Ana Sayfa Blog Sayfa 650

Savaşın bir yıllık bilançosu: Binlerce genç yaşamını yitirdi, milyar dolarlar savaşa harcandı

Türkiye’nin Zap, Avaşîn ve Metîna bölgelerine dönük saldırılar bir yılını geride bıraktı. Bir yılda yüzlerce genç yaşamını yitirdi, binlerce kez kimyasal silah kullanıldı ve sadece 2022 yılında savaşa 11.9 milyar dolar harcandı

Türkiye geçen yıl 14 Nisan’da ‘pençe-kilit’ adı altında Federe Kürdistan Bölgesi’nin Zap, Avaşîn ve Metîna bölgelerine dönük saldırılar başlattı. 1 yılını geride bırakan saldırılarda, 3 bin 730 kez yasaklı bomba ve kimyasal silah kullanıldığı belirtildi.

Halk Savunma Merkezi (HSM) Karargah Komutanlığı’ndan bir yıllık sürece dair yapılan ve ANF’de yer alan açıklamada, 14 Nisan 2022 ile 14 Nisan 2023 tarihleri arasında yaşananlara dair bilgiler yer aldı.

Zap, Avaşîn ve Metîna’da asker ve korucuların bazı alanlardan çekildiğine dikkat çekilen açıklamada, 259 HPG ve YJA-Star üyesinin yaşamını yitirdiği aktarıldı. Açıklamada, 2 bin 833 asker ve korucunun yaşamını yitirdiği ve 387’sinin de yaralandığı ifade edildi.

Açıklamada, tank, obüs, havan ve ağır silahlar ile bölgenin on binlerce kez bombalandığı, 4 bin 233 kez savaş uçağı ve 5 bin 628 kez de helikopterle bombalandığı kaydedildi. Yine 3 bin 730 kez yasaklı bomba ve kimyasal silahlarla da saldırı gerçekleştirildiği belirtildi.

RojNews’te bir yıllık sürece dair hazırlanan dosyada ise, 14 Nisan 2022 tarihinde Behdinan bölgesine yapılan bombardıman ile başlayan saldırılarda eş zamanlı olarak Melaxeta ve Serzêr bölgelerinden Federe Kürdistan topraklarına karadan saldırı da düzenlendi. Türkiye, Skorski tipi helikopterler ve savaş uçaklarıyla askerlerini Zap ve Avaşin’deki bazı noktalara konuşlandırmaya çalıştı.

Çatışmalar sonucunda geri çekilmek zorunda kalan Türkiye, ardından KDP kontrolünde bulunan Bamernê, Amêdî, Dêrelok ve Batufa bölgelerindeki üslerinden çok sayıda gücü Zap’a doğru yönlendirdi. KDP ile yapılan işbirliği sonucu Türkiye, KDP peşmergesi kılığında bölgeye girebildi.

Bunun üzerine Türkiye, Avaşin ve Zap bölgelerinde ağır ve kapsamlı saldırılar başlattı. Çatışmalar özellikle Avaşin bölgesindeki Mam Reşo, Zap’taki Şikefta Birindaran ve Zap’taki Çiyayê Reş’te yoğunlaştı.

Amaç tüm sınır hattını kontrol altına almaktı

Saldırının amaçladığı coğrafi kapsam Kêlaşin’den başlayarak Bihêr’e devam ediyor, yani Xakûrkê bölgesinden Avaşin, Zap ve Heftenin’e ulaşıyordu. Amaç, Federe Kürdistan’dan Rojava ve Suriye hattına ulaşan 50-60 kilometre derinliğine kadar olan bölgeyi işgal etmekti. ‘Pençe-kilit’ isminin seçilme amacı da Kürdistan’ın dört parçasının birleştiği İran-Irak-Suriye üçgenini kontrol altına almaktı.

