Ana Sayfa Blog Sayfa 665

Galatasaray Meydanı’na çıkan Cumartesi Anneleri’ne gözaltı

Cumartesi Anneleri, AYM’nin verdiği ‘hak ihlali’ kararına rağmen polis ablukasının sürdüğü Galatasaray Meydanı’nda açıklama yapmak isterken gözaltına alındı

Cumartesi Anneleri, 700’üncü haftadan itibaren eylemlerinin engellenmesine karşı başvurdukları Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) verdiği “hak ihlali” kararına rağmen polis ablukasının sürdüğü Galatasaray Meydanı’nda açıklama yapmak istedi. Eylemlerinin 941’inci haftasında “AYM kararına uyun, Galatasaray’daki ablukayı derhal kaldırın” diyen Cumartesi Anneleri’nin açıklaması öncesi ablukanın sürdüğü meydanda polis sayısı arttırıldı.

Meydanda bir araya gelen Cumartesi Anneleri ve insan hakları savunucuları, polis ablukasına rağmen açıklamada bulundu. Ancak açıklamanın ortasında anneleri engelleyen polis, daha gözaltı için etraflarını sardı. Bu esnada sık sık AYM’nin kararını hatırlatan anneler ve insan hakları savunucuları daha sonra gözaltına alındı.

Aralarında İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Eren Keskin ve Cumartesi Anneleri’nin de bulunduğu en az 10 kişi gözaltına alındı.

Galatasaray Meydanı’nın bulunduğu İstiklal Caddesi’ndeki polis ablukası devam ediyor.

Ayrıntılar geliyor…

#Galatasaray #Meydanına #çıkan #Cumartesi #Annelerine #gözaltı

Müslim: Seçimler Ortadoğu denklemini değiştirecektir

14 Mayıs’ta yapılacak seçimleri değerlendiren PYD Eşbaşkanı Salih Müslim, seçimlerin tarihi önemine değinerek, ‘Erdoğan ve AKP iktidarının yıkılması hem Türkiye hem de Başûrê Kurdistan’ı etkileyecek, Ortadoğu denklemini değiştirecektir. Faşizmin gitmesi Başûrê Kurdistan’ı oldukça etkileyecektir’ dedi

Türkiye ve Kurdistan kentleri 14 Mayıs’ta seçime giderken, seçimin etkilerinin Kurdistan’ın diğer parçalarını da etkileyeceği belirtiliyor. Fırat Haber Ajansı’na (ANF) değerlendirmelerde bulunan Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Salih Müslim, 14 Mayıs’ta Türkiye’de yapılacak seçimler çok önemli olduğunu belirtti.

AKP mecbur seçim yapıyor

Türkiye’deki iktidarın özellikle 2015’ten sonra yürüttüğü savaş politikasıyla ekonomi, siyasi ve diplomatik olarak Türkiye’yi iflasa sürüklediğini belirten Muslim, “Diplomatik görüşmelerimizde bu defalarca dile getirildi. Kürtlerin imha planlarını yapan faşist rejim, Rojava’ya da Başûrê Kurdistan’a da saldırıyor. Herkesten Kürtlere karşı savaşında kendisine yardım etmesine istiyor. Türkiye’yi bu hale soktular. Bu seçimleri de keyfi değil geldiği durum nedeniyle mecburiyetten yapıyor” dedi.

Her yeri karıştırabilirler

14 Mayıs seçimleriyle iktidarı gönderme fırsatını doğduğunu ifade eden Müslim, “ Bu seçim her yönüyle Türkiye’nin kaderini değiştirecektir. Ya Türkiye’de sorunlar demokratik bir şekilde çözülecek ya da faşizmin ve sultancı sistemin altında kalacaktır. Bu iktidarın hedefinde sadece Kürtler ve Türkiye halkları yok, dünyadaki herkes duyarlı olmalıdır. Bu faşist iktidarın sağı solu belli değil. Her yeri karıştırabilir, birçok şeyi bozabilir. Türkiye’de seçimler iyi ya da kötü tarihi bir değişimin önünü açacaktır” dedi.

