Ana Sayfa Blog Sayfa 696

İran ve Doğu Kürdistan’da 200 günde 537 kişi katledildi

İran ve Doğu Kürdistan’daki protesto eylemleri 200 günü geride bırakırken, insan hakları savunucularına göre en az 537 kişi devlet güçlerince katledildi

İran’da protesto eylemleri 16 Eylül’de Tahran’da Kürt genç kadın Jina Emini’nin ahlak polislerince katledildiği gün başladı. Eylemler hızla ülke geneline yayılarak, benzeri görülmemiş bir boyut kazandı. “Jin jiyan azadî” devrimi olarak adlandırılan bu halk ayaklanmasında ölümlerin çoğunluğu ilk aylarda yaşandı.

İran’da İdam ve ölümler arttı

İran İnsan Hakları Örgütü’ne (İHR) göre geçen 200 gün içerisinde en az 537 kişi devlet güçleri tarafından öldürüldü. Göstermelik yargılamalarla 4 protestocu da idam edildi. Aynı dönem içerisinde 180’i uyuşturucu ile bağlantılı suçlardan olmak üzere 309 kişi idam edildi.

İHR, “İran Cumhuriyeti’nin idam cezasını bir korkutma aracı olarak kullandığı” tepkisinde bulunurken, uluslararası toplumun günlük olarak gerçekleşen bu infazlara tepki vermediğini belirtti. Protesto eylemleri sırasında en ölümcül ay, 223 kişinin katledilmesiyle eylül ayı oldu. Ekim ayında 100 kişi ve kasım ayında 173 kişi öldürüldü. Aralık ayında ise 25 kişinin katledildiği tespit edildi. İdamlar ise 17-30 eylül arasında 5 iken, ekimde 30’a, kasımda 57’ye ve aralıkta 72’ye yükseldi.

DIŞ HABERLER

#İran #Doğu #Kürdistanda200 #günde #kişi #katledildi

Amed’te yüzlerce kadın Yeşil Sol bürosu açılışına katıldı

Yeşil Sol Parti seçim çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor Diclekent kadın seçim bürosu açılışında yüzlerce yurttaş sloganlarla destek verdi

Türkiye tarihinin en kritik seçimlerinden birine doğru giderken Halkların Demokratik Partisi kapatılma tehdidine karşı Yeşil Sol Parti ile sçeime girecek.

HDP’lilerin partiye katılması ise Yeşil Sol Parti’de seçim bürolarını Türkiye’nin dört bir yanında açmaya başladı.

Geçtiğimiz günlerde İstanbul, Wan ve Êlih’te yapılan açılışların ardından parti hız kesmeden çalışmalarına devam ediyor.

Amed’in Peyas (Kayapınar) ilçesi Diclekent Mahallesi’nde Yeşil Sol Parti’nin kadın bürosunun açılışı yapıldı. Yüzlerce kadının katıldığı açılışta sık sık Jin Jiyan Azadi sloganları atıldı. Açılışa Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ile Yeşiller ve Sol Gelecek Parti (Yeşil Sol Parti) Kadın Meclisi Sözcüsü Canan Çalağan da katıldı.

HABER MERKEZİ

#Amedte #yüzlerce #kadın #Yeşil #Sol #bürosu #açılışına #katıldı

Öcalan’a Özgürlük Komitesi Sözcüsü İsviçre’de vekil seçildi

İsviçre’in Ticino kantonunda yapılan seçimde Abdullah Öcalan’a Özgürlük Komitesi Sözcüsü Dr. Josef Beppe Savary da vekil seçildi

İsviçre’in Ticino kantonunda haftasonu yapılan ve 14 listenin yarıştığı seçimlerde Sosyalist Parti (SP) ve Alternatif Forumu’nun (Forum Alternativo) ortak listesi oyların yüzde 27’sini alarak 90 kişilik Ticino Parlamentosu’na 12 vekil yolladı. Seçilen vekiller içinde Dr. Josef Beppe Savary de yer aldı.

Komite sekreteri

Savary, İsviçre Öcalan’a Özgürlük Komitesi Sekreteri ve aynı zamanda Nükleer Savaşın Önlenmesi için Uluslararası Hekimler (IPPNW) İsviçre sorumlusu. Savary, Alternatif Forumu’nun adayı olarak tercihli oyla seçilirken, Savary’nin yanı sıra Kürt dostu Lisa Boscolo da meclise girenler arasında yer aldı.

