AKP hükümeti tarafından daha önce de gündeme getirilen ve tepkiler sonucu geri geçilen müftülüklere evlendirme yetkisi veren yasa tasarısı, Meclis’e sunuldu. Avukat Reyhan Yalçındağ, tasarıyı ‘erkek ve sünni devlet aklının bir ürünü’ olarak değerlendirdi
Hicran Urun /İstanbul
AKP hükümeti tarafından Meclis Başkanlığı’na sunulan yasa tasarısı ile il ve ilçe müftülüklerine evlendirme yetkisi verilebilecek. Daha önce de birçok kere gündeme gelen ancak, tepkiler sonucu geri çekilen uygulamanın nüveleri aslında çok daha önceden atılmıştı. 2015’te Anayasa Mahkemesi, resmi nikah olmaksızın dini nikah kıyan imam ve çiftlere ceza verilmesini ortadan kaldırdı. Daha sonra ise, “Çocukların cinsel ilişkiye rıza yaşının 15’ten 12’ye indirilmesi”nin önünü açtı.
AKP’nin tepkilere rağmen tekrar Meclis’e sunduğu müftülüklere evlendirme yetkisi veren yasa tasarını avukat Reyhan Yalçındağ, gazetemize değerlendirdi. Yalçındağ, tasarının ‘binlerce yıl geriye gitmek’ anlamına geldiğini söyledi.
Hangi gerekçe ile?
Bu uygulamanın medeni kanundaki 18 yaş şartını ortadan kaldıran bir uygulama olduğunu belirten Yalçındağ, hükümetin belediye memurlarının ‘yetersiz’ olduğuna dair söylemlerine de yanıt verdi: “Bu ülkede 81 il ve 81 ilin belediye başkanı var, ilçe belediye başkanları var ve o belediyelere bağlı binlerce görevli memur var. Dolayısıyla ‘bununla başa çıkamıyoruz’ söylemi yalan. Hükümet bunu açıklamak zorunda; hangi gerekçe ile bu yasal düzenlemeye ihtiyaç duydu? Yok böyle bir gerekçe. Gerekçe, bir hukuki ihtiyaçtan kaynaklanır. Bugün Meclis’e, belediye başkanlarına bağlı olan memurların sayısının yetersiz olduğunu dair bir sorun yansımış mı? Hayır. Dolayısıyla bu hukuki düzenleme basbaya bir islamist modele/rejime geçiştir.”
İnanç ayrımcılığını da körüklüyor
Yasa tasarısının gerekçesinin ‘insanların dini inançlarını özgürce yaşaması’ söylemi ile de bağdaşmadığını vurgulayan Yalçındağ, hükümetin inançlar arası ayrımcılığı da körüklediğine dikkat çekti: “Zaten Alevilere, Ermenilere bu kadar ayrımcılık varken bunu neyle açıklayacaksın. Düzenleme sadece Sünnilerle ilgili. Alevileri, farklı inançları teğet geçiyor. Böyle bir uygulamada, dinin devlet işlerine bulaşmadığından söz etmek mümkün mü?.” Kamuya dair hukuki düzenlemelerin dine devredildiğinin altını çizen Yalçındağ, tasarının ‘erkek ve sünni devlet aklı’nın bir ürünü olduğunu ifade etti.
AKP vekillerin tutukluğunu fırsat biliyor
Yalçındağ, müftülüklere böylesi bir yetki verilmesi durumunda kadın ve çocuk haklarının daha da geriye gideceğinin altını çizdi: “Kadın veya çocuk, müftünün önüne kafasına silah dayatılarak getirilecek belki de. Kadın sığınma evlerinin kayyumlar tarafından kapatıldığı, kadın cinayetlerinin arttığı veya otobüslerde kadınların saldırıya uğradığı günlerden geçiyoruz. Böylesi günlerde bu düzenleme, kadın hareketinin bütün kazanımlarını alaşağı eden, yok sayan bir düzenlemedir. Bu, insanların inançlarını özgür yaşamasına dönük bir yasal düzenleme değil, geride kalan herkesi sünnileştirmeye zorlayan bir düzenlemedir.”
Yalçındağ, hükümetin böylesi yasa tasarılarını meclisten geçirmek istediği dönemlerde ‘fırsatlardan’ yararlandığına da işaret ederek, özellikle HDP’li kadın vekillerin tutuklu olmasının hükümet için bir ‘fırsat’ olduğunu belirtti.