Ana Sayfa Blog Sayfa 690

İstanbul’da kadınlar 4 etkinliğinde buluştu

TJA, 4 Nisan vesilesiyle Ümraniye’de ‘Güneş’in sofrası’nda kadınlarla bir araya gelerek, pasta kesti

Özgür Kadın Hareketi (TJA) 4 Nisan vesilesiyle Ümraniye ilçesinde bulunan Esenşehir Mahallesi’nde güneşin sofrası etkinliğinde kadınlarla bir araya geldi. Etkinliğe Halkların Demokratik Parti (HDP) Kadın Meclisi ve Ümraniye İlçe Örgütü ile çok sayıda kadın katıldı. Etkinliğe katılan çok sayıda kadın, evde pişirdikleri yemekleri oradaki kadınlara paylaştı. Yapılan iftar yemeğinin ardından 4 Nisan vesilesiyle pasta kesen kadınlar, “Bijî Serok Apo, “Bê Serok jîyan na be”, Jin jiyan azadî” sloganları eşliğinde halay çekti.

Günün anlam ve önemine dair konuşan TJA aktivisti Felek Erdem, buna benzer sofraların her sene kurulduğunu ancak bu yılın kendileri için farklı bir anlam taşıdığı için kurulan sofraya güneşin sofrası ismini verdiklerini belirtti. 4 Nisan vesilesiyle bir araya geldiklerini ifade eden Erdem, “Önderliğimiz bizim için önemlidir. Önderlik, Kürt kadınları bir umut oldu. Önderliğin felsefesi ve paradigması sayesinde kadınlar yeniden dirildi. Bugün kadınlar güç ve umut sahibi ise bu önderliğimiz sayesindedir. Bundan 74 yıl önce Amara’da bizim güneşimiz doğdu. Bu doğum kadınlar başta olmak üzere tüm halklara umut oldu. Bizde bu gün hem kadınlarla birlikte iftarımız açmak hem yarın önderliğimizin doğum günü olması sebebiyle böyle bir etkinlik düzenledik” ifadelerini kullandı.

Kaynak: MA

#İstanbulda #kadınlar #etkinliğinde #buluştu

Kuzey ve Doğu Suriye kentlerinde 4 Nisan etkinlikleri

Kuzey ve Doğu Suriye’nin pek çok kentinde PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın doğum günü dolayısıyla etkinlik yapıldı. Etkinliklerde Abdullah Öcalan’ın demokratik modernite paradigmasına dikkat çekildi

Kuzey ve Doğu Suriye’nin pek çok kentinde PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın doğum günü dolayısıyla etkinlikler gerçekleştirildi.

Fırat Bölgesi Şehit Aileleri Meclisi, çocuklar için Baqî Xido Kültür ve Sanat Merkezi’nde bir etkinlik düzenledi. Etkinlik yapılan salon Abdullah Öcalan’ın fotoğraflarıyla süslendi.

Etkinliğin başında çocuklar mum yaktı. Ardından Fırat Bölgesi Şehit Aileleri Meclisi gençlik yöneticisi Mihemed Mihemed, Abdullah Öcalan’ın çizgisini takip etme sözünü verdi. Mihemed, “Önderliği fiziki olarak kurtarana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Önderliğin doğum günü hepimizin doğum günüdür. Herkes, Önderliğin fikir ve felsefesiyle büyüdüğümüzü ve diz çökmeyi kabul etmediğimizi bilmelidir” dedi.

Konuşmalardan sonra çocuklar tarafından sanat etkinlikleri gerçekleştirildi. Sanatçı Xelîl Can ise şarkılar seslendirdi.

Eyn îsa

Eyn Îsa ilçesindeki yurttaşlar ve işgal altındaki Girê Spî göçmenleri, ilçe merkezindeki Kadın Parkı’nda fidan dikti. Girê Spî’nin Cirin, Silûk ve Hîşeyê ilçelerinde de fidanlar dikildi.

Minbic

Aynı kapsamda Minbic Kültür ve Sanat Komitesi de, 2’nci Özgür Çocuklar Festivali’ni düzenleyerek, Abdullah Öcalan’ın fotoğraflarından oluşan bir sergi açtı. Etkinlik, şehirdeki Kültür ve Sanat Merkezi’nde onlarca yurttaşın hazır olmasıyla başladı.

