Ana Sayfa Blog Sayfa 8

Köln Cemevinde Birlik ve Dayanışma Vurgusu Yapıldı

Alevi Kültür Merkezi – Cemevi Köln, Olağan Seçimli Genel Kurulunu gerçekleştirdi. Bu genel kurulda, başkanlık görevine yeniden seçilen Gökhan Berk, destek verenlere teşekkür ederek, yeni dönemde birlik ve dayanışma vurgusu yaptı. Berk, gençlerin yönetime katılımının önemine dikkat çekti ve Alevi inancı ile kültürünün geleceğe taşınmasında ortak emeğin belirleyici olacağını ifade etti.

Berk, genel kurulda yaptığı konuşmada, “Bu görevi yalnızca bir sorumluluk değil, aynı zamanda birlik, beraberlik ve hizmet yolunda taşınacak büyük bir emanet olarak görüyorum” dedi. Gençlerin enerjisi ile Alevilik inancının ve kültürünün geleceğe daha güçlü taşınacağına inandığını belirtti.

İki yıl boyunca, Alevi Kültür Merkezi – Cemevi Köln’ün İnanç Kurulu, Gençlik ve Kadın Birliği ile birlikte önemli hizmetler yürütmeyi planladıklarını ifade eden Berk, geçmiş dönemdeki tecrübelerin yeni dönemdeki çalışmalara katkı sağlayacağını vurguladı. “Geçmişin birikimi ile daha güçlü bir dayanışma oluşturacağız” dedi.

Genel kurula katılan tüm canlara teşekkür eden Berk, toplum için değer katacak projelerde buluşma temennisinde bulundu. “Birliğimiz daim olsun” diyerek sözlerini tamamladı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Köln Cemevinde gerçekleştirilen genel kurul, Alevi toplumunun birlik ve dayanışma ruhunu pekiştirmek adına önemli bir adım olmuştur. Gökhan Berkin gençlerin yönetime katılımı konusundaki vurgusu, Alevilik inancının ve kültürünün geleceği için hayati bir öneme sahiptir. Bu tür projeler, toplumun ihtiyaçlarına duyarlılık gösteren, ayrımcılığa ve dışlayıcılığa karşı duran bir anlayışla şekillenmelidir. Alevi Kültür Merkezinin yeni dönemde sağlayacağı hizmetler, geçmişin birikimi ile daha güçlü bir dayanışma oluşturma hedefini taşımaktadır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi inancına yönelik saldırılar artıyor!

Düzgün Baba Ziyaretgahı’na ve Elif Ana Türbesi’ne yapılan saldırılar, Alevilik inancını hedef alan sistematik bir saldırı dalgasının parçası olarak değerlendiriliyor. 19 Mayıs 2026 tarihinde Mersin’de gerçekleştirilen basın açıklamasında, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Mersin Şubesi Eş Başkanı Hüsniye Çelik, bu olayların yalnızca münferit adli vakalar olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.

Çelik, Düzgün Baba Ziyaretgahı’na yapılan saldırının ardından, bu kez Maraş Pazarcık’ta bulunan Elif Ana Türbesi’ne yönelik bir saldırı gerçekleştirildiğini belirtti. Bu durum, Alevi toplumunun inancına ve kimliğine yönelik bir saldırı olarak değerlendiriliyor.

Açıklamada, kutsallara yönelik saldırıların toplumsal hafızaya ve inanca zarar verdiği ifade edildi. Çelik, “Kutsallarımıza yönelik saldırıların failleri, akli dengesi yerinde değil gibi gerekçelerle sıradanlaştırılmamalı” dedi. Saldırılar, toplumsal barışın temel taşlarını yerinden oynatma girişimleri olarak nitelendirildi ve bu karanlık eylemleri gerçekleştirenlerin cesaretlendirildiği bir iklimin varlığına dikkat çekildi.

