Ana Sayfa Blog Sayfa 877

TTB davası ertelendi

TTB Merkez Konseyi üyelerine yönelik açılan dava ertelendi. Duruşma öncesi konuşan Fincancı, ‘Bizim gündemimiz deprem. Gündemimiz toplum sağlığı için insanlarımızla ve meslektaşlarımızla bir arada olmak’ dedi

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Üyeleri hakkında görevden alınmaları için açılan davanın 3’üncü duruşması Ankara 31’inci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ve yöneticilerin yanı sıra çok sayıda avukat duruşmaya katıldı.

Duruşma öncesi adliye önünde açıklama yapıldı.

Açıklamada konuşan Fincancı, “Seçilmişleri görevden alarak, kayyum atamakla bu iş olmuyor. Bizim yaptıklarımızı yapabilecekseniz buyurun hodri meydan. Biz seçilsek de seçilmesek de mücadeleye devam edeceğiz. Mücadele seçimle olmuyor, yürekle oluyor o yürek bizde var. Onun için sol memenizin altındaki cevahir hep ışımaya devam etsin. Yürekli dostlarım, yürekli yoldaşlarım iyi ki varsınız, iyi ki meslek örgütümüz TTB var” ifadelerini kullandı.

‘Gündemimiz deprem’

TTB Merkez Konseyi İkinci Başkanı Doç. Dr. Ali İhsan Ökten de şunları söyledi: “Ülkede ne olursa olsun iktidar çevreleri, yarattıkları gündemlerle toplumdan gerçekleri gizlemeye çalışıyor. Bir doğal afetin felakete dönüşmesine neden olan mevcut düzenin yürütücülerine rağmen, bizim gündemimiz deprem. Gündemimiz toplum sağlığı için insanlarımızla ve meslektaşlarımızla bir arada olmak, onları savunmak, hep birlikte kendimizi sağaltmanın mücadelesini vermek. TTB Merkez Konseyi, tüm baskılara rağmen bilimsel bilginin kılavuzluğundan, mesleğin etik ilkelerinden taviz vermeden; toplumsal sağlık ve meslektaşlarının emeği için mücadele etmeye devam edecektir. TTB dün susmadı bugün de susmayacaktır.”

‘TTB’nin yanındayız’

Avrupa Hekimleri Daimi Komitesi (CPME) Başkan Yardımcısı Dr. Ole Johan Bakke; ilk olarak tüm topluma ve depremde yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı diledi. Dünya üzerindeki milyonlarca hekimi temsilen iyi hekimlik ve sağlıklı bir gelecek mücadelesi veren, Türkiye’de de binlerce hekim tarafından seçilen TTB Merkez Konseyi üyelerinin yanında olduğunu söyleyen Bakke, mesleki bağımsızlığın ve meslek örgütü özerkliğinin önemine dikkat çekti. Bakke, özellikle böyle bir dönemde TTB ve yöneticileri üzerindeki baskılara derhal son verilmesi çağrısı ile konuşmasını sonlandırdı.

Ardından, SES Eş Genel Başkanı Hüsnü Yıldırım, DİSK Dev Maden-Sen Genel Başkanı Tayfun Görgün, KESK Mali Sekreteri Gönül Kural Şimşek, İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ve TİHV Genel Başkanı Metin Bakkalcı da TTB ile dayanışma açıklaması yaptı.

Basın açıklamasının ardından Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne geçildi. Mahkeme heyeti, reddi hakimin reddi kararına yapılan itiraz henüz sonuçlanmadığı gerekçesiyle davayı 6 Nisan’a erteledi.

Duruşma sonrası adliye önünde yapılmak istenen basın bilgilendirmesi ise polis saldırısı ile engellendi.

HABER MERKEZİ

#TTB #davası #ertelendi

İstismar haberine 10 ay ceza

Bedlîs Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sinan Aygül hakkında, Tatwan’da bir kız çocuğuna yönelik cinsel taciz haberi nedeniyle 10 ay hapis cezası verildi

Bedlîs Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sinan Aygül, 13 Aralık 2022 tarihinde sanal medya hesabından Tatwan’da bir kız çocuğuna cinsel istismara ilişkin yaptığı haberi paylaştıktan birkaç saat sonra gözaltına alınmış ve 14 Aralık’ta Tatvan Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla tutuklanan Aygül, 22 Aralık 2022 tarihinde tahliye edilmişti. Bugün Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada gazeteci Aygül’e 10 ay hapis cezası verildi.

