Ana SayfaGüncel HaberlerAleviler “Sarayın kapısında cem...

Aleviler “Sarayın kapısında cem olunmaz”

AKP’nin ve Dedekargın Ocağı dedesi Hüseyin Dedekargınoğlu’nun 21 Mart’ta, “Hacı Bektaş Veli ve Sultan Nevruz Cemi Buluşması” adlı etkinliği gerçekleştireceklerini açıklamasının ardından tepkiler artıyor.  ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız,  HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş,  AKD Genel Başkanı  Doğan Demir, Garip Dede Dergahı Yönetim Kurulu Başkanı Celal Fırat Dede ve  AKD Mersin Şubesi Başkanı Hasan Kılavuz Dede ile 21 Mart’ta gerçekleştirilmek istenen etkinliği konuştuk.

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız, yapılacak etkinliğin referanduma yönelik bir göz boyama olduğunu söyledi. “İnandıkları, inançları için yapılan bir çalışma değil”  diye belirterek, “Alevi toplumundaki yol düşkünleriyle birlikte, seçim kampanyasına yönelik yaptıkları bir etkinliktir” dedi.  Alevilerin tarihleri boyunca hep katliamlara maruz kaldığını söyleyen Yıldız, geçmişten günümüze Alevilerin kendi içinden ve Aleviliğin dışından asimilasyona zorlandığını vurguladı.  Yıldız, “Bu işin maşalığını yapan, içimizden bazı yol düşkünleri vardır. Bu yol düşünleri sahibinin sözünü söylemek üzere, çakma derneklerle sözümona Aleviyim diyerek ortaya çıkmışlardır. Bunlar katiline aşık olan yol düşkünleridir” diye konuştu.

“Biz, Hz. Ali’nin doğum gününü her gün kalbimizde yaşatırız, ona gönülden bağlıyız.”

Cumhuriyet’in kuruluşunda da aynı uygulamaların gerçekleştirildiğini söyleyen Yıldız, şunları kaydetti:
“Bugün baktığımızda bin yıllık bir intikamın güncellenmesidir bu yaşadıklarımız. Toplumu tek tipleştirmeye, tek inanca mahkum etmek istiyorlar. Cumhuriyet tarihinde bunları yaşayıp gördük. Bugün de aynı şeyleri yaşayıp, görüyoruz. Biz, Hz. Ali’nin doğum gününü her gün kalbimizde yaşatırız, ona gönülden bağlıyız. Bunlar 21 Mart’ın önemini bilmedikleri için sadece süslü sofralarda, göz kamaştıran saraylarda anma yapıyorlar. Biz, 21 Mart’ta herkesin evinde hazırladığı lokmalarla anma yaparız. Geçmişi yad ederiz. Biz bu etkinlikte kullanılan Alevi örgütlerini, 21 Mart’tan sonra tüm Alevi kurumlarıyla bir araya gelerek yapacağımız toplantıda tek tek teşhir edeceğiz.”

“Alevilerin Bektaşi süreğinde çok önemli bir erkandır Nevruz Cemi”

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Tuncer Baş, 80 Darbesi’nden sonra Nevruz Cemi’nin yasaklandığının doğru olmadığını söyledi.Baş, “Genel olarak Türkiye’de cem yasak mı derseniz, evet. Kanunlara göre yasak. Çünkü cem tanınmayan bir ibadet biçimi. Tekke ve zaviyeler kanununu açarsanız orada suç olarak gözükmekte” diye konuştu.  “80’den önce de sonra da Nevruz Cem’ini Aleviler yapıyordu” diyen Baş,  “Özellikle Alevilerin Bektaşi süreğinde çok önemli bir erkandır Nevruz Cemi” diye ekledi.  “Başbakan Yardımcısı’nın açıklamasının altında yatan şey çok net, yani önümüzde 16 Nisan referandumu var, yıllardır Kürtlerin Newroz’unu istismar etti şimdi de Alevileri bu konuda istismar etmeye çalışıyor. Sonuçta genel Alevi toplumunun buna inandığı ve ikna olduğu da yok. Bir karşılığı yok bunun” diye kaydetti.

Gerçekleşecek olan etkinliğin seçim yatırımı olduğunu belirten Baş, şunları söyledi:

“Propaganda çalışması olarak böyle bir istismar da bulunuyorlar. Aleviler bunun farkında ve ciddiye de almıyorlar. Yalçın Özdemir, AKP’yle çalışan ve  zaten Aleviler tarafından çok iyi tanınan bir şahsiyet.  Bir kaç tane akademisyen ve dededen de bahsediyorlar. Böyle gafil düşen arkadaşlarımız da var.”