Mersin Cemevi Kadın Komisyonu üyesi Aysel Kılavuz da, yapılan saldırıları kınayarak Alevi inanç önderlerinin talipleriyle buluşma çağrısında bulundu. DAD Mersin Şubesi, kutsallarına yönelik bu saldırılara karşı durulması gerektiğini vurguladı ve toplumun dayanışma içinde olması gerektiğini ifade etti.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi inancına yönelik artan saldırılar, sadece inancımıza değil, toplumsal barışa da büyük bir tehdit oluşturuyor. Kutsallarımıza gerçekleştirilen bu saldırılar, Alevi kimliğinin hedef alındığını açıkça gösteriyor. Bu tür eylemler, toplumda ayrışmayı derinleştirirken, bizleri bir arada tutan değerleri sarsma amacı taşımaktadır. Alevi toplumu olarak, bu saldırılara karşı durmak ve birlik içinde sesimizi yükseltmek zorundayız.

— Alevi Gazetesi Editörü

Düzgün Baba Ziyaretgahına saldıranlar tutuklandı

Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Ziyaretgahı’na yönelik gerçekleştiren saldırılar sonucunda, nişanelerin tahrip edilmesiyle ilgili olarak 3 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında köy muhtarı Zeki Açıkgöz de yer alırken, muhtarın görevden uzaklaştırıldığı bildirildi. Olay, 19 Mayıs 2026 tarihinde meydana geldi ve Alevi toplumu tarafından derin bir üzüntüyle karşılandı.

Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu, saldırının ardından yaptığı yazılı açıklamada, kutsal mekanlara yönelik saldırıların Alevilik inancının temel değerlerini hedef aldığına dikkat çekti. Açıklamada, kutsal mekanların her bir taşının Alevi kimliğinin asırlık birer şahidi olduğu vurgulandı. “Bu kutsal mekanın maneviyatına el uzatanlar asla affedilmeyecektir” ifadeleri kullanıldı.

Alevi toplumu, Düzgün Baba Mekanı’na yapılan saldırının ardından birlik ve dayanışma çağrısında bulundu. Cemevi yönetimi, inanç yerlerine sahip çıkılması gerektiğini belirterek, toplumun bu tür saldırılara karşı duyarlı olmasını istedi. Ayrıca, davanın takipçisi olacaklarını ifade ettiler.

Bu tür olayların, Alevi inancının ve kültürünün korunmasına yönelik tehditler oluşturduğunun altı çizildi. Tutuklamaların, inanç mekanlarına yönelik saldırıların önlenmesi adına önemli bir adım olduğu ifade edildi. Alevi toplumu, bu saldırılara karşı duruşunu net bir şekilde ortaya koymaya devam ediyor.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Düzgün Baba Ziyaretgahına yapılan saldırı, sadece bir inanç mekanına değil, Alevilik inancının özüne ve kültürel mirasına da bir saldırıdır. Bu tür olaylar, toplumumuzu bölmeye ve inancımızı zayıflatmaya yönelik tehditler olarak değerlendirilmektedir. Alevi toplumu, dayanışma ve birlik içinde bu saldırılara karşı durarak, inanç yerlerine sahip çıkma sorumluluğunu üstlenmelidir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi Kutsallarına Yönelik Saldırılar Kabul Edilemez!

Düzgün Baba Ziyaretgahı’na ve Elif Ana Türbesi’ne yapılan saldırılar, Alevi toplumu tarafından büyük bir üzüntü ve öfkeyle karşılandı. 19 Mayıs 2026 tarihinde DAD (Demokratik Alevi Dernekleri) Mersin Şubesi Eş Başkanı Hüsniye Çelik, saldırının yalnızca bir suç olayı değil, inanca ve kimliğe yönelik sistematik bir saldırı olarak değerlendirildiğini vurguladı. Bu durum, Alevilik inancının kutsallarına yönelik artan tehditlerin bir parçası olarak görülmekte.

Çelik, Düzgün Baba Ziyaretgahı’na yapılan saldırının ardından, Maraş Pazarcık’ta yer alan Elif Ana Türbesi’ne gerçekleştirilen saldırının da benzer bir çirkinliğe işaret ettiğini belirtti. Alevi toplumu, bu tür olayların münferit adli vakalar olarak değerlendirilemeyeceğini, aksine inançlarına yönelik bir saldırı dalgası oluşturduğunu ifade etti.