Eylemsizlik kararına rağmen saldırılar sürüyor

Bu arada KCK, 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Mereş merkezli depremlerin ardından 10 Şubat’tan itibaren askeri eylemlerini durdurdu. KCK’nin deprem nedeniyle aldığı ve seçimlere kadar uzattığı ‘eylemsizlik’ kararına rağmen, Türkiye’nin saldırıları aralıksız devam ediyor. HPG’nin verilerine göre, Türkiye sadece şubat ayı içerisinde 142 kez fosfor bombaları ve yasaklı silahlarla saldırı düzenledi.

Savaşa milyarlarca dolar hazırlandı

Bu arada Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI), 2021 yılına ilişkin küresel askeri harcamalar raporuna göre, Türkiye’nin 2012-2020’deki askeri harcamalarının yüzde 63 arttığına işaret edildi.

Raporda, Türkiye’nin 2021’de 15,5 milyar dolar savaş harcaması yaptığı bildirildi. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in yayımladığı, 2022 Yıllık Raporu’na göre ise, Türkiye gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) yüzde 1,37’sini ‘savunma’ harcamalarına ayırdı. Rapora göre, Türkiye 2022 yılında 11,9 milyar dolar savaş harcaması yaptı.

DIŞ HABERLER

#Savaşın #bir #yıllık #bilançosu #Binlerce #genç #yaşamını #yitirdi #milyar #dolarlar #savaşa #harcandı

Gazeteci Ertaş’a yöneltilen suçlama: Röportajlar ve kitaplar

Xwebûn gazetesinin tutuklu Yazı İşleri Müdürü Mehmet Ali Ertaş’ın iddianamesinde yaptığı röportajlar suç sayıldı

Amed’te 15’i tutuklu 18 gazeteci hakkında 10 ay sonra hazırlanan 728 sayfadan oluşan iddianame, Diyarbakır 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Gazeteciler, yaptıkları programlar, konuklarıyla yaptıkları görüşmeler, verdiği demeçler ve çalıştığı yapım şirketleri gerekçe gösterilerek, “örgüt üyesi olmakla” suçlanıyor.

MA’dan Azad Altay’ın haberine göre iddianamenin Ertaş’a dair bölümünde, yurt dışından yayın yapan Sterk TV ve Medya TV’nin serverlarından elde edilen yayın tartışmaları suçlama konusu yapıldı.

Ertaş’ın meslektaşlarıyla birlikte yaptığı “Çavdêrî” adlı program suçlamalar arasında yer alıyor.

Haberler suç sayıldı

Ertaş’ın çeşitli tarihlerde yaptıkları röportajlar da iddianamede yer aldı. Ertaş’ın 2 Nisan 2021 tarihinde avukat Kazım Bayraktar ile PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit ve Kürt siyasetine dönük baskılara aldığı röportaj; 7 Aralık 2020’de İHD Onursal Başkanı Akın Birdal ile yaptığı röportaj; 28 Eylül 2019’da TEV-DEM Yönetim Kurulu Üyesi Foza Yûsif ile Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırılara dair demeç de suça konu edilen haberler arasında yer aldı.

Kürtçe gazeteler suç delili oldu

Yine ilk günlük Kürtçe gazete olan ve KHK ile kapatılan Azadiya Welat ile şu an haftalık yayın yapan tek Kürtçe gazete Xwebûn’un sayıları da suç sayıldı. Gazetelere dair, “örgütün propaganda faaliyetleri kapsamında çalışmalar yürüttüğü” değerlendirmesi yapıldı.

Özgür Gündem’deki göreviyle Türkiye’nin ilk kadın genel yayın yönetmeni unvanını alan Gurbetelli Ersöz ve Cizîr’de mahsur kaldıkları bodrum katlarında yakılarak öldürülen Azadiya Welat gazetesinin Yazı İşleri Müdürü Rohat Aktaş’ın fotoğrafları da suça konu edildi.

İddianamedeki dikkat çekici başka bir ayrıntı ise, cezaevleri yönetimlerinin elinden geçtikten sonra dışarıya ulaşan mektupların suç sayılması oldu. B.A’nın Kayseri Kadın Cezaevi’nden; S.A.’nın ise Diyarbakır Cezaevi’nden gönderdiği mektuplar iddianamede yer aldı. Mektupları yazan kişilerin “örgüt üyeliği” ya da “örgüt propagandası” iddialarıyla kayıtlarının olduğunun belirtilmesi dikkat çekti.

