Ana Sayfa Blog Sayfa 726

Şenyaşar ailesi iftarı KESK’liler ile açtı

Adalet talebini sürdürdükleri Riha Adliyesi önünde iftarlarını açan Şenyaşar ailesine, KESK üyeleri de dayanışma göstererek eşlik etti

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti, 735’inci gününde devam ediyor. Riha’nın Pirsûs ilçesindeki evlerinden Riha Adliyesi önüne gelerek, “Şenyaşar ailesi için Adalet” pankartı önünde nöbetlerini sürdüren Şenyaşar ailesi iftarlarını da burada açtı. Aileye, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) bağlı sendikalar da ziyaret gerçekleştirerek iftarlarına eşlik etti.

‘Adaletsizliğin üstündenbirlikte geleceğiz’

Eğitim Sen Urfa Şube Eşbaşkanı Mahmut Binici, Adalet Nöbeti’nin 735’inci gününde olduğunu söyleyerek, ülkede hukuksuzlukların bir gün son bulacağını kaydetti. Şenyaşar Ailesi’nin başlattığı mücadelenin kazanımla sonuçlanacağını vurgulayan Binici, “Dayanışma ile acıyı olabildiğince hafifletmeye çalışıyoruz. Daha önce olduğu gibi bu adalet mücadelesinin paydaşı olmaya devam edeceğiz. Hep birlikte adaletsizliğin üstesinden geleceğiz” dedi.

Ferit Şenyaşar da sofralarını paylaştıkları için KESK üyelerine teşekkür ederek, “Talebimiz adalettir. Adalet bir gün herkese lazım olacaktır. Her gün bir adım daha adalete yaklaşıyoruz. Biz mevcut iktidardan yanlışını kabul edip adaletin sağlanmasını bekledik. Mevcut iktidar bunu yapmadı. Seçimle gelecek hükümet adalete olan inancımız arttırıyor” diye konuştu.

RIHA

#Şenyaşar #ailesi #iftarı #KESKliler #ile #açtı

Irak’ta koalisyon güçlerine saldırı

Irak’ta Uluslararası Koalisyon’a ait konvoyun geçişi sırasında mayın patlaması meydana geldi

Irak’ın Uluslararası Koalisyon güçlerine yönelik saldırı düzenlendiği bildirildi. Rojnews’in Iraklı bir güvenlik kaynağına dayandırdığı haberinde, “İran ile ABD arasında Irak ve Suriye sınırındaki çatışmaların yeniden alevlendiği bir dönemde Uluslararası Koalisyon’a ait bir konvoyun geçişi sırasında bir mayın patlamasının meydana geldi” ifadelerine yer verildi.

Patlamanın gerçekleştiği anda konvoyun Babil’den Bağdat’ın güneyine doğru seyir halinde olduğu aktarılan haberde, saldırının henüz herhangi bir kişi ya da grup tarafından üstlenmediği ve Uluslararası Koalisyonu’n patlamaya ilişkin henüz bir resmi açıklama yapmadığı belirtildi.

Dêrazor kentinde bulunan Amerikan askeri üssüne 24 Mart’ta SİHA’larla gerçekleştirilen saldırı sonucu bir Amerikan askeri yaşamını yitirmişti, 5 asker de yaralanmıştı. Amerika saldırıdan İran’ı sorumlu tutmuştu. ABD ile İran arasındaki gerginlik, saldırılarla iyice artmış durumda. Siyasi gözlemciler her iki ülkenin farklı tepkiler gösterebileceğini belirtiyor.

DIŞ HABERLER

#Irakta #koalisyon #güçlerine #saldırı

Kabil’de saldırı

Afganistan’ın başkenti Kabil’de düzenlenen intihar saldırısında 6 sivil hayatını kaybetti

Afganistan’ın başkenti Kabil’de Dışişleri Bakanlığı yakınlarında intihar saldırısı düzenlendi. Kabil Emniyet Müdürlüğü Sözcüsü Halid Zedran, yaptığı açıklamada, saldırganın bakanlığın bulunduğu sokağın girişindeki kontrol noktasına yaklaştığı sırada güvenlik güçlerince etkisiz hale getirildiğini ve bu esnada üzerindeki bombanın infilak ettiğini aktardı.

