Ana Sayfa Blog Sayfa 965

Deprem nedeniyle İmralı için aile görüş başvurusu

Asrın Hukuk Bürosu, Mereş merkezli 10 ilde meydana gelen depremden dolayı İmralı’da tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan ve diğer tutukluların aileleri ile görüşmesi için görüş başvurusunda bulundu

Asrın Hukuk Bürosu avukatları, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde 24 yıldır ağır tecrit koşulları altında tutulan ve 22 aydır hiçbir şekilde haber alamadıkları PKK Lideri Abdullah Öcalan’dan ve İmralı’da bulunan diğer tutuklular olan Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş’ın 6 Şubat’ta Mereş merkezli yaşanan ve 10 ili kapsayan depremden dolayı tutukluların ailelerinden haber alması için 7 ve 8 Şubat tarihleri arasında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne yeni bir başvuru talebinde bulunduğu öğrenildi.

Asrın Hukuk Bürosu avukatları, yaptıkları başvuruda yaşanan depremden dolayı müvekillerinin, ailelerinden haber alamamasından kaynaklı yapıldığını belirterek şu ifadelere yer verdi: “Yaşanan deprem nedeniyle mağduriyetlerin meydana geldiği ve müvekkillerin ailelerinin de bu bölgede yaşaması sebebiyle hem Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na hem de İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne Asrın Hukuk Bürosu olarak başvuru yapılmıştır. Müvekkillerimizden hiçbir şekilde haber alınamaması ve müvekkillerimizin hiçbir şekilde bilgiye ulaşamamasından kaynaklı yapılan başvuru da hem aile hem de avukat görüşmesi yapılmasını içeren bir talepte bulunulmuştur.”

HABER MERKEZİ

#Deprem #nedeniyle #İmralı #için #aile #görüş #başvurusu

Günay deprem bölgesindeki izlenimlerini aktardı: Tam bir insanlık dramı yaşanıyor

Amed İl Kriz Koordinasyonu’nda açıklama yapan HDP Sözcüsü Günay, 93 tır yardımının deprem bölgelerine ulaştığı söyledi ve deprem bölgelerine yaptıkları ziyarette izleninlerini paylaştı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, Mereş’te meydana gelen depremlere ilişkin partisinin Amed Peyas İlçe Örgütü’nde basın toplantısı düzenledi.

Amed İl Kriz Koordinasyonunun bulunduğu ilçe binasında konuşan Günay, depremde hayatını kaybeden yurttaşlara rahmet, yaralılara da acil şifalar diledi.

Depremin etkili olduğu illere dikkati çeken Günay, Türkiye ve tüm Ortadoğu halklarının bir felaketle cebelleştiğine ifade etti. Günay, “İlk andan itibaren depremde yıkılan kentlerde çalışma halindeydik. İlk andan itibaren geçmiş deneyimlerimizden de yola çıkarak hızlıca koordine olup dayanışma ve yaralarımızı sarmak için sahadaydık. Önce Genel Merkezimizde bir kriz koordinasyon merkezi kuruldu. İl ve ilçelerimizde de kriz koordinasyon merkezleri kurularak sahada çok aktif bir şekilde çalışmalara başladık. Kriz koordinasyonlarımız 24 saat boyunca kesintisiz bir şekilde ihtiyaçlara ve halkımızın taleplerine cevap olmaya çalışıyor. Halen bu çalışmalar devam ediyor” dedi.

‘Sadece ziyaret etmedik enkaz alanında da çalıştık’

HDP vekillerinin 8 ayrı heyetten oluşarak deprem alanlarında aktif bir şekilde çalıştığını vurgulayan Günay, ilk günden itibaren Eş Genel Başkanıları Pervin Buldan’ın Amed’e geldiğini ardından da Semsûr’a geçtiğini ve deprem yerlerinde halkla temaslarda bulunduğunu hatırlattı.

Günay, şöyle devam etti: “Dün itibariyle de Eş Genel Başkanımız Mithat Sancar, önce Hatay’a gitti bugün de Adana’da temaslarda bulunuyor. Sadece gidip ziyaret etmek değil aynı zamanda yardım ulaştırmak dışında enkaz alanında çalışmalar da yürüttük. Halkımızla birlikte enkaz kaldırmaya ve enkaz altındaki insanlarımızı kurtarmaya çalıştık. Enkaz kaldırmak başta olmak üzere her türlü dayanışmayı gerçekleştiriyoruz.”

