Ana Sayfa Blog Sayfa 692

‘Cezaevlerinde tecrit ağırlaşıyor’

7 cezaevine dair hazırladıkları raporu açıkayalan ÖHD, İHD ve TUHAY-DER, Erzirom ve Bedlîs’te bulunan 4 cezaevinde tutukluların yaşam, sağlık ve iletişim haklarının engellendiğini ve tecrit giderek ağırlaştığını belirtti 

Wan Barosu, İnsan Hakları Derneği (İHD), Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), Tutuklu ve Hükümlü Aileler ile Yardımlaşma Derneği (TUHAY-DER), Erzurum Oltu T Tipi Tipi, Dumlu 1 No’lu ve 2 No’lu Yüksek Güvenlikli cezaevleri ile Ahlat T Tipi Kapalı Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerine dair hazırladığı raporu açıkladı. Kurumlar , rapor için Wan Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu’nda basın toplantısı düzenlendi.

‘Sağlığa erişim hakları ihlal ediliyor’

Raporu okuyan ÖHD Wan Şube yöneticilerinden Ebru Demirtepe, ziyaret ettikleri tüm cezaevlerinde tutukluların hastaneye çok geç götürüldüğü, bazı cezaevlerinde hastaneye sevklerin hiç yapılmadığını söyledi. Demirtepe, ağız içi araması veya kelepçeli muayene dayatmalarından kaynaklı tutukluların muayene edilmeden geri döndüklerini ifade etti. Demirtepe, tutukluların sağlığa erişim haklarının ihlal edildiğini vurguladı.

‘Haber alma hakları engelleniyor’

Demirtepe, “Odada bulundurulan kitap sayısında 3 ile 10 kitap arası kota uygulandığı, bir çok hapishanede Kürtçe kitapların verilmediği ve hatta bazı hapishanelerde Kürtçe kitapların hiç verilmediği tarafımıza aktarılmıştır. Bu husus mahpusların eğitim ve ifade özgürlüğünün ihlali anlamı taşıdığı görülmektedir. Yine bahsedilen hapishanelerin tamamında yasal olarak günlük yayınlanan Yeni Yaşam, Evrensel, Birgün gibi gazetelerin verilmediği ve yine ulusal bazda yayın yapan muhalif TV kanallarının olmadığı, gönderilen mektupların çoğunlukla verilmediği ve hatta verilen mektupların da sansürlenerek verildiği, özellikle Kürtçe yazılan mektupların tercüme olanağın olmadığı gerekçesi ile katiyen verilmediği tarafımıza aktarılmıştır” dedi.

 ‘Sosyal yalnızlık’

Yüksek Güvenlikli cezaevlerinde bulunan tutukluların “sosyal yalnızlaştırmaya” maruz bırakıldığını ifade eden Demirtepe, “Erzurum Dumlu 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nin yapısı tek kişiliktir. Bu hapishanede ağırlaştırılmış müebbet alan tutuklular, müebbet alanlar ve süreli hapis cezası alan mahpusların tek kişilik hücre tipi odalarda izole bir şekilde tutulmalarının hiçbir yasal dayanağı olmadığı gibi böylesi bir uygulamanın ‘Süresiz hücre cezası’ anlamına geldiğini vurgulamak isteriz” ifadelerini kullandı. Demirtepe , “Oda aramaları yasaklı bir şey arama amacından ziyade odaların dağınık hale getirildiği ve bütün eşyaların her tarafa saçıldığı söz konusu koğuş aramalarında mahpuslara askeri nizamın dayatıldığı mahpuslarca tarafımıza aktarılmıştır” dedi.

‘Tahliyeler engelleniyor’

İdare ve Gözlem Kurulları’nın uygulamalarına da değinen Demirtepe, şunları söyledi: “Hapishane idareleri yeni yönetmelik ile kendilerine verilen yetkileri kötüye kullanmaya başladıkları görülmekle bu yönetmeliğin iptali ile hapishane idari gözlem kurullarının tamamen kaldırılması veya yetkilerinin kısıtlanması ve bu uygulamaya derhal son verilmesi gerekmektedir. Hapishanelerde ‘koşullu salıverilme’ döneminde olan mahpusların ‘Hapishane Gözlem Kurulu’nun gerekçesiz kararları ile tahliyelerinin engellendiği gözlenmiştir.”