Saldırıda 6 sivilin yaşamını yitirdiğini ifade eden Zedran, 3’ü Taliban mensubu birkaç kişinin de yaralandığını kaydetti.

Kabil’in en büyük sağlık merkezlerinden Acil Durum Hastanesi’nin sanal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanlığı yakınında düzenlenen bombalı saldırıda hayatını kaybeden 2 kişinin cansız bedenleri hastaneye kaldırıldı.

Saldırıda aralarında biri çocuk 12 kişi yaralandı.

Son aylarda Kabil ve diğer kentlerde DAİŞ çok sayıda saldırı düzenledi. Ocak ayında Dışişleri Bakanlığı yakınlarında gerçekleştirilen saldırıda 5 kişi yaşamını yitirmiş, saldırıyı DAİŞ üstlenmişti.

DIŞ HABERLER

#Kabilde #saldırı

Engelsiz Bileşenler Federasyonu’ndan seçim açıklaması: Engelli temsili hala sembolik

Engelsiz Bileşenler Federasyonu, 14 Mayıs seçimlerine ilişkin taleplerini belirterek, ‘Engelliler adına siyasetin engelliler olmadan yapılmasına artık tahammülümüz kalmamıştır’ açıklaması yaptı

Engelsiz Bileşenler Federasyonu, 14 Mayıs tarihinde yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinde engellilerin taleplerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Engelliler açısından siyasal katılma ve temsil süreçlerinin birçok engelle iç içe olduğuna dikkati çeken açıklamada, “Bizler de bu ülkenin yurttaşları olan milyonlar olarak bu süreci engeller olmadan geçirmek istiyoruz. Hem bu süreçte hem de seçim günü tüm engellileri, siyasal iradelerine sahip çıkmaya, engellilerin sorunlarına çözüm arayan siyasi parti ve adayları desteklemeye çağırıyoruz” denildi.

‘Engelli temsili hala sembolik’

Engellilerin birçok haklarının yok sayıldığının belirtildiği açıklamada, “Büyük çoğunluğu yoksul olan engellilerin deprem ve ekonomik kriz koşullarında aday adaylık, adaylık ve seçilme hakları birçok kesim ve siyasi parti tarafından yok sayılmaktadır. Engellilerin eğitim, sağlık, istihdam, ulaşım, erişilebilirlik ve diğer sorunlarının çözümsüz kalması, engellilerin siyasal katılım ve temsil haklarının tanınmamasının en temel sonucudur. Erişilebilirlik mevzuatının uygulanmadan 2005 yılından bu yana ertelenmesinin en temel nedeni, engellilik farkındalığı olmayan karar alıcıların egemen olmasıdır. Engelliler adına yürütülen siyasal mücadelede engelliler özne olmadıkça, engelliler karar alma süreçlerine dahil edilmedikçe, engelli siyasal temsili arttırılmadıkça sorunlar ötelenecektir veya ertelenecektir.Cumhuriyetin ikinci yüzyılında engelli yurttaşların yok sayıldığı bu duruma son verilmelidir. 10 milyon yurttaş üzerinde olduğu bilinen engellilerin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsili maalesef hala sembolik düzeydedir. Siyasi partilerin karar alma mekanizmalarında yer alanların sağlamcı bir bakış açısına sahip olduğu, engelli aday adaylıklarına ve adaylıklarına alan açmadığı, seçilecek yerden engellileri aday göstermediği bir süreci yeniden yaşamak istemiyoruz” ifadelerine yer verildi.