Tanık ifadesi

“CV23TY45UP78” adlı gizli tanığın tüm gazetecilere dair “program yapıyorlardı” yönündeki beyanları, gazeteci Ertaş ile ilgili olan bölümde de yer aldı.

İddianamenin “değerlendirme” kısmında, Ertaş’ın, “Sterk TV ve Medyahaber TV’den gönderilen talimatları uygulamak, farklı uygulamalar üzerinden yurt dışı merkezleriyle ayda bir toplantılar yapmak, dijital materyallerinde örgütsel resim, video ve kayıtlar bulundurmak, örgüte müzahir yayın organlarına demeç vermek şeklindeki eylemleriyle terör örgütü ile organik bağa sahip olduğu, örgütün hiyerarşisine dahil olduğu, örgütün amacı doğrultusunda bilerek ve isteyerek hareket ettiği” iddiaları yer aldı.

AMED

#Gazeteci #Ertaşa #yöneltilen #suçlama #Röportajlar #kitaplar

Yeşil Sol Parti Ankara adayı Türkmen: Ankara sokaklarında Üçüncü Yol rüzgarı esecek

Yeşil Sol Parti Ankara Milletvekili adayı Emirali Türkmen ‘Ankara’da bundan sonra Üçüncü Yol rüzgarı esecek’ dedi

Türkiye’nin yüzyıllık kaderini belirleyecek 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimleri maratonu, aday listelerinin belirlenmesiyle başladı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP), kapatma davası karşısında Türkiye halklarını seçeneksiz bırakmayarak Üçüncü Yol stratejisiyle Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) ile seçimlere giriyor.

MA’dan Özgür Paksoy’a konuşan Yeşil Sol Parti’nin Ankara adayı Emirali Türkmen, ‘40 yıllık Ankaralı olarak söylüyorum Ankara sokaklarında üçüncü yol rüzgârı esecek’ dedi

Türkmen’in siyasi geçmişi

Erziromlu ailenin bir çocuğu olarak dünyaya gelen Emirali Türkmen, çocukluk yıllarından itibaren bir Tuzluçayırlı olarak büyüdü. 55 yıllık yaşamını sosyalist mücadeleye adayan Türkmen, Kuruçeşme Toplantıları’nda yer aldı, Birleşik Sosyalist Parti için mücadele etti, Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nin kuruluşunda yer aldı. Bir Ankaralı olan Türkmen, 1989’dan itibaren insan hakları mücadelesinde yer aldı, 1990’lı yılarda bahar eylemlerinde yürüyen işçilerin yanında gazeteci oldu. Gazeteci ve yazar Türkmen, 20 yıldır Dipnot Yayınları’nın Genel Yayın Yönetmenliği görevini sürdürüyor.

Halk alternatifsiz değil

Bu düzeni değiştirme kararlılığıyla seçimlere gittiklerini belirten Türkmen, tekçi rejim karşısında çok kimlikli, çok kültürlü, özgür bir coğrafyayı inşa edeceklerini vurguladı. Yeşil Sol Parti ile yeni bir seçenek yarattıklarını dile getiren Türkmen, “Halkımıza söz verdik, biz sizi alternatifsiz bırakmayacağız dedik. Sözümüzü tuttuk, seçimlere Yeşil Sol olarak giriyoruz. Halkımıza sözümüzü tutmak için, tek adam rejimini yıkmak için bütün enerjimizle milyonlarla birlikte 30 gün sonra bu işi noktalamış olacağız. Bir sayfayı kapatıyoruz, Türkiye’ye özgürlükçü, demokratik, barışçıl değerlerini savunan bir toplum düzeni için ilk adımımızı atıyoruz” dedi.

