Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta gerçekleşen Madımak Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla tartışmalara sahne oldu. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, katliam sırasında güvenlik güçlerinin olaylara müdahale etmediğini belirterek, “İnsanlar yakılırken seyirci kalındı” ifadelerini kullandı. Günaydın, katliamın arkasındaki ihmallerin ve sorumluların tam olarak ortaya çıkarılmadığını vurguladı.
AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin ise Madımak olaylarının Türkiye’nin ortak hafızasında derin izler bıraktığını söyledi. Zengin, Madımak’tan üç gün sonra meydana gelen Başbağlar Katliamı’na da dikkat çekerek, bu olayların aydınlatılması gerektiğini ifade etti. “Failler yargılandı ancak kimlerin organize ettiğini hâlâ bulamadık” diyen Zengin, yaşanan acıların ortak bir noktaya evrildiğini dile getirdi.
TBMM Genel Kurulu’nda yapılan tartışmalarda, muhalefet iktidarı İç Tüzük uygulamalarını kendi lehine kullanmakla eleştirirken, Zengin, tüm işlemlerin İç Tüzük çerçevesinde yürütüldüğünü savundu. Ayrıca, muhalefetin kullandığı usul haklarının iktidar tarafından da kullanabileceğini belirtti.
Dersim ve Amed başta olmak üzere, Türkiye’nin Alevi toplumu, bu tartışmaların ardından yaşananların unutulmaması gerektiğini hatırlatarak, inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık taleplerini yineledi. Bu bağlamda, katliamların aydınlatılması ve sorumluların hesap vermesi gündemde kalmaya devam ediyor.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Madımak Katliamının üzerinden 33 yıl geçmesine rağmen sorumluların hâlâ bulunamaması, adaletin sağlanmadığını ve Türkiyenin karanlık tarihiyle yüzleşme konusunda ne kadar geri kaldığını gösteriyor. Alevi toplumunun acıları, bu tür olayların aydınlatılmamasıyla daha da derinleşiyor. Tüm bu tartışmalarda, mağdurların sesi duyulmalı ve sorumlular hesap vermelidir; aksi takdirde geçmişte yaşananlar, gelecekte de benzer acıların yaşanmasına zemin hazırlayacaktır.
— Alevi Gazetesi Editörü