Ana Sayfa Blog Sayfa 731

Konut mağdurları Bakırköy’de sordu: Bu müteahhitleri kim koruyor?

2011 yılında ev sahibi olmak isterken inşaat firmaları tarafından dolandırılan yurttaşlar Bakırköy Adliyesi önünde bir araya geldi. Yurttaşlar 10 yıldır süren davanın sonuçlanmamasına tepki göstererek ‘Bu müteahhitleri kim koruyor?’ diye sordu

Türkiye genelinde 2011 yılında ev sahibi olmak isterken İnnovia 4, Esenyurt Osmanlı İnşaat, FLY Butik ve Esenyurt Spor City firmaları aracılığıyla dolandırılan yurttaşlar, Türkiye Konutla Dolandırılan Hak Sahipleri Platformu’nun çağrısıyla Bakırköy Adliyesi önünde bir araya geldi. Yaşanan mağduriyete ilişkin ortak açıklamayı Türkiye Konutla Dolandırılan Hak Sahipleri Platformu’ndan Fahri Kaygu yaptı.

300 bin konut mağduru

Kaygu, “Konut dolandırıcılığı yapılarak mağdurlardan toplanan paralarla yapılan imalatlar, şirketlerden kaçırılarak kara para aklama suçu işlenmektedir. İdarenin yasaları uygulama ve denetleme konusunda kusurlu davranması nedeniyle Esenyurt’da 30 bin, İstanbul’da 100 bin, ülke genelinde 300 bin kişi konut mağduru olmuştur” dedi.

Müteahhitlerin cezalandırılmamasına tepki gösteren Kaygu, “Kim bu müteahhitler ki hesap sorulmuyor? Paralar toplanılıyor, inşaatlar yapılmıyor, yarım bırakıp tapu tescil engelleniyor. Bazı projelere mafyalar, çeteler çöküyor, mağdurlar şikayet ediyor. Tüketicileri mağdur eden bu müteahhitleri kim koruyor, bunu soruyoruz? Koruyan kim ise millete ve devlete ihanet içindedir” diye belirtti.

Yargılama 10 senedir devam ediyor

Ardından konuşan Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, Tüketici Kanunu’nun uygulanmamasından dolayı bugün binlerce mağduriyetin yaşandığına dikkat çekti. Ağaoğlu, “28 Mayıs 2014’te yürürlüğe giren Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’dan önce konut satışları başıboş değildi. Bu kanundan önce yapılmış sözleşmelerin bu kanuna aykırı hükümleri geçerli değildir. Yani eskiden yapılmış sözleşmelerin yeni kanuna uygun olması ve tüketiciye teminat verilmesi gerekiyordu. Ama bu yasayı yürütmekle görevli Ticaret Bakanı sadece seyrediyor. Bu projeleri yapanlar sayfa sayfa ilanlar, TV reklamları, tanıtım lansmanları yaptı. Vatandaşın gördüğünü görmek onların da göreviydi. Devlet görevini yapmadı, millet yargıya gitti. Yargılama 10 senedir devam ediyor. Bilirkişilerin kendini bilmez raporları sonucunda insanların ciğeri yandı. Ciğeri yanan bu insanlar, avukat, bilirkişi parası bulmak zorunda kaldı. Bir türlü sonuç alamadılar” dedi.

TMSF de mağdur etti

Yaşanan mağduriyetlerin ardından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) belli dönemlerde bu projelere el koyduğunu hatırlatan Ağaoğlu, bununla beraber yurttaşların umutlanmaya başladığını, ancak sonraki süreçte tekrardan hayal kırıklığı yaşadığına dikkati çekti. Ağaoğlu şöyle konuştu: “Bazı durumlarda TMSF projelere el koydu. TMSF el koyunca yurttaşlar sandı ki ‘müteahhitten kurtuldum artık devlet kurumu var.’ Maalesef bunlarda vatandaşı sürüm sürüm süründürüyor. Üstüne de paralar istiyor. İnsanda utanma olur. Devlet, yargı bu olayı süratle çözmelidir.”