Aygül’ün, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (TCK 217/A)” suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Kimlik tespitinin yapılmasıyla başlayan duruşmada ardından Aygül’ün avukatları AYM’nin Dezenformasyon Yasası incelemesinin bekletici mesele yapılmasını talep etti. Mahkeme, avukatların talebini reddetti.

Aygül, kimlik tespiti ardından Dezenformasyon Yasası’nı protesto etmek için susma hakkını kullanarak savunma yapmadı. İddia makamı esas hakkındaki mütalasında Aygül’ün TCK 217/a maddesinde düzenlenen “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ile cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme, Aygül’ün üzerine atılı “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ” suçunu işlediğinin sabit olduğuna kanaat getirerek gazeteciye 10 ay hapis cezası verdi. Mahkeme, Aygül hakkında HAGB de uygulamadı.

Ceza onaylanırsa cezaevine girecek

Cezanın onaylanması halinde Aygül daha önce yaptığı taciz haberinden aldığı cezanın tekrarlanması nedeniyle 10 aylık hapis cezasının tamamını kapalı cezaevinde tamamlayacak.

HABER MERKEZİ

#İstismar #haberine #ceza

Yaşlı bir yurttaş ve engelli oğlu hasarlı binadan çıkarıldı

Meleti’de dün meydana gelen artçı depremde duvarlarında derin yarıklar oluşan binada yaşayan yaşlı bir yurttaş ve zihinsel engelli oğlu, itfaiye tarafından tahliye edildi

Meletî’de dün yaşanan 5.6 büyüklüğündeki depremle çöken 31 ağır hasarlı binaya, yurttaşların eşyalarını almak için girmesi engellenmedi. Büyük depremlerin 23’üncü günü olmasına rağmen her gün onlarca artçı depremin yaşandığı kentte ağır hasarlı binalara girişlerin olduğu gözlemlenirken, Yeşilyurt ilçesinin Abdulgafar Mahallesi’nde bulunan ve daha önce “az hasarlı” raporu verilen 4 katlı Sefa Apartmanı’nda da derin çatlaklar oluştu.

Apartmanın dördüncü katında bulunan baba ve engelli oğlu, itfaiye ve polis ekiplerinin yoğun uğraşları sonucu evden çıkmaları için ikna edildi. İkna edilen baba ve oğlu itfaiye ekipleri tarafından binadan çıkarıldı. Her iki yurttaş binadan çıkartıldıktan sonra binanın etrafına güvenlik şeridi çekildi.

MELETÎ

#Yaşlı #bir #yurttaş #engelli #oğlu #hasarlı #binadan #çıkarıldı

‘İnsanlar enkaz altında ölürken neredeydiniz?’

Kızılay’ın çadır satmasını protesto edenlerin gözaltına alınmasına tepki gösteren Halkevleri yöneticisi Çiğdem Serin, ‘İnsanlar enkaz altında ölürken, yaralılar saatlerce ambulans beklerken neredeydiniz?’ diye sordu

Sol Parti Mersin İl Örgütü, Mersin Emek ve Demokrasi Platformu üyelerinin katılımıyla Özgür Çocuk Parkı’nda Kızılay’ın çadırları ve deprem bölgesine giden yardımları satmasına tepki gösterenlerin gözaltına alınmasını protesto etmek için bir araya geldi.

Ancak açıklama Mersin Valiliği’nin “eylem ve etkinlik yasağı” gerekçe gösterilerek polisler tarafından engellendi. Yasağı eylem saatinden 40 dakika sonra tebliğ eden polisler, kitleyi gözaltı ile tehdit etti.

Polisin engellemesine işarete den Halkevleri Genel Yönetim Kurulu üyesi Çiğdem Serin, “Biz burada gerçekleri söylüyoruz, gerçekleri söylediğimiz için sesimizi kısamazsınız” diyerek tepki gösterdi.

