Ana Sayfa Blog Sayfa 771

Toprak suya mı kavuştu?

Tarım ve Orman Bakanı Kirişci, Riha ve Semsûr’daki sel ile ilgili ’15 canımızı aldı ama kuraklık riski vardı, toprak suya kavuştu’ dedi. Bu sözlerin kötü niyetli bir söz değilse bile en hafif tabirle aymazlık olacağı belirtiliyor

Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, depremin ardından en az 17 kişinin yaşamını yitirdiği Riha ve Semsûr’daki sel ile ilgili tepki çeken bir açıklamada bulundu. Canlı yayında konuşan Bakan Kirişçi, önceki gün “küresel ısınmaya” bağladığı sel ile ilgili bu defa “Evet 15 canımızı aldı ama toprak suya kavuştu” dedi. Selin ardından Atatürk Barajı’nda su seviyesinin 300 bin metreküp arttığını söyleyen Kirişçi’nin, “Tabii ki taşkın, sel olmasın. Üç günde bu kadar yağış olsun elbette istemeyiz. Yağışların düzensizliği var. Kuraklık riski de vardı. Bir taraftan 15 canımızı aldı ama diğer taraftan toprak suya kavuştu” ifadeleri hayretle karşılandı. Tüm su yönetimi elinde olan Bakan Kirişçi, bölgede bulunan barajlardan çiftçiye su ulaştırılmasını sağlamazken, çiftçiyle adeta dalga geçen açıklaması tepkilere yol açtı.

Çiftçiye su verilmiyor

Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, kuraklığa neden olan birçok uygulamaların üstünü örterek, tohum şirketlerine çağrıda bulunup daha az suya ihtiyaç duyan, kuraklığa dayanıklı çeşitler üzerinde çalışmalarını istedi. GDO yanlısı olarak bilinen bakanın tarımı, ‘Türkiye yüzyılının’ en güçlü ayaklarından birisi olması gerektiğini belirterek, “Gerek tarım topraklarımız gerekse tarımsal sulama başta olmak üzere üretim için kullanmış olduğumuz suyumuz ve diğer girdilerimiz konusunda biraz hoyratça davrandığımızı söylememiz çok abartı olmaz” demişti. Ancak bu hoyratlığın suların enerji şirketlerine bağlanmasından kaynakladığı, çiftçinin ise susuzlukla boğuştuğu bilinirken, bu sözler anlamını yitiriyor. Atatürk Barajı’nın dibinde yer alan Riha’nın örneğin Bozova ilçesine 2006’da Erdoğan’ın birkaç yıl içinde suya kavuşacaklarını belirttiği çiftçiler halen suya kavuşmayı beklerken, her yıl yüzlerce fıstık ağacı susuzluk nedeniyle kurumaya devam ediyor.

Açıklama iyi niyetli olamaz

Riha ve Semsûr coğrafyasında bulunan devasa büyüklükteki Atatürk Barajı, Çamgazi Barajı, Birecik Barajı, Hacıhıdır Barajı ve Karkamış Barajı bölgede ortaya çıkan sellerin ve kuraklığın başlıca nedenlerinden birisiyken, aynı zamanda bölgede susuzluğun da en büyük nedeni olarak öne çıkıyor. Bakan Kirişçi bugüne kadar bölge çiftçisini yeraltı suyuna mahkum eden politikalara yönelik bir çözüm önerisini duyan olmadı. Çiftçinin her geçen gün yoksullaşmasına ve toprağından kopmasına neden olan politikaların bir parçası olarak bakanlığını sürdürürken, sel felaketini yaratanların bir parçası olarak seli ‘toprak suyla buluştu’ ifadesi ile yorumlayan Kirişçi’nin yaptığı açıklama iyi niyetli bir açıklama olarak değerlendirilmiyor.

Tarım ve su politikaları

Bölgede yaşanan kuraklık nedeniyle zor günler geçiren çiftçilere, yanı başındaki büyük barajlardan su verilmezken, yeraltından su çekmek zorunda bırakılan çiftçiler DEDAŞ’a yüksek faturalar ödemeye mahkûm eden politikaların başında yer alan Bakanın açıklamaları dikkat çekici içerik taşıyor. Diğer yandan yeraltı suları derinlere kaçarken, büyük barajlar bölgesel iklim değişimini tetikliyor olması görmezden geliniyor. Aynı zamanda barajların bölgede yağış düzenini etkileyerek sellerin ortaya çıkmasına neden olan bu yıkımı ‘üç günde bu kadar yağış olmasını istemezdik’ gibi abuk açıklamalar yapan Bakan Kirişçi halkla dalga geçmeye devam ediyor. Oysa bir gün dereler azgınca ve sellerle akarken, ertesi gün kuru bir dere yatağıyla yüz yüze kalınıyor olması iklim değişikliğinin sonuçları olarak öne çıkarken, son sel küresel iklim değişiminin bir parçası olmasına karşın, buradaki sel ve kuraklığın nedeni iktidarın tarım ve su politikalarından kaynaklanmaktadır.

