Cemevi Başkanlığı ve Satılık Düşler

Alevi Toplumu Asimilasyona Teslim Olmaz Alevilik, yüzyıllardır süren baskılara, inkar politikalarına ve yok sayılmalara rağmen kendi özünü, irfanını ve kurumsal yapısını korumayı başarmış kadim bir inanç yoludur. Bu yolu ayakta tutan şey ne devletin bütçesi ne de resmi makamların sunduğu imkanlar olmuştur bu yolu ayakta tutan canların rızalığı ve Ocak sistemine cemevlerine olan gönülden bağlılığıdır.
Son dönemde “Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı” adı altında yürütülen politikalar, ne yazık ki Alevi toplumunun tarihsel taleplerini karşılamaktan öte yeni bir asimilasyon dalgasının ve bölücülüğün aygıtı haline gelmiştir. İnancımızı bir “kültür” parantezine sıkıştırarak devletleştirmeye çalışan bu yapı,Alevi kurumları ve örgütlülüğü içerisinde derin bir ayrışma yaratma girişimindedir.
Yıllardır omuz omuza mücadele veren kurumlarımızın arasına nifak tohumları ekilmek istenmekte inancımızın bağımsız yapısı zedelenmeye çalışılmaktadır. Ancak şu çok net görülmelidir.Bu kapılara giderek biat edenler maaşa,kadroya veya kişisel menfaatlere tamah eden bir avuç çıkarcıdan ibarettir. Kendi bireysel ikballeri için toplumun tarihsel hafızasını ve rızalık hukukunu pazarlık konusu yapanlar Alevi halkının vicdanında hiçbir zaman karşılık bulmayacaktır.
Nitekim Alevi halkı oynanan bu oyunu tüm berraklığıyla görmektedir. Toplumumuz yaratılmak istenen yapay ayrışmayı ve dayatılan asimilasyon politikalarını kararlılıkla reddetmektedir. Canlarımız kendi bütçesiyle alın teriyle ve rızalığıyla kurduğu öz kurumlarına, cemevlerine ve federasyonlarına her zamankinden daha güçlü bir şekilde sahip çıkmaktadır.
Devletin inançlara eşit mesafede durması, Aleviliğin kendine has özerk yapısını kabul etmesi gerekirken inancı memurlaştırma çabası boşa çıkmaya mahkumdur. Alevi toplumu ne iktidarların lütfuna muhtaçtır ne de satılık makamlara prim verir. Bizim yolumuz, menfaatçilerin deği Pirlerin, Uluların,Pir Sultan’ların duruşunun yoludur. Kerbela’dan bu yana eğilmeyen başlar, bugün de birkaç kuruşluk imkan için eğilmeyecektir.

Aşk ile…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazarın Diğer Yazıları

İlgili Yazılar

İbadetin Diline Pranga Vurmak

Sanat, yalanı taşımaz. O, güzelliğin ve iyiliğin yoluna adanmıştır. İnkârı besleyen her söz, sonunda kendi kendini tüketir. Çünkü hakikat, saklanmakla tükenmez; suskunlukla kaybolmaz. Ne var...

Ocaxê Çopur – Çopur Dede ocağı

Küçük İbrahim dede 1891 yılında Elbistan Kantarma’dadünyaya geldi.Ataları Sultan Sinemilli, kendisi Male HamzeBatte’dendir.Sinemilli Ocağı pirlerindendir.Kendisi daha sonra baba ocağını terk ederek bugün ki Adıyaman...

Yaşasın 1 Mayıs, Biji Yek Gulan

Türkiye'de 1 Mayıs İşçi Bayramı, ilk defa 1911 yılında Osmanlı İmparatorluğundan bu yana kutlanmaktadır.1923 yılında 1 Mayıs'ın yasal olarak İşçi Bayramı ilan edilmesinden bir yıl sonra hükûmetin...