23 yıldır Galatasaray Meydanı’ndaki eylemlerini “suç” olarak gören savcıya cevap veren Cumartesi Anneleri, “İllegal olan yakınlarımızı kaybedenlerdir” diyerek, mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) bileşenlerine yapılan operasyonda gözaltına alınan 30 kişiden 16’sı, 20 Şubat’ta çıkarıldığı mahkeme tarafından “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklandı. 30 kişinin emniyet sorgularında; telefon konuşmalarından, katıldıkları toplantılara, basın açıklamalarına kadar birçok faaliyet yer alırken, en dikkat çekeni ise Cumartesi Anneleri’nin eylemlerine katılmanın suç unsuru olarak değerlendirilmesi oldu. Tutanaklarda, kayıplarını arayan aileler ve dostlarının, devleti “katil” olarak göstermek için bu eylemleri yaptıkları iddia edildi.
Kayıplarının akıbetini sormak için 27 Mayıs 1995’ten bu yana her cumartesi Taksim’de bulunan Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemi yapan Cumartesi İnsanları, hükümetin eylemlerini illegalize etmeye çalıştığını söyledi.
‘ASLA YILDIRAMAYACAKLAR’
21 Kasım 1980’de gözaltına alınarak kaybedilen kardeşi Hayrettin Eren’in akıbetini sormak için her hafta Galatasaray Meydanı’na gelen İkbal Eren, “Bizim yaptığımız eylemde asla illegal olan bir şey yok. Biz hesap sormak için, kayıplarımızın akıbetini sorup faillerinin ortaya çıkarılıp yargılanması için Galatasaray Meydanı’ndayız” dedi. Devletin eylemlerini illegalize etmeye çalıştığını dile getiren Eren, “Devlet bizi susturmak ve yıldırmak istiyor. Ama bizi asla yıldıramazlar. Bütün gerçekliğimizle buradayız” diyerek her hafta Galatasaray’da olmaya devam edeceklerini kaydetti.
‘GELİP EYLEMİMİZE BAKSINLAR’
19 Ekim 1995’te gözaltında kaybedilen eşi Fehmi Tosun’un akıbetini sormak için her hafta Galatasaray Meydanı’nı mesken tutanlardan Hanım Tosun, da, “Bu ülkeyi yönetenler, bu ülkede insanlığın ve adaletin olduğunu söylüyorlarsa dönüp Galatasaray Meydanı’na baksınlar. Burada dile getirdiklerimiz doğru şeylerdir. Ancak onların söyledikleri yalandır. ‘Sözde’ kayıp diyorlar. Bu ‘sözde’ kayıp diyenler buyursunlar gelsinler ‘sözde’ mi özde mi görsünler. Ben eşimin fotoğrafını kaldırıyorum, eğer ‘sözde’ ise siz bu insanı getirin nerede olduğunu söyleyin” sözleriyle tepki gösterdi. “Onlar ne söylerse söylesin, biz ilk gün; nasıl Galatasaray’da eylemimize başladıysak, sonuna kadar da orada olmaya devam edeceğiz” diyen Tosun, mücadelelerini sürdüreceklerini ve iki ellerinin devletin yakasında olacağını ifade etti.
‘İLLEGAL OLAN KAYBEDENLERDİR’
20 Şubat 1995’te İstanbul’da gözaltında kaybedilen ve daha sonra cenazesi bulunan Rıdvan Karakoç’un kardeşi Hasan Karakoç ise eylemlerinin illegal bir eylem olmadığına dikkat çekerek, “Eğer illegal bir eylem varsa bizim yakınlarımızı kaybeden insanlar illegal bir şeyler yapmışlardır. Çünkü biz 23 yıldır burada insanlarımızı arıyoruz. İllegal bir durum varsa o da kayıplarımıza karşı bu kadar zaman sessiz kalanlar, ilgisiz kalanların işidir” dedi.
TUTANAKTA YER ALAN İFADELER
Söz konusu tutanakta şu ifadelere yer verilmişti: “İlimiz Beyoğlu ilçesi Galatasaray Meydanı’nda yaklaşık 100 kişinin katılımı ile Cumartesi Anneleri adlı grup organizesinde gerçekleşen basın açıklamasının içeriğinde, değişik tarihlerde gözaltına alınan şahısların olduğu ve bu şahısların gözaltındayken devletimiz tarafından kaybedildiğinin iddia edildiği ve bu şahısların faili meçhul cinayetlerde ortadan kaybolduğunun, devletimiz tarafından bu şahısların yoğun işkencelere maruz bırakılarak öldürüldüğünün ve cesetlerinin ortadan kaybedildiğinin iddia edildiği, şahısların kaybolmalarından devletimizin sorumlu tutularak devletimizin katil olarak lanse edildiği görülmüş…”