Ana Sayfa Blog Sayfa 69

Belçika’da Alevi Gençliği İçin Kimlik ve Yol Eğitimi Başlıyor

Belçika Alevi Gençler Birliği, Alevilik kimliğini ve Yol öğretisini gençlerle buluşturmak amacıyla bir eğitim programı düzenliyor. Etkinlik, 30 Kasım 2025 Pazar günü Limburg AKM’de gerçekleştirilecek. Programda, Aleviliğin temel öğretisi ve inanç boyutuna dair çeşitli konular ele alınacak.

Etkinliğin konuğu, Alevi yoluna ilişkin birikimiyle gençlerle derinlemesine bir paylaşım gerçekleştirecek. Eğitimde, Alevilikte Tanrı anlayışı, Cem’in ve Kırklar Cemi’nin anlamı, Alevi kimliğinin özellikleri ve Alevilikte iyilik-kötülük gibi önemli başlıklar işlenecek.

Daha fazla gencin katılımını sağlamak için etkinlikte headset sistemi kullanılacak ve Flamanca ile Fransızca canlı simultane tercüme yapılacak. Bu sayede dil engeli olan gençler de programdan tam olarak faydalanabilecek.

Belçika Alevi Gençler Birliği, Aleviliği doğru öğrenmek ve kimlik ile inanç değerlerini tanımak isteyen tüm gençleri bu özel buluşmaya davet ediyor. Program, gençlere güçlü bir kimlik ve geleceğe yönelik bir vizyon kazandırmayı hedefliyor.

Dr. İrfan Açıkgöz, Moers’te Sağlıklı Yaşam ve Doğa Üzerine Değerli Bilgiler Paylaştı

Moers Alevi Kültür Merkezi, 9 Kasım’da düzenlediği kahvaltı etkinliğiyle üyelerini bir araya getirdi. Etkinlikte, katılımcılar birlikte kahvaltı yaparak merkezde yürütülen çalışmalara dair güncel bilgiler alma fırsatı buldu.

Moers AKM Başkanı İmam Vural, kahvaltı sırasında kurumun yürüttüğü projeleri ve gelecekteki planlamaları üyeleriyle paylaştı. Vural, dayanışmanın önemine vurgu yaparak, üyelerin katkı ve katılımlarının kurumun güçlenmesine önemli bir etki sağladığını belirtti.

Kahvaltının ardından Dr. İrfan Açıkgöz, sağlıklı yaşam, doğa ve insan ilişkisi üzerine bir konuşma yaptı. Açıkgöz’ün aktarımı katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Sohbet esnasında üyeler, soruları ile tartışmaya katkıda bulunarak etkinliği zenginleştirdi.

Etkinliğin sonunda İmam Vural, kahvaltıya ve Dr. Açıkgöz’ün sohbetine katılan tüm üyelere teşekkür etti. Vural, dayanışma kültürünün önemini bir kez daha vurgulayarak, katılımcılara olan minnettarlığını dile getirdi.

Ulm Alevi Kültür Merkezi’nden 25 Kasım’a Özel İki Anlamlı Etkinlik

Ulm Alevi Kültür Merkezi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında iki önemli etkinlik düzenleyerek kadınların mücadelesine dikkat çekiyor. Bu yıl panel ve tiyatro gösterimi ile kadınların sesini duyurmayı hedefliyor.

29 Kasım’da gerçekleştirilecek panelde, oyuncu Füsun Demirel ve müzisyen Berivan Canbolat, kadınlara yönelik şiddetin görünmez yönlerini tartışacak. Sanatçıların deneyimlerinden yola çıkarak, toplumsal farkındalığı artırmayı ve dayanışmayı güçlendirmeyi amaçlayan bu etkinlik, kadınların yaşadığı acıları daha görünür hale getirecek.

7 Aralık’ta sahnelenecek “Kocamı Gömme Töreni” adlı tiyatro oyunu ise, kadınların hayatlarını, öfkelerini ve direnişlerini mizahi bir dille ele alıyor. AKM Ulm Tiyatro tarafından sahneye konacak bu gösterim, kadınların özgürlük arayışını güçlü bir performansla izleyiciye aktaracak.

Ulm Alevi Kültür Merkezi, düzenlediği bu etkinliklerle sanatın dayanışma ve toplumsal değişim için ne denli etkili bir araç olduğunu vurguladı. Merkez, “Kadınların hikâyelerinin sahneye taşındığı her an, şiddetsiz bir geleceğe atılmış bir adımdır” mesajını paylaşıyor.

Merkez, herkesi bu anlamlı etkinliklere katılmaya davet ederek, 25 Kasım ruhunu büyütmeye çağırıyor.

Fransa Alevi Kadınlar Birliği’nden 5. Kadın Eğitim Kampı’na büyük ilgi!

Fransa Alevi Kadınlar Birliği, Dijon’da düzenlediği 5. Kadın Eğitim Kampı ile kadın mücadelesine yeni bir ivme kazandırdı. Üç gün süren bu etkinlik, atölyeler ve sunumlarla zenginleştirilerek katılımcılara dayanışma ve bilgi paylaşımı fırsatı sundu. Kamp, Genel Başkan Nurhayat Mordoğan’ın açılış konuşmasıyla başladı ve FUAF Diplomasi Komisyonu Başkanı Rozbi Demir’in kurumsallaşma konusundaki sunumuyla devam etti.

İkinci gün, Hüsniye Kumçur ve Nazlı Akgüç Ana’nın gülbeng okuyarak başlattığı etkinlikte, kadınların toplumsal görünürlüğü üzerine Sosyolog Dr. Latife Akyüz’ün gerçekleştirdiği sunum dikkat çekti. Psikolog Elif Tuğçe Yiğit, gizli depresyon ve anksiyete konularında katılımcılara bilgi vererek, bu sorunların günlük yaşam üzerindeki etkilerini ele aldı. FAKB Genel Sekreteri Hatun Çakıcı, Alevi kadınlarının tarihsel hafızasını geleceğe taşımayı hedefleyen “Sesli Tarih Projesi”ni tanıttı.

Kampın son günü, FUAF Eşit Başkanı Semra Ayyıldız tarafından verilen ilk yardım eğitimi ile başladı. Kadınlar, “Dilek ve Temenniler” bölümünde daha özgür ve eşit bir yaşam için mücadelelerini büyütme çağrısında bulundu. Katılımcılar, bir sonraki kampın daha geniş katılımla yapılması gerektiği konusunda ortak görüş belirtti. Etkinlik, “Jin, Jiyan, Azadî – Kadın, Yaşam, Özgürlük” sloganlarıyla sona erdi.

Söke Alevi Kültür Derneği’nden Antalya’ya anlam dolu bir kültür yolculuğu

Söke Alevi Kültür Derneği, Alevi kültürünü tanıtmak ve yaymak amacıyla Antalya’da bir kültür yolculuğu düzenlendi. Bu etkinlik, derneğin faaliyetleri çerçevesinde Alevilik inancının değerlerini ve geleneklerini paylaşmayı hedefliyor.

Antalya’nın farklı bölgelerinde gerçekleştirilen etkinliklerde, Alevi kültürüne dair çeşitli sunumlar ve atölyeler yapıldı. Katılımcılar, Alevi inancının temel unsurlarını ve toplumsal yaşamda nasıl yer aldığını öğrenme fırsatı buldular.

Bu kültürel yolculuk, Alevi bireylerin inançlarını ifade etme ve kültürel miraslarını yaşatma adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Dernek yetkilileri, etkinliğin amacının sadece Alevi toplumu için değil, aynı zamanda toplumun tüm kesimleri için bir entegrasyon sağlamak olduğunu vurguladılar.

Etkinlik boyunca katılımcılar arasında yapılan sohbetler ve paylaşımlar, farklı inanç ve kültürlerin bir arada nasıl barış içinde yaşanabileceğine dair önemli mesajlar taşıdı. Söke Alevi Kültür Derneği, gelecekte de benzer etkinlikler düzenleyerek kültürel etkileşimi artırmayı planlıyor.

Bu tür etkinlikler, Alevi toplumu için olduğu kadar, toplumun tüm bireyleri için inanç özgürlüğünün ve eşit yurttaşlığın önemini pekiştirmek açısından büyük bir fırsat sunuyor.

