Ana Sayfa Blog Sayfa 699

Konteynerde esnaflık yaparak ayakta kalmaya çalışıyorlar

Semsûr’da kurulan konteynerlerde esnaflık yapmaya çalışan yurttaşlar dertli. Devletten hiçbir yardım alamadıklarını belirten esnaflar, insan ölümlerine de dikkat çekerek, ‘İlk gün gelselerdi, birçok insan sağ çıkardı. Satılacak bir şey yok hepsi bitmiş durumda. Zor bir süreçteyiz, toparlanacağız umarım’ dedi

Mereş ( Maraş) merkezli 6 Şubat’ta yaşanan depremlerde yerle bir olan kentlerden biri olan Semsûr’da hayat dayanışma yeniden örülmeye çalışılırken, binlerce insanın hayatını kaybettiği kentte yurttaşlar birçok sorunla baş etmeye çalışıyor.

Sağlık, hijyen sorunlarının olduğu kentte barınma hala en temel sorunken, yaşananlardan esnaflar da payına düşeni aldı. Kent merkezinde kurulan konteynerlere yerleştirilen esnaflar, kuruyemişçi, market, kıraathane, şarküteri gibi birçok sektörde yaşadıkları ekonomik kayıpları gidermeye çalışıyor.

Kalan eşyalarımın hepsini almışlar

Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Zerrin Sargut’a konuşan esnaflar yaşadıkları sorunları anlattı. Semsûr’da ulusal ürünlerin sattığı dükkânının depremde yıkıldığını söyleyen esnaf Mahmut Öteleş, 1992’den bu yana esnaflık yaptığını belirtti. Öteleş, “Depremden 4 gün sonra geldiğimde dükkânım yağmalanmıştı. Kalan eşyalarımın hepsini götürmüşlerdi. İhtiyacınız kadar alın kalanları bıraksaydınız, bu dükkân benim ekmek paramdı. İnsanlar enkaz altındayken nasıl başka şehirlerden gelip malzeme çalabiliyorsunuz? Arabanın arkasını doldurup ne yapacaksın? 1 milyon civarında ekonomik kaybım oldu” dedi.

Devletten 1 TL bile yardım almadık

Kıraathane işletmecisi Mevlüt Sever ise, 25 senedir kahvecilik yaptığını dile getirdi. 4 katlı binanın en alt katında bulunan kıraathanesinin depremde yıkıldığını anlatan Sever, “Bize hiçbir şekilde el uzatılmadı, devletten 1 TL almış değiliz. Konteyner kurayla çıktı. ‘Kıraathanemizi konteyner da kuralım. Yaşadıklarımızı bu şekilde atlatırız, unuturuz dedik.’ İşletmemden tek bir çivi bile kurtaramadım, dükkânım yerle bir oldu. Ekonomik kaybım çok. Bir kahve sandalyesini, ya da masayı 500 TL’ye alamazsın. Doğalgaz, kamera sistemi, sandalye, masa ve çay ocağı hepsi enkaz altında kaldı. 500 bin TL kaybım oldu” diye kaydetti.

Hayata nasıl tutunacağız derdine düştük

Depremden sonra kurduğu konteynere artık bir işletme gözüyle bakmadığını dile getiren Sever, eskiye dair bir beklentisinin kalmadığını vurguladı. “Kıraathaneye eve ekmek götürmek niyeti ile bakmıyorum” diyen Sever, “Konteyneri sabah 8’de açıp, akşam 9-10 gibi kapatıyorum. Eski beklenti yok. Umarım en kısa sürede eski günlere döneriz. Arkadaşlarımızın çoğunu kaybettik. Bu süreçten nasıl kurtulacağız? Hayata nasıl tutunacağız derdine düşmüşüz” dedi.

38 yakınımı kaybettim

Esnaflardan Sıtkı Ayhan da 3 yıldır market işi yaptığını dile getirerek, “38 yakınımı kaybettim. Süreç neyi gösterir bilmiyoruz. Deprem olmadan önce hevesliydik, artık öyle bir durum kalmadı. 38 yakınımı kaybettim ve 6’ncı gün enkazdan çıkarıldılar, günlerce yardım beklediler. İlk gün gelselerdi, birçok insan sağ çıkardı. Satılacak bir şey yok hepsi bitmiş durumda. Zor bir süreçteyiz, toparlanacağız umarım” dedi.

