Ana Sayfa Blog Sayfa 88

Celal Fırat: “Hakikatin Yüzü İnsanın İçinde Belirir”

Celal Fırat, Alevi inancının derinliklerini ve sözlü geleneğin önemini vurgulayan bir yazı kaleme aldı. Yazısında, “Hakikat insanda yaşar” ifadesiyle Alevi öğretisinin ikrar ve aşk temelli yapısını ön plana çıkardı. Alevi toplumunun ritüel ve anlatılarının gücünü, ikrar ve aşktan aldığını belirterek, bu geleneğin dil, ses ve duygu aracılığıyla ifade edildiğini dile getirdi.

Fırat, Alevilikte sözün yalnızca bir aktarım biçimi değil, aynı zamanda kutsalın kendisi olduğunu belirtti. “Hakikatin yaşadığı yerdir söz. Bu hakikati yaşamayan, onun sırrına dair hiç kimse inancımıza tanım getiremez” dedi. Bu bağlamda, Alevi toplumu tarih boyunca maruz kaldığı yok saymalara ve baskılara rağmen sözlü geleneğini yaşatmayı başarmıştır. Bu gelenek, hoşgörü ve direnişin dili olmuştur.

Aleviliğin yaratıcı–evren ilişkisine dair sezgisel bir derinlik taşıdığını ifade eden Fırat, insanlığın son yüzyılda geliştirdiği farklı düşünce biçimlerinin özünün Alevi inancı içinde bulunduğunu vurguladı. “Üretilen her fikirde, her öğretide, sınırlandırma ve ilişkilendirme hep mutlak adalet üzerine kuruludur,” dedi. Bu bağlamda, hakikatin yalnızca kitaplarda değil, insanın vicdanında yaşadığına dikkat çekti.

Fırat, Anadolu’nun kültürel hafızasının korunmasının önemine de vurgu yaptı. Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli ve Pir Sultan Abdal gibi önemli isimlerin seslerinin susturulmasının, Anadolu’nun felsefi hafızasını karartacağını söyledi. “Eğer bu sesler susturulursa, bu toprak yalnızca bir coğrafya olur; insanlığın ortak vicdanını taşıyan hafızayı yitirir,” ifadelerini kullandı.

Yazısının sonunda, dilin sadece bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda insanın kendini, Tanrı’yı ve hakikati çağırma biçimi olduğunu vurguladı. Fırat, dillerin unutulmasının yalnızca kelimeleri değil, o kelimelerin taşıdığı inancı ve duyguyu da yok edeceğini belirtti. “İşte o zaman hakikat insanda değil, sessizlikte ölür,” diyerek düşüncelerini tamamladı.

Uzundere Cemevi kapılarını kapatıyor; hizmetler askıya alındı

Uzundere Cemevi, zemininde meydana gelen kayma ve yarıklar nedeniyle ciddi bir tehdit altına girmiştir. Bu durum, cemevi faaliyetlerinin durdurulmasına ve bina kapısının kilitlenmesine yol açmıştır. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) tarafından yapılan açıklamada, Karabağlar Belediyesi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı arasında varılan mutabakat sonucunda cemevinin yeniden inşa edilmesinin beklendiği ifade edilmiştir.

Uzundere Cemevi, 1994 yılında Alevi toplumunun ihtiyaçlarına cevap vermek amacıyla ortak emekle inşa edilmiştir. Ancak son yıllarda zemin kayması, duvarlarda çatlaklar ve morgun bulunduğu alanın yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. 2020 yılındaki İzmir depreminden sonra bu riskin arttığı gözlemlenmiş, buna rağmen cemevi yönetimi cenaze ve cem ibadetlerini sürdürmüştü.

