Ana Sayfa Blog Sayfa 743

Newroz’da katledilenlerin aileleri: Hesabı sorulmalı

Newroz ateşi yaktıkları için 20 Mart’ta Efrîn’in Cindirês ilçesinde katledilen aynı aileden 4 kişinin yakınları, uluslararsı güçlere ve DSG’ye ‘hesap sorulması’ çağrısında bulundu

Newroz ateşi yaktıkları için Türkiye’ye bağlı Ehrar El Şerqiye adlı paramiliter güçler tarafından 20 Mart’ta Efrîn’in Cindirês ilçesinde açılan ateşle aynı aileden 4 kişi katledildi, 3 kişi de yaralandı. Katledilenlerin yakınları saldırıların durması ve “intikam” çağrısı yaptı.

Türkiye’nin 2018 yılında başlattığı saldırılar yüzünden Şehba Kantonu’nun Ehdas ilçesine yerleşmek zorunda kalan katledilen Nezmî Osman’ın oğlu Ebdîn Osman, “Amcamın oğlu evin damında küçük bir kovada ateş yaktı. Sonra bir grup çete üyesi gelip babamı sıkıştırdı. Aralarında çıkan tartışmanın ardından çete üyeleri, babama 10’dan fazla el ateş etti. Ardından iki amcam geldi, onları da öldürdüler. Amcamın oğlunu da öldürdüler” diyerek olayı anlattı.

Uluslararası güçlere çağrı

Yapılan katliamla tüm Kürtlerin hedef alındığını vurgulayan Ebdîn, Uluslararası topluma ve insan hakları örgütlerine ise Türkiye ve bağlı paramiliter güçlerden “hesap sorma” çağrısı yaptı. Ebdîn, “Herkes serhildan düzeyini yükselterek, 2023 Newroz şehitlerine karşı sorumluluğunu yerine getirmeli ve işgalci Türk devletinin suçlarının önünü tutmalıdır” diye konuştu.

Aile hedef seçildi

Katledilen Osman’ın kız kardeşi Tolîn Osman ise, Demokratik Suriye Güçleri’ne (DSG) “intikam” çağrısı yaparak, “Bu aile, yurtsever olduğundan dolayı hedef alındı. Newroz ateşini kardeşimin ve yeğenimin bedeninde söndürmek istediler. Onların takipçisi olacağız, baskıya ve zulme karşı savaşacağız. Suçlulardan hesap sorulmasını talep ediyoruz” dedi.

Kaynak: ANHA

#Newrozda #katledilenlerin #aileleri #Hesabı #sorulmalı

Enkazdan çıkarıldığı iddia ediliyor: 3,5 yaşındaki çocuk günlerdir kayıp

Enkazdan sağ çıkartıldığı belirtilen 3,5 yaşındaki oğlu Furkan’dan günlerdir haber alamayan Uğur Alsan, oğlunun tarikatlar tarafından kaçırıldığından şüpheleniyor

Mereş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremler sonrası enkazdan çıkarılan çocukların akıbetine dair tartışmalar sürüyor.

Deprem bölgesinde tarikat ve cemaatlerin etkinliğinin devam etmesi de bu tartışmaların gündemde yerini korumasına neden oluyor. Bu çocuklardan biri olan Furkan Alp Alsan’ın ailesi çocuklarının deprem sonrası enkazdan sağ salim çıkartıldığına emin.

MA’dan Zerrin Sargut’un haberine göre aile çocuklarına günlerdir ulaşamadığını ifade ederek tarikatların Furkan’ı kaçırdığından şüpheleniyor. Semsûr’a bağlı Siteler Mahallesi’nde bulunan evin enkazında Furkan’dan haber alamayan baba Uğur Alsan,  tedirgin olduğunu söylüyor.

