Ana Sayfa Blog Sayfa 683

DBP’li Kayataş: Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğü bizim mücadele gündemimiz

DBP Ankara Danışma Bürosu Eşsözcüsü Murat Kayataş iktidarın, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ı toplumdan soyutlayarak Kürt halkını iradesizleştirmeye çalıştığını söyledi

İmralı Adası’nda 8 yıldır derinleştirilerek sürdürülen tecrit, Abdullah Öcalan’ın 25 Mart 2021’de kardeşi Mehmet Öcalan ile yaptığı “kesintili” telefon görüşmesinden sonra haber alınamama haline dönüştürüldü. Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Ankara Danışma Bürosu Eşsözcüsü Murat Kayataş, İmralı tecrit sistemi ve haber alınamama halini değerlendirdi.

Abdullah Öcalan’a dönük uluslararası komployla Kürt halkının tarihten silinmek istendiğini ifade eden Kayataş, bu politikanın bugün ağırlaştırılmış tecritle uygulanmak istendiğini söyledi.

Tecrit topluma yayıldı

Abdullah Öcalan ve İmralı Cezaevi’nde bulunan diğer tutuklulardan haber alınamama halinin kamuoyunda endişelere neden olduğunu dile getiren Kayataş, “Sayın Öcalan’ın ve arkadaşlarının sağlıkları hakkında ciddi endişelerimiz, kaygılarımız mevcut. Sayın Öcalan şahsında uygulanan tecrit sadece İmralı Cezaevi ile sınırlı bir tecrit değildir. Dalga dalga bütün cezaevlerine yayılan, cezaevlerinden toplumun tümüne yayılan bir tecrit söz konusudur. Bu tecrit dar anlamıyla sadece bir bireyin toplumdan izole edilmesi olayı değildir. Bir düşünce sistematiğine, bir değerler toplamına yönelik bir uygulamadır” dedi.

Kayataş sözlerine şöyle devam etti;

“Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğü bizim mücadele gündemimizin temelidir. Sayın Öcalan Kürt halkı için kırmızı çizgidir. Dolayısıyla biz şu an İmralı Cezaevi’nde uygulanan tecrit politikaları hem Türkiye hem Ortadoğu halklarının geleceğine yönelik çok ciddi bir tehdit oluşturuyor. Toplumsal muhalefeti, toplumsal dinamikleri, sol sosyalist, devrimci, yurtsever tüm kesimleri bu anlamda duyarlı olmaya, her türlü demokratik barışçıl mücadele yöntemi kapsamında da mücadeleye davet ediyoruz”

Kaynak: MA

#DBPli #Kayataş #Sayın #Öcalanın #fiziki #özgürlüğü #bizim #mücadele #gündemimiz

‘AKP-MHP iktidarı, kadının gücüyle kaybedecek’

Wan’da kadınların 14 Mayıs’ı heyacanla beklediğini söyleyen Yeşil Sol Parti Wan İl Eşbaşkanı Gönül Uzunay, ‘Bu seçimde inanıyoruz ki AKP-MHP iktidarı, kadının gücüyle kaybedecek’ dedi

Türkiye’de demokrasinin yeniden inşa edilmesi ve Kürt meselesinin çözüm yoluna girmesi bakımından tarihi bir fırsat oluşturan ve 14 Mayıs günü yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve 28’inci Dönem Milletvekilliği Seçimleri öncesi, siyasi partilere aday başvuruları, tanıtım toplantıları ve seçim bildirgelerinin açıklanmaya başlandı.

Ankara’da 30 Mart günü, düzenlediği tanıtım toplantısıyla seçim bildirgesini açıklayan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 2 Nisan’da ise Kadın Seçim Bildirgesini açıkladı. Ekonomiden siyasete, yargıdan ekolojiye kadar birçok konu başlığının öne çıktığı bildirgede “14 Mayıs’ta kadınlar açısından bir rejim oylaması yapılacaktır. Kadınlar olarak 3’üncü Yol’da birleşiyoruz. 3’üncü Yol’da yeni bir başlangıç, yeni bir yüzyıl diyoruz” mesajı verildi.