‘Hasta mahpusların tedavisi sağlanmalı’

Hasta tutukluların durumuna da dikkat çeken Demirtepe, şöyle devam etti: “Özellikle hasta mahpuslara uygun tedavi koşulları sağlanmalıdır. Mahpusların hapishane koşullarında sosyalleşebilmesi, infaz sürelerinde sosyal ilişkilerden kopmamaları, bedensel ve ruhsal sağlıkları açısından ortak alan faaliyetleri büyük önem arz etmektedir. Özellikle Yüksek Güvenlikli Cezaevlerinde tutulan mahpusların beden ve ruh sağlıkları için uzun süre veya süresiz sosyal yalnızlaştırmaya maruz bırakılmamalıdır.”

Demirtepe, tüm yaşanan ihlallerin son bulması çağrısı yaptı.

Kaynak: MA

#Cezaevlerinde #tecrit #ağırlaşıyor

Botan Çayı’nın rengi siyaha döndü

Sert’te bulunan Botan Çayı’nın renginin siyaha bürünmesi yurttaşları endişelendirdi

Sêrt’te 10 kilometre uzaklıktaki Botan Vadisi Milli Parkı sınırları içerisindeki Botan Çayı’nın rengi, siyaha büründü. Numune alınıp, inceleme başlatıldığını belirten Siirt Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdür Yardımcısı Mesut Batur, “İnceleme sonucunda kirletici unsur bulunmadı. Kanaatimiz; alg popülasyonunun artması” dedi. Ancak suyun rengi ve mevsimsel dönem açısından bu açıklama doğru bulunmadı. Bölge halkı Botan Çayı’na bir yerlerden atık su salındığı suya bakınca anlaşıldığını söylüyor. Yurttaşlar alınan numune sonuçlarının açıklanmasını bekliyor.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Botan #Çayının #rengi #siyaha #döndü

Şenyaşar ailesi: Kutsal olan seccade değil adalettir!

 Adalet Nöbeti’nin 742’nci gününde  Şenyaşar ailesi , sanal medya hesabından ‘Adalet Nöbetindeyiz duyuyor musunuz?, Kutsal olan seccade değil adalettir’ paylaşımını yaptı

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti, 742’nci gününde devam ediyor.

Riha’nın Pirsûs ilçesindeki evlerinden Urfa Adliyesi önüne gelen Emine Şenyaşar ve oğlu Ferit Şenyaşar, “Şenyaşar ailesi için adalet” pankartı önünde nöbeti başlattı.

Şenyaşar ailesi sanal medya hesabından, Adalat Bakanlığı ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ı etiketleyerek, “Kutsal olan seccade değil, kutsal olan Adalettir. Arapça’da, ‘adl’ sözcüğü türevleriyle birlikte Kur’an’da 30’dan fazla yerde geçmektedir. 742 gündür Adalet Nöbetindeyiz. Duyuyor musunuz?” paylaşımını yaptı.

RIHA

#Şenyaşar #ailesi #Kutsal #olan #seccade #değil #adalettir

Kuraklık, tarım ve hayvancılığı tehdit ediyor

Temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan Kurdistan’da devletin özel savaş politikalarına eklenen ekonomik kriz, iklim değişikliği gibi sorunlar karşısında yurttaşlar zor günler yaşıyor

Kapitalist modernitenin aşırı tüketim politikaları, dünya genelinde sıcaklıkların artmasına ve iklim değişikliğine neden oluyor. Yaşanan iklim değişikliği ise yaşamı her yönden tehdit ediyor. Aşırı ısınma nedeniyle kuraklıklar yaşanırken bunun yanı sıra iktidarın savaş politikaları sonucu tarım ve hayvancılık da bitme noktasında. Devletin, 90’lı yıllardan bu yana Kurdistan’da hayata geçirdiği özel savaş politikaları, değiştirilen demokgafik yapı, temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan on binlerce yurttaşı üretimden koparırken, son yıllarda buna eklenen ekolojik krizle birlikte ortaya çıkan su sıkıntısı, ciddi bir kuraklığı da beraberinde getirdi.