Söyleyecek hiç bir şeyleri yok

Ankara’da seçim öncesi sessizliğe dikkat çeken Türkmen, “Toplum gergin, mutsuz ve stresli. Tek adam rejiminin temsilcileri, siyasi partileri, onlarla iş birliği yapanlar, sokağa çıkacak yüzleri yok. Topluma 22 yıl sonra ne diyecekler. Biz sizi depremin altında bıraktık, sellerle sulara verdik mi diyecekler. Pandemide hastanelerde mağdur ettik hikayesi mi anlatacaklar. Biz size güzel köprüler ve yollar yaptık ama arabaya koyacağınız benzininiz yok mu diyecek. Demokrasi isteyenlere ne diyecekler, bu ülkede barış ve özgürlüğü savunanlara ne diyecekler? Söyleyecekleri hiçbir şey yok” ifadelerinde bulundu.

Üçüncü Yol rüzgarı Ankara’da

Ankara’nın artık iki kutba mahkum bir kent olmadığını söyleyen Türkmen, “Ankara’ya Üçüncü Yol geliyor. Emek ve Özgürlük İttifakı Üçüncü Yol çizgisiyle başka bir düzen kurmaya geliyor. Bu düzen emeğin hakkını savunmaktır, özgürlükleri savunmaktır, demokrasiyi savunmaktır, barışı savunmaktır; birlikte yaşamı, çok kimlikli, çok kültürlü, çok inançlı Türkiye toplumuna uygun bir düzen kurmaktır. Doğal olarak Ankara’da bundan sonra Üçüncü Yol rüzgarı esecek. Bu coğrafyada, Ankara’nın sokaklarında, ben 40 yıllık bir Ankaralı olarak artık el ele tutuştuğumuz, yan yana durduğumuz, birlikte yürüdüğümüz atmosfer inşa ediyoruz” diye belirtti.

Eşit yurttaşlık hakkı

Ankara seçmenine çağrıda bulunan Türkmen, “22 yıl sonra gelin bu sayfayı birlikte kapatalım. Tek adam düzenini birlikte yıkalım, Ankaralılar tek adam rejiminden kurtulmak istiyorlar. İkincisi Ankaralılar kendi inançlarıyla, kendi kültürleriyle özgürce yaşamak istiyorlar. Ankara önemli bir Alevi kentidir, Aleviler diyor ki Cemevleri artık inanç merkezi olsun. Din dersi seçmeli olsun istiyorlar. Biz eşit yurttaşlık istiyoruz. Biz Yeşil Sol Parti olarak programımıza koyduğumuz gibi tüm yurttaşlarımıza eşit yurttaşlık hakkı veriyoruz” diye konuştu.

Sandığa gidin çağrısı

Türkmen, son olarak seçmene, “Sandığa gidin, oyunuzu atın, bu tek düzeni yıkalım. Oylarımıza sahip çıkalım, birlikte yeni bir bahara başlayalım. Bu bahar ağacın yaprakları yeşeriyor. Yeşil Sol’un yaprakları büyüyor, hep birlikte bunu büyütelim” çağrısında bulundu.

ANKARA

#Yeşil #Sol #Parti #Ankara #adayı #Türkmen #Ankara #sokaklarında #Üçüncü #Yol #rüzgarı #esecek

Kazada yaralanan Beştaş Ankara’ya sevk edildi

Qereyazi’de trafik kazası geçiren ve belinde kırık tespit edilen HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, ambulans uçakla Ankara’ya sevk edildi

Seçim çalışmaları kapsamında Erzirom’un (Erzurum) Qereyazi (Karayazı) ilçesine giden Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkan vekili Meral Danış Beştaş, dün akşam içinde bulunduğu aracın şarampole yuvarlanması sonucu meydana gelen kazada ağır yaralandı. Beştaş ile aynı araçta bulunan şoförü Mehmet Vefa, Mehtap Demirkaya ve ismi öğrenilemeyen parti yöneticisi de hafif yaralandı.

Belinde kırık oluştu

Ambulans ile Karayazı Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Beştaş, ilk müdahalenin ardından Erzurum Şehir Hastanesi’ne sevk edilirken, belinde kırık tespit edilen Beştaş, ambulans uçakla Ankara’ya sevk edildi.

Hayati tehlikesinin olmadığı öğrenilen Beştaş’ın, yarın ameliyata alınacağı bilgisi edinildi.

