Ana Sayfa Blog Sayfa 9

Elif Ana Türbesine saldırı kınandı!

Bölge dernekleri, Elif Ana Türbesi’ndeki Mehmet Baba heykeline yapılan saldırıyı kınadı. 15 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleşen bu saldırı, sivil toplum kuruluşlarının büyük tepkisini çekti. Kürecikliler Dayanışma Kültür Derneği, Sevdilli ve Çevre Köyleri Sosyal Yardımlaşma Derneği, Akçadağ-Elbistan Eğitim Kültür Sanat Vakfı, Kahramanmaraş Gücük ve Çevre Köyleri Sosyal Yardımlaşma Derneği ile Ocaxê Bakê Alevi Kültür Derneği, yaptıkları ortak açıklamada saldırının alçakça bir eylem olduğunu vurguladı.

Açıklamada, bu tür saldırıların sıradan bir olay olmadığı, geçmişte yaşanan Maraş, Sivas ve Çorum katliamlarının hatırlatıldığı belirtildi. Kuruluşlar, saldırının inanç merkezlerine ve toplumsal barışa yönelik sistematik bir tehdit olduğunu ifade etti. “Ellerinizi kutsalımızdan çekin” ifadeleriyle yapılan kınama, inanç özgürlüğüne ve yaşam hakkına saygı gösterilmesi çağrısını içeriyordu.

Dernekler, halkların inancına, değerlerine ve kutsal mekânlarına yönelik her türlü saldırıya karşı durulması gerektiğini vurguladı. Toplumsal barışın korunması ve sağduyunun önemine dikkat çekilerek, tüm inançlara yönelik provokasyonlara karşı duyarlılık çağrısı yapıldı. Bu olayın, inanç özgürlüğüne yönelik bir tehdit olarak değerlendirildiği ifade edildi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Elif Ana Türbesine yönelik saldırı, Alevi inanç ve kültürüne karşı sistematik bir tehditin açık bir örneğidir. Bu tür alçakça eylemler, geçmişte yaşanan acıların unutulmaması gerektiğini hatırlatırken, toplumsal barışa yönelik saldırılara karşı ortak bir duruş sergilemek elzemdir. Tüm inançlara saygı gösterilmesi gerektiği vurgulanırken, Alevi toplumunun değerlerine sahip çıkmak, her bir bireyin sorumluluğudur.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi kurumları, CHP’li kadın vekillere saldırılara

Alevi kurumları, son günlerde CHP’li kadın milletvekillerine yönelik sosyal medya üzerinden yapılan cinsiyetçi saldırılara sert tepki gösterdi. 15 Mayıs 2026 tarihinde yapılan ortak açıklamada, Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, kadın siyasetçilere yönelik nefret içerikli saldırıların demokratik siyaseti tehdit ettiğini vurguladı.

Açıklamada, sosyal medya platformlarında kadın milletvekillerine yönelik hakaret ve hedef gösterme eylemlerinin, yalnızca bu bireylere değil, tüm kadınların kamusal alanlardaki varlığına ve toplumsal barışa yönelik açık bir tehdit oluşturduğu ifade edildi. “Demokratik siyaset alanını zehirleyen bu dil, kadınların ifade özgürlüğüne saldırmaktadır” denildi.

Alevi kurumları, kadınların siyasette eşit ve güvenli bir şekilde yer almasının, demokratik toplum için temel bir koşul olduğunu belirterek, kadın kimliği üzerinden yapılan saldırıların toplumun ortak vicdanına yönelik bir saldırı olduğunu dile getirdi. “Nefret söylemi sıradanlaştığında toplumsal fay hatları derinleşir” ifadesiyle, ayrımcı dilin tehlikelerine dikkat çekildi.

Açıklamanın sonunda, tüm demokratik kamuoyuna ortak bir tutum sergileme çağrısı yapılarak, “Kadınların susturulmaya çalışıldığı bir toplumda, demokrasi de susturulur” hatırlatması yapıldı. Hacı Bektaş Veli’nin “Kadınları okumayan milletler ölür” sözüne atıfta bulunarak, kadınların siyasette ve toplumsal yaşamda yer almasına yönelik her türlü anlayışa karşı durulacağı belirtildi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi kurumlarının CHP’li kadın vekillere yönelik cinsiyetçi saldırılara gösterdiği tepki, toplumda eşitlik ve adalet arayışının ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu tür saldırılar, sadece bireyleri değil, tüm kadınların kamusal alandaki varlığını tehdit eden bir ayrımcılıktır. Alevilik, demokratik ve insani değerlerin savunucusu olarak, bu nefret diline karşı durmakta ve kadınların siyasette eşit yer almasını savunmaktadır. Toplumsal barışın temeli, her bireyin eşit haklara sahip olduğu bir ortamda yeşerir.

