Ana SayfaGüncel HaberlerLübnan’da isyan sürüyor: Banka...

Lübnan’da isyan sürüyor: Banka ve okullar kapalı

Lübnan’da 17 Ekim’den bu yana yolsuz ve beceriksiz olarak değerlendirilen siyasi sınıfın bir bütün olarak gitmesi talebiyle halk ayaklanması var.

Protesto eylemleri nedeniyle Başbakan Saad Hariri 28 Ekim’de istifa etmek zorunda kalmıştı. Yeni hükümet kurulması için müzakereler de henüz bir sonuç vermedi.

Bu salı günü çok sayıda eylemci başkent Beyrut’taki Adalet Sarayı önünde bir araya gelerek, bağımsız bir yargı talep etti, yargıçlar ve avukatların binaya girişini engellemeye çalıştı.

Merkezdeki Aley, güneydeki Tir ve doğudaki Baalbek’te de telekomünikasyon büroları içerisinde ve dışında oturma eylemleri gerçekleşti.

Ülkede çok sayıda okul, üniversite ve banka, genel grev nedeniyle kapalı kaldı.

Lübnan’da halk ayaklanmasının kodları…

Lübnan uzun zamandır ağır bir sosyo-ekonomik krizden geçiyor. Son protesto eylemleri hükümetin WhatsApp üzerindeki aramalara sürpriz vergi açıklaması ile patlak verdi. Vergiler tepki karşısında hemen çekilse de, gerçekte bardağı taşıran son damla oldu. Krizin daha köklü gerekçeleri var. Ülkede zaten su, elektrik ve sağlık hizmetlerine erişim gibi temel ihtiyaçlar, 1975-1990 iç savaşından sonra 30 yıldır düzenli bir şekilde karşılanmıyor.

SİSTEMATİK YAĞMA DÜZENİ

Üçüncü Cumhuriyeti’nin başlangıcından bu yana, diğer bir ifadeyle savaştan çıkış, Refik Hariri’nin iktidara gelmesi ve Merkez Bankası’nın başına Riyad Salame’nin getirilmesinden bu yana izlenen politikalar, ulusal kaynakların sistematik bir şekilde yağmalanmasına yol açtı. El Watan gazetesine konuşan eski Maliye Bakanı Georges Corm, “Bu yönetim Lübnanlıları yoksullaştırdı. Durum, bir milyonu aşkın Suriyeli mültecinin gelmesiyle daha da ağırlaştı” diyor.

ZENGİNLERİN YÜZDE 1, NÜFUSUN YÜZDE 58’İNDEN DAHA FAZLASINA SAHİP

Sistemin giderek yoksullaştırdığı halk yığınları, bu kez öfkesini benzeri görülmemiş bir ayaklanma ile sokaklara taşıdı. Le Reporter.ma sitesine göre tepkinin hedefi açık: Çok sayıda insanı yoksullaştıran ve küçük bir azınlığı zenginleştiren siyasi ve ekonomik sistem.

Lübnan’da 7 milyarder, 13,3 milyar dolarlık servete sahip. Bu da orta gelirli nüfusun yüzde 50’sinin sahip olduğu gelirlerden on kat daha fazla. Lübnan zenginlerinin yüze 1, diğer bir ifadeyle 42 bin kişi, tüm nüfusun zenginliğinin yüzde 58’ini elinde bulunduruyor. Halk temiz su ve elektrik kesintileri ile karşı karşıya kalırken, işsizlik ve fiyat artışları yükselmeye devam ediyor. Yolsuzluk, endemik bir hal almış, kamu alt yapıları çok kötü durumda. Tüm bunlar, halkı sokaklara döken nedenlerin başında geliyor.

HALKLAR İRAN’I İZOLE EDEBİLİR Mİ?