HABER MERKEZİ

 

#Öcalana #Özgürlük #Komitesi #Sözcüsü #İsviçrede #vekil #seçildi

Finlandiya Başbakanı Sanna Marin’den istifa kararı

Finlandiya’da seçimleri kaybeden Başbakan Sanna Marin, Sosyal Demokrat Parti liderliğinden istifa edeceğini açıkladı

Finlandiya’da görev süresi sona erecek olan Başbakan Sanna Marin, Sosyal Demokrat Parti liderliğinden istifa edeceğini duyurdu.

Marin, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında kariyerine milletvekili olarak devam edeceğini ifade etti.

HABER MERKEZİ

#Finlandiya #Başbakanı #Sanna #Marinden #istifa #kararı

Arnavutköy Sazlıbosna barajına kimyasal atık karıştı

Arnavutköy’de yol kenarına dökülen ve kimyasal olduğu belirtilen atık, Sazlıbosna Barajı’na karıştı

Arnavutköy Hacımaşlı Mahallesi’nde yol kenarına dökülen ve kimyasal olduğu belirtilen atık, İstanbul’un su kaynaklarından Sazlıbosna Barajı’na karıştı. Kimyasal maddeden dolayı mahallede yaşayanlar da büyük tedirginlik yaşarken büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarda zarar gördü.

Yapılan ihbar üzerine İstanbul Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne bağlı Çevre Denetim Ekipleri harekete geçti. Çevreye duman ve kötü koku yayan atıktan numune alınarak inceleme yapıldı. Yapılan çalışmalarda, atığın ısıl işlemden kaynaklanan dip külü, cüruf ve kazan tozu atıkları olduğu belirlendi.

Atıkları döken kişi ya da kişilerin yakalanması için çalışma başlatıldı. İstanbul Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, ‘Çevreyi Kasten Kirletmek’ suçundan da suç duyurusunda bulunacağını duyurdu. Alandaki atıklar kaldırılarak bakanlık tarafından lisans verilmiş bertaraf tesislerine gönderilecek.

‘Geceleri kaçak döküm yapıyorlar’

Bölgedeki mera alanlarında küçükbaş hayvancılık yapan Celil Küçükkara, “Geceleri geliyorlar kaçak döküm yapıyorlar. Kimyasalları suyun içine, olur olmaz yerlere döküyorlar. Koyunların ayakları, ağızları yara oluyor. Döküp kaçıyorlar, kamyonlar yapıyor bunu. Önlem alınmasını istiyoruz. 3-4 sene önce de oldu. Bir hafta çalışma yapıp temizlediler ama yine ortada” dedi.

İSTANBUL

#Arnavutköy #Sazlıbosna #barajına #kimyasal #atık #karıştı

Yüksekdağ: Sorunların çözümü Emek ve Özgürlük İttifakı programında

14 Mayıs’ta gerçekjleşecek seçimleri değerlendiren Figen Yüksekdağ, 14 Mayıs’da halk iradesinin parlamentoya yansımasının öncelik sayılması gerektiğini söyledi

Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, 14 Mayıs genel seçime ilişkin soruları yanıtladı.

Yüksekdağ, ittifakla ile birlikte kazanacaklarını ifade ederek “Kaybetmek kavramını lûgatımızdan çıkarmamız gereken hayati ve tarihi bir zamandayız” dedi.

Yüksekdağ ittifak içinde yaşanan tartışmalara ilişkin de soruları yanıtlayan Yüksekdağ, “biliyoruz ki memleketin köklü sorunlarının daha köklü ve demokratik, halkçı, emekçi, kadın özgürlükçü, programla çözülmesi mümkün. Emek ve Özgürlük İttifakı bu vaat ve bileşimle ortaya çıktı” ifadelerini kullanarak taleplerin dinlenmesi gerektiğini düşünüyor.

Yüksekdağ, NuJİNHA’nın kendisine yönelttiği sorulara şöyle yanıt verdi;

  • Seçim yaklaşıyor ve tarihi bir süreç olarak adlandırılıyor. Siz bu süreci özellikle yaşanan büyük depremle birlikte nasıl okuyorsunuz? Türkiye nasıl bir atmosferde seçimlere gidiyor? Türkiye halkları açısından bu seçimin anlamı nedir?