Feryatlarını duydu

Evlerinin depremin olduğu ilk saniyelerde yıkıldığını aktaran baba Alsan, o gün yaşananları şöyle anlattı:

“Furkan, deprem sırasında yanımızdaydı. Ben de diğer çocukları uyandırmak üzere koridora doğru yöneldim. Çocuk odasına geldiğimde oğlum İbrahim uyanmıştı. Yanıma gelmesiyle birlikte bina üzerimize yıkıldı. Saatlerce enkaz altında kaldık. Komşular ve akrabalar tarafından kurtarıldık,  AFAD yoktu. Enkaz altında sadece çocuklarımın sesini duyuyordum. Eşimin sesi gelmiyordu. Beni çıkardıklarından saatler sonra enkazdan Melih’i ve eşimi çıkardılar, ikisi de yaşamını yitirmişti. Enkaz altındayken, saatlerce çocuklarımın kurtarılmayı bekleyen feryatlarını duydum. Sürekli ağlıyorlardı. Her gece çocuklarımın feryatlarını duyuyorum. Eşim karnındaki bebekle öldü.”

Komşular Furkan’ın çıktığını söyledi

Alsan, 3,5 yaşındaki oğlu Furkan Alsan’dan depremden bu yana haber alamadığını, komşuların ve yakınlarının Furkan’ın enkazdan sağ çıkarıldığını kendisine aktardıklarını paylaştı.

Alsan, “Komşuların söylentilerine göre oğlum enkazdan çıktıktan sonra nefes alıyor ve nabzı atıyormuş. Beyaz bir Clio marka aracın Furkan’ı Adıyaman Çocuk Hastanesine götürdüğüne dair söylentiler var. Yeğenlerim de aynı hastaneye götürüldü. Onlara ulaşıldı. Furkan’ın refakatçisi olmadığı için ulaşamadık. Polisi, savcılığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı dahil bütün kurumları aradım. Hiçbir şekilde geri dönüş yapmadılar, hepsinden şikayetçiyim?” dedi.

Bulgu yok

Baba Alsan, çocuğunun durumuna dair tedirginliğinin her geçen gün daha da arttığına işaret ederek, “Sağlam olsam bütün kurumları gezer oğlumu bulmaya çalışırım. Ben nereyi arayacağım? Tanıdıkları gönderiyorum, ‘Birinci derece akraba olması gerekiyor’ diyorlar. Çocuğum kaçırıldı mı? Herhangi bir bulgu yok. Sağlık durumu iyiyse, bu çocuk nerede? İkinci depremden sonra da bütün personeller hastaneyi terk etti. 24 saat boyunca hastanede kimse yoktu. Ölüme terk edildik. Çocuğum şokun etkisiyle konuşamadığı için adı soyadı kimlik numarası da bilinmiyor, sorgulatamıyorlar”

Dini tarikatlar çocuğumu kaçırdı mı?  

Oğlunun bulunması için girişimlerinin devam ettiğini ifade eden Alsan, “Her gün Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan oğlumu kimlik bilgileriyle aratıyorum. ‘İşleminiz devam ediyor’ uyarısıyla karşılaşıyorum. Başkasının çocuğunu, benim çocuğum gibi göstermeyecekleri ne malum? Dini tarikatlar çocuğumu kaçırdı mı? Bölge illerin hepsine sordum. Ankara, İstanbul, İzmir o yaştaki çocukları nereye götürmüşler bilmiyoruz” diye belirtti. Baba Alsan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın resmi sitesinde kayıp çocukların fotoğraflarının paylaşılması gerektiğini belirterek, çocuğunun bir an önce bulunması çağrısı yaptı.

HABER MERKEZİ

#Enkazdan #çıkarıldığı #iddia #ediliyor #yaşındaki #çocuk #günlerdir #kayıp

ABD Suriye’de İran yanlısı güçleri hedef aldı: 8 ölü

ABD, Suriye’de İran yanlısı güçlere hava saldırısı düzenlediklerini bildirdi. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre saldırıda 8 kişi öldü

Pentagon tarafından yapılan açıklamaya göre, 23 Mart Perşembe günü Hesekê yakınında bakım yapılan bir üsse yönelik dron saldırısı düzenlendi, bir Amerikalı müteahhit hayatını kaybetti, 5 asker ile bir müteahhit de yaralandı.