Alevi inanç önderleri ve topluluk üyeleri, bu saldırıları yalnızca fiziksel bir tahribat olarak değil, aynı zamanda toplumsal hafızaya ve inanca yönelik bir tehdit olarak algılamaktadır. Hüsniye Çelik, “Kutsallarımıza yönelik saldırıların failleri, akli dengeleri yerinde değil gibi gerekçelerle sıradanlaştırılmamalı. Bu tür saldırılar, toplumsal barışın temel taşlarını yerinden oynatma girişimleridir” dedi.

Mersin Cemevi Kadın Komisyonu üyesi Aysel Kılavuz da saldırıları kınayarak, Alevi inanç önderlerinin ve taliplerinin bir araya gelmesi çağrısında bulundu. Alevi toplumu, kutsal mekanlarına yönelik bu tür saldırıların durdurulması ve faillerinin cezalandırılması için birlik ve dayanışma içinde hareket etmeye davet edilmektedir.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi kutsallarına yönelik bu saldırılar, sadece inanç ve kimliğe değil, aynı zamanda toplumsal barışa da bir tehdit oluşturmaktadır. Alevi toplumu, bu tür olayların münferit suçlar değil, sistematik bir ayrımcılığın parçası olduğunu vurgulayarak, birlik ve dayanışma içinde karşı durmalıdır. Her türlü ayrımcılığa karşı durarak, farklılıklarımızla bir arada yaşamanın önemini yeniden hatırlamalıyız.

— Alevi Gazetesi Editörü

Koblenz’de Alevi Kadınlar Eğitim Kampı Gerçekleşti

Almanya Alevi Kadınlar Birliği, 16-17 Mayıs tarihlerinde Koblenz Cemevi’nde Kadın Eğitim Kampı düzenledi. Etkinlik, Almanya’nın çeşitli şehirlerinden gelen kadınların katılımıyla gerçekleşti. İki gün süren kampta, siyaset, Alevi inancı, göçmen kadınların sorunları, hukuk, psikoloji ve dayanışma konuları ele alındı. Kadınların örgütlü mücadelesinin güçlendirilmesi hedeflendi.

Kampın açılışında, AABF NRW İnanç Kurulu Başkanı Nejla Arslan Ana tarafından verilen gülbeng ile katılımcıların ruhsal birlikteliği sağlandı. Açılış konuşmalarında, kadınların toplumsal yaşamın her alanında eşit ve özgür bir şekilde yer alması gerektiği vurgulandı.

“Kadın ve Siyaset” panelinde, 23/24. Dönem HADEP Milletvekili Gültan Kışanak, DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu ve CHP Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, kadınların siyasette, inanç alanında ve toplumsal yaşamda daha etkin bir rol oynaması gerektiğini belirtti. Kadınların örgütlü mücadelesinin toplumsal dönüşümde kritik bir rolü olduğu ifade edildi.

Etkinlikte ayrıca, Alevilik inancındaki kadın kimliği ve kadın ozanların rolü üzerine yapılan sunumlar dikkat çekti. Sanatçı Mercan Erzincan, Alevi kültürünün genç nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı. Devam eden oturumlarda, Alevi örgütlerindeki kadınların görünürlükleri ve eşitlik mücadelesi üzerine değerlendirmeler yapıldı.

Kamp süresince gerçekleştirilen atölyelerde, “Alevi kurumlarında kadın”, “Göçmen kadınlar ve hukuksal haklar”, “Manevi destek ve dayanışma” gibi konular tartışıldı. Etkinliğin sonunda, Almanya Alevi Kadınlar Birliği Yönetim Kurulu, katılımcılara teşekkür ederek, kadın dayanışmasını güçlendiren bu buluşmanın gelecekteki çalışmalara ışık tutacağına inandıklarını belirtti.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Koblenzde düzenlenen Alevi Kadınlar Eğitim Kampı, kadınların toplumsal ve siyasal alanlarda daha etkin bir rol alması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Kadınların örgütlü mücadelesinin güçlendirilmesi, Alevi inancının ve kültürünün geleceği için hayati önem taşıyor. Bu tür etkinlikler, ayrımcılığa ve dışlayıcılığa karşı durarak, herkesin eşit ve özgür bir yaşam sürmesi için atılan önemli adımlardır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevilik ve Gelecek çalıştayı yoğun katılımla sona erdi

İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi tarafından düzenlenen “Alevilik ve Gelecek” çalıştayı, 3 gün süren yoğun bir katılımın ardından sona erdi. Çalıştayda, Aleviliğin geleceği üzerine yapılan sunumlar ve tartışmalar, çok sayıda akademisyen, yazar ve araştırmacının katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayın amacı, Alevilerin birliği ve ortak geleceği için fikir alışverişinde bulunmak olarak belirlendi.