‘Sağlamcılık ve ayrımcılığa karşı mücadele’

Tüm siyasi partileri Türkiye’de yaşayan engellilerin sesini ve sözünü Meclis gündemine taşıması talebinin yer aldığı açıklamanın devamında, “Sağlamcılık ve ayrımcılığa karşı mücadele edecek, engellilerin sorunlarına çözüm arayacak milletvekillerini seçilecek yerden aday yapmasını talep ediyoruz. Bu talep on milyon engellinin ve milyonlarca engelli ailesi mensubunun talebidir. Bu talebi dikkate almayan siyasi partileri genel ve yerel seçimlerde tespit edecek rapor çalışmalarımızı yerel seçimlerden önce engelli kamuoyuna duyuracağımızı şimdiden söylüyoruz. Engelliler adına siyasetin engelliler olmadan yapılmasına artık tahammülümüz kalmamıştır. Tüm karar alıcıların, siyasi partilerin engelli nüfusa uyumlu bir oranda engelli milletvekilini seçilebilecek şekilde aday yapması hem demokrasinin gereğidir hem de yıllardır ertelenen sorunların çözümü için gereklidir” diye belirtildi.

ANKARA

#Engelsiz #Bileşenler #Federasyonundan #seçim #açıklaması #Engelli #temsili #hala #sembolik

Avukat Karakaş’ı ezmeye çalışan polis korunuyor: Deliller karartıldı

Avukat Serkan Karakaş’ı aracıyla ezen polis amiri Sırrı Erdoğan’ın görülen duruşmasında konuşan Karakaş’ın avukatı, dosyadaki bütün delillerin karartıldığını belirtti

Şirnex Barosu’na kayıtlı olan Avukat Serkan Karakaş’a karşı polis amiri Sırrı Erdoğan tarafından gerçekleştirilen “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan açılan davanın 2’nci duruşması Şırnak 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

Duruşmaya Türkiye Barolar Birliği (TTB) Avukat Hakları Merkezi, Amed, Sêrt, Êlih, Mêrdîn ve Şirnex Barosu Başkanları ile çok sayıda avukat katıldı. Duruşma salonunda sanık polis amiri Sırrı Erdoğan da hazır bulundu.

Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada sanık beyanları dinlenildi. Sanık psikolojik rahatsızlıklarının olduğundan dolayı olayı gerçekleştirdiğini iddia etti. Erdoğan, polis kimliğiyle kendisini korumaya çalışırken, “20-30 yıllık görev sürecimde Siirt, Elazığ, Adıyaman, Antep ve Şırnak’ta görev yaptım. Ben 2016 yılında görev yaptığım kentte yaşanan patlamada enkazın altında kaldım. Bu olaydan sonra tayinimi istedim. Geldiğim Şırnak’ta ve Diyarbakır’da tedavi gördüm. Bu olayın o olay ile ilgisi var. 10 Nisan’da Diyarbakır’a tedaviye gitmek için yola çıktım. Araba ile çıktığımda kavşağa geldim. Yolu çift görmeye başladım. Yukarıya çıkacağım esnada araç bir anda durup ters istikamete gitti. Yolun sağ tarafında duran bir araç vardı. Bir ses bana araca çarp dedi. Daha sonrasını hatırlamıyorum” savunmasında bulundu.

Sanık avukatı müvekkilinin ilaçlarını kullanmadığı için olayın gerçekleştirdiğini ileri sürdü.

Emniyet kamerayı nasıl alamaz?