2023 Genel Seçimleri çürümüş ve haklarımıza ölümle yıkımdan başka bir şey getirmeyen iktidarın gidiş seçimidir. Ne yazık ki giderken de çok yıktılar. Çok acıya ve ölüme sebep oldular. Bütün Türkiye biliyor ki yitirdiğimiz 60 bine yakın canın yarıdan fazlası depremden ölmedi. Can kurtarmayı umursamayan başat amacı parasına para, zulmüne zulüm katmak isteyen siyasi iktidar nedeniyle öldü. Artık AKP ve Cumhur İttifakı’nın hiçbir seçim hamlesi bu ülke için yok edici hale geldiği hakikatini değiştiremez. Saray iktidarı gitmediği durumda Türkiye depremden kat kat büyük bir yıkımla yüz yüze kalacak. Herkese ayan olan bu ihtimali sıfırlamak için tüm gücümüz ve gövdemizle seferber olmak zorundayız.

  • HDP’ye dönük kapatma davasında erteleme talepleri reddedildi. Yıllardır tutuklu bir siyasetçi olarak bu baskı politikasına rağmen partinizin hala kilit parti olarak görülmesini nasıl değerlendirirsiniz?

İktidar seçim kampanyasını HDP karşıtlığı üzerinden düzenliyor, bu yeni bir durum değil. 2018-2019 seçimlerinde yoğun bir HDP düşmanlığı zemininde bina edildi. AKP- MHP iktidarı HDP antipropagandası yapmadan seçim propagandası yapamıyor. Ciddi bir acizlik durumu yaşıyorlar aslında. Bugün iktidarını kaybettirecek belirleyici gücün HDP olduğunu da biliyorlar. O nedenle saldırganlığın, tahammülsüzlüğün ve kumpasların dozu yükseliyor.

Yeşil Sol parti ile seçime girilmesi…

Kapatma saldırısının HDP’nin toplumsal politik misyonunu köreltemeyeceğini defalarca söylemiştik. Kanunun bir partiden, isimden, tabeladan ibaret olmadığını ülkenin geleceğine yön verecek, toplumsal politik gücün HDP hakikatini yarattığını daima göz ardı ettiler. Bu yılların deneyimini, birikimini, direnç motivasyonu ve kabiliyetini bağrında toplamış bir güçtür. Mutlaka yol bulacak demiştik. Buldu da. HDP’yi seçime giremez hale getirip paralize edeceklerini asıl politik özne olan HDP kitlesini haklarımızı afallatabileceklerini hesapladılar ama Yeşil Sol Gelecek çatısı altında seçime girme kararı ile birlikte çok hızlı bir odaklanma ve konsolidasyon sağlandı.  “Yol bir, sürek bin bir” demişler. Bu halk yola bakar yoldan ayrılmaz. Ayrılanı da sevmez. Tam da bu nedenle HDP, yani onunla var olan üçüncü yol kilit konumdadır. Bütün derdimiz devamız da bu yolu geliştirmek, hedefine ulaştırmak olmalı.

  • Seçimin ardından nasıl olacağından ve Türkiye için neler vaat ettiğinden çok isimler üzerinden tartışmalar yürütüldü. HDP’de aday çıkarmayacağını açıkladı. HDP’nin tutumu neden önemli? HDP stratejisi hakkında neler söylersiniz?

HDP’nin cumhurbaşkanı adayı çıkarmaması seçimin ilk turda bitmesi açısından önemli. Türkiye halklarının çoğunluğu için hayati önem atfedilen, Erdoğan ve AKP-MHP iktidarının gitmesi isteği bu kararda etkili oldu diyebiliriz. Mevcut iktidarın bir gün daha kalmasına kendisi dışında kimsenin tahammülü yok. Bugüne kadar iktidar karşısında en tutarlı ve en gözüpek mücadeleyi HDP yürüttü. Bu bir yanıyla da kendi mücadele çizgisine bağlılığının gereğidir.

  • Emek ve Özgürlük İttifakı nasıl bir rol oynayacak? Halklara neler vadediyor? Bu süreçte TİP’in ayrı listelerle girmesi sonucu nasıl etkiler?

