Ana Sayfa Blog Sayfa 695

Berlin’de Alevilik dersleri verecek öğretmen adaylarına eğitim verilmeye başlandı

Berlin’deki devlet okullarındaki öğrencilere Alevilik dersleri vermeleri amacıyla yeni öğretmen adaylarına eğitim dersleri verilmeye başlandı. İlgili eğitim programı Cemevi Yönetim Kurulu, İnanç Kurulu ve Eğitim Komisyonu’nun ortak çalışmaları ve rızalıklarıyla Cemevi ARU Eğitim Koordinatörü Erdal Çağlar tarafından hayata geçirildi.

Berlin Cemevi’nde gerçekleştirilen tanışma kahvaltısı ardından eğitim programına dair ilk seminer İnanç Kurulu Başkanı Musa Gönül Dede’nin gülbengi ve selamlama konuşması ile başladı. Gönül’ün ardından, Yönetim Kurulu adına 2. Başkan Asiye Atakan Şenkaya, BAT YK üyesi ve BDAS Almanya Eş Başkanı Melinda Özgül ile BDAS Berlin Eş Başkanı Umut Öztek öğretmen adaylarımıza seslendiler.

Daha sonra Berlin’de Alevilik derslerinin verilmesinin tarihçesini Eğitim Komisyonu üyesi Seyitali Dikmen anlattı.

Dikmen’in ardından, uzun yıllardır Alevilik Dersleri öğretmeni olan Kadir Şahin, okullardaki durumu, yaşanan sıkıntıları ve bir dersin verilme izlencesini detaylı biçimde izah etti. Eğitim programını modere eden Berlin Cemevi ARU Eğitim Koordinatörü Erdal Çağlar ise Alevilik Dersleri’nin verilmesinin önemini ve 12 haftalık eğitim programının içeriğine dair önemli bilgileri katılımcılara aktardı.

Eğitim programını öğleden sonraki 2. bölümünde Weingarten Eğitim Yüksekokulu’ndan Akademisyen İsmail Kaplan ilk dersine başladı.

Aralarında Alevilik Eğitimi konusunda uzman Akademisyen ve Eğitmenler tarafından verilecek dersler toplamda 12 hafta sürecek ve eğitim programı hafta sonları (cumartesi-pazar) sabah saat 10:00-17:00 arası gerçekleştirilecek. Eğitim programının sonunda katılımcılar alacakları sertifika ile Berlin’deki devlet okullarında Alevilik Dersleri’ni verebilecekler. Böylelikle gelecek eğitim yılında yeterli sayıda Alevilik dersini verecek öğretmenler olacak.

(HABER MERKEZİ)

Can TV ile dayanışma gecesi Köln’de gerçekleştirildi

Can TV ile dayanışma gecesi Almanya’nın Köln şehrinde gerçekleştirildi. Gecede konuşan Can TV Genel Yayın Yönetmeni Zeynel Gül, “Yola çıkarken üzerimize aldığımız sorumluluğun bilincindeydik. Ötekileştirilmiş toplumlar var. Bu insanların sesi çıkmıyordu, bilinmiyordu. Seslerini duyurabilir miyiz diye düşündük ve onların sesi olmaya çalıştık” dedi.

Demokratik Alevi Federasyonu’nun (FEDA) organizasyonu ile Almanya’nın Köln kentinde Can TV ile dayanışma gecesi düzenlendi. Etkinlikte ilk olarak konuşan FEDA Eş Başkanı Huri Kabayel dayanışmanın önemine değindi.

Gecede söz alan Can TV Genel Yayın Yönetmeni Zeynel Gül ise 6 Şubat günü Maraş merkezli yaşanan depremlere değinirken, şunları söyledi:

“ALEVİLER ÖRGÜTLÜ OLDUKLARINI GÖSTERDİLER”

“Aleviler tüm engellemelere rağmen ilk defa örgütlü olduklarını gösterdiler. İnsanları korumaya çalıştılar. Yürekten teşekkür etmek istiyorum. Bir yanımızın hala kanadığı bir süreçte, FEDA’nın böyle bir etkinlik düzenlediği için teşekkür ediyoruz.