— Alevi Gazetesi Editörü

MARDEF, Elif Ana Türbesindeki saldırıyı kınadı!

Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF), Elif Ana Türbesi’ndeki Mehmet Baba heykeline yönelik saldırıya sert bir tepki gösterdi. Geçtiğimiz günlerde, psikolojik rahatsızlıkları olduğu belirtilen bir şahıs tarafından gerçekleştirilen saldırıda heykel ateşe verildi. Olayın ardından saldırgan gözaltına alındı. MARDEF, yetkililerin olayı “münferit” olarak değerlendirmesinin, kamu vicdanını tatmin etmediğini belirterek, saldırının planlı ve bilinçli bir şekilde yapılmış olabileceği konusunda endişelerini dile getirdi.

MARDEF’in açıklamasında, saldırganın olaydan bir gün önce Adıyaman’dan Elif Ana Türbesi’ne gelerek bölgede uzun süre bulunduğu, ertesi gün tekrar türbeye döndüğü ve hedef seçerek saldırıyı gerçekleştirdiği vurgulandı. Bu durum, saldırının sıradan bir münferit olay olmadığına dair kuşkuları artırıyor. Ayrıca, saldırganın türbe çevresinde zaman geçirmesi ve birden çok güvenlik noktasını aşması, olayın ciddiyetini gözler önüne seriyor.

Açıklamada, geçmişte yaşanan Maraş Katliamı gibi travmaların da hatırlatılarak, toplumsal gerilimlerin bilinçli provokasyonlarla körüklendiği ifade edildi. MARDEF, toplumsal barışın hedef alındığına dair kaygıların ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirtti. Bu bağlamda, halkın sağduyulu davranarak provokasyonlara karşı dikkatli olması gerektiği vurgulandı.

Son olarak, MARDEF, olayın tüm yönleriyle araştırılması, bağlantılarının aydınlatılması ve yetkililerin kapsamlı bir soruşturma yürütmesi çağrısında bulundu. Alevi toplumunun inanç merkezlerine ve değerlerine yönelik saldırılara karşı birlik ve dayanışmanın korunacağı mesajı verildi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

MARDEFin Elif Ana Türbesine yönelik saldırıyı kınaması, toplumsal barışa yönelik tehditlerin ciddiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu tür eylemler, Alevi inancının ve kültürünün hedef alındığını gösterirken, geçmişte yaşanan travmaların tekrarını engellemek için toplumun bir arada durması şarttır. Saldırının münferit olarak nitelendirilmesi, kamu vicdanını tatmin etmemekte; bu tür provokasyonlara karşı duyarlılığımızı artırarak, farklılıklarımızla bir arada yaşama iradesini güçlendirmeliyiz.

— Alevi Gazetesi Editörü

Strasbourgda Alevi Kadınlar Buluşması Gerçekleşecek

Fransa Alevi Kadınlar Birliği (FUAF), kadın dayanışmasını güçlendirmek amacıyla 17 Mayıs 2026 tarihinde Strasbourg’da “Kadınlar Buluşuyor, Dayanışma Büyüyor” temalı bir etkinlik düzenleyecek. Etkinlik, kadınların bir araya gelerek vakit geçirmeleri ve dayanışmalarını artırmaları için geniş bir katılımla gerçekleştirilecek.

Strasbourg’un Illkirch-Graffenstaden bölgesindeki Salon RJ16’da yapılacak olan program, müzik dinletileri ve sahne performanslarıyla zenginleştirilecek. Kemancı Ekim, Eren Boyraz, Sinan Şanlı, DJ Miran, Günay Kaya ve Gözde Kaya gibi sanatçılar etkinlikte sahne alacak. Etkinliğin sunuculuğunu ise Figen Üvez İnal üstlenecek.

