Ana Sayfa Blog Sayfa 678

‘Bizi enkaz altında bırakan iktidarı enkaz altında bırakmamız lazım ‘

Yaşam Nöbeti’nin 6’ncı gününde konuşan Halk Sağlığı Uzmanı Mehmet Zenvcir de ‘Bu yeni yaşamın inşası, ülkeden demokrasinin gelişmesine bağlıdır. Bizi enkaz altında bırakanları 14 Mayıs’ta enkaz altında bırakmamız gerektiğini belirtiyorum’ diye konuştu

Mereş (Maraş) merkezli 6 Şubat’ta yaşanan depremlerde yerle bir olan kentlerden olan Hatay’da molozların yaşam alanlarına dökülmesine karşı başlatılan Yaşam Nöbeti 6’ncı gününde devam etti.
Samdandağ ilçesi Deniz Mahallesi’nde bulunan Çadırkent’in ve Miheyla Kuş Alanı’nın önüne dökülen molozların olduğu alanda tutulan nöbete, Türk Tabipler Birliği (TTB), SES Eş Genel Başkanı Hüsnü Yıldırım, Hatay Deprem Dayanışması, Dayanışma Gönüllüleri ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Samandağ İlçe Örgütü üyeleri katıldı.

Toprağımıza sahip çıkıyoruz

Yaşam Nöbeti’nde konuşan HDP İlçe Eşbaşkanı Naim Özbek, mücadelelerinin ilçe halkının sağlığını tehdit eden uygulamalar sona erene kadar devam edeceğini ifade etti. SES üyesi Nilgün Aşkan da, “Toprağımıza, suyumuza, havamıza sahip çıkıyoruz” dedi.

Siyasi iktidarı uyardık

Ardından söz alan TTB Merkez Konseyi üyelerinden Alican Bahadır ise “Kamu otoritesi pandemi döneminde olduğu gibi bu talepleri gerçekleştirmeye yanaşmıyor. Rantı, maliyeti sağlığın önünde tutuyor. TTB olarak deprem bölgesindeki insanların yanında olduğumuzu belirtiyor, talepleri taleplerimizdir diyoruz” diye konuştu. SES Eş Genel Başkanı Hüsnü Yıldırım, ilk günden bu yana bunların yaşanmaması için mücadele ettiklerini ifade ederek, “Bu sürecin olabileceklerini öncesinden gördük ve bunlarla ilgili raporlar yayınlayarak siyasi iktidarı uyardık” diye konuştu.

Elimizden geleni yapıyoruz

Siyasi iktidarın bugün gelinen noktada ne kadar kirli ilişkiler içinde olduğunun net görüldüğünü belirten Yıldırım “Bu yapılanlara karşı, her türlü hukuksuzluğa karşı bu mücadele karşısında daha yaşanabilir kentler adına da buradan tekrar siyasi iktidarı uyarıyoruz. Bunun içinde elimizden gelen her türlü mücadeleyi halkımızla sürdüreceğiz” dedi.

Halk Sağlığı Uzmanı Mehmet Zenvcir de hala suya, çadıra ulaşamayanların olduğunu belirterek, “Bu yeni yaşamın inşası, ülkeden demokrasinin gelişmesine bağlıdır. Bizi enkaz altında bırakanları 14 Mayıs’ta enkaz altında bırakmamız gerektiğini belirtiyorum” diye konuştu.

HABER MERKEZİ

 

#Bizi #enkaz #altında #bırakan #iktidarı #enkaz #altında #bırakmamız #lazım

ÖHD: Tecride karşı her kurum sesini yükseltmeli

ÖHD Genel Merkezi 3’üncü kongresini gerçekleştirdi. Burada konuşan hukukçular, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin arttığına vurgu yaparak PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride dair ise ‘Tecride karşı her kurum mücadelesini ve sesini yükseltmeli’ dedi

Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Genel Merkezi, “Tecridi kırıyor, özgürlükçü hukuku inşa ediyoruz” şiarıyla 3’üncü Olağan Genel Kongresini gerçekleştirdi. Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) konferans salonunda yapılan kongrede salona Kürtçe, “Em ê Tecrîdê Bişikînin û Hiqûqa Azadîxwaz Ava Bikin”, “Hiqûqa Azadîxwaz Bi Ciwanên Azad Ava Dibe”, “Ji Bo Civakek Azad û Demokratîk Dadek Azadîxwaz“, “Kadın hukuku özgürlük hukukudur” ve “Şîna Me Sedema Têkoşîna Me Ye” pankartları asıldı.
Tarihi adımlar atmalıyız

