Anayasa Mahkemesi, Sivas Madımak Katliamı davasında verdiği kararla, 33 yıl süren adalet mücadelesinde önemli bir adım attı. Mahkeme, katliamda yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine oy birliğiyle hükmederken, katliamda hayatını kaybedenlerin yakınlarına manevi tazminat ödenmesine de karar verdi. Bu karar, devletin etkin soruşturma yürütme yükümlülüğünü yerine getirmediğini tescillemesi bakımından büyük bir anlam taşıyor.
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, bu hukuki gelişmeyi değerlendirirken, yıllardır dile getirilen adalet talebinin haklılığını bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Kordu, gerçek adaletin sağlanabilmesi için tüm gerçeklerin açığa çıkarılması, sorumluların hesap vermesi ve cezasızlık anlayışının sona ermesi gerektiğinin altını çizdi. Kordu, bu bağlamda, Sivas Katliamı’yla yüzleşme adına bağımsız bir Hakikat ve Yüzleşme Komisyonu kurulması gerektiğini vurguladı.
Kordu, Sivas Katliamı’nın, Alevi toplumuna yönelik örgütlü bir nefret suçunun en ağır örneklerinden biri olduğunu ifade etti. Bu tür suçların önlenmesi için devletin, geçmişte yaşanan katliamlarla yüzleşerek ayrımcı politikaları terk etmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, Alevilerin eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü taleplerinin karşılanması için kapsamlı adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
Son olarak Kordu, Anayasa Mahkemesi’nin kararının adalet arayışının tamamlandığı anlamına gelmediğini, hakikatin ortaya çıkarılması ve sorumluların hesap vermesi yönünde mücadelenin devam etmesi gerektiğini ifade etti. Toplumsal barışın, geçmişte yaşanan acılarla yüzleşmek ve adaleti sağlamakla mümkün olacağını belirtti.
📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU
Anayasa Mahkemesinin Sivas Madımak Katliamı davasında verdiği karar, adalet mücadelesinin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu hukuki gelişme, Alevi toplumunun yıllardır süren adalet talebinin haklılığını pekiştirirken, devletin geçmişle yüzleşmesi ve ayrımcı politikaları terk etmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Sadece manevi tazminatla yetinmeyip, bağımsız bir Hakikat ve Yüzleşme Komisyonu kurulması, gerçek adaletin sağlanması adına kaçınılmaz bir adımdır. Alevilik inancının özünde yatan eşitlik ve adalet arayışının, bu tür katliamların bir daha yaşanmaması için hayati öneme sahip olduğu unutulmamalıdır.
— Alevi Gazetesi Editörü