Organizasyon komitesi, annelerin çocuklarıyla birlikte etkinliğe katılabileceklerini ve programın yemekli olarak düzenleneceğini duyurdu. FUAF, tüm kadınları bu buluşmaya davet ederek birlik ve dayanışma ruhunu pekiştirmeyi hedefliyor. Açıklamada, “Birlikte güzel bir zaman geçirmek, eğlenmek, türkü söylemek ve 2026 baharına umut dolu bir başlangıç yapmak için herkesi bu buluşmaya bekliyoruz” ifadelerine yer verildi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Fransa Alevi Kadınlar Birliğinin Strasbourgda düzenleyeceği etkinlik, Alevi kadınlarının dayanışmasını güçlendirmek ve birlikteliği pekiştirmek adına önemli bir adım. Bu tür buluşmalar, toplumsal dayanışmanın ve kültürel zenginliğin artması için kritik bir rol oynuyor. Alevi kültürünün canlı tutulması, kadınların etkin rol almasıyla mümkündür; bu nedenle tüm kadınları bu anlamlı buluşmaya katılmaya davet ediyoruz.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi Kadınlarla Dayanışma Etkinliği Düzenlenecek!

Alevi kurumları, Suriye’deki Hay’at Tahrir al-Sham (HTŞ) zulmüne karşı direnen Alevi kadınlarla dayanışmak amacıyla basın açıklaması düzenleyecek. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve diğer Alevi kuruluşlarının ortak çağrısıyla gerçekleştirilecek etkinlik, 14 Mayıs Perşembe günü saat 19.00’da Sondurak AKD Pir Sultan Abdal Cemevi’nde yapılacak.

Yapılan çağrıda, “Suriye’de HTŞ zulmüne direnen Alevi kadınlar onurumuzdur” ifadesiyle dayanışmanın önemi vurgulandı. Ayrıca, Betül Süleyman Alluş’un ailesine teslim edilmesi talep edildi. Etkinliğe katılım çağrısı yapılarak, kamuoyunun bu konuda duyarlılık göstermesi istendi.

Basın açıklamasına destek veren kurumlar arasında PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi, AKD Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi, Demokratik Alevi Dernekleri, Habibler Cemevi ve PSAKD Karayolları Cemevi yer alıyor. Birlikte gerçekleştirilecek bu etkinlik, Alevi kadınların yaşadığı zorluklara dikkat çekmeyi ve dayanışmayı güçlendirmeyi amaçlıyor.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi kadınlarla dayanışma etkinliği, zulme karşı direnişin ve dayanışmanın önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Suriye’deki HTŞ zulmüne karşı duran Alevi kadınların onuru, tüm Alevi toplumu için bir ilham kaynağıdır. Bu etkinlik, birlikteliğin ve dayanışmanın güçlendirilmesi adına büyük bir adım olup, kamuoyunun bu tür haksızlıklara karşı duyarlılığını artırmayı hedefliyor.

— Alevi Gazetesi Editörü

Hafızanın Coğrafyası, Türkiye’de Alevi Olmak Celal Fırat

0

Sevgili canlar;

Bu kadim coğrafyada Alevi olmak, yalnızca bir inancın mensubu olmak değildir. Aynı zamanda bu bilincin ve hafızanın hangi coğrafyalarda, hangi ritüellerle, hangi acılarla ve hangi toplumsal deneyimlerle taşındığını hissedebilmektir.

Lokmanın neden kutsal sayıldığını, deyişin neden yüzyıllardır dilden dile aktarıldığını, bir ziyaretin neden yalnızca taş ya da topraktan ibaret olmadığını bilmek ve ona kıymet vermektir.

Cem meydanında insanın insana nasıl “can” olduğunu içtenlikle yaşayabilmektir.

Biz Alevilerin coğrafyası sadece köylerden, dağlardan, ovalardan ya da yerleşim alanlarından ibaret değildir. Buralara gittiğimizde kendimizi inanç hafızamızın içinde buluruz; yoksulluğu, yoksunluğu ve direnci görürüz. Tarihsel süreçlerdeki göçleri, sürgünleri, toplumsal kırılmaları ve kültürel dönüşümleri içinde inanç dünyamızı korumak uğruna yaşadığımız acılarla yüzleşiriz.

Anadolu’nun dağ köylerinden Mezopotamya’nın kadim hafızasına, İç Anadolu bozkırlarından Fırat havzasına, Toros eteklerindeki yerleşimlerden göç yollarına ve büyük kentlerin kenar mahallelerine uzanan bu geniş inanç haritası, aynı yolun farklı sesleridir.

Dağın eteğinde kurulan cem, ağıtlarla taşınan anılar, ziyaretin başında yakılan çerağ ve kuşaktan kuşağa aktarılan deyişler… Alevi coğrafyası hep yaslı, sürgünde, kaçak ve göçebidir. Tüm bunlara rağmen ortak bir özü vardır: Hakikati insanda ara, rızalığı esas al, insanı incitme, hiçbir cana özünden fazlasını yükleme.