Yola çıkarken üzerimize aldığımız sorumluluğun bilincindeydik. Ötekileştirilmiş toplumlar var. Bu insanların sesi çıkmıyordu, bilinmiyordu. Seslerini duyurabilir miyiz diye düşündük ve onların sesi olmaya çalıştık. Anadolu’da hangi köye gitsek, kapılarını bizlere açtılar. Anadolu çok zengin bir kültür yapısına sahip. Aleviler birbirini çok fazla tanımıyordu. İkinci görevimiz Alevileri tanıtmak oldu. Bugün Alevilerin arşivi denince Can TV’nin arşivi akla geliyor. Aleviler ile işçileri, çevrecileri bir araya getirdik.

Deprem bölgesinde sorunlar hala devam ediyor. Can TV ile dayanıştığınız gibi oradaki insanlar ile dayanışmayı sürdürelim.”

“KILIÇDAROĞLU İLE EMEK VE ÖZGÜRLÜK İTTİFAKINI DESTEKLİYORUZ”

Etkinlik sanatçı Ali Doğan Gönültaş kılamlarını seslendirirken, Gönültaş’ın ardından sahneye çıkan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, 14 Mayıs günü gerçekleştirilecek seçimlere değinerek, şöyle konuştu:

“TV10’u kapatarak sonuç alabildiler mi? Hayır. Can TV ile yola devam ediliyor. Biz bu diktatörlerin korkusu olmaya devam edeceğiz. Dayanışma ile bu televizyonları yaşatabiliyoruz. Deprem yaşadık ama asıl felaket kontrolsüzlüktü. AKP iktidarının enkazın altında kaldığını söyleyebiliriz. AKP/MHP son 20 yıldır ülkemizin üzerine çullanmış resmen. Depreme baktığımızda bir hırsızlık silsilesini görüyorsunuz. Aslında bir katliam yaşandı. Sorumlusu da bu hırsızlık silsilesidir. Bunun hesabını sormamız lazım. Başımızı dik tutup, yolumuza devam edeceğiz. Önümüzde bir fırsat var. 14 Mayıs son derece önemli bir seçim. Biz barıştan, demokrasiden, eşitlikten, özgürlükten yana tarafız. Tüm gerici unsurlardan kurtulmak için ne gerekiyorsa onu yapacağız. Kemal Kılıçdaroğlu’nu seçimlerde destekleyeceğiz. Emek ve Özgürlük İttifakı’nın parlamentoya güçlü şekilde girmesi için elimizden geleni yapacağız. Önce Erdoğan ve Cumhur İttifakı’ndan kurtulacağız. Asıl mücadele ondan sonra başlayacak.”

“ÖLDÜREN DEPREM DEĞİL AKP’NİN ÇÜRÜMÜŞ ZİHNİYETİ”

Program sanatçı Ayfer Düzdaş’ın kılamları ile sürdü. Düzdaş’tan sonra söz alan HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul da şu ifadeleri kullandı:

“Can TV ve geleneği sadece bir iletişim aracı değil aynı zamanda bir inancı ve kadim kültürü yayma, yaşatma görevi de görüyor.

Afeti felakete dönüştüren iktidarın ahlaksızlaşmış, hırsızlaşmış zihniyetiydi. Beklenmeyen bir deprem değildi. Uyardılar ama maalesef iktidar hiçbir hazırlık yapmamış. Deprem için yıllardır toplanan vergilere rağmen hiçbir önlem almadılar. Birçok kez imar affı çıkardılar. Deprem öldürmüyor. Öldüren AKP’nin çürümüş zihniyeti. Depremin ilk üç gününde hiçbir arama kurtarma ekibi gelmedi. Öfkeliyiz, kızgınız ve bu iktidardan bunların hesabını mutlaka sormalıyız.”

PİRHA / ALMANYA

PSAKD’den 2 Temmuz paneli; 30 yıl oldu unuttun mu?

PSAKD Genel Merkezi, Sivas Katliamı’nın 30. yıl dönümü dolayısıyla ‘Tanıklar anlatıyor’ paneli düzenledi. Yaşadıklarını anlatan tanıklar, davanın zaman aşımına uğraması tehlikesine dikkat çekti.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, Sivas Katliamı’nın 30. yıl dönümü dolayısıyla ‘Tanıklar anlatıyor’ paneli düzenledi. Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezinde düzenlenen panele çok sayıda yurttaş katıldı.