SEMSÛR

#Konteynerde #esnaflık #yaparak #ayakta #kalmaya #çalışıyorlar

5 oğlu cezaevinde olan anne: ‘Pişmanlık’ dayatıyorlar, onlar halkı için mücadele etti

5 oğlunun 5’i de tutuklu olan ve 2’sinin infazı yakılan, her biri farklı cezaevinde tutuklu bulunan çocukları için konuşan anne Şemsihan Ertunç, ‘Türkiye’de adalet yok, eğer olsaydı şu an çocuklarımız alakasız bahanelerle içeride tutuklu olmazlardı’ dedi

Hak ihlallerinin arttığı cezaevlerinde özellikle siyasi tutuklara yönelik bir cezalandırmaya dönüştürülen infaz yakmalarla son yıllarda onlarca tutuklunun tahliyeleri engellendi.

Colemêrgli (Hakkari) Ertunç kardeşler de infazları yakılanlar arasında. Siyasi gerekçelerle çeşitli mahkemelerde açılan davalarda Ertunç kardeşlerden Fırat’a 16 yıl, Murat’a 25 yıl, Ali’ye 14 yıl, Recep’e 14 yıl, Ferhat’a ise 12 yıl hapis cezası verildi. 7 yıldır tutuklu olan Ferhat, Trabzon Beşikdüzü T Tipi Kapalı Cezaevi’nde; 10 yıldır tutuklu olan Recep ve Murat Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nde; 7 yıldır tutuklu olan Fırat Ertunç, Diyarbakır 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde; 4 yıldır tutuklu olan Ali Ertunç ise Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bulunuyor. Türkiye’nin iki uç kentinde çocukları bulunan anne Şemsihan Ertunç, yıllardır çocuklarını göremiyor.

2’sinin tahliyesi engellendi

Colemêrg’te yaşayan Şemsihan Ertunç’un tutuklu 5 oğlundan Ferhat ve Recep Ertunç, cezalarını tamamlamalarına rağmen infazları yakılarak tahliyeleri 3 ay daha ertelenirken, oğlu Ali Ertunç’un ise tahliye edilmesine az bir süre kala farklı dosyadan tutuklama kararı çıkarılarak tahliyesi engellendi.

Her biri farklı cezaevinde

Çocuklarının cezaları bitmesine rağmen tahliye edilmediğini vurgulayan anne Şemsihan Ertunç, her iki oğlunun da “pişmanlık” yasasından yararlanmadıkları gerekçesiyle infazları yakılarak tahliyelerinin engellendiğini vurguladı. 5 oğlunun her birinin de farklı cezaevlerinde tutuklu olduğunu söyleyen Ertunç, evinde tek başına kaldığını ve evi geçindirebilecek kimsenin olmadığını belirtti.

Eğer adalet olsaydı…

Ertunç, “Eşim vefat etti, 5 oğlum var, her 5’i de şu an cezaevinde tutuklu. Eve bakacak hiç kimsem kalmadı. Cezaevlerinde cezalarını tamamlayan tüm tutukluların serbest bırakılmasını istiyoruz. Bize bu yapılanlar bir zulümdür. Türkiye’de adalet yok, eğer olsaydı şu an çocuklarımız alakasız bahanelerle içeride tutuklu olmazlardı” diye konuştu.

Katillere bile o kadar ceza verilmiyor

Adalet Bakanlığı’na siyasi tutukluların serbest bırakılması yönünde çağrıda bulunan Ertunç, “30 yılı aşkın süredir tutuklu bulunan binlerce kişi, tutukluluk süreleri dolmasına rağmen tahliye edilmiyorlar. İnsanları katledenlere 30 yıl gibi ceza verilmezken, çocuklarımız halkı ve davaları için mücadele etmesinden kaynaklı 30 yıl ve üstü cezalara mahkum ediliyorlar. Tek talebimiz evlatlarımızın derhal serbest bırakılmasıdır” dedi.