Kongrede konuşan Amed Şubesi Eşbaşkanı Rıza Polat, ÖHD’nin tarihi geçmişini hatırlatarak, “Öcalan üzerindeki tecrit bütün Kürt halkının üzerindeki tecrittir. Tecride karşı her kurum mücadelesini ve sesini yükseltmeli. Kürt avukatları tecride, asimilasyon ve özel savaş politikalarına, kadın kırımına ve talan sistemine karşı sesini yükseltmeli. Tüm bunlara karşı tarihi adım atmalıyız” dedi.

Tutuklu avukatların mesajları okundu

ÖHD Eş Genel Başkanı İlknur Alcan da, derneğin çalışmalarına değinerek, “ÖHD bu iki yıl içerisinde daha genç nüfusuyla 12 farklı şubede özgürlük ve demokrasi mücadelesi yürütmektedir. Sayın Öcalan üzerindeki tecridi kaldırmak için bütün arkadaşlarımızın çalışmaları oldu” dedi. Kongre süresi boyunca Rojava Hukukçuları, ELDH, MAF-DAD ve cezaevlerinde bulunan hukukçu siyasetçiler Selahattin Demirtaş, Ayla Akay Ata ve birçok siyasetçinin mesajı okundu.

Hiçbir yerde görülmeyen uygulamalar

Öcalan üzerindeki tecridin tüm topluma yayıldığını vurgulayan MED TUHAD FED yöneticisi Safiye Akdağ da, “Kürt halk önderi Öcalan üzerindeki tecrit bütün topluma yayıldı. Yüz yıllardır Kürt halkı üzerine saldırılar var ama Sayın Öcalan üzerindeki tecrit ağırlaşınca Kürt halkı üzerindeki tecrit de arttı. Cezaevindeki infaz yakmaları, hasta tutukluların ölüme terk edilmesi, katledilenler bunlar dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen uygulamalar” dedi.
Kongrede, Yeşil Sol Parti Amed İl Eş Sözcüsü Abbas Şahin, Rosa Kadın Derneği Başkanı Adalet Kaya ile Amed, Wan ve Êlih baro başkanları da birer konuşma yaptı. Konuşmaların ardından faaliyet ve mali raporlar okundu. Sonrasında oy kullanma işlemine geçildi.

AMED

#ÖHD #Tecride #karşı #kurum #sesini #yükseltmeli

Süleymaniye Valisi’nden açıklama: Saldırı araştırılmalı

Süleymaniye Valisi Heval Ebubekir, havalimanına yönelik saldırının incelikli bir şekilde soruşturulması gerektiğini belirtti

Süleymaniye Uluslararası Havalimanına yönelik saldırıya tepkiler sürüyor. Süleymaniye Valisi Heval Ebubekir, saldırıyı kınadıklarını ve araştırılması konusunda ısrarcı olduklarını ifade etti.

Havalimanı sivil bir kurumdur

Ebubekir, “Bizler resmi bir şekilde saldırıyı kınadık. Bu saldırıların sonlandırılması için ilgili taraflarla diyalog halindeyiz. Süleymaniye Uluslararası Havalimanı, sivil bir kurumdur. Umut ediyoruz ki böyle bir olay bir daha tekrarlanmasın. Konunun incelikli bir şekilde araştırılması gerektiği konusunda Kürdistan Bölgesi ve Irak hükümetleriyle görüşmelerimiz devam ediyor” dedi.

HABER MERKEZİ

#Süleymaniye #Valisinden #açıklama #Saldırı #araştırılmalı

KCK’den Süleymaniye saldırısına ilişkin açıklama

Süleymaniye’deki saldırıya dair açıklama yapan KCK Dış İlişkiler Komitesi, Irak başta olmak üzere tüm Kürtleri gereken tutumu almaya çağırdı

Federe Kurdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kentinde dün akşam saatlerinde Süleymaniye Uluslararası Havaalanı’na yönelik SİHA saldırısına ilişkin KCK Dış ilişkiler Komitesi, açıklama yaptı.

