Ana Sayfa Blog Sayfa 666

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı 15 yaşındaki çocuktan şikayetçi oldu

AKP’li Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı 15 yaşındaki bir çocuktan şikayetçi oldu. Çocuk okludan izin alarak karakola ifade vermeye gitti

Samsun’un Tekkeköy İlçesi’nde yaşayan Necati Akçalılar Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi H.S., dedesinden miras kalan evin ve işyerlerinin, bedelinin çok altında kamulaştırılması nedeniyle AKP’li Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir’i Twitter hesabından yaptığı paylaşımla eleştirdi.

Cumhuriyet gazetesinden Cemil Ciğerim’in haberine göre; Demir, şubatta yaşanan bu olay nedeniyle 15 yaşındaki H.S.’den şikâyetçi oldu. H.S’nin babasına ulaşan polis, çocuğun ifade için adliye gelmesini istedi. H.S. okuldan izin alarak ifade vermeye gitti.

İfade sonrası serbest bırakılan H.S, “Ailem evimiz yıkılacak diye perişan. Büyükşehirin verdiği para ile bizlerin geleceği kararacak. O nedenle bir gün ailem çok üzüntülüydü bir paylaşım yaptım. Sonra da sildim paylaşımlarımı. Okulumdan izin alıp ifade vermeye gittim” dedi.

24 Şubat’ta protesto eylemi yapan kamulaştırma mağduru aileler “Başkan Demir, atamızdan kalan mirasımızı daire başı 130 bin TL’ye elimizden almak istiyor” diyerek tepki göstermişti.

SAMSUN

#Samsun #Büyükşehir #Belediye #Başkanı #yaşındaki #çocuktan #şikayetçi #oldu

Gazeteci Oynaş’ın infazı dördüncü kez yakıldı

Ankara Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazeteci Dilan Oynaş’ın infazı dördüncü kez yakılarak tahliyesinin önüne geçildi

Ankara Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde 2016 yılından bu yana “örgüt üyesi” iddiasıyla tutuklu bulunan gazeteci Dilan Oynaş, tahliye edilmesi gerekirken, infazı dördüncü kez yakıldı.

İlk olarak 26 Nisan 2022’de cezası biten Oynaş, 27 Nisan’da kurula çıkarılarak “iyi halli “olmadığı gerekçesiyle infazı yakıldı. 21 Temmuz 2022’de ikinci kez kurula çıkan Oynaş, bu kez de dayatılan “pişmanlığı” kabul etmediği için infazı yakılarak ve tahliyesi 6 ay uzatıldı. 21 Ocak’ta üçüncü kez toplanan İdare ve Gözlem Kurulu, Oynaş’a verilen disiplin cezasını gerekçe göstererek, tahliyesini üçüncü kez engelledi. Son olarak 27 Mart’ta dördüncü kez toplanan kurul, bir kez daha “pişmanlık” dayatmasını kabul etmediği için Oynaş’ın tahliyesini engelleyerek, 6 ay daha uzattı.

Baskı üstüne baskı

Kızının yaşadıklarını anlatan baba Vahap Oynaş, var olan hukuksuzluğun İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin cezaevlerine yansımaları olduğunu söyledi. Oynaş, “ 2016 yılında OHAL döneminde kızımın görüşüne birkaç kez gittim ancak görüştürmediler. En son görüştüğümde ise bulunduğu koğuşa baskın yapıldığını söyledi. Açlık grevi sürecinde sürekli arama adı altından baskı yapılmış. Mektup ve kitaplar zamanında verilmiyor” dedi.

Telefonda gürültü olunca ceza!

Cezaevinde kış ortasında battaniyelerinin toplatıldığını aktaran Oynaş, “Amaç eziyet vermek. 3 ay önce kızım aradı ve ‘Bir ay iletişim cezası aldım. Beni merak etmeyin’ dedi. Ceza ise daha önceki telefon görüşmesi sırasında benim dışımda başka seslerin gelmesi gerekçesiyle verildi. Bizim ev kalabalık olduğu için kızımla yaptığım telefon görüşmelerinde çocuk sesleri geldiği için bu cezayı aldı.”

30 yıllık tutukluların infazları yakıldı

Hak ihlallerine karşı Sincan Cezaevi önünde açıklama gerçekleştirdiklerini belirten Oynaş, “Tek derdimiz cezaevlerinden cenazelerin çıkmaması. Onlarca kadın ve erkek intihar süsü verilerek, cezaevinde öldürülüyor. Binlerce hasta tutuklu var. Bunların tahliye edilmesini istiyoruz” diye belirtti. 30 yıllık tutukluların infazları yakıldığı için tahliye edilmediklerini hatırlatan Oynaş, bu hafta kızının görüşüne gittiğinde 30 yıllık 2 tutuklunun infazının yakıldığını öğrendiğini aktararak, “Bu infazlar neden yakılıyor?” diye sordu.

‘Bu yüzyıl Kürtlerin’

Adalet Bakanlığı Bekir Bozdağ imzasıyla Ocak ayında hasta tutuklular için yayımlanan genelgeyi hatırlatan Oynaş, genelgenin siyasi ve Kürt tutukluları kapsamadığını ifade etti. İmralı tecridinin kaldırılması gerektiğini vurgulayan Oynaş, “Bu yüzyıl Kürtlerin yüzyılı. Kürtlere tarihi bir rol ve misyon düşüyor. Bu seçimde sistemin değiştirilmesi ve gerçek anlamada adaletli bir yönetimin gelmesi gerektiği düşüncesindeyim. El ele vererek, bu zulme ve haksız politikalara dur diyelim” çağrısında bulundu.