Hayvancılığı sürdürdü

Merdîn’in Kerboran ilçesinden devletin çocuklarını katletmesi nedeniyle kaçarak Wan’ın Rêya Armûşe (İpekyolu) ilçesinin İskele Mahallesi’nde yaşayan Saliha Olcay, burada da hayvancılık yaparak geçimini sağlıyor. Saliha, çocuklarının karşı karşıya kaldığı işsizliğinde eklenmesiyle hayvancılığı tek geçim kaynağı olarak sürdürmeye çalıştığını dile getirirken, ilk başlarda iki yüz küçükbaş hayvan satın alarak üretime koyulduğunu ifade ediyor. Saliha, yaşanan ekonomik krizin arttırdığı yem fiyatları nedeniyle birçok hayvanını sattığını da belirtiyor.

Ahırını yıktılar

Hayvancılığı sürdürme çabasına karşı 3 yıldır Wan’da uygulanan 1593 Sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun ilgili “20 binin üzerinde nüfusu olan yerleşim yerinde hayvan beslemenin yasaklanması” maddesine istinaden ahırı yıkılan Saliha, “2021 yılında belediye polisler eşliğinde ahırımı yıktıktan sonra tüm hayvanlarımı satmak zorunda kaldım. Şu anda sadece on tane keçi besliyorum” diyor. Saliha, “Kürt olduğumuz için devlet geçinmemizi istemiyor. Kürtler hep aç kalsın, onun eline baksın istiyor” diyerek çözümün Kürtlerin birliğinde olduğunu söylüyor.

Devlet, kayyum ve kuraklık kıskacı

1994 yılında Westan (Gevaş) ilçesine bağlı Xorutîs köyünün devlet tarafından yakılması sonucu aynı mahallede yaşayan ve burada da büyük baş hayvancılık yaparak geçimini sağlayan bir diğer yurttaş da Adalet Aktı. Beslediği iki inekten 10 litre süt elde ettiğini söyleyen Adalet, şöyle konuşuyor: “Piyasaya göre biz de süte fiyat biçiyoruz. Başlarda 25 TL’den veriyorduk sonra gittikçe arttı. Şu an 70 TL’den veriyoruz. Kar ve yağmur yağmadığı zaman geçinmek daha da zor. Bir torba yemi 100-150 TL’den alıyoruz, ineklerimize yetmiyor. Kış aylarında ahırda, yaz aylarında ise çoban tutuyoruz. Onun için de hayvan başı 2 bin TL veriyoruz. Hükümet istiyor ki kimsenin rızkı olmasın herkes onların eline baksın.”

Ekolojik denge gözetilmeli

Artan kuraklığın tarım ve hayvancılık üzerindeki etkilerine ilişkin konuşan TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eşbaşkanı Viyan Acar Üçer de ekolojik dengeyi gözetmeyen politikaların iklim krizi ve kuraklık gibi doğal afetlerin olumsuz etkilerini arttırdığına dikkat çekiyor. “Bu politikalar doğal kaynakların tükenmesi ve aşırı kullanımı gibi etkileri ortaya çıkarıyor” diyen Viyan, “Bu nedenle ekosistem dengesi bozularak su kaynaklarına zarar verir. Sonuç olarak, kuraklık ve iklim krizi daha şiddetli bir şekilde baş gösterir. Örneğin, ormansızlaşma, tarım alanlarındaki aşırı sulama ve su kaynaklarının kirletilmesi gibi faktörler su kaynaklarının azalmasını hızlandırır. Bu da çiftçinin tarımsal üretimini olumsuz etkiler, aynı zamanda erozyon ve toprak kaybına sebep olur. Hatta ilerleyen zamanlarda sağlıklı tarımsal faaliyet yapabileceğimiz alanlarda ciddi daralmalar oluşur” diye belirtiyor.

