CAN’larınız Çok Olsun…

Çevrenizde çok insan var değil mi ? Ya da öyle zannediyorsunuz. Temmuz ayı katliamları, orman yangınları, komşudaki deprem, yoksulluk ve yolsuzluk, hayat pahalılığı, geçim sıkıntıları, khk’lılar ve çözülmeyen sorunları, açlık ve yoksulluk rakamları… yüreğimizi yaksa da bugün farklı bir konuda seslenmek istedim.

Yeni tanıştığınız kişiler, eskiden beri yaşamınızda olanlar, arkadaş, dost, can dost, CAN… Bu terimleri çoğaltmak mümkün çünkü hepsi bizimle birlikte ama hiç düşündünüz mü? Nereye, hangi zamana, hangi olaya kadar…

Bazen denemek bile istemezsiniz insanların size olan yakınlığındaki gerçek amacı. Öyle kalmasını istersiniz. Etrafınızdaki kalabalıkla mutlu olursunuz. Bazen de yaşam gelir dayatır. Kim ne kadar samimi, kim ne kadar candan… öğrenmek istersiniz.

Buradan zaman zaman seslenirler sizlere ; ”mrh, slm, nbr…” yanıt vermezsiniz. Çünkü tarz hoş değildir ve aynı kısaltılmış sözcüklerin kaç kişiye yazıldığını bilmezsiniz sadece tahmin edersiniz.

Gerçek yaşamda tanıştığınız ama yıllar içinde izini kaybettiğiniz ,okul arkadaşlarınız da buradan size ulaşırlar. Bir süre yazarsınız hatta görüşürsünüz ama ne onlar eskisi gibi olurlar ne de siz çünkü yaşam hepinizi bir yerlere sürüklemiştir. Sadece etrafınızdakilerin sayısının artmasına neden olurlar.

Dünden bugüne bir düşünün lütfen kimler var yanınızda, her şeyi ile güven veren, sizi anlayan, tamamlayan ,eksiğinizi aramayan ama dostça uyaran, mutluluğunuz ile mutlu olan, acınızı, üzüntünüzü yüreğinde hisseden, çözüm üreten… örnekleri çoğaltmak mümkün ama sonuç hep aynı. ”Kalabalıklar içinde yalnızlık” Gecenin karanlığında bu duyguyu çok daha güçlü hissedersiniz.

Şu an için yanınızda görünen ya da sizin öyle zannettiğiniz ya da öyle olmasını istediğiniz insanlar da vardır ve sayıları oldukça çoktur. Önemli bir konuda ; dayanışma istediğiniz zaman ,hepsinin gerçek yüzlerini görebilirsiniz. ”Kimin için önemli, senin mi benim mi, Keşke dün söyleseydin, Seni anlıyorum ama şimdi olanaksız, Bir çevreme sorayım hemen dönerim, Üzüldüm ama elimden bir şey gelmez, daha sonra belki, Bu hatayı yapmamanı isterdim, sonuçta çok zor durumda kaldın, inan ben de aynıyım . Yapma be ,demek o kadar zordasın, İstersen akşama bir şeyler içelim, daha rahat konuşuruz…” Bütün bunları çoğaltmak mümkün, hepsi tanıdık geldi değil mi ? Hiç şaşırmadım çünkü gerçeğimiz bu.

Tanıştığınız, yaşamınıza bir şekilde giren, değer verdiğiniz, samimiyetine güvendiğiniz , sizi dinleyen ,anlayan , ”Kim için önemli ” diye sormayan , İyi ki var diyeceğiniz dostlarınız çok olsun. Onların varlığı yaşantınızı kolaylaştırır, yaşama bakış açınızı değiştirir. Bireysellikten toplumsallığa geçişi hızlandırır, duygularınızı onarır. Aslında bugün , yozlaşan ilişkilerden de söz edecektim ama konuyu fazla uzatmak istemedim.

Bir başka gün yine ortak sorunumuza değinirim. CAN’larınız çok olsun…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarın Diğer Yazıları

İlgili Yazılar

Alevilere Yönelik Bitmeyen Zulüm

1978’in Aralık ayında Maraş, Alevilere yönelik sistematik bir kıyımın merkezi haline geldi. Devletin gözetiminde, planlı bir şekilde mahalleler kuşatıldı, evler işaretlendi, camilerden nefret söylemleri...

Maraş Ekinözü’nün Alevi köylerinde ulaşım sorunu çözülmüyor

Maraş Ekinözü’nde yaşayan ÇAN-DER Başkanı Veysel Yıldız, köylerindeki ulaşım sorununu PİRHA’ya anlattı. Yıldız “Köyümüzdeki köprünün yapılması gerekirken yetkililer aşağıyı gösterdiler, arada 15-20 km fark...

Müzisyen Cihan Çelik: Bizleri umursamayan insanların verdiği plaketleri yaktım!

Müzisyen Cihan Çelik, Alevi örgütleri tarafından sahiplenilmediğini ifade ederek “Nerede bir dayanışma varsa koşmamıza rağmen hiçbir önemli organizasyonda yer alamadık. Sahip çıkmadınız” dedi. Çelik,...