HABER MERKEZİ

 

#Gazeteci #Oynaşın #infazı #dördüncü #kez #yakıldı

Deştin’de köylülere çimento fabrikası yapılsın diye şafak operasyonu

Çimento fabrikasına karşı yaşam nöbeti başlatan Deştin’de jandarma ekipleri köylülere şafak operasyonu yaptı, 11 köylü gözaltına alındı

Muğla Menteşe’ye bağlı Deştin köylülerinin çimento fabrikası inşaatına karşı başlattıkları yaşam nöbetine sabaha karşı saat 04.30 sularında jandarma ekipleri tarafından operasyon düzenlendi.

Deştin Çevre Platformu Eş Sözcüsü Haluk Özsoy, yaklaşık 11 köylünün gözaltına alınarak Bayır Karakoluna götürüldüğünü söyledi. Köylüler ve yaşam savunucuları ile birlikte Muğla Barosu Yönetim Kurulu üyelerinin gittiği Bayır Karakolunda gözaltına alınan köylülerin merkez karakoluna götürüldüğü söylendi.

Gözaltına alınanlardan isimleri öğrenilenler şu şekilde:

Engin Uyan, Dilber Özdemir, Çagdas Özdemir, Seher Şener, Satike Sarı, Ferah Gümüş, Hasan Sarı.

MUĞLA

#Deştinde #köylülere #çimento #fabrikası #yapılsın #diye #şafak #operasyonu

İnfaz yakma gerekçesi: Kardeşin başka tutukluyu ziyaret etti

30 yıldır tutuklu olan Yaşar Aslan’ın tahliyesinin ertelenmesine ilişkin İnfaz Hakimliği, Aslan’ın kardeşinin cezaevinde tutulan başka bir tutukluyu ziyaret etmesini gerekçe gösterdi

Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutulan 30 yıllık tutuklu Yaşar Aslan infazını tamamlamasına rağmen tahliye edilmedi. 15 Ocak 1993 yılında tutuklanan ve 27 Aralık 2022’de tahliye olması gereken Aslan’ın tahliyesi Cezaevi Gözlem Kurulu kararı ile ikinci defa 3 ay ertelendi. Aslan’ın İnfaz Hakimliğine yaptığı itiraz de reddedilirken, İnfaz Hakimliği, ret gerekçesinde Cezaevi Gözlem Kurulu kararına atıfta bulundu.

‘Toplumla bütünleşmeye hazır değil’

Kararda 30 yıldır tutuklu olan Aslan ile ilgili kaldırılmamış disiplin cezasının bulunmadığı belirtilirken, “Bağımsız kalmak yönünde bir talebi olmadığı, kendi tercihi ile örgütlü ortamda barındırılmakta olduğu, dosyasında olan ifadelerin işkence altında alındığını, suçlarını kabul etmediğini söylemekte olduğu” ifadelerine yer verildi. Aslan’ın gerek sayımlarda, gerekse aramalarda personele karşı her hangi bir sorun çıkarmadığı belirtilen değerlendirme kısmında, “Spor etkinliğine katılım gösterdiği, manevi rehberlik birimi ile yürütülen kurs eğitim koğuş dersi ve ahlak eğitimi programına ve rehberlik çalışmalarına katılmadığı” ifadeleri kullanıldı. Aslan’ın 30 yıllık süreçte aldığı disiplin cezaları olduğu belirtilen değerlendirmede, “Toplumla bütünleşmeye hazır olduğu gözlemlenemedi” denildi. Ayrıca Aslan’ın kişisel bakımına özen gösterdiği, temizliğine dikkat ettiği, sağlık tedbirlerine uygun hareket ettiği değerlendirmesine yer verilen kararda, “Sağlık tedbirlerine ve çevresindekilerin sağlığına özen gösteriyor olsa da dönem dönem açlık grevine gittiği, ceza infaz kurumunun düzen ve güvenliği amacıyla konulan kurallara uygun davrandığının gözlemlenemediği” iddiasında bulunuldu.

‘Kardeşi başka tutukluyu ziyaret etti’

Aslan’ın görüşçüsü olan kardeşi Mehmet Aslan’ın cezaevinde PKK dosyasından tutulan bir başka tutukluyu ziyaret etmesine de infaz yakma gerekçesinde yer verilirken, değerlendirmenin devamında şöyle denildi: “Kurulumuzca yapılan değerlendirme neticesinde hükümlünün PKK silahlı terör örgütü hakkında sorulan sorulara net bir cevap vermediği, bu defteri kapattığına yönelik yuvarlak cümleler kurduğu, anlaşıldığından hükümlünün tahliyesinden sonra ceza alacak şeyler yapmayacağı ancak PKK silahlı terör örgütünün içinde yer alacağı kanaati hasıl olmuştur.”

‘Disiplin cezası almaması da gerekçe sayıldı’

İnfaz Hakimliği, Aslan’ın bahsi geçen gerekçelerle “iyi halli” olmadığı yönünde karar verirken, kararı değerlendiren avukat Kamuran Akyüz, müvekkilinin tahliyesinin engellenmesi için her türlü gerekçenin öne sürüldüğünü belirtti. Akyüz, “Müvekkilimin disiplin cezası almaması bile gerekçe yapılmış. Yani disiplin cezası olsa da tahliye edilmeyecek, disiplin cezası yok diye de tahliye edilmiyor” dedi.