İktidar dayanışmayı engelliyor

İl kriz koordinasyonlarının sivil toplum örgütleri ile ortaklaştığını ve halkın desteğiyle hazırladıkları yardım araçlarını bütün kentlere bir şekilde ulaştırmaya çalıştıklarını dile getiren Günay, “Özellikle temel gıda ihtiyaçları, su, ekmek ve havanın soğuk olmasından dolayı kışlık kıyafetler, battaniye, kadın ve çocuk ihtiyaçları özellikle çocuklar için mama ve bez ihtiyaçlarının olduğu yardımlar hazırlanıyor. Şu anda kadar 93 TIR depremzedelere ulaştırıldı. Bir o kadar TIR da il kriz koordinasyonlarımız hazırlıyor ve çalışmalarına devam ediyorlar. Silopi Belediyemizin hazırladığı yardım TIR’ları kaymakamlık ve güvenlik güçleri tarafından tehdit edildi. Yine dün basına yansıdı Patnos Belediyemizin hazırladığı yardım TIR’larına kaymakamlık el koydu. Düşünün ki insanlar deprem bölgelerinde aç susuz, sokaklarda barınacak yer bulamazken iktidar kendilerine ulaştırmaya çalıştığımız yardımlara el koymaya çalışıyor. Hepimiz biliyoruz, iktidarın özellikle bütün kriz yardımlarını tek merkezden AFAD üzerinden yapmaya çalışması şunu da gösteriyor kendisi dışında toplumsal yardım ve dayanışmayı engellemeye çalışıyor” diye konuştu.

‘İktidar enkaz üzerinde tepinmeye devam ediyor’

Günay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Enkaz altından bağırışların geldiği ama hiç bir görevlinin başında olmadığı, yaralıları tedavi edecek sağlık görevlilerinin kentlere giriş yapamadığını, cenazelerin sokaklarda bekletildiğini gördük. Dün ben de Adıyaman’daydım, bir bahçede perdeye sarılı bir şekilde cenaze bekliyordu ve enkazın altından sesler geliyordu ama enkazın başında yardım ekipleri yok, vinç yok, AFAD yok, kazma kürek yok. Yakınlarını kurtarmaya çalışan acılı insanlar dışında kimse yoktu. Adıyaman’da, Pazarcık’ta, İslâhiye’de, Hatay’da tam bir insanlık dramı yaşanıyor. İktidar bu enkazın üzerinde çıkardığı OHAL yasasıyla bütün yardımları AFAD üzerinden toplamaya çalışarak bu enkaz üzerinden tepinmeye devam ediyor.”

Maraş Belediyesi raporları dikkate almadı

Bu depremin olacağından jeoloji bilim insanlarının haberlerinin olduğunu bu doğrultuda çalışmalar ve raporlar hazırladıklarını ve cumhurbaşkanlığı dahil olmak üzere ilgili kurumlara uyarılarılar gönderdiklerini, açık bir şekilde belirttiklerini anımsatan Günay, yapılan rapor ve uyarıların hiçbirinin dikkate alınmamasına tepki gösterdi.

Günay, devamında “Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı, Maraş Belediye Başkanına ilgili raporları gönderip Maraş imar planıyla ilgili uyarmalarına rağmen Belediye Başkanı ne ilgili raporu dikkate alıyor ne de jeoloji odasının sunduğu alternatif imar planlamasını dikkate alıyor. Bir an önce Türkiye’de bir Afet Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı kurulmalı ve özellikle Türkiye gibi deprem bölgesi üzerine kurulu bir ülkede olası afete durumlarında gerekli hazırlıklar yapılmalı” dedi.

Kampanyaya çağrı

HDP’nin kampanyası kapsamında 93 TIR’ın yardım bölgelerine ulaştığını yineleyen Günay, sözlerini şöyle tamamladı: “Herkesin paylaşacağı bir tas çorbası vardır. Paylaşacak evinin bir odası, bir kazağı, bir montu mutlaka vardır çocuklara ve dışarıda kalan yurttaşlara ulaştırabilecekleri. Biz sadece bunları organize edip depremzedelere ulaştırmaya çalışıyoruz. Bütün kentlerde gönüllü arkadaşlarımız gönüllü arkadaşlarımız faaliyet yürütüyor. Bu felaketin yaralarını hep birlikte saracağız. Şimdi dayanışma zamanı diyoruz. Şimdi dayanışma kampanyamız için çağrıda bulunuyoruz.”

AMED

#Günay #deprem #bölgesindeki #izlenimlerini #aktardı #Tam #bir #insanlık #dramı #yaşanıyor

Sancar: Aileleri tespit edilemeyen çok sayıda çocuk var

HDP Eş Genel Başkanı Sancar ve beraberindeki heyet Hatay ve Antakya’nın ardından bugün de Mersin’de yaralıları ziyaret ett. Adana’ya hareket eden Sancar, ‘Kimliği belirsiz çok sayıda yaralı ve aileleri tespit edilemeyen çocuklar var’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Mereş (Maraş) Bazarcix (Pazarcık) merkezli depremlerden etkilenen kentlere ziyaretlerini sürdürüyor.

