Küçük Menderes Nehri, yıllar boyunca büyük debilerle denize doğru taşıdığı alüvyonlar ile Efes’in sahil kesimini, 2500 yıl önce doldurdu. Eroğlu’na yeni bir proje daha önermek iyi olacak, Söke Ovası’nı da denizle buluşturabilir.Ovası da deniz sularıyla doluydu, hatta Lade Deniz Savaşı bu bölgede yaşandı
Aynı tarihlerde, Söke
İstanbul’un su havzalarını yok ederek inşa edilmeye çalışılan ‘Kanal İstanbul’ projesinin tek nedeninin, inşaat rantı yaratmak olduğu biliniyor. AKP hükümetinin yeni kanal adresi, Efes Antik Kenti. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, Efes Antik Kenti’ni denizle buluşturmak için, antik kente denizi götürecek projenin ilk etabı için ihale yapıldı. Proje, Başbakan Binali Yıldırım’ın “35 İzmir Projesi” arasında yer alıyordu. Proje ile Efes Limanı’ndan 2 bin 500 yıl içinde, yaklaşık 9 kilometre çekilen denizi yeniden antik kentle buluşturulacağı belirtiliyor. ‘Tizitizliği’ ile bilinen Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun tüm dikkatinin yağma alanı yaratmak olduğu, uyguladığı projelerden biliniyor. Eroğlu, açıklanan projenin titizlikle yürütüleceğini belirterek şunları söyledi, “İki etaplı projenin ilk etabında yatların girişini sağlamak için Pamucak sahiline 600 metre uzunluğunda, 30 metre genişliğinde giriş kanalı yapılacak. Teknelere kısa süreli park imkanı sağlayan yat limanın boyu 250, eni ise, 100 metre genişlikte olacak.”
UNESCO proje için ne diyor?
UNESCO’nun dünya mirası listesinde de yer alan Efes Antik Kenti’nde, böyle bir projenin uygulanmaya çalışmasına UNESCO ne diyor, bilmiyoruz. Ancak UNESCO’nun yıkıma uğratılan koruma alanı Amed’deki Sûr için elini kıpırdatmadığını düşününce, sessizliğini koruyacağını sanıyoruz. 4. yüzyıldan itibaren yok olan Efes Antik Kenti Limanı üzerinden 1500 yıl geçtikten sonra, yeniden ortaya açıkarılmaya çalışılmasını anlamak mümkün değil. Geçen bunca yıl içinde bölgede birçok uygarlık yaşamış ve hepsinin izleri açılmak istenen kanalın üzerinde yer alıyor. Eroğlu’nun titizlikle kanalı açacaklarını belirtmesi, arkeolojik alanların enerji, baraj, maden ve sanayi gibi yatırımlara açılmasını hatırlatıyor. Uygulamaları ve konuşmaları arasında hiçbir bağlantı olmayan Eroğlu’nun rantın peşinde koştuğu ise, bilinen bir gerçek.
Ephesus Limanı
Ephesus yani Efes Antik Kenti Liman’ı, Helenistik dönem ve Roma döneminin başında, coğrafi konumu nedeniyle, Akdeniz’in en iyi korunan limanı olduğu biliniyor. Limanın diğer limanlardan farkı, denizden 4 km içeride olmasıydı. Liman bölgesi , liman yolunun sonunda bir elips şeklinde denize doğru açılan ve dar bir kanal ile işlemekteydi. 4 km olan denize uzaklığı, zamanla 9 km mesafeyi aşmıştır. Denizin limandan uzaklaşmış olmasının nedeni Küçük Menderes yani Heredot’un adlandırdığına göre Kaystros Nehri’dir. Küçük Menderes nehri, yıllar boyunca büyük debilerle denize doğru taşıdığı alüvyonlar ile sahil kesimini doldurdu. Bu tarihten sonra, yerleşimler kıyıya doğru uzamaya başladı. Eroğlu’na yeni proje daha önermek iyi olacak, Söke Ovası’nı da denizle buluşturabilir. Aynı tarihlerde, Söke Ovası da deniz sularıyla doluydu, hatta Lade Deniz Savaşı bu bölgede yaşandı.