Diğer taraftan şehir sokaklarında işaretlenen evlerin, yakılan canların ve yarım bırakılmış hayatların acısı vardır. Bazı meydanlarda hâlâ küle dönmüş türküler, susturulmuş çığlıklar dolaşır.

Bu nedenle Türkiye’de Alevi coğrafyalarını konuşmak, yalnızca kültürel çeşitliliği anlatmak değildir. Aynı zamanda bu toplumun yüzyıllardır maruz bırakıldığı inkârı, yok sayılmayı, sürgünleri, asimilasyonu ve katliamları da konuşmaktır. Çünkü Alevi hafızası, inancından dolayı yaşadığı acılar üzerinden şekillenmiştir.

Uzun yıllar boyunca Aleviler görünmez bırakılmış, kendi inanç mekânlarından mahrum edilmiş, inançları yok sayılmış, kimi zaman “öteki” ilan edilmiş, kimi zaman da kendi hakikati dışında tarif edilmeye çalışılmıştır.

Bunun yanında Aleviliği tarihsel bağlamından, erkânından, ocak sisteminden ve toplumsal belleğinden kopararak yeniden tanımlamak isteyen yaklaşımlar da ortaya çıkmıştır. Oysa Alevilik, masa başında yeniden üretilecek bir kimlik değil; yüzyılların içinden süzülerek gelen yaşayan bir hakikat yoludur.

Tam da bu noktada yürüttüğümüz “Türkiye’de Alevi Coğrafyaları: Demografi, Ritüeller, Gelenekler ve Mekanlar” çalışmasının temel amacı ortaya çıkmaktadır.
Bizim amacımız yalnızca Alevi coğrafyalarını araştırmak değildir.

Susturulan hafızayı yeniden konuşturmak, unutturulan hikâyeleri görünür kılmak, bir köyün ziyaretini, bir şafak duasını, bir zakirin nefesini ve bir pirin anlatısını geleceğe taşımaktır.

Çünkü bir toplum önce hafızasını kaybederse sessizleşir. Bu çalışma bu yüzden yalnızca akademik bir faaliyet değildir; aynı zamanda hafızayı diri tutma, kültürel sürekliliği koruma, asimilasyona karşı direnme ve yok sayılanı görünür kılma çabasıdır.

Bugün birçok Alevi köyü boşalıyor.

Sözlü kültürün taşıyıcıları birer birer Hakk’a yürüyor. Bazı deyişler son kez söyleniyor, bazı ziyaret hikâyeleri artık anlatılmıyor, bazı çocuklar kendi köyünün cemini, kendi ocağının hikâyesini bilmeden büyüyor.

İşte bu yüzden bu çalışma tarihsel bir sorumluluktur. Çünkü Alevi coğrafyaları yalnızca geçmişin izlerini taşıyan yerler değildir.

Onlar yaşayan bir kültürün, direnen bir hafızanın ve insan merkezli bir hakikat anlayışının taşıyıcılarıdır.

Ve bazı hafızalar yalnızca anlatılmaz… konuşturulur.

Diyor, sevgilerimi sunuyorum.

Aşk ile…

Aşık Mahsuni Şerif Anma Gecesi Ginsheim-Gustavsburgda

Alevitische Gemeinde und Cemevi e.V. Kreis Groß-Gerau ile Mainz Alevi Kültür Merkezi-Cemevi, halk ozanı Aşık Mahsuni Şerif anısına özel bir etkinlik düzenliyor. 15 Mayıs 2026 Cuma günü saat 19.00’da gerçekleşecek olan bu anlamlı gece, Alevilik kültürünün önemli bir parçası olan Mahsuni Şerif’in eserleriyle dolu olacak.

Etkinlikte, Mahsuni Şerif’in unutulmaz türküleri ve deyişleri, DEM ENSEMBLE tarafından seslendirilecek. Organizasyon, bu özel gecenin dostluk ve dayanışma duygularını pekiştirmek amacıyla gerçekleştirileceğini belirtti. Aşık Mahsuni Şerif, Anadolu’nun sesi olarak tanınmakta ve eserleriyle birçok insanın kalbinde yer etmektedir.