Fırat Haber Ajansı’dan ( ANF) yer alan açıklamada, saldırıda DP’nin Türkiye ile ortaklığına işaret edilen açıklamada, KDP’nin Türkiye’nin saldırılarına sponsor olduğu vurgulanarak, “Tüm Kürtler bu saldırıları Başur Kurdistan’ın statüsüne dönük bir işgal planı olarak değerlendiriyorken KDP, TC devletini haklı görüp yeni saldırılar için de cesaretlendiriyor” denildi.

Uluslarası güçlere çağrı

KDP’nin saldırıyı meşrulaştıran açıklamasına da tepki gösterilen açıklamada, saldırı ve saldırıyı gizlemeye çalışan KDP de kınandı. Kürt halkının özgürlük ve güvenlik koşullarının sağlanması için Irak başta olmak üzere tüm Kürtleri gereken tutumu almaya çağıran KCK, “Genelde tüm Kürtlerin özelde ise Süleymaniye halkı ve yönetiminin bu sınır tanımaz uluslararası terörizm karşısındaki yurtseverce tutumunu selamlıyoruz” diyerek uluslararası güçlere iseşu çağrıda bulundu: “Koalisyon başta olmak üzere, uluslararası güçlerin, Türkiye’nin uluslararası hukuku tanımayan ve Kürtleri hedef alan soykırım saldırılarına karşı tutum almaya çağırıyoruz. ”

HABER MERKEZİ

#KCKden #Süleymaniye #saldırısına #ilişkin #açıklama

Yeşil Sol Parti aday adayları İstanbul’da sahaya indi

İstanbul Sultanbeyli ilçesi Kent Meydanı’nda Yeşil sol Parti Marmara Bölgesi aday adayları katılımıyla bildiriler dağıtılırken yurttaşlar sloganlarla destek verdi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) seçim çalışmaları halkın yoğun ilgisi ile birlikte İstanbul’un ilçelerinde devam ediyor. Marmara Bölgesi aday adayları, seçim çalışmaları kapsamında Sultanbeyli ilçesinde bulunan Kent Meydanı’nda stant kurarak bildiri dağıttı. Kurulan stant Yeşil Sol Parti flamlarıyla donatıldı. Bildiri dağıtımına, Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Züleyha Gülüm, HDP İstanbul İl Eşbaşkanı İlknur Birol, HDP ilçe yöneticileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

 Halktan yoğun ilgi

Bildiri dağıtımı esnasında yurttaşlar yoğun ilgi gösterirken, araçlarında bulunan yurttaşlar da çaldıkları müzik ve kornalarla Yeşil Sol Parti’ye destek verdi.  Bildiri dağıtımı sırasında sık sık “Jin jiyan azadî” sloganı atıldı.

Demokratikleşme vurgusu

Bildiri dağıtımı sırasında konuşan HDP İstanbul İl Eşbaşkanı İlknur Birol, Kürt sorununa dikkat çekerek, 14 Mayıs’ta yapılacak olan seçimin Türkiye’nin demokratikleşmesi için önemli olduğunu ve seçimlerden sonra Türkiye’nin demokratikleşmesi için adımlar atılacağını ifade etti.

Kadın Seçim Bürosu’nun açılışına çağrı

Bildiri dağıtımında ayrıca Sultanbeyli ilçesinde yarın HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın katılımıyla açılacak olan Yeşil Sol Parti Kadın Seçim Bürosu için de çağrı yapıldı.

İSTANBUL

#Yeşil #Sol #Parti #aday #adayları #İstanbulda #sahaya #indi

Kanser hastası tutuklu ring aracında saatlerce bekletildi

Hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek için yapılan eylemler sürüyor. Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, açıklamalarında Trabzon Beşikdüzü T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan İmdat Bingöl’ün 1 buçuk saatlik ring aracı yolculuğundan dolayı durumunun kötüleştiğini belirtti

İHD İstanbul Şubesi, bu haftaki “F Otumu” eyleminde birçok rahatsızlıkları olan ağır hasta tutuklu İdris Başaran’ın durumuna dikkat çekerek, bir an önce serbest bırakılmasını istedi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, her hafta düzenledikleri “F Oturumu” eyleminin 576’ncısında bu hafta Antalya S Tipi Cezaevi’nde tutuklu ağır hasta tutuklu İdris Başaran’ın durumuna dikkat çekti.

