Ana Sayfa Blog Sayfa 793

Uluslararası Koalisyon’un üssüne füze saldırısı

CENTOM tarafından Uluslararası Koalisyon’un Dêrazor’un doğusundaki üssünün dün akşam saatlerinde füzeyle hedef alındığını duyurdu

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Uluslararası Koalisyon’un Dêrazor’un doğusundaki üssünün dün 2 füzeyle hedef alındığını duyurdu.

Saldırının akşam saatlerinde saat 20.23’de Uluslararası Koalisyon üssüne yönelik gerçekleştirildiğini belirten CENTCOM, saldırıda hayatını kaybeden kimsenin olmadığını belirtti.

CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, saldırının sivil halkı tehlikeye attığını ve Suriye’deki istikrarı bozduğu ifade edildi.

DIŞ HABERLER

#Uluslararası #Koalisyonun #üssüne #füze #saldırısı

Su yok duş yok: Salgın hastalıklar yayıldı

Semsûr’da yaşanan sağlık sorunlarına dair bilgi veren Rıha Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Doktor Kemal Yüksekkaya, duş ve tuvaletlerin olmamasının salgın hastalıkları arttırdığını ifade ederek, çadır kentlerde sağlık çadırlarının kurulması gerektiğini vurguladı

Deprem kentlerinde su ve hijyen ürünlerinin yeterince olmayışı ile sağlık sorunları her geçen gün artıyor. Sağlık sorunlarının arttığı kentlerden biri de Semsûr (Adıyaman). Kentte yaşanan sağlık sorunlarına dair bilgi veren Rıha (Urfa) Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Doktor Kemal Yüksekkaya, depremzedelerin bir an önce konteynır kentlere yerleştirilmesi gerektiğini belirtti.

Hamile kadınların sağlıklı beslenmeleri gerek

Depremin ilk gününden bu yana sahada olduklarını ve gönüllü sağlık hizmeti verdiklerini aktaran Yüksekkaya, ciddi sağlık sorunlarına tanıklık ettiklerini belirtti. Barınma, beslenme ve su sorununun devam ettiğini dile getiren Yüksekkaya, “Duş, tuvalet, temel hijyeni karşılayabileceğimiz su problemimiz var. Bazı noktalarda ortak kullanım alanları oluşturulmuş olabilir. Özellikle kadınlar için özel tuvalet ve banyonun yapılması da önemli. Bunun yanında gebe olan birçok kadın yaşanan depremlerden kaynaklı, erken doğum yaptı. Çadır kentlerde konteynır da kalan birçok gebe var. Bunların sağlıklı beslenmesi gerekiyor, kalorisi yüksek besinler ve vitamin ilaçlarının alınması gerekiyor” dedi.

Salgın hastalıklar arttı

Su sorunun yaşandığı yerlerde uyuz ve bit salgınlarıyla karşı karşıya kalınacağı uyarısında bulunan Yüksekkaya, “Yeterli suya ve temizliğe erişilmediği zamanlarda, ciddi bit ve uyuz vakalarıyla karşılaşacağız. Temiz suya erişilmediği zaman, ishal başta olmak üzere başka türlü hastalıklar başlayacak. Deprem bölgelerinde aşılama hizmetlerinde de ciddi sorunlar var. Aşılar, 35-40 gündür aksamış durumda. Özellikle çocuklarda kızamık, suçiçeği, kızamıkçık gibi salgın hastalıklara karşı önlem almakta fayda var” diye belirtti.

Sağlık revirleri kurulmalı

Kişisel banyo, hijyen ve suya erişimin sağlanabilmesi adına depremzedelerin çadır kentlerden, konteynır kentlere taşınması gerektiğinin önemine değinen Yüksekkaya, “Elektrik, su ve temel ihtiyaçlar giderilmeli. Konteynır kentlerde sağlık çadırları, sağlık revirleri kurulmalı. Gerekirse bölgesel sahra hastaneleri kurulmalı ki, yurttaşlar sağlığa erişim sağlayabilsin. Depremzedelere psikososyol destek sağlanmalı” dedi.

Haber: Zerrin Sargut – Ömer Akın / MA

 

#yok #duş #yok #Salgın #hastalıklar #yayıldı

ADFE: Deprem bölgelerinde dayanışmayı büyüteceğiz

Olağan yönetim kurulu toplantısını gerçekleştiren ADFE yaptığı açıklamada, “ADFE yönetim kurulu olarak deprem felaketinden etkilenen 11 ilimiz için bütün bileşenlerimizle dayanışmayı büyüterek bölgede yaraları sarmak için yardımlarımıza devam ettireceğimizi bütün kamuoyuna duyuruyoruz” ifadelerini kullandı.

Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) olağan yönetim kurulu toplantısını İkitelli Cemevinde gerçekleştirdiklerini duyurdu. ADFE’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Alevi Dernekleri Federasyonu olarak olağan yönetim kurulu toplantımızı İkitelli Cemevinde gerçekleştirdik. Toplantımıza ev sahipliği yapan İkitelli Cemevi Başkanı Bekir Güler’e ve yönetim kuruluna teşekkür ederiz. ADFE yönetim kurulu olarak deprem felaketinden etkilenen 11 ilimiz için bütün bileşenlerimizle dayanışmayı büyüterek bölgede yaraları sarmak için yardımlarımıza devam ettireceğimizi bütün kamuoyuna duyuruyoruz.

ADFE’YE KATILIM

Ayrıca federasyonumuza katılarak bize güç veren Şeyh Muhammed Kerhi Güzelleştirme ve Onarma Derneği’ne, Gelibolu Cemevi ve Kültür Derneği’ne ve Hazreti İmam Ali Kültürünü Tanıtma Yaşatma Vakfı’na teşekkür ediyoruz.

Bu birliğin mücadelemizi büyüteceğine inanıyor, bütün bağımsız kurumlarımızı federasyonlarımızın çatısı altında örgütlenmeye çağırıyoruz. Bir olalım, iri olalım, diri olalım…”

PİRHA/ İSTANBUL

Kızılay’ın çadır fabrikası AKP’li yandaşa kiralanmış

Kızılay’ın Avrupa’nın en büyük çadır fabrikalarından biri olan Ankara’daki çadır üretim tesisini AKP’li Ali Gökşin’e kiraladığı ortaya çıktı

Depremzedeler acil çadır beklerken bazı özel kuruluşlara çadır satan Kızılay hakkındaki iddialar bitmiyor. Her yeni gün ortaya atılan iddialar bu kadar da olmaz dedirtiyor. BirGün Gazetesinden İsmail Arı’nın haberine göre, Avrupa’nın en büyük çadır üretim tesislerinden biri olan Kızılay’ın Ankara Etimesgut’taki çadır fabrikasını yandaşa kiraladığını iddia etti. Kızılay’ın Etimesgut’taki çadır fabrikasını ise uzun bir süredir AKP Keçiören ilçe teşkilatı kurucularından olan ve halen Keçiören Belediyesi’nin AKP’li meclis üyesi olan Ali Gökşin işletiyor. AKP’li Gökşin, Kızılay’ın fabrikasında ürettiği çadırları Kızılay’a satıyor. Kızılay da satın aldığı çadırları AFAD’a satıyor.

Çadır üretimi AKP’li yandaşa

Kızılay Yönetim Kurulu tutanaklarına göre, Kızılay 2016, 2017 ve 2019 tarihlerinde Ali Gökşin ile ailesinin sahibi olduğu Tuğba Çanta isimli şirkete çadır üretim sözleşmesi imzaladı. Yönetim kurulu tutanaklarında yer alan bilgilere göre Kızılay, o yıllarda AFAD’a satacağı 18 bin 830 çadırı Tuğba Çanta’ya ürettirdi. Gazeteci Murat Ağırel ise Kızılay’ın AFAD’a satacağı 120 bin çadır için 2022’nin eylül-ekim aylarında yaptığı ihaleler, yine Tuğba Çanta’nın aldığını duyurmuştu.

HABER MERKEZİ

 

#Kızılayın #çadır #fabrikası #AKPli #yandaşa #kiralanmış

Newroz’un startı yarın Şemzînan’da: Acı varsa direniş de var

Newroz ateşinin ilk yakılacağı Şemzînan’da hazırlıklar sürerken tertip komitesi, ‘acıların olduğu yerde isyan ve direnişin de olduğunu’ belirterek halkı Newroz’a davet etti

Her yıl milyonların katıldığı ve kitlesel kutlamalara sahne olan Newroz, bu yıl “Her der Newroz, her dem azadî” ve “Newroz ateşiyle özgürlüğe” şiarıyla gerçekleştirilecek. İlk Newroz ateşinin yakılacağı Şemzînan (Şemdinli) ilçesinde hazırlıklarda sona gelindi.