Ardından mağdur olan avukat Serkan Karakaş dinlendi. Karakaş, dosyadaki bütün delillerinin karartıldığını ifade ederek, “Olay günü ben ve yanımda bulunan meslektaşım Şırnak’tan Cizre’ye doğru gidiyorduk. Bu olay bende travma yaşattığı için her detayını her an hatırlıyorum. Yola çıkarken mezbahane kavşağına varmadan bana bir koku geldi ve durmak zorunda kaldım. Aracı açıp kontrol ederken arkamdan şiddetli bir aracın bana çarptığını hissettim. Çarptı ve sürükledi. Yerde 2 metre sürüklendim. Çarpmanın etkisiyle çığlık atmaya başladım. Çok canice ve sinsice çarptı. Benim öfkemi kimse bilemez. Bir insanı ezmek nasıl bir caniliktir? Eğer etkin bir soruşturma yapılsaydı şimdi bu kadar öfkeli olmazdım. Koskocaman emniyet kamerayı alamıyor. Emniyet bu kamerayı alma kudretine sahip değil midir? İki araç arasında sinsice bedenimi ezdi. Daha sonra araçtan inip bana doğru geldi. Savunmasız halde iken bile üstüme yürüyordu. Arkadaşımın bağırmasıyla birlikte durdu. Eli silah şeklindeydi. Akıl sağlığı yerindedir. Mevcut rapor geçerlidir ve çelişki olduğunu düşünmüyorum. Ayrıca gerekli olan delilleri mahkemeye sunmayan kolluk güçleri ve savcılar hakkında davacı ve şikayetçiyim. Bu şahıs bunu niçin yaptı bilmiyorum ama bizler bu coğrafyanın avukatları olarak onurlu mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

Eksik delillerle iddianame hazırlandı

Ardından konuşan Şırnak Barosu başkanı Rojhat Dilsiz de, olaydaki delillerin bir şekilde karartılmaya çalışıldığını beyan ederek, “Olay anını gören kamera bozuk. Çok ilginçtir ki diğer kameralar çalışıyor. Ama olay anını kaydeden kamera bozuk. Gerekli bilgilendirmede bulunmamıza rağmen deliller toplatılmadı. Eksik delillerle iddianame hazırlandı. Kamera görüntülerinin getirilmesi için talepte bulunduk ancak bu talebimiz kabul edilmedi. Faili kolluk olan dosyalar cezasız kalıyor. Faili kolluk olan her dosyada bizler bir bariyerle karşılaşıyoruz” diye belirtti.

Dosya kapatılmaya çalışıldı

Ardından konuşan Karakaş’ın avukatı Samet Ataman, “Biz Şırnak Barosu avukatları olarak öfkeliyiz. Maalesef ki bu dosya Şırnak Cumhuriyet Başsavcısı ve kolluk birimleri tarafından kapatılmak istendi. Şüphelerimiz vardı ve bu şüphelerimiz doğru çıktı. Sanık çarpma esnasında kendisine bir telefon geldiğini beyan etmiştir. Bu çarpmanın gelen aramadan bağımsız olmadığını düşünüyoruz. Şüpheli olay esnasında da gayet rahat bir şekilde kollukla sohbet ediyor ve elinde ki telefonuyla mesajlaşıyor. Olay esnasında rütbeli bir amir geliyor, talimat veriyor. Kolluk güçleri hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz. O anda müvekkilimin kan kaybı var ama hastane polisi tutanak tutmuyor. Şüpheli kolluk güçleri tarafından bizden saklanıyordu. Dosya kapatılmaya çalışıldı ve kolluk gereken delilleri toplamayarak bu talimata uymuştur. Savcı ve kolluk güçleri hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz. 3’üncü kamera olay anını net görüyor ancak savcı hanım sabit 1 ve sabit 2 kameralarını istemiş. Daha sonra bizlerin talep etmesi üzerine kameranın bozuk olduğu söyleniliyor. Şırnak Devlet Hastanesi raporunda sanığın Elazığ Ruh ve Sinir hastanesine yatırılması gerektiğini belirtiyor raporunda ve bu rapor kabul ediliyor ama savcılık bunun aksine sanığı Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi yatırıyor. Cumhuriyet savcısının eliyle dosya bizzat kapatılmaya çalışıldı” ifadelerini kullandı.

Tutuklama talebi reddedildi

Ardından söz alan diğer baro başkanları, dosyada sanığın devletin bütün mekanizmalarını kullanarak delilleri kararttığını ifade ederek, sağlıklı bir yargılama için failin tutuklanması gerektiğini beyan etti.