MÊRDÎN

 

 

#İnfaz #yakma #gerekçesi #Kardeşin #başka #tutukluyu #ziyaret #etti

Muhammed’e çarpan kaymakamın hız limitini 2 kat aştığı ortaya çıktı

ATK, Amed’te 13 yaşındaki çocuğa çarparak ölümüne sebep olan Kaymakam Server Sinanoğlu’nun kaza anında normal hız limitinin 2 katına çıktığını kaydetti

Amed’in Bismîl ilçesinde, Gercüş Kaymakamlığı’na ait ciple 15 Temmuz 2022’de Muhammed Çelik’i ezen Kaymakam Server Sinanoğlu’nun hızının limitinin saatte 50 kilometre olması gerekirken kaza sırasında 100 ile 110 kilometre arasında olduğu kaydedildi.

Kaza sonrası gözaltına alınıp, tutuklanan ve daha sonra serbest bırakılarak Çorum Valiliği Hukuk Müşavirliğine atanan Sinanoğlu’nun hız limitini aştığı Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesi tarafından tespit edildi. Sinanoğlu’nun “bilinçli taksirle ölüme sebep olmak” suçundan 2 yıl 8 ay ile 9 yıl arası değişen hapis istemiyle Diyarbakır 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde tarafından ATK Trafik İhtisas Dairesi’nden istenen raporda, “kesin olmamakla birlikte” hızının saatte 100 ile 110 kilometre arası olduğu belirtildi.

69 metre fren izi

Diyarbakır 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nin Trafik Bilirkişisi Ahmet Erdoğan’a hazırlattığı ve Sinanoğlu’nun hızının saatte 103 kilometre olduğu yönünde hazırlanan raporun “bilimsel ölçütlerle hazırlanmadığına” dair yapılan itiraz sonucu mahkeme ATK’den yeni rapor düzenlemesini istedi. Bunun üzerine hazırlanan raporda, olaya ilişkin bilgilere yer verildi. Kaza tespit tutanağında, yol üzerinde Sinanoğlu’nun kullandığı 72 EP 436 (72 AN 678) plaka sayılı otomobile ait 69 metre fren izinin olduğu, sürücünün 0.27 promil alkollü olduğu hatırlatılarak, kaza yerindeki azami hız limitinin ise saatte 50 kilometre olduğunun altı çizildi.

Alkol için dezenfektan savunması

Sinanoğlu’nun alkol raporunda 0.27 promil alkolü olmasına ilişkin “0.27 promil alkollü çıkmamın nedeni ise kazadan sonra başıma dökülen dezenfektandan kaynaklandığı” yönünde ifade verdiği anımsatılan raporda, Sinanoğlu’nun hızını düşürmesi ve etkili önlem almaması nedeniyle tali, yeşil ışıkta karşıdan karşıya geçmesi nedeniyle ölen Çelik’in ise asli kusurlu olduğu belirtildi. Raporlarda Sinanoğlu’nun kusur durumu için şu ifadeler kullanıldı: “Sanık sürücü Server Sinanoğlu sevk ve idaresindeki otomobilin hızını mahaldeki hız limitlerini ve olay yeri kavşağı dikkate alarak yeteri kadar azaltması, karşıdan karşıya geçiş yapan müteveffa yayaya karşı zamanında etkili önlem alması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek mahal şartlarının üstünde hızla seyir halinde iken olay yeri trafik ışıklarına geldiğinde kendisine hitaben bulunan ve yeşil yanan trafik ışıklarından geçiş yaptığı esnada kırmızı ışık ihlali yaparak koşarak karşıdan karşıya geçiş yapan müteveffa yayaya çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmekle tali kusurludur.”

Ne olmuştu?

Gercüş İlçe Kaymakamı Server Sinanoğlu, kaymakamlığa ait araçla Êlih istikametinden Amed’e seyir halindeyken Amed’in Bismîl ilçesinde, 13 yaşındaki Muhammed Çelik’e çarparak yaşamını yitirmesine neden oldu. Sinanoğlu’na yapılan alkol testinde, kamuya ait araç kullanımında alkol kullanma yasağını ihlal ederek 0.27 promil alkollü çıktı.

Müşavirliğe atandı

Olayla ilgili soruşturma sürerken gözaltına alınan Sinanoğlu, kısa süreli tutukluluğun ardından tahliye edilerek, Çorum Valiliği Hukuk Müşavirliğine atandı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında alkol raporu hazırlayan bilirkişi, kaza anında alkolün etkisine ilişkin, “alkolün her bünyede farklı etki etmesi nedeniyle” kazada alkolün etkisine ilişkin tam tespit yapılamayacağını belirtti.

Soruşturma kapsamında, Trafik Bilirkişisi Ahmet Erdoğan hazırladığı raporda, hız limitinin saatte 50 kilometre olduğu kaza yerinde, frene basma anıyla aracın durduğu yere kadar oluşan fren izlerinden kaza anında Sinanoğlu’nun hızını saatte 103 kilometre olarak tespit etti.

