Ana Sayfa Blog Sayfa 732

Erdoğan talimatıyla barınağa el koyuldu!

Boğaziçi Üniversitesi Barınma Merkezi’ne AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan talimatıyla el konuldu. Barınak bu sabah iş makineleri tarafından yıkıldı, barınak gönüllüleri ise gözaltına alındı

Boğaziçi Üniversitesi Barınma Merkezi’ne (BU Paws), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Rumeli Hisarı Fethi Şehitlik Dergâhı’na yakın olduğu ve başka bir “alana” dönüştürüleceği gerekçesiyle üniversite yönetimi tarafından el konuldu.

BU Paws’ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamalara göre, barınağa iş makineleri ile girildi. Polisin geldiği barınakta gönüllüleri darp etti. BU Paws, barınakta çalışılan bir gönüllüye ulaşılamadığı ve gözaltına alınmış olunabileceğini aktardı.

Öte yandan barınağa giden yolun bu sabah erken saatlerde çekilen şerit ile kapatıldığı ortaya çıktı. 70 köpeğin bulunduğu barınak yıkıldı. Köpekler ise Üsküdar Belediyesi’nin araçları ile taşındı.

Hayvan barınma merkezi gönüllüleri sosyal medyada karşı çağrı yaparak kamuoyundan yardım istedi.

HABER MERKEZİ

#Erdoğan #talimatıyla #barınağa #koyuldu

Gever’de askeri abluka: Evlerin kapıları kırıldı

Colemerg’in Gever ilçesine bağlı köy ve mezralarda askeri abluka devam ederken , askerlerin evlerin kapılarını kırdığı ve köylülere ait meyve ağaçlarını kestiği belirtildi

Colemêrg’in (Hakkari) Gever (Yüksekova) ilçesine bağlı Bajêrge (Esendere) Beldesi’nin birçok köy ve mezrasında Yüksekova İlçe Jandarma Komutanlığı’na bağlı askerler tarafından, 3 Mart’a başlatılan askeri operasyon sürüyor. Bajêrge Beldesi’ne bağlı Şîşemzîn, Xurekan’a Seyida, Xurekan’a Temo köyleri ve Astenga Reş alanında başlatılan askeri operasyonlar, Dirbêsan ve Dotkan köylerine de yayıldı. Qesran köyü askerlerce ablukaya alınırken, Rojhilat sınırında tutulan askerlerin de bölgeye sevk edildiği kaydedildi. Qesran’da başlayarak, 6 köye daha yayılan askeri operasyonlarda bölge halkı mağdur ediliyor.

7 yıldır “özel güvenlik bölgesi” olarak ilan edilen Qesran köyünden gelen bilgilere göre, evlerin önünde zırhlı askeri araç bekletiliyor. Askerlerin, Mêvan Ava, Dola Gota ve Çiyayê Kotol alanlarında fotokapanlar kurduğu belirtildi. Qesran köyünde başlatılan askeri operasyonlar sırasıyla, Şahê, Zêwe, Kawle Gund, Pagenk, Merdêsal ve Êlê köyleri ve birçok mezrasına da yayıldı.

‘Eski kilise askeri üste çevrildi’

17 Mart günü yine özel güvenlik bölgesi olarak ilan edilen ve sadece 4 ailenin yaşadığı Êlê köyünde ise, askerlerin birçok evin kapı ve pencerelerini kırarak, evlerde arama yaptığı ifade edildi.  Yine, askeri operasyonun yoğunlaştırıldığı Êlê, Pagenk ve Kawle Gund köylerinin çevresine zırhlı araçlar yerleştirdiği ve askerlerin meralara çadırlar kurduğu belirtildi. Êlê’deki Ermenilere ait eski bir kilisenin ise, askeri nöbet kulübesine çevrildiği belirtildi.

Ağaçlar kesilip yakılıyor

Diğer yandan, askerlerin Kawle Gund, Pagenk ve Êlê köyünde köylülere ait ceviz ve elma ağaçlarını keserek, yaktıkları kaydedildi. Askerlerin ağaç kestikleri ve evlerin kapılarını kırdıkları anları cep telefonuyla görüntülemeye çalışan bir köylünün de telefonuna el koyduğu belirtildi.