Savaş politikası yürütecekler

İktidarın “Güvenlik” bahanesiyle Rojava ve Federe Kurdistan Bölgesi’ne yönelik saldırılarının temelinde çözmek istemediği Kürt sorunu olduğunu dile getiren Müslim, “Bu seçimler Rojava için de çok önemli. Eğer bu faşist iktidar seçimleri kazanırsa Rojava’ya dönük işgal planlarını tamamlamak ister. Hedefleri Suriye’nin tamamını işgal etmek. Birleşmiş Milletler’de (BM) gösterdiği Kuzey ve Doğu Suriye sınırı boyunca 32 kilometre derinliğindeki işgal haritasını gerçekleştirmek istiyor. Eğer bu iktidar kalırsa bunu yürütür. Zaten planı da budur. Bundan dolayı bize doğrudan etkisi var” dedi.

Saldırı ihtimali hala var

Depremden önce Türkiye’nin bölgeye saldırı planladığını hala böylesi bir saldırı ihtimalinin olduğuna işaret eden Müslim, “Droneleri ve SİHA’ları her gün sınır hattı boyunca dolaşıyor ve saldırılar düzenliyor. Onun için kanmayalım; savaşanlar ayrı, seçim yapanlar ayrıdır. Rehavete düşmeyelim. Bunlarda ne ahlak, ne kanun ne de ölçü var. Dünyanın tamamı tarafından yasaklanan kimyasal silahları da kullanıyorlar” ifadelerinde bulundu.

Eylemsizlikle Türkiye’ye bahane verilmedi

KCK’nin depremin ardından aldığı eylemsizlik kararını değerlendiren Müslim, bunun çok insani bir karar olduğunu belirterek, “Depremin kurbanları Kurdistanlılardı. Onlara bahane vermeyecek bir karardı. Ancak Türk devleti Bakur ve Başûrê Kurdistan’da saldırılarını durdurmadı ve günlük olarak sürdürdü” diye konuştu.

KDP ile AKP’nin gizli anlaşmaları var

AKM-MHP ittifakının seçimleri kaybetmesinin KDP’yi de etkileyeceğine işaret eden Müsli, “Özellikle KDP olmak üzere Başûrê Kurdistan yönetimi petrol ve ekonomi gibi her şeyi ellerine aldı. Erdoğan ve ailesiyle petrol ve büyük şirket anlaşmaları yaptılar. Daha duymadığımız şeyler de var, onlar da yarın öbür gün ortaya çıkabilir. Erdoğan ve ailesiyle gizli yapılan anlaşmalar. Erdoğan ve AKP iktidarının yıkılması hem Türkiye hem de Başûrê Kurdistan’ı etkileyecek, Ortadoğu denklemini değiştirecektir. Faşizmin gitmesi Başûrê Kurdistan’ı oldukça etkileyecektir” dedi.

HABER MERKEZİ

#Müslim #Seçimler #Ortadoğu #denklemini #değiştirecektir

Mazlum Ebdi’den açıklama: Bu saldırılara karşı birlik olacağız

DSG Genel Komutanı Mazlum Ebdi, Süleymaniye Uluslararası Havalimanına yönelik saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada saldırılara karşı birlik olacağız dedi

Süleymaniye Havalmanı’na yönelşk yapılan saldırı gündemde yerini korumaya devam ediyor. DSG Genel komutanı Mazlum Ebdi’nin hedef aldındığı iddiaları DSG tarafından bizzat yalanlanırken Mazlum Ebdi olayı Twitter adresinden yaptığı açıklama ile kınadı.

Bafil Talabani’nin Twitter’dan yaptığı açıklamayı alıntılayarak cevap veren Ebdi, YNK’nin Rojava’yı desteklemesinin, Türkiye’yi rahatsız ettiğini söyledi.