#Kuraklık #tarım #hayvancılığı #tehdit #ediyor

Hewlêr’de bir binanın çökmesi sonucu 9 işçi yaralandı

Hewlêr’de bir binanın tavanın çökmesi sonucu 9 işçi ve bir mühendis yaralandı

Hewlêr kent merkezinde bir binanın tavanının çökmesi sonucunda 9 işçi ve bir mühendis yaralandı. Hewlêr’de bulunan Rojava Hastanesi İdaresinden yapılan yazılı bir açıklamada, yaralıların tedavi altına alındığı ve sağlık durumlarının iyiye gittiği ifade edildi.

Kaynak: Rojnews

#Hewlêrde #bir #binanın #çökmesi #sonucu #işçi #yaralandı

Êzidî kadınlar Abdullah Öcalan için 300 fidan dikti

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın doğum günü nedeniyle Êzidî kadınlar TAJÊ öncülüğünde Şengal’in Kersê Vadisi’ne 300 fidan dikti

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın doğum günü olan 4 Nisan nedeniyle kadınların düzenlediği etkinlikler devam ediyor. Şengal’de de Êzidi Kadınlar Özgürlük Hareketi – Tevgera Azadiya Jinên Êzidî (TAJÊ) öncülüğünde Şengal’in  Kersê Vadisi’ne 300 fidan dikildi.

Etkinlikte TAJÊ adına konuşan Edul Şemo, Abdullah Öcalan’ın doğum günü nedeniyle her yıl çeşitli etkinlikler düzenlediklerini belirterek, “”Önder Apo’nun doğum gününü tüm Êzidî halkına, tüm kadınlara kutlu olsun” dedi. Edul Şemo’nun konuşmasının ardından Sitiya Nexşan Kültür ve Sanat Merkezi’ne bağlı Kulîlken Êzidxan Grubu erbaneler eşliğinde şarkılar seslendirdi. Daha sonra fidanlar ekildi.

‘Öcalan sayesinde Şengali güzelleştiriyoruz’

İncir ağacı diken TAJÊ üyesi Edul Elî, “Önder Apo’nun doğum gününü şimdiden kutluyorum. İncir ağacı diktim ve Önder Apo’nun özgürlüğünü diledim. Önder Apo’nun özgürleşeceği umudunu taşıyorum. Umarım o günleri hep birlikte yaşarız” diyerek duygularını dile getirdi. TAJÊ üyesi Tavaf İsmail’de, “Ağaç dikerek Önder Apo’nun istediğini yerine getiriyoruz ve bu sayede de Şengal’i güzelleştiriyoruz” dedi.

ŞENGAL

#Êzidî #kadınlar #Abdullah #Öcalan #için #fidan #dikti

Kürt Özgürlük ve Demokrasi İttifakı: Kürtler birlik olursa başarı kaçınılmazdır

Kürt Özgürlük ve Demokrasi İttifakı’nın 14 Mayıs seçimleri beyannamesi açıklanırken, açıklamada konuşan eşbaşkanlar yaptıkları açıklamalarda Kürtlerin birlik olmaları halinde kazanamayacakları seçim olmadığını vurguladılar

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) Kurdistan’daki partilerle kurduğu Kürt Özgürlük ve Demokrasi İttifakı, 14 Mayıs seçimlerine dair deklarasyonu Amed’in Peyas (Kayapınar) ilçesinde bulunan bir düğün salonunda duyurdu. Deklarasyonun okunmasının ardından parti eşbaşkanları ve başkanları söz aldı. Deklarasyonda “ortak mücadele” vurgusu yapılarak, “Gücümüzü birleştirdiğimizde kazanacağımıza kuşku yoktur. Kürtlerin birliği, Kürtlerin özgürlüğüdür” denildi.

