Ana Sayfa Blog Sayfa 841

Öğrenciler tren kazasında ölen 57 kişi için eylem yaptı

Yunanistan’da 57 kişinin hayatını kaybettiği tren kazasının ardından başlayanlar eylemler devam ederken, dün de öğrenciler eylemdeydi

Yunanistan’ın Larisa kentine 26 kilometre uzaklıkta bulunan Tempe bölgesindeki yaşanan tren kazasında ölen 57 kişi için ülkede eylemler sürüyor. Dün de öğrenciler eylemdeydi.

Atina’nın merkezindeki Propilea’dan yürüyüşe başlayan öğrenciler, parlamento binasının önünde yere oturarak kazada ölenler için bir dakika sessiz bekledi. Atina’daki protesto yürüyüşünün son durağı ise, özel demir yolu şirketi “Hellenic Train” kurumunun Singru Caddesi’ndeki ofisi oldu. “Hellenic Train” ofisinin önüne kırmızı boyalarla “Devlet, Şirket, Katiller” yazan eylemciler ölenlerin hatırasına siyah balonlar taşıdı. Eylemciler, ölenlerin çoğunun yirmili yaşlardaki öğrenciler olduğu kazanın sorumlularının cezalandırılmasını talep etti.

57 cenazeden 52’sinin kimliği netleşirken, 10’dan fazla kişinin ise kayıp olduğu belirtildi.

Selanik ve Larisa’da da eylem yapıldı

Parlamento binası önünde düzenlenen sessizlik eyleminin ardınan eylemciler ve polis arasında çatışma çıktı. Yunan Devlet Televizyonu Ert’in haberine göre, olaylarda beş polis yaralandı, en az dört eylemci gözaltına alındı.

İkinci büyük kent Selanik ve Larisa kentinde de öğrenciler kazanın yaşandığı tren istasyonu eylem yaptı.

Grev sürüyor

Ülkedeki demiryolu işçileri ise perşembe günü başladıkları grevi cuma günü 48 saat daha uzatmıştı.

Kazanın ardından tutuklanan 59 istasyon şefi kazada bir dereceye kadar sorumluluğu olduğunu kabul etse de suçlanacak tek kişi olmadığını vurgulamıştı. Dİğer yandan devlet televizyonu ERT tutuklanan istasyon şefinin 40 gün önce Larisa İstasyonu şefliğine getirildiğini ve bundan önce sadece üç ay eğitim aldığını duyurdu.

ATİNA

#Öğrenciler #tren #kazasında #ölen #kişi #için #eylem #yaptı

CHP’li Belediye Başkanları Kılıçdaroğlu ile buluştu

CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanları CHP MYK toplantısı öncesi Kılıçdaroğlu ile bir araya geldi.  Toplantı öncesi Eskişehir Büyükşehit Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ‘Kılıçdaroğlu’nu destekliyoruz’ dedi

Altılı masadan Meral Akşener’in kalkması ile yaşanan olağanüstü toplantılar serisi devam ediyor

CHP’li büyükşehir belediye başkanları, saat 13.00’te başlayacak olağanüstü MYK toplantısı öncesi partinin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştü.

Genel Başkan’ımızı destekliyoruz

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, partiye gelişinde gazetecilere yaptığı açıklamada, “Neler söyleyeceğimiz belli. Genel Başkan’ımızı destekliyoruz. Fikrimizde en ufak bir değişiklik olmadı. Mücadeleye devam edeceğiz demokrasi yolunda” dedi.

“İYİ Parti Genel Başkanı Akşener altılı masadan ayrıldığını açıkladı, nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Büyükerşen, “Talihsizlik” yanıtını verdi.

Başkanların mesajı ortak

Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak da “Sayın Genel Başkan’ımızla görüşeceğiz. Biz başından beri ortak karar alıyoruz. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Genel Başkan’ımız Kemal Kılıçdaroğlu olacaktır. Tam desteği kendisine vereceğiz bugün. İnanıyorum ki sonuç istediğimiz gibi olacak. Her şey çok güzel olacak” görüşünü dile getirdi.