Mazlum Ebdi, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Süleymaniye’deki kardeşlerimiz ve müttefiklerimizle ilkeli ilişkilerimizi sürdürecek ve bu saldırılara karşı birlik olacağız”

Ne olmuştu?

Talabani’den açıklama: Süleymaniye’deki saldırı Kürtlere yönelik

DIŞ HABERLER

#Mazlum #Ebdiden #açıklama #saldırılara #karşı #birlik #olacağız

YSK’nın verilerine göre 1,6 milyon depremzede adresini taşımadı

YSK’nin verilerine göre seçmen kaydını taşımamış 1 milyon 662 bin depremzede seçim günü seçmen kaydının bulunduğu yere dönmezse oy kullanamayacak

Mereş ( Maraş) merkezli 6 Şubat’ta yaşanan depremlerin ardından 11 kentteki milyonlarca insan, deprem bölgesindeki yakın illere ya da Ankara, İstanbul gibi büyük şehirlere göç etti. Depremzedelerin 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde oy kullanmaları için göç ettikleri kentlerde kayıtlarını da değiştirmeleri gerekiyordu.

Milliyet’te yer alan habere göre, oy verme yeri değişikliklerinin 2 Nisan Pazar günü itibarıyla sona ermesiyle birlikte, deprem nedeniyle göç etmek durumunda kalan seçmenlerin kaçının bulundukları illerde oy kullanabileceği netleşti.

Geri dönerlerse kullanacaklar

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kayıtlarına göre, deprem sonrası bölgeden göç eden 2 milyon seçmenin 338 bini seçmen kaydını bulunduğu ile taşıdı. Bu durumda, seçmen kaydını taşımamış 1 milyon 662 bin depremzede seçim günü seçmen kaydının bulunduğu yere dönmezse oy kullanamayacak.

HABER MERKEZİ

#YSKnın #verilerine #göre #milyon #depremzede #adresini #taşımadı

Emek ve Özgürlük İttifakı mutabakat metnini açıklıyor

Emek ve Özgürlük İttifakı, seçime yönelik tutum ve politik mutabakat metnini açıklıyor

Emek ve Özgürlük İttifakı, seçime yönelik tutum ve politik mutabakat metnini, Ankara’da bulunan Mülkiyeler Birliği’nde basın toplantısıyla açıkladı. Emek ve Özgürlük İttifakı’nda yer alan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Eşsözcüsü İbrahim Akın, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk, Sosyalist Meclisler Federasyonu’ndan (SMF) Erdal Ataş, Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Sözcüler Kurulu üyesi Perihan Koca ve Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz katıldı.

Ayrıntılar geliyor…

 

#Emek #Özgürlük #İttifakı #mutabakat #metnini #açıklıyor

Talabani’den açıklama: Süleymaniye’deki saldırı Kürtlere yönelik

Bafil Talabani Süleymaniye Havalimanına yönelik saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada saldırnın Kürtlere yönelik olduğunu ifade etti ve uluslararası güçlere çağrıda bulundu

YNK Genel Başkanı Bafil Talabani, Süleymaniye Havalimanına yönelik saldırıya ilişkin resmi Twitter hesabından yayınladığı açıklamada, “Süleymaniye Uluslararası Havalimanı’na yapılan saldırıyı ve Süleymani bölgesinin huzurunu bozmayı amaçlayan yabancı işbirlikçilerin korkakça girişimini şiddetle kınıyoruz” dedi. İşlenen suçların iç istihbarata bağlı bir yönlendirmeyle gerçekleştiğini belirten Bafil Talabani, “Bu yeni bir durum değildir ve uzun bir geçmişi vardır. Ama Süleymaniye, tarihi ve halkı bundan çok daha büyüktür” dedi.

‘Süleymaniye’nin huzuru kırmızı çizgimizdir’

Kürt ve Kürdistanlı olmaktan gurur duyduğunu ifade eden Bafil Talabani, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Kürdistan’ı kalbimizde büyüttük ve halkımızın çıkarları için mücadele ettik ve etmeye devam ediyoruz. Bölgenin ve Süleymaniye şehrinin huzurunu bozmak bizim kırmızı çizgimizdir.”