Emek ve Özgürlük İttifakı kuruluş amacını tanımlarken ifade ettiği gibi gerçek bir değişim vadediyor. Genelde bütün muhalefet kesimleri değişim iddiasıyla ortaya çıktı ama daha çok AKP- MHP iktidarının gitmesi ağırlıklı bir değişim vurgusu bu. Ama biliyoruz ki memleketin köklü sorunlarının daha köklü ve demokratik, halkçı, emekçi, kadın özgürlükçü, programla çözülmesi mümkün. Emek ve Özgürlük İttifakı bu vaat ve bileşimle ortaya çıktı. Aynı zamanda çok kritik bir boşluğu doldurmaya aday oldu. Tabi bu büyük iddiaların altını dolduracak birleşik tutum ve pratik beklentisi çok yoğun. Umuyor ve diliyoruz ki ittifak bu ağırlığa ve tarihsel beklentiye uygun duruş sergileyecektir. Ayrı liste mevcut siyasi şartlarda tercih edilmemesi gereken bir yöntem. Bu konuda da geniş seçmen kitlesinin beklenti ve talepleri dikkate alınmalı. Halk iradesinin tekbir oya kadar parlamentoya doğrudan yansıması öncelik sayılmalı. Hepsinden önemlisi de “birlikte değiştireceğiz” sözünde ortaklaşanlar buna bağlı kalarak birleşik liste tavrında ortaklaşmalı.

  • Özel olarak Kürt seçmenlere yönelik yaklaşımı nasıl yorumlarsınız?

En son Newroz meydanlarına yansıdığı gibi Türkiye toplumunun en diri, en dinamik ve ağır bedeller göğüsleyerek barış ve demokrasi yolunda ısrar eden kesimi Kürt halkıdır. Ve bu halk samimi bir muhataplığı, yaralarının sarılmasını ve “ya bana düşmansın ya da bana mecbursun” zihniyetinden uzak bir siyasi yaklaşımı hak ediyor. İktidarın zaten Kürtlere sunabileceği hiçbir şey yok. Ama muhalefetin ve iktidar iddiası taşıyanların bu tarihi halk hakikatini aslı gibi görmemesi daha büyük bir sorun zeminine ve geçilmiş yolları dönüp tekrar çiğnemelerine neden olur.

İSTANBUL

#Yüksekdağ #Sorunların #çözümü #Emek #Özgürlük #İttifakı #programında

İran 7 yıl sonra BAE’ye büyükelçi atadı

İran yönetimi, geçen yıl BAE)ile diplomatik temsil seviyesini yükseltme kararı aldıktan sonra 7 yılın ardından BAE’ye yeni büyükelçisini atadı

Jîna Emînî eylemlerinin sürdüğü İran’da İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile diplomatik temsil seviyesini yükseltme kararı aldıktan sonra 7 yılın ardından BAE’ye yeni büyükelçisini atadı. Bazı haber kaynakları İran’ın BAE’deki yeni büyükelçisinin Yurtdışında İkamet Eden İranlılar İdaresi Genel Müdürü Rıza Ameri olduğunu ve daha önce Cezayir, Sudan ve Eritre büyükelçisi olarak görev aldığını belirtti. Ameri daha önce İran Dışişleri Bakanlığı’nda Körfez dosyasından sorumluydu.

İran ve BAE, geçen yıl iki ülke arasında varılan mutabakatlar gölgesinde diplomatik temsiliyetlerini konsolosluktan büyükelçiliğe yükseltme kararı aldı.

BAE, Tahran’daki Suudi büyükelçiliğine ve Meşhed’deki konsolosluğuna düzenlenen saldırıların ardından Ocak 2016’da diplomatik temsilcilik seviyesini düşürdü. Ağustos ayının sonunda BAE, İran ile diplomatik temsil seviyesini büyükelçi seviyesine yükselttiğini duyurdu ve böylece Büyükelçi Seyf el-Zaabi, Tahran’daki görevine geri döndü.

Geçen ay, İran Siyasi İşlerden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Ali Bakıri Kinni, İran’ın BAE büyükelçisini atanmasının idari çalışmaların son aşamasında olduğunu ve büyükelçinin yakın zamanda Abu Dabi’ye gönderileceğini belirtmişti.

DIŞ HABERLER

#İran #yıl #sonra #BAEye #büyükelçi #atadı

Antalya açıklarında gemi battı: 9 personel aranıyor

Antalya’nın Kumluca açıklarında batan gemide bulunan 5 personel kurtarılırken, 9 personeli arama çalışmaları devam ediyor

Antalya’nın ilçesi Kumluca ilçesi 22 mil açıklarında Suriyeli 14 mürettebatın bulunduğu yabancı bandıralı bir gemi battı. Bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı arama kurtarma ekiplerinin yönlendirildi. Gemideki 5 personelin kurtarıldığı, gemide bulunan 9 personel için ise arama kurtarma çalışmalarının devam ettiği bildirildi.