Cemevi yönetimi, yapılan son görüşmelerde cemevinin riskli yapı olarak kabul edildiğini ve yıkılması gerektiğini öğrenmiş ve bu nedenle faaliyetlerini sonlandırdıklarını kamuoyuna duyurmuştur. Yönetim, derin çatlaklar ve zemin kaymalarının geri dönüşü olmayan bir noktaya ulaştığını belirterek, birçok kurumdan bekledikleri desteği alamadıklarını ve yalnız bırakıldıklarını dile getirmiştir.

Uzundere Cemevi’nin yeniden inşası için Karabağlar Belediyesi ve Bakanlık arasında mutabakat sağlandığı bildirilmiştir. Cemevi yönetimi, bu kararın bir an önce hayata geçirilmesi ve cemevinin yeniden inşa edilmesi temennisinde bulunarak, dayanışmanın önemine vurgu yapmıştır.

Bordeaux Alevi Kültür Merkezi’nde İlk Alevilik Dersi ve Semah Coşkusu

Fransa’nın Bordeaux kentinde bulunan Bordeaux Alevi Kültür Merkezi, 17 Ekim 2025 Cuma günü ilk Alevilik dersi ve Semah kursunu büyük bir katılımla gerçekleştirdi. Etkinlik, canların bir araya gelerek yol, inanç ve kültür birliğini pekiştirdiği coşkulu bir buluşma haline dönüştü.

İlk Alevilik dersi, Yol ve Erkân sorumluları tarafından yürütüldü. Katılımcılar, Alevi öğretisinin temel değerleri, birlik ve rızalık kavramları üzerine yapılan paylaşımlarla hem bilgilenme hem de dayanışma fırsatı buldular. Yönetim Kurulu, bu dersleri gönül bağıyla sürdüren sorumlulara ve semah kursunu yöneten hocaya teşekkür etti.

Alevi inancının önemli ritüellerinden biri olan Semah, katılanlar tarafından büyük ilgiyle karşılandı. Katılımcılar, semahın ritmini ve anlamını paylaşırken, etkinlik sonunda yüzlerde tebessüm ve gönüllerde ışık vardı.

Bordeaux Alevi Kültür Merkezi, bu derslerin düzenli olarak süreceğini duyurdu. Bir sonraki Alevilik dersi ve Semah buluşması 22 Kasım 2025 Cuma günü saat 19.30’da gerçekleştirilecek. Yönetim Kurulu, bu buluşmanın enerjisini paylaşmak ve yeni canları aralarında görmek istediklerini belirtti.

Bielefeld’de Alevilik Sempozyumu ve Konser: İnancın Derin Yansımaları

Almanya’nın Bielefeld kentinde, Alevi inancının tarihsel kökleri ve felsefi temellerinin yanı sıra günümüz toplumuna yansımalarının ele alınacağı “Alevi İnancının Felsefik, Tarihsel ve Bölgesel Yansımaları” başlıklı sempozyum ve konser, 02 Kasım 2025 Pazar günü düzenlenecek. Etkinlik, Kultur- und Kommunikationszentrum Sieker salonunda saat 11.00’de başlayarak gün boyu sürecek.

Sempozyum, tarihçi-yazar Birsen Temir Saraç’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilecek. Açılış konuşmalarının ardından Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, “Avrupa’da Alevilik Örgütlenmesi” konusunu ele alacak. AABF İnanç Kurulu Başkanı Hasan Ali İçlek ise “İnançta Dedenin Rolü” başlıklı sunumuyla katılımcılarla buluşacak.

İkinci oturumda, Alevi inancının köklerini ve felsefi temellerini irdeleyecek olan Kemal Bülbül, “Alevi İnancının Kökleri ve Onu Besleyen Kaynaklar” başlıklı sunumunu gerçekleştirecek. Öğleden sonraki bölümde ise Cumhuriyet Gazetesi yazarları Miyase İlknur, eski CHP milletvekili Erdal Aksünger ve gazeteci-yazar Necdet Saraç, “13. Yüzyıldan Günümüze Alevi Tarihi ve Güncel Gerçekler” üzerine görüşlerini paylaşacak.