Fetih Hareketi: Saldırıyı kınıyoruz

Fetih Hareketi Lider Hadi Amiri ise saldırıyı ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, “Süleymaniye Uluslararası Havalimanına yönelik saldırıyı şiddetle kınıyorum. Bu saldırı, Irak hava sahası ve topraklarının egemenliğinin açık bir ihlalidir. Hiçbir gerekçe ve hiçbir durumda bu saldırı karşısında sessiz kalınamaz.” dedi.

‘Sorumsuz açıklamalardan uzak durulmalı’

Kürdistan Bölgesi Başkan Yardımcısı Cehfer Şêx Mustafa, Kürdistan’ın herhangi bir karşına yönelik saldırının, Kürdistan’ın tümünün güvenliğine yönelik saldırı olduğunu söyledi  Mustafa, “Süleymaniye Uluslararası Havalimanına yönelik saldırıyı şiddetle kınıyorum. Kürdistan Bölgesi topraklarını ve halkını savunmak hükümetin görevidir. Sorumsuz açıklamalardan uzak durulmalıdır” dedi. Açıklamasının devamında, Kürdistan’ın herhangi bir karşına yönelik saldırının, Kürdistan’ın tümünün güvenliğine yönelik saldırı olduğunu ifade eden Mustafa, “Hepimiz kendi sorumluluklarımız düzeyinde saldırıların önüne geçmeliyiz. Topraklarımızı ve halkımızı, gerçekleşmesini istemediğimiz bu saldırılar karşısında korumalıyız” diye belirtti.

YNK’den tepki

Saldırıyı kınayan YNK de “Süleymaniye Uluslararası Havalimanı’na bu akşam bombalı saldırı ile hedef alınan saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Türk hava sahasının herhangi bir güvenlik veya teknik neden olmaksızın Süleymaniye Uluslararası Havalimanı’na uçuşlara kapatılması derin bir endişe konusudu ve uluslararası yasa ve yönetmeliklere uygun değildir. Irak Parlamentosu ve Hükümetini, Irak’ın egemenliğine yönelik bu ihlallere sessiz kalmamaya çağırıyoruz.

Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’nü (ICAO) Süleymaniye Uluslararası Havalimanına sahip çıkmaya ve bu uluslararası havalimanının haksız yere cezalandırılmasına sessiz kalmamaya çağırıyoruz.”

‘Saldırı meşrulaştırılamaz’

Kürdistan Bölgesi Parlamentosu Başkanı Rêwaz Fayeq de saldırının hiçbir şekilde meşrulaştırılamayacağını belirtti. Rêwaz Fayeq şunları belirtti: “Süleymaniye’deki sivil havalimanına yönelik saldırının hiçbir gerekçesi olamaz. Eskiden Hewlêr’deki havalimanına yönelik düzenlenen saldırılar gibi bu saldırı da meşru değildir. Hükümetin görevi Kürdistan Bölgesi’ndeki tüm kentlere aynı mesafede yaklaşmaktır. Saldırıyı gerçekleştirenleri ve saldırıyı meşrulaştıranları kınıyorum” diye belirtti.

‘KDP saldırıyı meşru gördü’

Tevgera Azadî, tüm siyasi güçleri ve Kürt halkını saldırılara karşı mücadele etmeye çağırdı. KDP’li Cotyar Adil’in işgal saldırısını meşrulaştıran açıklamasına da değinilen açıklamada, “Çalışma süresi çoktan dolmuş bir hükümetin sözcüsü, saldırıyı kınamak yerine her zamanki gibi meşrulaştırmıştır ve Süleymaniye’yi hedef göstermektedir. Şüphesiz bu korkakça ve beyhude bir açıklamadır. Bu açıklama, tıpkı petrol siyaseti gibi işgalcilerle geliştirilen siyasetin iflas ettiğini göstermektedir” denildi.