Minbic Sivil Yönetimi Yasama Meclisi Eş Başkanı Sîham Hemo, “Çocukluk, bir kişinin kişiliğini ve geleceğini inşa etmenin ana temelidir” dedi.

Abdullah Öcalan’a Özgürlük için Minbic Komitesi Üyesi Îsmaîl Qetwan, Önder Abdullah Öcalan’ın doğum gününü kutlayarak, “4 Nisan ezilen halkların doğum günüdür ve hayallerin gerçekleşmesidir. Önderliğin direnişi ve perspektifleri sayesinde bu tarihi düzeye ulaştık. Önderlik tüm insanlığın özgürlüğü için büyük bir mücadele yürütüyor” dedi.

Etkinlikte konuşan Zenûbiya Kadın Topluluğu Yöneticisi Rabîa Bekro, “Önderliğin doğum günü vesilesiyle bu etkinliği düzenledik ve insanlığın önderine saygımızı ve sevgimizi ulaştırmak istedik” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Koma Rojda ve Koma Rebîh El Furat şarkılar seslendirdi. Kadın Komitesi’ne bağlı olan Şemis El Emel Grubu ve Rewdet Şemis Grubu, “Halkların Kardeşliği” tiyatro oyunun oynadılar ve şarkılar seslendirdiler. Ayrıca Kobanê’deki Koma Şîlan, halaylar çekti. Şairler de şiirler okudu. Daha sonra katılımcılar, Abdullah Öcalan’ın fotoğrafından oluşan sergiyi gezdi.
Minbic Gaziler Kurumu da 4 Nisan vesilesiyle Minbic’in güneydoğusundaki Tişrînê Barajı’nın yanındaki Önderlik Parkı’nda bir etkinlik düzenledi. Parkta Abdullah Öcalan’ın fotoğrafları asıldı.

Etkinlikte konuşan Fırat Bölgesi Gaziler Kurumu Yöneticisi Egîd Qeredenîz, Abdullah Öcalan’ın doğum gününü kutlayarak, “Önder Abdullah Öcalan’ın doğum günü yeniden doğuş günüdür ve insanlık miladıdır” diye konuştu.

Katılımcılar, “Jin, Jiyan, Azadî” ve Bi can, bi xwîn em bi te re ne Öcalan” sloganları attı ve parkın etrafında fidan dikti.

Zirgan

Hesekê Kantonu’nun Zirgan ilçesinde de Abdullah Öcalan’ın yaşamı üzerine bir seminer verildi. Seminer, meclis ve komün üyelerinin katılımıyla ilçedeki meclis merkezindeki seminerler salonunda verildi.

PYD Genel Meclisi Başkanı Ebdurehman El Hisên semineri verdi. El Hisên Abdullah Öcalan’a yönelik gerçekleştirilen Uluslararası Komplo’ya amacına ve gerçekleştiren taraflara dikkat çekti. Ayrıca Kurdistan halklarının Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için mücadelesinin devam ettiğini belirtti.

Kaynak: ANHA

#Kuzey #Doğu #Suriye #kentlerinde #Nisan #etkinlikleri

30 yıllık tutuklu zılgıtlarla karşılandı

1993’te tutuklanan Mehmet Zengeralp, 30 yılın ardından cezaevinden çıktı. Zengeralp, Diyarbakır Havaalanı’nda alkış ve zılgıtlarla karşılandı.

Balıkesir Bandırma 1 No’lu Cezaevi’nde tutuklu Mehmet Zengeralp, 30 yıllık tutukluluğun ardından akşam Diyarbakır Havalimanı’nda alkış ve zılgıtlarla karşılandı.

Şirnex’te 1993 yılında gözaltına alındıktan sonra Amed’te yargılanan Zengeralp, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde (DGM) açılan davada “Devletin birlik ve bütünlüğünü bozmak” iddiasıyla 36 yıl (Ağırlaştırılmış müebbet) hapis cezası verildi. Cezasının infazı olan dörtte üçü olan 30 yılını 3 Ocak gününde tamamlayan Zengeralp, cezaevinde attığı slogan gerekçesiyle infazı 3 ay yakıldı. Zengerlap, cezasını tamamlaması ardından bugün bulunduğu cezaevinden tahliye edilerek özgürlüğüne kavuştu. Zengeralp, 26 yaşında girdiği cezaevinden 56 yaşında çıktı.

