Ana SayfaGüncel HaberlerŞirvan’dan seslendiler: Hangi kanunda...

Şirvan’dan seslendiler: Hangi kanunda 16 cana kıyanı tek mahkemede bırakmak var?

Şirvan’da 16 işçinin can verdiği maden faciası davasından tutuklu 7 sanığın tahliye edilmesine tepki gösteren aileler, “Hangi kanunda, hangi adalette 16 cana kıyanı tek mahkemede serbest bırakmak var?” sözleriyle Erdoğan’a seslenerek, davayı AİHM taşıyacaklarını söyledi.

Siirt’in Şirvan ilçesi Maden Köyü’nde Türkiye’nin en büyük bakır madeninde, 17 Kasım 2016’da Ciner Holding tarafından işletildiği dönemde, şev kayması sonucu meydana gelen faciada 16 işçi yaşamını yitirdi. Olayla ilgili ihmalleri olduğu belirtilen, aralarında Park Elektrik İşletme Müdürünün de bulunduğu 7 sanık, 18 Nisan’daki ilk duruşmada tahliye edildi. Tahliyelere, yaşamını yitiren işçilerin aileleri tepki gösterdi. Aileler, “Başka tutuklamalar beklerken tahliye edildiler. Adalete güvenimiz kalmadı” dedi.

OĞLUNU KAYBEDEN BABA ERDOĞAN’A SESLENDİ

65 yaşındaki Süleyman Başer, maden faciasında oğlu Halil Başer’i yitirdi. 8 çocuk babası Başer, 23 gün boyunca facianın yaşandığı yerde oğlunun cenazesini almak için beklediğini duygulanarak anlattı. Başer, “Oğlum Halil o gün, o madende dinamit patlatıldığı için çalışmak istememiş. İstifa etmek istemiş, fakat engel olmuşlar. Oradaki çatlakları görmüş, işçileri defalarca uyarmış. Bile bile 16 canı ölüme gönderdiler. Şirket yüzde 100 hatalı. Buna rağmen suçluları tahliye ettiler. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sesleniyorum: Hangi kanunda, hangi adalette 16 cana kıyanı tek mahkemede serbest bırakmak var? Suçlular yargılanmadan serbest bırakıldı. Türkiye’de adalet yok” dedi.

AİHM’E BAŞVURACAKLAR

Başer, faciadan sonra Siirt Valisi’nin kendilerini aradığını ve birçok vaatte bulunduğunu ancak hiçbirini yerine getirmediğini söyledi. “Herkes bize yalan söyledi” diyen baba Başer, şöyle dedi: “Şirket bize ceza dosyasından vazgeçmemiz için 300 bin lira para teklif etti. Kabul etmedik ve şikayetçi olduk. Ne Erdoğan’a ne de başkasına artık güvenmiyoruz. Türkiye’de adalet olmadığı için AİHM’e başvuracağım.”

‘KİMSE ADALETTEN BAHSETMESİN’

Yaşamını yitiren Halil Başer’in kardeşi Orhan Başer (25) ise o dönem madende çalıştığını ve birçok ihmali ve tehlikeyi gördüğünü söyleyerek, tahliyelere tepki gösterdi. Orhan Başer, “Ankara’dan gelen hakimler, bu sanıkları sorgulamadan bırakıyorsa, kimse bana adaletten bahsetmesin. Herkes biliyordu orada göçüğün olacağını ama suçlular elini kolunu sallayarak çıktı. Bizi parayla ikna etmeye çalıştılar. Biz de ‘Parayla gelecekseniz gelmeyin, adaletle, hakla, hukukla gelin’ dedik şirket sahiplerine. Gerçek sorumlular, Adnan Ant ile onların başı ve Ciner Grubudur. Suçluların cezalandırılmasını istiyorum” diye konuştu.

‘PARAYLA KAPANACAK BİR YARA DEĞİL’

Maden faciasında yaşamını yitiren Sedat Bulut (19) babası Salih Bulut da, 13 yıldır Park Elektrik Firması’nda çalıştığını ve bu süre zarfında birçok tehlikeyle karşı karşıya kaldıklarını, her türlü ihmale tanıklık ettiğini söyledi. Olayın bir cinayet olduğunu kaydeden baba Bulut, “Bu bir cinayettir. Bunu herkes de biliyor. Bu yüzden davamızdan vazgeçmedik ve şikayetçi olduk. Vazgeçmemiz için bize para teklif ettiler. Ben nasıl davamdan vazgeçeyim, içim rahat değil. Cinayetin üstünü parayla örtemeyeceğiz. Biz bu parayı alınca acılarımız unutulacak mı, rahat edecek miyiz? Tabi ki hayır, o yüzden kabul etmedik ve şikayetçi olduk. Biz tahliye beklemiyorduk. Ama biz de teslim olacak değiliz, mücadelemizi vereceğiz. Parayla kapanacak bir yara değil” dedi.

‘BASIN ÇOK DUYARSIZ’

Baba Bulut’un diğer bir sitemi de medyanın sessiz kalmasınaydı. Bulut, “Medya sessiz kaldı. Bu durum maden ölümlerinin doğal görülmesine neden oluyor. Bir kedi kuyuya düştüğünde 24 saat canlı yayın yapıyorlar. Tamam, onu da yapsınlar, buna karşı değiliz. Ama burada 16 insanın ölümünü görmediler. Hala da sessizler. Türk basını çok duyarsız” sözleriyle sitemini dile getirdi.

Hukuk mücadelesini sürdüreceklerini kaydeden baba Bulut, “Avukatlarımız tahliyelere itiraz da bulunacak. Şikayetimizden de vazgeçmeyeceğiz, sonuna kadar suçluların cezalandırılması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Alevi Konferansında Barış ve Demokrasi Vurgusu Yapıldı

Almanya'nın Augsburg kentinde düzenlenen "Demokrasi, Adalet ve Toplumsal Barış Konferansı"nda, Türkiye ve Avrupa'da toplumsal barış için çözüm önerileri tartışıldı. Katılımcılar, demokratik değerlerin güçlendirilmesi ve kalıcı barış için gerekli adımları vurguladı.

Jülide Kural, Dersimde Rosa Luxemburgu sahneye taşıdı

Jülide Kural, Dersim'de sahnelenen "Ben Rosa Luxemburg" oyunu ile Rosa Luxemburg'un yaşamını ve mücadelesini izleyicilere aktardı. Oyun, büyük ilgi gördü ve Kural, Rosa'nın tarihsel mücadelesinin gençler tarafından yeniden okunması gerektiğini vurguladı.

Koçgîrî Katliamı: Toplumsal hafıza ve inkâr düzeni!

Koçgîrî Katliamı'nın 105. yıldönümü dolayısıyla İstanbul'da düzenlenen panelde, katliamın tarihsel ve siyasal önemi vurgulandı. Konuşmacılar, Koçgîrî'nin inkâr düzenine karşı toplumsal hafızanın canlı tutulması gerektiğini belirtti.

Konyaaltı Cemevinde ücretsiz tiyatro etkinliği

Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği, 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü dolayısıyla ücretsiz tiyatro etkinliği düzenleyerek Haldun Dormen’in "Hisseli Harikalar Kumpanyası" eserini sahneledi. Etkinlik, büyük ilgi gördü ve Alevilik kült
spot_img