Öte yandan seçim çalışmalarının günler öncesinden başladığı kentlerden biri de Wan. Kentte kadınlar merkez ve dış ilçelerin yanı sıra mahallelerde kadınlarla buluşmaya devam ediyor. Yeşil Sol Parti Wan İl Eşbaşkanı Gönül Uzunay, partisinin kadın seçim bildirgesinde yer alan başlıklara ilişkin JinNews’e konuştu.

‘Gücü kadınlardan alıyoruz’

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü ve 21 Mart Newroz Bayramı’nın Mereş merkezli depremlerde yaşamını yitirenlere adandığı ve direnişin öfkenin alanlara taşındığı bir süreçten geçildiğini anımsatan Gönül, Yeşil Sol Parti’nin Kurdistan ve Türkiye’de yeni bir oluşum olsa da HDP’nin izinde seçime girdiği için halkta büyük bir kabul gördüğünü söyledi. “İnancı ve gücü kadınlardan alıyoruz” diyen Gönül, halkların Cumhur ve Milet İttifakına mahkum olmadığını vurguladı. Uzunay, “Emek ve Özgürlük İttifakı’nın 3’üncü Yol’un parçası olarak görüyor ve yer alıyoruz” diye belirtti.

‘Hedeflerimizden biri İstanbul Sözleşmesi’ni geri getirmek’

AKP-MHP İttifakı’nın, uzun süredir hedef aldığı kadın kazanımlarından biri olan 6284 sayılı yasa üzerinden bir ittifak oluşturduğuna dikkat çeken Uzunay, şu sözleri kullandı: “Kadın kazanımları, evlerde şiddet gören ve katliamlardan geçen kadınların, psikolojik ve erkek şiddeti gören kadınların, yasa ile güvenceye alınan hakları hedef alınıyor. Ama biz diyoruz ki, kadınlar binlerce yıldır kutsal bir emek veriyor ve bu emeğin bir kazanımı olan İstanbul Sözleşmesi’dir. Sözleşme, kadınların büyük bedeller ile mücadelesiyle elde ettiği bir kazanımdı. Türkiye ‘tek adam’ rejimi ile bu sözleşmeyi kaldırdı. Bu kez 6284 sayılı yasanın kaldırılması ile kadını tamamen erkek tahakkümüne almak isteyen sisteme karşı Yeşil Sol Parti olarak beyannamemizde de belirttiğimiz gibi başlıca hedeflerimizden biri İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden daha güçlü bir şekilde geri getirmek. Özellikle evlerde emek veren ve ekonomik olarak göz ardı edilen kadınlar için bir güvence oluşturmak istiyoruz.”

‘Erkek yargıyı kadınlar değiştirecek’

Bildirgede de yer alan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kadınlar için resmi tatil yapacaklarını söyleyen Uzunay, “Kadınlar, yaşam içinde büyük bir emek sahibi ancak hiçbir şekilde bu emeklerinin karşılığını alamıyorlar. Yeşil Sol Parti olarak kadını, doğayı ve ekolojiyi bir bütün olarak görüyoruz. Sömürgecilik, dünyada kendini doğanın, kadının, kadın kazanımlarının sömürüsü üzerinden var etmiştir. İstatistiklerde İstanbul Sözleşmesi’nin iptali ile kadın katliamlarının daha da arttığını gösteriyor. Failler cezasızlıklarla ödüllendiriliyor. Bunu biz kadınlar değiştireceğiz” diye kaydetti.