TBB Avukat Hakları merkezinden avukat Deniz Özbilgin, mesleğin icra edilmemesine yönelik bir saldırı olduğunu ifade ederek, sanığın derhal tutuklanması gerektiğini söyledi.

Yapılan savunmalar ardından duruşmaya 5 dakika ara verildi.

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti bir sonraki duruşmada sanığın akıl sağlığının yerinde olup olmadığına dair raporun yeniden tahkim edilmesini, HTS kayıtlarının getirilmesini, adli kontrol tedbirinin devam etmesine, tanık avukatın dinlenmesine, tutuklama talebinin ise reddine karar vererek, bir sonraki duruşmayı 3 Temmuz’a erteledi.

Kaynak: MA

#Avukat #Karakaşı #ezmeye #çalışan #polis #korunuyor #Deliller #karartıldı

32 örgütten BM’ye Efrîn mektubu

Kuzey ve Doğu Suriye’deki 32 siyasi parti ve hareket, Türkiye’nin Cindirêsê’deki katliamdan sorumlu olduğunun altını çizdi

Kuzey ve Doğu Suriye’deki 32 siyasi parti ve hareket, Qamişlo’daki BM Mülteciler Yüksek Komiserliği önünde açıklama yaptı. Eyleme, bölgedeki siyasi parti temsilcileri ve Kongra Star üyeleri katıldı. Eylemde, Cindirêsê katliamında yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının yanı sıra Efrîn’in sembollerinden biri olan zeytin ağacı dalları taşındı.

Kürdistan Demokratik Barış Partisi Eşbaşkanı Telal Mihemed, Kürt Demokratik Partisi sekreteri Nesredîn Îbrahîm ve Süryani Birlik Partisi üyesi Calînos Îsa açıklamayı okudu.

Türkiye’nin Suriye topraklarından çekilmesinin talep edildiği açıklamada Türkiye’nin Cindirêsê katliamının sorumlusu olduğunun altı çizildi. Kürtlere birlik çağrısı yapılan eylem ardından taleplerin içeren mektup BM bürosuna teslim etti.

Kaynak: ANHA

#örgütten #BMye #Efrîn #mektubu

Pirsûs’ta 25 kişinin gözaltına alınmasına tepki

Pirsûs’ta yapılan operasyonunda 25 siyasetçinin gözaltına alınmasına yapılan tepkide ‘Halkımız bilmelidir ki asla mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Bu ceberut sistemi 14 Mayıs’ta göndereceğiz’ denildi

Bugün sabah saatlerinde Riha’nın (Urfa) Pirsûs’ta ( Suruç) Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların DemokratikPartisi (HDP), Suruç Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında ilçede ve İstanbul’da 25 kişinin gözalatına alınmasına tepki gösterildi.

Ceberut sistemi göndereceğiz

HDP Riha İl Örgütü önünde düzenlenen açıklamada konuşan HDP Riha İl Eşbaşkanı Aliye Kızıldamar, yaklaşan seçimlere dikkat çekerek “Bütün baskılara karşı onları 14 Mayıs’ta sandığa gömeceğiz. Elbette ki AKP-MHP iktidarı boş durmayacaktı. Halkımız bilmelidir ki asla mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Bu ceberut sistemi 14 Mayıs’ta göndereceğiz. Bu topraklara barışı, birlikte yaşamı hep birlikte yapacağız” dedi.

RIHA

#Pirsûsta #kişinin #gözaltına #alınmasına #tepki

Belediye taşınmazlarının satışına tepki

Kayyum yönetimindeki Van Büyükşehir Belediyesi’ne ait taşınmazların satışa çıkarılmasına tepki gösteren TMMOB Wan İKK, ranta dönük olan arazilerin satışından vazgeçilmesini talep etti

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Wan İl Koordinasyon Kurulu (İKK), kayyumla yönetilen Van Büyükşehir Belediyesi’ne ait taşınmazların, satışa çıkarılmasına yaptıkları açıklama ile tepki gösterdi.