Alevi evlerine işaret: Şam gruplarından boşaltma tehdidi!

Suriye Geçici Hükümetine bağlı silahlı gruplar, Şam’ın Alevi nüfusun yoğun yaşadığı Someriyê Mahallesi’nde halkı 24 saat içinde evlerini boşaltmaları yönünde uyarılarda bulundu. Bu gruplar, Alevi ailelerin evlerini yeşil boya ile işaretleyerek, bölgedeki tedirginliği artırdı.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), bu uygulamaların hükümete bağlı silahlı grupların bölgede kontrolü artırma çabalarının bir parçası olduğunu belirtti. Özellikle mahalleyi çevreleyen izolasyon duvarlarının giriş-çıkışlarını daha da kısıtladığına dikkat çekildi. Bu durum, bölgede zorunlu göç hazırlıklarına işaret edebilir.

Alevilerin yaşadığı bölgedeki bu gelişmeler, Suriye’deki etnik ve dini gruplar arasındaki gerilimi daha da artırma potansiyeline sahip. Alevilerin inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık haklarına yönelik tehditler, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmesi gereken önemli bir konudur.

Bern Alevi Dergahı’nda Seyit Rıza ve Yol Arkadaşları Saygıyla Anıldı

İsviçre’nin Bern Alevi Dergahı’nda, Seyit Rıza ve yol arkadaşları, idam edilişlerinin 88. yılında anıldı. Anma etkinliğinde, DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, Dersim’deki katliamları ve kendi aile geçmişini paylaştı. Mutlu, “Türkiye Cumhuriyeti devleti tarihinin en vahşi katliamını gerçekleştirdi” diyerek, resmi kayıtlarda 11 bin olarak belirtilen ölü sayısının Dersimlilere göre 70 bin civarında olduğunu ifade etti.

Anma, gülbeng ve çerağların uyandırılması ile başladı. Etkinlikte belgesel gösterimleri ve ağıtların okunmasının ardından konuşmalar gerçekleştirildi. Yüksel Mutlu, Dersim’deki aşiretlerin devletin silah teslim çağrısına güvenerek silahlarını teslim ettiğini, ancak sonrasında yaşananların geri dönüşü olmadığını anlattı. “Babaannem, ‘Çocuğu ağlamasın diye emzirerek çocuğunu öldüren kadınlar vardı’ diyordu” diyerek, o dönemde yaşanan acıları dile getirdi.

Etkinliğe katılanlar, tarihsel hafızanın önemine vurgu yaparak, Seyit Rıza ve yol arkadaşlarının anısını yaşatmanın gerekliliğini dile getirdi. Anma, katliamların unutulmaması ve toplumsal hafızanın sürdürülmesi açısından kritik bir öneme sahip.

Dortmund Cemevi’nde Abdal Musa Cemi ile Birlik ve Dayanışma Zamanı

Dortmund Cemevi, 23 Kasım 2025 Pazar günü saat 13.00’te Abdal Musa Birlik Cemi düzenleyecek. Alevitische Gemeinde Dortmund tarafından yapılan duyuruda, “Gelin Canlar Cem Olalım” mesajı ile tüm canlar birlik, rızalık ve lokma paylaşımı için cemevine davet edildi.

Cem erkanını Dede Cafer Kaplan yürütecek, zakirlik hizmetini ise Ersoy Aksevi üstlenecek. Etkinlikte, lokma vermek isteyen canlar için bir çağrı yapıldı ve destek vermek isteyenlerin cemevi yetkilileriyle iletişime geçmeleri istendi.

Dortmund Cemevi Yönetim Kurulu, cemevlerinin mülk edinme ve tadilat çalışmalarına dikkat çekerek, lokma vermek isteyenlerin katkılarının önemli olduğunu vurguladı. Bu bağlamda, Müslüm Koç ve Rıza Bedir ile iletişim kurulması önerildi.