Meclis’teki girişim de sonuçsuz kaldı

Son olarak konuşan HDP’li Züleyha Gülüm ise alanda bulunan insanların mağduriyetlerinin giderilebilmesi için Meclis’e de başvurduğunu hatırlattı. Gülüm, bu girişimlerin Meclis’te de sonuçsuz kaldığına dikkati çekerek şöyle devam etti: “Bir komisyon kurdular. Yalandan göstermelik bir şeyler yazıp çizdiler ilgileniyoruz algısı yaratmak için. Ama çözüm var mı, yok. Bunu sadece sizin mücadeleniz çözecek. Öyle ‘yaptıklarımız yanımıza kar kalacak, kimse bizi yargılayamayacak’ zannetmesinler. Hepsi de yargılanacak.”

Açıklama eylemlerle sona erdi.

HABER MERKEZİ

#Konut #mağdurları #Bakırköyde #sordu #müteahhitleri #kim #koruyor

Tebqa Barış Anneleri’nden mücadele çağrısı

Tebqa Barış Anneleri Meclisi, Cindirêsê’de 20 Mart’ta katledilen 4 yurttaş için yaptığı basın açıklamasında saldırılara karşı birlikte mücadele çağrısı yaptı

Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik Türkiye ve ona bağlı paramiliter güçlerin saldırıları sürüyor. Son saldırı ise Efrîn’in Cindirêsê ilçesinde Newroz’u kutlamak isteyen Ferehedîn Osman, Îsamîl Osman , Mihemed Îsamîl Osman ve Mihemed Osman adlı yurttaşlara yapıldı ve yurttaş katledildi.

Amaç Kürtleri göç ettirmek

4 yurttaşın katledilmesine tepki gösteren Tebqa Barış Anneleri, Tebqa Şehit Aileleri Meclisi önüne gelerek basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı okuyan Sûad Ebdo, Türkiye’nin saldırılar ile Efrîn’deki Kürtleri ve yerli halkı göç ettirme amacı taşıdığına dikkat çekerek, saldırı altındaki Efrîn’in “kan gölüne döndüğü ve dünyanın bu durum karşısında sessiz kaldığı” belirtti.

Açıklamanın sonunda direnen tüm halklara, Efrîn ve saldırı altında olan bölgeleri özgürleştirmek için birlikte mücadele çağrısında bulunuldu.

HABER MERKEZİ

 

#Tebqa #Barış #Annelerinden #mücadele #çağrısı

Hak ihlalleri konuşuldu: İmralı özel bir sistemle yönetiliyor

TDİ ve İHD tarafından yapılan ‘İnfazda eşitlik ve umut hakkı’ sempozyumunda konuşan Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından İbrahim Bilmez, muhalif kesimlerin de İmralı sistemine vakıf olmadığını belirterek, İmralı’nın özel bir sistemle yöneltildiğine dikkat çekti

Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi (TDİ) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi tarafından “İnfazda eşitlik ve umut hakkı” konulu sempozyum gerçekleştirildi. Şişli Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi’nde yapılan sempozyumun ilk oturumun moderatörlüğünü avukat Jiyan Tosun yaparken, avukatlar Gülizar Tuncer, Gül Altay ve İbrahim Bilmez konuşmacı olarak katıldı.

Hak ihlallerine dikkat çekildi

Oturum öncesi konuşan İHD İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri, Marmara Bölgesi’ndeki cezaevlerinde tespit ettikleri ihlallere dair hazırladıkları 2022 yıllı raporunu hatırlatarak, tutuklulara yönelik hak ihlallerinin günden güne arttığını söyledi. Cezaevlerinde yaşam hakkı başta olmak üzere pek çok ihlalin söz konusu olduğunu belirten Yoleri, işkence ve kötü muamele bağlamında yaşanan ihlallere dikkat çekti.