Etkinlik, Alevitische Gemeinde und Cemevi e.V. Kreis Groß-Gerau’nın ev sahipliğinde, Lange Streng 11, 65462 Ginsheim-Gustavsburg adresinde yapılacak. Giriş ücreti ise 10 Euro olarak belirlendi. Tüm canlar ve türkü dostları, bu anma gecesine katılmaya davet ediliyor.

Etkinliğin sonunda, Aşık Mahsuni Şerif’in dizeleriyle veda edilecek: “Dokunma keyfine yalan dünyanın…” Bu sözler, Mahsuni Şerif’in derin düşüncelerini ve duygularını yansıtırken, katılımcılara unutulmaz bir deneyim sunacak.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Aşık Mahsuni Şerif’in anılması, Alevilik kültürünün derin köklerine bir yolculuktur. Bu özel etkinlik, dostluk ve dayanışma duygularını pekiştirmekle kalmayıp, aynı zamanda Anadolunun sesini ve zengin kültürel mirasını yaşatmanın bir örneğidir. Alevi toplumu olarak, geçmişimizi unutmadan, geleceğimizi inşa etmek için bir araya gelmek, birlikteliğimizin en güzel ifadesidir. Bu anlamlı geceye katılım, sadece bir anma değil, aynı zamanda dayanışma ruhunun güçlenmesi için de büyük bir fırsattır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Necati Şahin, Alevi Soykırımı için söyleşiler

Yazar Necati Şahin, “Suriye Alevi Soykırımı” başlıklı kitabını tanıtmak ve bu konudaki gelişmeleri ele almak üzere Almanya’nın çeşitli şehirlerinde söyleşi programları düzenleyecek. Mayıs ve Haziran aylarında gerçekleştirilecek etkinlikler, Suriye’deki Alevilere yönelik saldırılar ve bölgedeki durum hakkında farkındalık yaratmayı amaçlıyor.

Söyleşi programı, 15 Mayıs 2026 Cuma günü Hamburg Alevi Kültür Merkezi’nde başlayacak. Saat 19.00’da gerçekleştirilecek etkinlikte kitap tanıtımının yanı sıra, katılımcılarla interaktif bir söyleşi yapılması planlanıyor. Ertesi gün, 16 Mayıs Cumartesi günü Oldenburg Alevi Derneği’nde Martin Luther Kirche’de saat 11.00’de ikinci buluşma gerçekleştirilecek.

17 Mayıs Pazar günü Bergedorf Alevi Kültür Merkezi’nde devam edecek olan program, 24 Mayıs’ta Bamberg Alevi Kültür Merkezi’nde sürdürülerek, Haziran ayında Bremen, Stadthagen ve Neumünster Alevi Kültür Merkezleri’nde yapılacak etkinliklerle tamamlanacak.

Necati Şahin, söyleşi ve kitap tanıtım programlarına destek veren Elif Aksu’ya teşekkür ederek, “Dostlar, buluşmak dileğiyle” mesajını paylaştı. Bu etkinlikler, Alevilik inancının ve topluluğun sesini duyurmak adına önemli bir fırsat sunuyor.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Necati Şahinin Alevi Soykırımı üzerine düzenlediği söyleşi programları, Alevi toplumunun yaşadığı acıları ve mücadeleleri görünür kılmak adına büyük bir fırsat sunuyor. Bu etkinlikler, Suriyedeki Alevilere yönelik saldırılara dikkat çekerek, dayanışma ve farkındalık yaratmayı hedefliyor. Alevilik inancının ve kültürünün sesini yükseltmek, tüm mazlumların yanında durmak ve zulme karşı durmak için bir araya gelmek önemlidir.

— Alevi Gazetesi Editörü

FUAF Yönetim Kurulu Bordeauxda Alevi Toplumuyla Buluştu

Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) Yönetim Kurulu, Bordeaux’da Alevi toplumu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen halk buluşmasında, örgütlenme, dayanışma, gençlik çalışmaları ve federasyonun geleceği üzerine detaylı değerlendirmeler yapıldı. Toplantıya katılım oldukça yoğun oldu.

FUAF Yönetim Kurulu, buluşma öncesinde Bordeaux Alevi Kültür Merkezi Yönetim Kurulu ile yaklaşık iki saat süren bir toplantı gerçekleştirdi. Bu toplantıda, yerel Alevi toplumu ve Fransa genelindeki örgütlenme faaliyetleri ele alındı. Yerel çalışmalar ile federasyon arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Toplantının ardından FUAF Yönetim Kurulu, Bordeaux Alevi Kültür Merkezi üyeleriyle “Cemal Cemale” buluşmasında bir araya geldi. Bu buluşma, inançsal süreklilik ve kurumsal dayanışma konularında önemli tartışmalara sahne oldu. Bordeaux Alevi Kültür Merkezi’nin Eşit Başkanları, göreve geldikleri günden bu yana birçok projeyi hayata geçirdiklerini belirtti.