Ancak sadece bununla da sınırlı değil. Irak’ta olduğu gibi, Lübnan’da da İran rejimine yönelik tepkiler sokaklarda yansımasını buluyor. Hem Irak hem de Lübnan, İran’ın etkisi altında bulunuyor. Washington Post gazetesinde Ishaan Tahroor, “Ya sonunda, Amerikan yaptırımlarının yapamadığını, Ortadoğu halkları, Lübnanlılar, Iraklılar başarırsa?” diye soruyor. Tahroor, bu ifadelerle bölge halklarının İran’ı bölgedeki piyonlarından mahrum bırakarak, siyaseten tecrit edebileceğine işaret ediyor. New York Times ise henüz o noktada olunmadığını ancak Irak ve Lübnan’da beklenmedik halk tepkisini de hafife almamak gerektiğinin altını çiziyor.

MEZHEPÇİ SİSTEMİN SONU MU?

Mezhepçilik de tepkilerin hedefinde yer alıyor. Lübnan’da sokaklara çıkan yüzbinler, farklı dini topluluklar arasındaki denge üzerine kurulu siyasi sisteme son verilmesini istiyor. Lübnan Anayasası’na göre Parlamento başkanı bir Şii, Başbakan bir Sünni ve Cumhurbaşkanı bir Hristiyan olmalı. 1989’da iç savaşın sonlanmasını sağlayan bu anlaşma, bugün adam kayırma ve kendi toplumsal iç yapılarına hapsolmaya götürmekle suçlanıyor.

YENİ BİR ULUS DOĞUYOR

Fransız Liberation gazetesi Lübnan’daki eylemler için “yeni bir ulusun doğuşu” başlığını kullanırken, “Ekim ayındaki eylemler belki dini aşiretçiliğin (mezhepçilik) resmi bir hükümet biçimi olmasına son verecek. Ne bağımsızlık, ne iç savaş, sömürgeci dönemde kurulan bu sistemi yok edemedi” diyor. Bu eylemler, hem korkunun sona ermesi hem de mezhepçiliğin ve oligarşinin sonu olarak değerlendiriliyor.

SİYASİ SINIF TAMAMEN YENİLENMELİ

Bu açıdan eylemciler, iç savaş sonrasından bu yana aynı kalan siyasi sınıfın tamamen yenilenmesini talep ediyor. Çoğu yönetici yeniden silaha sarılmış durumda. Fransız haber kanalı France 24’e konuşan Karima isimli plastik sanatlar öğrencisi, “Artık yöneticilerimizin Hristiyanlar ya da Müslümanlar adına konuşmasını istemiyoruz. Lübnan adına konuşmalarını istemiyoruz” diyor. France 24, “Bu yeni kuşağa göre, savaş sayfasını kapatmanın zamanı geldi. Lübnanlı gençler, güç ve müzikle, yeni bir toplumsal sözleşme talep ediyor” diye özetliyor.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Alevi Bektaşi Federasyonundan Esra Işık İçin Çağrı!

Alevi Bektaşi Federasyonu, Muğla'nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı çevresindeki protestolar sırasında tutuklanan Esra Işık'ın derhal serbest bırakılmasını talep etti. Federasyon, Işık'ın tutuklanmasının anayasal hakların ihlali olduğunu ve yurttaşların hak arama özgürlüğünün bask

Suriyedeki Zulme Karşı Londrada Protesto Gerçekleşecek

Londra'da bugün, Suriye'deki cihatçı Colani'ye karşı düzenlenen protestoda, Alevi, Dürzi, Kürt ve Hristiyan topluluklarına yönelik zulme dikkat çekilecek. Eylem, "İngiltere’de Katliamcılara Yer Yok" sloganıyla, azınlıkların yaşadığı zulme karşı uluslararası

Alevi kurumlarına 2 Nisan daveti: Tepkiler büyüyor!

Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, Cumhurbaşkanlığı'na bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı'nın Alevi kurumlarına yaptığı "2 Nisan" davetlerine sert tepki göstererek, bu girişimlerin Alevi kurumlarını

Aşık Veyselin mirası İzmirde yaşatıldı!

Aşık Veysel, 30 Mart 2026'da İzmir'de düzenlenen bir etkinlikle anıldı; etkinlikte onun insan sevgisi, kardeşlik vurgusu ve toplumsal adalet konusundaki duruşu ön plana çıkarıldı. PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevilik inancının tanınması ve ceme
spot_img