Deprem riski olan yerler imara açılıyor

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Şubesi’nde yapılan basın açıklamasında konuşan İMO Şube Başkanı Mihail Atik, deprem riskinin olduğu bazı belediye arazilerinin kayyum tarafından imara açılarak cazip hale getirildiğine dikkat çekerek, satışa çıkarılan kamu arazilerinin, kamu ihtiyacından uzak bir yöntemle gerçekleştiğini söyledi. Atik, “Bu tarz ve yöntemler ile kamu sorunları ya da ihtiyaçları karşılanmadığı gibi kentin tarih, turizm, tarım gibi dinamiklerinin de yok sayıldığı ve bunlara rağmen satışların sürdürüldüğü anlaşılmaktadır” dedi.

Bu yoldan vazgeçin

Kent geleceğinin dikkate alınmadığını ifade eden Atik, “Kayyum dönemince düstur olarak uygulanan bu yaklaşımları kabul etmediğimizi bunun toplumsal ve coğrafik tahribatlar yaratacağını, bununla beraber kentlerin düzensiz ve şekilsiz bir hal alacağını belirtiyor, bundan dolayı girilen bu yoldan vazgeçilmesini talep ediyoruz” dedi.

WAN

 

#Belediye #taşınmazlarının #satışına #tepki

Almanya’da tarihi grev: Ulaşımda hayat durdu

Almanya tarihinde ulaşım sektörünün en büyük grevine ev sahipliği yapıyor. Binlerce işçi yüzde 10’u aşkın ücret talep ediyor

Almanya’da son yılların en büyük grevi yaşanıyor. Ulaşım sektöründe yaşanan greve EVG ve Ver.di sendikaları öncülük ederken, ülkede bu denli büyük bir grev ilk defa yaşanıyor.

Grevde sendikalar yüzde 10’u aşkın ücret artışı talep ederken, demiryolu şirketi Deutsche Bahn’a göre ülke genelinde büyük tren seferleri ve bölgesel hatlar durdu.

Çoğu havalimanında da uçuşlar iptal edilirken, bunlar arasında iki büyük havalimanı olan Frankfurt ve Münih de var. Demiryolları ve havalimanlarının yanısıra deniz ulaşımı, özel otoyol şirketleri ve yerel ulaşımda da greve gidildi.

30 bin işçi iş durdu

EGV’ye göre sabahtan itibaren demiryolu sektöründe 30 bine yakın işçi, iş durdurdu. Sendikaların yüzde 10 ücret artışı talebine karşı işverenler (Eyaletler, kümünler, kamu şirketleri) bin ve bin 500 euroluk iki tek ödeme halinde yüzde 5’lik bir artış öneriyor.

HABER MERKEZİ

 

#Almanyada #tarihi #grev #Ulaşımda #hayat #durdu

27 Mart Dünya Tiyatro Günü: Barışçıl bir toplumda yaşamak istiyoruz

27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nün de yayınlanan Ulusal Bildiride ‘Barışçıl bir toplumda yaşamak istiyoruz’ denildi

Dünya Tiyatro Günü dolayısıyla, ulusal ve uluslararası bildiriler yayınlandı. Bu yılki 27 Mart Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi’ni Prof. Dr. Ayşegül Yüksel kaleme alırken, Uluslararası Bildiri ise Mısır’dan tiyatro ve sinema sanatçısı Samiha Ayoub tarafından yazıldı.

Uluslararası Bildiri’de yalnızca tiyatroyu kutlamak için seslenmediğini kaydeden  Ayoub, şu çağrıyı yaptı: “Özgür, hoşgörülü, seven, sempatik, yumuşak ve kabul edici insanın; kabalığı, ırkçılığı, kanlı çatışmaları, tek taraflı düşünceyi ve aşırılığı reddetme gücüne sahip özünü aramaya çağırıyorum.”