Kadına özgü seçim çalışması

Wan’ın yanı sıra diğer kentlerde de kadına özgü örgütlemelerle seçimlere hazırlandıklarını, her mahalle ve sokakta ayrıca kadına dair çalışmalar yaptıklarını paylaşan Uzunay şöyle devam etti: “Özellikle kadınlarla bir araya geliyoruz. ‘Gündem değerlendirmesi, sürecin önemi, nasıl bir seçim geçireceğiz? Bu seçimde kadınların rol ve misyonu nedir, nasıl olmalıdır?’ konuları üzerine konuşuyoruz. Hem kadın arkadaşlarımızın değerlendirmelerini alıyoruz hem de fikirlerimizi dile getiriyoruz. Yine seçim çalışmaları kapsamında birkaç büyük ilçemizde kadın seçim büroları ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Kadınların özel bir alanda bir araya gelerek duygu ve düşüncelerini dile getirebilmesi amacıyla çalışıyoruz. Bu sömürgeciliği değiştirecek güç, kadınların gücüdür. Tarihten aldığımız güçle, bu hakikati gün yüzüne çıkarıyoruz. Bu seçimde de inanıyoruz ki bu faşist AKP-MHP iktidarı, kadının gücüyle kaybedecek. Kadının emeği ve gücüyle demokratik eve eşit bir toplum yaratacağız.”

‘Kadınlar 14 Mayıs’ı heyecanla bekliyor’

Seçim hazırlıklarının kadınlarda büyük bir etki ve coşku yarattığını dile getiren Uzunay, kadınların öncelikli talebinin bu iktidarın gitmesi olduğunu vurguladı. Uzunay, “Kadınlar, 14 Mayıs’ı heyecanla bekliyor. Bu moral ve heyecanla bizi karşılıyor. Elbette bu heyecan ve moral, bizim de çalışmalarımıza yansıyor. Bizi güçlendiriyor ve başları günü olan seçim günü için motive ediyor” diye konuştu.

Hedef 8’de 8 milletvekili

AKP-MHP İttifakı’nın bu süreçte baskılarını sürdüreceğine dikkat çeken Uzunay, son olarak şöyle konuştu: “Sandık güvenliğini sağlamak adına çalışmalarımıza başladık son ana kadar da devam edeceğiz. Onların oyunlarına, hilelerine karşı tecrübeliyiz. Bugüne kadar da bu hile ve oyunları tecrübelerimiz ile boşa çıkardık. Wan’da hedefimiz 8’de 8 milletvekilini almak. Tüm halkımız özellikle de kadınlar ve gençler bu partinin doğal üyesidir ve bu temelde çalışmalar yürütebilirler. İddiamız büyük 8’de 8 çıkarmayı hedefliyoruz. Biz bu inançtayız. Halkımız da bu inançla partisine sahip çıkıyor.”

WAN

#AKPMHP #iktidarı #kadının #gücüyle #kaybedecek

Medresa Sor İdlib’teki guruplara yardım eden Hayrat Vakfı’na tahsis edildi

Medresa Sor’un 4 yıl süren restorasyon çalışmalarının bitmesiyle yapılan açılıştan sonra İdlib’teki paramiliter gruplara yardım gönderen Hayrat Vakfı’na süresiz tahsis edildiği ortaya çıktı

Şirnex’ın Cizîr (Cizre) ilçesine bağlı Dağkapı ile Şah Mahallesi’nin kesiştiği noktada bulunan ve 14’üncü yüzyılda inşa edilen Medresa Sor’un Hayrat Vakfı’na süresiz tahsis edildiği belirtildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bağlı olan Medresa Sor, 30 Eylül 2019’da Bitlis Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından restorasyon kapsamına alındı. Dört köşe kare biçiminde kırmızı tuğlalarla yapılan medresenin, 4 yıl süren restorasyonunda aynı malzemelerin kullanılmadığı ve özünden koparıldığı görüldü. Medresa Sor, 23 Mart’ta ziyaretçilere açılırken, tarihi medresenin vakıflara peşkeş çekildiği ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “manevi kızı” olarak bilinen AKP Genel Merkez Kadın Kolları MKYK üyesi Hatice Atan’ın medreseyi, AKP’ye yakınlığıyla bilinen Hayrat Vakfı’na tahsis edilmesi için Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne başvuru yapmıştı. Atan’ın girişimlerinin sonuç verdiği ve medresenin bir kısmının Hayrat Vakfı’na bir kısmının ise Diyanet İşleri Bakanlığı’na tahsis edildiği belirtildi.