“İnsanların tiyatro seyreder gibi cem seyretmeleri doğru değildir”

AKP Hükümeti’nin 15 yıldır iktidarda olduğunu hatırlatan Alevi Kültür Derneği Genel Başkanı  Doğan Demir ise, “15 boyunca hiç mi akıllarına gelmedi böyle bir etkinliği yapmak. Ayrıca hükümet böyle bir etkinlik yapmak istiyorsa ilk önce Alevi kurumlarına gelmeli ve rızalık almalıdır. Kaldı ki referandum öncesine denk gelmesi de bizi çok ilgilendirmiyor asıl sorun bir konferans salonunda önce panel yapıp, arkasından folklorik bir halde cem yapmanın doğru olmadığını düşünüyoruz” diye konuştu.  Hükümetin böyle  bir çalışması olacaksa bile, öncelikle Alevi kurumlarıyla görüşmeleri gerektiğini belirten Demir,  “Zaten biz her yıl Nevruz Cem’lerini yapıyoruz. AKP’nin bundan haberi olmadığı için, Nevruz Cemi’nin ne olduğunu da bilmiyor, muhtemelen birileri yeni bir şey olarak söyledi” şeklinde konuştu.  “Nevruz Cemi, Alevi ritüellerine uygun yapılacak olsaydı, Alevi kurumlarıyla ortaklaşa, rızalık alınarak yapılsaydı buna karşı çıkmazdık” diyen Demir, “Ancak önce panel halinde, ardından sahnede bir cem yapmanın doğru olmadığını söylüyoruz” diye ekledi.

Demir şunları kaydetti:

“Dışarıdan en fazla gelen tepki bu etkinlik ile, referandum öncesinde Alevileri yeniden ‘kucaklayarak’,  cem yaparak, Hz. Ali’nin doğum gününü kutlayarak kazanılmak istenmesinedir. Bu anlamda bizim bütün Alevi kurumlarıyla birlikte tavrımız çok nettir. Bunun doğru olmadığını söylüyoruz. Referandum öncesi yapılması doğru değildir ancak böyle bir etkinliğin yönteminin de doğru olmadığını söylüyoruz. Böyle bir süreçte, bu çalışmanın yapılıyor olması hem toplumu rencide ediyor, hem de inancımızı sıkıntıya sokuyor. Ayrıca bu işe karışanlar, ilerleyen süreçte çok sıkıntı çekecekler.

Biz şunu önderdik, Hüseyin Gazi Türbesinde cem yapılsın, Cumhurbaşkanı gelip katılacaksa gelip oraya katılsın. Ama bir konferans salonunda hem panel, hem cem yapılırsa, sahne de bir gösteri varmışcasına düzenlenirse bu doğru olmaz.  İnsanların tiyatro seyreder gibi cem seyretmeleri doğru değildir.”

“Hiç bir zaman hükümet ekseninde, protokol eşliğinde cem yapmadık”

Garip Dede Dergahı Yönetim Kurulu Başkanı Celal Fırat Dede, “Böyle bir yasağa biz  Aleviler, Kızılbaşlar olarak hiç bir zaman boyun eğmedik çünkü  bizim cemlerimizin mayası sadece Hz. Ali ekseninde şekillendirilecek bir şey değil, biz yeryüzündeki her kesimi kucaklayacak bir eksende  cemlerimizi yapıyoruz” dedi.

Fırat Dede şunları belirtti:

“Nevruz Cem’i doğanın, tabiatın yeniden uyanışı ve Şah-ı Merdan Ali mahiyetinde yapılan cemlerimizdendir ve biz her zaman bu cemi yaptık.  Ama hiç bir zaman hükümet ekseninde, protokol eşliğinde cem yapmadık. Birilerinin siyasi çıkarları doğrultusunda böyle bir çalışma yapılıyor. Özellikle bu süreçte yapmaları, Alevilerin hep seçim süreçlerinde iktidarın aklına gelmesini hatırlatıyor. Alevi toplumunu konuşacaklarsa, bizim Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevi Kültür Dernekleri gibi  kurumlarımız var, Alevi toplumunu uzun zamandır dillendirdiği hak talepleri var, bunları konuşsunlar. Böyle sadece iftar sofralarında seçimlerde hatırlamasınlar. Bizim açımızdan şu da sevindiricidir: Alevi kurumlarına böyle bir davet gelmemesi bizim vereceğimiz cevabı bildikleri anlamına gelir. Şu an kafası bulanık olanlar, ben nasıl nemalanırım diye düşünen gruplar var. Bu gruplara yöneliyorlar. Yol gelenek görenek ekseninden çıkan kişilerdir bunlar. Bunların yaptığı cemler bizim kabul edeceğimiz cemler değildir.”