Dernek binası önünde gerçekleştirilen eylemde konuşan İHD Hapishane Komisyonu üyesi Meryem Bars, yönetmelik kapsamında kurulan İdare ve Gözlem Kurulları’nın Ocak 2021 yılından 1 Nisan 2023 yılına kadar en az 138 tutuklunun tahliyesini engellediğini aktardı. Bars, “Tahliye erteleme, bütün hapishanelerde ve her politik mahpusa uygulanmıyor. Ancak yaklaşık 1,5 yılda 138 kişinin tahliyesinin ertelenmesi hiç de az değil. Üstelik bu 138 kişi içinde hasta mahpuslar az olmadığı gibi ölüm sınırında ağır hasta mahpuslar da bulunuyor” diye konuştu.

Bingöl’ün durumuna dikkat çekildi

Ardından İdris Başaran’ın sağlık durumuna dikkat çeken Bars, Başaran’ın tedavi hakkının engellemesinin yanı sıra kimliğinden dolayı da saldırılara maruz kaldığını dile getirdi. Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi de, 448’inci haftasında Trabzon Beşikdüzü T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan İmdat Bingöl’ün durumuna dikkat çekti.

Çoklu sağlık sorunları var

İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi önünde bir araya gelen grup adına konuşan İHD Ankara Şubesi Eşbaşkanı Sevil Turgut, Bingöl’ün yaşadığı sağlık sorunlarını yazdığı mektupla aktardığını söyledi. Turgut, “Yaklaşık olarak 27 yıldır hapishanede tutulan İmdat Bingöl’ün uzun yıllardır yaşadığı çoklu hastalıkları mevcuttur” dedi.

Kanser ilaçları verilmedi

Mide ve akciğer hastalıklarından dolayı 15 ay önce Bingöl’ün hastaneye sevk edildiğini ancak 1 buçuk saatlik ring aracı yolculuğundan dolayı kötüleştiğini belirten Turgut, “Bu durumdan kaynaklı olarak günlerce kendine gelememiştir. Genel cerrahiden alınan randevu günü geldiğinde revire çıkarak yolculuğa bu şekilde çıkamayacağını aktarmış, doktor tarafından da ‘bir şey yapılamayacağı ancak ağrı çekmemesi için kanser hastalarında kullanılan bir ilaç verebileceği’ söylenmiş ancak ilacın etkisinin ne olacağını bilemediğinden kullanamamış ve hastaneye de gidememiştir” diye konuştu. Bingöl’ün kronik akciğer hastası olduğu bilgisini paylaşan Turgut, Tetkik ve tedavi süreçlerindeki sorunlar sağlığa erişiminin önündeki engeller acil olarak kaldırılmalıdır” dedi.

Tekli hücrede tutuldu

İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi de 2 haftada bir düzenledikleri basın açıklamasının 273’ncüsünü Konak eski Sümerbank önünde gerçekleştirdi. Bu hafta Menemen R Tipi Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutuklu İlhan Dikme’nin sağlık durumuna dikkat çekildi. Burada konuşan İHD Hapishane Komisyonu Sözcüsü Ahmet Çiçek, Dikme’nin kesinleşen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası nedeniyle 2 Nisan 2019’da tutuklanarak Balıkesir Kepsut Hapishanesi’nde tek kişilik odaya konulduğunu söyledi. Çiçek, “Burada başlayan yoğun göğüs ve baş ağrısı şikâyeti ile Kepsut Devlet Hastanesi’ne götürülmüş ve daha sonra hapishane revirinde hipertansiyon tanısı ile takibi yapılmıştır. 17 Mayıs 2019 tarihinde hiçbir gerekçe gösterilmeden Kocaeli Kandıra 2 Nolu F Tipi Hapishanesi’ne sevk edilen Dikme’nin süreç içinde tedavisi aksamış ve rahatsızlıkları artmıştır” dedi.

Bir an önce tahliye edin

Çiçek, 11 Eylül 2019’da durumu ağırlaşan ve bilinci kapanan Dikme’nin önce Kocaeli Devlet Hastanesi’ne ardından Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi’ne sevk edildiğini anımsatarak, “burada beyin kanaması tanısı konuldu. Anjiyo ve sonrasında da ameliyat edileceği belirtildi. Anjiyo öncesi bilinci açılan Dikme, sonrasında yapılan ameliyatın ardından komaya girmiş, uzun süre uyutulmuş, aylarca bilinci kapalı halde yoğun bakımda tutulmuş, yoğun bakımda tutulmakta iken hakkında infaz erteleme kararı verilerek serbest bırakılmıştır” diye belirtti.