Zengeralp ailesi özgürlüğüne kavuşan çocuğunu karşılamak için dün Amed’ten Balıkesir’e gitti. Bugün cezaevi önünde Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MA-TUHAYDER) yöneticileri ile yakınları karşıladıktan sonra ailesiyle birlikte akşam üzeri Havayoluyla Amed’e geldi.

Diyarbakır Havaalanı’nda Zengeralp’ı Tutuklu ve Hükümlü Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUAY-DER) Amed Şubesi aileyi yalnız bırakmadı. Zengeralp alkış ve zılgıtlarla karşılandı.

Burada konuşan Zengeralp, “30 yıl önce duygum ne ise şimdi aynıdır. Bugün tahliye oldum ancak arkadaşlarım içerde olduğu için bir yanım orda kaldı. Buruk bir sevinç yaşıyorum. önceki duygum ne şimdi de aynı duyguları yaşıyorum. Tüm halkımızı selamlıyorum” dedi.

Zengeralp, karşılama için Mezirkê köyünden gelen akrabalarıyla selamlaştıktan sonra konvoy halinde doğduğu köye doğru yola çıktı.

30 yıllık tutukluğu boyunca Zengeralp, kendi istemi dışında sırasıyla Amed, Wan, Erzirom, Mûş, Tekirdağ ve en son olarak Balıkesir Bandırma Cezaevi’ne sevk edildi.

Cezaevi süresi boyunca cezaevi koşullarından kaynaklı bel fıtığı ve mide rahatsızlıkları ile mücadele etti.

Kaynak: MA

#yıllık #tutuklu #zılgıtlarla #karşılandı

TİP’ten yazılı açıklama: Kışanak’ın çağrılarını özenle ele alıyoruz

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, tutuklu siyasetçi Kışanak’ın gazetemizde yayınlanan yazısı ile ilgili açıklama yaparak, ‘kazanılan mevzileri riske atan tutum ve girişimlerden uzak durduklarını’ belirtti

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın genel seçimlere tek listeyle girilmesi önerileri ve bunun üzerinden yürütülen tartışmalara dair yazılı açıklama yaptı.

Twitter hesabından açıklama yapan Baş, yapılan öneri ve eleştirileri özenle ele aldıklarını belirterek, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın güçlendirilmesi için her türlü çalışmalara devam edeceklerinin altını çizdi.

Kışanak’a teşekkür

Baş, “Sevgili arkadaşlar, Bizim yoldaşlığımız da dayanışmamız da köklüdür. Kolay kolay yıkılmaz. Sizlerle, belki az konuştuğumuz için oluşan soru işaretlerine dair kaleme aldığım mektubu paylaşmak istiyorum. Gönlünüz ferah olsun. Birlikte direndik, birlikte kazanacağız!” notuyla yaptığı açıklamada, tutuklu siyasetçi Gültan Kışanak’ın gazetemiz Yeni Yaşam’da yayınlanan yazısında yapılan öneri ve eleştiriler için de teşekkür etti.
Son günlerde Emek ve Özgürlük İttifakı’nın seçim taktikleri ve ittifak partilerinin çalışmaları hakkında süren tartışmaları dikkatle izlediklerini belirten Baş, “Özellikle Sayın Gültan Kışanak ve Sayın Selahattin Demirtaş tarafından yapılan yazılı çağrıları da özenle ele alıyoruz. Kendilerine değerli yorumları için teşekkür ediyorum. Saray Rejimi’ne karşı mücadele bütünlüklü bir özgürlük mücadelesidir. Bunun bir yanı da cezaevlerindeki tüm siyasi tutsakların özgürlüklerine kavuşmasıdır. Bunu henüz başaramamış olmanın yükü omuzlarımızdayken, hukuksuz biçimde tutsak edilmiş yoldaşlarımızla herhangi bir tartışmaya girmek siyasal kültürümüze ve anlayışımıza aykırıdır” dedi.