Kaynak : MA

#oğlu #cezaevinde #olan #anne #Pişmanlık #dayatıyorlar #onlar #halkı #için #mücadele #etti

Seçmen listeleri bugün askıdan iniyor

14 Mayıs’ta yapılacak seçimler için adres değişikliği için verilen süre bugün sora eriyor

Seçim takvimine göre 14 Mayıs cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri öncesi 20 Mart’ta askıya çıkarılan seçmen listelerindeki eksikliklerin tamamlanması ve itirazlar için verilen süre bugün sona eriyor.

Yurttaşların seçmen listesinde olup olmadıklarını e-Devlet’ten sorgulaması ya da bağlı oldukları muhtarlığa giderek listede yer alıp almadıklarını kontrol etmeleri gerekiyor.

Yurtiçi seçmenler e-Devlet’ten “Yurt İçi Seçmen Sorgulama” bölümünden, YSK’nin mobil uygulamasından, 444 9 975 numaralı telefondan ya da YSK Çağrı Merkezi’nden seçmen kaydı kontrolü yapabiliyor. Seçmen kaydı olmayan ya da bilgi değişikliği yapmak isteyen yurttaşlar, nüfus müdürlüklerine başvurabiliyor. Burada düzeltme işlemlerinin başvuru belgesinin örneği ile ilçe seçim kurulu başkanlığına teslim edilmesi gerekiyor.

Kadınlar için özel uygulama

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın başvurusu üzerine güvenlikleri nedeniyle adres değiştirmek zorunda kalan kadınların durumuna ilişkin YSK karar yayımladı. Buna göre koruma kararı bulunan seçmenin sandık seçmen listesinde, adının ve soyadının ilk harflerine yer verilmesine, T.C kimlik numarasının ortasında yer alan 5 karakterin gizlenmesine hükmedildi. Ayrıca kurul, sandık kurulunca kullanılacak sandık seçmen listesinde tüm verilere tam olarak yer verilmesine karar verdi.

ANKARA

#Seçmen #listeleri #bugün #askıdan #iniyor

Uluslararası Delegasyon: Öcalan, Ortadoğu’nun barışçıl çözümünde kilit bir oyuncu

74’üncü yaşına giren PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın doğum günü çin konuşan Tecride Karşı Uluslararası Delegasyon heyetinde yer alan, ‘Abdullah Öcalan, yalnızca Kürt halkı ile Türk hükümeti arasındaki çatışmanın sonlandırılmasında değil, tüm Ortadoğu’nun olası barışçıl çözümünde kilit bir oyuncudur’ dedi

İmralı Cezaevi’nde 25’inci yılına giren ağır bir tecrit altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan 2 gün sonra (4 Nisan) 74’üncü yaşına giriyor. 2 yıldır hiçbir şekilde haber alınmayan PKK Lideri’nin sağlığından endişe edilirken, bir yandan 4 Nisan kutlama hazırlıkları sürüyor bir yandan da tecride tepki eylem ve etkinlikleri.

Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için yapılan çalışmalardan biri de 25-27 Ocak tarihleri arasında İstanbul, Ankara ve Amed’de Tecride Karşı Uluslararası Delegasyon heyetinin temasları oldu. 27 Mart’ta ziyaret ve gözlemlerine ilişkin raporunu açıklayan heyet, PKK Lideri’nin fiziki özgürlüğünün kaçınılmaz olduğunu bir kez daha vurguladı.

Abdullah Öcalan’ın doğum günü dolayısıyla Tecride Karşı Uluslararası Delegasyon heyetinde yer alan Barselona IACTA Kadın Avukatlar Kooperatifi üyesi Paula Ponz ve hukukçu Francisca Pérez JINNEWS’e değerlendirmelerde bulundu.

Yılın her günü anıyoruz

Abdullah Öcalan’ın varlığı ve uygulanan tecridi hatırlamanın önemli olduğunu söyleyen Barcelona Kadın Avukatlar Kooperatifi üyesi Paula Ponz, “Çünkü o, baskıya karşı ve tüm halkların kurtuluşu için verdiği sürekli mücadele nedeniyle tutsaktır” dedi. Paula, “Onu sadece doğum gününde değil, yılın her günü anıyoruz. Sadece özgürlük mücadelesini değil, daha iyi bir dünya için mücadele eden tüm yoldaşları da hatırlıyoruz” şeklinde konuştu.