Irak ve Suriye’ye su verilmiyor

Bakan Kirişçi diğer yandan Atatürk Barajı’nda 300 m3 su artışı yaşandığını belirtirken selde yaşamını yitirenleri görmezden geliyor. Artan su miktarına sevinen Bakan’ın bu sevinci enerji üretimiyle ilgili olduğu ise bölge halkına ve Irak ile Kuzey Suriye’ye karşı yürütülen su politikalarından anlaşılabiliyor. Geçtiğimiz günlerde Irak Su Kaynakları Bakanlığı Sözcüsü, Türkiye’den Dicle ve Fırat nehirleri aracılığıyla Irak’a gelen suya koydukları engelleri kaldırmasını istediklerini belirterek, Irak’ın saniyede 400 ila 500 metre küp suya ihtiyacı olduğunu bildirdi. Irak Su Kaynakları Bakanlığı Sözcüsü Xalid Şemal yaptığı açıklamada Irak’a gelen suyun engellenmesine ilişkin Türkiye’ye resmi bir yazı gönderdiklerini belirterek şunları söyledi. “Türkiye’nin inşa ettiği devasa barajlarda hapsedilen su, komşu ülkelere karşı bir silah olarak kullanıldığı biliniyor. Aynı şeyi Riha ve Amed’de Kürt çiftçilerine ve halka karşıda su bir baskı aracına dönüştürülmüş durumda.”

EKOLOJİ SERVİSİ

#Toprak #suya #mı #kavuştu

Yıkımların hesabı sorulacak

İklim Adaleti Koalisyonu, AKP hükümetinin son 20 yılda yaşattığı ekolojik yıkıma işaret ederek deprem ve sel felaketinde yaşanan ihmallere ve onca yıl boyunca bunun için bir önlem alınmamış olmasına tepki göstedi

İklim Adaleti Koalisyonu, ülkenin depremin ardından bir de sel felaketiyle sarsıldığı günlerde yaşanan bu yıkımın yaralarını dayanışma ve hesap sorarak saracaklarını açıkladı. Koalisyon üyelerince yapılan açıklamada AKP hükümetinin bu yıkımdan tamamen sorumlu olduğu söylendi. İklim Adaleti Komisonu, “Depreme hazırlık konusunda gözardı edilen bu coğrafya, sel riskine karşı önlemler konusunda da ihmal edilmiştir. Bölge halkının iklim krizinin yaratabileceği felaketlere hazırlanması için uzun yıllar boyunca hiçbir şey yapmayan AKP hükümeti, sel sonrası yaşanan sosyal felaketten tamamen sorumludur” diye belirtildi.

Riha fakirlik seviyesinin en altında

Açıklamada Dünya Bankası’nın, ilkini Türkiye için hazırladığı ve 2022 ortasında yayınlanan ‘Ülke İklim ve Kalkınma Raporu‘nun (CCDR) ‘İklim, Refah ve Adil Geçiş’ başlıklı notuna işaret edildi. Söz konusu raporda yer alan, depremden en ağır şekilde etkilenen illerden biri olan Riha’nın, Türkiye’de fakirlik seviyesinin altındaki en kalabalık il olduğu bilgisine değinilen açıklamada, raporda fakir nüfusun sele maruz kalma riskini gösteren grafiğinde Riha’nın, açık ara farkla önde göründüğü hatırlatıldı.

Halkın sorunları derinleşecek

Tüm bu raporlamalara rağmen herhangi bir önlem alınmayarak insanların zaten çadır ve konteynerlerde yaşamaya çalıştığı bölgede yaşanan sel felaketine de işaret edelen açıklamada, “Ne yazık ki, bu verilere hükümet gözlerini kapatmış, bölge insanının refahını gözeten politikalar hayata geçirilmemiştir. Yaşanan sel felaketi sonrası zaten büyük oranda yoksullukla mücadele eden bölge halkının sorunlarının daha da derinleşeceği açıktır. Urfa-Adıyaman sel felaketi, ekolojik yıkımlarla toplumsal felaketlerin ne kadar iç içe geçtiğini, ekosisteme verilen tahribatın er ya da geç ama mutlaka sosyal kayıplara neden olacağını bir defa daha gösterdi” diye belirtildi.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Yıkımların #hesabı #sorulacak

3 vekilin dokunulmazlık dosyaları Meclis’te

HDP’li vekiller Hüda Kaya, Musa Piroğlu ve TİP milletvekili Barış Atay’ın dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin dosya Meclis Başkanlığı’na sunuldu

Partilerin 14 Mayıs’ta yapılacak seçimler için hazırlıkları devam ederken, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekilleri Hüda Kaya ve Musa Piroğlu ile Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Barış Atay’a ait dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin dosyaları, Meclis Başkanlığı’na sunuldu.

Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması amacıyla Meclis’e gönderilen dosyalar, Anayasa Adalet Karma Komisyonu’na sevk edildi.

ANKARA

#vekilin #dokunulmazlık #dosyaları #Mecliste

IPU, Kobanê Davasını izlenmesi için raportör atayacak

HDP davalarını izleyen Parlamentolar Arası Birlik (IPU) Genel Kurulu, Bahreyn’de gerçekleştirdiği oturumda, Kobanê Davası’nın izlenmesi için raportör atamaya ve bir üst düzey heyet göndermeye karar verdi

Parlamentolar Arası Birlik (IPU) Genel Kurulu’nun 146. Oturumları Bahreyn’in başkenti Manama’da 11-15 Mart tarihleri arasında gerçekleştirildi. Oturumlara Halkların Demokratik Partisi (HDP) adına resmi Meclis delegasyonunda Dış İlişkiler Komisyonu Eş Sözcüsü Hişyar Özsoy katıldı.

30 milletvekili hakkında tutuklama kararı

Yapılan oturumların karar metninde HDP milletvekillerine yönelik 20 Mayıs 2016’dan beri 600’ün üzerinde “terör” suçlaması yönetildiği belirtildi. 2018’den bu yana 30 parlamenter hakkında tutuklama kararı verildiği, 13 HDP’linin milletvekilliğinin düşürüldüğü ve bu sayının artabileceğine dikkat çekildi.

Eşbaşkanlara açılan davalar siyasidir

Kararda 2018 yılında HDP davalarını takip eden IPU yetkilisinin gözlemlerine referansla, önceki dönem HDP Eş Genel Başkanları Yüksekdağ ve Demirtaş’ın adil yargılanmadığı ve her iki eş genel başkana yönelik dosyaların siyasi olduğu ifade edildi.

AİHM içtihatları göz ardı ediliyor

Kararda, ilk derece mahkemelerden Anayasa Mahkemesi’ne kadar Türkiye’deki yargı kurumlarının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihatlarını tamamen göz ardı ettiği sonucuna varıldığı ifade edildi.

20 Aralık 2020’de AİHM Büyük Daire tarafından verilen Demirtaş kararının hatırlatıldığı raporda, Demirtaş’ın o zamandan beri serbest bırakılmaması bir yana, hakkında açılan yeni davalarla cezaevinde tutulmaya çalışıldığı hatırlatıldı. Kararda, AİHM tarafından 1 Şubat 2022’de dokunulmazlığı kaldırılan 40 milletvekili hakkında ifade özgürlüğünün ihlaline ilişkin verilen karar da gündeme getirildi. Ayrıca Türk makamları tarafından HDP milletvekillerinin yargılanmalarına ilişkin kapsamlı bilgi sağlandığı ancak bu bilginin suçlamaları ve mahkumiyetleri destekleyecek somut olgu ve gerçeklerden uzak olduğunun da altı çizildi.

HDP kapatma davasına ilişkin İPU kararları

HPD’ye yönelik açılan kapatma davası ile birlikte diğer davaların ele alındığı karar metninde alınan bazı önemli kararlar şöyle:

