20 Eylül, Ruhi Su ve Sıdıka Su'yu anma günü olarak belirlendi. Ruhi Su, Anadolu'nun türkülerini seslendirerek halkın tarihini ve direncini sanatına yansıttı.
20 Eylül, Ruhi Su ve Sıdıka Su’nun hayatını anmak için önemli bir tarih olarak kaydedilmiştir. Ruhi Su, 1912 yılında Van’da dünyaya gelmiş, çocuk yaşta yetim kalmış ve yoksullukla mücadele etmiştir. Ankara Devlet Konservatuvarı’nda şan eğitimi alarak opera sanatçısı olmuştur. Ancak asıl sesi, Anadolu’nun türkülerinde kendisini bulmuş, halkın sesini sanatına yansıtmıştır.
Ruhi Su, halkın tarihini, yoksulluğunu ve direncini türkülerinde dile getirmiştir. 1952 yılında tutuklandığında ve hapiste ağır işkencelere maruz kaldığında bile türkülerinden vazgeçmemiştir. Hapishane, onun için yalnızca bir baskı mekânı değil, aynı zamanda kendi sözünü koruma mücadelesinin bir parçası olmuştur. Bu dönemde Sıdıka Su ile ilişkisi daha da derinleşmiş, ikisi de aynı siyasal soruşturma kapsamında hapsedilmiştir.
Hapiste evlenen Ruhi Su ve Sıdıka Su’nun ilişkisi, yalnızca bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda zorluklara karşı birlikte durmanın bir sembolüdür. Ruhi Su, hapisten çıktıktan sonra da işsizlik ve baskılarla mücadele etmiş, halkıyla kurduğu bağı her zaman korumuştur. Türkülerini söylemeye devam etmiş, konserler vermiş ve dostlarıyla birlikte yeni eserler üretmiştir.
Ruhi Su, 20 Eylül 1985 tarihinde hayatını kaybetmiştir. Cenazesi, 12 Eylül sonrası dönemde büyük bir kalabalığın katıldığı kitlesel bir buluşmaya dönüşmüştür. İnsanlar, onu yalnızca bir sanatçı olarak değil, kendi seslerini buldukları bir figür olarak uğurlamışlardır. Ölümünden sonra bile, onun müziği ve sesi halkın belleğinde yaşamaya devam etmiştir.
Sıdıka Su, Ruhi Su’nun ardından onun kültürel mirasını korumak için yıllarca mücadele etmiştir. Eserlerini, kayıtlarını ve kitaplarını gelecek kuşaklara taşımak için çaba göstermiştir. Ruhi Su’nun hayatı ve Sıdıka Su’nun mücadelesi, sanatın halkla olan bağını ve bir sanatçının toplum karşısındaki sorumluluğunu göstermektedir.
Bu nedenle, Ruhi Su ve Sıdıka Su’nun hayatı, bir ömrün iki insan arasında paylaşılabileceğini ve gerçek bir sanatçının sesinin halkına karıştığı andan itibaren artık yalnızca kendisine ait olmadığını ortaya koymaktadır.
📌 GAZETENİN NOTU
Ruhi Su, Türk halk müziğinin önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilmektedir. Sıdıka Su ise, Ruhi Su'nun sanat yaşamında önemli bir destekçi ve eşi olarak tanınmaktadır. Bu anma günü, Türk kültürü ve müziğine katkıları nedeniyle her iki sanatçının anısını yaşatmak açısından önem taşımaktadır.
— Alevi Gazetesi Editör