İttifak’ın çıkarları önceliklidir

Söz konusu açıklamanın bir cevap olmadığını amacın ilerici kamuoyunu, oluşan kaygılar hakkında bilgilendirmek olduğu vurgusunu yapan Baş, “Tüm müttefik güçlerimizin bildiği ve gördüğü gibi, Türkiye İşçi Partisi olarak geride kalan dönem boyunca ülkemizin ve Emek ve Özgürlük İttifakı’nın çıkarlarını önceliklendirdik. Şimdiye kadar ileri sürdüğümüz görüşler de hem ülkemizin hem de Emek ve Özgürlük İttifakı’nın çıkarlarını ve toplam kazancını büyüteceğine inandığımız görüşler olmuştur. Bu inanç, sadece kendi gözlemlerimize değil birçok farklı kaynaktan teyit ettiğimiz verilere dayanmaktadır” ifadelerini kullandı.

Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı:

“Bu denli zor ve detaylı konuları canlı yayınlarda konuşurken zaman zaman kastini aşan ifadelerin dile getirilmesi tüm taraflar açısından muhtemeldir ve karşılıklı iyi niyet gereği partimizin tutumunu çarpıtan kimi sözleri de bu açıdan değerlendiriyoruz. Aynı biçimde, bizlerin sarf ettiği kimi sözlerin de dostlarımız ve yurttaşlarımızda kaygı oluşturduğunu gördüğümüzde gerekli adımları atmaktan çekinmiyoruz. Somut bir örnek vermek isterim: Geçen gün bir TV programında Şırnak’tan söz etmemin nedeni orada daha önce çok az oyla AKP’ye giden bir vekilliği geri kazanmanın önemini vurgulamaktır. Şırnak’ta AKP’nin hak etmediği halde bir vekil kazanmış olması beni de en az HDP’li arkadaşlarımız kadar üzmüş ve o duygunun etkisiyle, bunun bir daha yaşanmaması için örnek vermeye çalışmıştım. Amacım bir oyun bile ne kadar önemli olabileceğinin farkında olduğumuzu vurgulamaktı.
Çeşitli mecralarda örneklerini gördüğümüz provokatif ve kötü niyetli yorumları ise görmezden gelmeye, düşmanlaştırma politikalarına karşı Kürt ve Türk halklarının kardeşliğini savunmaya, ittifakımızı ve dayanışma hukukumuzu koruyup güçlendirmek için tüm gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz.

Birçok kez ifade ettiğimiz gibi; geçmişte olduğu gibi bugün ve bundan sonra da ülkemizin mevcut karanlıktan kurtulmasını zora sokan ve ittifakımızın kazandığı mevzileri riske atan tutum ve girişimlerden uzak duruyoruz. Türkiye İşçi Partisi, kendi programı, örgütü ve siyasal hedefleri olan bağımsız bir partidir; kararlarını kendi kurullarında alır ve bunları müttefikleriyle açıkça müzakere eder.”

Baş, parti kurullarının yürüttüğü müzakerelere dair şu hususları sıraladı:

“* Partimizin Yeşil Sol Parti listelerinden sayı, sıra, kontenjan gibi herhangi bir talebi olmamıştır.
* Partimizin Yeşil Sol Parti’nin herhangi bir ilden çekilmesi yönünde talebi olmamıştır.
* Partimiz, Adıyaman, Ağrı, Ardahan, Batman, Bingöl, Bitlis, Dersim, Diyarbakır, Gaziantep, Hakkari, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van’ın da dahil olduğu bir dizi ilde seçime girmeyeceğini müttefikleriyle paylaşmıştır.
* Partimiz, iki partinin seçime girmesi halinde milletvekili çıkarma şansının taraflar için riskli olduğu Aydın, Bursa ve İzmir’in birer bölgesi, Kocaeli ve Manisa’da seçime girmeme ve Yeşil Sol Parti’ye oy çağrısı yapma eğilimini müttefikleriyle paylaşmıştır.
* Partimiz, yasalar gereği seçime katılmak zorunda olduğu en az 41 ilin belirlenmesinde de sadece Yeşil Sol Parti’ye değil, diğer muhalefet güçlerine de zarar vermemeyi esas almıştır.”