‘Hesap sormamıza engel olamayacaksınız’

İktidarın kendi sorumluluğunu baskılarla örtmeye çalıştığını belirten Serin, “Hesap vermekten kaçıyor, günlerdir, deprem bölgesinde dayanışma örenleri engellemeye çalışıyor. İnsanlar enkaz altında ölürken, yaralılar saatlerce ambulans beklerken neredeydiniz? İnsanlar tırnaklarıyla enkazı kazdı, bizler yardım toplayanlarız. Yaralıları biz taşıdık kendi ellerimizle, günlerdir yardım topluyoruz deprem bölgelerine, insanlar ölürken, çadırlar yokken neredeydiniz? Günlerdir deprem bölgelerinde barınma sorunu varken Kızılay çadırları sattı, çadırları satan Kızılay’dan hesap soranlar engellenmeye çalışılıyor. Hesap sormamıza engel olamayacaksınız” diye konuştu.

Üniversiteli Feminist Kolektif üyesi Gülşah Şahin de “50 bin insan öldü, biz cebimizdeki son parayla yardım kolisi yaptık insanlara yolladık gözaltına aldınız. İnsanlar soğuktan öldü, biz battaniye aldık, çorap ördük gözaltına aldınız. Yardım kolisi bile toplayanları gözaltına aldınız siz. Sevgi Parkı’nı boşaltmaya çalışıyorsunuz, yasak diyorsunuz. Ne yasak, bu ülkede sadece ölmek yasak değil” dedi.

HABER MERKEZİ

#İnsanlar #enkaz #altında #ölürken #neredeydiniz

Narlı’da 2 bin arı enkaz altında kaldı

Bazarcix’in Narlı beldesinde yıllardır arıcılık yaparak geçimini sürdüren Ali Kanar’ın 2 bin arısının içinde olduğu 18 kovanı deprem nedeniyle enkaz altında kaldı

6 Şubat günü yaşanan depremlerin merkez üssü olan Mereş’te binlerce enkaz kaldırılmayı bekliyor. Büyük bir yıkımın olduğu kentte, Ali Kanar adlı yurttaşın (69) arı kovanları da enkaz altında kaldı. 20 yıldır Bazarcix’in Narlı beldesinde arıcılık yapan Kanar’ın 18 arı kovanı, bahçe surlarının altında kaldı.

2 bin arı yaşamını yitirdi

Deprem nedeniyle günlerce bahçesine gidemeyen Kanar’ın yaklaşık 2 bin yerli Kılıç arısı kovanlarda kalarak yaşamını yitirdi. 30 kovandan yalnızca 12 kovanı kalan Kanar’ın arıları için ise hasar tespiti yapılmadı. Kovanlar 23 gündür surların altında duruyor.

Su kuyusu da çöktü

Deprem öncesi Tarım İl Müdürlüğü’nden kovan başına yalnızca 10 TL teşvik aldığını söyleyen Kanar’ın tek isteği ise kovanlarının enkaz altından çıkarılması ve zararının karşılanması. Arı dışında ayrıca iki buçuk dönümlük bahçesinde sarımsak, marul ve soğan da yetiştiren Kanar’ın su kuyusu da deprem nedeniyle çöktü. Yaşamını idame ettirecek olanakların karşılanması için Kanar yardım bekliyor.

HABER MERKEZİ

#Narlıda #bin #arı #enkaz #altında #kaldı

Mimarlar Odası’ndan deprem raporu: 4 katlı alanlara 14 kat izni nasıl verildi?