KDP’li Cotyar Adil ise “Bu saldırı hükümet kurumlarını işgal edip kanuni olmayan faaliyetler geliştirmenin sonucu gerçekleşmiştir” diyerek saldırıyı meşrulaştırmıştı.

DIŞ HABERLER

#Talabaniden #açıklama #Süleymaniyedeki #saldırı #Kürtlere #yönelik

Gözaltında çocuğa işkence: Çırılçıplak soydurulup, lavaboya çıkartılmadı

Wan’da 4 Nisan’da gözaltına alınan 17 yaşındaki R.K. adlı çocuk önce çıplak aramaya maruz bırakıldı, sonra bütün gece lavaboya çıkartılmayarak eziyete maruz bırakıldı

Son iki ayda özellikle çocuk ve gençlere yönelik saldırılar artarken, gözaltına alınan ya da tutuklananlar ise işkence uygulamalarına maruz kalıyor. Onlardan biri de 17 yaşındaki R.K. adlı kız çocuğu.

Polisler hakkında suç duyurusu

Van Cumhuriyet Savcılığı’nın talimatıyla iki gün önce gözaltına alınan R.K., Çocuk Şube yerine Terörle Mücadele bürosuna götürülerek burada tüm elbiseleri çıkarılarak çıplak aramaya maruz bırakıldı. Çıplak aramanın ardından R.K’nin, götürüldüğü Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube’de ise gece boyunca defalarca talep etmesine rağmen tuvalete götürülmediği de ortaya çıktı. R.K.’nin avukatı polisler hakkında “Görevi kötüye kullanma”, “İşkence, eziyet, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele” nedeniyle suç duyurusunda bulundu.

Çıplak aramaya maruz kaldı

4 Nisan’da polislerce eşzamanlı yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan 8’i çocuk 15 kişiden biri olan R.K. evinde bulunamadığı için gözaltına alınmadı. R.K. ve avukatı 6 Nisan’da savcılığa giderek ifade vermek istedi. Ancak savcılık ifade alma yerine gözaltı kararı verdi. Gözaltına alınan R.K. Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube bölümüne götürülmesi gerekirken, polislerince gözaltına alındıktan sonra TEM büroya götürüldü. Burada ön görüşme adı altında iki polis tarafından yasadışı bir şekilde sorguya alınan R.K., ardından odaya giren bir kadın polis tarafından kıyafetlerinin çıkarılması istendi. Polis, hırka ve montunu çıkaran R.K.’nin tüm kıyafetlerinin çıkarmasını istedi. R.K.’nin itiraz etmesi üzerine polisler kendisine zor kullanacaklarını ilettiği belirtildi. Yaşanan tartışmanın ardından R.K.’nin, tüm elbiseleri çıkarılarak, çıplak bir şekilde aranarak odada bekletildiği ortaya çıktı.

Gece boyunca tuvalete götürülmedi

TEM’de yaşanan bu skandalın ardından R.K., bu kez de Çocuk Şube’ye gönderildi. Burada gözaltında tutulan R.K.’nin gece boyunca tuvalete gitmek isteğini polislere ilettiği halde bu talebinin kabul edilmediği belirtildi. Birkaç daha dile getirildiği bu talebi kabul edilmeyen R.K., sonraki gün serbest bırakılıncaya kadar tuvalete götürülmedi.

Yaşananları anlatan avukat Hamdi Koçak ise, çocuk şube yerine R.K.’yi TEM Şubeye götüren, burada çıplak aramaya tabi tutan polisler hakkında suç duyurusunda bulundu. Koçak, “18 yaşından küçüklerin ifadesi hiç bir şekilde müdafi olmadan alınamaz. Bu çocuğa insanlık dışı muamelede bulunan, insan onuruna yakışmayacak şekilde arama yapan, eziyet eden, aşağılayıcı şekilde davranan ve bu yönde talimat veren memurlar hakkında suç duyurusunda bulunduk” dedi.