Şansımız yüksek

İlk olarak söz alan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, tarihi bir ana şahitlik edildiğini belirterek, ittifakların önemi için “Bugünden yarına geleceği eşit ve özgür bir yaşam üzerine kurma inşasıdır. İttifaklar kolay kurulmuyor, ciddi emek verilmesi gerekiyor. Burada emek veren kardeşlerime teşekkürlerimi sunuyorum. 14 Mayıs yeni başlangıçlar için önemlidir bu imkanları oluşturmak bizim elimizde, güçlerimizi birleştirirsek ve yerelden yönetimi büyütürsek şansımızda o kadar yüksek olacak” diye konuştu.

Seçimi bu ittifak kazanacak

Mücadeleleriyle iktidarı değiştirecek anahtar haline geldiğini vurgulayan Sancar, “Önemli olan sorunları ortak iradeyle çözüme kavuşmaktır. Bizler elimizden geleni yapıyoruz, göreceksiniz bu konuşulan sorunların hepsi çözülecek, kimse karamsarlığa kapılmasın. Kürdistan’ın her yerine Yeşil Sol’u kuruyoruz. Emek verince oluyor. Yolumuz açık olsun, bu ittifak kazanacak” diye konuştu.

Hem içerde hem dışarda mücadele edeceğiz

Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar da, Kürt halkının eşitlik demokrasi mücadelesi yürüttüğünü ve ağır bedeller ödediğine dikkati çekerek, “Bu bedeli hala ödemeye devam ediyor. Kürt halkının mücadelesi destansı bir mücadelesidir. Ortaya çıkış ve ortak asgari birliğin oluşması da müşterektir. Jin, jiyan, azadî sloganı ve Kürt özgürlük mücadelesi yol gösterdi ve yol göstermeye de devam edecek. Türkiye’de bir Kürt gerçekliği var ama ulus devletle yok edilmeye çalışılıyor. Bunu Newroz’da da gördük bugün burada da gördük ki özgürlüğün, kadim kentin talebi ulus devlete kurban edilemeyecek kadar kıymetlidir. Ayrıca başta Sayın Abdullah Öcalan olmak üzere Türkiye’deki bütün cezaevlerinde dayatılan tecrit İmralı sınırlarını aştı. Tecrit Türkiye’de ve Kürdistan’da Kürt inkârının adıdır. Yine kayyımla birlikte halkın iradesi gasp edildi ne içerdeki belediye eş başkanlarımız ne de halkımız kayyıma boyun eğmedi. Hem içerde hem dışarıda mücadele ettik etmeye de devam edeceğiz” diye konuştu.

Birlik olmazsak kazanamayız

Azadi Partisi Genel Başkanı Ayetullah Aşiti ise, seçim gündemi ve Kürt birliğine dikkat çekerek, “Birlik olmazsa kazanma da olmaz. Yanlışlarımızı doğrularımızı belirlemeli birlikte hareket etmeliyiz. Bunca baskılara karşı biz neden direnmiyoruz? Neden vazifemizi ciddi bir şekilde yerine getiremiyoruz. Bunları dikkate almalıyız. Hatalarımızı görmeliyiz. Mücadele edersek kazanacağız. Başarılar” dedi.

Kürtler direnişin sembolü oldu

DDKD Abdulhey Okumuş, “Biz Kürtler direnişin sembolü olduk bu yüzden de başarı yine Kürtlerin olacak. Biz Kürtler parlamentoda her yerde mücadele ediyoruz. Özgürlük yakındır. İttifakımızı iyi kullanırsak kesinlikle başarıya ulaşacağız. Başarı biz Kürtler, başarı Yeşil Sol Parti için” diye konuştu.

Saldırı kimliğimize saldırıdır

Barış Annelerini selamlayarak konuşmasına başlayan DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk ise, “Kürdistan için bu ittifak çok önemli ve tarihi bir gündür. Saldırı kimliğimize saldırıdır. Bu saldırılara karşı cevabımızı vermeliyiz. AKP-MHP bütün Kürtlere ve halklara karşıdır. Bu yüzden cevabımız tarihi olmalıdır. Başarı bizimdir” ifadelerini kullandı.