Kaynak : MA

#Geverde #askeri #abluka #Evlerin #kapıları #kırıldı

İran’da yazar Kurdestani’ye hapis cezası

İran’da ‘Jin jiyan azadî’ isyanına destek verdiği gerekçesi ile yazar ve kadın hakları aktivisti Shilan Kurdestani’ye 3 yıl 4 ay hapis cezası verildi

Jîna Emînî’nin katledilmesinin arından başlayan eylemlere katıldığı gerekçesiyle gözaltına alınan çevirmen- yazar, kadın hakları aktivisti ve Zahivano Kadın Örgütü üyesi Shilan Kurdestani’ye, Sine Devrim Mahkemesi Birinci Şubesi tarafından hapis cezası verildi.

Kurdestani’ye “Zhivano Kadın Örgütü’ne üyelik” ve “devlete karşı propaganda” yapma suçlamasıyla toplamda 3 yıl 4 ay hapis cezası verildi.

Ne olmuştu?

Kurdestani, 23 Ekim 2022’de ülke çapındaki protestolar sırasında hükümete bağlı güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınmış, 2 hafta süren gözaltı sürecinin ardından Sine İstihbarat Departmanı tarafından kefaletle serbest bırakılmıştı.

Kayna: NuJİNHA

#İranda #yazar #Kurdestaniye #hapis #cezası

Hasta tutuklu ölüm döşeğinde tahliye edildi, fenalaşarak hastaneye kaldırıldı

Ağır hasta tutuklu Abdulhalim Kırtay, ölüm döşeğinde tahliye edildikten hemen sonra fenalaşarak hastaneye kaldırıldı

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) hasta tutuklular listesinde bulunan ve hastalıklarından ötürü ayakta dahi duramayan Abulhalim Kırtay, cezasının dörtte üçü olan 30 yılını bitirdiği için 22 Mart’ta Balıkesir Burhaniye T Tipi Cezaevi’nden tahliye edilmişti. Hastalıklarından dolayı uzun yolculuğa çıkamayan Kırtay, tahliyesinin hemen ardından Manisa’daki yakınlarının yanında kaldı. Burada fenalaşan Kırtay, hastaneye kaldırıldı. Kırtay, yapılan müdahalenin ardından taburcu edildi.

‘Hala ona sarılamadık’

Ailesinin yaşadığı Amed’e bu sabah saatlerinde getirilen Kırtay, ayakta durmakta zorlandığı için yataktan çıkamıyor. Kırtay’ın kızı Herdem Merwanî, babasının sağlık durumunun kötü olduğunu, ayakta durmakta zorlandığını belirtti. Babasının tahliye edilmesinin sevincini yaşadıklarını ancak hastalığının ilerlemiş olması nedeniyle buruk olduklarını ifade eden Merwanî,  “Babam 30 yıl tutuklu kaldı. Sağlık durumu ağır olduğundan dolayı geldiği gibi yatmak zorunda kaldı. Saatler önce geldi Amed’e ancak hala ona sarılamadık” diye konuştu.

‘Hasta tutuklular sahiplenmeli’

Merwanî, babasının serbest bırakılması için diğer hasta tutuklu yakınlarıyla Adalet Nöbeti başlattıklarını ancak tüm çabalarına rağmen hasta tutukluların son ana kadar cezaevinde tutulmaya devam edildiğini belirtti. Merwanî, “Sağlık durumu babam kadar ağır olan binlerce hasta tutuklu var. Bir önce bırakılmalarını dile getirdik. Eğer babam zamanında serbest bırakılsaydı, bugün bu durumda olmazdı. Bu nedenle, hasta tutuklulara yönelik somut bir adım atılmalıdır. Bu sorun sadece tutuklu ailelerinin sorunu değil, tüm toplumun sorunudur. Tutuklular daha çok sahiplenilmeli” ifadelerini kullandı.

 Ne olmuştu?

Abulhalim Kırtay, Amed’in Fargîn (Silvan) ilçesinde 1993’te gözaltına alındı. Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) tarafından “devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmaktan” ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Kırtay, Rize, Sêrt, Wan, Amed, Êlîh, Kırklareli, Yozgat, Dîlok, İzmir gibi birçok cezaevine sürgün edildi. Cezaevinde çeşitli hastalıklara yakalanan Kırtay, 3 defa fıtık ameliyatının yanı sıra ileri derecede prostat, diyabet, yüksek tansiyon ve hemoroit hastalıklarıyla mücadele etti.