Antalya Valisi Ersin Yazıcı, Kumluca açıklarında yabancı bandıralı “Joe 2” adlı ticari geminin battığı ihbarı sonrası bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı arama-kurtarma ekiplerinin yönlendirildiğini açıkladı. 14 mürettebatın bulunduğu gemide; 2 personelin denizden Sahil Güvenlik helikopteriyle kurtarıldığını ve Finike Devlet Hastanesi’ne getirildiğini belirten Yazıcı, 3 personelin de diğer ticari gemilerce kurtarıldığını, 9 personelin arama-kurtarma çalışmalarının sürdüğünü söyledi.

HABER MERKEZİ

#Antalya #açıklarında #gemi #battı #personel #aranıyor

35 Arap aydını Lübnan’lı sanatçı Feyrouz’u kaleme aldı

Ortadoğu’nun ortak sesi Lübnanlı sanatçı Feyrouz’un 88’inci yaş günü için 35 Arap aydını ‘Feyrouz Adında Bir Vatan’ adlı kitapta sanatçının eserleri ve hayatını yazdı

Arap Düşüncesi Vakfı, 35 Arap aydının kaleme aldığı “Feyrouz Adında Bir Vatan” adlı kitap çıkardı. Kitap Lübnanlı sanatçı Feyrouz’un 88’inci yaş gününe özel hazırlandı. Feyrouz’un sanatını, sesini ve hayatını konu alan yazıların yer aldığı kitap, dünyaca ünlü sanatçının yaş günü vesilesiyle yeni nesille de Feyrouz’un sesini buluşturmayı amaçlıyor.

Sesi Lübnan’ın sınırlarını aşan ve Filistin’in özgürlüğü için haykıran Feyrouz, Ortadoğu halklarının ortak sesi, vicdanının bir parçası oldu. Vakıf Direktörü Dr. Henry Al-Awit’in gözetiminde ve meslektaşları Ahmed Farahat ve Dr. Rafif Reda Sidawi’den oluşan yayın kurulu ve Samia Al-Homsi’nin çizdiği Feyrouz’un çizimleri ile hazırlanan 350 sayfalık kitap, Vakfın web sitesinde de yerini aldı.

DIŞ HABERLER

#Arap #aydını #Lübnanlı #sanatçı #Feyrouzu #kaleme #aldı

KCDP’ye açılan kapatma davası başladı

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu hakkında açılan kapatma davası başladı

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’na açılan kapatılma davası görülmeye başlandı. İstanbul Çağlayan Adliyesi 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde başlayan duruşmayı katledilen kadınların aileleri başta olmak üzere çok sayıda sivil toplum kuruluşu da izliyor. Katledilen kadınların ailelerinin müdahillik talepleri önceki duruşmalarda reddedilmişti.

Duruşma öncesi açıklama

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneğine yönelik, “ahlaka aykırı faaliyet yürütmek” suçlamasıyla açılan kapatma davasının üçüncü duruşması öncesinde adliye önünde açıklama yapıldı.

‘Bu anlayış İran’daki Molla rejimi anlayışıdır’

Derneğin Genel Sekreteri Fidan Ataselim, burada yaptığı konuşmada, “Bu dernek kadınlar öldürülüyor diye açıldı. Kadınlar eşit, özgür yaşasın diye mücadele ediyoruz. LGBT’liler ayrımcılığa uğramasın, nefret cinayetlerine kurban gitmesin diye mücadele ediyoruz. Bizler kim eşitsizliğe uğrarsa, kim haksızlığa uğrarsa onun yanında yer alıyoruz. Bütün eşitsizliklere karşı çıkıyoruz. Halkımız ile birlikte mücadele ediyoruz. Kadın cinayetlerini durdurmak isteyen derneği, hangi anlayış kapatmak isteyebilir? Kadınları ayakta tutan ve şiddetten kuruyan 6284 Kanunu hangi anlayış kaldırmak isteyebilir? İstanbul Sözleşmesi’nde hangi anlayış imzayı geri çekti? Bu anlayış Taliban anlayışıdır. İran’daki Molla rejimi anlayışıdır” dedi.

İSTANBUL

#KCDPye #açılan #kapatma #davası #başladı