Bu rejimi göndereceğiz

PİA Genel Başkanı Mehmet Kamaç, “Kürdistan’da ve Türkiye’de oluşturulan ittifakların amacı birdir. Bu işler tarihi işlerdir. Zulüm ve inkar üzerine kurulan rejimi göndereceğiz. Özgürlüğü ve demokrasiyi de inşa edeceğiz. Zulmü gönderecek adaleti getireceğiz” mesajı verdi.

Kürtlerin özgürlüğünü sağlayacağız

Son sözü alan KKP Genel Başkanı Sinan Çiftyürek ise şunları dile getirdi: “Bu ittifakla Kürtlerin barış ve özgürlüğünü sağlayacağız. Onları sandıkta yeneceğiz, bu seçimde gidecekler. AKP’ye gitmesinler Yeşil Sol’a gitsinler. İstanbul, İzmir, Konya’ya çağrıda bulunuyorum, bütün çağrılarımızı Ankara’dan yapıyoruz ama bu sadece Ankara ile olacak iş değil. Bu yüzden Kürt siyaseti demokrasi siyasetidir. Halkımıza çağrımızdır bu sorunları ortadan kaldıralım ve Kürt demokratik siyasetinin önünü açalım. Amed’in özgürlüğünü sağlayalım.”

AMED

 

#Kürt #Özgürlük #Demokrasi #İttifakı #Kürtler #birlik #olursa #başarı #kaçınılmazdır

Maxmur’da 4 Nisan festivali sürüyor

Maxmur’da 4 Nisan Kültür ve Spor Festivali ikinci gününde devam ediyor

Mexmur’da PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın doğum günü olan 4 Nisan dolayısıyla düzenlenen 15’inci 4 Nisan Kültür ve Spor Festivali ikinci gününde devam ediyor. Her yıl eğitim alanı tarafından organize edilen 4 Nisan Kültür ve Spor Festivali ikinci gününde Şehit Aryen Parkı önünde kamp halkının ve tüm öğrencilerin katılmıyla spor müsabakaları yapıldı.

İlk günü sergi açılışıyla başlayan festivalde ikinci gün, İlkokul, Ortaokul ve Lise öğrencileri arasında düzenlenen maraton, 100 metre, 400 metre koşu yarışları ile yüksek atlama, bisiklet yarışı gibi müsabakalarla devam etti.

Müsabakalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verillirken, festivalin yarın Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenecek 4 Nisan kutlamasıyla sona ermesi bekleniyor.

MEXMUR

#Maxmurda #Nisan #festivali #sürüyor

26 yaşında girdiği cezaevinden 56 yaşında çıktı

Mehmet Zengalp, 30 yıllın ardından Bandırma 1 No’lu Cezaevi’nden tahliye oldu

Balıkesir Bandırma 1 No’lu Cezaevi’nde tutuklu Mehmet Zengalp, 30 yıllık tutukluluğun ardından bugün tahliye edildi. Şirnex’te 1993’te gözaltına alındıktan sonra Amed’e getirilen Zengalp’a, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde (DGM) açılan davada “Devletin birlik ve bütünlüğünü bozmak” iddiasıyla müebbet hapis cezası verildi.

İnfazı ertelenmişti

Cezaevi koşullarından kaynaklı bel fıtığı ve mide rahatsızlıkları oluşan Zengalp’ın, 3 ay önce slogan attığı gerekçesiyle infazı yakılarak tahliyesi 3 ay uzatıldı. 26 yaşında girdiği cezaevinden 56 yaşında çıkan Zengalp’ı, cezaevi önünde Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MA-TUHAYDER) yöneticileri ile yakınları karşıladı.

Herkes özgür olunca…

Karışlamanın ardından konuşan Zengalp, buruk bir sevinç yaşadığını belirterek, “Cezaevindeki tüm arkadaşlarımız ne zaman ki çıkarsa o zaman bu duygu tamamlanacak” dedi.

Zengalp, ardından Amed’e gitmek için yakınlarıyla yola çıktı.