  • HDP’nin kapatılması olasılığının her geçen gün daha da artmasından derin bir endişe duyulmaktadır. Seleflerinin mahkeme kararıyla kapatıldığı da göz önünde bulundurularak, HDP’yi kapatma girişimi yetkililerin yanlış bir şekilde PKK ve HDP’yi bir ve aynı olarak görmeye devam ettiğini bir kez daha göstermektedir. Komite bu bağlamda; iki örgütün büyük ölçüde aynı sosyal tabana dayandığını ve benzer hedefler izlediğini kabul ederken, HDP’nin amaçlarına ulaşmak için herhangi bir şekilde şiddeti savunmayan yasal bir siyasi parti olduğunu hatırlatır. HDP’nin kapatılması durumunda, HDP’den aday olacak kişilerin önümüzdeki seçimlere girememeleri ve dolayısıyla parti seçmeninin TBMM’de temsil edilme haklarını kullanamamaları kaygı vericidir. Komite, HDP’nin varlığının ve işlevinin devam etmesine izin verileceğine dair güvence talep eder. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bir partinin kapatılmasının çok istisnai durumlarda alınan uç bir önlem olduğu ve başta Türkiye aleyhine olmak üzere bir siyasi partinin yasaklanmasının insan hakları ihlali sayıldığı yönünde birçok karar verdiğini hatırlatır. Bu nedenle Türk makamlarını, parti kapatılması konusunda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmek için ellerinden gelenin en iyisini yapmaya davet eder. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bazı HDP milletvekillerini etkileyen davalarda verdiği son kararların Türkiye tarafından uygulanmaması yönünde kaygılar mevcuttur. Bu milletvekilleri ifade özgürlüklerinin ihlal edilmesine maruz kalmışlardır ve Sayın Demirtaş örneğinde de belirlendiği üzere cezai yargılamalar muhalefeti boğmayı amaçlamaktadır.
  • Dokuz parlamenterin halen cezaevinde olmasından derin endişe duyulmaktadır. TBMM tarafından sağlanan en son kapsamlı bilgiler, HDP milletvekillerinin siyasi haklarının meşru kullanımıyla bağlantılı olarak hedef alındıkları yönündeki şüpheleri ortadan kaldırmamaktadır. Bu nedenle, Komite Türk makamlarını tutuklu bulunan milletvekillerinin durumlarını gözden geçirmeye ve onları serbest bırakarak haklarındaki cezai takibatı sonlandırmaya çağırmaktadır.
  • Komite ayrıca, adil yargılanma hakkına yönelik duyulan endişeler ve bu yargılamaların sonucunun HDP’nin kapatılması talebi üzerinde sahip olabileceği belirleyici etkiyi göz önünde bulundurarak, Kobani Davası duruşmasına gözlemci göndermeye karar vermiştir.
  • Yukarıda belirtilen tüm endişeler ve Türkiye’de yaklaşan seçimler ışığında, söz konusu ülkeye gidecek bir heyetin mevzu bahis meseleleri tüm ilgili makamlar ve diğer paydaşlarla doğrudan tartışmasının şu anda son derece yerinde olacağını düşünmektedir.

Birleşmiş Milletler’e üye 179 ülkenin milletvekillerinden oluşan dünyanın en büyük karma parlamentosu olan ve 2016 yılından beri dokunulmazlıkları kaldırılan HDP’li milletvekillerin durumunu takip eden IPU’nun Parlamenterlerin İnsan Hakları Komitesi 64 HDP milletvekilinin hukuki durumunu takip ediyor.

HABER MERKEZİ

#IPU #Kobanê #Davasınıizlenmesi #için #raportör #atayacak

Deprem kentlerinde 40’ıncı gün anmaları yapılıyor

Mereş’te yaşanan depremlerin ardından 40’ıncı gün anmaları yapılıyor. Siyasetçiler deprem kentlerinde

Mereş’te (Maraş) 6 Şubat’ta sabah karşı ve gün içinde peş peşe yaşanan depremlerde resmi verilere göre 48 bini aşkın yurttaş hayatını kaybetti. 11 kentin büyük hasar aldığı depremlerin üzerinden 40 gün geçerken, birçok yerde depremlerde hayatını kaybedenler için 40’ıncı gün anmaları yapılıyor. Bu kapsamda başta Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) , Halkların Demokratik Partisi (HDP), Halkların Demokratik Kongresi (HDK) olmak üzere siyasi partiler deprem kentlerinde anma programları yapıyor.

Aydeniz Meletî’de

Onlarca insanın hayatını kaybettiği kentlerden Meletî’de (Malatya) yapılan anma törenine Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz katılırken, HDK, HDP, Yeşil Sol Parti ve SYKP’den oluşan bir heyet ise Hatay’a gitti.

HDP Eşbaşkanı Hatay’da

HDK Eşsözcüsü Esengül Demir, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce, HDP Eş Genel Başkan Yardımcıları Naci Sönmez, Tülay Hatimoğulları, HDP MYK üyesi Elif Bulut ve Milletvekilleri Oya Ersoy ile Nimetullah Erdoğmuş, Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP) MYK üyesi Orhan Kok’tan oluşan heyet ilk olarak Samandağ ilçesi Hızır Türbesi’ne geçti.