İlhan’ın yüzde 85 engelli raporu ve yürüme sorunu olduğunu söyleyen Çiçek, “Dikme’nin, ameliyat olabilmesi için, infaz erteleme sürecinin hızla tamamlanmasını ve derhal serbest bırakılmasını istiyoruz” dedi.

HABER MERKEZİ

#Kanser #hastası #tutuklu #ring #aracında #saatlerce #bekletildi

Şenyaşar Ailesi Adalet Nöbetinin 747’nci gününde

Şenyaşar ailesi Adalet Nöbetini 747’nci gününde, ‘Adalet insanlığın hakkıdır. Adalet çığlığımızı duymayan hükümet kaybedecek’

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti, 747’nci gününde devam ediyor.

Hafta sonu adliyenin kapalı olmasından kaynaklı nöbeti Pirsus’taki evlerinde sürdüren Şenyaşar ailesi, sanal medya hesaplarından “Adaleti olmayan bir hükümetten adalet talep etmek dünyanın en zor fakat en önemli görevlerindendir. Adalet insanlığın hakkıdır. Adalet çığlığımızı duymayan hükümet kaybedecek!” mesajı paylaştı.

RIHA

#Şenyaşar #Ailesi #Adalet #Nöbetinin #747nci #gününde

Yeşil Sol Parti büro açılışlarına devam ediyor: Sandıkları Yeşil Sol’a boyayacağız

Yeşil Sol Parti hız kesmeden seçim bürolarını açmaya devam ediyor. Şirnex’teki büro açılışına partinin Eşsözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar katıldı

Seçimlere günler kala Yeşil Sol Parti de çalışmalara ara vermeden devam ediyor. Seçim bürosu açılışları ile etkinliklerini sürdüren Yeşil Sol Parti’nin düzenlediği açılışlara yurttaşlar yoğun ilgi gösteriyor.

Xelfefî (Halfeti)

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Riha’nın Xelfefî (Halfeti) ilçesinde seçim irtibat bürosu açtı. Halkın yoğun katılım sağladığı açılışa, Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistleri, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) yöneticileri katıldı.

İrtibat bürosunun açılacağı binanın önünde toplanan yurttaşlar, davul-zurna eşliğinde halay çekti. Açılışta konuşan HDP Xelfetî ilçe Eşbaşkanı Mehmet Yıldırım, 3 Nisan’da seçim bürolarının açılışının nasıl engellendiğini hep birlikte yaşadıklarını belirterek, “Gençlerin, Kadınların, Kürt halkının ve halkların mücadelesiyle biz bugünlere geldik. Seçimlere Yeşil Sol Parti ile gireceğiz. Halkımızın sandıkları Yeşil Sol’a boyayacağı inancıyla büromuzu açıyoruz” dedi.

Şirnex

Şirnex’te Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi il binasının önünde Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk ve Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, HDP ve Yeşil Sol parti il ilçe yönetimleri, TJA aktivistleri, Barış Anneleri Meclisi ile birlikte yüzlerce kişinin katılımıyla halk buluşması gerçekleştiriyor.

Açılışa Yeşil Sol Parti’nin Eşsöcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar da katıldı.

Ayrıntılar geliyor..

 

#Yeşil #Sol #Parti #büro #açılışlarına #devam #ediyor #Sandıkları #Yeşil #Sola #boyayacağız

Ibouanga’nın şüpheli ölümü: Savunmalar ‘tanıdık’ çıktı

Garbonlu Jeannah Danys Dinabongho Ibouanga’nın ölümüyle ilgili serbest bırakılan şüphelilerinden D. A. ifadesinde, Ibouanga’nın arabasına bindiğinde ellerinin kanadığını ve arabadan atlamak istediğini iddia etti

Karabük Filyos Çayında, 26 Mart’ta ölü bulunan Gabonlu Dina Jeannah Danys Dinabongho Ibouanga’nın ölümüyle ilgili soruşturma devam ediyor. Ibouanga’nın ölümüyle ilgili serbest bırakılan şüphelilerin ifadeleri ortaya çıktı. Buna göre, Dinabongho’nun ölümüyle ilgili bağlantısı olduğu düşünülen üçü yabancı, sekiz kişi, farklı zamanlarda gözaltına alınırken, emniyetteki işlemleri tamamlanan sekiz kişiden beşi savcılık ifadesinin ardından, üçü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilerden D.A.’nın serbest bırakılmasına Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. Yeniden mahkemeye sevk edilen D.A., tekrar adli kontrol şartıyla serbest kaldı.

