Ana Sayfa Blog Sayfa 709

Kendisini taciz eden eşinin kardeşini öldürdü

Haliliye ilçesinde Hülya Balıkan, kendisine taciz ve şantajda bulunan Ferdi Balıkan’ı özsavunma hakkını kullanarak öldürdü

Riha’nın (Urfa) Haliliye ilçesinde yaşayan Hülya Balıkan (33), kendisini taciz eden eşinin erkek kardeşi Ferdi Balıkan’ı (41) özsavunmasını kullanarak öldürdü. Olay yerinde bir süre bekleyen Balıkan, “Namusumu temizledim” diyerek polise teslim oldu.

Olay, öğle saatlerinde Paşabağı Mahallesi’nde meydana geldi. Hülya Balıkan, eşinin kardeşi Ferdi Balıkan tarafından taciz edildi. Tacizin sistematik bir hal alması üzerine Hülya Balıkan eşi ve 3 çocuğu Amed’e yerleşti. Ferdi Balıkan’ın taciz ve şantajlarının devam etmesi üzerine Riha’ya gelen Hülya Balıkan, özsavunmada bulunarak Ferdi Balıkan’ı öldürdü. Cenazenin başında bir süre bekleyen kadın, daha sonra polise haber verilmesini istedi. Olay yerine gelen polisler tarafından gözaltına alınan Balıkan, emniyete götürüldü.

RIHA

#Kendisini #taciz #eden #eşinin #kardeşini #öldürdü

İstanbul’da 4 Nisan fidanları dikildi

İstanbul’da PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 74’üncü yaş günü dolayısıyla fidan dikildi

İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikle Kapalı Cezaevi’nde 24 yıldır ağır tecrit altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 74’üncü yaş günü dolayısıyla İstanbul’da fidan dikildi. Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANYAKAY-DER) ile Barış Anneleri Meclisi, Sultangazi ilçesinin Gazi Mahallesi’nde fidan dikti. Sık sık “Rojbûna te rojbûna me ye” sloganı atılan etkinlikte, Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) aktivisti Perihan Erkol ve Gülsen Erdoğan birer konuşma yaptı.

Abdullah Öcalan’ın kadın özgürlük paradigmasına dikkat çeken Erkol, “Biz kadınlar kendimizi Sayın Abdullah Öcalan ile bulduk, kendimizi onunla bulduk” dedi. Ardından konuşan Gülsen Erdoğan da şunları belirtti: “Kadınlar olarak bu AKP-MHP iktidarına karşı her zaman sesimizi yükselteceğiz. Mücadelemizi her daim sürdüreceğiz. Tecrit suçtur, herkesi buna karşı duyarlı olmaya çağırıyorum.”

Kaynak: MA

#İstanbulda #Nisan #fidanları #dikildi

Amed Barosu’ndan ırkçı saldırıya ilişkin açıklama: Nefret suçu cezasız kalmasın

Amed Barosu, Bodrum ilçesinde Kürtçe konuştukları için işçilerin ırkçı saldırıya maruz kaldığını açıklayarak, faillerin cezalandırılmasını istedi

Amed Barosu, dün Muğla’nın Bodrum ilçesinde Kürtçe konuşan 3 Kürt işçinin bir grubun ırkçı saldırısına maruz kalmasıyla ilgili yazılı açıklama yayımladı.

Baro açıklamasında, “Kamuoyuna yansıyan haber içerikleri ve mağdur anlatımları doğrultusunda; Muğla ili Bodrum ilçesinde inşaat işçisi olarak çalışan 3 kişiye Kürt kimlikleri ve Kürtçe dilinin kullandıkları gerekçesiyle fiziki ve sözlü saldırıda bulunulduğunu öğrenmiş bulunmaktayız. Soruşturma kapsamında, failler yakalanmış ve ifadeleri alınmak suretiyle serbest bırakılmalarına karar verildiği öğrenilmiştir” denildi.

Açıklamada, “Kürt kimliği ve Kürtçe dilinin kullanımı nedeniyle sıklıkla, nefret söylemine ve saldırılara maruz kalındığı görülmektedir. Şiddet ve kutuplaştırıcı dilin kullanılması, nefret içerir ırkçı saldırıların oluşumuna etki etmektedir. Kürt kimliği ve Kürtçe diline ilişkin her türlü ırkçı ve ayrımcı saldırılara zemin hazırlayan, toplumsal barışı zedeleyen ve çatışmayı körükleyen uygulamaları ve politikaları reddediyoruz.
Yargı mercilerince, etkin ve ivedi bir şekilde soruşturmanın yürütülerek faillerin cezalandırılmasını talep ediyoruz. Konuya dair Muğla Baromuz ile iletişime geçilmiş olup hukuki süreç birlikte takip edilecektir” ifadelerine yer verildi.