Son oturumda ise gazeteci-yazar Hüsnü Mahalli, “Ortadoğu’da Alevi Olmak” konulu konuşmasını gerçekleştirecek. Günün sonunda ise sanatçılar Sadık Gürbüz, Pınar Aydınlar ve Hacı Bolat, Alevi ezgileriyle bir konser verecek.

Bielefeld Alevi Kültür Merkezi tarafından düzenlenen bu etkinlik, Alevi inancının tarihsel mirasını ve düşünsel temellerini farklı disiplinlerden uzmanların katkılarıyla tartışmayı amaçlıyor. Katılımın ücretsiz olduğu sempozyuma tüm Alevi kurumları, akademisyenler ve toplum üyeleri davet edildi. Bielefeld Alevi Kültür Merkezi Yönetim Kurulu, bu anlamlı buluşmada katılımcıları görmekten mutluluk duyacaklarını ifade etti.

Frankfurt Cemevi’nde Alevi Hareketinin Sorunları ve Geleceği Tartışıldı

19 Ekim 2025 Pazar günü Frankfurt Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi’nde gerçekleştirilen “Alevi Hareketinin Mevcut Sorunları ve Gelecek Perspektifleri” paneli, Türkiye ve Avrupa’daki Alevi kurumlarının güncel sorunlarını ve çözüm yollarını ele aldı. Panel, saygı duruşuyla başladı ve Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) eski Genel Sekreteri Özgür Öz tarafından moderatörlüğü yapıldı.

Etkinliğe Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanları Nevin Kamilağaoğlu ve Hüseyin Mat, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengönül Yılmaz, Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe ile Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez katıldı.

Panele katılan konuşmacılar, Alevi toplumunun örgütlenme deneyimlerini, Türkiye’deki inançsal ve siyasal baskıları, gençliğin Alevi kurumlarıyla ilişkisini, kadınların inanç alanındaki konumunu ve geleceğe yönelik yol haritalarını tartıştı. Alevi hareketinin tarihsel birikimi ve inanç kurumlarının bağımsızlığı üzerinde duruldu.

AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, etkinlik sonrası sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla, “Birliğimiz, beraberliğimiz ve mücadelemiz daim olsun. Yolumuz Hak, sevgi ve adalet yoludur” ifadelerini kullandı. Panel, Alevi kurumları arasında dayanışma ve ortak mücadele perspektifinin güçlenmesine katkı sağladı.

Katılımcılar, Alevi toplumunun karşılaştığı inançsal, siyasal ve kültürel sorunların, ortak akıl ve rızalık temelinde çözülmesi gerektiğini vurguladı. Etkinlik, alkışlarla sona erdi ve katılımcılar arasında olumlu bir etki bırakıldı.

Yaşar Seyman, Hallacı Mansur Cemevi’nde Alevi Değerlerini Yüceltti

Avustralya’da Alevi toplumu, değerli yazar, aktivist ve sendikacı Yaşar Seyman’ın Hallacı Mansur Cemevi ve Alevi Anıtı’nı ziyaret etmesiyle büyük bir sevinç yaşadı. Seyman, Alevi Federation of Australia’nın davetlisi olarak gerçekleşen bu ziyarette, topluluğun temsilcileri ve inanç kurulu ile bir araya geldi.

Alevi Federation of Australia, Seyman’ın ziyaretine dair yaptığı açıklamada, “Sayın Seyman, bugün federasyonumuzun davetlisi olarak Hallacı Mansur Cemevimizi ve Alevi Anıtımızı ziyaret ederek bizleri onurlandırdı. Nazik ziyareti ve samimi sohbeti için kendisine gönülden teşekkür ederiz” ifadelerine yer verdi. Ayrıca, piyanist Dengin Ceyhan ile gerçekleşen buluşmanın organizasyonunu üstlenen Arzu Özer ve Melbourne Dayanışma Grubu’na da teşekkür edildi.