Buldan selin vurduğu Riha’da

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Parti Grup Sözcüsü Ebru Günay ve beraberindeki bir heyet ise depremlerin ardından üç gün önce yaşanan selden etkilenen Riha’da (Urfa) anma programına katıldı.

Ayrıntılar geliyor…

 

#Deprem #kentlerinde #40ıncı #gün #anmaları #yapılıyor

Freddy kasırgasında ölü sayısı 400’ü aştı

Orta Afrika’da etkili olan Freddy kasırgasında ölü sayısı 400 oldu

Orta Afrika’yı vuran Freddy kasırgasında ölü sayısı 400’e çıktı. Freddy kasırgası son haftalarda bölgeyi iki kez vururken, Mozambik’te 73 kişi, Madagaskar’da 17 kişinin ölümüne yol açarken, ölümlerin çoğunluğu ise Malavi’de yaşandı.

183 bin kişi yerinden oldu

Malavi Cumhurbaşkanı Lazarus Chakwera, “Bu felaketin bilançosu 225’ten 326 ölüye yükseldi” dedi. Chakwera, yerlerinden olanların sayısının da 183 bini aştığını belirtti.

Kasırga, Hint Okyanusu’nda doğudan batıya 8 bin km’den fazla yol kat ederken, ilk olarak 21 Şubat’ta Madagaskar’ın doğu kıyılarını vuran kasırga daha sonra Mozambik’e geçti. Kasırga mart ayı başında yeniden Madagaskar’a dönerken, ardından önce Mozambik, sonra Malavi’yi vurdu.

DIŞ HABERLER

 

#Freddy #kasırgasında #ölü #sayısı #400ü #aştı

Mereş depremleri: 40 günde neler yaşandı?

Depremin üzerinden tam 40 gün geçerken, şimdiye dek en az 48 bin kişi yaşamını yitirdi. Ne AFAD, ne Kızılay ne de devletin kendisi depremzedelerin yanında oldu. İktidar ‘kader’ sözlerine sığınıp sorumluluk almazken, depremin yaraları dayanışmayla sarıldı

Mereş (Maraş) merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen ve 11 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerin bugün 40. günü. Resmi açıklamalara göre, şu ana kadar en az 48 binden fazla kişi yaşamını yitirirken, gayri resmi açıklamalar ise kayıpların çok daha fazla olduğunu yönünde. AKP-MHP iktidarı depremin en kritik olduğu ilk üç gününde yeterli refleksi gösteremediği için can kayıpları artarken, hiçbir sorumluluk hissetmeyen iktidar yine “kader planına” sığındı. Depremzedeler ise yaralarını dayanışmayla sardı. Depremin ilk gününden itibaren yaşanılan önemli hak ihlallerini ve adaletsizlikleri derledik.

HDP ilk saatlerde oradaydı

Depremin gerçekleşmesinin hemen ardından Halkların Demokratik Partisi (HDP) Deprem Kriz Koordinasyon Merkezi kurdu. İlk günden beri depremzedelerin yanında olan HDP Kriz Koordinasyonu iktidarın ulaşmadığı birçok köye ve deprem alanına ulaşarak depremzedelere yardım etti. Öte yandan dayanışmaya tahammül edemeyen AKP-MHP iktidarı HDP’nin Bazarcix’ta (Pazarcık) kurduğu koordinasyon merkezine kayyum atadı. Buna rağmen HDP, dayanışmayla depremzedelerin yanında olmaya devam etti.

Erdoğan ‘helallik’ istedi

Depremin ilk günlerinde deprem bölgelerinde ne AFAD ne de bakanlar vardı. Deprem sonrası eleştiriler ve istifa sözleri yankılanırken, Erdoğan, Semsûr’da (Adıyaman) ‘helallik’ istedi. Erdoğan, “Maalesef ilk birkaç gün Adıyaman’da arzu ettiğimiz etkinlikte çalışma yürütemedik. Sizden helallik istiyoruz” dedi. Bunun üzerine sanal medya hesaplarında kullanıcılar ve depremzedeler “#Helaletmiyoruz” etiketiyle tepki gösterdi.

Kızılay’ın çadır tüccarlığı!

Meletî’de (Malatya) en büyük çadır ve konteyner fabrikası olmasına rağmen “ekonomik gerekçeleri” öne sürerek çadır ve konteyner üretmeyen Kızılay’ın tüccarlık yaptığı ortaya çıktı. Depremzedeler soğuk hava şartlarında sokakta kalırken, Kızılay Ahbap Derneği’ne 46 milyon TL’lik çadır satışı yaptı. Birçok skandalla deprem süreci boyunca gündemimizden düşmeyen Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, iddiayı doğrulayarak yasal olduğunu savundu.