Sancar ve beraberindeki HDP milletvekilleri Tülay Hatimoğulları, Züleyha Gülüm, Hüseyin Kaçmaz ile partinin Hatay, Adana ve Mersin il eşbaşkanları, dün Hatay’ın Samandağ ve Antakya ilçelerini ziyaret etti.

Bugün ilk olarak Mersin’e geçen Sancar ve beraberindeki heyet, Mersin Şehir Hastanesi’ne kaldırılan yaralıları ziyaret etti. Daha sonra burada konuşan Sancar, “Kimliği belirsiz çok sayıda yaralı ve aileleri tespit edilemeyen küçük çocuklar var. Kriz koordinasyonumuz, sağlık birimlerimizle beraber hepsiyle ilgileniyor. Bölgede ciddi organizasyon sorunu var. Durum oldukça vahim, koordinasyonda çalışan arkadaşlarımız yardımcı olmaya çalışıyor. ATO ve diğer kurumlarla birlikte sorunu çözmeye çalışıyoruz” dedi.

Sancar, daha sonra depremin etkilediği bir diğer kent olan Adana’ya doğru hareket etti. Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Zeydan Karalar ile görüşecek olan Sancar, bölgedeki ziyaretlerini sürdürecek.

MERSİN

#Sancar #Aileleri #tespit #edilemeyen #çok #sayıda #çocuk #var

Maraş cezaevi boşaltıldı

Depremde büyük zarar gören Türkoğlu L Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki tutuklular başka cezaevlerine sevk edildi

Maraş Türkoğlu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde yaşanan depremler sonrası oluşan ağır hasardan kaynaklı tutuklular başka cezaevlerine sevk edildi.

Ailelerini arayan tutuklular, hasarın çok büyük olduğunu belirterek, ardı arkası kesilmeyen artçılarla karşı karşıya kaldıklarını iletti. Tutukluların çok büyük bir tehlike atlattığına dikkati çeken aileler, çocuklarından sağlıklı bilgi almak istediklerini söyledi.

Alınan bilgilere göre tutuklular, Aksaray, Ankara ve Kayseri’deki cezaevlerine nakledildi.

Deprem esnasında tutukluların tek kaçabileceğin alan olan havalandırma tutukluların üzerine kilitlenmiş, düşen ranzalardan 5 tutuklu yaralanmıştı.

Deprem sırasında havalandırma kapıları dahi tutukluların üzerine kilitlendi

MEREŞ

#Maraş #cezaevi #boşaltıldı

Adıyaman Devlet Hastanesi’nde cenazeler yerlerde, aileler kefenle hastane kapısında bekliyor

Adıyaman Devlet Hastanesi’nde deprem sonrası morg yetersiz kaldı ve hayatını kaybeden yurttaşlar koridorlarda yerlere dizildi. Aileler ise cenazelerini almak için kefenlerle hastanede bekliyor

Reyhan Hacıoğlu

Mereş merkezli depremin etkilerini en yoğun hisseden kent olan Semsûr’da (Adıyaman) binlerce insanın hayatını kaybettiği bilgileri geliyor.

Kentte bulunan muhabirimiz Reyhan Hacıoğlu’nun aktardığına göre Adıyaman Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybeden yurttaşların cenazeleri koridorlarda yerde bekletiliyor. Cenazeleri almak için hastaneye giden yurttaşlar kefenlerle kapıda bekliyor. Kolluk kuvveti ise morg kapısında önlem almış durumda.

Ambulansların olmadığı hastanede her aile kendi çabalarıyla cenazelerini teslim alıp götürüyor. Öte yandan kentte hizmet veren tek hastane konumundaki yerleşkeye farklı farklı illerden gönüllü doktorlar da gelmiş durumda.

Hastane içindeki görüntüler şöyle;

Yurttaşların cansız bedenleri yerde ve hastane bahçelerinde
Kefenler hazırlanıyor
Cenazeler koridorlarda bekletiliyor

SEMSÛR

 

#Adıyaman #Devlet #Hastanesinde #cenazeler #yerlerde #aileler #kefenle #hastane #kapısında #bekliyor

Rihalılar yardım bekliyor: Ekmek yok, çadırlar yetersiz

Depremden etkilenen Rihalılar, kentte fırınların kapalı olduğunu, belediyelerin sorumluluğunu yerine getirmediğini söyleyerek, soğuk havada dışarda kaldıklarını söyledi

Mereş Bazarcix (Pazarcık) merkez üslü depremden zarar gören kentlerden biri olan Riha’da (Urfa), şimdiye kadar enkazdan 95 kişi yaşamını yitirmiş olarak çıkarıldı. 195 kişi de yaralı çıkarıldı. Kent merkezinde 2 bina dışında arama çalışmaları sona ererken, ilçelerde enkaz kaldırma çalışmaları sürüyor.