Kırtay, Kasım 2022’ de İzmir Menemen Devlet Hastanesi’nde, 4 gün boyunca elleri kelepçeli bir şekilde tedavi edildi.

Kırtay, 30 yılın ardından hastalıkları ilerlemiş bir durumdayken tahliye edildi.

Haber: Mehmet Güleş / MA

 

#Hasta #tutuklu #ölüm #döşeğinde #tahliye #edildi #fenalaşarak #hastaneye #kaldırıldı

Şenyaşar ailesi: Birlikte başladık, birlikte başaracağız

Adalet Nöbeti’nin 734’ncü gününde olan Şenyaşar ailesi sanal medya hesaplarından ‘Urfa’da adaleti milletvekiline feda edip bakıp görmeyenlerden, insanı taleplerini dile getiren yurttaşlara hakaret edenlerden, hep birlikte kurtulacağız. Birlikte başladık, birlikte başaracağız’ paylaşımı yaptı

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti, 734’üncü güne girdi. Aile, hafta sonu adliyenin kapalı olması nedeniyle nöbetlerini Pirsûs’taki evlerinde sürdürüyor.

Birlikte başladık birlikte başaracağız

Nöbetlerine evde devam eden aile, sanal medya hesaplarından ise şu mesajı paylaştı: “Urfa’da adaleti milletvekiline feda edip bakıp görmeyenlerden, insanı taleplerini dile getiren yurttaşlara hakaret edenlerden, hep birlikte kurtulacağız. Umut fısıldar kulağına yılmak yok! Birlikte başladık, birlikte başaracağız. Az kaldı.”

RIHA

#Şenyaşar #ailesi #Birlikte #başladık #birlikte #başaracağız

Fransa’da su eylemine polis saldırdı: En az 200 yaralı

Fransa’nın Deux-Sèvres bölgesinde onbinlerce kişi tartışmalı su rezervuarına karşı yürüdü. Eyleme yapılan polis saldırısında en az 200 kişi yaralandı

Günlerdir eylemlerinde eylemlerin sürdüğü Fransa’da dün ise Deux-Sèvres bölgesinde onbinlerce kişi tartışmalı su rezervuarına karşı bir araya gelirken, polisle şiddetli çatışmalar yaşandı. Çatışmalarda, ikisinin durumu ağır olmak üzere yüzlerce kişinin yaralandığı belirtildi.

Eylemciler, 16 hektar büyüklüğünde ve 720.000 m³ su kapasiteli Sainte-Soline havzasının tepesine yürürken, eylemciler, tarımsal kullanım için su rezervuarları inşa etme projelerine karşı çıkıyor.

Aylardır eylemdeler

Protestocular, yeraltı suyunun pompalanmasıyla çalışan cihazların, intansif tarım sulamasına yönelik tasarlandığı ve su kaynaklarının “gasp” edilmesinin bir biçimi olduğunu belirtirken, dernek kolektifleri bunların tamamen terk edilmesini talep ediyor ve aylardır bu havzaların inşa edilmesine karşı sabotaj, sökme veya imha da dahil olmak üzere birçok eylem yaptı.

En az 200 yaralı

Çıkan çatışmada en az 200 eylemcinin yaralı olduğu ve bunların 40’ının yaralarının derin olduğu ve birinin mutlak acil durumda olduğu kaydedildi. İçişleri Bakanlığı da bir “mutlak acil” durumda olmak üzere 24 jandarmanın yaralandığını açıkladı.

Muhalefet lideri Jean-Luc Melenchon ise sanal medya hesabı Twitter hesabında “Yeter artık Saint Soline’de polis şiddeti” diyerek tepki gösterdi. Melenchon, polisin saldırısı olmasaydı “tarlalarda yürümekten başka bir şey olmayacaktı” dedi.

Cumhuriyetçi Eric Ciotti ise eylemcileri “terörist” olmakla suçladı.

Proje 2018 yılından bu yana 450 tarım kooperatifinin öncülüğünde, devletin de desteğiyle yürütülüyor.