8 bin 443 hak ihlali

Tecrit sistemimin cezaevlerinde sistematik hale getirildiğini bu nedenle binlerce ihlalin yaşandığını dile getiren Yoleri, ihlallerin büyük bölümünün PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın tutulduğu İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde yaşandığını vurguladı. Yoleri, 2022 yılında Marmara Bölgesi’ndeki cezaevlerinde 8 bin 443 hak ihlali tespit ettiklerini aktararak, yaşam hakkı konusunda 177, iletişim hakkı bağlamında bin 894, işkence ve kötü muamele konusunda 3 bin 79, adil yargılama ve infaz yakma da 593, sağlık hakkında bin 450, adalete erişim hakkında 124, temiz suya erişimde 984 ve açlık grevleri bağlamında ise 142 ihlalin yaşandığını belirtti.
Yeni açılan S ve Y Tipi cezaevlerine dikkat çeken Yoleri, “Hapishanesiz bir dünya istiyoruz. Kapatılarak cezalandırma yöntemi ilkel bir ceza yöntemidir” dedi.

‘Öç alma’ güdüsüyle hareket ediliyor

Ardından söz alab avukat Gülizar Tuncer, “Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve umut hakkı”na dair konuştu. Cezaevlerindeki ayrımcılığa değinen Tuncer, devletin siyasi tutuklardan “öç alma” güdüsüyle hareket ettiğini söyledi. Tuncer, tutuklulara yönelik ciddi bir ayrımcılık olduğunu ve bunun gözaltına alınan çocuklara kadar indiğini dile getirdi.

“Ağırlaştırılmış müebbet infaz sistemi”ne dikkat çeken Tuncer, “Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’ın İmralı’ya getirilmesi ile bu sistem ortaya çıktı. Bu cezayı ‘idamdan beter bir ceza’ olarak getirdiler. Bu şekilde sundular. Sırf Öcalan için yasa çıkarıldı ve ceza sistemi getirildi. Bu düzenleme bu şekli ile onlarca tutukluyu da etkiledi” dedi.

Bu ceza sistemini “yasal işkence” olarak nitelendiren Tuncer, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) bu kapsamda ihlaller verdiğini hatırlattı.

Gülmek dahi infaz yakılma sebebi yapıldı

“İnfaz yakma ve şartlı tahliye hakkına yönelik uygulamalar” başlığı ile konuşan avukat Gül Altay da, İdare ve Gözlem Kurulu’nun ortaya çıkmasıyla birlikte ihlallerin daha da arttığını söyledi. Altay, tutukluların mülakat sırasında “gülmesinin” dahi infaz yakma gerekçesi yapıldığını belirterek, “Bu ağır bir özgürlük ihlalidir” diye belirtti.

İmralı tam olarak anlaşılmadı

Daha sonra Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından İbrahim Bilmez ise, “Eşitlik ilkesine aykırılıkta İmralı Ada Hapishanesi uygulamaları” başlığında sunum yaptı. Yaklaşık olarak 20 yıldır PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatlığını yaptığını ve bu 20 yıllık süreçte sürekli İmralı Cezaevi’ni ve uygulamalarını anlatmaya çalıştığını ancak hala İmralı’nın tam olarak anlaşılmadığını ifade etti. Muhalif kesimlerin de İmralı sistemine vakıf olmadığını belirten Bilmez, İmralı’nın Türkiye hukuk sistemine göre idare edilmediğini hatta hiçbir ülkenin sistemine göre idare edilmediğini, özel bir sistemle yöneltildiğine dikkat çekti.

Türkiye inandırıcılığını kaybetti

Kürt halkının Abdullah Öcalan’ı önder olarak kabul ettiğini belirten Bilmez, Abdullah Öcalan’ın Kürt sorunu bağlamında önemli bir aktör olduğunun altını çizdi. Bilmez, “Türkiye, inandırıcılığını kaybetti. 2 yıldır müvekkillerimizden haber alamıyoruz. Ne ailesi ne avukatları ne fax ne de mektup gidip gelmiyor” diye belirtti.

Sorunlar Kürt sorunundan bağımsız değil

İmralı’dan 2 yıldır haber alınmamasının salt Abdullah Öcalan’ın, ailesinin ve avukatlarının sorunu olmadığını belirten Bilmez, “20 yıldır ne zaman tecritte bir gevşeme olsa Sayın Öcalan ile bir temas sağlansa o zaman Kürt meselesinde iyimser bir tablo ortaya çıkıyor. Türkiye’deki insanlar evine artık ekmek götüremiyor. Biz bu meseleyi Kürt meselesinden bağımsız ele alamayız. Savaşta harcanan milyarlarca doların Türkiye ekonomisini zayıflattığını söylemek yanlış olur mu? Fakat bunu topluma gösterme gibi bir eksiklik içindeyiz. Aynı zamanda bu bir sorumluluktur” dedi.