Amerikan istihbarat servisleri dronun İran menşeli olduğunu belirtti.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin yaptığı açıklamada, ABD Merkez Komutanlığı güçlerine Suriye’nin doğusunda “İran Devrim Muhafızları’na bağlı grupların kullandığı tesislere karşı” hava saldırısı düzenleme yetkisi verdiğini bildirdi.

Austin, hava saldırısının Hesekê’deki dron saldırısına yanıt olarak düzenlendiğini sözlerine ekledi.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Amerikan saldırısında Dêrazor kenti içerisindeki bir silah deposu hedef alındı. Gözlemevi, bu saldırıda “İran yanlısı 6 savaşçının” öldüğünü belirtirken, iki “savaşçının” da Mayadin çölü ve Bukemal yakınında öldürüldüğü bilgisini verdi.

Kaynak: ANF

 

#ABD #Suriyede #İran #yanlısı #güçleri #hedef #aldı #ölü

İnfaz yakmaya absürt gerekçe: Olumsuz davranışı yok ama ısrarcı

‘İyi halli olmadığı’ gerekçesiyle tahliyesi 6 ay ertelenen Mizgin Çoku için yapılan itiraza gelen cevapta ‘olumsuz’ bir hareketinin olmadığı ancak ‘ısrarcı’ olduğu iddia edilerek, verilen karar savunuldu

Son iki yılda onlarca tutuklunun AKP’nin bir politikaya dönüştürdüğü infaz yakma sonucu tahliyesi engellendi. Onlardan biri de Mizgin Çoku.

Çoku’ya Mêrdîn’in Qoser (Kızıltepe) ilçesinde katıldığı siyasi parti faaliyetleri gerekçe gösterilerek, 2015’te hakkında başlatılan soruşturma kapsamında “örgüt üyesi olma” iddiasıyla hapis cezası verildi. Çoku, 5 yıl 2 ay 15 gün kalan hapis cezasının onanmasının ardından 27 Temmuz 2019’da tutuklandı.

Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’nden 1 Ocak 2023’te tahliye olması beklenen Çoku’nun “iyi halli olmadığı” iddiasıyla tahliyesi 6 ay ertelendi.

‘Olumsuz bir tutum yok ama…’

Çoku’nun avukatı kararı Diyarbakır İnfaz Hakimliği’ne taşıyarak itirazda bulundu. Ancak hakimlik, yapılan itirazı ret ederken, itiraz gerekçesinde ise pes dedirtti.

Mezopotamya Ajansı’ndan ( MA) Ahmet Kanbal‘ın haberine göre, itiraz gerekçesinde “…genel ve kısmi aramalarda olumsuz herhangi bir tutumunun görülmediği, sayım esnasında kurum personelinin çalışmalarını kolaylaştırmaya yönelik olumsuz tavırlarının bulunduğu, kurum görevlilerine ve hükümlülere yönelik tehdit, tahrik, yalan beyan gibi zorlayıcı tutum ve davranışlarının bulunmadığı ancak kurum içi sirkülasyonlarında ısrarcı tutumunun bulunduğu, infaz sürecinde birçok disipline konu eylemlerinin bulunduğu, hükümlünün bulunduğu koğuş içerisinde tutuklu ve hükümlüler ile birlikte cezaevi şartlarını gerekçe göstererek kapılara, mutfak tezgahına vurma eylemini gerçekleştirerek kurum demirbaşına zarar verdiği” iddiaları sıralandı.

Kararın devamında Çoku’nun 27 Kasım 2020’de yazdığı bir dilekçe ile PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın tutulduğu İmralı Ada Hapishanesi’ne naklini istemesi de gerekçe gösterilirken, “Açlık grevi ve slogan atma gibi örgütsel eylemlerinin bulunduğu, örgüt ile bağlarının devam ettirdiği yönünde kanaat oluşturduğu” denildi.