‘Yoldaşlığımız köklüdür’

Baş, “Bu iller ve seçim bölgeleri dışında kalan bölgeler için hem ülkemizin hem de Emek ve Özgürlük İttifakı’nın çıkarlarını azamileştiren ve müttefiklerin birbirine zarar vermeyeceği formüller titizlikle çalışılmaktadır. Emin olunmalı ki, partimiz yalnızca milletvekili çıkarma potansiyeli gördüğü illerde, ittifakımıza ve hatta muhalefetin hiçbir bölmesine zarar vermemeyi esas alan bir yaklaşımla seçimlere katılacaktır. Türkiye İşçi Partisi, ülkemizde sürdürülen kurtuluş mücadelesini büyütmek konusundaki kararlılığını tüm gücüyle koruyor. Bu kararlılığımız Emek ve Özgürlük İttifakı’na sunduğumuz ve sunacağımız katkıyı büyütmeyi de bir görev haline getiriyor. Hem ittifak hem de parti olarak ülkemizin kurtuluşunu, ittifakımızın güçlenmesini ve yurttaşlarımızın her bir oyunun değerli olabilmesi için gerekli tüm simülasyonları en ince detaylarına kadar değerlendiriyor ve geliştiriyoruz” diye kaydetti.

Emek ve Özgürlük İttifakı’na ve TİP’e desteğini sunan herkesin gönlünün rahat olmasını isteyen Baş, “Yoldaşlığımız, dayanışmamız kadar barış ve kardeşlik arzumuz da köklüdür, güçlüdür. Bu sürecin sonunda Saray Rejimi’nden hep birlikte kurtulacağız. Buna inancımız tamdır. Birlikte direndik, birlikte kazanacağız” dedi.

HABER MERKEZİ

#TİPten #yazılı #açıklama #Kışanakın #çağrılarını #özenle #ele #alıyoruz

Yeşil Sol Parti’nin seçim bürosunun açılmasına izin verilmedi: Her mahalleyi seçim bürosu yapacağız

Yeşil Sol Parti’nin Xelfeti’de açmak istediği seçim bürosuna yönelik asker saldırısına tepki gösteren DBP’li Aydeniz, ‘Her mahalleyi seçim bürosuna çevireceğiz’ dedi

Seçim startını veren Yeşil Sol Parti, Riha’nın (Urfa) Xelefi (Halfeti) ilçesi Gogan Mahallesi’nde seçim irtibat bürosu açmak istedi. Açılış öncesinde valiliğin “eylem ve etkinlik yasağını” gerekçe göstererek, askerler müzik çalınamayacağını söyleyerek kitleye tazyikli suyla saldırdı.

Saldırı sonucunda bir çok kişi gözaltına alınırken saldırı sonrası açılışın yapılacağı büronun önünde bir araya gelen Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Ömer Öcalan, Ayşe Sürücü, Erdal Er, Said Dede, Dilan Dirayet Taşdemir, Remziye Tosun, Mehmet Rüştü Tiryaki, Gülistan Kılıç Koçyiğit, Muazez Orhan ile bir çok kişi saldırı ve gözaltıları protesto ederek açıklamalarda bulundu.

Korkularının görüntüsü

Açıklamada konuşan Saliha Aydeniz büro açılışına askerler tarafından gerçekleştirilen saldırıya dikkati çekerek, “Ortada tam da bir darbe görüntüsü var, tam bir darbe pratiği. Korkunun hat safhaya çıktığı bir görüntüyle karşılaştık. Seçim sürecindeyiz, tarihi bir seçime gidiyoruz. Bu tarihi seçimden ne kadar korktuklarının görüntüsüyle karşılaştık. Saatlerdir açmak istediğimiz seçim büromuza geçmemiz engelleniyor. Biz Yeşil Sol Parti olarak seçimlere giderken, ilk seçim büromuzu açacaktık ancak bu tutumunuzu protesto ederek büroyu açmıyoruz. Bugün bu büroyu açmayarak faşizmin nasıl kurumsallaştırmak istediğiniz korkusuyla sizi baş başa bırakmak istiyoruz” dedi.

Seçim bürosunu açmayarak her yeri seçim bürosuna çevireceklerini belirten Aydeniz sözlerini ş öyle sürdürdü: “Bu seçimle kaybettiğinizi buradan yaşadığınız korkuyla gördük. Bu korku size yeter. Yeşil Sol Parti ile Türkiye halklarının demokratikleşmesinin önünü açacağımızı siz de biliyorsunuz ondan dolayı bu kadar korkuyorsunuz. Evet belki bugün burada bu büroyu açmayacağız ama her alan bizim büromuz olacak. Biz büyük kazanacağız, siz büyük kaybedeceksiniz.”

Yaşananların savaş ve tecrit politikasıyla bağlantılı olduğunun altını çizen Aydeniz, “Bu yaşanılanların Türkiye’yi nasıl bir tecritte dönüştürdüğünün bir görüntüsü. Türkiye savaş konsepti ve tecrit politikasıyla, Kürde düşmanlık politikasıyla nasıl çoklu krizler yaşadığı ortada. İçişleri bakanlığının verdiği talimatla buradaki şahıslar, bu kadar vekilli ilçeye beldeye almayarak nasıl suç işlediklerinin görüntüsü. Ama Kürt halkı çetelere geçit vermeyecek. 14 Mayısta son noktayı koyarak yeniden inşanın demokrasinin ve kadınların özgürce yaşayacağı bir ülke gerçekliğiyle hep beraber uyanacağız” şeklinde konuştu.

RIHA

#Yeşil #Sol #Partinin #seçim #bürosunun #açılmasına #izin #verilmedi #mahalleyi #seçim #bürosu #yapacağız

Karaman’da 5 işçi yaşamını yitirdi

Karaman’da meydana gelen kazada 5 işçi yaşamını yitirdi

Karaman’da bir mermer ocağında çalışan işçilerin içinde bulunduğu araç, 20 metreden şarampole yuvarlandı. Merkeze bağlı Aybastı köyünde meydana gelen kazada 5 işçi yaşamını yitirdi,1 kişi de yaralandı.

İhbar üzerine kaza yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı, ambulansla Karaman Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Araçta bulunan işçilerin kimliklerinin belirlenmesi için çalışma başlatıldı.

KARAMAN

#Karamanda #işçi #yaşamını #yitirdi

Polisin öldürdüğü Ekinci ile ilgili açıklama: İşkence ve kötü muamele suçu işlendi

İHD Amed Şubesi, Çermûk’te “dur” ihtirana uymadığı ileri sürülerek katledilen Mikail Ekinci’nin ölümünün yaşam hakkı ihlali olduğunu vurguladı

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi, Amed’in Çermûk (Çınar) ilçesine bağlı Bistin (Aynalı) kırsal mahallesinin Gulabaxça mezrasına düzenlenen asker baskınında katledilen 3 çocuk babası Mikail Ekinci ve ailesine yönelik işkenceye ilişkin yazılı açıklama yaptı.

“Keyfi ve Orantısız Güç Kullanarak Mikail Ekinci’nin Yaşam Hakkını İhlal Eden, Ekinci Ailesi Fertlerine İşkence ve Kötü Muamele Uygulayan Kolluk Görevlileri Tutuklanmalıdır” başlıklı açıklamada, gözlem, tespit ve raporlanması amacıyla Amed Şube Başkanı Av. Abdullah Zeytun ile şube sekreteri Av. Yakup Güven’in, olayın gerçekleştiği yerdeki incelemeleri yer aldı.

Evleri basıp çocukları da darp ettiler

Ekinci ailesi ile gerçekleştirilen ziyaret sonucu olay yerine gidildiği belirten açıklamada, “Mağdurlar/müştekiler ve tanıklarla görüşmeler gerçekleştirilip, konu ile ilgili ayrıntılı bilgi alınmıştır. Mağdur ve tanıklar, yaklaşık 15 haneye baskın düzenlendiğini, baskın sırasında çocuk, yaşlı ve kadınlar dahil olmak üzere tüm fertlerin kolluk görevlileri tarafından darp edilip, ağır hakaretlere maruz kaldıklarını beyan etmişlerdir. Akabinde soruşturma dosyasını yürüten Çermik ilgili Cumhuriyet Savcısı ile görüşülüp dosya hakkında bilgi alınmış, etkili bir soruşturma için talepte bulunulmuştur. Edindiğimiz bilgilere göre; 5 kolluk görevlisi hakkında ‘taksirle insan öldürme’ suçundan soruşturma başlatılmış, ifadeleri alınan şüpheliler hakkında herhangi bir tedbir kararı alınmaksızın serbest bırakılmışlardır” denildi.