Akşener’in açıklamalarını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Albayrak, “Anlayamadım, biz de bir anlam veremedik. ‘Ekrem Bey ve Mansur Bey’i göreve davet ediyorum.’ açıklaması bana göre çok yanlış, düşündürücü. Sanıyorum bugün temaslardan sonra bazı şeyler daha netleşecek” ifadelerini kullandı.

Büyükşehir Belediye Başkanları hazır bulundu

Görüşmeye İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu katılıyor.

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ise bölgede deprem sonrası yürütülen çalışmalar nedeniyle toplantıya katılmadı.

ANKARA

#CHPli #Belediye #Başkanları #Kılıçdaroğlu #ile #buluştu

Köy köy dolaşıp sağ kalan hayvanları yok pahasına aldılar!

Hatay’da depremin ilk günleri köy köy dolaşan simsarlar depremzedelerin sağ kalan hayvanlarını yok pahasına satın aldı. Depremzedeler, ‘ Deprem oluyordu sürekli, başka şansımız yoktu’ diyor

Peş peşe yaşanan depremlerin üzerinden yaklaşık bir ay geçerken, sağ kurtulanların sorunları henüz çözülebilmiş değil. İnsanların birçoğu çadır dahi bulamazken, deprem fırsatçıları ise hiç zamn kaybetmeden işe başlamış bile.
Hatay’ın Defne ilçesinin kırsal mahallerinde depremin üçüncü günü evleri dolaşan simsarlar, yüzlerce hayvanı toplayıp götürdü. Çekmece Mahallesi’nde hayvancılıkla uğraşan Mehmet Güzeloğlu, Kayseri’den, Aksaray’dan, Adana’dan, Mersin’den, kamyonlarla gelen tüccarların fırsatçılığını ve kendi çaresizliklerini dile getirdi.

Ev ev dolaşıp hayvan aldılar

Durumu Mezopotamya Ajansı’dan ( MA) Azad Altay ve Sedat Yılmaz’a anlatan Güzeloğlu, 30 yıldır yaptığı baba mesleği hayvancılıkta varını yokunu kaybettiğini söyledi. “Ne var ne yok sattık” diyen Güzeloğlu, “Karkas etin kilosu en düşük 150 iken biz 130’a verdik. Satmak zorundaydım çünkü sürekli deprem oluyordu. Ahırım çökmüştü. Hayvanlar ölebilir korkusunu yaşadım. Bu yüzden de bir an önce elimden çıkarmak zorunda kaldım. Yıllardır bu işi yapıyorum, hiç tanımadığım insanları gördüm, hayvan almak için kapı kapı dolaşıyorlardı” dedi.

70 bin olanı 40 bine satan oldu

Değerinden ucuza satmasına rağmen kendisini “şanslı” sayan Güzeloğlu, “Satamadığı için ikinci depremde ahırı çöküp, hayvanı ölen komşularımız var. Su ve yem olmadığı için hayvanların ölme riski var. 70 – 75 bin olan ineği 40- 45 bine satan insanlar var. Bu durumda kapımızı çalan bir Allah’ın kulu olmadı. Tarım ve Orman Bakanlığı, Tarım İl Müdürlüğü kimse hayvancıları düşünmedi” diye konuştu.

Binlerce lira borcu olan var

Ev, arsa ne varsa çektiği hayvan kredisinden dolayı ipotekli olduğunu ve bankalara 300, piyasaya 200 olmak üzere toplam 500 bin borcu olduğunu anlatan Güzeloğlu, “Piyasadan da alacaklarım var fakat alamıyorum. Çünkü herkesin evi, barkı, işi yıkılmış, bitmiş. Kimden ne isteyebilirim. Bu parayı asla toplayamam. Bugün 100 bin TL kredi ödemem gerekiyor” diye belirtti.

Satmanın dışında bir çare yok

Güzeloğlu gibi mahallenin diğer sakinleri de mahalleye önden simsar, arkadan tüccarların girdiğini ve enkazdan mal kaçırdıklarını dile getirdi. Güzeloğlu’nun bir akrabası, “30 bin TL’lik danaya 20 bin verdiler. 30 bin TL’lik danaya 4 bin fiyat veren oldu. Herkes çaresiz ve satmanın dışında bir yolu yok” dedi. Deprem korkusuyla hayvanlarını sahipsiz bırakıp giden bazı ailelerin hayvanlarını komşular kendi aralarında kıt kanaat imkanlarla beslemeye çalışıyor. Hayvanları ölüme terk edemeyeceklerini dile getiren mahalleliler, “Komşuluk, insanlık öldü mü” diyerek, kendi aralarında dayanışarak zor günleri atlatmaya çalıştıklarını söyledi.