Mülakatta Çoku’ya, “pişman mısın?” sorusunun sorulduğu ancak pişman olmadığının belirtildiği gerekçede, ” iyi halli olduğu yönünde kanaatin oluşmadığı anlaşıldı” denildi.

MÊRDÎN

#İnfaz #yakmaya #absürt #gerekçe #Olumsuz #davranışı #yok #ama #ısrarcı

Hatay Valiliği depremzedeleri Erdoğan’ın katılacağı törene çağırdı

Hatay Valiliği, depremzedeleri AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılacağı temel atma törenine davet etti

Hatay’da arama kurtarma çalışmaları geç yapıldığı için tepki toplayan ve 46 gün geçmesine rağmen halka çözüm olamayan valilik, halktan “Helallik” isteyen AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bugün yapacağı temel atma töreni ziyareti öncesi depremzedelere mesaj attı. Valilik, depremzedeleri kentte yapımına başlanacak olan İskenderun, Kırıkhan, Hassa, Arsuz, Altınözü Afet Konutları ile Antakya, Defne ve İskenderun hastanelerinin temel atma törene davet etti.

HATAY

#Hatay #Valiliği #depremzedeleri #Erdoğanın #katılacağı #törene #çağırdı

Batman çayına petrol karışmasına tepki: Hesap vermeliler

Sorumsuzluk nedeniyle Batman çayına ham petrol karıştı. Ekolojist Rıdvan Ayhan ‘Boruyu buraya getirenler kanun önünde hesap vermeli’ dedi

Yetkililerin sorumsuzluğundan kaynaklı Batman Çayı’na ham petrol karıştığını belirten Ekolojist Rıdvan Ayhan, “Suyun geçtiği yere borunun bırakılması doğaya, insan yaşamına karşı yapılmış bir kötülük. Yetkililer attıkları yanlış adımlardan vazgeçmeli” dedi

Girêsîra Beldesi ile Mirzabey köyü arasında bulunan Kum mevkiinde meydana gelen sızıntıyı sabah saatlerinde fark eden köylüler durumu yetkililere bildirdi. Olay yerine BOTAŞ ekipleri, Batman Valiliği ve Êlih Belediyesi yetkilileri geldi. Yetkililerin buraya ulaşmasının ardından vana kapatılırken, belediye yetkilileri buraya yakın köylerde musluktan su içilmemesi uyarısında bulundu. Suyun yönünün değiştirilerek çay içinden geçen borunun tadilatının yapılacağı belirtildi ancak şimdiye kadar onarım işlemine başlanmadığı öğrenildi.

Bu bir katliam

Kentin yaşam alanı olan ve su ihtiyacını karşılayan Batman Çayı’nın içinden petrol boru hattının geçirmenin izahı olmadığın belirten ekolojist Rıdvan Ayhan, petrol kokusunun çaydan 2 kilometre uzaklıkta hissedildiğini söyledi.

Petrolün canlı yaşamanı tehlikeye attığını belirten Ayhan, kentin yeni bir doğa katliamı ile karşı karşıya kaldığını söyledi.

Hesap vermeli

Boru hattının taşınması gerektiğine vurgu yapan Ayhan, “Kentin su ihtiyacını karşılayan bu çayın riske atılmaması gerekiyor. Bu boru her an patlaya bilir. Kim bilir kaç yıllık boru. Suyun geçtiği yere borunun bırakılması doğaya, insan yaşamına karşı yapılmış bir kötülük. Yetkililer attıkları yanlış adımlardan vazgeçmeli. Boruyu buraya getirenler kanun önünde hesap vermeli” diye konuştu.