“Bilmedikleri şu ki; inancımız aklın inancıdır”

Alevi Kültür Derneği Mersin Şubesi Başkanı Hasan Kılavuz Dede, Numan Kurtulmuş’un söylemlerinin hesapsızca ve düşünülmeden ortaya savrulmuş laflar olduğunu belirtti. Etkinliğin Alevilere, göstermelik olarak “bak biz de bunu yapıyoruz, siz Alevilerin haklarına sahip çıkıyoruz” gibi bir gerekçeyle yapılarak, Alevilerin kandırılmaya çalışıldığını söyleyen Kılavuz, “Bilmedikleri şu ki, inancımız aklın inancıdır, Aleviler asla böyle oyunlara gelmezler. Numan Kurtulmuş’la birlikte yola çıkanları, Alevi dedesiyim diyerek bu kisve altında Alevilere ayar çekmeye çalışanları, ben hiç bir zaman Alevi dedesi, piri olarak kabul etmiyorum” diye konuştu.

İktidarın ve onun en yetkili isimlerinden Numan Kurtulmuş’un yanında yer alanların Alevilere dair söyleyecek hiç bir sözleri olmadığını belirten Kılavuz, şunları söyledi:

“Bunu şiddetle kınıyorum. 15 yıllık iktidarınızda siz Ali’nin 21 Mart’ta doğduğunu yeni mi duydunuz?  Bu samimiyetten uzak bir söylemdir. Böyle samimiyetten uzak bir etkinliğe de ancak kendi şürekaları gelir. Bunlar cem olmasını bilmezler. Yürekleri kinle, kibirle dolu olan insanlar nasıl cem olur? Arınmaları için Alevilerden özür dilemeleri, haklarımızı kayıtsız şartsız iade etmeleri gerekir. Onlarca yıldır Avrupa İnsan Hakları Mahkemesini’nin ve yerel mahkemelerin verdikleri kararları ellerinin tersiyle itip, bu kararlara itibar etmeyenler hangi yüzle Ali’nin doğum gününü kutlarlar.

Beni AKP’nin veya Numan Kurtulmuş’un söyledikleri bağlamaz. Beni inciten kendi içimizdeki Hızır Paşa’lardır. Bunlardır onlara peşkeş çekenler, karşılarında eğilenler bükülenler,  dünyanın malına mülküne menfaatine makamına tenezzül edip, ihtiraslarının ateşini söndüremeyenler. Mesela  Dedekargınoğlu diye birisinin çıkıp ortada bunlarla beraber yol alması. Muharrem etkinliğinde sarayın sofrasında oturanlar, yarın bu ceme katılacak olanlardır. Onların karşısına kim oturursa otursun nasipsiz olurlar. Bu böyle biline.”

kaynak: alevihaberajansi.net

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Newroz Ceminde barış ve birlik mesajları verildi

Antalya'da gerçekleştirilen Newroz Cemi'nde barış ve birlik mesajları verildi. Cemde, herkesin inancını ve dilini özgürce yaşaması gerektiği vurgulanarak, savaşların utanç verici olduğu ifade edildi.

Sultan Nevruz, Alevilikte diriliş ve umut simgesi!

Alevi Bektaşi Federasyonu, 21 Mart 2026'da kutlanan Sultan Nevruz Bayramı'nın Alevilikte diriliş, umut ve eşitlik simgesi olduğunu vurgulayarak, bu günün birlik ve dayanışma değerlerini temsil ettiğini belirtti. Ayrıca, mevcut eşitsizlikler ve ayrımcılıklara karşı durmanın

Newroz Ateşi Garip Dede Cemevinde Yakıldı

21 Mart 2026 tarihinde Garip Dede Cemevi'nde kutlanan Newroz etkinliğinde birlik, barış ve dayanışma mesajları verildi. Etkinliğe katılan önemli isimler, Newroz'un her halkın bayramı olduğunu vurgulayarak adalet ve özgürlük çağrısında bulundular.

Cuma Erçe: Newroz, umut ve kardeşlik bayramıdır!

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Newroz Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamada, bu özel günün umut, kardeşlik ve özgürlüğün sembolü olduğunu vurgulayarak zulmün sona ermesi çağrısında bulundu. Alevi toplumu ve diğer halklarla birlikte kutlanan Newroz'un, mazlum halklar için bir umut ış
spot_img