Yaşar Seyman, Alevilik ve kadın mücadelesi konularında yaptığı önemli çalışmalarla tanınmaktadır. “Kadının Türküsü” gibi eserleriyle bilinen Seyman’ın ziyareti, Alevi toplumu için kültürel dayanışma ve inanç birliği açısından değerli bir katkı sağladı.

Ziyaretin sonunda, “Birlik, dayanışmayla daha aydınlık yarınlara” mesajı verildi ve etkinlikte Avustralya’daki Alevi kurumları ile Türkiye’den gelen konuklar arasında sıcak bir diyalog ortamının oluştuğu belirtildi.

Diyarbakır’da Alevi Buluşması: İnancımızla Güçleniyoruz

Diyarbakır’da 18-19 Ekim tarihlerinde düzenlenen Alevi Çalıştayı, “İnancımızla örgütleniyor, demokratik toplum inşasına ikrar veriyoruz” temasıyla gerçekleştirildi. Çalıştayda Aleviliğin inançsal, toplumsal, siyasal ve kültürel boyutları ele alınarak, güncel sorunlara yönelik çözüm önerileri tartışıldı. Katılımcılar, mevcut siyasal atmosferin toplumsal dinamikler üzerindeki etkilerini değerlendirirken, Aleviliğin demokratik toplum paradigmasıyla olan ilişkisi ve yeniden örgütlenme gerekliliği üzerinde fikir birliğine vardı.

Çalıştayda, Türkiye’deki Kürt sorununa dair çözümsüzlük ve toplumsal yıkımın ardından Abdullah Öcalan tarafından başlatılan “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” de gündeme geldi. Bu sürecin, inançların anayasal güvence altına alınması ve eşit yurttaşlık temelinde tanınması için önemli fırsatlar sunduğu vurgulandı. Katılımcılar, Aleviliğin bu süreçte aktif bir rol üstlenmesi gerektiği konusunda ortak bir görüş belirtti.

Alevilikte kadın-erkek eşitliği ilkesinin önemine dikkat çekilen çalıştayda, mevcut eril tahakkümün toplumsal tahribat yarattığı ifade edildi. Kadınların inançsal alanda yeniden etkin rol alabilmesi için Kadın Meclisleri gibi örgütlenmelere ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Ayrıca, Alevi kurumlarının mevcut durumu ele alınarak, tarihsel toplumsallığa uygun yeni örgütlenme modellerinin gerekliliği tespit edildi.

Sonuç bildirgesinde, Alevi toplumu için yeni örgütlenme biçimlerinin şart olduğu vurgulandı. Alevi süreklerinin ve kurumlarının “musahiplik hukuku” temelinde “Yolda Birlik” ilkesiyle hareket etmesi gerektiği ifade edildi. Çalıştay, her Alevi topluluğunun kendi anadiliyle ritüel gerçekleştirme hakkını savunarak, Rêya Heq inanç süreklerine yönelik asimilasyon politikalarına karşı mücadele etme kararlılığını ortaya koydu.

Alevi toplumunun geleceği için çocuklar ve gençlerin Yol’un erkânını yaşayarak var etmeleri gerektiği, bu konuda özgün çalışmaların hayata geçirilmesi gerektiği de üzerinde durulan bir diğer önemli madde oldu. Doğanın korunması ve yaşam hakkının savunulması, Aleviliğin temel ilkelerinden biri olarak hatırlatıldı.

Frankfurt’ta Alevi Birliği Seçimsiz Genel Kurulu Coşkuyla Başladı

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) tarafından düzenlenen seçimsiz genel kurulu, Frankfurt’ta yoğun bir katılımla başladı. Alevi toplumunun farklı bölgelerinden gelen delegelerin katıldığı etkinlikte, birlik ve dayanışma mesajları ön plana çıktı.

AABF İnanç Kurulu’ndan Hasan Ali İçlek ve Genel Sekreter Ufuk Çakır, yaptıkları konuşmalarla katılımcılardan büyük destek aldı. Çakır, Kerbela’dan bu yana toplumsal özgürlük mücadelesinde hayatlarını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşu yaptırdıktan sonra delegeleri ve konukları selamladı.