İşkence ve kötü muamele suçu işlendi

Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: “İlk gözlem ve tespitlerimize göre kolluk personelleri yasadışı, keyfi ve orantısız güç kullanıp Ekinci’nin yaşam hakkını ihlal etmiş, Ekinci ailesi fertlerine yönelik işkence ve kötü muamele suçlarını işlemişlerdir. Yıllardır cezasızlık sistemiyle mücadele eden, yaşam hakkı ve işkence yasağı ihlallerine ilişkin davaları takip eden, benzer soruşturma ve kovuşturmalarda kolluğun suç delillerini karartma gerçekliğini deneyimlemiş ve fail kolluk görevlilerinin cezasız bırakıldığının bilincinde bir hak kurumu olarak, şüpheli kolluk personelleri hakkında derhal tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılması gerektiğini belirtiyoruz. Gözlem ve tespitlerimiz doğrultusunda Mikail Ekinci’nin yaşam hakkının ihlal edilmesi ve Ekinci ailesi fertlerine yönelik işkence, kötü muamele iddialarına ilişkin tarafımızca hazırlanacak olan kapsamlı rapor en kısa sürede kamuoyuna sunulacaktır.”

AMED

#Polisin #öldürdüğü #Ekinci #ile #ilgili #açıklama #İşkence #kötü #muamele #suçu #işlendi

Sağlık Bakanlığı’na çağrı: Meme kanseri artıyor, koruyucu sağlık hizmeti güçlenmeli

SES Amed Şubesi Kadın Meclisi, bölgede meme kanseri vaka sayısının üst sıralarda olmasının ihmalin sonucu olduğunu söyleyerek, Sağlık Bakanlığı’nı önlem alamaya çağırdı

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Amed Şubesi Kadın Meclisi, meme kanseri hakkında yapılan bir anket çalışmasının sonucunu paylaşmak için Amed Şube binasında basın toplantısı gerçekleştirdi. “Kanser olmamak için koruyucu sağlığa bakan istiyoruz” pankartı asılırken basın metnini SES Amed Şubesi Eşbaşkanı Yıldız Ok Orak okudu.

Dünyada olduğu gibi bölgede ve Amed ilinde de kanserin önde gelen ölüm nedenleri arasında yer aldığını aktaran Orak, “Sigaranın bırakılması, sağlıklı beslenme, normal vücut ağırlığına sahip olunması, hareketli yaşam şeklinin benimsenmesi, zararlı güneş ışınlarından korunmanın, çevresel ve kimyasal kanserojenlerden kaçınmanın önemli ölçüde kanserden koruyucu etkilere sahip olduğu bilinmektedir. Kanserin önlenmesine yönelik koruyucu halk sağlığı çalışmalarının yürütülmesi yanı sıra meme kanseri gibi sık görülen kanserler için herhangi bir şikâyet ve bulgu olmadan teşhis edilmeleri için tarama yöntemleri bulunmaktadır. Meme kanserine yönelik tarama ile bu kansere bağlı ölümleri azaltmak olanaklıdır. Mamografi taraması ile erken evrede kemoterapi gereksinimi dahi olmadan sadece ameliyat ile tedavi olabilecek meme kanserli hastalar taramanın etkin kullanılmaması nedeniyle çok daha geç aşamada başvurmakta ve daha yoğun, sonuç alıcı olmayan tedavi gereksinimi doğmaktadır” diye belirtti.

Öneriler

Orak, “Bölgemiz ve ilimizin vaka sayılarında en ön sıralarda olması olası bir ihmalin göstergesidir. Bizim sadece meme kanseri için yaptığımız anket sonucuna göre de tarama oranının çok az olduğunu göstermektedir” dedi.
Orak, devamında yaptıkları anket çalışmaları sonucunda ortaya çıkan önlemleri şu şekilde sıraladı:
“*Derhal koruyucu sağlık hizmetinin güçlendirilmesi.

*Her yerleşim birimine KETEM’lerin kurulması.

*KETEM’lerin bulunduğu yerlerin tüm halka duyurulması.

*Kırsal kesimde yaşayan kadınların sağlığa erişimleri için köylerde düzenli taramaların yapılması ve kadınların sağlığa erişimlerinin olanaklarının yaratılması.

*Sağlık kuruluşlarında anadilde sağlık hizmetinin hemen verilmeye başlanması.

*Meme kanserinde farkındalık için her kadına ulaşacak şekilde anadilde kampanyaların yapılması.