Yarın Colemêrg’in (Hakkari) Şemzînan (Şemdinli) ilçesinde Pêsan Çayı üzerinde bulunan Pêsan Organizasyon alanında yakılacak ilk ateşle 2023 Newrozu’nun da startı verilecek. Newroz Tertip Komitesi üyeleri çalışmalara ilişkin bilgi vererek, halkı Newroz’a davet etti.

Newroz ateşi değişime vesile olacak

Şemzînan Newroz Tertip Komitesi Eş Sözcüsü Rojhat Geylani, depremden kaynaklı yaşamını yitiren yurttaşların anıları nedeniyle coşkulu geçecek bir Newroz konsepti geliştirmediklerini belirterek “Newroz alanında yakacağımız Newroz ateşiyle tüm Türkiye halklarına toplumsal mesajı vereceğiz. Newroz ateşiyle 20 yıllık AKP iktidarı tarafından yaratılan hem siyasal hem de ekonomik ruhsal çöküntüyü ve acıları bir bütün olarak halkımıza umut olmaya çalışacağız. Aslında bu ateşin AKP iktidarının değişimine vesile olacağı inancındayız” diye konuştu.

Acı nerede varsa direniş vardır

Şemzînan’nın geçmişten beri direniş ruhuna sahip olduğunu vurgulayan Geylani, Newroz ateşinin Şemzînan halkı açısından karanlıklara aydınlık olan bir sembol olduğunu belirtti. Geylani, Newroz ateşinin geçmişte Dehak’lara karşı yakılmış bir isyan ateşi olsa da günümüzde ise çağdaş Dehak’lara karşı yakılacak olan bir ateş olduğuna dikkat çekti. Çağdaş Dehak’ları karşı günümüzde doğan binlerce Kawa olduğunun altını çizen Geylani, “Bu yıl alanları dolduracak olan binlerce kişi Çağdaş Dehak’lara karşı Kawaların ta kendisi olacak. Yakacağımız ateş yaşanan mağduriyetlere ve acıları karşı bir direniş ve umut ateşidir. Şemzînan acıların en yoğun yaşandığı bir coğrafyadır. Doğal olarak acı nerede varsa orada direniş ve isyan da vardır” dedi.

Newroz ateşine bir meşale olalım

Tertip Komitesi Üyesi Ferhat Özeroysal ise Şemzînan halkına yakılacak olan ilk Newroz ateşinde bir meşale olup katılmalarını isteyerek, “.Tüm halkımızın AKP-MHP iktidarını yolcu edeceğimiz bu süreçte yakılacak ilk Newroz ateşinde birer meşale olup alanları doldurmaya çağırıyoruz” diye konuştu.

Newroz kadınlar için özgürlük başlangıcıdır

Newroz startının Şemzinan’da verilmesinden dolayı çok heyecanlı olduğunu belirten yurttaşlardan Fatma Şenlik ise, günlerdir Newroz için hazırlık yaptığını ve fistanlar diktiğini söyledi. Şenlik, Newroz’un ilk Şemzinan’da kutlanması kendileri için büyük bir anlam olduğunu, Newroz’un kadınlar için özgürlüğün başlangıcı olarak gördüklerini söyledi.

HABER MERKEZİ

#Newrozun #startı #yarın #Şemzînanda #Acı #varsa #direniş #var

Çocuklar cemaat yurtlarına teslim ediliyor, aileler kayıp çocuklarını arıyor

Depremin üstünden bir aydan fazla süre geçti ancak deprem bölgelerinde çocuklar için güvenli alan oluşturulmuş değil

Mereş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerde resmi verilere göre, 48 bin 448 kişi yaşamını yitirdi, 10 binlerce kişi yaralandı. 11 kentte büyük bir yıkıma neden olan depremlerden en fazla etkilenen kesimlerin başında ise çocuklar geliyor.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın son olarak 27 Şubatta açıkladığı verilere göre, enkaz altından çıkarılan ve refakatçisi olmayan bin 902 çocuk kayıt altına alındı. Bu çocukların bin 476’sı ailelerine teslim edilirken, 322 çocuğun hastanelerdeki tedavisi devam ediyor. 105 çocuk ise bakanlığın bünyesindeki kurumlarda gözetime alındı.

MA’dan Tolga Güney’e konuşan Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Çocuk Hakları Meclisi üyesi Hatice Göz ‘Kimliği belirsiz şekilde defnedilmiş çok fazla çocuk var’ dedi.