ÊLİH

#Batman #çayına #petrol #karışmasına #tepki #Hesap #vermeliler

Tutukludan mektup: Depremde sadece kız kardeşim kaldı, bana ihtiyacı var

Depremde ailesini kaybeden tutuklu İlyas Doğan, hayatta kalan kız kardeşine dışardan destek olmak için cezasının ertelenmesini istedi

Mereş merkezli depremlerde yakınlarını kaybeden tutuklular, sağ kalan aile bireyleri ile dahi iletişim kuramazken, kimi tutuklular ise ailesinin neredeyse tamamını depremde kaybetti.

Depremlerde ailesinden 9 kişiyi kaybeden 27 yıllık tutuklu İlyas Doğan yazdığı mektup ile cezasının ertelenmesini istedi. Bandırma 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Doğan, hayatta olan tek yakınının Semsûr’daki (Adıyaman) kız kardeşi olduğunu ifade etti.

‘Sağ kalan Kız kardeşimin bana ihtiyacı var’

Depremlerden 3 ay önce de babasını kaybettiğini hatırlatan Doğan, “6 Şubat tarihinde yaşanan depremde kardeşim İrfan ve eşi Nuriye’yi, onların çocukları Şiyar, Solin, Delila, Fatma ve Masal isimli yeğenlerimi, yine kız kardeşim Hüsniye ve oğlu Ali’yi kaybettim. Sadece kız kardeşim kaldı, bana ihtiyacı var” dedi.

Doğan, deprem sonrası tek kalan kardeşinin kendisini yalnız, çaresiz ve sahipsiz hissettiğini belirtti. “Onun yanında olmam gerekiyor” diyen Doğan, mektubunda şu sözlere yer verdi: “Mahpusluk bu zor zamanlarda onun yanında olmamı, birbirimizin yaralarını sarmamızı engelliyor. Dolayısıyla yardım istemek, sesimi duyurmaktan başka bir çare ve çözüm bulamadım.”

Ceza ertelemesi için meclise çağrı

Bugüne kadar birçok zorlukla baş ettiğini fakat deprem felaketinin ailesinde yarattığı yıkımın çok ağır olduğunu dile getiren Doğan, mektubunda şunları dile getirdi: “Ben veya durumu benim gibi olan mahpusların cezalarının 6 ay veya bir yıl ertelenmesi için mecliste bir çalışma yapılmasını için çağrıda bulunuyorum. Bu bir af veya ceza indirimi talebi değil. Gerekli güvenceler ve garantiler verilecek şekilde belirttiğim süreleri kapsayan bir düzenleme yapılabilmeli. Zor zamanlardan geçiyoruz bu süreci mahpushaneden takip etmek ve hiçbir şey yapamamak insanı daha da kahrediyor. Umarım yaşanan bu acılardan daha iyi bir siyaset, daha iyi bir toplum ve daha büyük bir dayanışma ile çıkılır.”

ANKARA

#Tutukludan #mektup #Depremde #sadece #kız #kardeşim #kaldı #bana #ihtiyacı #var

‘İmralı kapıları açılırsa sorunlar çözülür’

Son olarak kendisinden 25 Mart 2021’de haber alınan Abdullah Öcalan’a uygulanan tecride dair değerlendirmelerde bulunan kardeşi Mehmet Öcalan, Kürt halkına ve muhalefete İmralı kapılarının açılması için baskı yapılması çağrısında bulundu

İmralı Cezaevi’nde ağır tecrit altında bulunan PKK Lideri Abdullah Öcalan ile Hamili Yıldırım, Ömer Hayri Konar ve Veysi Aktaş’tan aylardır hiç haber alınamıyor. Hukukçuların, tüm başvuruları yanıtsız bırakılırken, tecridin sonlandırılmasına yönelik eylem ve etkinlikler devam ediyor.

Abdullah Öcalan’dan son olarak 25 Mart 2021 tarihinde kardeşi Mehmet Öcalan ile 3-4 dakika süren ve kesilen telefon görüşmesi ile haber alınabildi. O günden beri hiç haber alınamadığı gibi, ailesinin başvuruları da yanıtsız bırakıldı.