Yürütülen projeler arasında cem kursları, saz kursları, dil dersleri ve çocuk atölyeleri yer alıyor. Ayrıca, mali ve faaliyet raporlarının üç ayda bir şeffaf bir şekilde paylaşıldığı ifade edildi. Toplantıda, Alevi örgütlenmesinin tarihsel birikimi ve Avrupa Alevi hareketinin gelişimi üzerine kapsamlı tartışmalar yapıldı.

Katılımcılar, örgütlenme sürecindeki eksiklikleri açık bir öz eleştiri anlayışıyla değerlendirerek, iletişim sorunları ve gençlik çalışmalarındaki zayıflıkları gündeme taşıdı. Daha fazla katılım, sahiplenme ve ortak üretim ile bu sorunların aşılabileceği ifade edildi. Toplantı, katılımcıların görüş ve önerilerini paylaşmasıyla sona erdi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

FUAF Yönetim Kurulunun Bordeauxda Alevi toplumu ile gerçekleştirdiği buluşma, dayanışma ve örgütlenme açısından kritik bir adım olarak öne çıkıyor. Alevilik inancının özünü yansıtan bu toplantılar, toplumsal birlikteliği pekiştirirken, yerel ve genel düzeydeki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Herkesin katılımıyla gerçekleşen bu tür etkinlikler, Alevi toplumunun sesini duyurması ve ayrımcılığa karşı durması açısından büyük önem taşıyor.

— Alevi Gazetesi Editörü

Düzgün Bava Cemevi inancını ve doğayı savunacak

Düzgün Bava Cemevi Yönetim Kurulu, 2021 yılından bu yana Çevrecik Köyü Muhtarlığı tarafından açılan tahliye davasına karşı açıklama yaptı. Mahkeme sürecinin devam ettiğini belirten yönetim, kutsal kabul ettikleri Düzgün Bava isminin mahkeme salonlarına taşınmasına tepki gösterdi. Cemevi yönetimi, bu durumun inançsal bir baskı anlamı taşıdığını ifade etti.

Açıklamada, yıllardır süren dava sürecinin son duruşmasının bugün görüldüğü kaydedildi. Yönetim, çevredeki ağaçlandırma faaliyetlerinin de dava konusu yapılmasına tepki göstererek, dikilen ağaçların suç gibi gösterilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. “Tahliye baskısı ne kök salan ağaçlarımızı ne de bu kutsal mekana olan hizmetimizi durduramaz” ifadeleriyle kararlılıklarını dile getirdiler.

Cemevi’nin yalnızca bir ibadet alanı olmadığına dikkat çeken yönetim, buranın aynı zamanda kültürel ve toplumsal bir yaşam alanı olduğunu belirtti. Doğa sevgisinin Alevilik inancının temel değerlerinden biri olduğu vurgulandı. Yönetim, “Dikilen her fidan; toprağa sadakatimizin, çevreye olan sorumluluğumuzun ve ortak yaşam alanımızı güzelleştirme isteğimizin bir simgesidir” açıklamasında bulundu.

Çevrecik Köyü Muhtarı Zeki Açıkgöz’e yönelik eleştirilerde bulunan cemevi yönetimi, muhtarın tutumunu baskıcı buluyor. Yönetim, doğayı bahane ederek inanç merkezlerine saldıran zihniyetin halkın iradesine karşı savaş açtığını savundu. Son olarak, tüm yurttaşları ve kurumları cemevine sahip çıkmaya davet ederek, “Niyetimiz halis, emeğimiz kalıcıdır” şeklinde bir çağrıda bulundu.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Düzgün Bava Cemevinin, inançlarına yönelik hukuki baskılara karşı duruşu, Alevilik değerlerinin savunulmasında önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Cemevi yönetiminin, doğa sevgisini ve çevresel sorumluluğu vurgulaması, Alevi toplumunun kültürel ve toplumsal kimliğini pekiştiriyor. Bu tür davaların, inanç ve doğa üzerindeki baskıları artırmaması için herkesin duyarlılık göstermesi gerektiği unutulmamalıdır.

— Alevi Gazetesi Editörü