Güvenli ortam

Depremin üzerinden bir aydan fazla süre geçmesine rağmen eksikliklerin ve belirsizliklerin devam ettiğini belirten Göz, yüzlerce çocuğun deprem bölgesinde olumsuz şartlarda güvensiz bir ortamda yaşadığını söyledi. Konteyner alanlarının kurulmaması, çocukların yaşlarına uygun beslenebilecekleri gıdaların olmayışı gibi birçok sorun olduğunu dile getiren Göz, “Buna dair güvenli alanların yaratılması, çocukların buradan uzak tutulmasına dair bir politika yok” diye belirtti.

Kuran kursları açılıyor

En temel sorunlardan birinin de sağlık hakkına erişim olduğunu ifade eden Göz, temel aşılamanın yanı sıra bölgede görülen kuduz vakalarına karşı da aşı ve sağlık taraması yapılmadığına dikkati çekti. Bölgede eğitimin de ciddi bir sorun olduğunu aktaran Göz, şöyle dedi: “Henüz bu ortam sağlanmamışken 4-6 yaş çocuk grubuna Kur’an kursu açıldığını görüyoruz. Çocukların güvenle gidebileceği bir ortam organize edilip, belirli saatlerde okulda zaman geçirmesi sağlanmalı”

Cinsel suçlar artıyor

Deprem bölgesinde çocuğa yönelik cinsel suç olaylarının yaşanmaya başlandığını ve bunun artma olasılığı olduğunu sözlerine ekleyen Göz, buna dair önleyici, koruyucu politika bulunmadığına dikkat çekti.

Kimliği belirsiz çocuklar

Kayıp ve refakatsiz çocuklar sorununun ise bakanlığın işleri ağırdan almasından kaynaklı devam ettiğini vurgulayan Göz, halen pek çok ailenin çocuğunu aradığını söyledi. Göz, “Bizim de içerisinde bulunduğumuz Afet Sivil Çocuk Koordinasyonu’na gelen 300’den fazla kayıp çocuk sayısı vardı. Bu rakamlarla bakanlığın sayıları arasında örtüşmeyi bilmiyoruz. Örneğin; Maraş’ta bir baba depremin ilk günü kendisinden önce enkazdan kurtarılan kızının o gün ölüp kimsesizler mezarlığına defnedildiğini 25 gün sonra öğrendi. 25 gün boyunca bir baba kızının yaşadığını düşünerek hastane hastane gezdi. Bu korkunç bir durum ve ilk görevi bu olan bir bakanlığın işi ne kadar zamana yaydığını görebiliyoruz. Aileler yavaş yavaş çocuklarının öldüğünü düşünerek, DNA testi vermeye başladı. Kimliği belirsiz şekilde defnedilmiş çok fazla çocuk var” dedi.

Cemaat yurtlarına gönderiliyor

Kimi çocukların cemaat yurtlarına gönderildiği haberlerine de değinen Göz, ekledi: “Bu bakanlık cemaatlerle uzun yıllardır protokoller imzalıyor. Deprem sürecinde de bunlara devam ederek cemaatleri maddi olarak destekleyip alana gönderdiler. Bu iktidarın kimsesiz olup olmadığı da bilinmeyen çocukları tarikat yurtlarına vermesi anlayışlarına uygundur.”

İZMİR

#Çocuklar #cemaat #yurtlarına #teslim #ediliyor #aileler #kayıp #çocuklarını #arıyor

Gazeteci Çelik ifade vermek için gittiği karakolda gözaltına alındı

Mezopotamya Ajansı İmtiyaz Sahibi Ferhat Çelik, ifade vermek için gittiği Feriköy Karakolu’nda gözaltına alındı

Mezopotamya Ajansı (MA) İmtiyaz Sahibi Ferhat Çelik, gözaltına alındı. İfade vermek amacıyla Feriköy Karakolu’na giden Çelik, hakkında başka bir soruşturmadan yakalama kararı olduğu gerekçesiyle gözaltına alındı. Karakolda gözaltına alınan Çelik’in, Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nde savcılığa ifade vereceği öğrenildi.