Çalıştayın kapanışında İAKM ve Cemevi Eşit Başkanları Kazım Kılıç ve Hasret Bozdağ, katılımcılara hitap etti. Kazım Kılıç, farklı geçmişlere sahip insanların bir araya gelerek tartışma ve dinleme imkanı bulduğunu belirtti. Kılıç, “Gelecek, yalnızca konuşanların değil; birbirini gerçekten dinleyebilenlerin ellerinde şekillenecek,” dedi.

Hasret Bozdağ ise çalıştayın sadece bir program olmadığını, aynı zamanda ortak bir hafıza oluşturma ve sorumluluk bilinci geliştirme fırsatı sunduğunu vurguladı. Bozdağ, “Gelecek, emekle, ortak akılla ve dayanışmayla kurulabilir,” diyerek, katılımcılara teşekkür etti.

Çalıştay, Alevilik ve gelecek üzerine önemli tartışmaların yanı sıra, demokrasi, gençlik, kadın hakları ve kimlik gibi konularda da derinlemesine değerlendirmelere ev sahipliği yaptı. Böylece, katılımcılar arasında yeni bağlar kuruldu ve dayanışma ruhu güçlendirildi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevilik ve Gelecek çalıştayı, sadece Alevi toplumunun birliğini değil, aynı zamanda ortak bir hafıza ve sorumluluk bilincini oluşturma çabasını da pekiştirmiştir. Kazım Kılıç ve Hasret Bozdağın vurguladığı gibi, geleceği şekillendirecek olan, birbirini dinleyebilen ve dayanışma içinde hareket eden bireylerdir. Bu tür etkinlikler, Alevilik inancının değerlerini yaşatmak ve demokratik bir toplum anlayışını güçlendirmek adına büyük bir fırsat sunmaktadır. Alevi Gazetesi olarak, ayrımcılığa ve dışlayıcı yaklaşımlara karşı durarak, çok kültürlü bir yaşamı savunmaya devam edeceğiz.

— Alevi Gazetesi Editörü

Dersimdeki Saldırılar Toplumsal Barışı Tehdit Ediyor!

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, son günlerde Dersim’de bulunan Düzgün Baba ve Elif Ana Ziyaretgâhları’na yönelik gerçekleştirilen saldırıları kınadı. Mat, bu saldırıların Alevi toplumunun kutsal mekânlarına değil, aynı zamanda toplumsal barışa yönelik bilinçli provokasyonlar olduğunu ifade etti.

Hüseyin Mat, Düzgün Baba ve Elif Ana’nın Alevilikte taşıdığı derin anlamı vurgulayarak, bu tür saldırıların toplumsal gerilim ve kutuplaşmayı derinleştirmeyi amaçladığını belirtti. Alevi toplumu tarih boyunca inançlarına ve kültürel değerlerine sahip çıkmakta kararlıdır ve bu saldırılar karşısında dayanışmanın önemine dikkat çekti.

Son gelişmelerin tesadüfi olmadığını belirten Mat, siyasal iktidarın toplumsal ayrışmayı derinleştiren politikalarının kaygı verici olduğunu ifade etti. Alevi kurumlarının ve demokratik kamuoyunun daha güçlü bir birliktelik içerisinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

30 Mayıs’ta düzenlenecek festivalin yalnızca kültürel bir etkinlik değil, aynı zamanda ortak mücadele iradesinin güçlü bir göstergesi olacağını belirten Mat, bu özel günün direnişin ve dayanışmanın sembolü haline geleceğini söyledi. Tüm Alevi toplumu ve dostları dayanışmayı büyütmeye davet etti.