ANKARA

#Kazada #yaralanan #Beştaş #Ankaraya #sevk #edildi

KHK’li Dîlok adayı: Onlar gidecek KHK’liler kazanacak

Yeşil Sol Parti’nin Dîlok adayı KHK ile ihraç edilen Fatma Bayındır, ‘KHK’ler gidecek biz kazanacağız’ vurgusu yaptı

14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri için tüm partiler saha çalışmalarına hız verdi. Adayların açıklanmasıyla birlikte startı verilen çalışmalar kapsamında aday tanıtımları da sürüyor.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) Dîlok (Antep) adaylarından biri ise 2016’da Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında devreye konulan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile öğretmenlik mesleğinden ihraç edilen Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) emekçisi Fatma Bayındır.

Kadın özgürlüğü için buradayım

Adaylığı ve çalışmalara dair konuşan Bayındır, “Birlikte kazanacağız, KHK’ler gidecek biz kazanacağız” mesajı gönderdi. KHK mücadelesinin yanı sıra Yeşil Sol Parti’den milletvekili adayı olmasındaki diğer etkenleri sıralayan Bayındır, “Kadın özgürlüğünü öne çıkaran politikalarından dolayı buradayım. Bunun yanında iki kutuplu bir Türkiye siyaseti değil, üçüncü yol olarak kendi siyasetimizi kurmamız gerek. Ne AKP-MHP faşist bloğu ne de geçmişin özlemini içinde barındıran ulusalcı ve ittihat-terakki geleneğini sürdürmek isteyen ikinci kutubuz, biz gerçek muhalefet olduğumuzu düşünüyoruz” dedi.

Sınıf farklılıkları görülüyor

Milletvekili adayı olduğu Dîlok’un birçok farklı etnisiteyi barındırdığına dikkat çeken Bayındır, “Antep hem çok zenginlerin hem de çok yoksulların olduğu, sınıf farklılıklarını çok derin bir biçimde gördüğümüz bir kent. Savaş hemen yanı başımızda yaşanıyor. Sokaklarda, caddelerde peçete satan çocuklara yürek dayanmıyor. Kadınlar çok ciddi emek sömürüsüne maruz kalıyor. Antep Türkiye’de ciddi bir sanayi kenti. Bu kadar yoksulluk ile bu kadar ihracat rekorlarının kırıldığı bir kentte patronlar ile aynı havayı teneffüs ediyoruz. Bu çatışmayı da sıklıkla yaşıyoruz. Burada işçi direnişleri geçmişten bugüne yaşanıyor. Biz Yeşil Sol Parti olarak emekçilerin güvenlerini garantiye almak da üçüncü yol siyasetinin bir parçasıdır. Emekçilerin kurtuluşu da bizden geçiyor” ifadelerini kullandı.

Biz kadınca siyaset yapmak istiyoruz

Dîlok’ta fermuar sistemini uyguladıklarına dikkat çeken Bayındır, “Yeşil Sol Parti olarak Türkiye genelinde yüzde elli eşit temsiliyet talebimizi şu anda yüzde kırk beş olarak yerine getirmiş durumdayız. Umarız ki gelecek seçimlerde kadın temsili yüzde ellinin üstüne çıkacaktır. Bunun için mücadelemize devam ediyoruz” diye konuştu. Siyasetin eril ve erkek dili ile üretildiğini aktaran Bayındır son olarak, “Biz kadınca siyaset yapmak istiyoruz. Biz kadınlar olarak barış taleplerimizi kendimiz vurgulamak istiyoruz” diye ekledi.

DÎLOK

#KHKli #Dîlok #adayı #Onlar #gidecek #KHKliler #kazanacak

Battalgazi’de moloz nöbeti devam ediyor: Amaç bizi burdan göndermek

Meleti Battalgazi’de moloz dökümüne karşı 8 gündür nöbet tutuluyor. Mahalle sakinleri ‘Mıcır ocağı, GES, şimdi de moloz yaşamımızı etkiliyor’ diyerek duruma tepki gösterdi

Mereş merkezli depremlerin yıkıma yol açtığı Meleti’de enkaz kaldırma çalışmaları sürüyor. İnönü Üniversitesi kampusü ve 16 mahallenin içinde yer aldığı Battalgazi ilçesine bağlı Memurek bölgesine dökülen enkazlar, özelikle Memurek mahallesindeki yurttaşlardan tepki topladı.

Tepkiler sonucunda enkaz dökme işlemi o alandan alınıp, şehir mezarlığının da içinde olduğu Çermiktî (Yeşilyurt) ilçesindeki alana dökülmeye başlandı.

Ancak tarımın geçim kaynağı olduğu Memurek’e dökülen enkazlar taşınmayınca mahalleliler, Memurek Destek Platformu’nu oluşturarak nöbet eylemi başlattı.

MA’dan Mahmut Altıntaş’ın haberine göre yurttaşlar 8 gündür nöbette olduklarını ve molozlar kaldırılıncaya kadar da nöbeti sürdüreceklerini söyledi.

Hastalığa neden oluyor

Platform üyesi Nazife Onay, molozlardan sonra 1 Mart’ta platformu kurduklarını ve tepkilerini göstermeye başladıklarını, 8 gündür de nöbet eylemi sürdürdüklerini söyledi. Onay “Bilim insanlarına göre molozlarda asbest ve çok sayıda kimyasal var; bunlarda çok sayıda hastalığa neden oluyor. Bunlar toprağa ve suya karışıyor, 100 yıl etkisi sürüyor. Bu sebeple platform olarak eylemlere başladık. Eylemlerimiz sonucu dökme işlemi durduruldu. Mahkemeye başvurduk. 2 aydır maskesiz bu molozlarla yüz yüze kaldık. Molozlar kaldırılana kadar da direneceğiz” diye konuştu. Onay, yol kesme eylemine kadar adım atılmadığını, muhatap bulamadıklarını, yol kesme ile dökme işleminin durdurulduğunu kaydetti. Onay, bölgenin geçim kaynağının tarım olduğunu, mıcır ocağı, 20 bin GES paneli ile alanlarının zaten daraltıldığını belirterek, amacın göçertmek olduğunu ifade etti. Çevre örgütlerine seslenen Onay, destek çağrısında bulundu.

MELETİ

#Battalgazide #moloz #nöbeti #devam #ediyor #Amaç #bizi #burdan #göndermek

Terastan düştüğü iddia edilen 14 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

Qoser’de 6 katlı bir binanın teras katından düştüğü iddia edilen 14 yaşındaki Beritan Beşar yaşamını yitirdi

Mêrdîn’in Qoser (Kızıltepe) ilçesine bağlı Yeni Mahallede’de, 14 yaşındaki Beritan Beşar’ın 6 katlı bir binanın teras katından düştüğü iddia edildi. Olay yerine gelen polis ve sağlık ekipleri tarafından ambulansla Kızıltepe Devlet Hastanesi’ne kaldırılan çocuğun hayatını kaybettiği belirlendi. Beşar’ın cansız bedeni, otopsi için Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

MÊRDÎN

#Terastan #düştüğü #iddia #edilen #yaşındaki #çocuk #hayatını #kaybetti

Tutuklu Ancar’ın sevk talebi 3 yıldır ret ediliyor

Ailesi Amed’de olan İskenderun T Tipi Kapalı Cezaevi tutuklu bulunan Cebrail Ancar 3 ailesinin yanına sevk edilmeye çalışılıyor. Ancak başvurusu her seferinde ret edilirken, duruma itiraz eden avukatı Mehtap Sert, ‘Siyasi mahpuslara yıllardır düşman hukuku ve tecrit uygulanmaktadır’ dedi

İskenderun T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Cebrail Ancar, 27 Eylül 2021’de Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk talebinde bulundu. İskenderun T Tipi Kapalı Cezaevi İdaresi, Ancar’ın talebini “cezaevinin doluluk oranı” gerekçesiyle reddetti. Bunun üzerine Ancar’ın avukatı Mehtap Sert aracılığıyla kararın kaldırıp, sevkinin yapılması için aynı yıl Ankara 17’nci İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Avukat Sert başvurusunda, müvekkilinin ailesinin Amed’de bulunması ve aradaki mesafe nedeniyle ailesi ile ilişki kuramadığına dikkat çekti. Savunma yapan Adalet Bakanlığı ise, işlemin “hukuka uygun olduğu”nu ileri sürerken, mahkeme, 28 Eylül 2022’de cezaevi idaresi kararını “hukuka uygun” ve “kamu düzenini bozacak” gerekçeleriyle başvuruyu reddetti.

Mahkemeler birbirini savundu

Ret kararına karşı Sert, bu kez Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10’uncu İdari Dava Dairesi’ne başvurdu. Mahkeme, Ankara 17’nci İdare Mahkemesi’nin verdiği ret kararının “usul ve hukuka uygun” olduğunu savunarak, başvuruyu reddetti.

Onun dışındakiler sevk edildi

Verilen karara tepki gösteren Sert, “Siyasi mahpuslara yıllardır düşman hukuku ve tecrit uygulanmaktadır. Ancak afet döneminde bile düşmanlığın devam etmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Müvekkilin ailesi Diyarbakır’da yaşamakta olup, annesi yaşlıdır. Bakanlığın nakil talebini ret gerekçesi hukuka uygun değildir. Aynı dönemde aynı cezaevinden birden fazla nakil olmuştur” diyerek buna karşı mücadelelerinin süreceğini söyledi.

HATAY

#Tutuklu #Ancarın #sevk #talebi #yıldır #ret #ediliyor

Mûş’ta Yeşil Sol Parti rüzgarı: Ortadoğu’yu değiştireceğiz

Yeşil Sol Parti, Mûş’un Yaygın beldesinde seçim bürosu açılışı yaptı. Açılışta konuşan , Sezai Temelli “Bizler sadece Türkiye’yi değiştirmeyeceğiz, bütün Ortadoğu’yu değiştireceğiz” dedi

Yeşiller Sol ve Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Mûş’un Yaygın beldesinde seçim irtibat bürosu açtı.  Mûş Milletvekili adayları Sümeyye Boz, Sezai Temelli ve Serhat Dursun’un yanı sıra çok sayıda kişi açılışa katıldı. Vekil adayları Serhat Dursun ve Sümeyye Boz, seçimin önemine işaret ederek, barış ve demokrasi yolunun 3’üncü Yol’dan geçtiğini söyledi.

Yeşil Sol Parti’nin bir diğer adayı Sezai Temelli ise, “Bizler sadece Türkiye’yi değiştirmeyeceğiz, bütün Ortadoğu’yu değiştireceğiz. Çünkü çok iyi biliyoruz ki bugün Ortadoğu’da bu zulme katlanan Kürt halkıdır ve eğer zulüm bitecekse bu da Kürt halkının elindedir. O yüzden sandığa giderek yaşamı ve geleceği aydınlığa çıkaracağız” diye konuştu.

MÛŞ

#Mûşta #Yeşil #Sol #Parti #rüzgarı #Ortadoğuyu #değiştireceğiz

1200 kişinin öldüğü sitenin denetim sorumlusu tutuklandı

Antakya’da 58 bloğun tamamının yıkıldığı ve yaklaşık 1200 kişinin hayatını kaybettiği ‘600 Evler Sitesi’ denetim sorumlularından Cihat Ateş tutuklandı

Mereş depremlerinde yıkılan binalara ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı Deprem Suçları Soruşturma Bürosu’nun yürüttüğü soruşturma kapsamında, Antakya Güzelburç Mahallesi’nde 58 bloğun tamamının yıkıldığı ve yaklaşık 1200 kişinin hayatını kaybettiği “600 Evler Sitesi” olarak bilinen “600 Evler Konut Yapı Kooperatifi”nin yapı denetim sorumlularından Cihat Ateş hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Gözaltına alınan şüpheli, işlemlerinin ardından çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.

HABER MERKEZİ

#kişinin #öldüğü #sitenin #denetim #sorumlusu #tutuklandı