Avrupa Konsey’i de görmüyor

Uluslararası mekanizmaların işlemediğine değinen Ponz, “Özellikle uluslararası kuruluşlar söz konusu olduğunda, imzalanan anlaşmanın yerine getirilmesini talep etmelidir. Avrupa Konseyi’nde gördüğümüz gibi bu kimlik göz ardı edilmiş ve böylece bir halkın acıları da görülmemiştir” değerlendirmesini yaptı.

Mücadeleye destek çağrısı

Abdullah Öcalan’ın 74’üncü yaş gününe dair mesaj veren Ponz, şunları kaydetti: “Abdullah Öcalan, yalnızca Kürt halkı ile Türk hükümeti arasındaki çatışmanın sonlandırılmasında değil, tüm Ortadoğu’nun olası barışçıl çözümünde kilit bir oyuncudur. Özgürlük ve eşitliğe inanan herkesi Abdullah Öcalan’ın kurtuluşu için mücadeleye değil, gezegenin tüm kurtuluş mücadelelerine destek vermeye çağırıyoruz.”

Tecrit bütün Kürt halkına uygulanıyor

Kürt halkının önemli bir bölümünün temsilcisi olması nedeniyle PKK Lideri’nin varlığının önemli olduğunu vurgulayan Tecride Karşı Uluslararası Delegasyon Heyeti üyesi avukat Francisca Pérez de, “Türkiye’nin Kürt halkına karşı uyguladığı politika ve yasalar ile özellikle Öcalan’ın tutsak edilmesi demokrasiyi etkiliyor. Ayrıca Kürt halkının haklarını savundukları için cezaevinde olan, demokratik siyaset alanından seçilmiş kişiler de var” diyerek tecrit politikasının bir bütün Kürt halkına uygulanmaya çalışıldığına işaret etti.

CPT tedbirler almalı

Abdullah Öcalan’ın yaş gününün büyük bir önem taşıdığının altını çizen Pérez, “Uluslararası toplumun tecridin kaldırılmasını ve Öcalan’ın özgürlüğünü talep etmesi için İşkenceyi Önleme Komitesi ve Avrupa Konseyi’nin müdahalesini talep ederek gösteriler yapması ve gerekli tedbirleri alması önemlidir. Ancak uluslararası toplumun müdahalesi ve halkın baskısı ile insan hakları ihlallerine son verecek bir çözüme ulaşılması ve Kürt halkıyla barış anlaşmasına varılması mümkün olacaktır” sözleriyle mücadelenin sürmesi gerektiğini ifade etti.

HABER MERKEZİ

#Uluslararası #Delegasyon #Öcalan #Ortadoğunun #barışçıl #çözümünde #kilit #bir #oyuncu

Jin Dergi ‘Yük kadınların sırtında, Koruyucu sağlık hizmeti şart’ kapağı ile yayında

Her pazar yayımlanan web dergi Jin’in beşinci sayısı ‘Yük kadınların sırtında, Koruyucu sağlık hizmeti şart’ manşetiyle okuyucu ile buluştu

Bu haftaki sayıda deprem bölgelerinde kadınların yaşanan afetin şokunu, acısını daha atlatamadan, ‘üstlenmek zorunda’ oldukları yeni sorumlulukları dolayısıyla her şeyleri ikinci plana ötelenirken sağlıkları da ikinci plana bırakmak zorunda kalmalarını ele alıyoruz. Sağlık konusunda kadına mahsus rahatsızlıklar normal şartlarda net bir tanıya ulaşamıyorken afet alanında kadın sağlığı konusunda yaklaşımlar daha da kangrenleşti.

Yeni sayıda; Handan Coşkun ‘Adıyaman izlenimleri: Yeniden saatlerin çalışması için; Umut – Jiyan heye hêvi her dem heye’ yazısında Adıyaman’da gönüllü olarak sağlık çalışmalarına katılan SES üyesi Roza Yazmacı’nın kadın sağlığına ilişkin izlenimlerine değinmiştir.

Rojda Yıldız ise ‘Başka bir sağlık mümkün’ yazısıyla sağlıkta ilerleme olmasına rağmen hala erk aklın kadın sağlığına ve bedenine ne kadar uzak olduğuna değinmiştir.