AMED

#Amed #Barosundan #ırkçı #saldırıya #ilişkin #açıklama #Nefret #suçu #cezasız #kalmasın

Abdullah Öcalan’a Özgürlük Suriye İnisiyatifi’nden 4 Nisan açıklaması

Abdullah Öcalan’a Özgürlük Suriye İnisiyatifi, 4 Nisan’ı kutlayarak, tecride karşı duyarlılık çağrısı yaptı

Abdullah Öcalan’a Özgürlük Suriye İnisiyatifi, 4 Nisana ilişkin yazılı açıklama yayınlayarak, 4 Nisan’ı “ulusal diriliş ve halkların kardeşliği günü” olarak tanımladı. İnisiyatif, Abdullah Öcalan’ın sadece kendi halkına değil tüm insanlığa hizmet eden önderlerden biri olduğunu ve Abdullah Öcalan’ın demokratik modernite fikrini ortaya çıkararak ‘en zor ve krizli dönemden geçen insanlığın yolunu aydınlatarak karanlıktan kurtardığını’ ifade etti.

İnisiyatif açıklamasında şunlar kaydedildi: “Önder Abdullah Öcalan’ını düşüncelerinin dünyaya yayılmasının önünü almak için uygulanan ağırlaştırılmış tecrit karşısında artık dünya uykusundan uyanmalı ve amansız düşüncelerinin yanı sıra demokrasi, barış ve halkların kardeşliğine dair olan mesajlarına sahip çıkmalı. Şüphesiz özgürlüğünü, varlığını ve istikrarını Önder Abdullah Öcalan’ın varlığında ve yaşamında gören Kürt halkı, bu yılki Kürdistan ve dünya çapında kutlanan Newroz’da Önderleri Abdullah Öcalan’a desteğini göstermiş ve fiziki özgürlüğünü sağlayana kadar da mücadelelerine devam edeceklerinin sözünü vermiştir.”

Kaynak: ANHA

#Abdullah #Öcalana #Özgürlük #Suriye #İnisiyatifinden #Nisan #açıklaması

Samandağ’da halk nöbet başlattı: Molozlar halk sağlığı için risk

Samandağ’da moloz dökülen alanın girişini kapatan yurttaşlar ‘yaşam’ nöbeti başlatarak molozların yarattığı tehlikelere dikkat çekti

Hatay’ın Samandağ ilçesine bağlı Deniz mahallesinde yurttaşlar, depremde yıkılan binaların molozlarının döküldüğü ilçe stadının önüne gelerek, yol kapatma eylemi gerçekleştirdi.

“Moloza dur de yaşamı savun” ve “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganlarının atıldığı eylemde konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Samandağ İlçe Eşbaşkanı Naim Özbek, “Buraya moloz dökülmesini istemiyoruz. Burada moloz dökmek Samandağ halkının yaşamını hiçe saymaktır” dedi.

Özbek, dökülen molozların çevreye verdiği zarar nedeniyle “yaşam” nöbeti başlattıklarını duyurdu. Doktor Bilge Köylü ise, “Depremin yıkıcı etkisiyle oluşan enkazın bilimsel yöntemlere aykırı şekilde kaldırılması ve molozların boşaltılması faaliyetleri nedeniyle geniş çaplı ve ciddi halk sağlığı riskleri ve ekolojik yıkımlarla karşı karşıya kalınmaktadır. Halk sağlığı risklerinin en başında asbest tehdidi gelmektedir. Enkaz kaldırma çalışmaları bu şekilde sürdürülmeye devam ederse Samandağ halkı 10 sene sonra asbestosis, akciğer kanseri, akciğer zarı kanseri (mezotelyoma) gibi yeni sağlık sorunları ile karşı karşıya kalacaktır” diye konuştu.

Köylü, taleplerini şöyle sıraladı:

“* Öncelikle tüm enkaz kaldırma ve moloz depolama faaliyetleri derhal durdurulmalıdır.

* Konuyla ilgili uzmanların enkaz kaldırma ve kalıcı moloz depolama alanlarına yönelik yapılan çalışmaların tüm ekosisteme etkilerini dikkate alarak yapacakları çalışmalar yerel halkın onayına sunulmalıdır. Enkazın ne zaman kaldırılacağına ve nerede depolanacağına Samandağ halkı karar verecektir.