*Sağlık Müdürlüklerinin yıllık kanser vakalarını hem kamuoyuyla hem de sağlık örgütleriyle paylaşılması ve kapsamda ortak çalışma yürütmeleri, Sağlık bakanlığının acil olarak belirttiğimiz önlemleri almaya davet ediyoruz. Biz sağlık ve sosyal emekçileri sendikası olarak kadın sağlığı konusunda toplumsal farkındalık çalışması için her türlü çalışmayı yürüteceğiz.”

AMED

#Sağlık #Bakanlığına #çağrı #Meme #kanseri #artıyor #koruyucu #sağlık #hizmeti #güçlenmeli

Köylüler yol kapattı: Çimento fabrikasını istemiyoruz

Deştin ve Bayır köylüleri, bölgelerine yapılmak istenen çimento fabrikasına giden yolu kesti, fabrika inşaatına gitmek isteyen kamyonların geçişine de izin vermedi

Muğla’nın Deştin ve Bayır mahallelerinde yapımına devam edilen çimento fabrikasına giden yol köylüler tarafından kapatıldı. Çimento fabrikası için bölgeye kazan getirileceği haberini alan köylüler, “yürütmeyi durdurma” davasının devam ettiğini ve fabrikanın oldu bittiye getirilerek kurulmak istendiğini belirterek, duruma tepki gösterdi. Fabrikaya çıkan yolu kapatan köylüler, bölgeye geçmek isteyen kamyonlara da izin vermedi.

Burada konuşan köylüler, gelecekleri için fabrikaya izin vermeyeceklerini söyledi. “Biz nerede yaşayacağız” diye soran köylüler, “Hayvanlarımız, zeytinlerimiz, bahçemiz var. Biz geçimimizi nasıl sağlayacağız. Biz kendi kendimize yetiyoruz, kimseden bir şey istemiyoruz. Çimento fabrikasını da yaptırmayacağız” sözleriyle tepki gösterdi.

Bölgeye gelen jandarma köylülerin yolu açmasını isterken, köylüler ise toprakları için orada olduklarını ve yolu açmayacaklarını söyledi. Köylülerin bekleyişi sürerken, farklı ilçelerden onlarca yurttaş da bölgeye desteğe gitti.

MUĞLA

#Köylüler #yol #kapattı #Çimento #fabrikasını #istemiyoruz

Düzgün Baba Cemevi davası 5 Nisan’da: Kayyım hesabı yapıyorlar

Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu, cemevinin tahliyesine yönelik açılan davanın duruşmasına katılım çağrısı yaptı

Dersim’in Qislê (Nazimiye) ilçesinde bulunan Düzgün Baba Cemevi’nin tahliye edilmesine ilişkin açılan davanın duruşması, 5 Nisan’da Nazimiye Adliyesi’nde görülecek.

Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu, yaptıkları yazılı açıklama ile duruşmaya katılım çağrısı yaptı. “Bu dava inancımıza açılmış bir davadır” denilen açıklamada, cemevine yönelik baskı ve tehditlere yer verildi.

Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: “Bu davanın tarafı Düzgün Baba Cemevi kapısına silahla dayanıp ‘Sana devletimizin gücünü göstereceğim’ diyen dönemin kaymakamı ve temsil ettiği zihniyettir. Yine bu tahliye davası açılmadan bir hafta önce yaptığı açıklamada, ‘Bu dernek Düzgün Baba Cemevini fuzuli işgal ediyor’ diyen Tunceli Valiliği bu davanın tarafıdır. Dava başvurusunda bulunan muhtar talimatla bize dava açmıştır. Dolayısıyla muhtar bu davayı vekâleten yürütmektedir. Düzgün Baba Cemevi’ne karşı baskı sindirme ve cezalandırma politikasının devamı olarak gelişen bir durumdur. Alevi toplumunun ve kurumlarının lokmalarıyla, alınlarının teriyle inşaa ettiği cemevine kendilerine biat eden Muhtarı Düzgün Baba Cemevi’ne kayyım olarak atayıp inanç yerlerimizi istedikleri gibi yönetmenin hesabını yapıyorlar.”

Açıklamanın sonunda 5 Nisan Çarşamba günü Nazımiye Adliyesi’nde görülecek davanın duruşmasına katılım çağrısı yapıldı.

DERSİM

#Düzgün #Baba #Cemevi #davası #Nisanda #Kayyım #hesabı #yapıyorlar