Riha merkez Eyyubiye ilçesinde eski yapıların bulunduğu Bahçelievler Mahallesi, tamamen tahliye edildi. Depremzedelerin kalması için kurulan çadırlar ise yetersiz kaldı.

Sorumlusu kim?

Arama kurtarma çalışmasının sürdüğü binada yakınlarının olduğunu belirten Muzafer Şakacı, “Riha’da ekmek yok. Birçok insan dışarda kalmış durumda. Halk battaniyelerle ısınmaya çalışıyor. Birçok petrolde yakıt yok. Belediyelerin duruma el atmasını istiyoruz. Akrabalarımız enkazın içinde. Daha fazla ekibin bölgeye sevk edilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Yıkılan binaların 40-50 yıllık olduğunu söyleyen depremzedelerden Kadir Karakurt, tepkisini şöyle dile getirdi: “Bu binaların deprem sigortasını yapan, depozitosunu yiyenler nerede? Bunun sorumlusu kim? Gereken önlemlerin alınmadığını herkes biliyor.” Mehmet Sezin isimli depremzede ise soğuk havaya rağmen, belediyenin insanlara barınabilecekleri yerler tahsis etmediğini söyledi. Ekmek fırınları gibi yiyecek temin edilecek yerlerin kapalı olduğunu söyleyen Sezin, “Marketler ve fırınlar kapalı, insanlar yiyeceğe ulaşamıyor” şeklinde konuştu.

Çadırlar yetersiz

Depremde amcası ve amcasının eşini kaybeden ve 2 kuzeni de enkaz altında olan İsa Çakar, belediyeye tepki göstererek “Belediyenin, sokakta kalan insanlara yardım ettiğini görmedik. Yapılan çadırlar yetersiz. İmkanı olan araba da kalıyor. İmkanı olmayan bu soğukta dışarda kalıyor. Acil olarak insanlara sıcak yemek dağıtılması gerekiyor” dedi.

Evleri yıkılan ve dışarda kaldıkları için bir restoranta sığınan Rabia Sütçü, ilk andan itibaren belediyenin sorumluluğunu yerine getirmediğini ifade etti. 2 gündür restorantta kaldıklarını belirten Sütçü, “Yetkili kimseyi görmedik. Dükkan sahibi çıkmamızı istese nereye gideceğiz?” sözleriyle mağduriyetlerini dile getirdi.

Haber: Mahmut Altıntaş / MA

#Rihalılar #yardım #bekliyor #Ekmek #yok #çadırlar #yetersiz

Yok olmuş bir ilçe: İslahiye

Tamamen yok olmuş İslahiye’de ne AFAD var ne iktidar. 60 bin nüfuslu ilçenin 30 bini enkaz altında. Yurttaşlar kendi imkanları ile enkaz altında kalanları çıkarıyor

Selman Çiçek / Dîlok

Mereş ve Dîlok merkezli iki büyük depremde en çok etkilenen illerden biri olan Dîlok’ta yaşanan gelişmeleri takip etmek için geldiğim kentte daha otobüsten iner inmez yaşanan sorunlarla yüz yüze kaldım. Otogarda mahşeri bir kalabalık var. Binlerce insan deprem bölgesinden uzaklaşmak için otogara akın etmiş. Otobüs bileti bulmak mümkün değil iken insanlar gidebilmek için otogar koridorlarını kendilerine ev yapmışlar. Doğalgaz hattının kesilmesinden dolayı insanlar bin bir zorluk ile evlerinden getirdikleri battaniyeler ile ısınmaya çalışıyor. Birçok belediye depremzedelere çorba dağıtımı yaparken Dîlok Belediyesi ise otogarda bekleyen yurttaşlara ne çorba dağıtımı ne de battaniye veriyor.

İslahiye’ye yol yok

Otogardaki bu vahim tablonun ardından depremin en çok zarar verdiği İslahiye gitmek istiyorum. Ancak iktidarın yıllarca övündüğü otoyollar çöktüğü için hiç bir ulaşım aracı İslahiye’ye gitmiyor. İslahiye giden otoyol çökerken, iki viyadük ise çöktü. Yaklaşık altı saatlik bir arayışla İslahiye’ye gitmek istedim. Ancak hiçbir yol beni İslahiye’ye götürmedi. O an şunu düşündüm: “Bu imkanlarla İslahiye’ye gidemiyorsam enkaz altında kalan insanlara kimler ulaşacak.”

Fırsatçılar iş başında

Onlara gidecek ne bir yol var ne de bu yolu açacak bir çalışma. Durumu fırsata çeviren bazı taksi şoförleri ise Kilis üzerinden İslahiye’ye gitmek için bin 200 TL istedi. Enkaz altında kalanlara yardıma koşmak için yüklü miktarda para vermek gerekiyor.