Efrinde’ki işgale destek veriyor

1974 yılında kurulan Hayrat Vakfı, AKP iktidarı döneminde alınan Bakanlar Kurulu kararıyla “kamu yararına çalışan vakıf” olarak kabul edildi. AKP tarafından “izin almadan yardım toplama hakkı” verilen kurumlar arasında yer alan Hayrat Vakfı, Kuzey ve Doğu Suriye’nin Efrîn kentinde “eğitim hizmetleri” veriyor. Ayrıca tecavüzle gündeme gelen Ensar Vakfı’na da “moral” veren kuruluşlardan biri olarak biliniyor. 2020 yılında İdlib’teki  gruplar için yardım kampanyası düzenleyen kuruluşlar arasında yer alan Hayrat Vakfı, “yardım” adı altında toplanan eşyaları TIR’larla İdlib’e götürdü.

Daha önce kanun teklifi verilmişti

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şirnex Milletvekili Nuran İmir, 13 Eylül 2022 yılında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ilişkin yapılan görüşmeler sırasında Meclis Başkanlığı’na Medresa Sor’un “Kültür ve Edebiyat Müzesine dönüştürülmesi” için kanun teklifi vermişti kültürel varlıkların sergilendiği bir Kültür Edebiyat müzesine dönüştürülmesi tarihsel misyonu açısından daha isabetli olacaktır” denilmişti.

Medresa Sor’un tarihi

Medresa Sor, 900 -1495 ile 913-1507 yılları arasında hüküm süren Ezîzan (Azizan) Beyliği’nin beylerinden İkinci Şeref Xan tarafından Cizîr’ın batı surları üzerinde inşa edildi. Bir kitabesinin bulunmaması nedeniyle medresenin yapılış tarihi tam olarak bilinmiyor. Kürt alimi Melayê Cizîrî (Molla Ahmed-i Cezirî) bu medresede eğitim verdi. Alt kat mezar odasıdır, üst katın önemli toplantıların yapıldığı ve dini tartışmaların gerçekleştirildiği münazara odası olarak kullanıldığı söylenir. Mezar odasında yedi mezar taşı bulunur. Medresenin güneyinde doğu-batı doğrultusunda üç kubbeyle örtülü dikdörtgen planlı mescit bölümüyle, mescidin güneyinde dışa beşgen olarak taşkın ve içten sekizgen planlı medreseyi yaptıran Mîr ailesinin mezarları da bulunuyor.

ŞIRNEX

#Medresa #Sor #İdlibteki #guruplara #yardım #eden #Hayrat #Vakfına #tahsis #edildi

Ajanlık tutmayınca ‘iyi halli’ değil dediler

Yozgat 1 Nolu T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Hakan Abi’ye önce ajanlık dayatıldı sonra ise ‘iyi halli’ değil denilerek tahliyesi ikinci kez ertelendi

AKP döneminde özel bir politikaya dönüştürülen infaz yakmalarla onlarca tutuklunun tahliyesinin önüne geçilmeye devam ediliyor. Edirne’de 2017’de tutuklanan ve hakkında açılan davada, “Örgüt üyeliği” ve “sınır ihlali” iddiasıyla 7 yıl 5 ay hapis cezası verilen Yozgat 1 Nolu T Tipi Cezaevi’ndeki Hakan Abi’nin tahliyesi de ikinci kez engellendi.

Abi, 31 Aralık 2022’de “ajanlık dayatması”nı kabul etmediği için tutukluluk süresi 3 ay daha uzatılırken, 3 aylık sürenin ardından 31 Mart günü İdare ve Gözlem Kurulu tarafından tahliye edilmesi gereken Abi, bu kez de “iyi halli” olmadığı gerekçesiyle tutukluluk süresi 3 ay daha uzatıldı.