Sempozyumun ikinci oturumunda, “Hapishane tipleri ve infaz rejimi” başlığı tartışılacak.

HABER MERKEZİ

 

 

#Hak #ihlalleri #konuşuldu #İmralı #özel #bir #sistemle #yönetiliyor

Kabil’de Taliban’ı protesto eden kadınlara saldırı

Kabil’de eğitim ve çalışma yaşamındaki yasakların kalkması talebiyle eylem yapan kadınlara Taliban üyeleri saldırdı

Afganistan’da Taliban’ın yönetime el koyduğu 2021 yılı Ağustos ayından bu yana uyguladığı yasakçı politikalar sürüyor. Bu politikalara karşı kadınların eylemleri de devam ediyor.

Kadınlara saldırı

Eylemlerde olan kadınlar sık sık gözaltın alınırken, buna rağmen kadınlar hakları için mücadeleden vazgeçmiyor. Bugün de başkent Kabil’de Amdeh Caddesi üzerinde bir araya gelen kadınlar, Taliban’ın yasakçı politikalarını protesto etti. Eylemde eğitim ve çalışma haklarına ilişkin pankart açan kadınlar, Taliban aleyhine slogan atarken, kadınlar Taliban üyelerinin saldırısına uğradı.

HABER MERKEZİ

#Kabilde #Talibanı #protesto #eden #kadınlara #saldırı

Yeşil Sol Parti için 2 bin 783 aday adayı başvurusu yapıldı

Yeşil Sol Parti’ye milletvekilliği aday adaylığı başvuruları sona ererken, başvuranlardan bin 147’si kadın olmak üzere toplam 2 bin 783 kişi başvurdu

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) genel seçimlere listesinden gireceği Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’ne (Yeşil Sol Parti) milletvekilliği aday adayı için başvurular sona erdi.

310 genç başvurdu

Toplam 2 bin 783 başvuru yapılırken, bu başvurulardan bin 147’sini kadınlardan oluşurken, başvuranlardan 310’u genç, 57’si engelli kotasından başvuruda bulundu. Yeşil Sol Parti, 9 Nisan’da milletvekili aday listesini açıklayacak, 10 Nisan’da Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) sunacak.

Aday listeleri ise 11 Nisan’da kesinleşecek.

ANKARA

#Yeşil #Sol #Parti #için #bin #aday #adayı #başvurusu #yapıldı

Tevgera Azadi ve SDG’den Cengi’ye taziye mesajı

Tevgera Azadi eşbaşkanları ve Suriye Demokratik Güçleri Genel Komutanı Mazlum Ebdi hayatını kaybeden YNK eski Eşbaşkanı Lahor Şêx Cengi’nin annesi için başsağlığı mesajı yayınladı

YNK eski Eşbaşkanı Lahor Şêx Cengi’nin dün Süleymaniye’de hayatını kaybeden annesi Koye ilçesinde toprağa verilirken, taziye mesajları sürüyor. Tevgera Azadi (Özgürlük Hareketi) eşbaşkanları Tara Hisên ve Selam Adullah, Cengi’nin annesinin vefatı dolayısıyla taziye mesajı yayınladı.

Eşbaşkanların mesajında şu ifadeler yer aldı; “Annenizin ruhunun şad olmasını, ebedi son yolculuğunun hayra, uzlaşmaya, faydası olmayan çatışmaların ve Kürdistan ile bölgenin bu hassas durumunun sona ermesine vesile olmasını temenni ediyoruz. Size, yakınlarınıza ve Kürdistan yurtseverlerine uzun ömürler diler ve bunun yaşadığınız son acı olmasını temenni ederiz.”

SDG’den de taziye mesajı

Cengi’ye bir taziye mesajı da Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Ebdi’nde geldi. Ebdi, vefat eden annesi Fatme için Cengi’ye taziyelerini iletti.

