarihinde meclis Susurluk Araştırma Komisyonu’na verdiği ifade de yaşananları anlattı ve zanlıların isimlerini açıkladı. Ailenin Amed, Colamêrg ve Wan’da adliyeler arasında gidip gelen dosyada Kadir Keremoğlu’nun akıbetinin açığa çıkartılması ve sorumlu olanların cezalandırılmasını sağlayacak nitelikte bir yargılama faaliyeti yürütülmesi girişimleri sonuçsuz kaldı. Dava 2015 yılında Anayasa Mahkemesi’ne taşındı. Anayasa Mahkemesi de başvuruyu reddederek iç hukuk yollarını tamamen kapattı ve aile dava AİHM’e taşıdı.”

AMED / ÊLİH

#Çelik #Keremoğlunun #akıbeti #soruldu

Adana’da 4,2 büyüklüğünde deprem

Adana’da 4,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafın yapılan paylaşımda Adana’da merkez üssü Saimbeyli ilçesi olan 4,2 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Saat 12:37’de yaşanan depremin 7 kilometre derinlikte gerçekleştiği belirtildi.

ADANA

 

#Adanada #büyüklüğünde #deprem

Avrupa Sendikaları Konfederasyonu: Hükümet sendikalar ile çalışmalı

Avrupa Sendikaları Konfederasyonu, deprem bölgesine dair izlenimlerini paylaştı: Hükümet sendikalar ile çalışmalı

Avrupa Sendikaları Konfederasyonu (ETUC) Genel Sekreteri Esther Lynch, ETUC Genel Sekreter Yardımcısı Patrick Itschert, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) Avrupa Bölge Sekreteri Anton Leppik, ITUC Asya Pasifik Koordinasyon Müdürü Toshitaka Hayashi, Kamu Eemkçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Şükran Kablan’ın da aralarında olduğu çok sayıda sendika üyesi deprem izlenimlerine ilişkin Antakya’daki Künefeciler Meydanı’nda açıklama yaptı.

Burada konuşan ETUC Genel Sekreteri Esther Lynch, 44 milyon işçinin dayanışma mesajını getirdiklerini söyledi. Yaşananları sahada görmek ve neler olduğunu bilmek için geldiklerini belirten Lynch, tüm zorluklara rağmen işçilerin dayanışmalarını gördüklerinde gurur duyduklarını söyledi.

Uluslararası firmalardan moloz ve yeniden inşada görev alacaklara Toplu İş Sözleşmesi (TİS) uyarısında bulunan Lynch, “Kimse emekçiler üzerinden para kazanmamalı” diye konuştu. “Sendikaların yürüttüğü çalışmalardan etkilendim. Sağlık, kütüphane, eczane çalışmalarında bu toplumun ne kadar dirençli olduğunu gördük” diyen Lynch, “Hükümetin dünyada olduğu gibi çalışmaları sendikalarla oturarak yapması gerekiyor” diye konuştu. Şirketlerin de sendikalarla bir araya gelerek işverenler, işçiler üzerinden planlama yapması gerektiğine işaret eden Lynch, “Son olarak Türkiye’de ki yurttaşlara Avrupa sendikal hareketlerin sizi unutmayacağını söyleyeceğim. Bunun için elimizden geleni yapacağız” ifadelerinde bulundu.

HATAY

#Avrupa #Sendikaları #Konfederasyonu #Hükümet #sendikalar #ile #çalışmalı

Federe Kürdistan Bölgesi’nde okullara Çarşema Sor arası

Federe Kürdistan Bölgesi Eğitim Bakanlığı, Êzîdi halkının bayramı olan Çarşema Sor vesilesiyle okullarda resmi tatil ilan ettiğini duyurdu

Federe Kürdistan Bölgesi Eğitim Bakanlığı’nın yayınladığı yazılı açıklamasına göre, 19 Nisan Çarşamba gününe denk gelen Êzîdi halkının Çarşema Sor (Kızıl Çarşamba) Bayramı vesilesiyle tüm eğitim merkezlerinde resmi tatil olacak.

Çarşema Sor, adı verilen Serê Sale (yılbaşı) bayramı, Êzîdi halkının en önemli bayramlarından biridir. Êzîdi halkı Çarşema Sor’u her yıl Laleş ve Şengal olmak üzere bütün dünyada farklı törenlerle kutluyor.

DIŞ HABERLER

#Federe #Kürdistan #Bölgesinde #okullara #Çarşema #Sor #arası