1978’de yaşanan Maraş katliamına değinen TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, “Bu ülkede maalesef katletmek serbest ama anmak yasaktır. O yüzden bu ülkede özgürlükten, demokrasiden, barıştan, insan haklarından bahsetmek mümkün değildir” dedi.
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan TV10 çalışanları, televizyonlarının açılması talebiyle sürdürdükleri eylemlerinin 63’üncü haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Eyleme insan hakları savunucuları, Cumartesi insanları ve Alevi dernekleri destek verdi. “Alevilerin sesi TV10 susturulamaz” pankartının açıldığı eylemde, “Özgür basın susturulamaz”, “Alevilerin sesi TV10” dövizleri taşındı.
‘KATLETMEK SERBEST, ANMAK YASAK’
Açıklamayı TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin yaptı. İnsan Hakları Haftasını hatırlatan Büyükşahin, “Türkiye’de maalesef hak ihlalleri her gün biraz daha artıyor. Geçmişten kat be kat daha fazla artmış durumda. Nerdeyse hiçbir insan hakkından söz etmek mümkün değil” dedi.
1978’de yaşanan Maraş Katliamı’na değinen Büyükşahin, “1978’de yapılan Alevi katliamı bütün sonuçları ile ne açığa çıkarıldı, ne yargılanma yapıldı, ne de gerçekten bu işten sorumlu olanlar cezalarını aldılar. Her yıl olduğu gibi Maraş Katliamını anmaya müdahale edildiğini görüyoruz. Maraş Valiliği, Alevi örgütlerinin yapmak istediği anmayı yasakladığını duyurdu. Bu ülkede maalesef katletmek serbest ama anmak yasaktır. O yüzden bu ülkede özgürlükten, demokrasiden, barıştan, insan haklarından bahsetmek mümkün değildir” diye konuştu.
‘ALEVİLERİN SESİNİ EKRANLARA TAŞIMAYA DEVAM EDECEĞİZ’
Türkiye’de özgürlük ve demokrasi olmadığı için meydanlarda olduklarını söyleyen Büyükşahin, “Bir ülkede eğer basın özgür değilse, o ülkede özgürlükten ve demokrasiden bahsetmek mümkün değildir” dedi. Aleviler, gazeteciler ve halkın üzerindeki baskının devam ettiğine değinen Büyükşahin, eski TV10 çalışanların gözaltına alınmasına işaret etti.
TV10’nun Alevilerin yaşanan sorunlarını ekrana getirdiğini sözlerine ekleyen Büyükşahin, “Alevilerin kendi inancını ekranlara taşımasına bir itirazınız var mı? Varsa eğer bir diyeceğiniz biz bu konuda her türlü bedeli ödemeye hazırız. Ne olursa olsun biz, ne yaparsanız yapın Alevilerin inancını, tarihini, kültürünü ve Alevi toplumunun kendisini bir şekilde ekranlara taşımaya devam edeceğiz” diye ifade etti.
‘BU GİDİŞATA BİRLİKTE DUR DİYEBİLİRİZ’
OHAL’in kalıcı hale getirildiğini ifade eden İnsan Hakları Derneği MYK Üyesi Adnan Vural, basın yayın kuruluşlarının kapatılmasına değindi. TV10’nun da bunlardan biri olduğunu dile getiren Vural, “TV10 kapatmak tek tipleştirilen, Sünni çoğunluğu bu ülkenin geneline yaymaktan kaynaklanıyor. OHAL’in kalıcı hale getirilmesi ile birlikte ülke tamamen keyfilikte yönetiliyor” dedi.
Sanatçı Yıldız Aslan da, “Demokrasi kişinin sadece kendi çıkarları için değil, başkasının etniğini, inancını, farklı düşüncesine beğenmeseniz de tahammül göstermek zorundasınız. Demokrasi sizin gibi düşünmeyenleri, desteklemeyeni ya da sizi eleştireni yok etmek, cezaevine atmak, öldürmek değildir” dedi. Aslan, “Biz halk olarak Kürt, Türk, Alevi, Sünni, Ermeni, Süryani, Êzidî, Türkiye’deki halklar yaşanana karşı bir duruş sergilemeliyiz. Bunu yaparsak ancak değişebilir. Yoksa bizi birbirimize vurdurarak, kapitalizm sürüp gidecektir” diye konuştu.
Açıklama Yıldız’ın söylediği deyiş ile sona erdi.