Alevilerin Sesi, Canların Gündemi | Alevi Haberleri

Ulaş Özdemir: Alevi müzik kültürü geçmişten geleceğe taşınmalı

Ulaş Özdemir: Alevi müzik kültürü geçmişten geleceğe taşınmalı
Ulaş Özdemir: Alevi müzik kültürü geçmişten geleceğe taşınmalı

Ulaş Özdemir, Alevi müzik kültürünün korunması ve yaşatılmasının önemine dikkat çekti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Serçeşme Hünkâr Hacı Bektaş Veli 5. İstanbul Buluşması’nda müzisyen ve etnomüzikolog Ulaş Özdemir, Alevi müzik geleneğinin tarihsel köklerini ve dede sazı ile ruzba icrasını anlattı. Özdemir, geleneksel sazların giderek azalmasının önemli bir kültürel kayıp yarattığını vurguladı.

Özdemir, Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren sanatçı Nesimi Çimen’in üç telli cura geleneğindeki yerine dikkat çekerek, Alevi müzik mirasının yalnızca korunmasının değil, yaşatılarak gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini dile getirdi. Geleneksel sazların ve icra biçimlerinin unutulmasının, Alevi müzik kültüründe yarattığı kayıplara da değindi.

Özdemir, “Saz ve söz dediğimiz şey, et ile tırnak gibi birbirinin parçası” diyerek, Alevi müzik kültüründe sözlerin ve melodilerin birlikte değerlendirildiğini ifade etti. Ayrıca, geleneksel müziğin yalnızca yazılı kaynaklar veya kurumsal eğitim aracılığıyla değil, ustaların icraları ve kuşaktan kuşağa aktarılan kayıtlar yoluyla öğrenildiğini belirtti.

Geleneksel müziğin günümüzde yeniden üretilmesinin önemine değinen Özdemir, Alevi müzik kültürünün korunmasının yalnızca kültür kurumlarının sorumluluğuna bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda, geleneksel sazların tanınması ve unutulmaya yüz tutmuş icra biçimlerinin araştırılması gerektiğini ifade etti.

GAZETENİN NOTU
Müzisyen ve etnomüzikolog Ulaş Özdemir, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Serçeşme Hünkâr Hacı Bektaş Veli 5. İstanbul Buluşması’nda Alevi müzik kültürünün korunması ve yaşatılması gerektiğine dikkat çekti.
Alevi Gazetesi Editör
BAĞLAM

Sivas Katliamı (2 Temmuz 1993) — Türkiye’nin siyasi tarihinde bir başka dönüm noktası olan 1993 yılı, toplumun laik ve cumhuriyetçi kesimleri arasında oldukça etkili bir gazeteci olan, Uğur Mumcu’nun (1942-1993) 24 Ocak’ta arabasına bomba konularak öldürülmesiyle başladı. Ardından Maliye Bakanı Adnan Kahveci (1949-1993) (5 Şubat’ta trafik kazasında), Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis (1933-1993) (17 Şubat’ta askeri uçak kazasında) ve Cumhurbaşkanı Turgut Özal (1954-1993) (17 Nisan’da kalp krizi sonucu) gibi dönemin siyaseti açısından oldukça önemli isimlerin ölümleriyle devam etti. Bu ölümlerin gerçek nedenleri kamuoyunda tartışma konusu olmaya devam etmekte ve bazı kesimler hala bu ölümlerin ardında çeşitli komploların olduğuna inanmaktadır. 1993 yılı aynı zamanda “Kürt Sorunu” açısından da bir dönüm noktasıydı. Kürdistan İşçi Partisi (PKK) 1991 yılında yaşanan Birinci Körfez Savaşı’nın ardından Kuzey Irak’ta ortaya çıkan fiili durumdan yararlanarak yoğunlaştırılmış bir silahlı mücadele stratejisi benimsedi. 1993 yılında PKK’nın gerçekleştirdiği 413 silahlı saldırıda, görevde olup olmadığından bağımsız, 403 güvenlik görevlisi ve bölgedeki köylere devlet memuru olarak atanan öğretmenlerin yanı sıra yöre sakinlerinin de aralarında bulunduğu bin 166 sivil hayatını kaybetti. Toplum açısından oldukça sarsıcı bu gelişmelerin ortasında, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta yaşananlar Türkiye’deki ve yurtdışındaki Alevileri derinden sarstı.

Alevi Ansiklopedisi →

Bağlamanın Kısa Tarihi — Kopuz isminin Yenisey anıtlarında geçtiği tespit edilmiştir. Türklerin kullandığı pekçok ağız ve lehçede bu adın; kobuz, kobus, kobız, kobıs, komız, komıs, küpüz, kupüz komuz, komus, homus, kubıç ve qobuz gibi şekillerde neredeyse hiç değişmeden günümüze kadar ulaştığı görülmektedir (Eroğlu, 2011: 7). Gâzimihâl ve Kemal Eraslan’ın çalışmaları, kopuz adının, kop kelimesinden türemiş olabileceğini ifade etmektedir (Aktaran Parlak, 1998: 18).

Alevi Ansiklopedisi →

Kaynak: alevihaberagi.org

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir