Ana SayfaGüncel HaberlerFEDA: Dersim soykırımın da...

FEDA: Dersim soykırımın da direnişin de kalesi oldu!

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Dersim Soykırımı’nın yıl dönümü vesilesiyle yazılı açıklama yaptı.

‘SOYKIRIMIN LABORATUVARI!’

“Fiziki soykırımdan sonra kültürel soykırımın laboratuvarıdır Dersim” vurgusunda bulunulan açıklamada, “Tarih boyunca gerçekleşen Alevi katliamlarında sığınılan, silahını ve direnişi hiç bırakmamış tek yerdir Dersim. Özerkliğini aktif öz savunması ile mümkün kılan Dersim, iktidar-dışılığın, ortakçı yaşamın kalesi olmuştur. Bu özerk olma hali giderek  dünya genelinde yaygınlaşan ve Osmanlı tarafından benimsenen yeni ulus-devlet paradigması karşısında da öteki olma halini korumuştur” denildi.

‘TARİHİN TANIDIĞI EN FAŞİST YASA’

Açıklamada şunlar ifade edildi:

“Yeryüzünde çeyrek yüzyılda iki soykırım görmüş tek coğrafyadır Dersim. Dağılan Osmanlı yerine ikame edilen Türkiye Cumhuriyeti ve Kemalizm, bitmez tükenmez yalan ve hilelerle Dersimlileri  laiklik ve özgürlük vaatleriyle oyalamış ve dikensiz gül bahçesi yaratmak için ’30’ların ortasında Dersim meselesine sıra geldiğine hüküm vermiştir. Kürt isyan yada meşru savunmaları parçalı olarak bertaraf edildikten sonra Dersim tam bir askeri, siyasi, ekonomik kuşatmaya alınarak içten çürütülmeye başlanmıştır. Toplumun öncü olarak kabul ettiği isimler türlü ihanetlerle öldürülmüş, sosyal ve kültürel yapıda hüküm süren Rızalık Toplumu ilkesi ocakların etkisiz kılınmasıyla işlevselliğini yitirme noktasına getirilmiştir. En sonunda meşru öz savunma araçları ve silahlarının teslim edilmesi tarihin tanıdığı en faşizan yasa olan 25 Aralık 1935 Tunceli Kanunuyla dayatılmıştır.

    Fakat direnmekte kararlı olan son Dersim liderleri ve aşiretleri, daha önce Ermeniler üzerinden test edilen ve 2. Dünya Savaşı’nda Hitler tarafından Yahudilere tatbik edilen soykırımla tekrar karşı karşıya kalmışlardır. Devletin bu ‘nihai çözüm’ü 4 Mayıs 1937’ye gelindiğinde Bakanlar Kurulu kararıyla fiili olarak hayata geçirilmiş; Dersim’de iki yıldan fazla sürecek olan bir soykırım operasyonuna başlanmıştır. 70 binden fazla insanımızın  Almanya’dan satın alınan kimyasal gazlar, Amerika’dan satın alınan uçaklarla katledildiği bu kanlı süreç ve ardından sürgünlerle kültürel soykırım  sürdürülmüştür. 

 

Seyit Rıza’nın, ‘ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim. Bu bana dert oldu. sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun’ sözleriyle tarihe yazılmış bir direniştir Dersim!”

‘ÖZÜR DİLENMELİ, SOYKIRIM BELGELERİ AÇIKLANMALI’

FEDA, katledilenleri anarken, yaşananların uluslararası platformlarda ‘soykırım’ olarak tanınmasını, Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanmasını, Türk devletinin soykırıma ait gizli belgeleri paylaşarak Dersim halkından özür dilemesini istedi.

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Alevi Gençliği Medya Alışkanlıklarını Tartıştı

Avrupa Alevi Gençler Birliği tarafından Frankfurt Cemevi'nde düzenlenen "Avrupa Alevi Gençlik Çalıştayı X Talks" etkinliğinde, gençlerin medya alışkanlıkları ve yeni medya araçlarının geleneksel medyaya göre avantajları tartışıldı. Uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda, Alevi med

Alevi Gençliği Siyasette Güçlü Olmalı!

Avrupa Alevi Gençler Birliği, 4 Nisan 2026'da Frankfurt Cemevi'nde düzenleyeceği "Gençlik ve Politika Oturumu" ile Alevi gençliğinin siyaset ve diplomasi içindeki rolünü tartışacak. Metinde, Alevi gençliğinin kimliğini koruması ve kültü

Akbelen Direnişine Destek: Esra Işıka Özgürlük!

Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Akbelen Ormanı'ndaki direnişe destek vererek, yaşam savunucularıyla dayanışma içinde olduklarını açıkladı. Ayrıca, tutuklu Esra Işık için özgürlük talep etti ve direnişin yaşam ve onur mücadelesi olduğunu vurguladı.

Alevi kurumları siyasal iktidara karşı etkisiz kaldı!

Alevi kurumlarının siyasal iktidara karşı etkisiz kaldığını belirten Ercan Kazım Özer, Alevilerin sorunlarının derinleştiğini ve temel taleplerinin göz ardı edildiğini ifade etti. Özer, cemevlerinin yasal statü talebinin yalnızca ibadethane olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu vurguladı
spot_img