DIŞ HABERLER

#Fransada #eylemine #polis #saldırdı #yaralı

ABD’de etkili olan hortumda ölü sayısı 26’ya çıktı

ABD’nin Mississippi ve Alabama eyaletlerinde yaşanan hortumda ölü sayısı arttı

ABD’nin güney eyaletlerinde etkili hortumlar nedeniyle 26 kişi hayatını kaybetti. Mississippi Acil Durum Ajansı, 1 gün içinde meydana gelen 10’dan fazla hortumun kasabaları yerle bir ettiğini, eyaletteki ölü sayısının 25’e yükseldiğini açıkladı.

Hortumların etkili olduğu Alabama eyaletinde de 1 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.

HABER MERKEZİ

#ABDde #etkili #olan #hortumda #ölü #sayısı #26ya #çıktı

Altan: Eskinin gitmesi ve yeni bir inşa için her türlü gücün birleşmesi lazım

Emek ve Özgürlük İttifakı’nın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday çıkarmamasını değerlendiren  gazeteci, yazar Mehmet Altan, ‘Eskinin gitmesiyle birlikte yeni bir inşanın yolunu açacak her türlü gücün birleşmesi gerektiğini düşünüyorum. O yüzden kutlanması gereken bir tutumdur’ dedi 

Kurdistan ve Türkiye, 14 Mayıs seçimlerine hazırlanırken, siyasi partiler sahaya inerek kampanya ve çalışmalarına hız verdi. Seçimlerde alacağı tutum nedeniyle gözlerin çevrildiği Emek ve Özgürlük İttifakı ise Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday çıkarmayacağını duyurdu. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Danışma Kurulu’nun 23 Mart’ta gerçekleştirdiği toplantıya katılan gazeteci, yazar Mehmet Altan, toplumda “Eşitlik, özgürlük, kardeşlik, barış ve demokrasi temelinde bir değişim ve birliktelik” hedefiyle yola çıkan ittifakın kararına dair değerlendirmelerde bulundu.

‘Kutlanması gereken bir tutum’

Emek ve Özgürlük İttifakı’ndaki siyasi partilerin kararla tarihi bir sorumluluk aldığını belirten Altan, 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerin herkes için büyük önem taşıdığının altını çizdi. Altan,“Bu seçim bütün hakların kaderini belirleyecek. HDP’nin de içerisinde bulunduğu Emek ve Özgürlük İttifakı aday çıkarmayarak tarihi bir sorumluluk almıştır. Bu anlamda HDP’nin attığı adımın çok değerli ve anlamlı buluyorum. Şu anda Türkiye, bir cehennemin içerisindedir. Bu yüzden en temel mesele bu cehennemin kapılarını kapatmak ve bunaltıcı, yakıcı ortamdan biran önce kurtulmaktır. Bunların gerçekleşmesinin yolu birlikte adım atılmasıdır. Eskinin gitmesiyle birlikte yeni bir inşanın yolunu açacak her türlü gücün birleşmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu hedefle birlikte yürümemiz çok olumludur kutlanması gereken bir tutumdur” dedi.

Demokrasi ve adalet

Türkiye’nin en temel sorunlarından birinin demokrasi ve adalet sorunu olduğunu belirten Altan, “Demokrasi dediğimiz şey hukuktur. Türkiye’de şu anda hak ve hukuk normları ortadan kalkmış durumda. Bunlar olmadığı gibi vicdanlarda ortadan kalkmış durumda. Bunların yeniden gelmesi gerekir. Demokrasi ve adalet, toplumun tüm kesimlerini kapsayacak temel hak ve özgürlüklerin herkes için uygulanması anlamına gelir. İnsanın doğumundan ölümüne kadar devredilemez hakları var ve bu haklar şuan Türkiye’de işlemiyor. Bizim temel sorunlarımızın kaynağı bu hakların işletilememesidir” diye belirtti.

‘Demokratik Cumhuiyet’

CHP’nin tavrının önemli olduğunu aktaran Altan, “İlk önce Türkiye’de bu cehennemin kapılarını kapatmalıyız. Çünkü bu dönem bitmeden yeni bir dönem başlayamaz. Kemal Kılıçdaroğlu’nun son konuşmalarına baktığımız zaman Demokratik Cumhuriyet veya  Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmaktan söz ediyor. Demokrasinin kuralları, içeriği ve evrensel olarak nasıl işleneceği bellidir. Türkiye’de yıllardır çözülmesi gereken sorunlar çok açık. Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı aynı zamanda onu destekleyen partilerin taleplerinin de onun tarafından duyurulması anlamına geliyor. Bu anlamda bir ittifakın sağlandığını düşünüyorum. Eğer ‘Demokratik Cumhuriyet’ diyorsanız temel hak ve özgürlüklerin sağlanması gerekir.”