Panelin yapıldığı salona Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin fotoğrafları asılırken, ‘2 Temmuz 1993 – 2 Temmuz 2023 Sivas Madımak Katliamı 30 Yıl oldu unuttun mu?’ sloganı yazıldı.

Panelde katliamın tanıkları avukat Şenal Saruhan, tiyatrocu Serdar Doğan, Ertan Kartal ve şair Mehmet Özer konuştu. Panel Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler için deyişlerin ve türkülerin söylenmesiyle başladı.

ZAMANAŞIMI TEHLİKESİNE DİKKAT ÇEKİLDİ

Ardından tanıklar teker teker söz alarak katliamda ve sonrasında yaşadıklarını anlattılar. Katliamın bilinçli olarak yapıldığını, göz göre göre insanların öldürüldüğünü söyleyen tanıklar, hukuki olarak katliamın üzerinden 30 yıl geçtiği için zaman aşımına uğrama tehlikesi yaşandığını belirttiler. Bu davanın peşini asla bırakmayacaklarını da vurgulayan tanıklar, katliamlar yüzleşene kadar mücadele edeceklerini aktardılar.

ANKARA

Gazeteci Sezgin Kartal’ın duruşmasına çağrı: 4 Nisan’da Çağlayan’dayız!

Gazeteci Sezgin Kartal’ın 4 Nisan Salı günü görülecek olan ilk duruşmasına yönelik yapılan çağrıda, ” Bizler biliyoruz ki Sezgin Kartal tüm diğer özgür basın çalışanları gibi emekçilerin, halkların, öğrencilerin, Alevi hak mücadelesini ve kadınların sesini duyuran bir gazetecidir” denildi.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde gözaltına alınan daha sonra tutuklanarak Marmara Kapalı Cezaevi’ne gönderilen gazeteci Sezgin Kartal’ın ilk duruşması 4 Nisan Salı günü Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda görülecek.

22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde saat 14.00’te başlayacak olan duruşma öncesi saat 13.00’te adliye önünde basın açıklaması yapılacak. Kartal’ın arkadaşları duruşmaya çağrı yaparken, şu ifadelere yer verildi:

“ALEVİ HAK MÜCADELESİNİN SESİNİ DUYURAN BİR GAZETECİDİR”

“10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde gazeteci Sezgin Kartal ev operasyonu ile gözaltına alındı. Ve 13 Ocak’tan beri tutuklu. Düzmece iddialarla tutuklanan Sezgin Kartal’ın özgürlüğüne kavuşması için 4 Nisan Salı günü Çağlayan Adliyesi’nde olacağız.

Bütün demokrasi için mücadele edenleri ilk duruşmasına bekliyoruz. Bizler biliyoruz ki Sezgin Kartal tüm diğer özgür basın çalışanları gibi emekçilerin, halkların, öğrencilerin, Alevi hak mücadelesini ve kadınların sesini duyuran bir gazetecidir.

Emekten, haktan, özgürlükten yana olan gazetecileri gözaltına alarak yıldıramazsınız. Bu ülkede gazeteciler gerçekleri yazdığı için tutuklanıyor. Binlerce gazeteci hapishanede. Gazetecilere dönük bütün bu saldırılar; gazeteciler şahsında bütün topluma, demokrasiye ve özgürlüğe saldırıdır.

Bizler buradan bir kez daha sesleniyoruz özgür basın üzerindeki baskılar kaldırılsın, cezaevlerinde olan gazeteciler serbest bırakılsın.”

PİRHA / İSTANBUL

Ulm Seçim Platformu, Yeşil Sol Parti için çalışıyor

Türkiye’de yapılacak cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri için, geçtiğimiz yılın ekim ayında kurulan HDP Ulm ve Seçim Platformu, yeni dönemde ittifak güçlerinin genişlemesiyle birlikte Emek ve Özgürlük ittifakı (EÖİ) olarak çalışmalarına devam ediyor.

Avrupa Demokrat (Ulm)

İkinci toplantısını düzenleyen Ulm Emek ve Özgürlük Seçim Platformu (UEÖSP); bölgede bulunan AGİF, ADHF, AKM, DİDF, FED-GEL,SKB ve bağımsız bireyler tarafından oluşturuldu ve bu platform ATİF tarafından da destekleniyor.