‘Gel bizimle çalış?

İkinci kez tahliyesi engellenen Abi’nin, İdare ve Gözlem Kurulu’nun, “PKK Lideri Abdullah Öcalan için kimdir, senin için ne ifade ediyor?”, “Çıkınca parti çalışmalarına katılacak mısın?”, “Bize yardımcı olur musun?”, “Gel bizimle çalış” benzeri dayatma ve sorulara maruz kaldığı öğrenildi?

20 gün sonra haber aldık

Oğlunun ikinci kez tahliyesinin engellemesine ilişkin konuşan Baba Halit Abi ise, oğlunun ilk gözaltına alındığı esnada Edirne’de polisler tarafından işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını ifade ederek, oğlunun gözaltına alınma ve tutuklanma haberlerini 20 gün sonra aldıklarını vurguladı.

‘Boşuna beklemeyin dedi’

En son yaptığı telefon görüşmesinde oğlunun kendisine, “Beni tahliye etmeyecekler, boşuna beklemeyin” gibi söylemlerde bulunduğunu dile getiren baba Abi, “Oğlumla tutuklu bulunan tutsaklardan biri 20 yılı aşkın süredir tutuklu ve onunda tahliyesinin 3 ay daha ertelendiğini öğrendik. Cezası biten tüm tutukluların serbest bırakılması gerekiyor” dedi.

Haksız yere tutuklular

Maddi, manevi ve psikolojik olarak yaşanan haksızlıkları kabul etmediklerini ve artık bünyelerinin bu hukuksuzlukları kaldırmadığını ifade eden Abi, “Tüm siyasi tutuklular cezaevlerinde zaten haksız hukuksuz yere tutuluyorlar. Hiçbir suçları olmadığı gibi halen içerde tutuluyor ve tahliyeleri engelleniyor. Ne hırsızlık yapmışlar, ne adam öldürmüşler, ne de devletin parasını çalmışlar. Sadece kendi partilerinde mücadele yürüttükleri için şuan tutuklular” diye konuştu.

COLEMÊRG

 

 

#Ajanlık #tutmayınca #iyi #halli #değil #dediler

Muğla’da 3.9 büyüklüğünde deprem

Muğla’da sabah saatlerinde 3.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre Muğla Datça açıklarında 3,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Saat 06.43’te meydana gelen depremin derinliği 11.28 kilometre olarak ölçüldüğü belirtildi.

MUĞLA

#Muğlada #büyüklüğünde #deprem

SES’ten gözlem raporu: Pazarcık’da ayrımcı uygulamalar yaşandı

Mereş merkezli depremlerin ardından Bazarcix’a giden SES heyeti, ilçede özellikle Kürt-Alevi yurttaşlara karşı ayrımcı uygulamalar olduğuna dikkat çekti

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İzmir Şubesi, Mereş merkezli depremlerin ardından ilk depremin merkez üssü Bazarcix (Pazarcık) ilçesine giden üyelerinin oluşturduğu gözlem raporunu şube binasında duyurdu. Basın metnini SES üyesi Dilan Karabağ okudu.

İlçe nüfusunun tamamının çadırlarda yaşamak zorunda kaldığını aktaran Karabağ, kimi çadır kentlerin önünde ağır silahlı askerlerin varlığının dikkat çekici olduğunu vurguladı. Çadır kentlerde yaşanan en büyük sorunun duş ve tuvalet olduğunu belirten Karabağ, şunlara dikkat çekti:

“Diğer yandan halkın bu ve benzeri birçok konuda bilgilendirilmediği de yapılan tespitler arasındaydı. Çadır kentlerde mahrem alanların olmadığı bu durumun kadınlar açısından risk barındırdığı dikkate alınmalıdır. Gelen içme sularının yetersiz olduğu ve AFAD’dan su istendiğinde nahoş bir tepkiyle karşılaştıklarını ifade edenlerin sayısı da azımsanmayacak derecedeydi.”