Merkezde 11 yapı yıkıldı

İslahiye’ye gidemediğim için kent merkezinde yıkılan yerleri görmeye gidiyorum. Kent merkezinde 11 yapı yıkılırken Dîlok Valiliği’nin aktardığı bilgiye göre 581 bina yıkıldı. Yıkılan yapılarda arama kurtarma çalışması ise devam ediyor. Yıkımlar daha çok kent merkezinde Şehitkamil ilçesinde olmuş. Dîlok geneli arama kurtarma çalışmalarında ise şu ana kadar 504 yurttaşın cenazesi enkazdan çıkarıldı. Öte yandan tarihi Antep Kalesi de depremde yıkılan yapılar arasında yer aldı. Kalenin Roma döneminde gözlem amaçlı kullanıldığı ifade ediliyor.

Su ve ekmek yok

Kentte hiçbir işyeri açık değil. Doğalgaz kesik olduğu için iki gündür fırınlar kapalı. Kışın en sert günlerinde olduğumuz için ısınma sorunu büyük bir soruna dönüşüyor. Kentte bir diğer sorun ise su taşıyan kanallar zarar görmesi. Bundan dolayı kentte su verilmiyor. Su sorunundan dolayı içme suyu bile temin edilmezken en temel ihtiyaçlar karşılanmıyor.

Kentte yurttaşlara daha çok yardımseverler yardımcı olurken ne iktidarın ne de Dîlok Belediyesi’nin gözle görülür bir desteği yok.

İlçe yok olmuş

Bin bir zorlukla İslahiye’ye gitmeyi başarıyorum. Dîlok – Îslahiye arası 90 kilometre. Yani bir saat 30 dakika iken otoyolun çökmesinden dolayı ulaşım köy yolları üzerinden oluyor. Bundan dolayı bir buçuk saatlik yol dört saate çıkıyor. Zorlu yolculuğunun ardından ulaştığımız ilçe, adeta yok olmuş durumunda. İlçenin yüzde 60’ı yıkılmış durumda. Ayakta kalan yapıların çoğu ise ağır hasarlı. Hasarlı binaların çoğu artık yaşam için elverişsiz duruma gelmiş.

Ölüm kokusu

Bir ilçe yok olurken 60 bin nüfuslu ilçenin 30 bini enkaz altında. Ne AFAD var ne de iktidar. Adeta kaderine terk edilen kentte ölüm kokusu alınır boyuta ulaşmış durumda. Çok az sayıda yapıda arama kurtarma çalışmasının yapıldığı ilçede yurttaşlar devletin ilgisizliğini eleştiriyor. “Devlet hani nerede” diyen yurttaşlar kendi imkanları ile enkaz altında kalanları çıkarıyor.

Halk seferber olmuş

Devletin ilgisizliğinden şikayet eden yurttaşlar, enkaz başlarında kendi emekleriyle arama kurtarma çalışması yapıyor. Elleriyle enkazı kaldıran yurttaşlar, yakınlarını taş yığınlarının arasından çıkarıyor. Bölgede depremzedelerin kalacağı çadırlar AFAD tarafından kurulmazken halk, kendi imkanlarıyla kurduğu derme çatma çadırlarda kalıyor.

Başarı hikayesi

Bölgede inceleme yapan HDP Miletvekilleri Ayşe Acar Başaran ve Mahmut Tuğrul, İslahiye’de durumun vahim olduğunu söyledi. “İlçe tamamen yok oldu” demenin daha doğru olacağını ifade eden vekiller, devletin ise tek bir yardım getirmediğini aktardı. Devletin ve yandaş medyanın tamamen yıkılan yerleri görmezden geldiğini belirten vekiller, devletin göstermelik yerlerde yaptığı çalışma ile kendisine başarı hikayesi yazdığını söyledi. Devletin halkı enkaz altında bıraktığını söyleyen vekiller, bu nedenle haklın dayanışma gücünün örgütlenmesinin elzem olduğunun altı çizildi.

Yardıma polis engeli

Öte yandan halkın topladığı yardımlar Dilok’a doğru yola çıkarken devletin engeli ile karşılaşıyor. Batman’da depremzedelere yardım taşıyan TIR şöförünü arayan Dîlok Emniyet Müdürlüğü, ilçe girişine geldiğinde kendilerine mutlak haber verilmesi gerektiğini söyledi.

#Yok #olmuş #bir #ilçe #İslahiye

Galeria İş Merkezi’nde 64 kişi hâlâ göçük altında

Amed’te yıkılan 7 binada yaşamını yitirenlerin sayısı 132’ye yükseldi. Çok sayıda kişiden haber alınamazken, Amed Barosuna kayıtlı avukat Laçin, Galeria İş Merkezi’nde göçük altında olduğunu belirttiği 64 kişilik liste paylaştı

Mereş’te meydana gelen 7.7 ve 7.6 şiddetindeki depremlerde etkilenen Amed’te yıkılan 7 binada yaşamını yitirenlerin sayısı 132’ye, yaralı sayısı ise 909’a yükseldi.

Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu, sanal medya hesaplarında kentteki son duruma ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Vefat: 132, Taburcu: 742, Yatan hasta: 129, Yoğun bakım: 38, Toplam yaralı sayısı: 909, Lütfen hasarlı binalardan uzak duralım!”

Kentte haber alınamayan ve göçük altında oldukları düşünülen çok sayıda insan var. Enkazda olanların yakınları sanal medya hesaplarında sık sık isim ve yer bildiriyor.

2 apartmanda 4 cansız bedene ulaşıldı

Rezan (Bağlar) ilçesinin Sento Caddesi üzerinde bulunan 8 katlı 32 dairenin bulunduğu Işık Apartmanında sabah saat 08.50’de M.Ş.A. ve Y.İ.’nin cansız bedenine ulaşıldı. Apartmanın enkazında şimdiye kadar 23 kişinin cansız bedeni, 23 de yaralı çıkarıldı. İlçenin Elazığ Caddesi üzerinde bulunan 12 katlı Diyar Galeria İş Merkezinde gece boyunca 4 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Enkazdan şu ana kadar kaç kişinin çıkarıldığına ilişkin resmi kurumlar açıklama yapmaktan kaçınırken, kimi iddialara göre toplamında 108 kişinin enkazdan çıkarıldığını ancak akıbetleri hakkında bilgiye ulaşılmıyor.

Amed Barosuna kayıtlı avukat Feride Laçin, sanal medya hesabında Galeria İş Merkezi’nde göçük altında olduğunu belirttiği 64 kişilik liste paylaştı. Laçin, mesajında şu bilgi ve isimleri paylaştı:

“Arkadaşlar ekipler ellerinden geleni yapıyor ama zor bir enkaz yurtdışından gelen yardım ekiplerini Diyarbakır yönlendirebilsek, ÇOK ACİL ZAMAN KALMADI ARTIK

Nevroz Erdoğan, Hatice Özge Tuncay, Serhan Özdemir, Suleyha Özdemir, Derin Çelik, Şehmuz Elbat, Emir Urakçı, Pelda Aygün, Ali İmran Ensarioğlu, Yusuf Özaydın, Fatma Zehra Çetiner, Serpil Tokdemir, Hadi Çiçek, Sedef Fatoş Özdemir, Ramazan Serhat Akyüz, Samet Özdemir, Irmak Çelik, Okyanus Çelik, Nurullah Elbat, Eylül Dayan ve ailesi, Engin Nupelda, Doğruer ailesi, Emircan Çetiner, Merve Görüş, Maşallah Çeçik, Ramazan Durgun, Evin Talay, , Samet Talay, Rozerin Batmaz, Yasin Batmaz, Ceylan ailesi, Sidar Bulak, Eda Çaçan, Erdal Çaçan, Deniz Akçan Karan Akçan, Roda Akçan, Lira Akçan, Halil Tuna, Serdar Tuna, Sidar Tuna, Ayhan Tuna, Zeynep Tuna, Zeleyha Bulak, Kadir Bulak, Latin Bulak, Berna Ertürk, Melike Alp, Abdullah Aziz Baver Alp, Burak Şahin Biryar Türkan, Süleyman Alaş, Mustafa Yeğin, Alın Yeğin, Süleyman Gündüz ve ailesi, Makbule Arslan, Husamettin Arslan, Abdulkadir Arslan, Eylem Arslan, Rüya Arslan, Kübra Arslan ve Tahir Arslan.”

4 çocuk ve baba hâlâ enkaz altında

Rezan ilçesine bağlı Tesisler Semti’nde bulunan Cengizler Apartmanı’nda gece saatlerinde 3 kişinin cansız bedeni çıkarıldı. 7 katlı apartmanda 24 daire bulunuyor ve enkazda arama kurtarma çalışmaları sürüyor. Rezan ilçenin Emek Caddesi’ndeki 482’nci sokakta (Mevlana Halit Ortaokulun yanı) bulunan 9 katlı Akar (Halka arasında Hisami deniliyor) Apartman’da dün geceden bu yana 9 kişinin cansız bedenime ulaşıldı. Apartmanda toplam 130 kişinin enkaz altında olduğu ileri sürülüyor.

Çöken Akar Apartman’ın 6 kişilik Varış ailesinin tamamı enkaz altında kaldı. Apartmanın 5’inci katında yaşayan aileden Anne Zeynep Varış’ın cansız bedeni çıkarıldı. Baba Murat, çocukları Elanur, Helin, Muhammed ve Baran Varış ise enkaz altından çıkarılmayı bekliyor. Enkaz altındaki aile bireylerinin sağ olup olmadığı bilinmezken, yakınları umutlarını korumak istiyor.

