Anayasa Mahkemesi (AYM), Sivas Madımak Katliamı’na ilişkin 2014 yılında yapılan bireysel başvuruyu tam 12 yıl sonra karara bağladı. Bu karar, “yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği” yönünde oy birliğiyle verildi. Söz konusu katliamda yaşamını yitirenlerin yakınlarına manevi tazminat ödenmesine de hükmedildi. Ancak Gazeteci-Yazar Nilgün Mete, bu kararın, Alevi toplumunun uzun yıllardır dile getirdiği adaletsizliği resmen tescillediğini belirtse de, tek başına adalet sağlamadığını vurguladı.
Mete, Sivas Katliamı’nın yalnızca Alevilere yönelik bir saldırı değil, insanlığa karşı işlenmiş ağır bir suç olduğunu ifade etti. Anayasa Mahkemesi’nin kararı, devletin etkili soruşturma yürütme yükümlülüğünü yerine getirmediğini de ortaya koyuyor. Yıllardır süren hakikat ve adalet mücadelesinin yeni bir aşamaya geçtiğini belirten Mete, Alevi örgütleri ve mağdur ailelerin taleplerinin karşılanması için hakikat komisyonu kurulması gerektiğini savundu.
AYM kararının ardından, Sivas Katliamı’nın gerçek anlamda yüzleşmesi için hukuki ve toplumsal adımların atılması gerektiğini dile getiren Mete, özellikle firari sanıkların yargılanmasının sağlanması gerektiğini ifade etti. Madımak Oteli’nin utanç müzesine dönüştürülmesi talebinin de önemine vurgu yaparak, bu adımların toplumsal hafızayı koruyacağına inandığını belirtti.
Mete, Alevilerin eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü taleplerinin bu karar ile güçlendiğini de dile getirdi. AYM’nin kararının, diğer Alevi katliamları için de emsal oluşturabileceğini ve toplumun tüm kesimlerinin dayanışma göstermesi gerektiğini vurguladı. Sivas Katliamı davasının bir insanlığa karşı suç olarak kabul edilmesi, bu tür acıların bir daha yaşanmaması için devletin ve toplumun sorumluluklarını üstlenmesini zorunlu kılıyor.
Son olarak Mete, Alevi toplumunun ve kamuoyunun, Anayasa Mahkemesi kararını her platformda gündeme getirmesi gerektiğini belirtti. Bu kararla birlikte, insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımının olmayacağına dikkat çekerek, Alevi örgütlerinin bu konuda öncülük etmesi gerektiğini ifade etti.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Sivas Katliamına dair Anayasa Mahkemesinin verdiği karar, Alevi toplumunun adalet arayışının bir parçası olarak önemli bir adım olsa da, bu kararın tek başına yeterli olmadığı açıktır. Alevilik inancına sahip bireylerin yaşadığı travmaların giderilmesi ve adaletin sağlanması için devletin etkin bir soruşturma yürütme sorumluluğunu yerine getirmesi şarttır. Hakikat komisyonları kurulmalı ve mağdur ailelerin talepleri dikkate alınmalıdır, aksi takdirde adalet mücadelesi yarım kalacaktır.
— Alevi Gazetesi Editörü