Bêrîtan Sarya ise ”AFAD’ın ‘kayıp’ çadırları ve Suriye’de inşa ettiği ‘sömürge evleri” yazısında AFAD ve devletin Türkiye’deki depremzedeler konusunda koordinasyonsuz olduğu halde Suriye’de işgalcilere karşı bir o kadar koordine olmalarını kaleme almıştır.
Jin Dergi ekibinin çevirdiği ‘Siyasetin ön saflarında yer alan kadınlar: Sahrawi kadınlarının örgütlenme çalışmaları’ yazıda ise Batı Sahralı kadınların mevcut hükümete karşı direnişçi tutumu yer almaktadır.
Yeni sayıda yer alan başlıklar;

Adıyaman izlenimleri: Yeniden saatlerin çalışması için; Umut – Jiyan heye hêvi her dem heye / Handan Coşkun

Başka bir sağlık mümkün / Rojda Yıldız

AFAD’ın ‘kayıp’ çadırları ve Suriye’de inşa ettiği ‘sömürge evleri’ / Bêrîtan Sarya

Siyasetin ön saflarında yer alan kadınlar: Sahrawi kadınlarının örgütlenme çalışmaları / Çeviri

Yeni sayıda yer alan yazıları okumak için tıklayınız.

İSTANBUL

#Jin #Dergi #Yük #kadınların #sırtında #Koruyucu #sağlık #hizmeti #şart #kapağı #ile #yayında

Amed’de askerler 28 yaşındaki Ekinci’yi katletti

Amed’in Çermûk ilçesine bağlı Bistin kırsal mahallesinde askerler, 28 yaşındaki Mikail Ekinci’yi katletti

Amed’in Çermûk (Çınar) ilçesine bağlı Bistin (Aynalı) kırsal mahallesinin Gulabaxça mezrasına baskın düzenleyen askerler, 28 yaşındaki 3 çocuk babası Mikail Ekinci’yi katletti. Edinilen bilgilere göre, çok sayıda asker, hakkında yakalama kararı bulunduğu belirtilen Ekinci için ailesinin yaşadığı mezraya baskın düzenledi. Askerler, Ekinci ailesinin evinin kapısını kırarak, aile fertlerine şiddet uyguladı. Baskın sırasında “dur” ihtarına uymadığı iddia edilen Ekinci katledildi. Ekinci, otopsi işlemlerinin ardından mezradaki mezarlıkta defnedildi.

Ekinci hakkındaki yakalama kararının, 12 Mart 2021 tarihinde Ekinci ve Aydın aileleri arasında arazi anlaşmazlığı nedeniyle yaşanan ve bir kişinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan kavgadan kaynaklı olduğu belirtildi. Kavgada, Kamil Ekinci’nin yaşamını yitirdiği, Aydın ailesinden ise 3 kişinin tutuklandığı kaydedildi. Kavgadan iki ay sonra ise Cemal Aydın’ın bir saldırıda yaşamını yitirdiği ifade edildi.

AMED

#Amedde #askerler #yaşındaki #Ekinciyi #katletti

HDP’den Erdoğan’a cevap: Cûdî’de hayat fışkıracak

Dîlok’ta ‘14 Mayıs’ta bunları Cudi’ye gömeceğiz’ diyen Erdoğan’a cevap veren HDP’li Tayip Temel, ‘Kutuplaştırıcı dil karşısında biz Kaz Dağları’ndan çiçek ekeceğiz.  Bizim hayal ettiğimiz demokratik Cumhuriyet inşasında, Cûdî’de mezar değil hayat fışkıracak’ dedi

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nurdağı’nda Gaziantep-Kilis Afet Konutları Temel Atma Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, “Yeni Anayasa konusundaki taslağımızı da belli bir seviyeye getirmiştik. Erdoğan aday olamaz diyorlardı. YSK yüzlerine vurdu mu? Vurdu. Şimdi ne diyorlar Anayasa Mahkemesi’ne gidiyoruz. Yolunuz açık olsun. Bunların daha önce Anayasa Mahkemesi’nin ne karar verdiğinden de haberi yok” dedi. Konuşmasının devamında “14 Mayıs’ta bunları Cudi’ye, Gabar’a gömmeye var mıyız? Geçmişte gömdük, yine gömeceğiz” diyen Erdoğan, İHA ve SİHA’ları yaptıklarını söyledi.