Yaşanan deprem felaketinin nedeninin yanlış kentleşme olduğunu belirten Mimarlar Odası, ‘4 katlı alanlara 14 katlı imar izinleri hangi bilimsel gerekçelere dayanarak onaylandı?’ diye sordu

Mereş Mimarlar Odası, merkez üssü Mereş’in Bazarcix ve Elbistan ilçeleri olan 6 Şubat’ta meydana gelen ve 11 kenti etkileyen depreme ilişkin rapor yayınladı. 12 bin 683’ünün Mereş olmak üzere toplamda 44 bin 374 insanın yaşamını yitirdiğinin ve binlerce insanın da yaralı kurtarıldığının hatırlatıldığı raporda, “Son aktarılan verilere göre Kahramanmaraş’ta 1956’sı merkezde, 1500’ü Elbistan’da, 1448’i Pazarcık’ta, 732’si Türkoğlu’nda, 43’ü Afşin’de olmak üzere toplam 6799 yıkılan ve acil yıkılması gereken bina var. Bu büyük felaket sonucunda Kahramanmaraş’ta her 10 aileden 3’ü evsiz kaldı” bilgilerine yer verilerek, buna karşın yurttaşların eşi benzeri görülmemiş bir dayanışma sergilendiğine dikkat çekildi.

Acilen depremle ilgili alt komisyon kurulmalı

Maraş İnşaat ve Jeoloji Mühendisleri Odaları İl Temsilciliklerinin 26 Ocak 2020’de birlikte düzenlediği deprem çalıştayın anımsatıldığı raporda, “Özellikle Kahramanmaraş kent merkezindeki yapı stokunun depreme hazırlıklı olmadığını, acilen İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu’nun deprem ile ilgili alt komisyon oluşturulması ve STK’larla birlikte daha etkin hale getirilmesi gerektiğini, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesinde Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Başkanlığının oluşturulması ve aktif olarak çalışmalar yapması gerektiğini bu rapor ile yerel belediyelere ilettik. Maalesef 6 Şubat 2023 tarihine kadar deprem Kahramanmaraş’ın önceliği olamadı” ifadelerine yer verildi.

Felaketin nedeni yanlış kentleşme

“Birinci derece deprem bölgesi olan Kahramanmaraş’ın 1/1000 imar planı oluşturulurken bugün tartıştığımız zemin değerleri ve fay hattının geçtiği alanlar, ilgili idareler tarafından bilinmiyor muydu? Özellikle Kahramanmaraş merkez, Trabzon caddesi, Doğukent, Boğaziçi ve Üniversite bölgesinde 16 kat imar verilen bölgelerde karşılaştığımız yıkımın sorumlusu bu imar planlarının oluşturucuları değil midir? Çok değil birkaç sene önce dört kat izni verilen alanların on dört katlı imar izinleri hangi bilimsel gerekçelere dayanarak onaylandı? Fay hatları üzerine yeni binalar yapılmaması için uygun imar alanlarının üretilmesi neden bu şehrin önceliği olamadı?” sorularının sorulduğu raporda, yaşanan deprem felaketinin sebebinin yanlış kentleşme olduğuna dikkat çekildi.

Depremin değil binaların öldürdüğünün altının bir kez daha çizildiği raporda, “Bilimin ışığında inşa edilmiş bir kent böylesine yok olabilir miydi?” sorusu sorularak, kayıplarının nedeninin “kader” değil ihmal olduğu vurgulandı.

Yardımlar yetersiz kaldı

Raporun devamında Mimarlar Odası’nın depreme dair izlenimlerine yer verildi. Raporda, gelen personelin ilk 24 saat Mereş merkez için yetersiz kaldığı belirtildi. Bazı depremzedelerin yakınlarını kendi çabalarıyla çıkarmaya çalıştığının kaydedildiği raporda, depremin 2’nci günü yardım ekiplerinin geldiği fakat ekipman eksikliği ve kötü hava koşulları nedeniyle yetersiz kalındığı aktarıldı.

Hijyen problemi

Depremin ilerleyen günlerinde cenazelerin açıkta kalmasından ve çöplerin toplanmamasından kaynaklı hijyen problemlerinin ortaya çıktığının belirtildiği raporda, çadır kentlerde yer alan tuvalet alanlarında da hijyen problemlerinin ortaya çıktığı ve cenazelerini aramaya çıkan yurttaşların da ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekildi. Depremin üzerinden 20 günü aşkın süre geçmiş olmasına rağmen şebeke sularının hala kullanılacak durumda olmadığına dikkat çekilen raporda, bu problemin bir an önce çözüme kavuşturulması gerektiği vurgulandı.