Haber: Adnan Bilen / MA

#Gözaltında #çocuğa #işkence #Çırılçıplak #soydurulup #lavaboya #çıkartılmadı

HDP’ye yapılan saldırı görüntüsünün içinde olduğu hardisk bozukmuş!

Geçtiğimiz yıl Nisan ayında HDP Çukurova İlçe Örgütü binasına yapılan saldırının iddianamesi tamamlandı. İddianamede kamera görüntülerini alan Harddisk’in bozuk olduğu iddia edildi

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Çukurova İlçe Örgütü binasına 14 Nisan 2022’de taşlı saldırıda bulunan 20 yaşındaki Ahmet Mayuk hakkında yürüttüğü soruşturmayı tamamladı. Savcılık, HDP binasına saldıran Mayuk’a “Mala zarar verme” suçundan iddianame hazırlayıp, mahkemeye sundu. İddianame Adana 32’nci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, duruşma tarihi önümüzdeki günlerde belli olacak.

Saldırıdan bir gün sonra inceleme

HDP Çukurova İlçe Eşbaşkanı Ergün Atlığ’ın müşteki olarak yer aldığı iddianamede, olayın 16 Nisan’da yaşandığı ancak polisin incelemesinin 17 Nisan’da yapıldığı belirtildi. Toplam 4 adet taşla saldırının gerçekleştiğine değinilen iddianamede, HDP binasının karşısında bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü binasına ait kamera görüntülerinin incelendiği ve saldırganın Mayuk olduğunun saplandığı, Mayuk’un gözaltına alınıp, serbest bırakıldığı ve ifadesinde suçlamayı kabul etmediğine yer verildi.

Kamera bozukmuş

İddianamede, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nden olay anını gösteren kamera görüntülerinin istendiği, görüntülerin bir harddiske yedeklendiği ancak harddiskte meydana gelen arıza nedeniyle görüntülerin izlenilemediği iddia edildi. Harddiskteki arızanın giderilmesi için harddisk üzerinde Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından veri kurtarma işlemi yapıldığı ancak kamera görüntülerinin kurtarılamadığına yer verildi.

Parmak izi incelendi

İddianamede, HDP Çukurova İlçe Başkanlığı yazılı parçalanmış tabela üzerinde yapılan parmak izninde yeterli karakteristik özellikler tespit edilemediği, olay yerinden ele geçirilen 4 adet taş parçasıyla şüpheliden elde edinilen kan örneği arasında yapılan genotipik incelemede şüpheliden alınan kan örneği ile uyumlu DNA profili bulunamadığının tespit edildiği belirtildi.

Haber: Hamdullah Yağız Kesen / MA

 

#HDPye #yapılan #saldırı #görüntüsünün #içinde #olduğu #hardisk #bozukmuş

Cezaevlerinde artan hak ihlallerine karşı ailelerden çağrı

Cezaevlerinde siyasi tutuklulara yönelik baskılar artarak devam ediyor. Tutuklu yakınları baskıların son bulması için kamuoyuna duyarlılık çağrısı yaptı

Hasta tutuklu oğlu İsmail Tanboğa’nın Diyarbakır T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulduğunu belirten Kumriye Tanboğa, tutuklular üzerindeki ağır cezaevi koşullarının son bulunması gerektiğini söyleyerek, oğlunun 15 yaşından beri cezaevinde olduğunu söyledi.

‘Kapıları açalım’

Tanboğa, “Oğlum 8 yıldır cezaevinde ve hasta olduğu için mama ile besleniyor. Tek isteğimiz çocuklarımızın cezaevlerinden çıkmasıdır. Çocuklarımız için adalet istiyoruz. Çocuklarımız suçsuz bir şekilde cezaevlerinde tutuluyor. Umuyoruz ki AKP ve MHP bu seçimde kaybedip gidecek. Kürt halkı bu süreçte ayağa kalksın; partisine ve oyuna sahip çıksın. Hepimiz ayağa kalkalım. Zindanların kapılarını açalım” dedi.

‘Umarım adaletli bir yaşam gelir’

Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan hasta tutuklu Rıdvan Yusufoğlu’nun annesi Hatice Yusufoğlu, 14 Mayıs seçimlere işaret ederek, seçim ittifaklarının cezaevlerindeki hak ihlallerini gündemlerine almaları gerektiğine vurgu yaptı. Yusufoğlu, “Oğlumun yanına en son 5 yıl önce gittim. Yakın bir yerde olsa giderdim ama uzak olduğu için gidemiyorum. Umarım 14 Mayıs’ta iktidar değişir ve yeni gelen iktidarla adil bir yargılanma olur. AKP döneminde cezaevlerindeki zülüm ve işkence arttı. AKP-MHP 15 yaşına girmemiş çocukları zindanlara atıyor. Umarım seçimden sonra adaletli bir yaşam gelir herkes kendi diliyle ve kendi kimliğiyle yaşar” diye belirtti.

‘Demir platin yüzünden çocuğumu görmemi engellediler’

Trabzon T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan hasta tutuklu oğlu Abdurrahman İverendi ve Diyarbakır Yüksek Güvenikli Kapalı Cezaevi’nde bulunan diğer oğlu hasta tutuklu Botan İverendi’nin annesi Meryem İverendi, iki oğlunun sağlık durumuna dikkat çekti. Cezaevinde baskıların arttığını dile getiren İverendi, “AKP iktidarı döneminde çok zorluk çektik. Çocuklarımızın görüşü için cezaevi kapılarına gittiğimizde çok zorlanıyoruz. Son gittiğimde sırt bölgemdeki demir platinler yüzünden çocuğumu görmemi engellediler. Trabzon’da bulunan oğlumu maddi imkansızlıklardan dolayı 23 aydır göremiyorum” diye belirtti.

‘Bu seçim iktidarın sonu olacak’

Batman Beşiri T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Önder Poyraz’ın eşi Firdevs Poyraz, bu seçimin iktidarın sonu olacağını kaydederek, “Oyumuzu kendi partimize vereceğiz. Bu seçimden sonra güzel şeyler olacağını düşünüyorum, cezaevlerinin kapısı açılacak. Tutuklu yakınları olarak, AKP iktidarında çok zorluk çektik. AKP döneminde, zorbalık, işkence gördük. Tutuklular hastalandı ama tedavi edilmedi. Onları bizden uzak bir yere götürdüler. Tüm halkımız bu seçimde birlik olmalı. Bu seçim barışın ve başarmanın seçimidir. Oylarımıza sahip çıkalım. Bu seçim iktidarın sonu olacak” dedi.

ŞIRNEX

 

 

#Cezaevlerinde #artan #hak #ihlallerine #karşı #ailelerden #çağrı

14 Mayıs seçimleri için Avrupa’daki seçmenlere çağrı

Yeşil Sol Parti Yurt Dışı Seçim Koordinasyonu’nda yer alan siyasetçi Faysal Sarıyıldız, Avrupa’da bulunan 3 milyondan fazla seçmeni sorumluluğa çağırdı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs seçimleri için Avrupa’nın birçok ülkesinde seçmen sorgulama, yeni kayıt yapma ve seçmen ikna gibi birçok çalışmalarına devam ediyor. 3 milyon 286 bin 258 seçmenin bulunduğu ve 4 bin 969 sandığın kurulacağı Avrupa’da oy verme işlemi, 27 Nisan’da başlayıp 9 Mayıs’ta son bulacak.

Yeşil Sol Parti’nin Yurt Dışı Seçim Koordinasyonu’nda yer alan siyasetçi Faysal Sarıyıldız, yürüttükleri çalışmalara dair konuştu.