 ‘Yeni inşa süreci’

Seçimlerin sadece bir iktidar değişimi olmadığını aynı zamanda bir yeni inşa sürecini de ifade ettiğini sözlerine ekleyen Altan, “İnsanların kimlikleri, dilleri, ırkları, dini inançlarını rahatlıkla ifade etmesi gerekir. Devletin onlara baskı yapmadığı, şahısların birbirine karışmadığı, evrensel demokrasi ve hukukun herkesi denetlediği bir devlet inşasından söz ediyoruz. Yani bugünkü cehennemin kapısını kapatmak ve yeniyi inşa dediğimiz şey herkesin ortak paydada buluştuğu demokratik bir cumhuriyettir. Ya da demokrasinin cumhuriyetle taçlandırılmasıdır. Dünyanın her yerinde bu böyledir. Gelişmiş ülkelerde de hukukun yürürlükte olduğu yerlerde demokrasinin tanımı bellidir. 14 Mayıs günü bu dönemin biteceğine ve yeni bir dönemin başlayacağına inanıyorum” dedi.

Haber: Esra Solin Dal / MA

#Altan #Eskinin #gitmesi #yeni #bir #inşa #için #türlü #gücün #birleşmesi #lazım

Depremzedelerin çadırında yangın çıktı

İskenderun’da depremzedelerin kaldığı çadırda çıkan yangında 3 kişi yaralandı, 2’sinin durumu ağır

Peş peşe 6 Şubat’ta yaşanan depremlerde yerle bir olan kentlerden biri olan Hatay’da günler geçmesine rağmen çadır sorunu devam ederken, İskenderun ilçesinde Denizciler Mahallesi İmam Hatip Ortaokulu bahçesinde depremzedeler için kurulan çadırda ise saat 02.00’de yangın çıktı.

Elektrik kontağından çıktığı tahmin edilen yangında 18 yaşındaki Ertuğ Veli Eker, kardeşleri 17 yaşındaki Yeşim Eker ve 4 yaşındaki Elif Mislina Eker yaralandı. Durumu ağır olduğu belirtilen 2 kız kardeş, önce Dörtyol Devlet Hastanesi’ne ardından Adana Şehir Hastanesi’ne sevk edildi.

İki kardeşin tedavisi sürüyor.

HATAY

#Depremzedelerinçadırında #yangın #çıktı

İşkencenin görgü tanıdığı: Gardiyan bana ‘sus’ işareti yaptı

İşkence gördüğü ortaya çıkan ve intihar ettiği iddia edilen tutuklu Yılmaz Ekinci için açılan dava 28 Mart’ta görülecek. İşkencenin görgü tanıklarından Murat Birgül, Ekinci’nin kendisi astı denilen hücrenin insanın kendisini asacak koşullara sahip olmadığını söyledi

Aydın E Tipi Cezaevi’nde 13 Ocak 2022’de “intihar ettiği” ileri sürülen ancak daha sonra gardiyanlar tarafından yaka paça müşahede odasına götürüldüğüne dair kamera görüntüleri ortaya çıkan 28 yaşındaki Yılmaz Ekinci’nin şüpheli ölümüne dair açılan davanın ikinci duruşması 28 Mart’ta görülecek. Cem A., Mehmet E.D., Mustafa İ., Ömer G.T. ve Taşkın G. isimli gardiyanların “görevi kötüye kullanmak” yargılandığı davanın duruşması, Aydın 1’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Ailenin, ikinci duruşmada tanıkların dinlenilmesi için yeniden başvuracağı öğrenildi.