Bahçeli depremzedeleri azarladı

Nefret söylemleriyle gündemden düşmeyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Elbistan’da bulunan konterner kentleri ziyaret ederken depremzedelerin tepkisiyle karşılaştı. Bunun üzerine Bahçeli depremzedeleri azarlayarak, “Sayın Cumhurbaşkanımız ve diğer yetkililerin ziyaretini sabote etmeye hakkınız yok. Sessizlik olacak. Hepsini dağıtın gitsin, indirin şunları. Hadi bakalım” dedi. Bahçeli, deprem süresince ‘hükümet istifa’ sloganı atan binlerce yurttaşı hedef almıştı.

Yas ömür boyu devam edecek

Depremin etkilediği 11 kentte 40’ıncı gün anmaları yapılıyor. Anmaların yapıldığı kentlerden biri de Semsûr. Yakınlarını kaybeden ve onların acısını paylaşan yüzlerce kadın siyahlar giyinerek ağıtlar yakıp gözyaşı döküyor. Yasın tutulduğu yerlerden biri de depremle birlikte adeta yok olan Mala Bava (Ahmet Hoca) köyü. Yardımın gelmediği köyde, yurttaşlar ölü ve yaralılarını kendileri enkaz altından çıkarırken, devletten yana bir yardım görmediklerini ve sadece halkın kendilerine destek olduğunu söyleyen mahalle sakinlerinden Fatma Ağır, “Bu yasımız ömür boyu devam edecek” diyor.

283 müteahhit tutuklandı

Şimdiye dek depremlerin ardından toplamda 283 müteahhit tutuklandı. Müteahhitlerin birçoğu deprem sonrası yurtdışına kaçmaya çalışırken gözaltına alındı. Onlardan bazıları şöyle Rönesans Rezidans’ın müteahhidi Mehmet Yaşar Coşkun Karadağ’a kaçarken İstanbul Havalimanı’nda tutuklandı. Kule Apartmanı’nın müteahhidi Ömer Cihan, Antalya’da gözaltına alınarak tutuklandı. Erdoğan Apartmanı’nın müteahhidi Mustafa Erdoğan Keçecioğlu, Ankara’da gözaltına alınarak tutuklandı. Rende Sitesi’nin sahibi Arif Semi Rende Eskişehir’de yakalanıp tutuklandı. 13 kişinin hayatını kaybettiği Belen ilçesine bağlı Karaağaç Konarlı Mahallesi Asri Caddesi’ndeki binanın şantiye şefleri Hakan Koç ve İsmail Öztürk, proje müellifi Bahtiyar Ergün, yapı sahibi İbrahim Sunar, mimari proje müellifi Yıldız Akçalı Ergün ve yapı denetim sorumlusu Cihat Ateş gözaltına alındı. Hakan Koç, İsmail Öztürk, Bahtiyar Ergün ve Cihat Ateş, ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak’ suçundan tutuklandı. Diğer şüpheliler İbrahim Sunar ve Yıldız Akçalı Ergün ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

HDP’den video: Hesap vereceksiniz

Halkların Demokratik Partisi (HDP), sanal medya hesabından “40 gün oldu. Yasımızı tutamadık. Hesap vereceksiniz” başlıklı bir video paylaştı. Depremin 40’ıncı gününe dair paylaşılan videoda, depremzedelerin “devlet nerede” çığlığına vurgu yapılırken, deprem sonrası açığa çıkan fotoğraf kareleri paylaşıldı.
Depremzedelere hakaret mevki getirdi

AKP’yi depremde yeterli yardım ulaştırmadığı için eleştiren depremzedelere “tasmalı it” diyerek hakaret eden Tuğrul Selmanoğlu AKP’nin seçim koordinasyonunda “başkan yardımcılığı” görevi verildi. Sanal medya hesabından AKP’nin “yurtdışı seçim koordinasyonları” görevlendirmelerini paylaşan AKP Yurtdışı Seçim Koordinasyon Merkezi Başkanı Muhammed Fatih Toprak’ın mesajıyla ortaya çıkan olaya göre, sanal medyada ürettiği içeriklerle AKP’ye destek verdiği bilinen Selmanoğlu, AKP “Yurtdışı Seçim Koordinasyon Merkezi Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Başkan Yardımcılığı” görevine getirildi.