AKP gidecek

Erdoğan’ın bu sözlerine sanal medya üzerinde birçok tepki geldi. “Erdoğan yine savaşa sarılıyor. Eski seçimlerde olduğu gibi yine savaş ile seçim süreci yürütecek. Ama şunu unutmamalı, Cudi’de mezar değil hayat fışkıracak” diyerek tepki gösteren yurttaşlar, AKP’nin bu seçimlerde gideceğini ifade etti.

Savaş siyaseti

Erdoğan’ın bu değerlendirmesinin sürpriz olmadığını belirten HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, “Belli ki 14 Mayıs seçimlerine giderken, savaş, kutuplaştırıcı ve Kürt düşmanlığı siyaseti öne alacak. Bu biçimiyle kampanya yürütecek. Yoksa seçimlere giderken, partiler demokratik bir yarış içinde iken neden muhalefeti Cûdî’ye ve Gabar’a gömmeye yönelik değerlendirme yapsın. Aslında bu değerlendirme Kürt sorununa yaklaşımını savaş ve inkar politikası olarak devam ettirdiğini, Kürtlere karşı düşmanlık siyasetini tırmandıracağını gösteriyor. Kampanyasını da bu düşmanca dil üzerinde kuracağı netleşmiş oluyor” dedi.

Tehdit diline sarıldı

Erdoğan’ın bu konuşmasının önümüzdeki dönem için nasıl bir ip ucu verdiğine ilişkin ise Temel şunları ifade etti: “Erdoğan’ın yaptığı ittifaklar ve girdiği ilişki angajmanı, daha önce iktidarın DAİŞ ile ilişki sistematiği, toplum kaygısından çok koltuk ve iktidar kaygısıdır. Öte yandan iktidarlarının beka kaygısının olduğunu gösteriyor. Bu konuda paramiliter güçleri tehdit dili ile toplumun üzerine salarak, korku ve gözdağı politikası yürüteceğini anlamamak saflık olur. İyi Parti liderine söylediği sözlerden sonra İstanbul İl Başkanlığının kurşunlanması göz ardı edilmemesi gereken bir durumdur.”

Barışı öreceğiz

Yeşil Sol Parti, HDP ve Emek ve Özgürlük İttifakı olarak Kürtlere yönelik bu düşman siyaseti karşısında duracaklarını belirten Temel, “Kürtlere sadece mezar ve gömmeyi layık gören bir siyasete karşı çok güçlü bir duruş içinde olacağız ve savaş siyasetine karşı direnişi geliştirerek barışı öreceğiz. Kutuplaştırıcı dil karşısında biz Kaz Dağları’ndan çiçek ekeceğiz.  Bizim hayal ettiğimiz demokratik Cumhuriyet inşasında, Cûdî’de mezar değil hayat fışkıracak” şeklinde konuştu.

Cûdî’ye her türlü bitki ekilmeli

Öte yandan PKK Lideri Abdullah Öcalan ise daha önce Cudi hakkında şu değerlendirmede bulunmuştu: “Cûdî Dağı’nda Nuh’un Gemisi’ndeki gibi, Cûdî’ye her türlü bitkiden ekilmeli, her türlü hayvan getirilmeli. Cûdî’de mevcut ağaçlar, bitkiler kesilmemeli, çiçekleri koparmamalı; korunmalı, hayvanları avlanmamalıdır.”

HABER MERKEZİ 

#HDPden #Erdoğana #cevap #Cûdîde #hayat #fışkıracak

İran’da kamu çalışanı kadına kırbaç ve hapis cezası

İran’ın Kum kentinde bankaya başörtüsüz giden kamu görevlisi Meryem Beni Reza hapis ve kırbaç cezasına çarptırılırken, iki yıl da kamu görevinden mahrum bırakıldı

İran’ın Kum kentinde yaşayan ve bankaya başörtüsüz giden kamu görevlisi Meryem Beni Reza hapis ve kırbaç cezasına çarptırılırken, iki yıl da kamu görevinden mahrum bırakıldı

“Ahlak polisi” tarafından saçı görüldüğü gerekçesiyle katledilen Jîna Mahsa Emînî’den sonra başlayan protestolar devam ederken, özellikle kadınlar da başörtülerini çıkararak protestolarını sürdürüyor. Buna karşı rejim güçlerinin ise saldırıları artarak devam ediyor.