HATAY

#Köy #köy #dolaşıp #sağ #kalan #hayvanları #yok #pahasına #aldılar

Yeni Zelanda’da 6,9 büyüklüğünde deprem

Büyük Okyanus’taki ada ülkesi Yeni Zelanda’nın kuzeyindeki Kermadec Adaları bölgesinde 6,9 büyüklüğünde bir deprem oldu

Yeni Zelanda’nın Kermadec Adaları bölgesinde 6,9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Avrupa Akdeniz Sismoloji Merkezi (EMSC) depremin büyüklüğünü 6,9 olarak duyurdu.

Merkez depremin yerin 150 kilometre derinliğinde gerçekleştiği belirtildi.

ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS) de depremin büyüklüğünün 6,9 olduğunu açıkladı.

DIŞ HABERLER

#Yeni #Zelandada #büyüklüğünde #deprem

Dünya Bankası: Suriye’de depremin zararı 5,1 milyar dolar

Dünya Bankası 6 Şubat’ta yaşanan depremin Suriye’de 5,1 milyar dolar mali hasara yol açtığını duyurdu

Kurdistan, Türkiye ve Suriye’de 6 Şubat’ta yaşanan depremin ardından ölü sayısı artarken, maddi zararın boyutu da her geçen gün artıyor. Dünya Bankası Cuma günü yaptığı açıklamada, Suriye’nin kuzeyini vuran 7,8 büyüklüğündeki deprem ve çok sayıda artçı sarsıntının bölgede tahmini 5,1 milyar dolarlık hasara yol açtığını duyurdu.

Tahminler kesin değil

Dünya Bankası Ortadoğu Departmanı Direktörü Jean-Christophe Carré yaptığı açıklamada, “Bu kayıplar, Suriye halkının yaşadığı yıkım, ıstırap ve sıkıntı yıllarını artırıyor. Felaketin ekonomik aktivitede bir düşüşe yol açması ve bunun da büyüme beklentilerini daha da etkilemesi bekleniyor” dedi.

Dünya Bankası, değerlendirmenin 2,7 milyar dolar ile 7,9 milyar dolar arasında değiştiğini belirterek, sahadaki duruma ilişkin bilgi eksikliği göz önüne alındığında bu tahminin kesin olmadığını bildirdi.

Açıklamada, hasarın yarısının Halep’te yoğunlaştığı belirtildi.

DIŞ HABERLER

#Dünya #Bankası #Suriyede #depremin #zararı #milyar #dolar

Sürgün ve işkence ile geçen yılların ardından şimdi de eşinin acısını yaşıyor

20 yıla yakın cezaevinde kalan, işkence ve sürgünler gören İbrahim Halil Akan Semsûr depreminde ise eşini kaybetti

Mereş’te (Maraş) 6 Şubat’ta peş peşe yaşanan depremlerin üzerinden yaklaşık bir ay geçti. On binlerce insanın hayatını kaybettiği depremde sağ kalanlar ise sevdiklerinin acısı ile baş etmeye çalışıyor. Onlardan biri de depremde eşini kaybeden İbrahim Halil Akan.

Semsûr’da (Adıyaman) yaşayan ancak 6 Şubat’ta iş için Meleti’de (Malatya) olan Akan, depremde eşi Zühre Akan’ı kaybetti. Akan, şimdilerde eşinin arkasından seslendirdiği klamlarla ayakta kalmaya çalışıyor.

4 gün sonra cenazesi çıktı

Yaşadıklarını Mezopotamya Ajansı’dan (MA) Zerrin Sargut ve Mahmut Altıntaş’a anlatan Akan, “Eşimin bulunduğu enkazda kimse yoktu. Gönüllüler Riha’dan gelip yaşadığımız binada kurtarma çalışmalarına yardım etmeye çalışıyordu. Fakat arama-kurtarma çalışmalarından pek anlamadıkları için, ne yazık ki fazla müdahale edemiyorlardı. Çekoslovakya’dan bir ekip, Soma’dan ise madenciler geldi. 4 gün sonra da eşimin cenazesi enkazdan çıkarıldı” dedi.

Sürgün, işkence ve ölüm

“Latek min û Fatek min hebû, lat jî çû Fat jî çû…” sözleriyle acısını dile getiren Akan, bu acıyla evinin enkazından günlerce ayrılmadı. Şimdilerde ağabeyi ile temin ettikleri konteynırda kalan Akan’ın dilinde yılarca yaşadığı acıları anlatan sözler var. Yıllarca cezaevi, işkence, sürgün ve yoldaşlarının katledilmesinin acısına göğüs geren Akan bu kez de depremin ondan aldığı yol arkadaşı Zühre’nin acısıyla baş başa.

İşkencede iki arkadaşını kaybetti

1980 askeri darbede Semsûr’da tutuklanıp idam cezası verilen Akan, birçok cezaevinde kaldı. Semsûr’un Kolik (Kahta) ilçesinde tutuklandığını anlatan Akan, “Tutuklandıktan sonra idam cezası aldım. Önce Semsûr’a, ardından Adana cezaevine götürüldüm. 5 ay Adana’da tutuklu kaldıktan sonra, 12 Eylül darbesinin ardından tekrar Semsûr’a getirildim. 1986 yılında, Semsûr’da bir deprem oldu ve cezaevi depremden dolayı hasar gördüğü için de oradan da Antakya’ya sürgün edildim. Sürgün yollarında binlerce kez işkence gördü. Bize yaptıkları işkenceler yüzünden, 2 arkadaşım Hüseyin Hüsnü Eroğlu ve Mehmet Yalçın Kaya işkenceyle katledildi” sözleriyle yaşadıklarını anlattı.

1993’te idam cezasının ertelenmesiyle, Akan 20 yıl sonra 2000 yılında Antep Cezaevi’nden tahliye edildi. Bütün zorluklara göğüs gerekn Akan, şimdi ise eşinin acısı ile yaşamaya çalışıyor

SEMSÛR

#Sürgün #işkence #ile #geçen #yılların #ardından #şimdi #eşinin #acısını #yaşıyor

Urmiyeli kadınlardan 8 mart mesajı

Urmiyeli kadınlar Dünya kadınlar günü vesilesi ile yayınladıkları mesajda; İran ve Rojhilat’ta başlayan “Jin, Jiyan, Azadî” devriminin zaferle sonuçlanacağına dikkat çekildi

İran’da kadınlar öncülüğünde süren isyan devam ederken Urmiyeli kadınlar 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne vesilesi ile bir mesaj yayınladı. Yapılan açıklama da erkek-devletin kadın düşmanı politikalarına son vermesi çağrısında bulunulurken İran ve Rojhilat’ta “Jin, Jiyan, Azadî” sloganıyla kadınlar öncülüğünde başlatılan halkların devrimine dikkat çekildi.

‘Devrim zaferle sonuçlanacak’

Taleplerin sıralanmasının ardından devam edilen açıklamada, İran ve Rojhilat’ta başlayan “Jin, Jiyan, Azadî” devriminin sadece İran’ı değil tüm dünyada önemli ölçüde etki yarattığına dikkat çekildi. Başlayan bu devrimin zaferle sonuçlanacağı kaydedilen açıklamada, “Kadınlar artık yok sayılmayı kabul etmeyecek” mesajı verilerek kadınlar taleplerini sıraladı.

Açıklamada Kürt, Türk, Ermeni ve Süryani kadınların ortak talepleri şu şekilde sıralandı:

“*Din ile devlet işleri birbirinden ayrılmalı.

*Örtünme zorunluluğu kaldırılmalı.

*İfade özgürlüğü sağlanmalı.

*Siyasette, yargıda, eğitimde, akademik alanda, seçimlerde yani kısacası yaşamın her alanında kadın erkek eşitliği sağlanmalı.

*Kadına yönelik fiziksel ve psikolojik şiddete karşı, kadın katliamlarına karşı faillere caydırıcı cezalar uygulanmalı.

*Çocuk evlendirme yaşı 18’den önce yasaklanmalı.”

KAYNAK/NUJİNHA

 

 

#Urmiyeli #kadınlardan #mart #mesajı

Deprem fırsatçılığı: Nakliye ücretleri katlanıyor

Hatay’da deprem sonrası nakliye fiyatları 7 bin liradan 17 bin liraya çıktı

Mereş merkezli depremin ardından büyük yıkımın yaşandığı Hatay’da, yurttaşlar ağır hasarlı evlerindeki eşyalarını tahliye ediyor. Bu durumu fırsat bilen dış kentlerdeki nakliyeciler, taşıma işi için fiyat arttırımına gitti. Fiyatlar 7 bin TL’den 17 bin TL’ye çıktı.

MA’dan Müjdat Can’ın haberine göre İzmir, Bursa, Adana ve Mersin gibi çevre kentlerden gelen nakliyeciler, evlere verilen “hasarlı”, “orta hasarlı” ve “ağır hasarlı” raporlarına göre de fiyat artışına gidiyor. Ağır hasarlı evlerde eşya taşıma fiyatı 30 bin TL’ye kadar çıkabiliyor.

Yurttaşlar tepkili

Defne ilçesine bağlı Sümerler Mahallesi’nde evindeki eşyaları tahliye eden bir yurttaş, “Bu depremde fırsatçılık yapılıyor. Daha önce 7 bin TL olan eşya taşıma işlemi 17 bin TL’ye çıktı. Erzin ve Dörtyol gibi ilçelere yapılan taşıma için fiyat daha da artıyor. Devlet ilk günden beri Hatay’da yok. Bunu fırsat bilen nakliyeciler, mağduriyet üzerine mağduriyet yaşatıyor. Eve ‘hasarlı’ raporu verip eşyalarla birlikte yıkabilirler. Riskli olmasına rağmen bu işlemi yapmak zorundayız. Bugün bizi yanlız bırakan hükümetin ekonomi politikaları nedeniyle bir oturma gurubu bugün yaklaşık 20 bin TL. Mecburen bu farkı fırsatçılara veriyoruz” dedi.

Riske göre fiyat biçiyorlar

İskenderun’dan söküm işi için Defne’ye gelen A.A., “3 kişi geliyoruz. Önce E-devlet’ten bakıyoruz. Az mı yoksa ağır hasarlı mı diye. Ona göre fiyat veriyoruz. Sadece kombi, klima, petek sökümü için ev başı 2 bin 500 TL alıyoruz. İndirme bize ait değil” dedi. Riskli bir iş yaptıklarına dikkati çeken A.A., “Hergün gelip çalışıyoruz” dedi.

HATAY

#Deprem #fırsatçılığı #Nakliye #ücretleri #katlanıyor

Savunma bütçesi artarken AFAD’a ayrılan bütçe düşürüldü

Türkiye bir deprem ülkesi olmasına rağmen AFAD bütçeden yeterli payı almıyor ve bürokrasi için ‘yan gelip yatma alanına’ dönmüş durumda

Mereş ve Dilok (Antep) merkezli depremler sonrasında yoğun olarak devletin özellikle de ordunun arama-kurtarma çalışmalarında geç katıldığı ve yetersiz kaldığı yönünde eleştiriler sürüyor.

Bu dönemde yine Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın eleştirilere yanıtı ise “Uzaktan böyle ahkâm kesmekle olmuyor. Hududu kim koruyacak, Suriye’de kim kalacak? Suriye’yi mi boşaltacağız, Irak’ı mı boşaltacağız?” şeklinde oldu.

MA’dan Tolga Güney savunma ve AFAD’a ayrılan bütçeyi derledi;

AKP’nin ilk iktidara geldiği 2002 yılında meclise getirilen 2003 yılı bütçesinde Milli Savunma Bakanlığı’nın bütçesi 10 milyon 209 bin lira olarak açıklandı. Ardından bu bütçe her sene ciddi anlamda yükselişe geçti. Bu bütçe 2004 yılında 10 milyon 889 bin, 2008’de yeni para birimiyle birlikte 13 milyar 326 milyon 330 bin liraya, 2009’da 15 milyar 30 milyon 680 bine, 2010’da 15 milyar 98 milyon 266 bin liraya, 2011’de 16 milyar 975 milyon 986 bin liraya, 2012’de 18,2 milyar liraya, 2013’te 20 milyar 420 milyona, 2014’te 21 milyar 815 milyon 196 bine, 2015’de 22 milyar 764 milyona, 2016’da 27 milyar 88 milyona, 2017’de 28 milyar 702 milyon 119 bin liraya çıktı.

MSB bütçesi katlanarak arttı

Yeniden savaş politikalarının hız kazandığı 2018 yılında ise savunma bütçesinde büyük bir artış yaşanırken, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) bütçesi 40 milyar 402 milyon 239 bin liraya çıkarıldı. Bu artış sonraki yıllarda da aynı oranda devam etti. MSB bütçesi 2019’da 46 milyar 462 milyon 303 milyon, 2020’da 53 milyar 859 milyon 342 bin, 2021’de 61 milyar 484 milyon 939 bin, 2022’de 79 milyar ve 2023’de ise 182 milyar 770 milyon 968 bin lira olarak açıklandı. Bu rakamlara Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenliğin yanı sıra gizil ödenekleri de eklersek rakamlar inanılmaz derecede büyüyor.

AFAD’ın bütçe payı düşürülüyor

Buna karşılık Türkiye’nin kentsel dönüşüme ve afet risklerinin azaltılması için ayrılan bütçe ise savunmaya ayrılan bütçenin çok gerisinde. 2009 yılında İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) bütçeden çok az bir pay alıyor. Yönetimi ve afet durumlarında aldığı tavırlarda eleştirilen AFAD’da 2011’de 688 milyon 42 bin, 2012’de 767 milyon 861 bin, 2013’te 839 milyon 956 bin, 2014’te 839 milyon 956 bin, 2015’te 993 bin 914 bin, 2016’te 1 milyar 52 milyon 542 bin, 2017’de 1 milyar 248 bin 151 bin, 2018’de 2 milyar 265 milyon 864 bin, 2019’da 1 milyar 406 milyon 671 bin, 2020’de 1 milyar 637 milyon 171 bin, 2021’de 2 milyar 85 milyon 860 bin ve 2022’de 2 milyar 421 milyon 82 bin lira başlangıç bütçesi aktarıldı. 2022 yılında ki bu bütçe ek bütçelerle birlikte 11 milyar 867 milyon 417 bin lirayı bulurken, 2023 bütçesinde ise payı 8 milyar 75 milyon liraya düşürüldü.

AFAD yetersiz

AFAD kendisine ayrılan bütçenin bir kısmını ise kentsel dönüşüm ve afet risklerini karşı belediyeler ve il özel idarelerine ayırırken, 2015 yılında 210 milyon 742 bin 785 TL, 2016 yılında 119 milyon 716 bin TL ve 2017 yılında 328 milyon 449 bin 650 TL’yi bu alanda kullandı. Bütçe ve personel eksikliğinin yanı sıra liyakatsiz yönetim ve yetersizlikleriyle de dikkati çeken kurum, bugünü kadar yaşanan deprem, sel, orman yangını ve maden kazaları gibi pek çok afet ve acil durumda eleştirilerin odağı durumuna geldi. Afetler ve acil durumları yönetmede yetersiz kalan kuruma daha fazla bütçe ayrılarak bağımsız bir konuma getirilmesi önerilerine karşın, kurum yetersizliklerini ise gönüllü yurttaşların oluşturduğu ağlara çökerek çözmeye çalışıyor. İzmir depremi ve Kastamonu seliyle görünen olan ve son depremlerde ayyuka çıkan kurumun gönüllü ağların yardım malzemesine el koyması durumu ise ciddi tepkilere neden oluyor.

 

 

#Savunma #bütçesi #artarken #AFADa #ayrılan #bütçe #düşürüldü

13 yaşındaki Mehmet Düşünmez’den haber alınamıyor

Depremde ailesini kaybeden 13 yaşındaki Mehmet Düşünmez’den 27 gündür haber alınamıyor. Akrabaları Düşünmez’den haber almak için uğraşıyor

Mereş merkezli depremler sonucu on binlerce insan hayatını kaybederken kendisinden haber alınmayan yurttaşlar da olduğu bilgileri gelmeye devam ediyor.