Gardiyanları dövdüğü için konuşmak istemedi

Olayın tanıklarından Murat Birgül, yaşananları Mezopotamya Ajansı’ndan Tolga Güney’e anlattı. Olaydan bir gün önce hücrede bulunduğunu söyleyen Birgül, bağrışma sesleri duyduğunu ancak gardiyanların ses gelmesin diye mazgalları kapattığını dile getirdi. Birgül, “Gardiyanlar gittikten sonra ‘yeni gelen arkadaş kim?’ diye seslendim. Yılmaz kendisi olduğunu söyledi. Gardiyanlar onu dövdüğü için konuşmak istemedi” dedi.

Gardiyan susmamı istedi

Ertesi gün Yılmaz’ın mahkemesi olduğunu, mahkemeye gdip geldikten sonra Yılmazla konuştuklarını aktaran Birgül, “Yılmaz’a ne olduğunu sordum. O da ‘Çok üstüme geliyorlar. Yaptıklarına anlam veremiyorum’ dedi. Yılmaz, başgardiyan Aydın’a, ‘Beni üst tarafa koymayın. Orası bir insanın kalabileceği bir yer değil’ dedi. Aydın’da ‘Sen köpek gibi yukarda kalacaksın’ dedi. Sonra benim görüş açımdan çıktılar ama 6 gardiyan orada Yılmaz’a vurmaya başladı. Onlar Yılmaz’a vurmaya başladıktan sonra yukarıda kapı kapanırken ‘küt’ diye bir ses geldi. Hücre küçük bir yer ama merdiven basamakları ve yatak olan zeminin beton çıkıntısı var. Büyük bir ihtimal, Yılmaz’ı içeri ittirdiler ve o sırada ses geldi. Yılmaz tökezlemiş ve düşmüş olabilir. Gardiyanlar aşağı inerken kıvırcık saçlı bir gardiyan bana sus işareti yaparak, mazgalı kapatıp önümden geçti” ifadelerini kullandı.

Sağlıkçılar boynunun kırıldığını söyledi

Yemek saatinde ekmekçi gelip mazgalını açtıktan sonra Yılmaz’a seslendiğini fakat cevap alamadığını dile getiren Birgül, “Ekmekçi yukarı çıktıktan sonra gardiyana ‘Bunun burnundan kan geliyor’ diye seslendi. Gardiyan yukarı çıktı. ‘Sağlıkçıyı çağır’ dedi. Sağlıkçı geldiğinde boynunun kırık olduğunu söyledi. Gardiyan ‘kalp masajı yapsan’ dedi. Sağlıkçı ‘kalp masajı yapacak bir durum yok’ dedi” şeklinde gardiyanlar arasında geçen diyalogları aktardı.

Tek kişilik koğuşa bağcık almıyorlar

Daha önce de hücrede kaldığını hatırlatan Birgül, bir insanın kendini orada asma imkanın olmadığını söyledi. Ekinci’nin intihar ettiği iddia edilen yerin fiziki koşullarına değinen Birgül, “Kendini astığını iddia ettikleri yer 1 metre 20 santim, Yılmaz 1.70 boyunda. Bir insan burada kendisini öldüremez. Yılmaz zaten bunu yapacak biri değildi. Zaten boynu kırılmış, kaburgasının bir tanesinin kırık olduğu söylendi, darp izleri var. Kendisini önce ‘t shirt ile astı’ dediler. Daha sonra ‘ayakkabı bağcığıyla’ dediler. Ama olay anına dair izlediğim videolarda ayakkabı bağcıklarını çıkardığı görülüyor. Oradaki fanın üstüne bırakıyor. Orada başka bir ip bulması imkansız. Koğuşlarda ayakkabı bağcıkları çıkarılmıyor olabilir. Ama tek kişilik koğuşlarda bunlara izin verilmiyor” diye belirtti.

Gerçekler ortaya çıksın

Cezaevinde şiddetin hep olduğunu ve defalarca şiddet gördüğünü dile getiren Birgül, olaydan sonra savcıya ifade verdiğini ve can güvenliği olmadığı için cezaevinden ayrılmak istediğini belirtti. Savcıya verdiği ifadeden kaynaklı gardiyanların kendisine hakaret davası açtığını söyleyen Birgül, “O dava devam ediyor. Oradan ceza alıp almamak umurumda değil. Ben vicdanen arkadaşım için bir şeyler yapıyorum. Bizim için insan hayatı çok önemli” diye konuştu.

HABER MERKEZİ

#İşkencenin #görgü #tanıdığı #Gardiyan #bana #sus #işareti #yaptı