İSTANBUL

#Gazeteci #Çelik #ifade #vermek #için #gittiği #karakolda #gözaltına #alındı

Silopiya Belediyesi ramazanda da dayanışmada olacak

Depremlerin ardından ilk günden bu yana sahada olan Silopiya Belediyesi, Bazarcix’ta kurduğu Aşevi ile yurttaşlara ramazan ayı boyunca da hizmet vereceklerini açıkladı

Depremin hemen ardından depremzedelerle dayanışmak için sahada olan Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kayyum atanmayan iki belediyesinden biri olan Şirnex’in (Şırnak) Silopiya Belediyesi, Mereş’in (Maraş) Bazarcix ilçesinde dayanışma çalışmalarına devam ediyor. Günde 3 öğün yemek dağıtan belediye, Ramazan Bayramı’na kadar depremzedelere yemek dağıtmaya devam edecek.

Irkçı saldırıları bertaraf edildi

Çalışmalarına dair bilgi veren Silopiya Belediye Eşbaşkanı Süleyman Şavluk, depremin olduğu ilk günlerden bu yana belediye ve HDP olarak alanlarda olduklarını belirtti. Deprem bölgesindeki yurttaşların kendilerinin bu samimiyetini hissettiğini dile getiren Şavluk, HDP’nin deprem sürecindeki bu yaklaşımının kendilerine dönük ırkçı yaklaşımı bertaraf ettiğini kaydetti.

Çalışmalarının reklam amaçlı olmadığını ifade eden Şavluk, yurttaşların ihtiyaçları ve acılarının üstesinden gelebilmesi noktasında çalışma yürüttüklerini ve yürütmeye de devam edeceklerini ifade etti.

Halkın yanında olacağız

Ramazan ayı dolayısıyla sahur ve iftar için özverili bir şekilde çalışacaklarını ve yurttaşların beslenme ihtiyacını karşılamaya devam edeceklerini belirten Şavluk, “Halkımıza en iyi hizmeti sunacağımız noktasında hiçbir Pazarcıklı’nın şüphesi olmasın. Silopi Belediyesi, Silopi, Şırnak, Botan halkı Pazarcık halkıyla birliktedir. Onlarla bir bütündür, onlardan ayrılmaz bir parçadır” şeklinde konuştu.

MEREŞ

#Silopiya #Belediyesi #ramazanda #dayanışmada #olacak

Depremin unutulanları: Tutukluların yoksulluğu arttı

Depremlerin ardından kıyafetlerini bile almadan başka cezaevlerine gönderilen tutukluların sorunları arttı. İHD Hapishaneler Komisyonu Eşsözcüsü Çevirmen, birçoğunun ailelerinin durumunun depremden kaynaklı kötü olduğu ve maddi desteği sağlayamadığını söyledi

Mereş (Maraş) merkezli 6 Şubat’ta yaşanan depremlerde resmi verilere göre ölü sayısı 48 bin 448 olurken, enkaz kaldırma çalışmaları da devam ediyor. Deprem kentlerinde çadır ve su sorunu devam ederken, bu kentlerde bulunan cezaevleri de bir bir tahliye ediliyor. Apar topar yapılan tahliyelerde tutuklular eşyalarını dahi alamazken, günlerce ailelerine haber bile verilmedi.

Yoksulluk arttı

Gönderildikleri cezaevlerinde bu kez fahiş kantin fiyatları ve girişlerde çıplak arama ve işkenceye maruz kalıyorlar. Cezaevlerinde yaşananlara dair bilgi veren İnsan Hakları Derneği (İHD) Hapishaneler Komisyonu Eşsözcüsü Nuray Çevirmen, depremin getirdiği yoksulluğun tutuklu ve tutuklu yakınları üzerindeki etkisini anlatı.

İhtiyaçları karşılayacak durumda değiller

Deprem bölgesinde yaşayanların derin bir yoksulluk içerisine girdiğini belirten Çevirmen, “Depremden etkilenen yerlerdeki mahpusların çoğu sevk edildi. Sevk edilenler de genellikle uzak yerlere sevk edildi. Bir ailenin tutuklu iki çocuğundan biri Samsun’a diğeri Bodrum’a sevk edildi. Ailenin hiçbir şeyleri kalmamış durumda. Çocuklarının ihtiyaçlarını da doğal olarak karşılayacak durumda değiller” ifadelerini kullandı.

Tutuklular depremzede olarak kabul edilmeli

Cezaevinde terlikten elektriğe kadar para gerektiğini hatırlatan Çevirmen, ailelerin para gönderme durumunun ortadan kalktığını vurguladı. Tutukluların ailelerinden uzak yerlere sevk edilmeleri ile sağlıklı haber alma imkanının ortadan kaldırıldığını söyleyen Çevirmen, “Hatay İskenderun T Tipi’ndeki kadın mahpuslar Erzincan’a gönderilmiş durumda. O kadınların içerisinde yakınlarını kaybeden mahpuslar var. Yine tüm yaşam koşulları ortadan kalkmış aileler var ve çocuklarına erişim sağlayamıyorlar. Aslında mahpusları da depremzede olarak kabul etmek gerekiyor” dedi.