Bütün kadın cinayetlerinde aynı ifade

Gabon Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği avukatı Kerim Bahadır Şeker, basına yaptığı açıklamada D.A.’nın serbest bırakılması kararına itiraz edeceklerini söyledi. Avukat Şeker, D.A.’nın ifadeleriyle ilgili ise şu bilgileri verdi: “D.A. ifadelerinde açık bir şekilde söylüyor. Benim arabamda elleri kanıyordu. Ellerinin kanamasından sonra araba devam ederken arabadan kapıyı açmak suretiyle atlamaya kalkıştı. Bir kişi neden giden arabadan atlamaya kalkışır? Arabanın içindeki araştırmalar sağlandığında kan bulguları bulunacak. Burada ona yer yapılmaya çalışılıyor. Maalesef ülkede profesyonel kadın katilliği müessesesi türemiş durumda. Savunmalar bütün kadın cinayetlerinde aynı şekilde işliyor.”

Asli otopsinin çıktığını belirten Şeker, “Asli otopsinin toksikoloji raporları bekleniyor. Toksikoloji raporlarıyla alakalı geri dönüş gerçekleştiği zaman gelişmeleri açıklayacağız” dedi.

Kararın açıklanması talebi

Paris’te Türkiye Büyükelçiliği’nin önündeki oturma eylemleriyle birlikte konunun uluslararası bir hal aldığını da söyleyen Şeker, “Ülkemizin de yıpranmasını engellemek için adli makamları acilen gerekli zorunlulukları sağlamaya davet ediyoruz. Bu hukuki garabetten geri adım atmalarını ve tutuklama kararının çıkarılmasını talep ediyoruz” dedi.

Öte yandan, Gabonlu üniversite öğrencisi Dina’ya mesaj attıkları iddia edilen iki PTT çalışanıyla ilgili PTT A.Ş. adına yapılan açıklamada, olayın haberlerde konu edildiği gibi geçmediği ileri sürülerek şu ifadelere yer verildi: “Adli süreç içerisinde cinayet ile ilgili yapılan soruşturma kapsamında Şirketimiz personeli hakkında Savcılık tarafından tam zamanlı serbestlik kararı verilmiştir.”

HABER MERKEZİ

#Ibouanganın #şüpheli #ölümü #Savunmalar #tanıdık #çıktı

13 yaşındaki çocuklarının kemiklerini 21 yıl sonra buldular

Amed ve Êlih yapılan, ‘Kayıplar bulunsun, failler yargılansın’ eylemlerinde 13 yaşındaki Davut Altunkaynak ile 16 yaşındaki Nedim Akyön ve 1994’tekaçırılıp öldürülen TÜM SAĞLIK-SEN’in kurucularından Necati Aydın’ın failleri soruldu

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed ve Êlih ( Batman) Şubeleri’nin her hafta yaptıkları “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eylemleri bu hafta da devam etti. Amed’de 739’uncu eylemde 4 Nisan 1994 tarihinde Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne (DGM) çıkarılan ve serbest bırakıldıktan sonra kaçırılıp öldürülen TÜM SAĞLIK-SEN’in kurucularından Necati Aydın ve Êlih’te ise eylemin 575’inci haftasında 1995 yılında gözaltında kaybedilen 13 yaşındaki Davut Altunkaynak ile 16 yaşındaki Nedim Akyön’ün faillerini soruldu.

Cezasızlık yaygınlaştı

Amed’de Rezan (Bağlar) ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya gelen grup adına konuşan İHD Amed Şubesi Başkanı Abdullah Zeytun, Türkiye’de, gözaltında zorla kaybedilmeler ve faili belli siyasi cinayetlere karşı sürdürülen cezasızlıkla ağır tahribatlar yaşadıklarına dikkat çekti.