MA’dan Abdurrahman Gök ve Rukiye Adıgüzel’in haberine göre annesi babası, iki ablası, babaannesi ve dedesini yitiren 13 yaşındaki Mehmet Düşünmez’den haber alınamıyor.

Yaşadıkları blokta hayatta kalan insan sayısı çok az

Düşünmez ailesi Mereş’in merkez Dulkadiroğlu ilçesinde Bahçelievler Mahallesi, Trabzon Bulvarı’nda bulunan iki bloklu 10 katlı Has El Sitesi’nin B Bloku’nun birinci katında yaşıyordu. Depremde A Blok ayakta kalırken, zemin katında oto galerinin bulunduğu B Blok yerle bir oldu ve 20 dairede yaşayan yurttaşların neredeyse yarısının yaşamını yitirdiği belirtiliyor.

Yakın akrabaları bekliyor

Enkazın tamamen kaldırıldığı binada, 24 gün boyunca gece gündüz bölgeden ayrılmayan Mehmet’in dayı ve amcaları, yeğenlerinden bir haber alabilmek için uğraşıyor.

MA’ya konuşan Düşünmez’in dayısı Salman Dönekli deprem sırasında kendilerini can havliyle dışarı attıklarını ve sonra ailesini güvenli bir yere taşıdıktan sonra Mereş’teki ablası Fatma Düşünmez’e ulaşmaya çalıştıklarını söyledi.

Dönekli şu ifadeleri kullandı: Tabi telefon çıkmıyordu. Hemen üzerimizdeki pijamalarla Maraş’a doğru yola çıktık. Yollar bozulmuştu ve zaman zaman araçtan inip, aracın geçebileceği şekilde yolları düzeltiyorduk. Bu gecikmemize neden oldu. Oraya ulaştığımızda çıkarılanlar vardı. Özellikle üst katlarda yaşayanlar. Çevredekilerin yardımıyla onuncu kattan altıncı kata kadar yaşayanlardan çıkarılanlar oluyordu kendi çabasıyla çıkanlar vardı. İlk gün hiçbir ekip yoktu.”

 AFAD iki gün sonra geldi

Eniştesinin Söğütlü kırsal mahallesinden olduğunu ve belki enkazdan çıkıp köye gitmişlerdir umuduyla köye gittiklerini söyleyen Salman Dönekli, “Eniştemin annesi Elif ve babası İsmail’in evine gittiğimizde onların evinin de yıkıldığını gördük. Onlar da orada yaşamını yitirdi. Bu manzaradan sonra tekrar Maraş’a gittik. Elimizden bir şey gelmiyordu. Depremin ikinci günü bir AFAD ekibi geldi. Üç dört kişilerdi ellerinde hiçbir ekipman yoktu. Biz aşağıdaydık bir baktık gidiyorlar. Yanlarına gidip sorduğumuzda, ‘burası zor o yüzden başka yere gidiyoruz’ dediler. Gönüllüler sayesinde enkazdan akrabalarımızın cansız bedenleri çıkartıldı ancak Mehmet’ten bir haber yoktu. On dördüncü gün artık umudum kesildi, çünkü binanın yüzde 90’ı bitmişti, tabanına kadar eşilmişti. Çocuk bulunamadı” şeklinde konuştu.

Başka şehre mi gönderildi

Ne yapacaklarını bilemeyecek halde birçok yere başvurduklarını ve temaslarda bulunduklarını söyleyen Dönekli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Arıyoruz. Belki evde olmayabilir ya da bizler binanın arka tarafındayken ön tarafından çıkarılıp götürülmüş olabilir mi diye birçok yere başvuruyoruz. Sağlık Bakanlığı’na fotoğraflarını, bilgilerini ilettik. Arkadaşlar Ankara’da bilinci kapalı olan çocukların kaldırıldığı hastaneye gittiler orada da yok. Maraş bölgesindeki hastanelere gittik. Koridorlarda aradık, servislere baktık bulamadık. Tabi durumu ağır olanları başka şehirlere sevk ediyorlardı, belki de Mehmet’i başka bir şehre götürdüler. Umudumuz şu an o.”

MEREŞ

 

#yaşındaki #Mehmet #Düşünmezden #haber #alınamıyor