Sonuç olarak, Mat, Düzgün Baba ve Elif Ana’ya sahip çıkmanın ve seslerini birlikte yükseltmenin tam zamanı olduğunu ifade etti. 30 Mayıs Festivali’nin, Alevilik değerlerine sahip çıkmanın güçlü bir ifadesi olacağını dile getirdi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Dersimdeki saldırılar, sadece Alevi toplumunun kutsal mekânlarına değil, aynı zamanda toplumsal barışa yönelik bir tehdit oluşturmaktadır. Bu tür provokasyonlar, ayrışma ve kutuplaşmayı besleyen bir atmosfer yaratmakta, Alevi inancının öz değerlerine saldırmaktadır. Alevi kurumları ve demokratik kamuoyunun dayanışma içinde hareket etmesi, bu tehditlere karşı en güçlü yanıtı oluşturacaktır. Unutulmamalıdır ki, bu saldırılar karşısında sessiz kalmak, haksızlığa ortak olmaktır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Âşık Mahzuni Şerif, 24. ölüm yıl dönümünde anılıyor

Âşık Mahzuni Şerif, Alevi-Bektaşi kültürünün ve Anadolu halkının en önemli temsilcilerinden biri olarak 17 Mayıs 2002 tarihinde Almanya’nın Köln şehrinde Hakka yürümüş ve bugün 24. ölüm yıl dönümünde sevgi, saygı ve özlemle anılıyor. Mahzuni, hayatını adaletin, mazlumun ve inancın sesi olmaya adamış bir ozan olarak, ardında sadece müzik değil, aynı zamanda bir direniş ve inanç mirası bırakmıştır.

Gerçek ismi Şerif Cırık olan Mahzuni Şerif, Maraş’ın Afşin ilçesine bağlı Berçenek köyünde doğdu. Genç yaşta askeri okuldan tasfiye olduktan sonra, kendisine Hak ve halk yolunu rehber edindi. Ozanlık geleneğini çağdaş bir toplumcu bakış açısıyla birleştirerek, “Çeşmi Siyahım” gibi eserlerle içsel yolculuğunu, “Yuh Yuh” gibi parçalarla da toplumsal adaletsizliğe karşı duruşunu dile getirdi.

Mahzuni Şerif, sadece bir türkücü değil; Şah Hatayi, Kul Himmet ve Pir Sultan Abdal gibi büyük ozanların mirasını taşıyan bir dervişti. O, muhalif duruşuyla Alevilik gerçeğini her platformda haykırarak, egemen sistemin hedefi haline gelmiş, eserleri yasaklanmış ve defalarca gözaltına alınmıştır. Sivas Madımak Katliamı gibi acıları yüreğinde hisseden Mahzuni, tüm bu baskılara rağmen inancından ve sözünden taviz vermemiştir.

Bugün Hacıbektaş’ta, sırlandığı yerde yatan Mahzuni Şerif, devrimci deyişleriyle hâlâ toplumsal adaletsizliğe karşı bir ses olmaya devam ediyor. Onun mirası, sömürü ve asimilasyona karşı direnişin sembolü olarak yaşamakta ve hatırlanmaktadır.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Âşık Mahzuni Şerif, sadece bir sanatçı değil, Alevilik ve Anadolu halkının sesi olmuş bir direniş simgesidir. Onun mirası, adalet ve eşitlik mücadelesinin en güçlü ifadelerinden biri olarak, bugün de toplumsal sorunlara ışık tutmaya devam ediyor. Mahzuninin yaşadığı baskılar, Alevi inancının ve kültürünün karşılaştığı ayrımcılığı gözler önüne sererken, onun eserleri, zalime karşı mazlumun yanında durmanın önemini hatırlatıyor.

— Alevi Gazetesi Editörü

Binali Efe: Alevilik devlet memurluğuyla olamaz!

Dersim’de gerçekleştirilen Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı toplantısı, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Döşemealtı Şube Başkanı Binali Efe tarafından sert bir dille eleştirildi. Efe, bu buluşmanın sıradan bir idari faaliyet olmadığını, devlet denetiminde bir “resmi Alevilik” projesi olarak değerlendirerek, toplantının tarihsel ve siyasi sembollerle dolu bir arka plana sahip olduğunu vurguladı.