Kürtçe ağıtlar yükseliyor

Yenişehir ilçesi Ofis semtinde bulunan Sözel Apartmanı’nda ise en son dün sabah 4 kişi sağ kurtarıldı. Enkazda akrabalarından haber bekleyen insanlar, çalışmaların yetersiz olduğunu söyleyerek, tepki gösteriyor. Yan blokta oturan bir mahalleli, söz konusu terasla birlikte 9 katlı apartmanın 1996’da yapıldığını ve altında dershane olduğunu söyledi. Yakınlarından haber bekleyenlerden bazıları, binada W. ve E. Talay çifti ile çocukları S. Talay’ın (4) 3 gündür enkaz altında olduğunu söylüyor. Bekleyenlere hiçbir bilgi verilmezken, enkazın etrafında sürekli Kürtçe ağıtlar yükseliyor.

Kaynak: MA

#Galeria #İş #Merkezinde #kişi #hâlâ #göçük #altında

İkiyüzlülüğün tarihi yazılıyor

Gölcük merkezli 17 Ağustos 1999’da yaşanan İstanbul depreminin hemen ardından devletin yaşadığı eksiklikleri manşetine taşıyan havuz medyası, bugün ise tam tersi bir tutum içinde. Adeta ikiyüzlülüğün tarihi yazılıyor

Mereş Bazarcix (Pazarcık) ilçesi merkezli 10 ili etkileyen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerde çok sayıda kişi yaşamını yitirdi. Mereş, Dîlok, Meletî, Semsûr, Riha, Amed, Kilis, Osmaniye, Adana ve Hatay’da enkaz altında hâlâ binlerce kişi var. Kurtarma ekiplerinin yetersiz kaldığı deprem bölgesinde hâlâ ulaşılmayan yerler bulunuyor. Acının ve göz yaşının dinmediği kentlerde halkın yardım çığlıkları ise kimse tarafından duyulmuyor. Temel görevlerinden biri halkın ve kamuoyunun sesini yetkililere ulaştırmak olan medya (ana akım) ise halkın yardım çığlıklarını görmek yerine, objektiflerini devlet yetkililerinin ağzından çıkacak sözlere çevirdi.

Jet hızı ile dönüş

Pazartesi günü saat 04.17’de yaşanan depremin hemen ardından kesintisiz yayın yapmaya başlayan medya kuruluşlarında “Halk yardım bekliyor”, “AFAD olay yerine ulaşmadı”, “Halk çaresiz” gibi başlık ya da alt başlıklar mümkün iken, saatler ilerledikçe bu durum farklılık göstermeye başladı. Özellikle yaşanan depremden yaklaşık 12 saat sonra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yapmış olduğu “Yalan yanış haberler yapılıyor. Bunlara itibar etmeyin” açıklamasının ardından medyanın yayın politikası jet hızı ile değişti. Kameralar bu sefer sadece enkaz altından kurtarılan insanlara çevrildi.

Sadece ismini söylediler

Yıkımın etkilerinin çok büyük olduğu ve depremin merkez üssü olan Mereş ve ilçesi Bazarcix’a uğramayan medya kuruluşları daha çok yıkımın etkisinin az olduğu kentlere çevirdiler kadrajlarını. Gazeteci refleksi olarak da bakılsa ilk olarak merkez üsse yönelmek gerekirken, ana akım yaklaşık 40 saat Bazarcix’ın sadece ismini söylemek ile sınırlı kaldı. Semsûr ve Hatay’ın canhıraş yardım çığlıklarına ise kulaklarını tıkadılar.

4 Bakan’dan açıklama

AFAD’ın ya da herhangi bir kurtarma ekibinin uğramadığı Hatay’da ise Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ve Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi depremden yaklaşık 14 saat sonra kameraların karşısına çıktı. “Medya için bir dönüm noktası” olan buradaki açıklamaların ardından insanların yardım çığlıkları ise duyulmaz hale geldi.

OHAL’in ilk icraatı

Depremin ertesi günü (7 Şubat) ise her şeye rağmen halkın sesini duyurmaya çalışan basın kuruluşlarına mesajı vermek Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a düştü. OHAL ilan eden Erdoğan’ın, “Yalan haber, çarpıtmalarla insanımızı birbirine düşürmeye niyetlenenleri takip ediyoruz. Gün tartışma günü değil. Günü geldiğinde şu anda tuttuğumuz defteri de açacağız. Savcılarımız bu tür insanlık dışı yöntemlerle sosyal kaos çıkarmaya tevessül edenleri belirleyip gerekenleri süratle yapıyor” açıklamasının hemen ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından TELE1 Genel Yayın Yönetmeni ve BirGün yazarı Merdan Yanardağ ile gazeteci-yazar Enver Aysever hakkında “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” iddiasıyla resen soruşturma başlatıldı. Deprem bölgesinde görüntü alan Evrensel gazetesi Adana muhabiri Volkan Pekal gözaltına alınırken, Amed’de halk ile röportaj alan gazeteciler “gözaltı tehdidi” ile engellendi.