İSTANBUL

#yaşında #girdiği #cezaevinden #yaşında #çıktı

Kuran kursunda şüpheli şekilde ölen çocuk işkence ve istismara uğramış

Mûş’ta bir kuran kursunda 2021 yılında şüpheli şekilde hayatını kaybeden 12 yaşındaki çocuğun kapatılan dosyasında, çocuğun kuran kursundaki hoca tarafından işkenceye ve akranları tarafından cinsel saldırıya uğradığı ortaya çıktı

Mûş’ta 3 Temmuz 2021’de Muş İlim İrfan Yaptırma ve Yaşatma Derneği’ne ait bir kuran kursunda 12 yaşında bir çocuk nefessiz kalırken, kaldırıldığı Elazığ Medical Park Hastanesi’nde hayatını kaybetmişti.

Dosya takipsizlikle sonuçlandı

O dönem kamuoyunun gündemine giren olaya gösterilen yoğun tepkiler ardından Muş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmış ancak takipsizlikle sonuçlanırken, çocuğun kursta bulunan diğer çocuklar tarafından “Nitelikli cinsel istismara” uğradığı, yine kursta eğitmen olan E.E. tarafından ise defalarca şiddet gördüğü ortaya çıktı. Takipsizlikle sonuçlanan dosyada dernek yöneticilerinden kimse yargı önüne çıkarılmadı.

Cinsel istismara uğramış

NuJINHA’dan Medine Mamedoğlu’nun haberine göre, Amedli olduğu öğrenilen çocuk, olaydan kısa bir süre önce ailesi tarafından getirildiği kuran kursunda şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti. Çocuğun cenazesine yapılan otopside kesin ölüm nedeni tespit edilemezken, çocuğun vücudunda cinsel saldırı izlerine rastlandı. Soruşturmayı kamuoyundan gizli yürüten Muş Cumhuriyet Başsavcılığı otopsi raporu üzerine, kuran kursunda bulunan çocukların ifadesine başvurdu. Kamera kayıtları da incelenirken hayatını kaybeden çocuğun kursta bulunan başka bir çocuk tarafından sistematik cinsel saldırıya maruz bırakıldığı öğrenildi. İfadesi alınan çocuk olayı doğrularken, hakkında soruşturma açılıp yargılaması yapılan çocuğa 7 yıl hapis cezası verildi.

Günlerce işkence görmüş

İstismarın yanı sıra soruşturma kapsamında kuran kursundan alınan kamera görüntülerinde hayatını kaybeden çocuğun kursta hocalık yapan E.E. tarafından birçok kez şiddete maruz bırakıldığı ortaya çıktı. Olayın yaşandığı Temmuz ayından günler önce 26, 27 ve 30 Haziran tarihlerindeki kamera görüntülerinde E.E.’nin çocuğa defalarca şiddet uygularken, 27 Haziran günü ise elektrik süpürgesinin borusuyla çocuğa işkence ettiği öğrenildi. Ortaya çıkan görüntülerin ardından ifadesi alınan E.E. hakkında “beden ve ruh sağlığı bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı basit yaralama, silahla basit yaralama” suçundan soruşturma açıldı. Soruşturma davaya dönüşürken, görülen duruşmalar sonucunda fail E.E.’ye “basit yaralama” suçundan 3 bin 740 TL para cezası verildi. Verilen cezanın ise hükmü ise geri bırakıldı.

Dosya kaderine mi bırakıldı?

Bütün bunlar yaşanırken şüpheli ölüme dair açılan soruşturmaya ise ne aile ne de avukatlar uzun süre ulaşılamazken, soruşturmanın geçtiğimiz yılın Ekim ayında takipsizlik ile sonuçlandığı öğrenilirken, soruşturma kapsamında dernek yöneticilerinden kimsenin yargı karşısına çıkarılmadığı ve ifadelerinin alınmadığı da gelen bilgiler arasında bulunuyor. Verilen takipsizlik kararına avukatların herhangi bir itirazda bulunup bulunmadığı ise bilinmiyor.

MÛŞ

#Kuran #kursunda #şüpheli #şekilde #ölen #çocuk #işkence #istismara #uğramış