Unutma Sen Dikenlerinle Sensin

Bir sabah adamın biri beni görmeye geldi. Ve “Sen ermişsin,” dedi. “Haklısın,” dedim.
O orada otururken, bana karşı olan bir adam geldi ve o da; “Sen şeytan gibisin,” dedi. “Haklısın,” dedim.
İlk adam biraz endişelendi. Ve araya girdi: “Nasıl yani? Bana haklısın dedin. Bu adama da haklısın diyorsun. …İkimiz birden… haklı olamayız.
” Konuşmaya başladım. “Sadece ikiniz değil, milyonlarca insan benim hakkımda haklı olabilir. Çünkü benim hakkımda söyledikleri her şeyle, aslında kendilerini anlatıyorlar. Beni nasıl bilebilirler? Bu imkansız. Onlar daha kendilerini tanımamış. Söyledikleri her şey kendi yorumları.
” Bunun üzerine adam sordu: “O zaman sen kimsin? Eğer benim yorumum, senin ermiş olduğun ise, onun yorumu senin şeytan olduğun ise, sen kimsin?”
“Ben sadece kendimim. Kendim hakkında bir yorumum yok. Buna bir ihtiyaç duymuyorum. Sadece kendim olduğum için, bu ne anlama gelirse gelsin çok mutluyum. Kendim olmak bana yetiyor.” alıntı.
Aslında her şeyi ne kadar da net açıklamış hikaye .. Her zaman kendinizi olduğunuz gibi kabul edin ve sevin çünkü kendinizi ne kadar ifade etmeye çalışırsanız çalışın karşınızdakinin görmek istediği kadarsınız. Onun bakış açısıyla, kendi kafasının içinde oluşturduğu kalıplara uygunsan iyisin, değilsen kötüsün.
İyi ve kötü ne peki ?? iyi de kötü de göreceli kime göre neye göre iyisin ya da kötüsün ? Burada yargılar, kalıplar hatta menfaatler devreye giriyor Faydası var mı?
? Ne kadar mutlu ediyor?? … gibi bir sürü önyargı var. Cevapları ise kişiye göre, yere ve zamana göre bile değişiyor.
Bir psikoloji profesörü, öğrencilerinden bir karıncanın etrafındaki hayvanları nasıl algıladığını düşünmelerini istemiş.
Çıkan sonuca göre karıncanın gözünden hayvanlar alemi ikiye ayrılıyor:
1- Aslan, kaplan ve çıngıraklı yılan gibi zararsız ve iyi huylu hayvanlar.
2- Piliçler, ördekler ve kazlar gibi yırtıcı hayvanlar.
Bana ne kadar faydalı ya da zararlı gibi dünyevi kar zarar dengesi devreye giriyor . Bakış açısı…. Kişilerin yetiştirilme şekli, inançları, eğitimi, farkındalığı ve yaşadığı coğrafya değiştikçe olaylara bakış açısının da değiştiği bu dünyada; Dinin bile doğduğun coğrafya ile değişiyorken Yani senin doğrun onun doğrusu olmayabilir. Yine de bu kimsenin kimseyi iyi ya da kötü diyerek yargılamasını haklı göstermez. Sen onun yaşadıklarını yaşamadın, O da senin yaşadıklarını yaşamadı. Aynı evde büyüyen, aynı anne babanın büyüttüğü çocukların bile huyu, karakteri, zevkleri değişiyorken karşındakinden seninle aynı doğruyu kabul etmesini bekleyemezsin. Bu nedenledir ki kimsenin iyi ya da kötü tanımına göre kendini de değiştirmeye çalışmamalısın. Hayat renkleri ve farklılıkları ile güzeldir. Düşünün herkesin aynı olduğu bir dünya … Ne kadar da sıkıcı olurdu. Çeşitliliktir hayata güzellik veren monotonluktan çıkaran. Çiçekleri bile rengârenk sevmiyor muyuz? Renkleri farklı, kokuları farklı,.. İnsanları da olduğu gibi kabullenmek yerine değiştirmeye çalışmak güle çok güzelsin bir de dikenlerin olmasa demek gibi! Halbuki dikenlerine rağmen ne kadar da güzel olduğunu görmektir koşulsuz, yargısız, tarafsız, olduğu gibi kabullenmek.. Yani olanı olduğu gibi kabullenmek. Bir gülü sevdiysen sürekli dikenlerinden bahsetmemek Bu bakış açısı tüm ilişkiler içinde olması gereken anlayış ve hoşgörüyü sağlar Ve en önemlisi SEN bir GÜL isen seni dikenlerinle olduğun gibi kabul etmeyen için kendi kendini kırmamalı, önce sen çiçeklerin gibi dikenlerini de kabullenip ve sevmelisin..
Önce kendi varlığını kabul et Ve önce sen kendini dikenlerinle SEV !! Sevgiyle Kalın
Selda Balatlı Erözen 04/08/2022

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarın Diğer Yazıları

İlgili Yazılar

Bugün nerede bir ”Suruç Anması Duyarsanız Koşa Koşa Gidin Katılın”…

Auschwitz, Treblinka, Hiroşima, Nagazaki, Srebrenica vd’leri ile Charlie Hebdo… Ya da Dersim, Madımak, Roboskî Katliam(lar)ı… Veya 1 Mayıs 1977 Taksim’i… Bana hep Behçet Aysan’ın,...

Muhafazakâr siyaset ve Aleviler

Şu günlerde iktidarın Alevi kurumlarla kurmaya çalıştığı (ama aslında bir türlü kuramadığı) ilişkilerin nitelik ve yönelimini anlamak için, Türkiye’de muhafazakâr Sünni dili temsil eden...

Zini Gediği’nde katledilen 100’e yakın Alevi anılacak

Zini Gediği’nde 1938’de toplu halde kurşuna dizilerek öldürülen 100’e yakın köylü 8 Ağustos’ta Zini Gediği İnisiyatifi tarafından Kılıçkaya köyünde anılacak. Zini Gediği İnisiyatifi 8...