‘14 Mayıs seçimleri normal bir seçim değil’

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın son 7 yıldır uyguladığı savaş politikalarından dolayı yaşanan ekonomik, sosyal ve siyasal krizlerin ülkedeki tüm toplumları direkt etkilediğini belirten Sarıyıldız, gelinen aşamada bu seçimlerde Erdoğan’ın kaybedeceği yönünde genel bir beklenti olduğunu söyledi. Yapılacak seçimlerin sadece Türkiye’deki yurttaşları değil tüm Avrupa ülkelerini de ilgilendirdiğine dikkat çeken Sarıyıldız, Avrupa ülkelerindeki seçmenlerin dahil 14 Mayıs seçimlerini “normal” bir seçim olarak görmediğinin altını çizdi. Sarıyıldız, özellikle siyasi nedenlerden dolayı ülkeyi terk etmek zorunda kalan yurttaşların bu seçimlere olan ilgisinin oldukça yüksek olduğunu belirtti.

 ‘Avrupa Erdoğan’ın gitmesini istiyor’

Türkiye’deki seçimleri Avrupa devletlerinin de önemsediğini ve tüm gelişmeleri ilgiyle izlediğini ifade eden Sarıyıldız, bu devletlerin Türkiye’deki gelişmelere dair tavrına ilişkin “Avrupa’da liberal bir anlayış hakim bundan kaynaklı da Türkiye’deki gelişmelere bu temelde yaklaşıyorlar. Özellikle Almanya’nın tavrı tüm Avrupa’nın politikasını belirliyor. Almanya Türkiye’deki krizlerin kontrollerinden çıkmasını istemiyor. Bu tutumundan dolayı da tüm Avrupa, Erdoğan’ın gitmesini istiyor ama Türkiye’de demokratik bir seçimin yapılmayacağını da biliyor. Ancak nedense Almanya hükümeti son dönemlerde Erdoğan’ı cesaretlendiren açıklamalar yapıyor” ifadelerini kullandı.

‘Birliktelik önemli’

AKP’nin otoriter tutumuna karşı son yıllarda Türkiye’de ve Kurdistan’da çok sayıda devrimci ve demokrat yapıların ortaya çıktığını ifade eden Sarıyıldız, özellikle bu yapıların bugün Yeşil Sol Parti çatısı altında bir araya gelmesinin herkesçe önemsendiğini söyledi. Bu stratejik yaklaşımın büyük destek aldığını ifade eden Sarıyıldız, “Bir diktatörün ve savaş takımının alaşağı edilmesi için bu birliktelik önemli görüldü” dedi. Türkiye’deki siyasi gelişmelere dair öngörülerinden dolayı seçim çalışmalarına yaklaşık 2 ay önce başladıklarını aktaran Sarıyıldız, Avrupa’da 27 Nisan’da başlayacak olan seçimler için yüzlerce kişinin müşahit olarak gelip kayıt yaptırdığını aktardı. Sarıyıldız, sandıkların korunması için Millet İttifakı’nda yer alan CHP’nin de Avrupa’da yoğun bir çaba içerisinde olduğunu belirtti.

‘Avrupa’daki seçmenleri sorumluluğa çağırıyoruz’

Her seçimde Avrupa’dan katılımın yüzde 50’lilerde olduğunu ancak bu seçimlerde sandığa yönelimi ellerinden geldikçe yükseltmeyi hedeflediklerinin altını çizen Sarıyıldız, şöyle devam etti: “Bunun için nerdeyse konuşulmadık kapı bırakmadık. Her ailenin posta kutularına ilkelerimizin ve hedeflerimizin yer aldığı bildiriler bırakmayı sürdürüyoruz. Kürt merkezleri, yöre dernekleri ve inanç örgütlerini sürekli ziyaret ediyoruz. Bu seçimle ya geleceğimizi belirleyeceğiz ya da mevcut durumdan daha kötü bir duruma gireceğiz. Erdoğan’ın son yıllardaki pratiğinde bunu daha net gördük. Dolayısıyla Avrupa’daki insanlarımıza sandık başına gitmesi için sorumluluğa çağırıyoruz.”

Haber: Ergin Çağlar /MA

#Mayıs #seçimleri #için #Avrupadaki #seçmenlere #çağrı