Toplantının, Dersim Katliamı’nın yıl dönümüne denk getirilmiş olmasını eleştiren Efe, bu tür adımlarla Aleviliğin ekonomik bağımlılığa sürüklendiğini savundu. Aleviliğin tarih boyunca kendi öz kaynaklarıyla ve toplumsal rızalık mekanizmalarıyla ayakta kaldığını belirten Efe, devletin inanç gruplarını finanse ederek yapılandırma çabalarının kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Efe, Alevilikle ilgili yapılan düzenlemelerin, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Sünni İslam üzerindeki modeline benzer bir yaklaşım sergilediğini belirtti. Bu durumu eleştirerek, Aleviliğin bir bürokrasi değil, bir yol olduğunu ve pirlik makamının devlet atamasıyla, dedelik görevlerinin ise maaşlı memuriyetle olamayacağını vurguladı.

Devletin eşit yurttaşlık ilkesini gözetmesi gerektiğini savunan Efe, Alevilerin bu ülkenin asli unsurları olduğunu hatırlatarak, cemevlerinin ihtiyaçlarının devletin bir lütfu değil, eşit yurttaşlık hakkı olduğunu dile getirdi. Efe, Aleviliğin hiçbir iktidarın arka bahçesi olamayacağını ve inancın gerçek özgürlüğü için direnişin devam etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Binali Efenin eleştirileri, Aleviliğin devletin denetimine girmemesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Alevilik, tarihsel ve kültürel kökleriyle var olmalı; ekonomik bağımlılığa sürüklenmemeli ve resmi projelerle şekillendirilmemelidir. Devletin eşit yurttaşlık ilkesini gözeterek, inanç gruplarına karşı tarafsız bir duruş sergilemesi, Alevi toplumunun öz varlığını koruması açısından hayati öneme sahiptir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi kutsallarına yönelik saldırılar kabul edilemez!

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Elif Ana Türbesi’ne yönelik bir saldırının ardından yaptığı açıklamada, bu saldırının yalnızca bir adli vaka olmadığını, inançlarına ve kimliklerine karşı sistematik bir saldırı dalgasının parçası olduğunu vurguladı. Saldırı, 15 Mayıs 2026 tarihinde Maraş Pazarcık’ta gerçekleşti ve saldırganın, Türkiye’nin karanlık dönemlerine atıfta bulunarak sloganlar attığı iddia edildi.

DAD, saldırının ardından yaptığı açıklamada, Alevi toplumu olarak Düzgün Baba Ziyaretgâhı’na yapılan saldırının üzüntüsünü yaşarken, bu yeni olayın da toplumsal barışın hedef alındığını ortaya koyduğunu belirtti. Açıklamada, saldırıların faillerinin akli dengesi yerinde değil gibi gerekçelerle sıradanlaştırılmaması gerektiği ifade edildi.

Elif Ana’nın Alevi öğretisindeki önemi vurgulanan açıklamada, türbelere ve kutsal alanlara yönelik saldırıların toplumsal hafızaya zarar verdiğine dikkat çekildi. DAD, bu tür saldırıların, Alevilik inancına karşı gerçekleştirilen bir saldırı olarak görülmesi gerektiğini belirterek, bu karanlık eylemleri gerçekleştirenlerin arkasındaki güçlerin de sorumlu tutulması gerektiğini ifade etti.

DAD, “Kutsallarımızdan elinizi çekin” ifadesiyle, Alevi toplumunun kutsal değerlerine yönelik saldırılara karşı güçlü bir duruş sergiledi. Açıklamada, zamanın sahipsiz, mekanın rızasız ve mazlumun çaresiz olmadığını vurgulayarak, toplumsal barışın korunması gerektiği çağrısında bulunuldu.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi kutsallarına yönelik saldırılar, sadece birer olay değil, Alevi kimliğine ve inancına karşı sistematik bir saldırının parçasıdır. Bu tür eylemler, toplumsal barışı hedef alırken, Alevilik inancını zayıflatmaya yönelik karanlık bir çabanın yansımasıdır. Kutsal alanlarımıza yapılan saldırılar, Alevi toplumu olarak bizleri derinden yaralar ve bu saldırıları gerçekleştirenlerin arkasındaki güçler de en az failler kadar sorumludur. Kutsallarımıza yönelik bu tehditlere karşı durmak, her bireyin ve toplumun görevidir.

— Alevi Gazetesi Editörü