‘Alevi-Kürt köylerine yardım ulaşmadı’

Kürt-Alevi yurttaşların yaşadığı bölgelerde barınma ve beslenme gibi sorunların yaşandığını söyleyen Karabağ, şunları ekledi:

“Diğer yandan Aşağı Pazarcık denen ağırlıklı olarak Sünni-Türk halkın yaşadığı bölgeye konteyner kent yapılmaya başlanmıştı. Yukarı Pazarcık halkından alınan bilgiye göre; halka Aşağı Pazarcık’ta kurulan konteyner kente taşınmaları söylense de Alevi-Kürt halkı iki gerekçeyle bu teklifi şiddetle reddettiklerini ifade ettiler. Bunlardan birincisi; buradan taşındıklarında ev ve arsalarına el konulması endişesi, ikincisi ise; gittikleri yerdeki halkın kendilerini kabul etmeyecekleri ve bu durumun bir çatışmaya dönüşeceği ihtimaliydi. Yapılan köy ziyaretlerinde halkın verdiği bilgiye göre; merkeze daha yakın olmasına rağmen Kürt-Alevi köylerine bir ay sonra çadır geldiğini, buna mukabil merkeze daha uzak olan korucu, Sünni-Türk köylerine helikopterle malzeme verildiğini, konteyner evler kurulduğunu öğrendik.”

Valilik izni şartı

Valilikçe görevlendirilen ücretli öğretmenlerin pedagojik formasyon eğitimi alıp almadığının belirsiz olduğunu söyleyen Karabağ, şöyle devam etti:

“Bir erkek öğretmenin erken ergenlik dönemindeki kız öğrencilerle iletişimi dikkatten kaçmamış olup çocukların duygu durumunun olumsuz etkilenebileceği kaygısıyla, konu ilk önce MEB Yönetim çadırına, sonrasında ise İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne şifahen aktarıldı. Konuyla ilgili ayrıntılı bir rapor Eğitim-Sen Genel Merkezine iletildi. Bir diğer konu mültecilerin yaşadığı çadır kentin güvenlik güçlerince izole edildiği, giriş-çıkışların kontrol edildiği, sağlıkçı olmamıza rağmen içeri alınmadığımız konusudur. İçeri girmemizin ancak valilik iznine tabi olduğu güvenlik güçlerince ifade edildi.”

‘Sağlık emekçisine tutanak’

Pazarcık Devlet Hastanesi’nin hasarlı olmasına rağmen birimlerin içeride çalıştığını dile getiren Karabağ, bu konuda şunları aktardı:

“Diğer yandan sağlık emekçilerinin yaşadıkları sorunları gözyaşlarını tutamadan aktardıklarına şahitlik ettik. Aynı zamanda depremzede olan sağlık emekçilerine ayrılmış çadırı su bastığını, yönetim tarafından zorla, baskıyla ve işlevsel olmayan çalışma planlamalarıyla çalıştıklarını, deprem günü yollardan kaynaklı hastaneye ulaşamayan bir sağlık emekçisine tutanak tutulduğunu öğrendik. Bu esnada Sağlık Bakanlığından daire başkanı olduğunu ifade eden üç yetkili de bu konuşmaların tümüne şahitlik etti. Gerek hastanedeki sağlık emekçileri, gerekse bizler var olan sorunların çözümü için kendilerine detaylı bilgi verdik.”

Kaynak: MA

#SESten #gözlem #raporu #Pazarcıkda #ayrımcı #uygulamalar #yaşandı

Gever ve İsviçre’de 4 Nisan kutlamaları

Gever’de yüzlerce genç birçok mahallede meşaleler ve sloganlarla PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 74’üncü doğum gününü kutladı. İsviçre’de 2 Nisan’da başlayan etkinlikler ise birçok kentte dün de devam etti

Colemêrg’in Gever ilçesine bağlı çarşı merkezi, Orman, Dize, Kışla, Cumhuriyet ve birçok mahallede PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 74’ncü yaş günü dolayısıyla yüzlerce genç sokaklara aktı. Yapılan etkinliklerde gençler havai fişekler ve yaktıkları meşalelerle, “Bijî Serok Apo” ve “Bê Serok jiyan nabe” sloganları attı.