Çadırlara sayaç taktılar

Depremlerin ardından geç kalan arama kurtarma çalışmaları, yardımlar ve satılığa çıkardığı çadırlar ile tepkilerin odağında olan AKP-MHP iktidarının başka bir skandalı daha imza atarak Mereş’in Bazarcix(Pazarcık) ilçesine bağlı Narlı Mahallesi’nde depremzedelerin çadırlarına elektrik sayacı takıldı. Sayaçların takılmasına tepki gösteren depremzedeler ise kendilerine “3 ay sonra ödeyeceksiniz.” yanıtının verildiğini iddia etti. Fatura endişesi duyan depremzedeler elektrikli sobayı “faturayı nasıl ödeyeceğim” korkusu ile yakamıyor. Öte yandan depremzedelere hasarlı veya yıkılan evlerinin enkazının kaldırılması ile ilgili de masrafları kendilerinin ödeyeceği bilgisi verilmiş. Enkaz kaldırma çalışmalarında kullanılacak kepçe ve benzeri araçların bedelini yine depremzedelerin ödeyeceğini dair ailelere tebligat gittiği ifade ediliyor.

MHP’li polis yardımları çaldı

Öte yandan Dîlok’un (Antep) İslahiye ilçesinde görevlendirilen ve görev bitimi depremzedelere dağıtılan bazı yardım malzemelerini resmi otobüse yükleyip evine götüren emniyet müdürü Yadigar Işık tutuklandı. MHP’li olduğu ortaya çıkan Yadigar Işık, çadır, yağmurluk, konserve gıdalar gibi birçok ihtiyacı çalmıştı.

Asbeste önlem alınmıyor

Enkaz kaldırma çalışmaları da iktidarın skandalı haline döndü. İş makineleri aracılığıyla kamyonlara yüklenen molozlardan yükselen asbest depremzedelerin halk sağlığını tehdit ediyor. İş makineleri aracılığıyla kamyonlara yüklenen molozların döküm yerleri ise ya çadır kentlerin yanı başı ya da zeytinlik veya dere yatakları ile tarım alanları oluyor. Ekolojistler enkaz kaldırma çalışmalarının tedbirli bir şekilde yapılmaması durumunda depremin öldürmediği depremzedelerin gelecek yıllarda kanser hastalığına yakalanabileceğini söylüyor.

Oradaydım, hiçbiriniz yoktunuz!

HDP Milletvekili Tülay Hatimoğulları’nın Meclis’te yaptığı konuşma ise gündeme oturdu. Memleketi Hatay’da yaşananları ve tanıklıklıklarının anlatan Hatimoğulları, “Benim ailemin yaşadığı mahallede şu an 5 ev ayakta ve tamamı yıkılmış durumda; şu an ne bir komşumuz kaldı ne bir yakınımız kaldı” dedi.

AKP-MHP’nin “Burada depremin yaralarını sardık” diyemeyeceğini vurgulayan Hatimoğulları, “Siz yara sarmadınız; depremin ilk saatlerinden itibaren ben oradaydım. Bazı bölgelerde iki gün, bazı bölgelerde üç gün boyunca devlet yoktu, yoktu, yoktu; yoktunuz, hiçbiriniz yoktunuz. Ailesini kaybetmiş olanla, hangi siyasi partiden olursa olsun, başım gözüm üstüne, aynı acıyı yaşadık. Herkese başsağlığı diliyorum. Ama giderken, radyoda dinledim; Milli Savunma Bakanı ‘Askerimizle enkaz kaldırma çalışmalarındayız’ dedi, Bir asker yoktu. Yurttaş çatlamış yollarda mandalina sandıklarıyla trafik polisliği yaptı adeta” diye aktardı. Hatimoğlları, ” Hatimoğulları, “Dışarıdaki ailelerin çığlığına ortak olduk. Önlüklü AFAD’cılar geldi, elinde bir kürek, bir kazma yoktu, küreği benden istediler; kepçeyi Samandağı Cumhuriyet Mahallesi’nde ben buldum, küreği ben verdim onlara; ağlayan AFAD’çıya tanık oldum” dedi.

41 milyar lira nerede?

Depremden 10 gün sonra iktidarın desteğiyle büyük şatafatla yapılan ‘Türkiye Tek Yürek’ kampanyasında beyan edilen 115 milyar liranın sadece 74 milyarının gerçek olduğu, yaklaşık 41 milyarının ise palavra olduğu anlaşıldı. 115 milyar olarak bildirilen ama 74 milyarı yatırılan ‘Türkiye Tek Yürek’ gecesi bağışları, TBMM’ye sunulan ‘Afet Yeniden İmar Fonu’nun kapsamına da alınmadı. Böylece söz konusu para, tamamen denetimsiz olarak kaldı. AKP’li Cemal Öztürk, bu konudaki sorulara, “Toplanan o paralar bu fona aktarılmayacak. AFAD’a mı, ilgili kurumlara mı artık bilemem ama o paralar bu fonun maksadının dışında bir olay” yanıtını verdi.