* Kalıcı depolama alanları halkın onayından geçtikten sonra tekrar başlatılacak olan enkaz kaldırma faaliyetlerinde aceleciliğe son verilmeli, bilimsel yöntemlerin ve tüm yönetmeliklerin titizlikle uygulanılmasının sağlanılmalı, kuralsız uygulamalar cezalandırılmalıdır.”

Açıklama sonrası kitle yolu trafiğe kapatmaya devam etti. Ardından alana gelen İlçe Emniyet Müdürü Asuman Karacık, bir kez daha “çalışma duracak” dedi. Nöbetteki yurttaşlar, hafriyat kamyonları ve ayrıştırma yapan kepçelerin durmasına rağmen eylemlerini sürdürüyor.

Kaynak: MA

#Samandağda #halk #nöbet #başlattı #Molozlar #halk #sağlığı #için #risk

AFAD 6 kenti ‘afet bölgesi’ ilan etti

6 şubat’ta yaşanan depremin üzerinden 57 gün geçtikten sonra AFAD, Çewlig, Mêrdîn, Dersim, Êlih, Kayseri ve Niğde’nin afet bölgesi ilan edildiğini duyurdu

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), 6 Şubat depremi nedeniyle Çewlig (Bingöl), Mêrdîn, Dersim, Êlih (Batman), Kayseri ve Niğde’de de hasarlı yapıların tespit edildiğini, bu hasarlı yapıların bulunduğu yerleşim yerlerinin afet bölgesi ilan edildiğini açıkladı.

AFAD’ın açıklaması şöyle: “06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem afetleri nedeniyle yaşanan yıkım ve can kayıpları üzerine, 11 ilimiz ve Sivas ili Gürün ilçemiz Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi olarak kabul edilmiştir. Söz konusu depremler 11 ilimiz dışındaki bazı illerimizi de etkilemiş olup, hasar tespit çalışmaları neticesinde; Bingöl, Kayseri, Mardin, Tunceli, Niğde ve Batman illerimizde yer alan bazı yerleşim birimlerinde az, orta veya ağır derecede hasar gören binalar olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, bahsi geçen illerimizde hasar meydana gelen binaların bulunduğu yerleşim yerleri de Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi kabul edilmiştir.”

HABER MERKEZİ

#AFAD #kenti #afet #bölgesi #ilan #etti

Riha’da Yeşil Sol Parti’nin büro açılışına askerler saldırdı

Xelfetî’de Yeşil Sol Parti’nin seçim bürosu açılışı etkinliğine askerler saldırdı. Saldırıda 7 kişiyi gözaltına alındı

14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere kısa bir süre kalırken, partilerin çalışmaları da sürüyor. Çalışmalarına deva eden Yeşil Sol Parti de, Riha’nın (Urfa) Xelefi (Halfeti) ilçesi Gogan mahallesinde seçim irtibat bürosu açmak istedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Mehmet Rüştü Tiryaki ve Dilan Dirayet Taşdemir’in de aralarında olduğu kalabalık kitle, etkinlik öncesi büro önünde halay çekmek istedi. Askerler, valiliğin “eylem ve etkinlik yasağını” gerekçe göstererek, müzik çalınamayacağını kaydetti. Askerler, kitlenin halay çekmeye başlamasıyla tazyikli suyla gruba saldırırken, saldırıda en az 7 kişiyi gözaltına aldı. Gerginliğin sürdüğü mahallede, büronun açılışı için Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz ve beraberindeki heyet bekleniyor.

RIHA

 

#Rihada #Yeşil #Sol #Partinin #büro #açılışına #askerler #saldırdı

HDP Gençlik Meclisi’nden gözaltılara tepki

İstanbul ve İzmir’de Gençlik Meclis üyelerinin gözaltına alınmasına tepki gösteren HDP Gençlik Meclisi, ‘saldırılara boyun eğmeyerek mücadelesini sürdüreceğiz ‘ mesajını verdi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında İstanbul ve İzmir’de 20 adrese düzenlenen baskınlar sonucu Halkların Demokratik Partisi (HDP) Gençlik Meclisi üyeleri ile Demokratik Modernite dergisi çalışanı gazeteci Sema Korkmaz’ın aralarında olduğu 22 kişinin gözaltına alındı.

Gözaltı operasyonlarına tepki gösteren HDP, saldırılara karşı mücadeleyi sürdüreceklerini dile getirdi.