Yapılan etkinlikte Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için dilek fenerleri de uçuruldu. Yapılan kutlamaların ardından polisler mahallelere saldırarak, sokakları dolduran yüzlerce genci dağıtmaya çalıştı. Birçok mahallede polislerin ablukasına rağmen kutlamalar, “Bijî serok Apo” sloganlarıyla sürdü.

Öte yandan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Colemêrg İl Örgütü ve HDP Colemêrg Kadın Meclisi üyeleri, Öcalan’ın doğum gününü il örgütü binalarında yaş pasta keserek kutladı. Kutlamaya çok sayıda kadın katıldı.

İşviçre’de ise birçok kentte 4 Nisan etkinlikleri gerçekleşti. İsviçre’de 2 Nisan’da başlayan kutlamalar Wintherthur, Cenevre, Zürih, Biel, Basel, Lozan, Luzern, Aarau ile Brugg kentlerinde İsviçre Kürt Kadınlar Birliği (YJK-S) öncülüğünde düzenlenen etkinliklerle sürdü.

Kaynak: MA

#Gever #İsviçrede #Nisan #kutlamaları

Yeşil Sol Parti İstanbul’da iki ilçede daha seçim bürosu açtı

Yeşil Sol Parti, Beyoğlu ve Sancaktepe ilçelerinde yoğun katılımın sağlandığı seçim irtibat büro açılışı gerçekleştirildi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), İstanbul Beyoğlu’nda ilçesinde bulunan Hacıahmet Mahallesi’nde seçim irtibat bürosu açtı. Büronun açıldığı sokağa Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Yeşil Sol Parti bayrakları asıldı. Büronun açılışına çok sayıda mahalleli ve Yeşil Sol Parti ile HDP üye ve yöneticileri de katıldı.

Kitle, sık sık “Bê Serok jiyan nabe” , “PKK halktır halk burada” ve “Direne direne kazanacağız” sloganları attı. Açılışı yapan kitle şarkılar eşliğinde halay çekti. Açılışta konuşan Yeşil Sol Parti İl Örgütü Eş Sözcüsü Beser Çelik, Emek ve Özgürlük İttifakı’na dikkat çekerek, ittifak bünyesinde bulunan parti ve oluşumlarla birlikte yol yürüyeceklerini dile getirdi. Çelik, “Kendi öz gücümüzle arkadaşlarımızı Meclis’e göndereceğiz. Taliban ittifakına karşı bu halkın güçlü bir duruşu vardır” dedi.

4 Nisan da kutlandı

Yeşil Sol Parti Sancaktepe İlçe Örgütü ise, ilçede bulunan Akpınar Mahallesi’nde seçim irtibat bürosunun açılışını gerçekleştirdi. Açılışa Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Eşbaşkanı İlknur Birol, Yeşil Sol Parti İstanbul İl Eş Sözcüsü Mevlüt Ustabaşı, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İstanbul İl Eş Sözcüleri Dilber Demir ve Atilla Özdağ’ın yanı sıra çok sayıda siyasi parti temsilcileri katılırken, yüzlerce mahalleli de yoğun ilgi gösterdi.
Burada ilk olarak Yeşil Sol Parti Sancaktepe İlçe Eş Sözcüsü Elif Gül, seçime çok kısa bir tarih kaldığını belirterek, herkesi seçimler için çalışmalara davet etti.

Ardından söz alan HDP İstanbul İl Eşbaşkanı İlknur Birol, Yeşil Sol’un ezilenlere, kadınlara, gençlere yeni bir yaşam için söz vererek bir yola çıktığını vurguladı.

