CHP’nin “Adalet Kurultayı” 3’üncü gününü geride bırakırken, CHP’nin kuralları AKP’nin programlarını aratmadı. Tüm Türkiye için adalet talebinde bulunduğunu iddia eden CHP, kurultaya aralarında HDP’nin de olduğu siyasi partileri resmi olarak davet etmeyince katılım da sadece CHP’liler ile sınırlı kaldı. Ankara’dan İstanbul’a yapılan “Adalet Yürüyüşü’ne demokrasi cephesinde yer alan partiler, sendikalar ve sivil toplum kuruluşları katılarak desteklemesi sonucu AKP’nin hedefi haline gelen CHP, Çanakkale’de düzenlediği Adalet Kurultay’ında ise, farklı katılımcıların kurultaya gelmesini istemedi. Bu tartışmaların gölgesinde AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan ile CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan arasındaki “İçki” tartışması damga vurdu. Bu konuda da en az AKP’liler kadar muhafazakar davranan CHP, içki tartışmasına neden olan kişilerin partiden ihraç ettiğini duyurdu.
Katliamcı ile Erdal Eren
Adalet Kurultay’ının tepki çeken bir başka uygulaması ise, Balgat katliamını gerçekleştiren ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu ile 12 Eylül’den sonra yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren’in fotoğraflarının aynı sergide yer alması büyük tepki çekti.
Konuşmalara kısıtlama
Kurultay’ın başka bir tepki çeken konusunu ise, Gazeteci İrfan Aktan Duvar gazetesinde köşesine taşıdı. Kurultay’a konuşmacı olarak çağrılan ancak CHP’nin yaklaşımı nedeniyle katılmayan Aktan, CHP’nin “Yüksek perdeden ülkenin tüm meselelerini konuşmaya çağırıp kısık bir sesle de ‘Kürt sorunu hariç’ demek, CHP’nin ülkeden ve ülke meselelerinden ne anladığını özetliyor aslında” dedi. CHP’nin kurultayda iktidarın hassasiyetlerini gözetici bir kriter koyduğunu belirten Aktan yazısının devamında şunlara yer verdi: “CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, kurultayın ‘kriterlerini’ açıklarken şu ifadelere de yer verdi: ‘İçeriği açıkça suç teşkil eden konuşmalara oturum yöneticileri tarafından müdahale edilecektir.’ İfade özgürlüğüne açıkça kısıtlama getiren bu “kriter”, iktidara ve onun çizdiği ‘kırmızı çizgilere’ yönelik sert tepkiler göstermesi muhtemel kişilerin katılımını daha baştan anlamsız ve imkânsız hale getirdi. CHP’nin hâlâ iktidarın hassasiyetleriyle muhalefet yapılamayacağını anlamamış olması tuhaf.”
ÇANAKKALE
171