 ‘Hesap günü yaklaştıkça saldırganlaştı’

AKP-MHP iktidarının Kürt halkının, gençlerin ve kadınların iradesini yargı operasyonlarıyla sindirmek istediğinin altının çizildiği açıklamada, “Hesap vereceği günün yaklaşmasının telaşıyla saldırılarını daha da artıran AKP-MHP iktidarı, gözaltı ve tutuklama furyalarını gençlik üzerinden özel olarak sürdürmektedir. HDP Gençlik Meclisi’ne hukuksuz bir saldırı yapılmıştır. Aylardır birçok arkadaşımız siyasi faaliyetlerinden alıkonulma amacıyla gözaltına alınıp tutuklanmıştır. Gençliği baskı ve tehditle susturamayan iktidar, yargıyı devreye koyarak hukuksuz uygulamalara başvurmaktadır. Son bir haftadır İstanbul, Urfa ve İzmir’de 20’den fazla genç arkadaşımız gözaltına alındı. Yürütme Kurulu Üyemiz Berfin Çiçek ise tutuklandı. Yine birçok gençlik örgütüne sindirme amaçlı saldırılar gerçekleşti. Bilinmelidir ki, demokratik ve meşru siyasetin yürütücüsü olan her bir üyemiz bu saldırılar karşısında boyun eğmeyecek, mücadelesini sürdürecektir” ifadelerine yer verildi.

‘Mutlaka kazanacağız’

Gençliğin AKP-MHP iktidarına tahammülünün kalmadığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “İktidarın tüm dayatmalarına karşın siyasetin merkezinde yer almaya devam edeceğimizi tekrar bildiriyor ve halklarımızı bu faşist iktidardan kurtarma sözümüzü yineliyoruz. Gözaltına alınan ve tutuklanan tüm Gençlik Meclisi üyelerimiz derhal serbest bırakılmalıdır. Anti-demokratik uygulamalara ve faşist AKP-MHP iktidarına karşı mücadelemizi büyütecek ve mutlaka kazanacağız.”

ANKARA

#HDP #Gençlik #Meclisinden #gözaltılara #tepki

Rojava’dan bir kadın heyeti Federe Kurdistan’da

Rojava’dan kadın heyeti, Federe Kurdistan Bölgesi’ni ziyaret ederek temaslarda bulundu

Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Yürütme Konseyi Eşbaşkanı İlham Ahmed’in de aralarında bulunduğu Rojava kadın heyeti Federe Kurdistan Bölgesi’ni ziyaret etti. İki gündür burada bulunan heyetin ziyaretinin amacı Rojava ile Güney Kurdistanlı kadınların arasındaki ilişkiyi geliştirmek olduğu belirtildi.

Ortak mücadeleyi geliştirmeliyiz

Goran Hareketi’ni ziyaret eden heyet, burada Kürdistan Bölgesi Parlamentosu Goran Fraksiyonu Lideri Gülistan Seid tarafından karşılandı. Ziyarette konuşan İlham Ehmed, “Kürtlerin kaderinin belirlendiği bu tarihi süreçte Kürtlerin mevcut kazanımları arasında bir kadın devrimi de mevcuttur. Rojava ve Güney Kurdistan’da devrimden sonra geri adım atılması büyük bir hata olacaktır. Bu temelde kadın örgütlerini bir araya getirebilmemiz için toplumu ve kadınları ilgilendiren kadınların yaşadığı sorunlar, kadın cinayetleri ve cinsiyet eşitliği gibi konuların ele alındığı bu toplantılar oldukça önemlidir. Bundan sonra ortak bir mücadele geliştirebilmek için görüşmeler gerçekleştirdik” dedi.

Goran Hereketi Politbüro üyesi Saze Abdullah da, “Toplantıda Kürdistan’ın dört parçasındaki kadınların durumunu görüştük. Kadın özgürlüğü ve zaferi için Kürdistan’ın dört parçasında mücadele büyütülmelidir” dedi.

Temaslar sürecek

Rojava heyeti daha sonra Kongra Star temsilcileri ve Kuzey ve Doğu Suriye Temsilciliği üyeleri ile birlikte Halepçe Kaymakamlığı’nı ziyaret etti. Daha sonra Halepçe Anıtı’nı ziyaret eden Rojava heyetinin Güney Kurdistanlı parti ve kadın örgütlerine ziyaretleri devam edecek.

HABER MERKEZİ

#Rojavadan #bir #kadın #heyeti #Federe #Kurdistanda

‘Cezaevlerinde tecrit ağırlaşıyor’

7 cezaevine dair hazırladıkları raporu açıkayalan ÖHD, İHD ve TUHAY-DER, Erzirom ve Bedlîs’te bulunan 4 cezaevinde tutukluların yaşam, sağlık ve iletişim haklarının engellendiğini ve tecrit giderek ağırlaştığını belirtti 

Wan Barosu, İnsan Hakları Derneği (İHD), Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), Tutuklu ve Hükümlü Aileler ile Yardımlaşma Derneği (TUHAY-DER), Erzurum Oltu T Tipi Tipi, Dumlu 1 No’lu ve 2 No’lu Yüksek Güvenlikli cezaevleri ile Ahlat T Tipi Kapalı Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerine dair hazırladığı raporu açıkladı. Kurumlar , rapor için Wan Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu’nda basın toplantısı düzenlendi.