Konuşmaların ardından irtibat bürosu alkış ve zılgıtlarla açıldı. Kesilen kurdelenin ardından içeriye doluşan kadınlar, alkışlarla “Biji serok Apo” sloganları attı. Kadınlar daha sonra 4 Nisan PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın doğum günü nedeniyle pasta kesti.

Yurttaşlar daha sonra yağmur altında dakikalarca halaya durdu.

Yeşil Sol Parti’nin Esenyurt’ta da seçim bürosu açılışına halk yoğun ilgi göstermişti.

Kaynak: MA

#Yeşil #Sol #Parti #İstanbulda #iki #ilçede #daha #seçim #bürosu #açtı

55’inci SİYAD Ödülleri: Kurak Günler 8 ödül aldı

55’inci SİYAD Ödülleri’nde Emin Alper’in yazıp yönettiği “Kurak Günler” 8 ödülün sahibi oldu

Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) üyelerinin oylarıyla belirlenen 2023 yılı Türkiye Sineması’nın “En İyileri”, Salon İKSV’de yapılan törenle sahiplerini buldu. En İyi Film Ödülü’nü Emin Alper’in yazıp yönettiği “Kurak Günler” kazandı.

55’inci SİYAD Onur Ödülleri’ne Tevfik Başer ile Suna Selen değer görüldü. SİYAD Emek Ödülü ise Korhan Yurtsever’e verildi.

55. SİYAD Ödülleri’ni kazananlar şöyle:

“En iyi film: Kurak Günler

*En iyi yönetmen: Emin Alper (Kurak Günler)

*En iyi senaryo: Emin Alper (Kurak Günler)

*En iyi kadın oyuncu performansı: Farah Zeynep Abdullah (Bergen)

*En iyi erkek oyuncu performansı: Selahattin Paşalı (Kurak Günler)

*Dijital platformlarda gösterime giren en iyi yerli film: İki Şafak Arasında (Selman Nacar)

*Dijital platformlarda gösterime giren en iyi yabancı film: Ayrılma Kararı

*Vizyonda gösterilen en iyi yabancı film: Drive My Car

*En iyi yardımcı kadın oyuncu performansı: Jale Arıkan (Kerr)

*En iyi yardımcı erkek oyuncu performansı: Erol Babaoğlu (Kurak Günler)

*En iyi görüntü yönetmeni: Christos Karamanis (Kurak Günler)

*En iyi müzik: Stefan Will (Kurak Günler)

*En iyi kurgu: Özcan Vardar-Eytan İpeker (Kurak Günler)

*En iyi sanat yönetimi: Natali Yeres (Kerr)

*En iyi uzun belgesel: Boşlukta (Somnur Vardar)

*En iyi kısa belgesel: Her Şey Yolunda (Muhammet Beyazdağ)

*En iyi kısa film: Cehennem Boş, Tüm Şeytanlar Burada (Özgürcan Uzunyaşa)

*Gıovannı Scognamıllo fantastik film ödülü adayları: Ev Diye Bir Şey Yok (F. Nur Özkaya)

*Ahmet Uluçay umut ödülü: Nazlı Elif Durlu (Zuhal)”

İSTANBUL

#55inci #SİYAD #Ödülleri #Kurak #Günler #ödül #aldı

Trump tutuklandı

ABD eski başkanı Donald Trump, hakkında açılan “sus payı” davası kapsamında tutuklandı

ABD eski başkanı Donald Trump kendisine yöneltilen suçlamalar hakkında ifade vermek için New York Ceza Mahkemesi binasına girdi.

Hakkında ceza davası açılan ilk ABD eski başkanı olan Donald Trump, New York’taki Trump Towers’tan çıkarak Manhattan Ceza Mahkemesi’ne teslim oldu. Trump, mahkemeye ulaşmasının ardından kendisine yöneltilen suçlamaları dinlemesi için gözaltına alındı.

Trump, hakkında açılan “sus payı” davası kapsamında tutuklandı.

DIŞ HABERLER

#Trump #tutuklandı