Kaynak: MA

#Muhammede #çarpan #kaymakamın #hız #limitini #kat #aştığı #ortaya #çıktı

DSG: Bu tür iddialar provokasyon

Mazlum Abdî’nin Hewlêr’de saldırıya uğradığı iddialarını yalanlayan DSG, ‘Bu tür iddialar Başûrê Kurdistan’daki bazı siyasi güçlere yönelik provokasyondur’ dedi

Demokratik Suriye Güçleri (DSD) Basın İrtibat Merkezi, Federe Kurdistan’ın Hewlêr kentinde DSG Genel Komutanı Mazlum Abdî’nin hedef alındığı haberine ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Demokratik Suriye Güçleri Genel Komutanı Mazlum Ebdi’nin Süleymaniye şehrinde hedef alındığı haberi doğru değildir. Genel Komutanımız şu anda görevinin başındadır. Bu tür haberlerin yayılmasının amacı Irak’ın Kürdistan bölgesindeki bazı güçlere yönelik siyasi provokasyondur.”

DIŞ HABERLER

#DSG #tür #iddialar #provokasyon

Hızır yoldaşın olsun Piro

Bugünün en güzel açıklaması Pir Celal Fırat’tan geldi. Celal dede Yeşil Sol Parti’den aday. Alevi hareketine yıllardır hizmet veriyor. Biz Celal Fırat’ı Garip Dede Dergâhındaki mütevazi çalışmaları ile tanıyoruz.  Toplumumuz için harcadığı emek ile, Alevilerin ona beslediği sevgi ile biliyoruz. Şimdi o sevgi, emek başka bir mecrada Alevi toplumunun hak ve özgürlük mücadelesinde temsilini bulacak.

Özellikle son on yıldır Alevi hareketi içerisinde genç ve dinamik bir faaliyet içinde oldu. Alevi kurumlarının birlikte yol almasını önemsedi, bu sorumluluk ile hareket eden diğer Alevi kurumlarımızın başkanları ile birlikte bunun sonuçlarını aldı. Katılımda geri durmadı. Sorumluluk almaktan çekinmedi.

Alevi hareketi içerisindeki bütünleştirici ve ortaklaştırıcı tutumu gözden kaçırılmayacak önemdeydi.  Sosyal yaşam içerisinde Alevi toplumunun yaşadığı sorunların, toplumsal meselelerinin karşısında durarak alternatif çözüm önerileriyle etkin olan Celal Fırat dede, aynı zamanda çözüm faaliyetlerinin bire bir içinde yer aldı. Alevi toplumunun yeri neresi olursa olsun, çoklu etnik kimliğini sahiplenerek ihtiyaç duyulan her bölgeye gitmekte ve dayanışma ile çözüm üretmekten geri durmadı.

Bunun bir sonucu olsa gerek sorumluluk aldı. Kendi deyimi ile “taşın altına elini koydu” Yeşil Sol Parti’den aday oldu. İmam Rıza Ocağı pirlerinden olan Celal Fırat, bu yükünde sorumluluğunu üstlenerek siyasetteki yerini aldı.

Bu yük ağır bir yük.

Binlerce yıldır çekilen açıların eşlik ettiği bir yük.

Kerbelan’nın yükü.

Dersim’in Piri Seyit Rıza’nın yükü.

Maraş’ın, Çorum’un, Sivas’ın, Gazi’nin, Gezi’nin yükü.

İşte o yükü aldı, Alevi toplumuna karşı bir kez daha sorumluluklarını yerine getirmek için yola çıktı.

Alevi pirlerine, dedelerini, analarına, zakirlerine, rehberlerine yol evlatlarına önemli dönemeçlerde geri durulamayacağını gösterdi.

Celal dede, Alevilerin kimlik çeşitliliğini ve bu doğrultuda bütün sosyal haklarını kapsayan bir anlayışla, Yeşil Sol Parti ile Alevi hak mücadelesini mecliste sürdürmeyi hedeflemektedir. Alevi temsiliyeti açısından önemli bir adım atan Celal Fırat, Alevi Dernekleri Federasyonun ortak adayı olması ayrıca sevindiricidir. Gittiği her yerde yükselttiği Alevi hak mücadelesinde önemli bir yeri olan Celal Fırat’ın siyasette de Yeşil Sol Parti çatısı katında başarılı olacağına inancımız tamdır.

Hızır yoldaşın olsun Piro.

 

Yeşil Sol Parti Silopiya’da seçim bürosu açtı: Halklara baharı getireceğiz

Silopiya’da Yeşil Sol Parti’nin seçim bürosu açılışına konuşan HDP Şirnex Milletvekili Hasan Özgüneş, ‘AKP-MHP faşizmini alt edeceğiz’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Şırnex İl Örgütü, Silopiya ilçesine bağlı Ş. Harun Mahallesi’nde seçim bürosunun açılışını gerçekleştirdi. Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şırnex Milletvekili Hasan Özgüneş’in katıldığı açılışa, Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) ve Barış Anneleri Meclisi’nin yanı sıra yüzlerce kişi katıldı. Açılışta, sık sık atılan “Heval Harun onurumuzdur” ve “Biji Serok Apo” sloganlarıyla halk halaya durdu.

Açılışta konuşan Özgüneş, “Yılardır savaş var, İmralı’da tecrit var, adaletsizlik var, demokrasiyi ortadan kaldırdılar. Zindanların duvarlarını kırmak için, İmralı’nın özgürlüğü için, kadın katliamının son bulunması için, hukuk, adalet için 14 Mayıs’ta sandık başına gideceğiz. Sevê, Mehmet Tunç,Taybet Ana ve tüm Kürt halkı şehitleri için sandık başına gideceğiz. Dehak’a ne yaptıysak bunlarda öyle yapacağız. Kürt ve Türk halklarına baharı getireceğiz. AKP-MHP faşizmini alt edeceğiz” ifadelerini kullandı.

PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin 5 Nisan 2015’ten bu yana ağırlaştırıldığına vurgu yapan Öztürk de, “Kürt halkına karşı çöktürme planını devreye soktular. Kurdistan’ın dört bir yanına saldırdılar. Başur’da kimyasal silah kullandılar. 8 yıl önce ‘Kürtlere diz çöktüreceğiz’ dediler görüyoruz kim diz çöktü kim ayağa kalktı. Kürt halkı size diz çökmez. Biten sizin faşizminiz, sisteminiz ve partileriniz olacak. Türkiye 100 yıl önce bir zihniyetle kuruldu bu zihniyet Kürtleri yok etmeye yönelikti. AKP-MHP’nin temsiliyeti o zihniyettir. Bu seçim Kürt halkı için tarihi bir seçim. Bu seçimde Kürtler bu zihniyete net bir şekilde cevap verecektir. Çözümün, yüzleşmenin yolu Amed’ten geçiyor. Amed, Kürt ve Kürdistan’ın başkentidir.”

ŞIRNEX

#Yeşil #Sol #Parti #Silopiyada #seçim #bürosu #açtı #Halklara #baharı #getireceğiz

Amed’de ikinci kadın seçim bürosu açıldı: 14 Mayıs zaferi kadınların olacak

Amed Yeşil Sol Parti Kadın Meclisi, seçim çalışmaları kapsamında ikinci kadın büro açılışını gerçekleştirdi. Açılışda konuşan Tosun, ’14 Mayıs zaferi kadınların olacak’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Amed Kadın Meclisi 14 Mayıs Cumhurbaşkanı ve Milletvekili seçimleri çalışmaları kapsamında ikinci kadın seçim bürosunu Amed’in Yenişehir ilçesine bağlı Şehitlik Mahallesi’nde davul zurna eşliğinde görkemli bir şekilde açtı.

Büro açılışına Yeşil Sol Parti Amed İl Eşbaşkanları Pınar Sakık Tekin ve Abbas Şahin, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed Milletvekili Remziye Tosun, Amed İl Eşbaşkanları Gülistan Atasoy ve Zeyyat Ceylan ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Amed İl Eşbaşkanı Hayrettin Altun, MEBYA- DER, Özgür Kadın Hareketi (TJA), Barış Anneleri, MED-DER üye ve yöneticileri yüzlerce kişi katıldı.

Büroda Süleymaniye’de katledilen Nagihan Akarsel ve İran “ahlak polisleri” tarafından katledilen Jîna Emînî fotoğrafları duvara asıldı.

Büronun açılış konuşmasını yapan DBP Kadın Sözcüsü Aynur Sarıca özellikle kadınlar ve Kürt halkı üzerinde devam eden politikalara karşı tüm kadınların her yerde baş kaldırdıklarını söyledi.

İmralı’da ve cezaevlerinde ağırlaşan tecride değinen HDP’li Remziye Tosun da, devamla, “Bunu çok iyi bilsinler biz kadınlar gücümüzü Sakinelerden, Sevelerden, Evinlerden aldık. Kadınlar asla geri adım atmıyor, her yerde direnişlerini sürdürüyorlar. Sayın Öcalan’ın dediği gibi ‘Kadın özgürleşmeden toplum özgürleşmez’, bizde bu felsefeyle her alanda, sokakta çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bunu çok iyi bilsinler 14 Mayıs’ta gidecekler bizler kalacağız. 14 Mayıs zaferi kadınların olacak” diye konuştu.

Büronun açılışı Barış Anneleri tarafından meşaleler eşliğinde yapıldı.

Kaynak: MA

#Amedde #ikinci #kadın #seçim #bürosu #açıldı #Mayıs #zaferi #kadınların #olacak

Emek ve Özgürlük İttifakı halklara sesleniyor: Hep birlikte başaracağız!

Geçen yıl kurulan Emek ve Özgürlük İttifakı’nın kurucularından HDP, 14 Mayıs öncesi kapatılma ihtimali üzerine Yeşil Sol Parti çatısı altında seçime giriyor

Hüseyin Aykol

Emek ve Özgürlük İttifakı, 2023 yılında yapılacak olan seçimler için 25 Ağustos 2022 tarihinde kuruldu. Halkların Demokratik Partisi (HDP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Yeşil Sol Parti (YSP) ve Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) ittifakta yer alıyor.

Emek ve Özgürlük İttifakı, 24 Eylül 2022 günü İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlediği halk buluşmasında ittifakın siyasi pozisyonlarını ve vizyonunu duyurdu. Halkevleri, ittifakın kamuoyuna duyurulmasından önce çalışmaların seçim odaklı olması sebebiyle masadan çekildi; ancak ittifakın mücadelesini desteklediklerini belirtti. İttifak, seçimler öncesinde son ana kadar başta Sol Parti olmak üzere ittifak dışında kalmış diğer sol-sosyalist örgütlere de ittifaka katılması konusunda ısrarcı oldu; ancak başarılı olamadı.