‘Sağlığa erişim hakları ihlal ediliyor’

Raporu okuyan ÖHD Wan Şube yöneticilerinden Ebru Demirtepe, ziyaret ettikleri tüm cezaevlerinde tutukluların hastaneye çok geç götürüldüğü, bazı cezaevlerinde hastaneye sevklerin hiç yapılmadığını söyledi. Demirtepe, ağız içi araması veya kelepçeli muayene dayatmalarından kaynaklı tutukluların muayene edilmeden geri döndüklerini ifade etti. Demirtepe, tutukluların sağlığa erişim haklarının ihlal edildiğini vurguladı.

‘Haber alma hakları engelleniyor’

Demirtepe, “Odada bulundurulan kitap sayısında 3 ile 10 kitap arası kota uygulandığı, bir çok hapishanede Kürtçe kitapların verilmediği ve hatta bazı hapishanelerde Kürtçe kitapların hiç verilmediği tarafımıza aktarılmıştır. Bu husus mahpusların eğitim ve ifade özgürlüğünün ihlali anlamı taşıdığı görülmektedir. Yine bahsedilen hapishanelerin tamamında yasal olarak günlük yayınlanan Yeni Yaşam, Evrensel, Birgün gibi gazetelerin verilmediği ve yine ulusal bazda yayın yapan muhalif TV kanallarının olmadığı, gönderilen mektupların çoğunlukla verilmediği ve hatta verilen mektupların da sansürlenerek verildiği, özellikle Kürtçe yazılan mektupların tercüme olanağın olmadığı gerekçesi ile katiyen verilmediği tarafımıza aktarılmıştır” dedi.

 ‘Sosyal yalnızlık’

Yüksek Güvenlikli cezaevlerinde bulunan tutukluların “sosyal yalnızlaştırmaya” maruz bırakıldığını ifade eden Demirtepe, “Erzurum Dumlu 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nin yapısı tek kişiliktir. Bu hapishanede ağırlaştırılmış müebbet alan tutuklular, müebbet alanlar ve süreli hapis cezası alan mahpusların tek kişilik hücre tipi odalarda izole bir şekilde tutulmalarının hiçbir yasal dayanağı olmadığı gibi böylesi bir uygulamanın ‘Süresiz hücre cezası’ anlamına geldiğini vurgulamak isteriz” ifadelerini kullandı. Demirtepe , “Oda aramaları yasaklı bir şey arama amacından ziyade odaların dağınık hale getirildiği ve bütün eşyaların her tarafa saçıldığı söz konusu koğuş aramalarında mahpuslara askeri nizamın dayatıldığı mahpuslarca tarafımıza aktarılmıştır” dedi.

‘Tahliyeler engelleniyor’

İdare ve Gözlem Kurulları’nın uygulamalarına da değinen Demirtepe, şunları söyledi: “Hapishane idareleri yeni yönetmelik ile kendilerine verilen yetkileri kötüye kullanmaya başladıkları görülmekle bu yönetmeliğin iptali ile hapishane idari gözlem kurullarının tamamen kaldırılması veya yetkilerinin kısıtlanması ve bu uygulamaya derhal son verilmesi gerekmektedir. Hapishanelerde ‘koşullu salıverilme’ döneminde olan mahpusların ‘Hapishane Gözlem Kurulu’nun gerekçesiz kararları ile tahliyelerinin engellendiği gözlenmiştir.”

‘Hasta mahpusların tedavisi sağlanmalı’

Hasta tutukluların durumuna da dikkat çeken Demirtepe, şöyle devam etti: “Özellikle hasta mahpuslara uygun tedavi koşulları sağlanmalıdır. Mahpusların hapishane koşullarında sosyalleşebilmesi, infaz sürelerinde sosyal ilişkilerden kopmamaları, bedensel ve ruhsal sağlıkları açısından ortak alan faaliyetleri büyük önem arz etmektedir. Özellikle Yüksek Güvenlikli Cezaevlerinde tutulan mahpusların beden ve ruh sağlıkları için uzun süre veya süresiz sosyal yalnızlaştırmaya maruz bırakılmamalıdır.”

Demirtepe, tüm yaşanan ihlallerin son bulması çağrısı yaptı.

Kaynak: MA

#Cezaevlerinde #tecrit #ağırlaşıyor