HABER MERKEZİ

#Tevgera #Azadi #SDGden #Cengiye #taziye #mesajı

Fransa Senatosu’ndan YPG-YPJ’lilere onur madalyası

Fransa Senatosu’nda Fransız-Kürt Girişimciler Birliği’nin düzenlediği Newroz resepsiyonunda YPG-YPJ komutanlarına onur madalyası verildi

Fransa Senatosu’nda düzenlenen Newroz resepsiyonunda Kadın Koruma Birlikleri’nin (YPJ) Sözcüsü Rûksan Mihemed ile Halk Koruma Birlikleri’nin (YPG) Sözcüsü Nûrî Mehmûd’e onur madalyası verildi.

Çok sayıda siyasetçi katıldı

Çok sayıda Kürt siyasetçinin davet edildiği resepsiyona, Fransız senatörler ve politikacılar da katıldı. Fransız-Kürt Girişimciler Birliği (UEFK) tarafından organize edilen resepsiyonda YPJ Sözcüsü Rûksan Mihemed ile Halk Koruma Birlikleri’nin (YPG) Sözcüsü Nûrî Mehmûd’a onur madalyası verildi.

Bu yıl ABD ve İngiltere’nin yanı sıra Fransa senatosunda da Newroz resepsiyonu organize edildi.

HABER MERKEZİ

#Fransa #Senatosundan #YPGYPJlilere #onur #madalyası

İdlip ve Afrika’da kolera salgını

Afrika’da giderek büyüyen kolera salgını İdlip’te 58 bin kişide görülürken, 23 kişi yaşamını yitirdi. Sınır bölgesinde yaşanan salgınla aynı zamanda sel ve deprem nedeniyle Türkiye de tehdit altında

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) yayınladığı raporda küresel kolera salgının ciddi bir boyuta ulaşarak kötüleştiğini raporlandı. 20 Mart itibarıyla toplamda 24 ülkede kolera salgını vakalarının bildirildiği belirtilen raporda Suriye’nin durumu dikkat çekici. 16 Eylül’den 18 Mart’a kadar kuzeybatı Suriye’de 57.947 şüpheli kolera vakası, 578 doğrulanmış vaka ve 23 ölüm bildirildi. Tüm şüpheli vakaların yarısı (yüzde 48) İdlip ve Harim’de ortaya çıktı. Afrika ve Ortadoğu’da birden fazla ve eşzamanlı yaşanan salgınlara karşı kullanılacak kolera aşısına aşı kıtlığı nedeniyle ulaşılamıyor olması salgının gelişmesine yol açmakta. DSÖ, mevcut durumun küresel düzeyde çok yüksek risk oluşturduğuna dikkat çekiyor.

24 ülkede büyük salgın

Küresel kolera durumuyla ilgili salgın haberinin 11 Şubat 2023’te yayınlanmasından bu yana, dört yeni ülkenin daha salgınları bildirmesiyle salgın yaşanan ülke sayısı 24’e ulaştı. 2023’ün başından bu yana, salgınlar Güneydoğu Afrika’da daha da yayılırken, Malawi ve Mozambik’teki salgınlar aktif olmaya devam ediyor. Malavi’de Freddy Kasırgası sırasında yüzlerce insanın yaşamını yitirdiği bildirilirken, Malavi’de yerinden olan ve evini kaybedenlerin sayısı ise 500 bini geçti. Kasırganın yarattığı koşullar salgını denetlenemez hale dönüştürürken, Tanzanya, Güney Afrika, Zimbabve ve Zambiya’da durum kötüleşirken, salgın Somali, Etiyopya ve Kenya’da devam ediyor. Mart ayında Güney Sudan’da bir bölgede yeni bir salgın daha bildirilmesi salgının giderek yaygınlaştığını ortaya koyuyor.

Çok yüksek risk

DSÖ raporunda, 2021’in ortalarından bu yana dünyada sayısı, boyutu ile karakterize edilen yedinci kolera salgınında akut hale dönüşen bir artış yaşanıyor. Birden fazla salgının eşzamanlılığı, onlarca yıldır kolera olmayan bölgelere yayılarak ürkütücü boyutta yüksek ölüm oranı oranları yaşanmakta. Kolera salgınının eşzamanlı ilerlemesi kırılgan sağlık sistemleri ile ve iklim değişikliğiyle birlikte ağırlaşan salgın çok yüksek risk oluştururken, diğer ülkelere yayılıyor. Birçok ülke daha yüksek vaka ve ölüm oranları bildirirken, ölüm oranı özellikle endişe verici olarak değerlendiriliyor.

