Dünyanın pek çok bölgesinde iklim değişikliğinin yol açtığı felaketler; ekonomik, toplumsal ve sosyal maliyetleri katlanarak arttırıyor. Avrupa Çevre Ajansı’nın, yine ocak ayında yayınladığı rapora göre, Avrupa’nın kıyı bölgeleri yükselen deniz seviyeleri ve iklim değişikliğinden kaynaklanan daha sık ve daha şiddetli ısı dalgaları, sel, kuraklık ve fırtınalar gibi aşırı hava koşullarıyla karşı karşıya bulunuyor. Avrupa Çevre Ajansı’na üye ülkelerindeki iklim bağlantılı aşırı hava olayları, 1980’den bu yana 400 milyar avrodan fazla ekonomik kayba neden olmuş.
Ancak, Oxfam’ın birkaç yıl önce açıkladığı bir rapor, iklim değişikliğine en fazla neden olan kesimlerle bundan en çok etkilenenler arasındaki farka işaret ediyordu. Oxfam, dünyanın karbon emisyonunun yarısını, dünya nüfusunun en zengin yüzde 10’luk diliminin ürettiğini ortaya koyuyor. Dünya nüfusunun en zengin yüzde 1’lik kesiminde yer alanlar, en yoksul yüzde 10’luk dilim içinde yer alanlara göre, 175 kat daha fazla karbon emisyonuna neden olduğu ifade ediliyor. Dünya nüfusunun yüzde 50’lik yoksul kısmı yani 3,5 milyar insan, küresel iklim değişikliğiyle bağlantılı fırtınalardan, kuraklıktan, aşırı hava olaylarından en fazla zarara uğrayan kesim olmalarına rağmen, dünyadaki karbon emisyonlarının sadece yüzde 10’undan sorumlu.