Almanya’da yaşayan Zeliha Koyupınar, PSAKD Sarıyer Şubesi Saymanı Şimal Deniz’in tutukluluğuna dikkat çekmek amacıyla 26 Haziran’da açlık grevi başlattı. Bu eylem, 24 Temmuz’da, 30. gününde sona erdi. Koyupınar, grev boyunca yalnızca su, şeker ve tuzla yaşamını sürdürdü ve bu süre zarfında çektiği videolarla Deniz’in durumunu kamuoyuna aktardı.
Koyupınar, Deniz’in iki itirafçının beyanları doğrultusunda tutuklandığını ve 9 yıl hapis cezasına mahkûm edildiğini açıkladı. Daha önce beş kez gözaltına alınan Deniz’in toplamda üç yıldan fazla cezaevinde kaldığını vurgulayan Koyupınar, 9 yıl hapis cezası aldığı davanın ardından tutukluluğunun devam ettiğini ifade etti.
Açlık grevi boyunca Alevi kurumlarına ve inanç önderlerine dayanışma çağrısında bulunan Koyupınar, Şimal Deniz’in devrimci Alevi kimliği nedeniyle hedef alındığını savundu. Bu durumun yalnızca Deniz’e yönelik bir uygulama olmadığını, Alevi toplumu için bir mesaj taşıdığını belirtti.
Koyupınar, MHP’nin Hacıbektaş’ta açtığı cemevine de tepki göstererek, partinin Alevilere yönelik politikasının samimi olmadığını savundu. MHP’nin geçmişte Alevilere yönelik katliamlardaki rolüne dikkat çekerek, bu cemevinin Alevi toplumunu asimile etmek amacıyla kullanılacağını ileri sürdü.
Açlık grevini sona erdirdikten sonra Koyupınar, Alevi dernekleri ve dedelerden Şimal Deniz’in özgürlüğü için açıklama yapmalarını talep etti. Koyupınar, Deniz’in ve tutuklu tüm hak savunucularının serbest bırakılması çağrısıyla açıklamasını tamamladı.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Zeliha Koyupınarın açlık grevi, Alevi toplumunun maruz kaldığı baskılara dikkat çeken önemli bir eylemdir. Şimal Denizin tutukluluğu, sadece bireysel bir adalet meselesi değil, Alevi kimliğinin hedef alındığı sistematik bir ayrımcılığın tezahürüdür. MHPnin cemevi açma girişimi ise, geçmişteki katliamların izlerini silmeye yönelik samimiyetsiz bir çabadır ve Alevi inancının özüne aykırıdır. Bu durum, toplumun birlik ve dayanışma içinde hareket etmesi gerektiğini bir kez daha göstermektedir.
— Alevi Gazetesi Editörü