Yüksel tarafından kaleme alınan bu yılki Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi ise şöyle;

“27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde, bir kez daha mitologya’nın -geçmişi geleceğe ulaştıran- geniş zamanındayız. Antik dünyada sanatın efendisi olan Apollon ile tragedya ve komedyanın atası Dionysos’un bir kez daha konuğuyuz. Tiyatro, insanlığın ortak vicdanına yer etmiş binlerce yıllık hüzün ve sevinci sahnede kotarırken, benliğimizde coşkuyu ve sağduyuyu buluşturuyor. Dionysos’un coşkusunu Apollon’un sağduyusu dengeliyor. ‘Tiyatro yaşantısı’ dediğimiz büyülü ortam işte bu dengede gerçekleşmekte: ‘Duygusal birliktelik’ ile ‘düşünsel paylaşımın bütünleştiği noktada birbirimize bağlanıyoruz.

‘Tiyatro yaşantısına gereksinmemiz var’

Tiyatro sanatının yarattığı ortak yaşantı hepimizi sarıp sarmalarken, duyarlığımızı da keskinleştiriyor. En çok bu yüzden ‘tiyatro yaşantısına gereksinmemiz var. Çünkü teknoloji geliştikçe, insanca ilişkilerin yok sayıldığı, uygarlık ilerledikçe toplumsal ve bireysel düzeyde ilkelleştiğimiz, çelişkilerle bezeli bir dünyada yaşıyoruz. Çünkü güç ve para hırsıyla doğayı hoyratça yağmalayan, savaş çığlıklarıyla kirletilmiş, açgözlü bir insanlık düzeninde ‘vicdanın sesi duyulmaz olmuş. Toplumumuz zor bir geçitte yol almaya çalışıyor. Amansız bir pandemi dönemini tam atlatamamışken, uğradığımız deprem felaketinin yarattığı yıkımla yüz yüzeyiz. Tiyatromuz her iki aşamada da yara aldı. Pandemi döneminde neredeyse yok olma noktasına yaklaşan gösteri sanatları, depremin ardından bir süre daha sessizliğe gömüldü. Hem de tiyatro yaşantısının yarattığı duygu ve düşünce birliğini en çok özlediğimiz aşamada…

‘Yaralarımızı sarma zamanı’

Şimdiyse acılarımızı yüreğimize gömerek yaralarımızı sarma zamanı. Ekonomik iyileştirme aracılığıyla insanca yaşama koşullarının sağlanması nasıl önemliyse, tiyatronun, ortak yaşantılarda buluşturduğu insanlara, yalnız olmadıklarını duyumsatma, onların dayanma, direnme ve dayanışma gücünü destekleme yönünde yarattığı sanatçı/izleyici enerjisi de aynı düzeyde önemli…

‘Barışçıl bir toplum’

2023 yılı ülkemiz için önemli bir dönemeç oluşturuyor. Cumhuriyet’imizin 100. yılındayız. Yakında kutlayacağımız ikinci yüzyılımız için dilediğimiz gelişmeler birer düş olmaktan çıkıp gerçeğe dönüşmeli. Hepimiz, gelecekte çocuklarımızın esenliğini sağlayacak oluşumlara özlem duyuyoruz: Hukukun üstünlüğünün tartışılmaz olduğu, düşünce ve söz özgürlüğünün özenle korunduğu, yoksulluk ve işsizlik sorunlarını aşmış, dil, din, ırk, cinsiyet ayrımcılığından arınmış, çocuk haklarına saygılı, genç kuşağın eğitimi adına doğru yatırımlara yönelmiş, kavga ve çekişmeleri geride bırakmış, barışçıl bir toplumda yaşamak istiyoruz.

Bu doğrultuda, tiyatromuza, hem ülkemiz hem de dünya insanları adına, bugünden geleceğe ulaşacak, iyiye ve doğruya sahip çıkacak duygusal-düşünsel yaşantıları oluşturma görevi düşüyor.

Dünya Tiyatro Günü, tiyatroculara ve seyircilerine kutlu olsun.”

HABER MERKEZİ

#Mart #Dünya #Tiyatro #Günü #Barışçıl #bir #toplumda #yaşamak #istiyoruz