Yeni yaptığı toplantıda eşbaşkanlar başta olmak üzere, komisyonlarını seçen platform, seçmen sorgulamadan, sandık görevlilerine, seçim irtibat bürolarından, halk toplantılarına birçok konuda kararlar alan UEÖSP, Yeşiller ve Sol Gelecek Parti ulmve çevresinde yaşayan Türkiyeli seçmeni oy kullanmaya, seferber olmaya çağırdı.

Seçim İrtibat Büroları Hizmette

Seçim irtibat bürolarının.

AJK e.V. (Schwabenstr 41 89231 Neu-Ulm) Pazartesi-Cuma günleri (15.00 -18.00 arası) Cumartesi -Pazar (12.30-17.00 arası),

TKM Ulm (Bleıchstr 1 89077 Ulm) Cumartesi -Pazar ( 12.30-17.00 arası ) açık olacağını söyleyen platform yetkilileri, her türlü soru ve sorunlar için halkımızı büroları gelmeye çağırdı.

29-30 Nisan ve 1 Mayıs 2023 günleri Ulm’de seçim sandıkları kurulacağını ifade eden platform, bunun seçmenlerin oy kullanmaları bakımından önemli olduğu vurguladı.

Geniş bir bölgede çalışma yürütecek UEÖSP, Ulm ve çevresinde yaşayan tüm ilerici ve özgürlük isteyen çevreleri Yeşiller ve Sol Gelecek (Yeşil Sol Parti) oy vermeye ve seçim çalışmalarına katılmaya çağırdı.

Yeşil Sol Parti Bazarcix’ta halk toplantısı düzenledi

Bazarcix’ta halk toplantısında konuşan Yeşil Sol Parti PM üyesi Erhan Yapıcı, 10 bini aşkın partilinin gözaltına alındığını belirterek ‘Ama önümüzde 14 Mayıs’ta bir fırsat var. İktidara partimizle güçlü bir cevap vermeliyiz’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Mereş’in Bazarcix ilçesi Musolar kırsal Mahallesi’nde halk toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıya Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivistleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) üye ve yöneticileri ve mahalleden çok sayıda depremzede katıldı.

Toplantıda konuşan Yeşil Sol Parti Parti Meclisi (PM) üyesi Erhan Yapıcı, Kürt ve Alevilere karşı sürdürülen “inkar ve imha” politikalarına dikkat çekti. “Rant ve inkar” üzerine kurulan bu zihniyetin topluma verebileceği bir şeyinin kalmadığını kaydeden Yapıcı, AKP zihniyetinin geçmişten bugüne gelen devlet zihniyeti olduğunu belirtti.

‘Güçlü bir cevap vermeliyiz’

Toplumu örgütleyemeyen iktidarın, kendisine karşı örgütlenenleri ortadan kaldırmayı amaçladığını söyleyen Yapıcı, “Sonuç itibariyle yaklaşık 10 bine yakın partili arkadaşımız gözaltına alındı, tutuklamalar gerçekleşti. Ama önümüzde 14 Mayıs’ta bir fırsat var. Bu bölgede bize yaşatılan, dayatılan hiçbir şeyi kabul etmediğimiz noktasında iktidara partimizle güçlü bir cevap vermeliyiz” ifadelerini kullandı.

Kadınlar son sözü söyleyecek

TJA aktivisti Beybun Aslan da, iktidarın kadın politikalarına dikkat çekerek, AKP iktidarı boyunca kadınların yaşadıklarına vurgu yaptı. Her zaman olduğu gibi afet bölgesinde de en çok mağdur edilenin kadınlar olduğunu belirten Aslan, “Bu seçimlerde o kirli politikaların tekrardan başımıza gelmemesi için ne yapabiliriz? Bütün komşularımıza, tanıdıklarımıza gidip isyanımızı, öfkemizi dile getirmemiz gerekiyor. Bu yüzyılın felaketini başlarına geçirmek bizim, kadınların elinde. Kadınlar olarak son sözü biz söyleyeceğiz” şeklinde konuştu.