Kaldırılan enkazlar

Acil yıkılması gereken 4 bin 474 binadan 214’ünün yıkımının tamamlandığı, Mereş merkezde toplamda 55 binaya ait enkazın kaldırma işleminin tamamlandığının bilgisinin paylaşıldığı raporda, bu 55 binanın enkazının toplamda 410 ton olduğu kaydedildi. Pek çok hastalığa neden olan asbest maddesinin yıkımlar sonucunda ortaya çıkmaya başlandığının hatırlatıldığı raporda, bu konuda acilen önlem alınması gerektiği ifade edildi.

Merkezde 55 bin 485 konuta ihtiyaç var

Sahada dolaşan teknik personellerin aktardığı verilerin yer aldığı raporun devamında şunlar kaydedildi: “Kahramanmaraş’ın merkez ilçelerinde toplam 10 bin 986 konut yıkılmış, 33 bin 583 konut acil yıkılacak bina olarak, 10 bin 916 konut orta hasarlı bina olarak gruplanmıştı. Maraş genelinde toplam 580 bin bağımsız bölümün 486 bin 776 sının hasar tespit çalışmalarının tamamlandığı ve 81 bin 695’i konut, 17 bin 634’i ticari birim olmak üzere 99 bin 329 bağımsız bölümün kullanılamaz hale geldiği aktarıldı. Bu sayıya 115 bin 846 orta hasarlı bağımsız bölümler eklendiği takdirde Kahramanmaraş yapı stoğunun yaklaşık yüzde 23’ünün kullanılamaz hale geldiği görünmektedir. Kahramanmaraş merkezde yaklaşık 55 bin 485 konut ihtiyacı var.”

‘Kent merkezi ikinci plana atılmamalı’

Kent merkezinin ivedilikle ayağa kaldırılması ve kent kültürünün sürekliliği için kent merkezi ve iş alanlarının kesinlikle ikinci plana atılmaması gerektiğinin vurgulandığı raporda, “Zemin raporları olumlu gelen Önsen bölgesinde ve Organize sanayiye yakın olan Tomsuklu/ Çınarlı bölgesinde devlet eliyle toplu konut projelerine hızlıca başlanması konusunda elbette hızlı davranılmalıdır. Ancak asgari 55 bin toplu konut ihtiyacının hepsinin merkeze uzak alanlarda karşılanması, kent merkezinin yeniden ayağa kaldırılmasını imkansız hale getirebilir” denildi.

Yaşamını kaybedenler için anıt

“Bizler başımıza gelen bu felaketten ders almak zorundayız” denilen raporun devamında şu ifadelere yer verildi: “Kentimizin yeniden planlanması sırasında 6 Şubat 2023 Büyük Maraş depreminin izlerinin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini düşünüyoruz. Yeni İmar planında Kahramanmaraş’a bu büyük felaketi unutturmayacak, kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımız anısına oluşturulmuş bir anıt alanı yapılmasını talep ediyoruz. Şehrimizin yeniden planlanmasında kentsel tasarım ve şehircilik konusunda başarılı akademisyenlerinden oluşan bir bilim kurulu kurulmasını talep etmekteyiz. Kahramanmaraş için, zemine uyumlu kentlerin oluşturulmasının, şehrin ekonomisinin güçlendirilmesinin, tarihi dokunun korunmasının, kentsel hafızanın devamlılığının, tarımsal üretimin hız kesmeden devam edebilmesinin ve kent kültürünün sürekliliğinin öncelendiği bir imar planı oluşturulması gerekmektedir. Alanında uzman kişilerin bir arada olduğu nitelikli bir bilim kurulunun şehrimizin 300 yıl sonrasını sağlıklı şehircilik ilkeleri doğrultusunda inşa etmesi gerekmektedir.