Ardından söz alan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Amed Şubesi Eşbaşkanı Şiyar Güldiken, Aydın’ın hikayesine değinerek, “Arkadaşlarımız Necati, Veysi, Hamit, Mehmet Emin, Zeki ve Aziz’lerin yükselttiği mücadele ve direniş bayrağını hiçbir zaman yere bırakmayacağız. Yine söz veriyoruz, bu bayrağı ileriye taşıyacağız” diye belirtti.

Önce gözaltına alındı

Basın metnini okuyan İHD Şube üyesi Fırat Akdeniz de, Aydın’ın, dönemin TÜM SAĞLIK-SEN kurucuları arasında yer aldığını, aynı zamanda Diyarbakır Sağlık-Sen kuruluş yönetiminde yer alarak ilk şube başkanı olarak görev yaptığını hatırlattı. Akdeniz, “27 Mart 1994 tarihinde Diyarbakır ilinde bir akrabasında misafir olarak kalan Necati Aydın ve eşi, misafir olarak kaldıkları evde ev sahipleri ve evde bulunda 5 yaşındaki çocuk dâhil kolluk kuvvetleri tarafından eve yapılan baskında gözaltına alınır. Olaydan dört gün sonra Necati Aydın’ın eşi ve beraberinde gözaltına alınanlar serbest bırakılır” diye belirtti.

Ensesinden tek kurşunla vurulmuş

Necati Aydın’ın 4 Nisan 1994 günü sabah saatlerinde Devlet Güvenlik Mahkemesine (DGM) götürüldüğünü anımsatan Akdeniz, “Akabinde ailenin avukatı savcı ile görüşme yapar ancak savcılık makamı da Necati Aydın için ‘muhtemelen örgüte katılmaya gitti’ cevabını verir” diyerek Aydın’ın ailesinin 8 Nisan 1994 tarihinde savcılıkla yaptığı görüşmede ise herhangi bir bilgi edinemediklerini vurguladı. Akdeniz, “Necati’nin cenazesi 9 Nisan 1994 günü Silvan yolu üzerinde, Kâğıtlı Jandarma Karakolu yakınlarında iki kişiyle birlikte bir tarlada bulunur. Necati Aydının cenazesi Diyarbakır Devlet Hastanesine getirilir. Necati Aydın ile ilgili yapılan otopsi işlemi sırasında vücudunda birçok işkence ve darp izleri olduğu, ensesinden tek bir kurşunla öldürülmüş olduğu yapılan otopsi sonucu tespit edilir” diye belirtti.

Açıklama, oturma eylemiyle son buldu.

Cinayetlerin sorumlusu devlettir

Êlih’te ise Gülistan Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde toplandı. Açıklamayı okuyan İHD Şube Yöneticisi Zeki Tangüner, gözaltında kaybedilen 13 yaşındaki Davut Altunkaynak ile 16 yaşındaki Nedim Akyön isimli çocukların kemiklerinin 21 yıl sonra Mêrdîn de bulunduğunu hatırlatarak, “Dargeçit ilçesi Dîlan Köyünde bulundu. Derneğimizin Mardin şubesine 10 Nisan’da yapılan başvuru üzerine kemiklerin İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildiği; yapılan DNA testi sonucunda kemiklerin bu çocuklara ait olduğu kesinlik kazanmıştır. Geçmişten bugüne coğrafyamızda yaşanan insan hakları ihlallerini Davut Altunkaynak’ın ağabeyi Kazım Altunkaynak şu sözlerle dile getirmiştir. ’Türkiye’de adaletin olmadığını bir kez daha gördük. Yıllar sonra 13 yaşındaki kardeşimin kemikleri bulundu ama failleri hala yargılanmıyor. Adaletin olmadığı çok açık ortada değil mi?’ Düşünün bir aile çocuğunun cenazesine ulaşabiliyor tepkisini ‘sevinsek mi, üzülsek mi, bilemedik’ şeklinde ortaya koyuyor. 28 Kasım 2015’te aramızdan alınan Tahir Elçi suikastına ilişkin; faili meçhul kalmayacaktır, sözlerine fail veya faillerin ortaya çıkarılmaması faili meçhule bir adım daha yaklaşıldığını gösteriyor. Her zaman dillendirdiğimiz gibi faili tespit edilemeyen tüm cinayetlerin sorumlusu devlettir” ifadelerini kullandı.

Açıklama oturma eylemi ile son buldu.

HABER MERKEZİ

#yaşındaki #çocuklarının #kemiklerini #yıl #sonra #buldular