Ana SayfaGüncel HaberlerSu gardiyanı Veysel Eroğlu!

Su gardiyanı Veysel Eroğlu!

Eroğlu, kısa vadeli çıkarlara Türkiye coğrafyasının feda edilmesi adımlarını atıyor. 2040 yılında, küresel ısınmanın etkisiyle birlikte su havzalarının yok olacağı, kirleneceği ve deniz sularına karışarak kullanılamaz hale geleceği bekleniyor

Kendisini dünya barajlar kralı ilan eden Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, icraatlarına hız kesmeden devam ediyor. Eroğlu yaptığı bir açıklama ile yeni hedeflerini ortaya koydu. Suların bentler ardına hapsedilmesini bir marifet gibi sunan Eroğlu’nun su gardiyanı gibi bir işlev yüklenmiş olduğu görülüyor. Eroğlu, “Sulama, içme suyu, enerji ve taşkın koruma amaçlı olarak inşa edilen baraj sayımızı 2023 yılında bin 454’e yükselterek milletimizin hizmetine sunacağız. Bu sayede bütün yerleşim yerlerinin 2040 yılına kadar ihtiyacı olan içme-kullanma ve sanayi suyu temin edilecek” dedi. Eroğlu, yaptığı açıklamada yakın bir gelecekte dünyadaki en önemli sektörün gıda güvenliği ve gıda arzı olacağını söyledi. Bu sebeple Türkiye’yi dünyanın gıda üretim ve ihracat merkezi haline getirmek istediklerini söyleyen Eroğlu, “Yeter ki biz sulama projelerimizi, barajlarımızı, göletlerimizi yapalım. Bu maksatla bir seferberlik başlattık. Ekonomik sulanabilir bütün zirai alanlarımızı suya kavuşturmakta kararlıyız” dedi. Eroğlu, “Bütün yerleşim yerlerinin 2040 yılına kadar ihtiyacı olan içme-kullanma ve sanayi suyu temin edilecek. Ekonomik olarak sulanabilir 8,5 milyon hektar alan sulu ziraata kavuşacak. Ayrıca bu barajların bazılarına kurulacak santraller ile yerli ve yenilenebilir enerji üretilecek” dedi.

Ya 2040’tan sonra..!

İklim zirvesi nedeniyle COP23 devam ederken bu bağlamda hiçbir açıklaması olmayan AKP ve Bakanlıkları, çözdüklerini söyledikleri sorunlardaki tarihlerin aslında bir son olacağının saklandığını gösteriyor. Yalan propaganda ile suların hapsedilmesini doğru bir işmiş gibi lanse etmeleri aslında kısa vadeli çıkarlara Türkiye coğrafyasının feda edildiği anlamına geliyor. Küresel ısınmanın en önemli yaşamsal etkisi su havzalarının yok olması, kirlenmesi ve deniz sularına karışarak kullanılamaz hale geleceği bekleniyor. Su sorununun biteceği tarih olan 2040 yılı, su savaşlarının belirgin biçimde ortaya çıkacağı ve özellikle susuzluk nedeniyle kitlesel göçlerin yaşanacağı bir tarih olarak öngörülmekte. Tünel gibi HES’lerle suyun tamamen doğadan koparılması özgürce aktığı havzaların kurumasına ve kurak özelliklere sahip alanlar haline gelmesine neden olacak. Bugün bu tünelleri besleyen suların gelecekte ortadan kaybolması sonrası tünel boru hatları çevresindeki doğa ile birlikte çürümeye terk edilecek. Büyük barajların ise bulunduğu bölgenin iklimine olan etkisi nedeniyle bölgesel ısınmaya neden olduğu biliniyor. Küresel ısınmayla birlikte bu barajları besleyen yağış ikliminin değişmesi sonucu devasa büyüklükte boş çukurlar ortaya çıkarken insanların ve diğer canlıların yaşama tutunmak üzere göçten başkaca bir yolu kalmayacak.

HABER MERKEZİ

49

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Solingen Alevi Kültür Merkezi 30. yılını kutladı

Solingen Alevi Kültür Merkezi, 30. kuruluş yılını geniş bir katılımla kutladı. Etkinlikte, toplumsal birlik ve kültürel aktarım temaları ön plana çıkarken, Alevi toplumunun inanç özgürlüğü ve yasal tanınma talepleri dile getirildi.

Koçgiri Katliamı anmasında tarihsel hafıza vurgusu!

Koçgiri Katliamı'nın yıldönümü dolayısıyla İstanbul'da düzenlenen anma etkinliği, tarihsel hafızanın korunması ve toplumsal yüzleşme ihtiyacını vurguladı. Gazi Cemevi'nde gerçekleştirilen panelde, katılımcılar olayları yeniden hatırlarken, tarihçi Alişan Akpınar ve

Alevi Konferansında Barış ve Demokrasi Vurgusu Yapıldı

Almanya'nın Augsburg kentinde düzenlenen "Demokrasi, Adalet ve Toplumsal Barış Konferansı"nda, Türkiye ve Avrupa'da toplumsal barış için çözüm önerileri tartışıldı. Katılımcılar, demokratik değerlerin güçlendirilmesi ve kalıcı barış için gerekli adımları vurguladı.

Jülide Kural, Dersimde Rosa Luxemburgu sahneye taşıdı

Jülide Kural, Dersim'de sahnelenen "Ben Rosa Luxemburg" oyunu ile Rosa Luxemburg'un yaşamını ve mücadelesini izleyicilere aktardı. Oyun, büyük ilgi gördü ve Kural, Rosa'nın tarihsel mücadelesinin gençler tarafından yeniden okunması gerektiğini vurguladı.
spot_img