148 kırbaç cezası verildi

İran’ın Kum kentinde de Meryem Beni Reza isimli kadın, şehirdeki bir bankaya başörtüsüz gittiği gerekçesi ile hükümet yanlısı bir kişi tarafından saldırıya uğradı ve hakkında dava açıldı. “Peçesini çıkarmak”, “Kamu düzenini bozmak” ve “Kamu ahlakına zarar vermek” maddelerinden yargılanan Reza’ya toplamda 8 ay 10 gün hapis ile 148 kırbaç cezası verildi. Reza ayrıca iki yıl süreyle devlet ve kamu hizmetlerinden de mahrum bırakıldı.

HABER MERKEZİ

#İranda #kamu #çalışanı #kadına #kırbaç #hapis #cezası

Son 10 yılda İran sınırında 536 kolber katledildi

Son on yılda İran rejim güçlerinin doğrudan ateş açması sonucunda Güney ve Doğu Kurdistan sınırda 536 kolber katledildi, bin 249 kolber de yaralandı

Yayınlanan bilançolara göre son 10 yılda İran güçlerinin doğrudan ateş açması sonucu Güney ve Doğu Kurdistan sınırında katledilen ve yaralanan kolber sayısının bin 795 olduğu belirtildi.

Kolbernews internet sitesinde yer alan habere göre son 10 yılda İran rejim güçlerinin doğrudan ateş açması sonucunda Güney ve Doğu Kurdistan arasındaki sınırda 536 kolberin katledildiği ve bin 249 kolberin de yaralandığı belirtildi.

Aynı haberde sadece 2022 yılında 43 kolberin katledildiği ve 215 kolberin de yaralandığı belirtildi. Verilere göre her yıl 40 ila 70 kolber katlediliyor.

Doğu Kurdistanlı yurttaşlar geçimlerini sağlamak için Güney ve Doğu Kurdistan sınırında kolberlik yapıyor.

HABER MERKEZİ

#Son #yılda #İran #sınırında #kolber #katledildi

Şehba’da 3’üncü Amara Festivali başladı

Şehba’da PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın doğum gününün kutlandığı 3’üncü Amara Festivali başladı

Şehba ve Efrin kantonlarında Amara Festivali Fafin ilçesine bağlı Direniş Kampı’nda düzenlendi. Kampın ana meydanında toplanan yüzlerce kişi PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın fotoğrafları, Devrimci Gençlik Hareketi ve Genç Kadın Birliği’nin bayraklarını taşıdı.

Festivalde konuşma yapan Devrimci Gençlik Hareketi üyesi Emina Hec Ebdo, Abdullah Öcalan’ın doğum gününü kutladı. Gençliğin toplumdaki rolüne değinen EBdo, “Özgür toplum, gençliğin verdiği güçle kurulur. Türk işgali ve ortaklarının politikalarına karşı Önder Abdullah Öcalan’ın fikir ve felsefesini devrimin temeli yapan gençler devrimin öncüleridir” şeklinde konuştu.

“Gençlik başından beri Rojava devrimine katıldı. Mücadele ve direnişin simgesi oldular, çetelerin saldırılarına karşı direndiler, kurum ve birlikler aracılığıyla toplumu yönettiler, devrimin kazanımlarına sahip çıktılar” diyen Ebdo, gençleri Türkiye’nin devrimin kazanımlarını yok etmeye çalışan planlarına karşı mücadele etmeye çağırdı.

Ardından Arap Baz Mordem grubu, Êzidî Birliği’nin Azadi grubu, Mazlum Nisebin tiyatro grubu ve Zinarin Cudi folklor grubu eserlerini sundu.

Festivalin 4 Nisan’a kadar devam etmesi bekleniyor. Yarın Babnis Stadı’nda spor etkinlikleri yapılacak, festivalin üçüncü ve dördüncü günlerinde ise Serdem Kampı ve Ehdas semtinde eserler sergilenecek.

HABER MERKEZİ

#Şehbada #3üncü #Amara #Festivali #başladı