EKOLOJİ SERVİSİ

#İdlip #Afrikada #kolera #salgını

Licê’de işkence gören çocuk 3 polisi teşhis etti

Licê’de 14 yaşındaki Y.D. kendisine işkence yapan biri komiser 3 polisi fotoğraflarından teşhis etti. Polislerin gözaltına alındığı iddia edilirken, Y.D.’nin hastanede tedavi görmeye devam ediyor

Amed’in Licê ilçesinde 21 Mart’ta, 10 yaşında bir arkadaşıyla evine dönerken polis tarafından durdurulan Y.D.’nin (14) kaçırılarak işkence edilmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Y.D. Lice Jandarma Komutanlığı’na teşhis için çağrıldı. Çocuğun ailesinden alınan bilgiye göre; fotoğraflı teşhis için Lice Jandarma Komutanlığı’na giden Y.D., avukatı olmadan savcı huzurunda kendisine işkence yapan 3 polisi teşhis etti.

Öte yandan yapılan fotoğraflı teşhisin ardından, haklarında yakalama kararı çıkarıldığı belirtilen biri komiser 3 polisin Ankara’da gözaltına alındığı iddia edildi.

5 gözaltı

Amed Barosu Başkanı Nahit Eren, Twitter hesabı üzerinden konuya dair bir paylaşımda bulundu. Eren, “Lice’de 14 yaşındaki Y.D’ye yönelik işkence ve kötü muamele olayı ile ilgili 5 polis hakkında başlatılan soruşturmada 2 polis Lice ilçesinde, 3 polis ise aldıkları rapor nedeniyle il dışında oldukları için Ankara’da gözaltına alınmıştır. Soruşturma sürecini takip ediyoruz” diye kaydetti.

Ne olmuştu?

Amed’in Licê ilçesinde 21 Mart’ta, 10 yaşındaki bir arkadaşıyla eve dönen 14 yaşındaki Y.D., polis tarafından durduruldu. 10 yaşındaki arkadaşı bırakılırken, Y.D. araçla kaçırıldı. Polisler tarafından işkence gören çocuğun elleri, ayakları bağlandı. Türk olduğu söylenmeye zorlanan Y.D, ardından da “Kürtlere küfret, İstiklal Marşı’nı oku” denilerek ölümle tehdit edildi. Y.D. daha sonra ağzı ve elleri bağlı bir şekilde dere kenarında bataklığa bırakıldı. Gece karanlığında bir köylünün fark etmesi üzerine hastaneye kaldırılan çocuk, bir gözünü kaybetme riski yaşıyor. Çocuğa işkencenin Mezopotamya Ajansı (MA) tarafından haberleştirilmesinin ardından Licê Cumhuriyet Başsavcılığı olaya ilişkin soruşturma başlattı.

AMED

#Licêde #işkence #gören #çocuk #polisi #teşhis #etti

Kayıp kadın evinde ölü bulundu

Çorlu’da 10 gündür haber alınamayan Cevriye Berberoğlu evinde şüpheli şekilde ölü bulundu

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde kendisinden 10 gündür haber alınamayan 72 yaşındaki Cevriye Berberoğlu evinde şüpheli şekilde ölü bulundu. Berberoğlu’nun, evli olduğu 80 yaşındaki Selim Berberoğlu ise baygın olarak bulundu.

Komşuları, 10 gündür Cevriye ve Selim Berberoğlu’ndan haber almamaları üzerine durumu polise bildirdi. Çilingir ile evin kapısı açılırken, Cevriye Berberoğlu bir odada ölü, eşi Selim Berberoğlu da diğer odada baygın olarak bulundu.

Hastaneye kaldırıldı

Selim Berberoğlu, sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından Çorlu Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Cevriye Berberoğlu’nun cenazesi ise savcının yaptığı incelemenin ardından aynı hastanenin morguna götürüldü.

Olaya dair soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

TEKİRDAĞ

#Kayıp #kadın #evinde #ölü #bulundu