Bu aralarında Murathan Mungan, Zülfü Livaneli, İnci Aral ve Ahmet Ümit’in de bulunduğu seksen edebiyatçı ve yazar, ittifakın kuruluşu ve siyasi duruşu hakkında bir bildiri yayınlayarak, ittifakı desteklediklerini duyurdu. Seçime Emek ve Özgürlük İttifakı içinde girecek olan partilerin tarihsel gelişimi şöyle:

Yeşil Sol Parti

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, (Yeşil Sol Parti) kendisini fesheden iki parti tarafından 25 Kasım 2012 günü kuruldu. Kendisini 23 Kasım 2012 günü fesheden partilerden Yeşiller Partisi, 2008 yılında ikinci kez kurulmuştu. Kendisini fesheden diğer parti ise 12 Mart 2010 günü kurulan Eşitlik ve Demokrasi Partisi idi.  Partinin kuruluş kongresinde yeni partinin adı kurucular tarafından “Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi” olarak belirlendi. Partinin program metni ve tüzüğü oybirliğiyle kabul edildi. Tüzüğe göre kadın kotası yüzde 50, 18-27 yaş arası gençlik kotası yüzde 10, engelli kotası yüzde 5, LGBT kotası ise yüzde 5 olarak belirlendi. Yeni partide genel başkanlık makamı bulunmuyor. Bunun yerine eşsözcüler var. Feshedilen Yeşiller Partisi’nin eşsözcüsü Sevil Turan ile feshedilen EDP İzmir İl Başkanı Arif Ali Cangı, YSGP’nin ilk eşsözcüleri oldu. Partideki bir başka yenilik ise Disiplin Kurulu’nun kaldırılması oldu. Bunun yerine getirilen arabuluculuğa Yüksel Selek seçildi. Partinin 30 Kasım 2012 günü yapılan 1. Olağan Kongresi’nde Sevil Turan ve Naci Sönmez eş sözcüler olarak seçildi. Böylece partinin ilk eşsözcülerinden Arif Ali Cangı yerini beş gün sonra Naci Sönmez’e bırakmış oldu. Partinin 2016 yılında yapılan kongresinde ise Naci Sönmez yerini korurken, Sevil Turan’ın yerine Eylem Tuncaelli seçildi. Eylem Tuncaelli, 2018 yılındaki kongrede yerini korurken Naci Sönmez’in yerine Sinan Tutal seçildi. Parti eşsözcüleri iki dönemden fazla görev alamıyor. Yeşil Sol Parti’nin, 22-23 Mayıs 2021 günlerinde yaptığı kongresinde eş sözcülüklere Ayşe Erdem ile İbrahim Akın seçilmişti. 16 Ekim 2022 günü yapılan kongrede ise eş sözcülüklere Çiğdem Kılıçgün Uçar ve İbrahim Akın seçilmiş bulunuyor.

Faaliyette bulunduğu dönem itibariyle on yılı aşan bir süredir siyasi yaşamda yer almakta olan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) çalışmalarında yer alan kimi isimler şöyle: Bilge Contepe, Ümit Şahin, Yüksel Selek, Sevil Turan, Kemal Tuncaelli, Ali Balkız, Saruhan Oluç, Zübeyde Kılıç, Sami Evren, Erol Katırcıoğlu, Hüseyin Hasançebi, Kenan Kalyon ve Ertuğrul Kürkçü…

Yeşil Sol Parti, HDP’nin seçimler öncesinde kapatılması ihtimaline karşı, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın çatı partisi olma görevini üstlenmiş bulunuyor. TİP haricinde, Emek ve Özgürlük İttifakı’na katılan tüm partiler, 81 ilde Yeşil Sol Parti listelerinden seçimlere giriyor.

Emekçi Hareket Partisi

Emekçi Hareket Partisi (EHP), daha önce Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nde yer alan kimi Devrimci Yol taraftarı kadrolarca 5 Ocak 2004 günü Hakan Öztürk’ün genel başkanlığında kuruldu. Gençlik örgütü EHP Gençliği adıyla, liseli örgütü ise Liseli Hareket adıyla çalışmalar yürütüyorlar. Kadın örgütü EHP’li Sosyalist Feministler ise “Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu”nun kuruluşunda aktif rol oynamıştır ve halen Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Kadın Meclisleri içerisinde kadın cinayetlerine karşı sistematik olarak eylem ve yürüyüş örgütlemekte; öldürülen kadınların davalarına katılmaktadır. Emekçi Hareket Partisi özellikle ekonomik krizin etkilerinin henüz ortaya çıktığı 2018 yılından bu yana işçi ve emekçilerin örgütlü gücünü var etmek için aktif çalışmalar yürütüyor. Bu yönde özellikle işçi sınıfının yoğun yaşadığı bölgelerde ekonomik krize karşı politik programı ile çalışmalar yürüten EHP; mağaza, market, inşaat, moto kurye çalışanları ve tekstil iş kollarında yeni sendikaların kurulmasına da öncülük etti.

EHP’nin kökeni olan Hareket dergisi çevresi; Kürt sorunu ve F tipi cezaevlerine yönelik sorunların görmezden gelinmesi ile ilgili tartışmalar yürütmüş ve önce ÖDP’den, daha sonra da kuruluşuna katıldığı SDP’den -ittifaklar politikası anlaşmazlığı nedeniyle- ayrılmıştı.

