Ana SayfaGüncel HaberlerAcıyı ‘Mawal’la buluşturuyorlar

Acıyı ‘Mawal’la buluşturuyorlar

Acı, hüzün ve sevinç Mawal ile ritme dönüşüyor Arap müziğiyle. Türk diline ‘Bana maval anlatma’ şeklinde geçen bu müzik türü, aslında ritmi çok yavaş olan ve uzun sesli gecelerden oluşuyor. Minbicli kadınlar ise Mawal’ı hâlâ yaşatıyor

Arap müziğinde ‘Mawal’ ritmi çok yavaş olan ve doğası gereği duygusal olan ve uzun sesli heceler, duygusal vokaller ile karakterize edilen ve genellikle asıl şarkı başlamadan önce sunulan geleneksel Arap müziği türüdür. Kadınlar doğası gereği bu makama daha yatkın oldukları için bu kültürü kuşaktan kuşağa aktarmıştır. Kadınlar sevinçlerini, hüzünlerini bu makamla dillendirir. ‘Mawal’ aslında bir şarkının girişi öncesinde hikayesinin anlatılmasıdır ve Türk diline ‘Bana maval anlatma’ şeklinde geçen ‘mawal’ sözcüğü buradan gelir. Türk diline negatif geçerek kullanılan bir tabir bir müzik tarzı olarak Arap kültüründe yüzyıllardır yerini koruyor tıpkı Kürt dilindeki ‘dengbêjlik’ gibi.

Acıyı sanatla buluşturuyorlar

Nujinha’dan Sîlva El-îbrahîm’in haberine göre; yerel halk sanatı olarak da bilinen bu sanatı daha çok kadınlar koruyor. Kuzey ve Doğu Suriye’nin Minbic kentinin El-Hadidi köyünde yaşayan 65 yaşındaki Nuzha El-Musa, “Kadınlar yaşadıkları anların çoğunu ‘Mawal’ ile ölümsüzleştirir ve aktarırlar. Bu sanatta kadınlar önceki kuşakların yaşadığı sosyal olayları lirik bir şekilde dillendiriyor. Böylece her yeni gelişme ve birbirini takip etme sonucu kuşaklar bilinen köklü geleneklere sahip olmuştur. Bu sanat sözlü edebiyatla ilişkilidir” diyerek Mawal sanatını anlatıyor.

Kuşaktan kuşağa aktarılıyor

Bu kültürü daha çok büyük annelerinden devraldıklarını kaydeden El-Musa, “Onlar sayesinde bugün bu kültürü yaşatıyoruz. Mawal’i çağdaş şarkılardan ayıran özelliklere gelince; Mawal içgüdüsel, halk sanatını simüle edici ve geleneksel müzik aletleriyle uyumlu bir sanattır. Bu sanatı annelerimizden, ninelerimizden, yoldan geçenlerden öğrendik. Toplu olarak Mawal’i okumak, kadınların gönüllerinde fıtri olan bu sanatın pekişmesine vesile olur. Mawal’i okumayı 10 yaşında annemden ve teyzemden öğrendim. Birçok anne Mawal söylerken gözü yaşarır” ifadelerini kullanıyor.

Hasada giderken de söylüyorlar

El-Hadidi köyünden olan 70 yaşındaki Sobha El-Sultan ise çocukken bu sanatı öğrendiğini söyleyerek, “Biz hasada giderken kadınlar Mawal söylemeye başlardı, diğer kadınlar da yüksek bir enerji ve ruhla onlara eşlik ederdi. Bebeğimi beşikte uyuturken ona Mawal söylerdim. Bazen yalnız kaldığımda da bu makamda şarkı söyler, yüreğime ağır gelen duyguları dile dökerdim. Bu sanata kadınlar daha çok yatkın çünkü kadınlar hayatın zorluklarından daha çok muzdariptir” ifadelerinde bulunuyor.

MİNBİC

 

 

#Acıyı #Mawalla #buluşturuyorlar

Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi
Alevi Gazetesi Haber Merkezi, ulusal ve uluslararası haber ajanslarından derlenen haberleri Alevi toplumunun bakış açısıyla okuyucularına sunar.
spot_img

En Çok Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Yazardan Daha Fazlası

Engin Yücerin ifadeleri savcılığı ikna etmedi!

Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili soruşturmada Engin Yücer'in ifadeleri savcılık tarafından çelişkili bulundu. Yücer, üvey oğlu Zainal Abakarov'un Gülistan'ı tanıdığını ve olaydan sonra Zainal'ı yurt dışına gönderdiğini belirtmesine rağmen, MOB

FEDA, Zürihte Alevi dayanışmasını güçlendirdi

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), 19 Nisan 2026'da Zürih'te düzenlediği dayanışma etkinliğinde Alevi toplumu ve diğer katılımcılar bir araya gelerek birlik mesajı verdiler. Etkinlikte, örgütlülüğün önemi vurgulanırken, barış sürec

DAD Kadın Meclisi, Gülistan Dokunun ailesini destekledi

DAD Kadın Meclisi, 19 Nisan 2026'da Tunceli Adliyesi önünde kayıp Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun ailesini ziyaret ederek adalet talebine destek verdi. Eş Genel Başkan Mercan Gül, Doku'nun akıbetinin öğrenilmesi için davanın takipçisi olacaklarını v

FUAF: Alevilere Yönelik Saldırılar Unutulmayacak!

Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF), 1978'de Malatya'da başlayan ve diğer illere yayılan Alevilere yönelik saldırıların unutulmayacağını belirterek, bu olayların sistematik bir şekilde devam ettiğini ve Alevi toplumunun hedef haline getirildiğini vurguladı. Açıklamada, devletin y
spot_img