Kenti ayağa kaldırmak için bizlere çok iş düşüyor

Kahramanmaraş’ın sanayi alanlarının bugün yüzde 80’i ağır hasarlı durumda. Ancak bu yapıların büyük bir çoğunluğu prefabrik yapılar olduğu için lokal iyileştirmelerle bu binalar kullanılır duruma gelebilir. Sanayi yapıları için hızlı bir şekilde aksiyon alınmalıdır. Öncelikli olarak mevcut nüfusun istihdam edilmesi ve sanayi alanlarının bir an önce aktif hale gelmesi şehrimiz için hayati önem arz etmektedir. Kahramanmaraş kent merkezinde ofislerin ve iş yerlerinin olduğu alan yüzde 80 oranında yıkıma uğradı. 568 üyesi bulunan şubemizde ofis sahibi olan toplam 165 üyemizden 41’inin ofisinin yıkıldığını,31’i ağır 10’u orta hasarlı olmak üzere toplam 81 üyemizin ofislerinin kullanılamayacak durumda olduğunu tespit ettik. Binlerce can kaybı yaşanan böyle bir felaketin izlerini silmeye çalışmak elbette çok zor, ancak kentimizi ayağa kaldırmak için bu şehrin mimarları, mühendisleri olarak bizlere çok iş düşüyor.”

Haber: Rukiye Adıgüzel/MA /

#Mimarlar #Odasından #deprem #raporu #katlı #alanlara #kat #izni #nasıl #verildi

Valilik depremzedenin kendi kurduğu barakaya ‘AFAD çadırı’ dedi

Şırnak Valiliği, çadır verilmeyen kendi imkanlarıyla yaptığı barakada kalan mülteciye ilişkin yaptığı açıklamada, barakanın görüntülerini paylaşıp ‘AFAD çadırı verildi’ iddiasında bulundu

Şırnak Valiliği, Mezopotamya Ajansı’nın “Hem deprem hem de ırkçılıkla mücadele ediyor” başlıklı haberine ilişkin açıklama yaptı.

Söz konusu haberde, yaşadığı kırsal mahallede herkese çadır verilmesine rağmen çadıra erişemeyen tek aile olan Suriyeli Muhammed Halid ve eşi, “Hiç merhamet kalmadı mı?” diye sormuştu. Aileye dün Halkların Demokratik Partisi ( HDP) ulaşarak yardım yapmıştı.

Valilikten açıklama

Videolu haberimiz sanal medya hesabından paylaşan valilik, inceleme yapıldığını iddia ederek, “Muhammed Halid isimli Suriye uyruklu şahsın ilk gün depremde evinin yıkıldığı, 2’nci gün taziye evinde kalmasına müteakip 3’üncü gün AFAD çadırının Jandarma personeli tarafından kurulduğu, yardım malzemeleri ve gıda paketi yardımlarının verildiği tespit edilmiş, herhangi bir talebinin olmadığını yetkililere bildirmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” ifadeleri kullanıldı.

Baraka görüntüsünü paylaştı

Ancak valilik “AFAD çadırı verildi” demesine rağmen ajansımızın videolu haberindeki görüntüleri paylaşması dikkat çekti. Valilik, paylaştığı görüntüde Halid’in kendi imkanlarıyla kurduğunu ve orada yaşadığını söylediği barakası görülüyor.

HABER MERKEZİ

#Valilik #depremzedenin #kendi #kurduğu #barakaya #AFAD #çadırı #dedi

Bakan Kurum: İstanbul’da 1.5 milyon konut taşınacak

Hatay’da Amanos dağları eteklerinde yerleşim sürecini başlatacaklarını söyleyen Bakan Kurum, İstanbul’da 1.5 milyon riskli konutun iki rezerv alan belirlenerek taşınacağını söyledi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Hatay’da yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Antakya Afet Koordinasyon Merkezi’nde konuşan Kurum, deprem riski altındaki İstanbul’a dair de, “İstanbul’da 1,5 milyon riskli konutu belirlediğimiz iki rezerv alana, hem Anadolu hem Avrupa yakasına taşıyacağız” dedi.

Hatay’a dair konuşan Kurum, “Amanos dağları eteklerinde belirlediğimiz, zemin olarak sağlam, güvenli alanlarda yerleşim sürecini başlatacağız. Ardından da şehrin içinde, meclis binasını, ulu camisini, tarihi tescilli yapıları içine alacak ve bu alanlarla birlikte Asi Nehrini, şehrin kültürünü tabiatını koruyacak anlayışla, Hataylı kardeşlerimizin demografi yapısını, kültürel değerlerini içine alacak master plan oluşturmaya başladık.” dedi

Kurum Hatay’da Defne merkezli, ardından Samandağ merkezli depremler sebebiyle yeniden hasar tespit çalışmaları yürütüleceğini söyleyerek, ‘Hasar tespit çalışmalarında tespit edilen binalar yeniden incelenecek’ dedi.