HABER MERKEZİ

#Mereş #depremleri #günde #neler #yaşandı

‘Jin jiyan azadî’ isyanı 7’nci ayında

16 Eylül’de molla rejimine karşı halk ayaklanmasına dönüşen ‘Jin jiyan azadî’ isyanı 6. ayı geride bırakarak 7’nci ayına girdi

İran ‘ahlak polisleri’ tarafından 13 Eylül’de katledilen Jîna Emînî için yapılan protestolar 16 Eylül’de molla rejimine karşı halk ayaklanmasına dönüştü. İsyan, rejimin tüm saldırılarına rağmen halen devam ediyor. Jîna Emînî’nin İran’da katledilmesinin ardından Rojhilat ve İran’da başlayan “Jin jiyan azadî” isyanı 6 ayı geride bıraktı. İran’da hükümetin tüm baskı, katliam ve saldırılarına rağmen halk özgürlük talebinden geri adım atmıyor.

Jîna’nın mezarı ziyaret edildi

İran ve Rojhilat’ta Perşembe gününün bir geleneği olarak kitlesel olarak mezarlıklar ziyaret edildi. Mezarlık ziyaretleri isyana dönüştü. Saqiz kentinde onlarca kişi Jina Emînî’nin mezarına giderek “Jin jiyan azadî” sloganını haykırdı. Sine kentinde de yüzlerce kişi çok sayıda güvenlik gücüne rağmen mezarlıklara giderek katledilenleri andı. Yine Kamyaran, Diwandere, Bokan, Mahabad, Kirmaşan ve bazı kentlerde anma törenleri düzenlendi.

 Halk sokakları bırakmıyor

İran genelinde ise Tahran, Kerec, Tebriz, Esfehan ve bazı kentlerde halk sokaklara çıkarak iktidar karşıtı sloganlar attı. İdam cezasına çarptırılan tutukların aileleri Urmiye’deki cezaevi önünde toplanarak eylem düzenledi.

15 günde 29 kişi idam edildi

İran İnsan Hakları Örgütü, Doğu Kürdistan ve İran’da Şubat ayının ilk 15 gününde 29 kişinin idam edildiğini bildirirken, yılbaşından bu yana idam edilenlerin sayısının 138 kişiye ulaştığını belirtti.

Kaynak: JınNews

#Jin #jiyan #azadî #isyanı #7nci #ayında

Kılıçdaroğlu’nun HDP ziyareti

Kılıçdaroğlu, HDP ziyaretinin ertelenmesine ilişkin ‘ev sahibine soracaksınız’ açıklaması yaparken, HDP’nin ziyareti selde yaşanan can kayıpları sonrası eş genel başkanların bölgeye gitmesi nedeniyle ertelediği ifade ediliyor

CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, ziyaret ettiği Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır ile birlikte açıklama yaptı. Açıklama sonrası Kılıçdaroğlu, HDP ziyaretinin ertelenmesine ilişkin soruya, “Onu bana sormayacaksınız, ev sahibine soracaksınız” yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu, 18 Mart Cumartesi günü saat 13.00’te HDP Genel Merkezi’nde Eş Genel başkanlar Mithat Sancar ve Pervin Buldan ile görüşecekti.

HDP’den, “Cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun partimize ziyareti program yoğunluğundan dolayı ileri bir tarihe ertelenmiştir” açıklaması yapıldı.

HDP’nin ziyareti Semsûr (Adıyaman) ve Riha’da (Urfa) can kaybına yol açan sel sonucu parti eş genel başkanlarının bölgeye gitmesi nedeniyle ertelediği belirtiliyor.

ANKARA

#Kılıçdaroğlunun #HDP #ziyareti

Adalet Nöbeti’ni takip eden gazetecilere gözaltı

Şenyaşar ailesinin Adalet Nöbeti’ni takip eden 2 gazeteci gözaltına alındı

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından saldırıya uğrayan Şenyaşar ailesinin Urfa Adliyesi önünde devam eden nöbet eylemini takip eden gazeteciler gözaltına alındı.

Basın karı gerekçesi

JINNEWS muhabiri Gülistan Dursun ve ismi öğrenilemeyen bir gazeteci, basın kartları olmasına rağmen, kartların “sahte olduğu” gerekçesiyle gözaltına alındı.

RIHA

#Adalet #Nöbetini #takip #eden #gazetecilere #gözaltı