Yas sürecini atlatamadılar

Sevk edilen tutukluların eşyalarını yanında götüremediklerini vurgulayan Çevirmen, tutukluların kıyafetten, gıdaya kadar birçok ihtiyaçları olduğunu ve bunun için maddi desteğin gerektiğini ifade etti. Tutukluların bazılarının ailelerini kaybettiğini ve doğru dürüst yas sürecini bile atlamadığını ifade eden Çevirmen, tutukluların birçoğunda panik atak başladığını ifade etti.

İnsancıl koşullar gerekiyor

Ülkedeki yönetimin bir “hapsetme rejimi”ne dönüştüğünü belirten Çevirmen, “Depremden etkilenen bölgedeki ailelerin yaşamış oldukları sıkıntı doğal olarak mahpuslara da yansıyor. Bu aşamada mahpusların daha iyi koşullarda yaşamlarını devam ettirmeleri için insancıl bir politika üretmeleri gerekiyor” diye belirtti.

ANKARA

 

#Depremin #unutulanları #Tutukluların #yoksulluğu #arttı

Depremden kurtulanları asbest öldürecek: Moloz dökülürken dikkat edilmiyor

Depremin ardından Hatay’da molozlar çadır kentlerin yanındaki zeytinlik alanlara dökülüyor. Uzmanlar ise kanser riskine karşı uyardı

Mereş (Maraş) merkezli depremlerden en çok etkilenen kent olan Hatay bu sefer de moloz dökme tartışmalarıyla gündeme geliyor.

Enkaz kaldırma çalışmalarının devam ettiği kentte, sulamanın yapılmamasından dolayı havada oluşan tozdan dolayı yurttaşların sağlığı da tehlike altında.

Hatay’da resmi rakamlara göre, şimdiye kadar 394 enkazın kaldırıldığı, 34 bin 210 kamyon hafriyat döküldü. Kent merkezinde kaldırılan molozların çoğunun ise Altınözü karayolundaki maden sahasına döküldü. Ancak molozların döküldüğü alanda zeytinlik olduğu ve getirilen molozların da ayrıştırılmadan döküldüğü görüldü.

Zeytinliklere ve şehir merkezine döküldü

Molozların döküldüğü yerlerden biri de kent merkezine 10 kilometre uzaklıkta, en yakın köye 2 kilometre uzaklıkta bulunan Ballıöz. Burada zeytinliklerin olduğu ifade edilirken, molozların ağaçlara verdiği zarara dikkat çekiliyor.

Samandağ’da ise ekolojik kriz yaşanıyor

Samandağ ilçesindeki enkazın molozları ise “Mahalli Öneme Haiz Sulak Alan” olarak tescil edilen, göçmen kuşların güneydeki sığınağı Mileyha Sulak Alanı ve çadırkentin kurulduğu Samandağ Stadyumu’na yakın bir alana dökülüyor. Dökülen molozlar, her iki noktada da çevreye zarar veriyor.

‘Depremden kurtulanlar kansere yakalanabilir’

JİNNEWS’ten Dilan Babat’a konuşan Deprem Dayanışma Ağından gönüllü olarak sağlık hizmeti veren Berkant Doğan, molozların doğaya çok ciddi zarar verdiğini söylüyor. Berkant, “Buradaki çalışanlar maske takmadığı gibi civa, boya, asbest gibi maddelerin ayrıştırılması gerekirken hiçbiri ayrıştırılmıyor. Burada biriken tozlar bir toz bulutu haline gelerek halk sağlığını da çok ciddi etkiliyor. Biz asbestten korunması için tüm deprem bölgelerinde halklara maske dağıtılmasını öneriyoruz. Çünkü gelecekte akciğerde sıvı birikimine neden olur. Depremden kurtulan insanların kansere yakalanmasını istemiyoruz” diye belirtti.

Asbest tehlikesi

Asbest denilen maddenin kanser oranını 5 kattan 15 katta çıkarabildiğini dile getiren Berkant, “Uzun bir süre sonra kendini göstermeye başlıyor” uyarısında bulundu.

HATAY

#Depremden #kurtulanları #asbest #öldürecek #Moloz #dökülürken #dikkat #edilmiyor