Sivas Katliamı’nın 33. yılı, 2 Temmuz 1993’te gerçekleşen ve 33 aydın ile 2 otel emekçisinin hayatını kaybettiği olayın anılması amacıyla Berlin’de düzenlenen bir etkinlikle anıldı. Anma, Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) bünyesindeki Ana Fatma Dergâhı öncülüğünde gerçekleştirildi. Etkinliğe Berlin Dest-Dan Kadın Meclisi, Berlin Êzidî Kadın Meclisi ve NAV-DEM Berlin de destek verdi.
Etkinlikte, katliamların yalnızca Alevilere değil, özellikle Kürt Alevilere yönelik olduğu vurgulandı. MADIMAK Oteli’nin ateşe verilmesiyle meydana gelen bu trajik olayların toplumsal hafızada yarattığı derin korku ve travmalara dikkat çekildi. Konuşmalarında, geçmişle yüzleşmenin ve hakikat mücadelesinin sürdürülmesinin önemine değinildi.
Panelde konuşan Fatma Kurtulan, katliamların tesadüfi olmadığını ve siyasal koşulların bu olaylardaki rolünü belirtti. Katliamların hedefinin sadece Alevi kimliğinin değil, aynı zamanda Kürt kimliğinin de yok edilmesi olduğunu ifade etti. Kurtulan, geçmişle yüzleşmenin, benzer acıların tekrar yaşanmaması açısından zorunlu olduğunu vurguladı.
Demokratik Alevi Kadınlar Birliği Sözcüsü Songül Morsümbül ise, tarih boyunca Kürtler, Aleviler ve kadınların sistematik saldırılara maruz kaldığını belirtti. Saldırıların birer soykırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Morsümbül, bu mücadelelerin toplumsal hafızayı koruyarak sürdüğünü ve katliamların sona ermediğine dikkat çekti.
Anma etkinliği, katliamda hayatını kaybedenlerin anısına aşure lokmaları paylaşılmasıyla son buldu. Bu tür organizasyonlar, hem hakikat arayışı hem de adalet mücadelesinin sürdürülmesi açısından büyük önem taşıyor.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Sivas Katliamının 33. yılı, geçmişle yüzleşmenin ve hakikat mücadelesinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Alevi toplumunun yaşadığı acılar, yalnızca bireysel değil, kolektif bir hafızanın parçası olarak hatırlanmalı ve benzer travmaların önüne geçilmesi için çaba sarf edilmelidir. Fatma Kurtulanın belirttiği gibi, katliamların ardındaki siyasal koşulların sorgulanması, Alevilik ve Kürt kimliğinin savunulması açısından hayati bir öneme sahiptir.
— Alevi Gazetesi Editörü