HABER MERKEZİ

#Yeşil #Sol #Parti #Bazarcixta #halk #toplantısı #düzenledi

Yılmaz Güney’in doğum günü kutlandı: Kürt ulusu davasının yılmaz savaşçısıydı

Kürt yönetmen Yılmaz Güney’in 86’ncı doğum günü için etkinlik düzenlendi. Etkinlikte konuşan eşi Fatoş Güney, ‘O bir Kürt’tür ve her zaman Kürt ulusunun davasını her koşulda en gür sesiyle haykıran işçi sınıfı savaşçısıdır’ dedi

Yaptığı birçok başarılı filmin yanı sıra “Yol” filmiyle 1982 yılında Fransa’da Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye Ödülü’nü alan ve sinemanın “Çirkin Kralı” olarak tanınan Kürt yönetmen ve senarist Yılmaz Güney, doğumunun 86’ncı yılında “Halkın Sanatçısı, Halkın Savaşçısı” isimli programla anıldı.

Güney Dergisi’nin Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi’nde düzenlediği anma programına birçok siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi katılırken, salon Yılmaz Güney’i sevenlerle doldu, taştı.

Sunuculuğunu Güney dergisinden Burcu Özkaradeniz’in yaptığı anma programına, Fatoş Güney, Güney Dergisi Yazı İşleri Müdürü Tuncay Özkaradeniz, yazar Temel Demirer ve yazar Pakrat Estukyan konuşmacı olarak katıldı. Program, Yılmaz Güney’ın anısına saygı duruşuyla başladı.

‘Bunlar da yıkılacaktır’

Tuncay Özkaradeniz, Güney’in filmlerinin önemine değinerek konuşmasına başladı. Ardından Güney’in sürgünde olduğu dönemde katıldığı bir toplantıdaki, “Faşizmi yıkmaya, siyasi hak ve özgürlükleri kazanmaya, demokratik bir Türkiye kurmaya kararlıyız. Bu kavga mutlaka demokrasinin zaferi ile sonuçlanacaktır. Hitler, Mussolini, Franco, Salaza, İran Şahı ve daha birçok faşist diktatörlük nasıl yıkıldıysa bunlar da yıkılacaktır” sözlerini hatırlattı.

‘Ülke hiç olmadığı kadar endişe verici’

Özkaradaniz’in ardından söz alan Fatoş Güney siyasi atmosferden dolayı Yılmaz Güney’in doğum gününün coşku ve sevinçle kutlanmasının mümkün olmadığını söyleyerek, “Ne yazık ki hepimiz de bir hüzün, keder ve bir endişe var. Bu bireysel bir şeyin ötesinde, ülkemizin içerisinde bulunduğu durumun bir yansımasıdır. Yılmaz doğalı 86 yıl, öleli ise tam 39 yıl oldu. Aradan geçen bunca uzun yıla rağmen ülkemiz hiç olmadığı kadar kötü ve endişe verici bir durumda. Yılmaz’ın, ‘Kazanacağız, mutlaka kazanacağız’ sözünün gerçekleşmesine az kaldı diyemeyeceğim maalesef” diye konuştu.

‘Ülkesinden ayrılmak zorunda kaldı’

Yılmaz Güney’in de Türkiye’de “köhne” düzen uygulamalarına maruz kaldığını belirten Güney, Yılmaz Güney’in devletin kıskacına alınma süreçlerine işaret etti. Güney, “27 Mayıs 1960 Darbesi özgürlük balonları uçururken, Yılmaz henüz 20’li yaşlarında kaleme aldığı bir hikayede ‘komünizm propagandası’ yaptığı gerekçesiyle 2 yıl ceza alarak cezaevine girdi. Ardından 6 ay da sürgün cezasına çarptırıldı. 12 Mart 1972 Darbesi’nde, devrimci öğrencilere para ve silah yardımı yaptığı ve Mahir Çayan ile arkadaşlarını evimizde sakladığı için 15 yıl ceza istemiyle yargılandıktan sonra 2 yıl Selimiye Askeri Cezaevi’nde tutuklu kaldı. 12 Eylül 1980 Darbesi’nde ise Güney dergisinde yazdığı yazılardan ötürü 100 yıl ceza aldığı için ülkesinden ayrılmak zorunda kaldı” dedi.

Yasak zihniyeti sürüyor

Yılmaz Güney hakkında yaşamını yitirdiği 1984 yılı sonrasında da çeşitli ceza ve yasaklamaların getirildiğine dikkati çeken Güney, yasaklamaların bugün ki AKP-MHP iktidarında da devam ettiğine dikkat çekti. Güney, şöyle devam etti: Süregelen Kenan Evren cuntası döneminde Yılmaz’ın filmlerinin gösterimi yasaklanırken, adından söz etmek dahi suç sayıldı. Daha sonra bu yasakların devamı oto-sansür olarak devam ettirilecekti. Yani artık kurumlar, televizyonlar bu yasaklamalar hukuki olmasa bile yasağı sürdürecek ve asla Yılmaz Güney filmlerini göstermeyeceklerdi. Recep Tayyip cuntasında da Yılmaz Güney’in filmleri gösterilmeyecek, fikirleri yasaklanacaktı.”

Anma programı Güney’in konuşmasının ardından Yılmaz Güney için hazırlanan belgesel gösterimi ile devam etti.

‘O bir Kürt’tür’

Daha sonra konuşan Temel Demirer ise ilk olarak Güney ile tanışma sürecine değindi. Güney ile tanıştıktan sonra aralarında güçlü bir dostluğun yaşandığını söyleyen Demirer, Güney’e dair izlenimlerini paylaştı. Demirer şöyle konuştu: “O günlerin içerisinde sürgünlük, o günlerin içerisinde ülkedeki faşizme karşı ‘hayır’ diyenlerin yürüyüşü vardı. O günlerden aklımda kalan tek şey; Yılmaz Güney’in hepimize nasıl insan olunacağını anlatmasıydı. Yılmaz Güney’e dair birçok tanım yapılabilir ama bana sorarsanız onun en temel özelliği; aşkların, tutkuların, bir komünizm davasının, insani olabilmenin tüm gereklerini yerine getirdiğiydi. Eğer bir gün bir yerde boyun eğmeyen, diz çöktürülmeyen birisini görürseniz; o, Yılmaz Güney’dir. O bir Kürt’tür ve her zaman Kürt ulusunun davasını her koşulda en gür sesiyle haykıran işçi sınıfı savaşçısıdır.”

Anma programı sanatçı Devrim Kavallı ve Baran’ın seslendirdiği ezginlerin ardından son buldu.

HABER MERKEZİ

#Yılmaz #Güneyin #doğum #günü #kutlandı #Kürt #ulusu #davasının #yılmaz #savaşçısıydı

Mart ayında İran’da 14 kişi idam edildi

İran rejimi, Mart ayında 14 kişiyi idam etti, çok sayıda kişiye idam cezası verdi

Kürdistan İnsan Hakları Örgütü (KHRP), İran’da Mart ayında yaşanan insan hakları ihlallerine ilişkin rapor yayınladı. Rapora göre İran rejimi, Mart ayında 14 kişiyi idam etti, çok sayıda kişiye de idam cezası verdi.

HABER MERKEZİ

#Mart #ayında #İranda #kişi #idam #edildi

Seçmen listeleri askıdan indi

Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi nedeniyle güncellenmek üzere askıya çıkarılan seçmen listeleri askıdan indi

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) 14 Mayıs’taki seçimlere ilişkin takvimine göre, güncellenmek üzere 20 Mart’ta ilçe seçim kurullarınca askıya çıkarılan muhtarlık bölgesi askı listeleri ve tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlülere ilişkin askı listeleri, saat 17.00 itibarıyla askından indirildi ve bunlara ilişkin itiraz süresi de sona erdi.

Hastalığı veya engeli sebebiyle yatağa bağımlı seçmenlerin, seyyar sandıklarda oy kullanabilmeleri için yapılacak başvuruların süresi de doldu.

HABER MERKEZİ

#Seçmen #listeleri #askıdan #indi

Dakman için taziye kuruldu

Federe Kurdistan Bölgesi’ne yönelik saldırıda yaşamını yitiren Mehmet Emin Dakman için taziye kuruldu

Türkiye’nin Federe Kurdistan Bölgesi’ne yönelik saldırılarda 2017 yılında yaşamını yitiren ve kimlik bilgileri açıklanan PKK’li Mehmet Emin Dakman’ın (Xelil Dağ) ailesi, Amed’te taziye kurdu. Dakman ailesi, Amed’in Sur ilçesindeki Murtazan Taziye Evi’nde, taziye ziyaretlerini kabul etmeye başladı.

Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşiller Sol Parti), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) il ve ilçe örgütü üyeleri, Dakman ailesine taziye ziyaretinde bulundu.
Dakman’ın taziyesinin 3 gün sürecek.

HABER MERKEZİ

#Dakman #için #taziye #kuruldu