Birleşik Haziran Hareketi’nin kuruluşunda da yer alan ve o dönem Sibel Uzun’un Genel Başkanlığını yürüttüğü Emekçi Hareket Partisi, o dönem içerisinde gerçekleşen 2015 ve 2018 seçimlerde BHH’nin genel tutumundan ayrı olarak Halkların Demokratik Partisi’ni ve 2014 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise Selahattin Demirtaş’ı destekledi, seçim çalışmalarında aktif çalışmalar yürüttü.

Bir önceki dönem sözcülük görevini yürüten Özge Akman’ı 31 Mart 2019 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerine bağımsız aday olarak gösteren Emekçi Hareket Partisi 2437 oy aldı. EHP’nin bu dönemki genel başkanı ise Hakan Öztürk’tür.

Emekçi Hareket Partisi, 14 Mayıs 2023 günü yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Emek ve Özgürlük İttifakı’nın ayrı bir aday çıkarmamasını desteklerken; milletvekili seçimlerine Yeşil Sol Parti listesinde girecek.

Emek Partisi

Halkın Kurtuluşu ve Türkiye Devrimci Komünist Partisi geleneğinden gelen kadrolarca Abdullah Levent Tüzel’in genel başkanlığında 27 Mart 1996’da kurulan Emek Partisi hakkında programında “Kürt sorununa demokratik halkçı çözüm” önerisinde bulunduğu için kapatma davası açılınca, parti kurucularının bir bölümünün de içerisinde yer aldığı işçiler, sendikacılar ve aydınlar tarafından 27 Kasım 1996’da kurulan Emeğin Partisi, sosyalist bir parti olarak Emek Partisi geleneğinin sürdürücüsü oldu.

Ancak parti, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kapatılan Emek Partisi hakkında verdiği karardan sonra, 27 Kasım 2005’te adını Emek Partisi (EMEP) olarak değiştirdi. Ekim 2002 ila Mart 2003’te Haydar Kaya, partinin genel başkanlığını üstlendi. Ardından A. Levent Tüzel yine genel başkanlığa seçildi. EMEP seçimlere genel solda kurulan ittifaklarla katıldı.

Levent Tüzel, 12 Haziran 2011 genel seçimlerinde İstanbul’dan HDP geleneği olan partilerle ortaklaşılarak bağımsız aday oldu ve kazandı. Genel Başkanlık’tan istifa eden Levent Tüzel’in yerine Selma Gürkan getirildi. Levent Tüzel, 7 Haziran 2015 seçimlerinde ise HDP listesinden İstanbul milletvekili seçildi.

Emek Partisi’nin 25 Aralık 2014’teki 7. Kongresi ve 26 Kasım 2017 günü yapılan 8. Kongresi’nde Selma Gürkan, yeniden genel başkanlığa seçilirken; mevcut genel yönetim kurulunda ise Levent Tüzel, Ali Doğan, Arzu Erkan, Erkan Sarıoğlu, Gürsoy Turan, Halil İmrek, İhsan Çaralan, İskender Bayhan, İsmet Dursun, Mehmet Türkmen, Metin İlgün, Mustafa Taşkale, Mustafa Umut Yeğin, Nedim Köroğlu, Nuray Sancar, Sabri Topçu, Sedat Başkavak, Sema Barbaros, Sevda Karaca, Seyit Aslan, Şükran Doğan, Tarık Erkan, Tuncay Sağıroğlu, Veli Doğan, Yakup Aslandoğan ve Yusuf  Karataş bulunuyor.

Partinin 22 Kasım 2020 tarihinde gerçekleştirilen 9. Olağan Kongresi’nde genel başkanlığa Ercüment Akdeniz seçildi. EMEP, 14 Mayıs 2023 seçimlerine Emek ve Özgürlük İttifakı içinde ve Yeşil Sol Parti listelerinde girecek.

Sosyalist Meclisler Federasyonu

Kökünü Mustafa Suphilere kadar dayandıran Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), 50 yıllık bir mücadele geçmişine sahiptir. 2000’li yılların başlarına kadar değişik araçlarla sürdürülen devrim ve demokrasi mücadelesi, 2002 yılında Demokratik Haklar Platformu (DHP) adına kavuştu.  DHP’nin yürüttüğü mücadele, kapsamlı tartışmalar sonucunda yeni demokratik devrim programını eksen alan bir muhtevayla 2008 yılında Demokratik Haklar Federasyonu’na (DHF) evrildi. Bu süreçte, özellikle yerel seçimleri hedef alan önemli siyasal çalışmalar ve kampanyalar yürütüldü. DHF, 9 Temmuz 2017 tarihinde gerçekleştirdiği Birinci Kurultay’da sosyalizmi eksen alan bir programı benimsedi ve buna uygun olarak da ismini Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) olarak yeniledi. SMF, 4-5 Haziran 2022 günlerinde İstanbul’da İkinci Olağan Kurultayı’nı gerçekleştirdi. Devrimci ve halkçı yerel yönetimler programıyla SMF, Dersim’in Hozat ve Mazgirt ilçelerinde iki kez, Ovacık’ta bir kez belediye başkanlığı seçimlerini kazandı. 2019 yerel seçimlerinde ise Dersim’in merkez belediye başkanlığını kazandı. Yine son iki dönemdir parlamento seçimlerine katılan SMF, HDP ile ittifak zemininde hareket ederek 2015 seçimlerinde Erdal Ataş ve 2018 seçimlerinde ise Dilşat Canbaz’ı İstanbul milletvekili olarak HDP listelerinden parlamentoya yollamış bulunuyor. Başta Kürt halkı olmak üzere Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı ve birlikte mücadele siyasetini stratejik bir tutum olarak ele alan SMF, Kaypakkayacı güçlerin birliğini savunmakla birlikte, ittifak siyaseti kapsamında Emek ve Özgürlük İttifakı, HDK ve BMG’nin bileşeni bir kurumdur. Emek ve Özgürlük İttifakı bileşeni olarak 14 Mayıs seçimlerine katılacak olan SMF, parlamento seçimlerinde Yeşil Sol Parti listelerindeki ittifak adaylarını desteklerken, mevcut burjuva adaylar yüzünden cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot edecek.