Etkinlik, Alevi inancının birlik ve dayanışma ruhunu pekiştirecek bir fırsat olarak görülüyor. Tüm canların katılımıyla gerçekleşmesi beklenen cem, toplumsal birliğe katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Bern Alevi Dergahı’nda Seyit Rıza ve Yol Arkadaşları Anıldı

İsviçre’nin Bern Alevi Dergahı’nda, idam edilişlerinin 88. yılı dolayısıyla Seyit Rıza ve yol arkadaşları anıldı. Anma etkinliğinde konuşan DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, Türkiye Cumhuriyeti devletinin tarihindeki en büyük katliamların Dersim’de yaşandığını vurguladı. Mutlu, “Devlet, Dersim’deki aşiretlere silahlarınızı teslim edin dedi. Dersimliler, demokrasinin geleceğine inanarak silahlarını teslim ettiler. Ancak daha sonra bunun bir tuzak olduğu anlaşıldı” ifadelerini kullandı.

Mutlu, anma etkinliğinde, Dersim katliamının resmi kayıtlarda 11 bin olarak geçmesine rağmen, bu sayının Dersimliler tarafından 70 bin civarında olduğu öne sürüldüğünü belirtti. Babasının bu süreçte bir yıl boyunca ailesiyle birlikte mağarada yaşadığını aktaran Mutlu, o dönemdeki acı olayları da dile getirdi. “Babaannem, çocuğu ağlamasın diye emzirerek çocuğunu öldüren kadınlar vardı” sözleriyle o dönemin trajedisini hatırlattı.

Anma, gülbeng ve çerağların uyandırılmasıyla başladı, belgesel gösterimi ve ağıtların okunmasıyla devam etti. Etkinliğe çok sayıda yurttaşın katılması, Seyit Rıza ve arkadaşlarının anısını yaşatma konusundaki kararlılığı gösterdi. Bu tür anmalar, tarihsel travmaların unutulmaması ve inanç özgürlüğüne vurgu yapılması açısından önemli bir yer tutuyor.

Seyit Rıza ve dostları, Kanada’da unutulmadı!

Kanada Demokratik Kürt Topluluğu Merkezi ve Dersim Canada Dayanışma Platformu, Seyit Rıza ve arkadaşlarının idam edilişlerinin 88. yıldönümünde anma etkinliği düzenledi. Anma programı, yaşamını yitirenler için yapılan saygı duruşu ve gülbeng okunmasıyla başladı. Dersim Soykırımı’nda hayatını kaybedenler ve devrim şehitleri anısına gerçekleştirilen etkinlikte, katılımcılara Dersim Katliamı’nı anlatan bir sinevizyon gösterimi sunuldu. Sanatçı Mervan Tan da programda ağıtlar okudu.

Etkinlikte, Kanada Demokratik Kürt Toplum Merkezi Eşbaşkanları, Seyit Rıza ve yoldaşlarının başlattığı adalet ve özgürlük mücadelesinin torunları tarafından sürdürüldüğünü vurgulayarak, “Bu soykırım asla unutulmayacak. Yapılanlar gelecek nesillere aktarılacak” ifadelerini kullandılar. Ayrıca, “Bu katliam soykırımdır ve dünya, bu katliamı ‘soykırım’ olarak kabul etmek zorundadır” şeklinde konuşarak, Dersim’deki insanlık dışı katliamı unutmayacaklarını belirttiler.

Dijital bağlantıyla anmaya katılan araştırmacı-yazar Ali Güler, Dersim katliamının açığa çıkarılması ve soykırım olarak tanınması gerektiğini dile getirerek, kültürel ve doğa soykırımına karşı öze dönüşün önemine dikkat çekti. Güler, “Yapılanlar açığa çıkmadıkça, belgeler kamuoyuna açıklanmadıkça adalet tesisi edilemez” dedi. Ayrıca, Dersim 38 katliamının uzun yıllar boyunca planlandığını ve her şeyin kayıt altına alındığını vurguladı.

Güler, soykırımın devam ettiğini, dil ve doğa üzerinden sürdüğünü belirterek, Zazaca lehçesinin kaybolma tehlikesine dikkat çekti. Zazaca’nın korunması için çocuklarla konuşulması gerektiğini ifade eden Güler, Dersim’deki doğa soykırımına karşı da mücadele edilmesi gerektiğini belirtti. Anma etkinliği, Dersimlilerin hazırladığı lokmaların dağıtılmasıyla sona erdi.