202 bin bina yıkılacak

Kurum, “Tüm Türkiye’deki hasar tespitler bugün itibarıyla 4 milyon 750 bin bağımsız bölümden oluşan 1 milyon 521 bin bina incelendi, 582 bin bağımsız bölüm ve 202 bin binanın acil yıkılacak, ağır hasarlı veya yıkık olduğunu tespit ettik. Hatayımızda da 213 bin bağımsız bölümden oluşan 60 bin binanın yıkık, acil yıkılcak ve ağır hasarlı olduğunu tespit ettik” açıklamasında bulundu.

HABER MERKEZİ

#Bakan #Kurum #İstanbulda #milyon #konut #taşınacak

MİT, 2 ay önce teslim olan kişiyi operasyonla yakaladı!

MİT operasyonuyla Süleymaniye’de yakalandığı iddia edilen Ramazan Güneş’in PKK’den 3 yıl önce ayrıldığı, 2 ay önce de Türkiye’ye teslim olduğu açıklandı

MİT operasyonuyla Federe Kurdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kentinde yakalandığı iddia edilen Ramazan Güneş’in, PKK’den 3 yıl önce ayrıldığı, 2 ay önce de Türkiye’ye teslim olduğu açıklandı. Anadolu Ajansı’nın (AA) sabah saatlerinde haberi servis etmesi üzerine HPG, konuya ilişkin açıklama yayımladı. Fırat Haber Ajansı’nda (ANF) yer alan açıklamada, Güneş’in 3 yıl önce PKK’den ayrılarak evlendiği ve Federe Kurdistan Bölgesi’ne yerleştiği belirtilerek, 2 ay önce de Güneş’in Duhok kentinde Türkiye’ye teslim olduğu kaydedildi.

Açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı: “Ancak Türk özel medyası 2 ay önce kendisi teslim olan Ramazan Güneş’i Hareketimizin bir mensubu gibi gösterip, uydurduğu yalan senaryoyu böylesi bir süreçte servis ederek MİT’e başarı payesi kazandırmaya çalışmaktadır. Yurtsever halkımız ve Türkiye kamuoyu Türk özel savaş medyasının ve MİT’in tamamen yalana dayalı haberlerine itibar etmemelidir.”

HABER MERKEZİ

#MİT #önce #teslim #olan #kişiyi #operasyonla #yakaladı

Kobanê Davası ertelendi

Avukat ve yargılanan siyasetçilerin deprem nedeniyle katılmadıkları Kobanê Davası duruşması 15-17 Mart’a ertelendi

IŞİD’in Kobanê’ye yönelik saldırılarına karşı 6-8 Ekim 2014 tarihinde gerçekleştirilen eylemler gerekçe gösterilerek Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanları ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de aralarında bulunduğu 17’si tutuklu 108 isim hakkında açılan Kobanê Davası’nın 22’nci duruşması Sincan Cezaevi Kampüsü Duruşma Salonu’nda görüldü. Avukat ve yargılanan siyasetçilerin deprem nedeniyle katılmadıkları duruşmada, mahkeme heyeti ara karar kurarak duruşmayı erteledi.

Tutuklu siyasetçilerin tutukluluk hallerinin ve adli kontrol uygulamalarının devamına, Sebahat Tuncel’in mütalaa öncesi savunma yapmak talebinin reddine karar verdi.

15-17 Mart’a ertelendi

Bir sonraki duruşma periyodunu 15-16-17 Mart tarihine erteleyen mahkeme, iddia makamının esas hakkındaki mütalaasını bu tarihte vermesine, duruşma öncesi mütalaanın hazır olması durumunda ise taraflara tebliğine karar verdi.

HABER MERKEZİ

#Kobanê #Davası #ertelendi