Türkiye İşçi Partisi

1960’lı ve 1970’li yıllarda iki kez kurulan ve 2017 yazında isim hakkı düşen Türkiye İşçi Partisi (TİP), 7 Kasım 2017 günü yeniden kuruldu. İsmin resmen tescil edilmesinin ardından “Halkın Türkiye Komünist Partisi” çevresinin başını çektiği 146 kişi, partinin kuruluşuna katılmaları için 2018 yılı Mart ayında kamuoyuna çağrıda bulundu. Söz konusu çağrı metninde Erkan Baş, Metin Çulhaoğlu, Ali Önder Öndeş, Selma Şen, Barış Atay, Ebru Pektaş, Can Soyer, Leyla Yıldız, Tuncay Çelen’in de aralarında olduğu geçmiş TİP ve geçmiş TKP üyesi, İKD gibi çeşitli kitle örgütü ve DİSK gibi sendika temsilcisi, işçi, öğrenci ve akademisyenlerin imzası vardı. İlerici, sol ve sosyalistlerin adeta kökünün kazındığı 1950’li yılların ardından 1960’lı yılların başında ilk kez kurulan Türkiye İşçi Partisi, ülkedeki işçi sınıfıyla vicdanlı aydınları bir araya getirmişti. 15 kişilik parlamento grubuyla TİP, mecliste sağ partilerin ve yerleşik anlayışların adeta tozunu attırırken; partinin gençlik kolları ülkemizdeki solun dört ana eğilimini oluşturan örgütlere kaynaklık etmişti. Bu arada, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay’ın Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) kapatılması, isim ve rumuz hakkının hükümsüz sayılması için yaptığı başvuruyu Ağustos 2018’de reddetti. Yapılan ittifakla, 24 Haziran 2018 seçimlerinde TİP Kurucular Kurulu üyelerinden Erkan Baş (İstanbul) ve Barış Atay (Hatay), Halkların Demokratik Partisi listelerinden milletvekili seçildi. Seçimden önce yapılan anlaşmaya uygun olarak Erkan Baş ve Barış Atay, bir süre sonra HDP’den ayrılıp TİP’e katıldılar.

Erkan Baş ve Barış Atay’a bir süre önce HDP’den istifa eden Ahmet Şık ile yine bir süre önce CHP’den istifa eden Sera Kadıgil’in katılmasıyla Meclis’te halen dört milletvekili ile temsil edilen TİP, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vereceğini ilan ederken; milletvekili seçimlerine ise Emek ve Özgürlük İttifakı içinde; ancak kendi logosu altında girecek.

Toplumsal Özgürlük Partisi

Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), öncelikle 21 Eylül 1996’da bir politik-pratik platform olarak kuruldu. Platform 2011’den sonra partileşme biçimine geçti. 2013 yılında partileşen Sosyalist Yeniden Kuruluş sürecinin bir bileşeni olan Toplumsal Özgürlük Platformu bu birlik sürecinde bölünmüş, platformun bir kısmı SYKP’ye katılmış, bir kısmı da yoluna platform olarak devam etmişti. Böylece söz konusu platform çalışması, 9 Mart 2020’de Toplumsal Özgürlük Partisi adıyla partileşmiş bulunuyor. Parti, halen Halkların Demokratik Kongresi (HDK) bileşeni ve Emek ve Özgürlük İttifakı’nın bir üyesidir.

Partinin en yetkili organı Genel Kongre’dir. Kongrenin seçtiği Parti Meclisi ve Merkez Koordinasyon, iki kongre arasındaki yetkili organlardır ve kongre kararlarını uygulamakla görevlidir. Merkez Koordinasyon toplantıları arasındaki yetkili parti organı, üç kişiden oluşan Sözcüler Kurulu’dur. Perihan Koca, Pelin Kahiloğulları ve Juliana Gözen, Sözcüler Kurulu’nu oluşturuyor. TÖP, Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın ideolojik çizgisini temsil etmekte ve kendini Marksist-Leninist olarak konumlandırmaktadır. İşçi sınıfının sermayeye karşı verdiği sınıf savaşı içinde bulunurken, kendi merkezi bu savaşın içinde oluşur. Diğer anti-kapitalist ve halkçı ve demokratik toplumsal ve siyasal hareketlerin mücadeleleriyle işçi sınıfının mücadelesini uygun ortaklaşmalarla yürütüp süreklileştirmeyi hedefler. Toplumsal Özgürlük Partisi, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vereceğini açıklarken; milletvekili seçimlerine Emek ve Özgürlük İttifakı’nda Yeşil Sol Parti listelerinden seçime girecek.

#Emek #Özgürlük #İttifakı #halklara #sesleniyor #Hep #birlikte #başaracağız