Divan kurulunun seçilmesinin ardından genel kurul gündemi onaylandı. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi hareketinin tarihsel mücadelesi ve demokratik örgütlenmenin önemine vurgu yaptı. Erçe, Alevi toplumu için dayanışmanın gerekliliğini ifade etti.

AABF Genel Başkanı Hüseyin Mat ise Türkiye gündemi ve Avrupa Alevi hareketinin mevcut durumu üzerine değerlendirmelerde bulundu. Mat, Alevi kurumlarının ortak tutum ve dayanışma içinde olmasının önemini vurgulayarak, demokratik ve eşit yurttaşlık mücadelesinin taviz verilmeden sürdürülmesi gerektiğini belirtti.

Genel kurul çalışmalarının gün boyunca devam edeceği bildirildi.

Diyarbakır’da Alevi Çalıştayı: Birlik ve Dayanışma Zamanı

Diyarbakır’da Alevi Pir ve Analarının yanı sıra araştırmacı ve yazarların katılımıyla düzenlenen Alevi Çalıştayı başladı. Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) tarafından gerçekleştirilen bu etkinlikte, Alevilerin karşılaştığı sorunlar, örgütlenme biçimleri ve demokratik toplumdaki rolleri ele alınıyor. Çalıştay, iki gün sürecek.

Birçok kentten gelen Alevi pirleri ve analarının yanı sıra, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar da katılımcılar arasında yer aldı. Çalıştayda, “Ortadoğu kaosunda Aleviler, riskler ve çıkış yolları” gibi önemli başlıklar tartışılacak.

Açılış konuşmasını yapan DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Alevilik ve Alevilerin meselelerinin önemine değinerek, “Alevilik inançtır, siyasettir. Eşitliği, özgürlüğü, demokrasiyi talep eder ve bunun siyasetini yapmalıdır” dedi. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Doğan Hatun da Alevilerin demokratik toplumdan vazgeçmediğini belirtti.

İlk günün sonunda, etkinlik, Ali Sizer’in deyişleri ile devam etti. Çalıştayın ikinci günü yarın yapılacak oturumlarla sürecek.

Doç. Dr. Yalçın Çakmak: Alevi inancım hedef alındı, yalnızca ben değilim!

Munzur Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Yalçın Çakmak, yaptığı bir paylaşımın Alevi inancını hedef aldığını vurguladı. Çakmak, “Bu süreçte, Alevilere yönelik geçmişten gelen Alevi fobisinin daha dolaylı yöntemlerle hedef alındığını düşünüyorum. Benim şahsım değil, Alevi inançları sorgulanmaktadır ve bu kabul edilemez” dedi.

Çakmak, Alevi inancının önemli metinlerinden biri olan “Buyruk”ların Anadolu’da 500 yıldır bilinen ve okunan nüshalar olduğunu belirterek, “Buyruklar, Alevilerin ilm-i hâlidir. Nasıl ki diğer dinlerin kutsal kitapları referans alınıyorsa, Alevi toplumu da bu metinlerden yararlanmaktadır. Ancak bu durum, bazı kesimlerce yanlış anlaşılıyor” ifadesini kullandı.

Yaşanan olayların kişisel bir mesele olmadığını vurgulayan Çakmak, “Bu, yüzyıllardır var olan bir inancı sorgulama cüretidir. Alevilere yönelik tarihsel bir önyargının yeniden su yüzüne çıkartılması kaygı vericidir. Benim endişem, bu durumun Alevi-Sünni çatışmasına yol açabileceğidir” dedi.

Çakmak, yaşananların Alevi inancını sorgulamak amacıyla yapıldığını, bu tür yaklaşımların toplumsal barışı tehdit ettiğini belirtti. Alevi inancının tarihsel köklerine sahip çıktıklarını ve bu tür saldırılara karşı duracaklarını ifade etti.