Kulaklar tıkandı

Bu açıklamanın ardından kadrajlarda sadece kurtarılan insanlar yer aldı. Her kurtarılış bir “zafer edası” ile yansıtılmaya çalışırken, enkazın altında kalan binlerce kişinin “Yardım edin” çığlıkları ise yavaş yavaş azalmaya başladı. Deprem bölgelerinde arama kurtarma çalışmalarının yapıldığı binalar tek tek seçilip gün boyu canlı yayınlar yapılırken, o enkazda yaşamını yitirenler çıkarıldığında ise “adeta suçüstü” yapılmış gibi muhabirler cılız bir sesle aktardı. O kameraların biraz ötesinde yaşlı gözler ile enkaz altında yakınlarının kurtarılmasını bekleyen binlerce insanın çığlığına ise tüm kulaklar tıkanmıştı.

Başarı sınavı!

Bu depremde “başarı sınavı” veren ana akım 17 Ağustos 1999’da Gölcük merkezli yaşanan ve İstanbul’da büyük yıkıma neden olan depremde ise tam tersi bir yayın çizgisi izledi. Buna örnek olarak birkaç gazetenin manşetlerini sıralayacak olursak:

* Hürriyet gazetesi 18 Ağustos 1999’da “Katiller” manşeti ile çıktı. Sürmanşetinde ise “Ağlıyoruz” olan gazetenin sayısında o dönemdeki iktidarın almadığı önemler nedeniyle kayıpların arttığı ifade edilmişti. 6 Şubat 2023 sayısında gazete “Peş peşe felaket” manşeti ile çıktı. Sadece durum tespitinin yapıldığı gazetenin sayısında ihmallerden ve insanların yardım çığlıklarına değinilmedi.

* Akit gazetesi 19 Ağustos 1999’da “Devlet enkaz altında” manşeti ile çıktı. “Ankara, onbinlerce insanın feryadına kör ve sağır kaldı” üst başlığının yer aldığı gazetenin sayısında o dönemin iktidarının yetersiz kalması eleştirildi. Aynı gazete 7 Şubat 2023’te ise “Başın sağolsun Türkiye” manşet ile çıkarken, Erdoğan’ın açıklamalarına geniş yer verildi ve devlet kurumlarının seferber olduğu vurgulandı.

* “Batı yıkıldı. Yetkiler aciz kaldı” diyen Milliyet gazetesi ise 18 Ağustos 1999’da “Halk sahipsiz” manşeti ile çıktı. Aynı gazete 7 Şubat 2023’te ise sadece durum tespiti yapan “Kıyamet gibi” manşeti ile çıktı.

* 19 Ağustos 1999’da “Çaresizlik” manşeti ile çıkan Sabah gazetesi, spotta, “Vatandaş çaresiz… Devlet çaresiz… Ölülerimizi koyacak yer bile bulamıyoruz” ifadelerine yer verdi. “Asrın felaketi” manşeti ile 7 Şubat 2023’te çıkan gazetede de Erdoğan’ın açıklamalarına geniş yer verilirken, sadece durum tespiti yapıldı.

* 19 Ağustos 1999’da Yeni Şafak gazetesi “Devletin çöküşü” manşeti ile çıktı. Gazete, “Kendisine ihtiyaç duyulmayan her yerde ‘hazır ve nâzır’ olan devlet, deprem felaketinde yardım diye çırpınan insanların imdadına yetişemiyor” spotu ile devleti eleştirmişti. Aynı gazete 7 Şubat 2023’te sadece “Kıyamet gibi” sözlerini manşetine taşıdı. Deprem nedeniyle yaşanan eksikliklere ise hiç değinilmedi.

HABER MERKEZİ

#İkiyüzlülüğün #tarihi #yazılıyor

Erdoğan 3 gün sonra deprem bölgesine gitti

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremdem üç gün sonra depremin merkez üssü Mereş’e gidiyor

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 10 ilin etkilendiği; Mereş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerden etkilenen bölgelerde incelemelerde bulunmak üzere Mereş’e gitti.

AA’nın haberine göre; Esenboğa Havalimanı’ndan uçakla Mereş’e giden Erdoğan, depremlerden etkilenen yerlerde incelemelerde bulunacak, çalışmaları yerinde koordine edecek.

Erdoğan’ın Bazarcix’a (Pazarcık) gitmesi bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, daha sonra Hatay’da da inceleme yapması planlanıyor.

Erdoğan’ın depremdem 3 gün sonra bölgeye gitmesi dikkat çekti.

HABER MERKEZİ

#Erdoğan #gün #sonra #deprem #bölgesine #gitti