Son görüşmenin üzerinden iki yıl geçti

Son görüşmenin üzerinden yarın iki yıl geçmiş oluyor ve  Mezopotamya Ajansı’dan (MA) Mahmut Altıntaş’a konuşan Mehmet Öcalan, tecrit uygulamalarının son bulması için kamuoyuna çağrıda bulundu.

Son telefon görüşmesinde Abdullah Öcalan’ın tecrit uygulamalarına tepki gösterdiğini aktaran Mehmet Öcalan, “2 yıl önceki telefon görüşmesinde başkan bana ‘Seni gönderdiler mi yoksa kendin mi geldin?’ diye sordu. Bende cezaevi müdürünün aradığını ve görüşme yapabileceğimizi söylediğini, ben de kabul ettiğimi söyledim. Bunun üzerine başkan, ‘Benim hukuksal haklarım var, her şeyden önce avukatlarımla görüşmeliyim. Devlet yanlış yapıyor, sende buna alet olarak yanlış yapıyorsun, bunu düşünerek kabul etmemeliydiniz’ dedi. Daha sonrasında ise telefon kapandı zaten” diyerek Türkiye’nin kendi hukukunu dahi çiğnediğini ifade etti.

İmralı kapıları açılsın diye baskı yapılmalı

Abdullah Öcalan’ın Ortadoğu’da büyük bir ağırlığı olduğunu ifade eden kardeş Öcalan, Türkiye’nin hukuka bağlı bir ülke olduğu iddiasının 25’inci yıla giren tecritle çürütüldüğünü söyledi.

Uluslararası kurumların da Türkiye’nin uyguladığı tecride ortak olduğunu ifade eden Mehmet Öcalan, “İmralı kapılarının açılması, sadece bir şahıs için değil, yıllardır Ortadoğu’da akan kanın durması için gerekiyor. Onların televizyonlarını da izliyorum, aydınları aydın değil, muhalifleri, muhalif değil. Hiçbiri gerçeği konuşmuyor. Hiçbiri İmralı cezaevinde uygulanan ağır tecrit uygulamasından bahsetmiyor. Bu da onların utancı. HDP ve Kürt kurumları dışında tecritten bahseden yok. Çağrımız, aydınlara ve Kürt halkına o dur ki, toplumsal tepkilerini büyütsünler ve İmralı kapılarının açılması için devlete baskı yapsınlar” ifadelerini kullandı.

Kendi öz gücümüze güvenelim

Muhalif partilerin tecrit uygulamaları karşısındaki sessizliklerini eleştiren Mehmet Öcalan, “Muhalefet şunu desin; biz eğer iktidar olursak, Kürt meselesini demokratik bir şekilde çözeceğiz. Bunları söylemesini istiyoruz. Ancak bunları söyleyebileceklerine pek inancım yok. Ortadoğu’da Kürt meselesi çözülmeden hiçbir sorun çözülmez. HDP’de kimseden beklenti içinde olmasın, hiçbirimiz kimseden bir şey beklemeyelim. Kendi özgücümüze güvenelim, birliğimizi sağlayalım” şeklinde konuştu.

Mücadeleyi büyütmemiz lazım

İmralı kapılarının açılması durumunda Kurdistan, Türkiye ve Ortadoğu’daki birçok sorunun çözüleceğine vurgu yapan Mehmet Öcalan, “Özelikle de Kürtlere çağrım, mücadelelerini her yerde büyütsünler, bundan başka bir çaremiz yok. Eğer biz bilgelikle mücadelemizi yürütür ve birliğimizi sağlarsak, ilerde büyük bir etkisi olur. Eğer İmralı kapıları açılırsa bütün sorunlar çözülecektir” diye konuştu.

RIHA

 

#İmralı #kapıları #açılırsa #sorunlar #çözülür

Foreign Policy: Federe Kurdistan ‘kartondan bir ev’

Amerika’da yayın yapan Foreign Policy dergisi, Federe Kurdistan Bölgesi’ne ilişkin özel bir dosya yayınlayarak ‘kartondan ev’ benzetmesini kullandı ve ‘evin yıkıldığını’ söyledi

Amerika Dışişleri Bakanlığı, yıllık insan hakları karnesini yayınladı. Yayınlanan karnede, insan hakları konusunda Kürdistan Bölgesi’ne yönelik sert eleştirilerde bulundu. Federe Kurdistan Bölgesi yetkilileri ise sert eleştirileri reddetti. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın raporunun ardından Amerika’da yayın yapan Foreign Policy isimli dergi, Kürdistan Bölgesi’ni mercek altına aldı.

Dergi, Federe Kurdistan Bölgesi’ni ‘kartondan bir eve benzetiyor’ ve ‘yıkıldığına’ dikkat çekiyor.

Dergide, ABD’nin Kurdistan Bölgesi’nden ‘umutsuz olduğu’ ifade edilerek, “Bir zamanlar huzurlu olan bu coğrafyada şimdilerde karanlık olaylar gelişiyor” deniliyor.

Dergide, Süleymaniye’nin Çemçemal ilçesinden örnekler verilerek, “Çemçemal, doğalgazın merkezi olmasına rağmen halk aylık birkaç yüz dolarla geçimini sağlamaya çalışıyor” ifadelerine yer veriliyor.

Dergide söz konusu Federe Kurdistan Bölgesi raporuna da yer verilerek, bölgede şeffaflığın olmadığı, bölgenin parti yetkilileri tarafından bölüşüldüğüne dikkat çekilerek, halkın düşünce ve ifade özgürlüğünün yokluğundan dolayı tutuklandığını ve yurtdışına göç ettiğini vurguluyor.

Dergide, raporun sonundaki şu ifadelere de yer veriliyor: “Yönetim, bölgede iktidar olan YNK ve KDP partilerinin elinde. KDP, Duhok ve Hewlêr kentlerini; YNK ise Süleymaniye kentini kontrol ediyor. Her bölgenin siyasetini orada bulunan parti yetkilileri belirliyor. Siyasi ilişkiler, iş olanağı elde etmenin ve sorunların çözümünün kaynağı olarak görülüyor. Güvenlik güçleri ise partilere bağlı.”

Kaynak: RojNews

#Foreign #Policy #Federe #Kurdistan #kartondan #bir

Fransa’da halk sokakta: Belediye binası ateşe verildi

Fransa’da halk emeklilik yasasına karşı sokağa indi yüzbinlerce kişinin katıldığı eylemlerde Bordeaux belediye binası ateşe verildi

Fransa’da, emeklilik yaşını kademeli olarak 64’e yükseltmeyi öngören yasaya karşı çıkan 1 milyonu aşkın Fransız sokağa indi. Göstericiler, hükümetten, mecliste oylama yapılmadan nihai olarak kabul edilen yasadan vazgeçilmesini talep etti.

Polisle çatışmalar

Dijon, Rennes ve Rouen’de polis ve göstericiler arasında gerginlik yaşandı. Paris’te düzenlenen protestoda polis ve göstericiler arasında çatışma çıktı. Halk çöp ve çöp bidonlarını ateşe verdi.

Sendikalar kararlı

Ülkenin önde gelen işçi ve öğrenci sendikaları, yaptıkları ortak açıklamada, yasaya karşı hafta sonu ve 28 Mart Salı günü gösteriler düzenleme ve greve gitme çağrısında bulundu.

Gözaltına alınanlar var

Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, yerel basına yaptığı açıklamada, gösterilerde en az 172 kişinin gözaltına alındığını, 149 polis ve jandarmanın yaralandığını belirtti. Darmanin, ülke genelinde 140 yangın söndürüldüğünü ve Paris’te 50 yangının sürdüğünü kaydetti.

Belediye binası ateşe verildi

Yasa karşıtı halk Bordeaux kentinde belediye binasının kapısını ateşe verdi. Yangın kısa sürede söndürüldü.

DIŞ HABERLER

#Fransada #halk #sokakta #Belediye #binası #ateşe #verildi